Bakanlık özel eğitim okullarında okuyan çocukların ailelerine verilen eğitimi mercek altına aldı
Ortopedik yetersizlik, otistik bireyler, serebral palsili, konuşma, okuma zorluğu çeken çocukların eğitim aldığı özel eğitim okullarında ailelerin de bilgilendirilmesi ve eğitim sürecine dahil edilmesi büyük önem taşıyor. Ancak rapora göre, rehber öğretmenlerin sadece yüzde 10?u ailelere rehberlik hizmeti verebilecek ?tam? yeterliliğe sahip. Ailelerin de yüzde 20?ye yakını bu eğitimlere ilgili. Rapora göre Türkiye?de yaklaşık 100 bin öğrenci özel eğitim sınıflarında ve kaynaştırma sınıflarında eğitim alıyor. Türkiye genelinde de 14.640 rehber öğretmen görev yapıyor. Bakanlığın çalışmasında yer alan tespitler şöyle:
- Rehber öğretmenlerin yüzde 63?ü, hizmet içi eğitime ihtiyaç duyduklarını düşünüyor.
- Öğretmenlerin yüzde 38?i, özel eğitime ihtiyaç duyan çocukların ailelerini haftada 1 ziyaret ediyor. Programlı bir ziyaret faaliyetleri yok.
- Öğretmenlerin yüzde 10 ailelerin eğitimi konusunda ?tam? olarak yeterli. Öğretmenlerin yüzde 47?si ?oldukça?, yüzde 38?i ?kısmen?, yüzde 4?ü ?az? yeterli. Öğretmenlerin yüzde 1?i ise ?hiç? yeterli değil. Yeterli bulunmayanların oranı göz ardı edilemeyecek düzeyde. Rehber öğretmenler aile eğitimi konusunda eğitime alınmalı.
- Çocuklarının eğitimine ilişkin ailelelerin yüzde 0.5?i ?tam? ilgili iken, yüzde 19?u ?oldukça ilgili?. Ailelerin yüzde 42?si ?kısmen?, yüzde 33?ü ?az?, yüzde 5?i ise çocuklarının eğitimine ilişkin bilgilendirmelerle ?hiç? ilgili değil.
- Aileler, çocuklarının durumunu kabullenmiyor. Ailelere ilişkin temel sorunlar; ilgisizlik, ekonomik seviyelerinin düşük olması, ailenin engeli kabulde zorlanması, önyargısı, çocukları için gerçekçi beklentiler içinde olmaması, ümitsiz olması
Kıvanç EL / VATAN ANKARA
vatanim.com.tr










okul danışmanları olarak bir çok alanda eğitime ihtiyacımız var aslında.Özel eğitim,veli eğitimleri,patolojik vakalar.Genel bir eğitim aldığımız için bazen yetersiz kalıyoruz.Yalnız tüm eğitimler ya psikoloji mezunlarına ya ramda çalışanlara yönelik biz dışlanmış hissediyoruz.En önemliside eğitimi verenlerin gerçekten alanında UZMAN olmaları gerektiği.
Aile eğitimine bir bütün olarak yaklaşmakta fayda var. Dolayısıyla aile eğitimi kapsamı geniş tutularak devletin kotrolünde yapılmalıdır.Bu eğitimi verecekler öncelikli olarak hizmet içi eğitime alınmalı ardından sistemli olarak toplumu oluşturan bireylere zorunlu olarak aile eğitimi hizmeti verilmelidir.