TürkPDR Derneğinin Soru Önergesiyle İlgili Cevabı

Değerli Meslektaşlarımız,

CHP Milletvekili Sayın Prof. Dr. Nur SERTER’in “Felsefe Sosyoloji Mezunlarının Rehber Öğretmen kadrolarına Atanmalarıyla İlgili Soru Önergesi” teyid edilmiş, aynı zamanda danışmanıyla da konu telefonla görüşülerek konu hakkında bilgilendirilmiştir. Konuya ilişkin aşağıdaki yazı faksla ve e-posta ile gönderilmiştir. Meslektaşlarımızın da yazımızı paylaşarak destek olmalarını dileriz.

Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği

Yönetim Kurulu

 

Sayı : PDR/67                                                                                                                                                  23.09.2013
Konu: Felsefe Sosyoloji Mezunlarının Rehber Öğretmen
Kadrolarına Atanmalarıyla İlgili Soru Önergeniz

 

Sayın Prof. Dr. Nur SERTER
CHP İstanbul Milletvekili

 

Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği 1989 yılında kurulmuş, 24 yıldır mesleğin gelişimine katkıda bulunmaya, meslektaşlar arasında destek ve dayanışma sağlamaya, hizmet içi kurslarla onların bilgi ve yeterliklerini arttırarak kamuya daha kaliteli hizmet vermeye çalışan, 3200?ü aşan üyesi ve 16 şubesi ile Psikolojik Danışma ve Rehberlik (PDR) hizmetleri alanında çalışan meslek elemanları ile bu alana meslek elemanı yetiştiren akademisyenlerin üye olduğu mesleki bir dernektir.

Psikolojik Danışma ve Rehberlik mezunu olan meslektaşlarımızın çoğu “rehber öğretmen” kadrosu altında okullarda çalışmaktadırlar. Kamuoyundan edindiğimiz bilgiye göre felsefe ve sosyoloji bölüm mezunlarının rehber öğretmen kadrolarına atanmaları yönünde bir soru önergesi vermiş bulunmaktasınız. Felsefe ve sosyoloji mezunlarının bir istihdam sorunu yaşadıkları ve bu konuda çeşitli girişimlerde bulundukları gerek tarafımızın gerekse kamuoyunun malumudur. Soru önergeniz de bu anlamda felsefe ve sosyoloji mezunlarının istihdamına yönelik bir destek özelliği taşımaktadır. Ülkemizde yaşanan bir soruna duyarlılık gösterdiğiniz için teşekkür ederiz. Ancak biliyorsunuz ki kamu yararına olan şey kişilerin eğitimini aldıkları/yetiştikleri alanla ilgili işlerde istihdam edilmesidir.

Türk PDR Derneği olarak felsefe ve sosyoloji mezunlarının rehber öğretmen kadrolarına atanmaları ile ilgili değil de kendi branşlarında atanmaları ile ilgili girişimde bulunmanızı beklerdik. Böyle olduğunda, ülkemiz açısından çok daha büyük bir katkı sunmuş olurdunuz.

Acaba felsefe ve sosyoloji mezunlarının rehber öğretmen kadrolarına atanmaları ya da atanmamalarıyla ilgili olarak, bu mesleklerin meslek örgütlerinin (Felsefeciler Derneği-http://www.felsefecilerdernegi.org.tr/, Sosyoloji Mezunları Derneği- http://www.sosyolojidernegi.org.tr/, Sosyologlar Derneği- http://www.sosyoder.org/, Sosyoloji Mezunları Derneği- http://www.sosyolojimezunlari.org/) bir açıklama yapmaması size ne düşündürtmektedir? Sizce bu durum manidar değil midir?

Ülkemizde geçmişten beri benzer uygulamalar yapılmaktadır. İnsanlar yetişmediği alanlarda istihdam edilerek, sözüm ona istihdam yaratılmaktadır. Ancak bu şekilde yapılan istihdamın ülkemizin gelişimine bir katkı getirmediği de bilinen bir gerçekliktir.

Bu ülkede yeterince öğretmen olmadığı için “eğitmenlik”, yeterince hekim olmadığı için “sıhhiyecilik” ve yeterince avukat olmadığı için “dava vekilliği” gibi uygulamalarla eğitim, sağlık ve hukuk hizmetleri yürütülmüştür. Gelin görün ki Cumhuriyetin kuruluş yıllarında o dönemin koşulları gereği zorunlu olarak gerçekleştirilen bu uygulamanın 21. yüzyılın başında olduğumuz bu dönemde “saksı bitkisi dahi yetiştirilemeyecek bir sürede, uzman (!) yetiştirilmeye çalışılarak” devam ediyor olması ülkemiz adına UTANÇ verici bir durumdur. Bu AYIBA ortak olanları da tarih hiçbir zaman affetmeyecektir.

Takdir edersiniz ki günümüz eğitim sistemi kişilere özgül alanlarda yeterlik ve beceri kazandırmaktadır. Meslek elemanlarının yetiştikleri alanlarda istihdam edilmesi, uzmanlık alanına ve meslek etiğine saygı gereği olduğu kadar hizmetin niteliği açısından da son derece önemlidir. Kişilerden yetkinlik sahibi olmadığı bir alanda hizmet beklemenin hizmet verene de alana da yapılan bir haksızlık olduğu düşünülmektedir. Farklı alanlardan atama yapılması bir istihdam kolaycılığı olduğu kadar kamu hizmetlerinin verimsizleştirilmesinin bir sonucu olarak bu hizmetlerin özelleştirilmesine de teorik ve pratik zemin hazırlamaktadır.

Anayasa’nın ” Kamu Hizmetlerine Girme Hakkı” başlıklı 70. maddesi ile “bir hizmet için gerekli niteliğe sahip olmayanların bu hizmeti yürütmek üzere atanamayacakları” belirtilerek, nitelikli hizmet alımı Anayasal güvence altına alınmıştır. Nitelikten çok niceliğe önem verdiğimiz için ekonomik gelişmişlik düzeyi açısından 17. Sırada olmamıza rağmen, Birleşmiş Milletler İnsani Gelişme Endeksine göre 179 ülke içinde 76. sırada olmamız bu durumun önemli nedenidir. Bu duruma yol açanların tarihe karşı sorumlu olduklarını bir kez daha vurgulamak isteriz.

Milli Eğitim Bakanlığın başvurduğu bu yöntem çalışanlar arasında çalışma barışını da ortadan kaldırmaktadır. Anayasa’nın “Çalışma Hakkı ve Ödevi” başlıklı 49. maddesinde “Çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır” denilmektedir. Bakanlığın çalışma barışını ortadan kaldıran bu uygulaması, aynı zamanda çalışanları ve bu çalışanlardan hizmet alanları da mutsuz etmektedir. Yeni açıklanan “OECD Daha İyi Yaşam Endeksi” raporuna göre 36 ülke içinde Türkiye’nin sonuncu sırada yer alması durumumuza ilişkin önemli bir göstergedir.

Soru önergesinde “halen 21.691 Rehber Öğretmenin görev yaptığını, bunun yanı sıra 17.715 rehber öğretmen açığı” olduğunu belirtmektesiniz. Aşağıda yer verdiğimiz sayılara göre de sadece PDR mezunlarının atandığını düşündüğümüzde dört yıl, PDR ve Psikoloji mezunlarının atandığını düşündüğümüzde de üç yılda bu açık kapanmaktadır.

GELECEK DÖRT YILDA PDR VE PSİKOLOJİ PROGRAMLARINDAN MEZUN OLACAKLARIN SAYISAL DAĞILIMI

Yıllar

Kontenjan

Toplam

PDR

Psikoloji

2014

3416

2617

6033

2015

3981

3265

7246

2016

5276

4147

9423

2017

5900

5076

10976

TOPLAM

18573

15105

33678

Üç dört yıl insan yaşamı için uzun bir süre olabilir ancak devletler açısından düşündüğümüzde bu süre çok kısadır.

Tarihin tekeri geriye dönmez. O nedenledir ki PDR’ye göre daha eski meslekler olan felsefe ve sosyoloji ile hatta PDR’nin ayrıldığı alan olan psikoloji-psikolog’luk ile yerine getirilemediğinden psikolojik danışma mesleği ortaya çıkmıştır.
Her mesleğin değerliliği ilkesiyle ve herkesin yetiştiği alanda istihdamını savunan, toplumun sorgulayan aklı işleviyle çalışmalarını yürüten mesleki sivil toplum örgütü olarak sizden talebimiz, soru önergenizi, maddi temeli olmaması nedeniyle geri çekmenizdir.
Derneğimiz psikolojik danışma mesleğinin ülkemizde meslek birliği-meslek odası biçiminde örgütlenmesi için gerek kamuoyu gerekse Meclis düzeyinde çalışmalarını yürütmektedir. Bu konuyla ilgili yasa taslağımıza www.pdr.org.tr adresimizden ulaşmak mümkündür.
TBMM’nin ruh sağlığı hizmetleri sunan mesleklerin, meslek odalarının kurulmasıyla ilgili bir çalışma yaparak, ilgili mesleklerin odalaşmasını sağlayarak, hizmet alanların daha nitelikli hizmet almalarının yanında, hizmeti sunanların etik denetimine de katkı sağlayacaktır. Bu konuda gerek şahsınızın gerekse Meclis’te yer alan tüm Milletvekillerimizin katkı sunmalarından mutluluk duyarız.
Konuya ilişkin işbirliğinde bulunmak ve gerekli görmeniz durumunda yüz yüze bilgilendirmede bulunmak isteriz.
Saygılarımızla…

Prof. Dr. Tuncay ERGENE
Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği
Genel Başkanı

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

Yorumunuzu ve sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz