<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AktuelEğitim &#187; kayıp</title>
	<atom:link href="http://www.aktuelegitim.com/tag/kayip/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aktuelegitim.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Eğitim Portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jul 2010 10:39:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Çocukların Yakınlarının Kaybını Anlamalarına Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/cocuklarin-yakinlarinin-kaybini-anlamalarina-nasil-yardimci-olabilirsiniz.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/cocuklarin-yakinlarinin-kaybini-anlamalarina-nasil-yardimci-olabilirsiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 16:41:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisi Vakaları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[yas]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1170</guid>
		<description><![CDATA[Ailenin bir üyesi öldüğünde, tüm çocuklar şöyle ya da böyle bundan etkilenir ve yetişkinlerden farklı davranırlar. Yaşı çok küçük olan çocuklar ölümü anlamakta zorlanabilirler. Sevdiği birini kaybeden bir çocuğun kendini güvende hissetmesi ancak ailedeki en yakın üyelerden gelecek sevgi ve şefkatle mümkündür. Ölüm acısının ve yaşanan karmaşık duyguların üstesinden gelmek çok güçtür. Küçük çocuklar aileden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ailenin bir üyesi öldüğünde, tüm çocuklar şöyle ya da böyle bundan etkilenir ve yetişkinlerden farklı davranırlar. Yaşı çok küçük olan çocuklar ölümü anlamakta zorlanabilirler. <strong>Sevdiği birini kaybeden bir çocuğun kendini güvende hissetmesi ancak ailedeki en yakın üyelerden gelecek sevgi ve şefkatle mümkündür.</strong></p>
<p>Ölüm acısının ve yaşanan karmaşık duyguların üstesinden gelmek çok güçtür. <strong>Küçük çocuklar aileden birinin ölümüyle ilgili duygularını dile getiremezler.</strong> Bu yüzden çocuklar, ölüm hiç olmamış ve kendileri bundan hiç etkilenmemiş gibi davranabilirler. Ölümle ilgili duygularını anlaşılması zor, farklı davranışlarla ve oyunlarıyla belli ederler. Çok küçük çocuklar bile, ifade edememelerine rağmen derin bir yas duygusu yaşarlar.</p>
<p><strong>Okul öncesi yaştaki çocuklar ölümü genellikle geçici bir durum sanırlar.</strong> Ölenin geri gelmesinin mümkün olduğuna inanırlar. Çizgi filmlerde ölen ve tekrar yaşama dönen kahramanları gördükleri için bu inancı taşımaktadırlar. <strong>Yaşları 5 ila 9 arasında olan çocuklar, ölümü yetişkinler gibi algılamaya daha hazırdırlar ama yine de kendilerinin veya yakınlarının ölebileceğine inanmazlar.</p>
<p></strong><strong>Çocuklar sevdikleri birinin ölümü karşısında nasıl davranırlar?</strong><br />
<strong>Yas tepkisi beş aşamadan oluşur. Bunlar şok, korku, öfke, suçluluk ve kederdir.</strong> Bu aşamalar, aslında ister çocuk, ister yetişkin, ister doktor, ister hemşire olsun, ölümü yaşayan herkes için geçerlidir. Ancak herkesin bu aşamalardan geçerken gösterdiği davranışlar farklılaşabilir.</p>
<p><strong>Kardeşi ya da anne-babasından biri ölen bir çocuk, çok büyük bir şok yaşayabileceği için bu ölümün gerçek olduğuna inanmaz</strong>. Sanki olmamış gibi davranabilir. Aile üyeleri ya da akrabalar, kendileri olayın şokunu üzerlerinden atamadıkları için, çocuğu istemeden ihmal edebilirler. ?Çocuktur? diye onun neler hissettiği ile ilgilenmeyebilirler. Bu da durumu daha karmaşık hale getirir.</p>
<p><strong>Anne ya da babasının ölümünden sonra çocuk kendisine şimdi kimin bakacağını merak eder, endişe duyabilir.</strong> Sevdiği diğer insanları da kaybedeceğini düşündüğü için yoğun bir korku içinde olabilir. Yakınlarının eteğine yapışır ve sıklıkla kendisini sevip sevmediklerini ya da ne kadar sevdiklerini sorabilir.</p>
<p>Ölen kişi, çocuğun dünyasında çok önemli bir yer tuttuğu ve çocuk kendini onun yanında güvende hissettiği ve o kişinin ölümü ile birlikte bu güven duygusunu yitirdiği için çocuk <strong>öfkelenebilir</strong>, <strong>kızabilir</strong> ve <strong>saldırganlaşabilir</strong>. Bunlar normaldir. Bu öfke onun itiş-kakışmalı oyunlarında, kabuslarında, gergin ve sinirli davranışlarında kendini gösterebilir. Çocuğun öfkesini, ailenin sağ kalan bireylerine yöneltmesi de epey sık görülür.<br />
<strong>Annesi ya da babası ölen bir çocuk genellikle, daha küçük bir çocukmuş gibi davranabilir.</strong> Bebeksi tavırlarla, sürekli beslenmeyi, kucaklanmayı ve altının bağlanmasını isteyebilir. Konuşması bebek gibi olur parmağını emmeye, kekelemeye ve gece altını ıslatmaya başlayabilir.<br />
BUNLARIN ÇOK DOĞAL AMA GEÇİCİ TEPKİLER OLDUĞUNU UNUTMAYIN.</p>
<p><strong>Küçük çocuklar yakınlarının ölümüne kendilerinin sebep olduğuna inanırlar.</strong> Şöyle ki, eğer depremden çok daha önce, kardeşi, anne ya da babasına kızdığı için, yaşının gereği çok doğal bir tepki olarak, ?keşke ölse? diye düşünmüşse bu dileğinin gerçekleştiğini sanır ve bundan büyük bir suçluluk duyabilir. Çocuk baş ve mide ağrısı çekebilir, kendisinin de öleceğinden korkabilir. Daha büyük çocuklar ölen kişiyi taklit edici davranışlar içine girebilir.</p>
<p>Çocuğun ölüm olayı karşısında gösterebileceği bu davranışların <strong>hepsi normaldir</strong>. Bu tür bir yas sürecinden geçen kişi için zaman önemli bir faktördür. Uzmanlara göre, çocuğun önemli bir ölüm olayının ardından 6 ay sonra, artık yavaş yavaş normal davranışlarına dönmesi ve günlük yaşantısını sürdürmesi beklenir. Ancak aileler, bu davranışların yanında, normal olmayan belirtilerin de farkında olmalıdırlar. Ölümü izleyen haftalarda, bazı çocukların ölen yakınının sağ olduğu konusunda ısrar etmesi doğaldır. Ama <strong>ölümün uzunca bir süre inkar edilmesi veya ölenin arkasından ağlayıp üzülmekten kaçınma, üzüntüyü uzun bir süre bastırmak, sağlıklı tepkiler değildir.</strong> Bu davranışlar, daha ileride kendini ciddi sorunlar halinde gösterebilir. Eğer bu altı aylık süre sonunda, söz konusu tepkiler devam ediyorsa ve aşağıdaki türden belirtiler varsa, çocukla ilgilenen kişilerin bir öğretmen, çocuk doktoru ya da bir ruh sağlığı uzmanından yardım istemeleri yararlı olacaktır.</p>
<p><span style="font-family: Symbol;">· </span>Çocuğun altı aydan daha uzun sürecek şekilde, gündelik olaylar ve faaliyetlerle ilgilenmemesi, herşeye karşı ilgisiz olması;<br />
<span style="font-family: Symbol;">·</span> Altı aydan daha uzun bir süre, ?bebeksi? davranışlarını sürdürmesi;<br />
<span style="font-family: Symbol;">·</span> Ölen kişinin davranışlarını aşırı şekilde taklit etmesi, sürekli onunla beraber olmak istediğini tekrarlaması;<br />
<span style="font-family: Symbol;">·</span> Arkadaşlarından uzaklaşması;<br />
<span style="font-family: Symbol;">·</span> Okul başarısının çok önemli bir şekilde gerilemesi; okula gitmek istememesi;</p>
<p><strong>Ölüm Olayının Çocuğa Söylenmesi:</strong><br />
Sevilen birinin ölümünün ardından geride kalanlar için en zor işlerden biri, bu konuyu çocuğa söylemektir. Aile üyeleri zaten kendileri kederliyken, bu sorun katmerlenmektedir.</p>
<p>Ölümü kabul etmek ve bu üzüntünün üstesinden gelmek, pek çok yetişkin için bile çözülmesi zor bir sorun olduğundan, onlar çocukların da bu konuyla baş edemeyeceğine inanırlar. <strong>Ölümle ilgili konuşmalardan, törenlerden çocuğu uzak tutmaya çalışarak, onu koruyacaklarını sanırlar. Asıl bu durum çocukları endişelendirir, şaşkınlık yaşamalarına ve kendilerini yalnız hissetmelerine yol açar.</strong> Çevrelerindeki insanlardan en çok destek ve güvence istedikleri bir zamanda, zihinlerini kurcalayan pek çok soruyla baş başa kalırlar. Bu sorulardan bazıları arasında: ?Bana şimdi kim bakacak??, ?Babam/annem/kardeşim/dedem, <acronym title="vBulletin">vb</acronym>. neden öldü??, ?Ne zaman gelecek?? gibi sorular bulunmaktadır. Çocukların bu sorularına, onların anlayabileceği tatlı bir dille, olabildiğince gerçek ama basit cevaplar verin. Örneğin, 5 yaşından küçük bir çocuğa, ölen kişinin, uzun bir yolculuğa çıktığını, bu yolculuğun bildiğimiz yolculuklardan farklı olduğunu, o yüzden kendisine veda edemediğini ama her zaman bizi sevmeye devam edeceğini, bizi düşüneceğini söyleyebilirsiniz. Eğer çocuk 6 yaşında ya da daha büyük ise, ölümü, diğer canlıların (bir çiçek veya bir hayvan gibi) ölümü ile ilgili bir örnek vererek açıklayabilirsiniz.</p>
<p><span style="font-family: Symbol;">·</span><strong> Ölümün ardından olabildiğince kısa bir sürede </strong>gündelik<strong> yaşantıya dönün.</strong> Kimsenin kendisini bırakmayacağına, onu sevip bakacağına inanabilmesi için, şefkat ve ilginizi sık sık, çok açık bir biçimde gösterin. Sorularına yanıt vermiş olsanız bile o size tekrar tekrar sorabilir.</p>
<p><span style="font-family: Symbol;">·</span><strong> Sabırlı davranın ve sorularını tekrar tekrar yanıtlayın. Bazen çocuğun sorularının cevaplanması kadar sormaya cesaret edemediği ancak sizin sezdiğiniz ihtiyaçları da önemli olabilir.</strong> Bunların hepsi için çocuğu tatmin edecek şekilde açıklama yapmaya dikkat edin. Örneğin ?Babam ne zaman geri gelecek?? sorusunun altında, ?Bize kim bakacak??, ?Bizi kim koruyacak?? korkusu olabileceğinden, yanıtınız şöyle olabilir: ?Yavrum, baban maalesef geri gelmeyecek, biz onu artık göremeyeceğiz ama hep seveceğiz. Hep düşüneceğiz. Ama merak etme hayatımız çok fazla değişmeyecek, sen okuluna gidebileceksin, arkadaşlarınla oyun oynamayı sürdürebileceksin. Ben de hep yanında olacağım ve seni koruyacağım.?<br />
Çocuk böyle bir durumda yapılması gereken uygun davranışların da ne olduğunu bilemeyebilir. Sorular sorması, hissettiklerini söylemesi için cesaret verin. Kendi başınızdan geçmiş ölüm olaylarında neleri merak ettiğinizi; ailedeki bu kayıpla ilgili olarak yaşadığınız duyguları paylaşın. Ama <strong>asla, ?Metin olmalısın, ağlamamalısın, sen ağlarsan o da üzülür gibi? sözlerle, neler hissetmesi, neler hissetmemesi gerektiğini söylemeyin.</p>
<p></strong><span style="font-family: Symbol;">·</span><strong> Size sevgisini göstermesine izin verin.</strong> Yakın bir zamanda sevdiği başka insanların ölmeyeceği konusunda güvence verin. Ölüm olayının çocuğun o kişiye yönelik herhangi bir kızgınlığıyla ya da öfkesi ile ilişkili olmadığını özellikle vurgulayın.</p>
<p><span style="font-family: Symbol;">·</span><strong> Ölen kişinin ölümünden sonra yapılacak törenlere şu ya da bu şekilde çocuğun da katılmasını sağlayın.</strong> Cenaze töreninin ne olduğu ve neden yapıldığını ona açıklayın, fakat <strong>gelmesi için ısrar etmeyin.</strong> Korku içinde olan bir çocuğu cenaze törenine gitmesi için zorlamak doğru değildir. Onun yerine, dua etmesi, bir süre sonra ziyaret etmek amacıyla kabristana götürülmesi uygun olacaktır.</p>
<p><span style="font-family: Symbol;">·</span><strong> Çocuklar bir kez ölümü kabullendiklerinde, yaşadıkları kederi, zaman zaman ve bazen de hiç beklenmedik anlarda ifade edeceklerdir ve bu uzun sürebilir.</strong> Geride kalan akrabaların, çocukla birlikte olabildiğince fazla zaman geçirmeleri, ona korku ve üzüntülerini açıklamak için fırsat tanımaları çok yararlıdır. Ancak özellikle okul çağındaki ve daha büyük çocukların, istedikleri zaman yalnız kalmalarına da izin verin. Zaman zaman üzüntülerini kendi başlarına yaşamak istemelerini anlayışla karşılayın.</p>
<div>ÇOCUKLARIN ÖLÜMÜ ANLAMALARI VE ÖLÜMÜN ÜSTESİNDEN GELEBİLMELERİ İÇİN, HER FIRSATTA ÇOCUĞU SEVİN, YALNIZ KALMAYACAĞINA VE GÜVENDE OLDUĞUNA İNANDIRIN. GERÇEKLERİ ANLAYACAĞI DİLLE ANLATIN VE VERDİĞİNİZ CEVAPLARIN TUTARLI OLMASINA DİKKAT EDİN.</div>
<div>NOT: Yazının kaynağı aranmasına rağmen bulunamadı. Ancak bir çok sitede yayınlanmış olması bakımından anonim kabul edilerek yayınlandı.</div>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 648 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/cocuklarin-yakinlarinin-kaybini-anlamalarina-nasil-yardimci-olabilirsiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yakınını Kaybeden İnsanlara Nasıl Davranmalı?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/yakinini-kaybeden-insanlara-nasil-davranmali.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/yakinini-kaybeden-insanlara-nasil-davranmali.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 22:45:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisi Vakaları]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[yas]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1135</guid>
		<description><![CDATA[Ölümle ya da başka bir önemli kayıpla yüzleşen hastamızı veya yakınlarımızı rahatlatmak, acılarını hafifletmek isteriz. Fakat ne diyeceğimizi, ne yapacağımızı bilemeyiz ve endişelenmeye başlarız. Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz hasta ve ailelerine ihtiyaç duydukları desteği vermek için yapılması gerekenleri açıkladı. İnsanlar Neden Yas Tutar? Önemli bir kayıp yaşayan kişi, hayatını yeniden organize edip kurmadan önce, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ölümle ya da başka bir önemli kayıpla yüzleşen hastamızı veya yakınlarımızı rahatlatmak, acılarını hafifletmek isteriz. Fakat ne diyeceğimizi, ne yapacağımızı bilemeyiz ve endişelenmeye başlarız. Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz hasta ve ailelerine ihtiyaç duydukları desteği vermek için yapılması gerekenleri açıkladı.</p>
<p><strong>İnsanlar Neden Yas Tutar?</strong></p>
<p>Önemli bir kayıp yaşayan kişi, hayatını yeniden organize edip kurmadan önce, daha düne kadar hayatında çok önemli yer tutan ama şimdi kaybolan kişiyle vedalaşmak, hayatın ağırlığı karşısında yeniden soluklanmak ve kimi zaman çok zor olan gerçekleri sindirmek için yas tutmaya ihtiyaç duyar. Kaybın acısı insanın her yanını sarar, insanın içini &#8220;Artık hayat bir daha hiç eskisi gibi eğlenceli bir yer olmayacak&#8221; hissi kaplar. Yas, içimizden bir parça kopması hissinin iyileştirilmesi sürecidir. Yaşamımıza devam etmemizi, yine başkalarını sevebilmemizi ve kaybımızı kabullenebilmemizi sağlar. Tabii ki yas süreci sonrasında kaybetmiş olmanın verdiği üzüntü hala vardır ama bu artık hayatımızı sürdürmeye engel olacak boyutlarda olmayacaktır. Ancak kaybın sadece sevilen birinin ölümü olmadığı, kişinin sağlık, güç, ya da fonksiyon kaybından da kaynaklanabileceği unutulmamalıdır.</p>
<p><strong>Yas Sürecini Herkes Aynı Şekilde mi Yaşar?</strong></p>
<p>Kaybın doğası genellikle kişinin tecrübe ettiği yasın niteliğini belirler. Örneğin çok yaşlı ya da uzun zamandır hastalık çeken sevilen birinin ölümünü kurtuluş olarak gören biri, çocuğunu aniden kaybeden birinin hissettiği endişe ve kederi aynı şekilde hissetmeyebilir. Çocuğunu kaybeden anne bu durumla hiçbir hazırlık ya da uyarı olmaksızın karşı karşıya kalmıştır. Doğal ölümlerde yaşanan yas ile travmatik ölümlerde yaşanan yas farklıdır. Travmatik ölüm diye tanımlayabileceğimiz ölümler; ani, beklenmedik, başka birisinin neden olduğu bir kaza, saldırı, ya da doğal afetler ve amansız hastalıklar sonucunda yaşanan kayıplardır. Kişinin ailesi yakınları yoğun bir haksızlık hissi yaşar. ?Hayat adil değil, iyi insanların başına böyle şeyler geliyorsa artık dünya güvenli bir yer değil.? gibi düşünceler insanın aklından çıkmaz. Travmatik ölümlerde yaşanan yas çok daha uzun süreli ve yoğun olur. Olağan yas sürecinin basamakları vardır ancak travmatik yasta, bu süreç benzeri bir şekilde fakat süre olarak daha uzun bir zamana yayılmış olarak işler.</p>
<p><strong>Yas Sürecinin Aşamaları</strong></p>
<p><strong>İnkar ve şok:</strong> Başlangıçta, sevdiğimiz birinin ölümünü kabul etmek zordur, ölümün gerçekliğini inkar edebiliriz. Yakınınızın ölümüyle ve genel olarak ölümle ilgili duygularınızı yakınlarınızla paylaştıkça, kabullenmek kolaylaşır.</p>
<p><strong>Pazarlık:</strong> Kayıp gerçeğinden kaçınma amacıyla yapılan bu son girişimde kişi &#8216;yla pazarlık etme girişiminde bulunur. Bu aşamada temel düşünce &#8220;evet, başıma gelenleri kabul edeceğim ama bazı şartlarım olacak&#8221; şeklindedir; artık kayıp kabul edilmeye ve kayıp sonrası yeni hayatın koşulları gözden geçirilmeye başlamıştır.</p>
<p><strong>Kızgınlık:</strong> Sizi geride bırakıp gittiği, yaşamdayken yaptığı ya da yapmadığı şeyler için ölen kişiye kızgınlık duyabilir, bu kızgınlığınızı başkalarına yöneltebilirsiniz. Ölen birine kızgınlık duymak sizi dehşete düşürebilir, oysa olanları kabul ederek ve paylaşarak zaman içinde daha az kızgın olursunuz.</p>
<p><strong>Suçluluk:</strong> Bir yakınınızı kaybettiğinizde, onunla yaptığınız ya da yapmadığınız şeylerden ötürü pişmanlık ve suçluluk hissedebilirsiniz. Yaşananları değiştiremezsiniz, hata yapmış olsanız da insani yanınızı kabul edin, kendinizi affedin.</p>
<p><strong>Adalet arama:</strong> Bu aşamada en çok sorulan soru şudur: ?Neden ben?? Ölümün adaletsizliğine karşı çıkar ve yaşadığınız kaybın bir şeyin bedeli olup olmadığını anlamaya çalışır, bulamayınca isyan edebilirsiniz. Ölümü hak edilecek bir ceza değil, yaşamın akışının bir parçası olarak görmeye çalışın.</p>
<p><strong>Depresyon:</strong> Başlangıçta büyük bir kayıp ya da boşluk hissi yaşayabilirsiniz. Ruh halinde düzensizlikler, yalnızlık duygusu ve sosyal çevreden uzaklaşma bunu izleyebilir. Yas tutan biri olarak eski halinize dönmek ve sosyal çevrenizde olup bitenlerle eskisi gibi ilgilenmek zaman alabilir. Unutmayın ki bu aşamada cesaret verme ya da güven tazeleme gibi teselliler değil, acıya saygı ve sosyal destek yardımcı olur.</p>
<p><strong>Yalnızlık:</strong> Kaybınız nedeniyle sosyal yaşamınızda oluşan değişiklikler, kendinizi yalnız ve korku içinde hissetmenize neden olabilir. İnsanlarla görüşür, yeni arkadaşlar edinirseniz, bu duygularınız zamanla azalır.</p>
<p><strong>Kabullenme:</strong> Kaybı kabullenme, ondan mutluluk duymak demek değildir. Kaybedileni unutmak ya da önemsememek de değildir. Tam tersine, durumun gerçek olduğunu kabul ederek, onunla başa çıkmaya çalışırsınız.</p>
<p><strong>Umut:</strong> Zamanla hatırlamanın daha az acı verdiği bir noktaya gelecek, geleceğe ve daha güzel günlere umutla bakmaya başlayacaksınız. Değiştiremeyeceğimiz gerçeklerle başa çıkmada kendinize zaman tanıyın.</p>
<p><strong>Yas Terapisi Nedir?</strong></p>
<p>Yas süreci, sıklıkla kayıp acısını ya da bununla baş etmeyi tecrübe etmemiş kişiler tarafından anlaşılması oldukça zor, yalnız yaşanan, gizli ve mahrem kalmış bir alandır. Yas terapisi, yas sürecinin yeteri kadar uygun biçimde ve doğal akışı içinde yaşanmasını amaçlar. Bu nedenle terapide, yas sürecinin bahsettiğimiz evrelerini tanımak hastalarımıza ve aile üyelerine kayıpla baş etme konusunda yardım için atılacak ilk adımdır. Hangi süreçten geçtiklerini anlayarak yas yaşantısı içinde olan kimseleri, daha iyi destekleyebilir ve özel ihtiyaçlarını belirleyebilirsiniz.</p>
<p><strong>Kayıpla Birlikte Yaşamayı Kolaylaştırabilen Yollar</strong></p>
<ul>
<li>Yalnızlık, kızgınlık ve üzüntü gibi duyguları açıkça ve dürüstçe arkadaşlarınızla, ailenizle ve yakınlarınızla tartışın,</li>
<li>Umudunuzu koruyun,</li>
<li>Eğer dinsel inançlarınız sizin için önemliyse, bir din insanıyla inançlarınız ve duygularınızla ilgili konuşun,</li>
<li>Kaybınızla ilgili yaşantılarınızı paylaşabileceğiniz bir destek grubuna katılın,</li>
<li>Kendinize iyi bakın, bedeninize özen gösterin, dengeli beslenin ve iyi dinlenin,</li>
<li>Kendinize sabırlı davranın, iyileşmek zaman alır, bazı günler kötü, bazıları ise iyi olacaktır.</li>
</ul>
<p><strong>Kayba Uğramış Yakınımıza Yardım Etmek İçin Neler Yapabiliriz?</strong></p>
<ul>
<li>Kayba uğramış arkadaşınıza, yakınınıza yardımcı olmak için onun yanında olun, acısını paylaşın, saygı duyun, ancak cesaret ve güven veren telkin ve tesellilerden uzak durun. Bunlar işe yaramaz.</li>
<li>Arkadaşınızı üzmemek niyetiyle kayıpla ilgili konuşmaktan kaçınmayın. Tam tersine, o istemediğini belirtmediği sürece durum hakkında konuşun. Konuşmaktan kaçınmak o duyguyu yok etmez, tersine pekiştirir.</li>
<li>Konuşmada yaşananlarını kolaylaştırma amacıyla kaybı hafife almaya çalışmayın, kayıp gerçeğine uygun, onu önemseyen bir tutum gösterin.</li>
<li>Arkadaşınıza verdiğiniz önemi gösterin. Dikkatli dinleyin ve onun duygularına ve inançlarına olan saygınızı belli edin. Onunkine benzer olan duygu ve deneyimlerinizi paylaşın. ?Seni çok iyi anlıyorum? gibi içi boş sözlerden kaçının.</li>
<li>Depresyon belirtileri çok yoğun devam ediyor ve bir sonraki kabullenme sürecine geçmesi çok uzuyorsa bir uzmandan destek almasını sağlayın.</li>
</ul>
<p>Kaynak: Ailem.com</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 831 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/yakinini-kaybeden-insanlara-nasil-davranmali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
