YGS den sonra LYS’ye doğru sağlam adımlar ve tercih dönemi

Merhaba arkadaşlar,

YGS geride kaldı.

YGS sonucunda 6 puan türü hesaplanacak ve bu puan türlerinin herhangi birinden 180 barajını geçebilenler istedikleri LYS sınavlarına katılabilecektir. 140 ile 180 puan arası alan adayların önlisans (yani iki yıllık) tercih yapma hakları bulunmaktadır. Yine bu adayların 4 yıllık acık öğretim veya 4 yıllık bazı özel yetenek bölümlerini tercih etme haklarını olduğunu belirtmekte fayda var. Bu konuda klavuzdaki tablo 5 incelenebilir.

2 milyonu aşkın öğrencinin katılmış olduğu sınav sonrasında öğrencilerin duygu dünyalarına ışık tutmakta fayda olacağı kanaatindeyiz. Sınavdan çıkan öğrencilere YGS nasıl geçti… Sorusuna cevaben;

Sınavda süreyi iyi kullanamadım,

Bilemiyorum boşluktayım,

Keyfim kaçtı çalışamıyorum,

YGS yüzünden kendime güvenim kalmadı,

Çok çalışmıştım tüm emeğime yazık oldu,

YGS kötü geçti LYS’de ne yaparsam düzelmeyecek,

Önümüzdeki yıl yeniden mi hazırlansam acaba,

6 ay YGS ye çalıştım olmadı. 2 ayda LYS’yi mi halledeceğim…

Gibi karmaşık olumsuz düşünceler içinde olabiliyorlar.

tercihler

Özellikle YGS sonrası bir takım moral dalgalanmaları olabilmektedir. Kimi öğrenci sandığımdan iyi geçti diyerek daha rahatlayabilirken kimi öğrenci ise beklentilerinin altındaki sonuçları sebebiyle çalışma şevki kırılabiliyor. Çünkü hayatının böylesi enerji dolu yıllarında önemli bir yol ayırımına tabi tutuluyor. Uzun, yoğun ve yorucu bir çaba içine girmekten kaçınabilmektedir.  Bu tip kaçışların altında ya “çalıştığım halde başarılı olamazsam” , “çalışıyorum ama olmuyor acaba bende bir sorun mu var”  veya “hedeflerim ile şuan ki durumum arasında büyük fark var.” “Bu işi başaramayacağım.” vb. eylemsizliğe sürükleyen olumsuz düşünceler oluşabiliyor. Bu tip negatif limanların oluşmasını sağlayan olumsuz düşünceler insanı içte içe adeta bitiren yıkıcı yaklaşım tarzıdır. Bu durumun oluşmasını sağlayan en önemi sebeplerden biri ise şüphesiz “KIYASLAMA” dır. Bu düşünce çoğu zaman yetişkinlerimizde de görülebilmektedir. Bunun önüne geçebilmek için evvela öğrencinin kendine olan akademik inancının yerleşmesini sağlamak gerekmektedir. Bu ön kabul ancak ve ancak kişinin kendi sınırları ile barışık olarak yapabileceğinin en iyisini yapabilmesi için cesaretlendirilmesi ve kendisini sadece kendisi ile kıyaslama yapabilmesi sağlanmalıdır.  Örneğin matematikte 13 net yapan biriyse bunu 15 nete çıkarmış mı veya 5 fen netini 7 nete çıkarabilmiş mi ona bakmak lazım.

Öğrenciyi eylemsizliğe iten sebeplerden bir diğeri ise öğrencinin kendine göre yaptığı puan hesaplama yanlışlığıdır. 3 ayaklı bir sınavın daha 1. ayağı geride kalmışken “Artık ben istediğim bölüme giremeyeceğim” gibi olumsuz düşünebilmektedir. Bu düşüncenin doğmasının en önemli sebebi ise puan hesabındaki hatalardır. Şöyle ki; LYS puanları hesaplanırken;

Örneğin önceki senelerde bizim öğrenciler arasında başarı sıralaması itibariyle 154 binlerden 69 binlere,  247 binlerden 28 binlere yükselmeler oldu. Hatta bir milyondan yüz binlere yükselenler oluyor. Örnekleri çoğaltmak mümkündür. Bu yükselmelerde öğrencinin verimli çalışılmasının yanında sınav sonuçlarına okul puanlarına eklenmesi ve alanlar arası ayrışmanın da büyük etkisi vardır. Alanlar arası ayrışmada sıralamalar otomatikman daralıyor. Çünkü herkes farklı tip sınavlara giriyor. Fen öğrencilerinin çoğunluğu edebiyat sınavına girmiyor. Bu durumda sıralamadan fen öğrencileri cıkmış oluyor.

İşte tam bu noktada YGS sonucu ne olursa olsun olumsuz düşünmek yerine daha güçlü, azimli ve kararlı bir şekilde çalışmaların artırılarak devam ettirilmesi gerekiyor. Planlı ve programlı çalışılmalı. Planlı çalışma nasıl olur? Rehberlik uzmanlarından yardım alınabilinir. Kalan zamanı etkili kullanabilmek için yeme içme uyuma saatlerine dikkat edilmesi gerekir. Eksikleri belirlenip aylık ve haftalık olarak bitirilmesi gereken konuların tespit edilmesi gerekmektedir. Artık geride kalan YGS sonuçları ve olasılıkları üzeride düşünmek yerine kalan süreyi etkin kullanma yolarını düşünmeliyiz.

Bu arada tercih döneminde sıklıkla rastladığımız tercih mantığına kısaca değinmek gerekir.

Tercihler yapılırken başarı sırası esas alınmalıdır.

  • Tercih mantığını bir örnekle izah etmeye çalışırsak ; Örneğin , aynı puan türünde Ayşe 15.000. Burak 16.000. ve Zeynep 17.000. sırada olsun. Aynı üniversitenin aynı bölümünü Ayşe 30. Tercihine, Burak 15. Tercihine, Zeynep ise 1. Tercihine yazmış olsun. Tercih butonuna basıldığında  Zeynep 1. Tercihini önce yazdığından yerleşir. Fakat Burak ilk 14 tercihine yerleşememişse Zeynep’i koltuğundan kaldırarak kendisi oturur. Zeynep artık 2. sıradaki tercihinde rakiplerini bekleyecektir. Burak ise 15. Tercihindeyken eğer Ayşe ilk 29 tercihine yerleşememişse Burak’ı eleyerek 30. Tercihine kendisi oturur. Oraya yerleşen son öğrenci olarak daha yüksek puanlı biri gelmediği takdirde Ayşe oraya yerleşmiş olur.
  • Her adayın 30 tercih hakkı bulunmaktadır.
  • Bu tercihleri 10 tanesi üst tercih, 10 tanesi orta tercih, 10 tanesi alt tercih şeklinde ayarlanmalıdır.
  • Yerleşme gerçekleştiği anda bir sonraki yıl kayıt olunmasa bile okul puanı yarıya düşeceği unutulmamalıdır.
  • www.osym.gov.tr adresinden tercih Kılavuzu yayınlandığında incelenmelidir. Oradaki özel koşullara özellikle dikkat etmekte de fayda var.

Sınav sonucunun olasılıklarını hesap etmek yerine süreci düşünmeliyiz. LYS sınav sonuçlarına baktığınızda sıralamaların çok yükseldiğine şahit olacaksınız. Yeter ki üzerinize düşen sorumluluklarınızı sonuna kadar devam ettiriniz. Ford markasının yaratıcısı ve fabrikalarının kurucusu Henry FORD  derki “Başarısızlık, daha zekice başlama fırsatından başka bir şey değildir.”

 

Okyanus Kolejleri PDR Lise Bölüm Başkanı

Turan ASLAN

 

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

One thought on “YGS den sonra LYS’ye doğru sağlam adımlar ve tercih dönemi

  1. Geçen sene üniversiteye yerleştim ama üniversiteden memnun değilim bu sene buraya yerleştiğim puanla başka üniversiteye tekrar tercih yapabilir miyim ?

    Reply

Yorumunuzu ve sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz