PDR yönetmelik taslağına TÜRKPDR Derneği eleştirisi

Bizler Psikolojik Danışmanlar ve Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği olarak soruyoruz:

MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünce hazırlanarak 22.01.2014 tarihinde yayınlanan “Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri” yönetmelik taslağı ile hangi yüzyılda yer almak istiyorsunuz? Geçmiş yüzyılda mı yoksa 21. yüzyıl ve sonraki gelecek yüzyıllarda mı?
Ülkemizde 1950’li yıllarda okullarımızda uygulanması için ilk adımları atılan “Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetleri’nin (PDR) üzerinden yaklaşık altmış yıl geçmiştir. 1962 yılında toplanan VII. Millî Eğitim Şurasında ilk kez ele alınan PDR hizmetleri, sonraki şuralarda da her yıl artan önemle ve geleceğe yönelik kararlarla imza altına alınmıştır. 1967 yılında gerçekleştirilen İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planında ve sonraki kalkınma planlarında da eğitim sistemimizde PDR hizmetlerinin öneminin ifade edildiği, ilgili kaynaklar incelendiğinde görülecektir.
Hazırlanmış olan taslak yönetmelik öncelikle iki ayrı ana disiplin alanı birleştirerek bilimsel anlayışa uygunluğu tartışılır bir düzleme sokmuş, hizmeti sunan ve hizmeti alan kişiler (okul yöneticileri, psikolojik danışmanlar, öğretmenler, veliler ve öğrenciler) ve her iki disiplinin akademisyenleri tarafından da anlaşılır bulunmayan ve hangi amaca hizmet ettiği belli olmayan bir metne dönüştürülmüştür. Bir yandan da bu yönetmelik taslağı ile görülmektedir ki ana disiplinlerden bir tanesi olan “özel eğitim” hizmetleri ön plana çıkarılmaya çalışılmış ve “PDR hizmetlerini” ise yok kabul edilerek neredeyse özel eğitimin kuması haline getirilmiştir.
Oysa ülkemizde 1960’lı yıllardan beri okullarda yürütülen PDR hizmetleri, tüm öğrencileri, farklı gereksinimleri olan özel eğitim öğrencilerini de kapsamaktadır. Okullarda özel eğitim gerektiren kaynaştırma öğrencileri ile de psikolojik danışmanlar hizmet vermektedir. Kaldı ki PDR hHizmetleri sadece “özel eğitim” gerektiren öğrencilere yönelik bir hizmet değildir. 21. yüzyılın öğrencileri; bilgi ve becerilerini geliştirme, yaşama etkin hazırlanma, akran ilişkilerini geliştirme, bilimsel bilgilere dayalı sağlıklı kararlar verme, eğitsel ve kariyer hedeflerine ulaşma, özetle akademik, sosyal, kişilik ve kariyer gelişimi süreçlerinde PDR hizmetlerine giderek daha çok gereksinim duymaktadırlar.
Ülkemizde PDR Ana Bilim Dallarında 65 farklı üniversite ve 90 programda lisans, 32 yüksek lisans ve 21 doktora düzeyinde programlar yürütülürken yönetmelik taslağında “Psikolojik Danışman” tanımından hiç söz edilmeyerek “PDR” programlarından mezun olan ve okullarda “rehber öğretmen” kadrolarında istihdam edilen meslek elemanları yok sayılmıştır.
İçinde bulunduğumuz yüzyılda okul PDR hizmetlerinin geliştirilmesi ve okul psikolojik danışmanlarının gelecekte nasıl bir donanım ve formasyona sahip olmaları noktasında tartışılması gereken pek çok konu varken ve dünyadaki bilimsel, sosyal, ekonomik ve teknolojik değişimleri paralel bir hızla takip etmemiz gerekirken, biz alanda çalışan “Psikolojik Danışman”ları aslında yok saymanıza rağmen ne gariptir ki öğrenci, öğretmen ve velilerin okullarda bulunmadığı saatlerde de 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yer aldığı şekliyle 08.00-17.00 arasında “memur” statüsüne indirgemenizi reddediyor ve son söz olarak Cumhuriyet’ten bu yana aldığımız uzun ama önemli mesafeye rağmen sizlere “otomobilinizi arka aynaya bakarak öne doğru hareket ettiremezsiniz” diyoruz.
Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Daire Başkanlığı döneminden itibaren tarihinde ilk defa PDR alanından üstelik akademik kariyeri bu alan olan bir profesörün GENEL MÜDÜR olduğu dönemde mesleğimizi daha da geri götüren bu TASLAK YÖNETMELİK ile geri dönülemez olumsuzluklara yol açmadan meslek örgütü, alan akademisyenleri ve alan uygulayıcılarının bir araya geldiği bilimsel bir ortamda tartışılmasını Bakanlık yetkililerinin ve kamuoyunun bilgisine sunarız.
Saygılarımızla…
Prof. Dr. Tuncay ERGENE
Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği
Genel Başkanı

 

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

22 thoughts on “PDR yönetmelik taslağına TÜRKPDR Derneği eleştirisi

  1. Pedere mezunları olarak daha 3. Ayınızda tükenmişlik sendromu yaşarken alan dışı atamalarla uğraşacağınıza 10 yıldır ayak sesleri yaklaşarak gelen bu taslağa daha yayınlanmadan sesinizi yükseltseydiniz.Sıra ergeç rehber öğretmenlere gelecekti.

    Reply
    1. Pdrciler, artık şikayet etmeyi bir kenara bırakarak, öğrencilerin kendilerine olan bu “Ulaşılabilirlik sorunlarının ortadan kalkmasına sevinmeliler düşüncesindeyim. İşin gerçeği budur, kimse de kusura kalmasın. Çünkü, binlerce (1000) branş öğretmeni olarak muzdarip oluyorduk, derslerimiz daima bölünüyordu. Öğrenciler derslere geç giriyor yada çoğunlukla dersten çıkarak iş ve işlemlerin yürütülmesi zorunda bırakılıyorlardı. Yine rehber öğretmenler bazı bildirim ve bilgi demeçleri için de pekala dersi bölüyordu..E bunlar nereye kadar devam edebilir ?!. Seneler senesi tepki çeken..ve ciddi sıkıntı doğuran uygulamalardır tüm bunlar sn arkadaşlar…Teneffüsle yetinilerek yürütülmeye çalışılan bir danışmanlıksa, ‘zaman ve süreç mefhumu açısından ayrıca bir argumana ve olumsuzluğa sahip ortak bir eğitim görüşüdür. Öğle araları deseniz, öğrenci uğramıyor dahi..Karar ve taslak en doğru olanıdır bence. Belki öğretmen gibi yarıyıl ve yaz tatili haklarınız devam etmeli ancak, 8/5 mesai sürecine dönük yapılanma taslağı, öğrenci istifadesi yönünden, kesinlikle yapısalcı bir kararın ürünüdür “egitmen”in uzun yazısındaki gibi ders sonlarında örneğin; etkinlik, egzersiz ve kurs çalışmaları bil fiil devam etmekte ancak, öğrenciler odayı kilitli, hizmeti ise sonlandırılmış vaziyette görmektelerdi. Bu yönüyle danışmanlık sorunu oluşturan sıkıntılı uygulamalar giderilmiştir denebilir. İlaveten; rehberlik derslerine de bir müfredat ile katılımların artık sağlanması gerekir. Öğrencileri tanımıyor, kişisel özelliklerini bilmiyor, sosyal uyum ve çatışmalarından, okul problemlerinden habersiz kalıyorlar. Kısacası rehberliğin de çeki düzen alması gereklidir. En azından 2 haftada 1 saat kendi etkinlik ve sunumlarını yapabilecekleri bir katılım programı sağlanabilmelidir. Bizim işimiz öğreti değil denilmesin; zira sunum ve etkinlik amaçlı, not verilmeyen, öğrenciyi tanımaya dönük etkinlik uygulamaları olacaktır. Ülkemizde açıkçası, pdr gerçeği yeni yeni yapısalcı ve öğrenci hizmetine sunulabilen bir boyut kazanmaktadır.

      Reply
  2. Ben dokuz üç çalışıyorum. Tatillerim var bu halde bile zorlanıyorum okulda vakit geçirirken ayağimı uzatıp bi gönül rahatlığıyla çayımı yudumlayamıyorum. Hep çalışıyorum. Yanlış anlaşılmasın çalışmaktan gocunmuyorum ama dinlenemiyorum. Bi odam yok masam yok veliöğrenci geldiğinde nereye götürüp görüşeyim derdindeyim.oda yok deniyor bana. Hamile iken bacaklarım uyuşurdu. E peki 8-5 ten sonra ve tatilsiz olduğumuzu varsayarsak bu halde ne edilir.

    Reply
  3. Not : Moderatör Sn Özkan Emiroğlu’nu, görüşleri engelleyici bir tutum ve çizgide görmedik bulmadık. O nedenle kendisine teşekkürler. Görüşülen konuda amaç öğrenci öğretmen hepimizin ortak yararına olabilmeli elbette.

    Reply
  4. bu taslak 20 mayıs 2013 tarihinde Tokat ta Ram müdürlerinin katılımı ile oluşturulmuştur. Buna bizzat katılmıştım.Rehberlik ile ilgili mevzuların bu kadar kadük kalmasının sebebi, Ram müdürlerinin hepsine yakın “özel eğitimci ” olmasından kaynaklanmaktadır. RAM ı bile “Özel eğitim Merkezi” diye değiştirilmesi bile tartışıldı.Buna da şükredelim))))))))tabi bana da

    Reply
    1. Taslak oluşturulurken 8-5 mesaisine ses çıkarmamanızın sebebi ne peki.Orada iseniz neden bu konuşulduğunda itiraz etmediniz.

      Reply
      1. 8- 5 mesaisi gündem konuları arasında yoktu ve hiç konuşulmadı.Rehberlik servislerinin ve RAM ların daha işlevsel hale getirilmesi yanısıra özlük hakları konusunda olumlu öneri ve taslak hazırlanmıştı. Bu Yönetmeliklte bunlardan hiç bir şey yok.

  5. öz eleştiri yapmak gerekirse pdr eğitimi alırken bize sürekli siz rehber öğretmen değilsiniz psikolojik danışmansınız dendi tamam psikolojik danışmanlık işimizin büyük bir bölümü fakat aynı zamanda biz öğretmeniz ve öğretmenlik de çok kutsal bir meslek. yeni taslakta farkettiyseniz rehber öğretmen vurgusu yapılmıyor personel denip çalışma saatleri belirtilmiş ve muhtemelen elimizden siz öğretmen değilsiniz denip tatillerimiz alınacak. lütfen artık “psikolojik danışman” takıntımızda kurtulalım zaten yıllardır meslek odamız yok olmayacak gibi de görülüyor.

    Reply
    1. Size ve görüşünüze katılıyorum tebrik ederim sizi hocam. Çünkü bir rehber öğretmen olarak çok çok sağlıklı görüş ve düşüncede bulunmuş, ayrımı da oldukça güzel izah etmişsiniz zaten. Nitekim Meb’in atama alanı itibari ile de, vurguladığınız konudaki haklılığınız bir adım daha öne çıkar niteliktedir. Eğitmen& in görüş yazısı bir bürokrat yazı metni kadar yararlı olmuş bence, fakat bu tasarı ile, rehberlik ders ve etkinlikleri konusunda, bunların atıl konumdan çıkarılabilmesi için rehberlikleri sizin vermenizi sağlayacak bir değişiklik lazım. En az 8/5 yapılanması kadar faydalı ve amacına uygun olur. Bu tasarı sayesinde öğrenci genelini tanımanıza yarayacak olan bir nevi ‘pdr önerisi doğrultusundaki gibi bir sistem ile okullardaki varlığınız sorgu sual edilmekten kurtulur sayın arkadaşlar. Bizler sınıf öğretmenliği yapmayalım demiyoruz, gene yapalım elbette ancak üstesinden gelinemeyen bazı öğrenci ve okul sorunlarını siz bir bebze yakinen görebilmelisiniz yani basit sorunları size zaten getirmiyoruz Tek farklılık şu ki, en azından 2 haftada bir bu etkinliklerin sizin uzmanlık sahanızda görülmesinden yanayız. Çünkü Öğrenciyi tanıma ve rehberlik sahasına hakimiyet açısından bilimsel bir gerekliik diye düşünüyoruz branşçılar olarak ve açıkçası sizden rahatsızlığımız yok, fakat ne var ki sistemsel nitelikli sorunlar giderilmelidir. Hem danışmanlık hem de rehberlik alanındaki bu sıkıntılar tamamen ortadan kalkabilir imkansız gibi görünmüyor ve siz de öğrencilere faydalı olabilmenin mutluluğunu yaşarsınız. Kendinizi danışmanlık kadar rehberlik uzmanı bir öğretmen gibi hissedersiniz Meslektaşlarınızın tepkisini çekmezsiniz değerli hocam Düşüncelerinizden dolayı tekrar teşekkürler, Gerçekten rehber öğretmenseniz çok güzel fikir bunlar Tabi rehberlik dersleri için de umuyorum ki “aynı kanıdayım diyebilirseniz.

      Reply
    2. Ahmet Katrancıoğlu · Edit

      Egitim sisteminin uc temel ogesi vardir: Ogretim, yonetim, ogrenci kisilik hizmetleri. Rehberlik ve psikolojik danisma ogretim hizmeti degildir, egitim sistemimizin ogrenci kisilik hizmetleri ayağindadir. Rehberlik ve psikolojik danismanlik mezunlari rehberlik ve psikolojik danisma ogretimi degil uygumalari gerceklestirmektedirler. PDR lisans programı mezunlarının ogretmen kadrolarından atanmsi dogru degildir. Bunu psikolojik danismanlik takintisi olarak ifade etmek bu alana yapilabilecek en buyuk haksizlik olacaktir. Ogretmenligin kutsal bir meslek oldugundan suphe edilemez. Ancak bizim meslegimiz ogretmenlik degil rehberlik ve psikolojik danismanliktir, meslek unvanimiz da rehber ogretmen degil psikolojik danismandir. Emniyet Genel Mudurlugunde Rehberlik ve Psikolojik Danisma Buro Amirlikleri bulunmaktadir. Turk Silahli Kuvvetlerinde Rehberlik ve Psikolojik Danisma Merkezleri bulunmaktadir. Bu birimlerde PDR mezunlari psikolojik danisman olarak gorev yapmaktadirlar. Bu birimlerin yonetmeliklerinde psikolojik danisman gorev tanimi incelendiginde paralellik arz ettigi gorulecektir. Meb’te de Rehberlik ve Psikolojik Danisma Servisleri yer almaktadir. Diger calisma alanlarimizda kullandigimiz gibi MEB’te de calismalarimizi psikolojik danisman kadrosu altinda gerceklestirebilmeliyiz. Psikolojik danisman kadrosu saglik ya da yardimci saglik hizmetleri sinifina alinmalidir. MEB pdr mezunlarini saglik ya da yardimci saglik hizmetleri sinifindan alarak okullara atamalidir. Ek ders kaybi olacagina inanmiyorum. Gerekli calismalar yapilarak magduriyet giderilebilir. Su anda Emniyetteki calisma alanimizda psikolojik danisman kadrosu diye bir kadro henuz devlet personel cetvelinde tanimlanmadigi icin bizler degil diger calisma arkadaslarimiz olan psikologlar calismaktadirlar. Psikolojik danismanlik meslegi devlet personel cetvelinde yerini alarak meb, ic isleri bakanligi, TSK gibi kurumlar bu yerden psikolojik danismanlarin atamalarini gerceklestirmelidirler. Okullarda psikolojik danismanlarin ogrencileri tanima ve sinif ici sorunlarinin farkina varabilmeri adina ogrencilerle daha fazla ic ice olmasi gerektigi dusuncenize katiliyorum. Ancak psikolojik danismanlarin ogrencilerle yapacagi sinif ici calismalar ders olarak adlandirilamaz. Psikolojik danismanlarin her sinif duzeyine uygun olarak seminer, konferans, grup rehberligi faaliyetleri duzenlemesi ve bu faaliyetlerin basliklari meb tarafindan belirlenmelidir. Meb her sinif duzeyinde o sinif duzeyinin ihtiyacina gore psikolojik danismanlarin yapacagi calismalarin adedini asgari olarak belirlemelidir. Aksi halde bazi psikolojik danismanlar bunu suistimal de edeblmekteler. Igneyi kendimize de batirmak gerekir. Psikolojik danismanlarin gerceklestirdigi faaliyetler ders degildir. Ders saatlerinde girip buyuk grup rehberligi gerceklestirmeleri onlari ogretmen yapmaz.

      Reply
      1. Sn. Katrancıoğlu; en başta samimi yazışmanızdan dolayı teşekkürler. Bu samimiyetin izlerini yakalamak pek güç olmamıştır. Hatta bu yönünüzle, biz branşçılar olarak, danışman ve rehber öğretmen meslektaşlarımıza artniyet taşıdığımız polemiğini pek tabi gölgede bırakmışsınız denebilir. Bu olgun bakış açısı sizler adına iyi bir imzadır hocam. Bu yüzden sizi ayrıca kutlarım. “mesai saati konusunda fikir belirtmiyorum” şeklindeki ifadenizin akabinde “görüşlerinize katılmadığımı söyleyemem” diye tanımlıyor olmanız ise, indirek/dolaylama bir görüş onayıdır, ki nitekim “bu pilot okullar vasıtasıyla denenebilir” görüşünüz ile de sabit ve siz de bunu saklamış değilsiniz. OLayın özeti buraya kadar oldukça nettir diye düşünmekteyim. Öğretmenin tatil ve özlük haklarına sahip olmanız asla çekinti veren sonuç değildir bizler adına. Ancak danışmanlık görev saatlerinin yapılanma içine girmesi beklenen çok doğal bir sonuçtu sayın hocam. Nedenlerine bir önceki iletimde yer verdim. Çok kısa özeti ile; öğrenciler sınıflara geç giriyorlar Dersler kesinti ve bölüntüye uğruyor. Teneffüsle yetinilmesi gibi veya rehber öğretmenin bir takım bildirim ve bilgi demeçleri için dersi bölmeleri gibi esasen çoğunlukla ciddi sıkıntılar içeren dönütler alınıyordu. Danışmanlığın bu ayağı düzen alacaktır gözüyle bakabiliriz. Bu yönüyle tasarı, tüm bu sıkıntıları gideren yapıcı niteliğe sahiptir.

        Rehberlik vurgusuna değineyim sn. hocam: bilindiği gibi ve belirttiğiniz şekilde sizlerin görev tanımı ağırlıklı olarak danışmanlıktır fakat ne var ki, aldığınız eğitim donatıları, donanımları ve altyapı itibari ile aynı zamanda rehberlik eğitimi özelliği vardır ve bu göz ardı edilemez. Kısaltırsam, okullardaki rehberliklerin sizde iyi bilmektesiniz ki ‘atıl konumda olduğu, branşçı elinde dosya nitelikli formalitelerden öne geçemediği bil vâk-a ağırlıklı eğitim görüşü oluşturmaktadır. O yüzden, Rehberlikler için, bir katılım planı oluşturulmasına ve alanın rehberlik uzmanınca öngörülen faaliyetler niteliğine dönüştürülebilmesine karşıt durmamışsınız ki bu da çok güzel bir anlaşılırdır. Fakat bunun ‘ders nitelemesi olamaması gerektiği yolundaki vurgunuz dolayısıyla size de haksızsınız diyemiyorum. O takdirde belirtmiş olduğunuz gibi; ‘etkinlik, sunum, oturum, drupla danışma, seminer, konferans, şeklinde pekala adlandırılır. “İğneyi kendimize de batıralım demeniz” gerçekten yerinde ve olgun düşüncenin ürünü bir görüş olmuştur. (Bu arada bu etkinlikler evt, Meb tarafınca bir sistematiğe kavuşturulabilmeli,) Biz rehberliklerden kaçmıyoruz ancak genel manada, gerçekten rehber arkadaşlar artık öğrenci genelini şu veya bu şekilde tanıyabilmelilerdir sayın hocam Suistimale -varolan haliyle- çok yatkındır çünkü. Forumlarda çok konuşuldu. Planlar paylaşıldı bunları görmüşsünüzdür. Sizi tenzih ederim fakat küçük okullarda bile döenm boyunca rehebrlik dersi branşçının elinden tek bir sefer alınmaktadır. Bu da normal değil değerli hocam.

        Neticeten iki/2 haftalık ritüel dönüşümler halinde, şubelerin rehberliğine, rehberlik uzmanının katılımının planlanması; bunun önemi, gereği tartışmasız bir eğitim gerçeği ve yararlı bir rehberlik sahası vaat edecektir inancındayım/ yine branş öğretmenleri olarak bunun inancındayızdır.

  6. eğitmen&'e DİKKAT · Edit

    aşağıdaki eğitmen& nin yazdıklarını okudunuz mu, yazıda harf hatası bile yok, tırnak içi ifadeler bile yerli yerince.. sanki kimlerin hangi mantıkla yönetmeliği değiştirdiği sorusuna cevap gibi.. Kapalı kapılar ardında alınan kararlar böyledir. Alanda -sahada- çalışanların fikri alınmaz, işte böyle fikirler formüller denenir, sanki araştırılmış, doğruluğu kanıtlanmış gibi usta ifadelerle ilkel mantık doğrulanmaya çalışılıyor.. Türkiyenin de hali böyle, yönetim kademesinde yer alırsan işine geleni-aklına eseni uygularsın..
    Bu Paralel yönetmelik seçimlerde sonuç değişmezse aynen uygulanır.. Sonuç değişir mi bilmiyorum, uyuyanların uyanmasına bağlı..

    Reply
    1. şimdi ‘egitmen&’in yazısı için haksız diyebiliyor musun peki ? Ne yapıldı senelerdir hemen belirtmek isterim. Rehberlik ve danışmanlığın (özellikle rehberliğin) atıl konumdan çıkarılabilmesi için belirtilen ikazlara kulak tıkandı, bir takım yapıcı önerilere ve belirtildiği gibi rehber etkinliklerine alan uzmanının katılımına daima ve her fırsatta ayak direndi, bunlar için bir karşı duruşa geçildi. İşin gerçeği budur. Ne denildi? “çekemiyor kıskanıyorsunuz, hazımsızlık bu yaptığınız, pdr etiği şöyledir, böyledir, öğrenciyi tanımak adına kısmen yüzleşmek, nöbet tutmak, etkinlik için sınıfa/derse katılmak sorun ve çatışma doğurur.” dendi. Bunlardır söylenen ve belirtilenler,.bu bir gerçek çünkü farlı bir şeye tanık olabilsek onuda belirtecektim. Sn arkadaş; Eğitim, tıpkı madalyon gibi bir bütündür. Diyorsunuz ki “alanda/sahada çalışanların fikri alınmaz” Bütün bunlar, nitekim sahaya hakim olunması için yapılmak istenen düzenlemedir gibi geldi bana.Eminim yanılmıyorum Bir yapılanmaya gidilmek istendi mi şimdiye kadar? Cevabı malum. Nette ‘pdr önerisi’ isminde çok güzel bir görüş ve önerisi yazısı yer almış. Açıp okumanızı tavsiye ederim. Alınmanıza neden olmuşsam, yine de kusura kalınmasın. http://forum.memurlar.net/konu/1975101/9.sayfa, saygılar.

      Reply
    2. Çok dogru… size katılıyorum. Alan dışından olup PDR ile sürekli uğraşan, isimizin niteligi hakkinda hicbir bilgisi olmayan ancak meslegimize yonelik sürekli atip tutan bir zihniyet oldugu ne kadar belli…

      Reply
  7. bizim işimiz en başta öğrencilerle psikolojik danışmanlık yapmak.öğrenci olmayan okulda saat dilimini uzatarak elinize ne geçmesini bekliyosunuz. ayrıca okulda öğretmenlerle velilerle iş birliği içerisinde çalışmaktayız. bizi memur statüsüne düşürmeye çalışanlara sözüm bence işimizi araştırıp daha sonra taslak sunmanız..

    Reply
  8. çalışma saatleri dahil tüm konular meslek odası çalışmaları tamamlandıktan sonra yapılmalıdır. meb bizden habersiz iş yapacağına önce meslek odasını kurmamıza yardım etsin.

    Reply
  9. Meslektaşlarımız; mesleğine sahip çık, psikolojik danışmanız öğretmen değil, alan dışı atamaya hayır, meslek odası… gibi slogan ve eylemlerle elinden geleni yapmaya çalışırken bizleri bu hale düşüren tamamen organize yetersizliğidir diye düşünüyorum. bu organize de en büyük iş ise sahiplenmeye çalıştığımız derneğimize düşmekteydi. bölgesel küçük gruplarla yapılan karşı çıkışlar her anlamda yetersiz kalmıştır. dernek bu konuda yeterli üyesi bulunmadığını söylüyor. peki derneğe üye olma konusunda kim ne gibi çalışmalar yaptı? derneğin üye olmayı teşvik edecek bir girişimi oldu mu? ben önce birlik olunması taraftarıyım dernek; yeni atanan, çalışmakta olan, halen öğrenim görmekte olan meslektaşlarımıza bu bilinci kazandırma konusunda çalışmalar yapmalıdır. olmuşa çare arama peşinde olmanın yanında olacağa engel olma gayreti içinde olmak gerekir.
    Saygılarımla

    Reply
  10. Bakanlığın kararını; öğrenci genelinin istifadesine sunulabilen uygulamalar açısından, oldukça nitelikli ve yapıcı yönde bir karar olarak görüyor ve öyle değerlendiriyorum. Çünkü;

    “Otomobil geri kaçmayı bırakacak ki, arka aynaya değil; ilerleyebilmek için daima önümüze bakabilelim ” diyorum değerli arkadaşlar. Zira günümüzde gelinen noktada, rehberlik ve danışmanlıkların hedef alanlarının net çizgilere sahip kılınamadığı gerçeği, genel bir görüş yanı sıra yaygın eğitimci kanaati oluşturabilmektedir. Başta rehberlikler olmak üzere; öğrenci geneline ‘Uygulanabilirlik’ ve danışmanlık boyutunda ise, öğrenci genelinin danışmana ‘Ulaşılabilirliği’ noktasındaki bu temel ve kronik sorunlar, söz konusu düzenleme ile bir nebze ortadan kaldırılabilir nitelikte görülmüş ve bu yönde eğitim görüşleri ağırlık kazanmıştır diyebiliriz. Baktığımızda, danışmanlık iş ve işlemleri için, branş derslerinin kesintisi ve bölüntüsü , yer yer öğrencilerin hizmetin sunumundan teneffüsle yetinmeye çalışmaları ve bir takım derslere geç girmek istemeleri, geç kalmaları, ders kayıpları neticelerini doğuran sonuçlar ve olumsuz dönütler alınmış olabilecek ki, ilgili karar; genel anlamda, tüm bu eğitim ve motivasyon becerilerinin dağılarak yürütülmesi anlamını taşıyan uygulanabilirlik sorunlarını ortadan kaldırabilecek oldukça yapısal bir düzenleme niteliğinde görülebilmektedir. Ayrıca, derslerin bitimi ile okullarda, öğrencilerin rehberlik ve danışmanlık faaliyetlerinden bilhassa faydalanabilmeleri önemli katkılar sunacak ve sağlayabilecek boyuttadır. Çünkü derslerin bitiminde çoğunlukla; bir takım etkinlik, egzersiz ve yetiştirme kursları önemli ölçüde devam etmekte fakat öğrencilerimiz hizmeti sonlandırılmış bulmaktadırlar. Uygulama ile, danışmanlık sorunları önemli ölçüde ortadan kaldırılabilirken, geriye rehberlik hedef alanlarında görülen bir takım eksik ve noksan uygulamaların varlığı dikkat çekicidir. Yine rehberliklerde de, alanın rehberlik uzmanınca, önemli rehberlik etkinliklerine; bir sistem, müfredat ve katılım planı ile hitap edebilen uygulamaları arzu edilmektedir. Çünkü, öğrencilerin istifadesi ve yine öğrenci genelinin tanınırlığı noktasında etken olunması yönünden, rehber öğretmenler ile öğrenciler arasındaki iletişim kopukluğunu onarabilecek tek unsur; alan uzmanınca verilmesi ve gerçekleştirilmesi öngörülen ‘rehber etkinlik dersleridir. Bu rehber etkinlikleri neticesinde, rehber öğretmenler ile öğrencileri arasında bir iletişim kanalı bulundurulması sağlanırken, öte yanda öğrenci tanınırlığı ve bireysel gözlemi de hedeflenmiş olacaktır. Rehberlik dersi hedef alanı ile ilgili ek olarak, alan uzmanının ihtisasında ele alınması gereken önemli rehberlik etkinliklerinin, ‘takip ve gözlem’ gibi bilimsel nitelikli yönde, öğrenci genelini tanıyabilen ve genelin hedef kitlesine dönük istifadeler sunan uygulamalar boyutunda sürdürülebilmesi için; anıldığı gibi alan uzmanı olan rehber öğretmenin, bu etkinliklere bir katılım planı ile etken olabilmesinin önemi vurgulanmakta, bu yönü ile de pekala sahaya hakim olunabilmesi anlamına gelen, daha amacına uygun nitelikli rehberlik kazanımları sağlanabileceği belirtilebilmektedir. Saygılarımla.

    Reply
    1. abisi uzun uzun yazmak isterdim ama zamanım yok. şimdi şöyle bakalım. okulda tam gün eğitim yapılıyorsa saat üçten sonra öğrenciyi okulda bulman ya da okulda tutman çok çok zor hele de taşımalı eğitim yapılıyorsa. buna ek olarak bizlerde de o motivasyonu sağlaman zor o kadar yorgunluktan sonra.. diğer yandan benim gibi iki eğitimin olduğu okullarda çalışanlar için zaten değişen bir şey olmayacak sabah 7 aksam 6 ders var ee değişen bir şey yok benim moralim dışında tabii.
      ki zaten bakanlık bu konuda samimi olsa şimdiye kadar alan dışından binlerce kişi aldı onları almazdı.
      keşke diyorum şu bakanlık hatta bakanlığı bir kenara bırakalım il milli eğitim müdürü gelse de bir gününü benimle geçirse.. çalışmaların birçok engelleyicisi var ama ilk defa kendi can güvenliğimden şüpheleniyorum ! madde bağımlılarına müdahele edemiyorsunuz ne okul ne emniyet olarak.. bunu dile getirdiğimde bana soruşturma açmaya bile kalktılar ben onlardan destek – işbirliği isterken..
      saygılar bizden..

      Reply
    2. Ahmet Katrancıoğlu · Edit

      Mesai saatleri konusunda hicbir yorumda bulunmak istemiyorum. Goruslerinize katilmadigimi soyleyemem. Denenmesi gerekir. Neden denenmesin. Ancak rehber ogretmen kavramina vurgu yapmanizi dogru bulmuyorum. Egitimin uc temel ogesi vardir: Ogretim, yonetim ve ogrenci kisilik hizmetleri. Rehberlik ve psikolojik danisma ogretim hizmeti degildir. Egitim sistemimizin ogrenci kisilik hizmetleri ayagindadir. Bu alanin mezunlari ogretmen degil psikolojik danismandir. Psikolojik danismanlarin ogrencilerle sinif ortaminda faaliyet gerceklestirmeleri onlarin ogrencileri daha iyi tanimalarini saglayacaktir. Psikolojik danismanlarin sinif ortaminda ogrencilerle gerceklestirdigi faaliyetler ders degildir. Bunu ders olarak gormek ve rehberlik etkinlikleri dersi olarak adlandirmak yanlistir. Psikolojik danismanlarin her sinif duzeyinde yapacagi calismalari buyuk grup rehberligi, seminer, konferans olarak adlandirmak daha dogrudur. Ders saatlerinde buyuk grup rehberligi gerceklestirmeleri, seminer ya da konferans duzenlemeleri psikolojik danismanlari ogretmen yapmaz.

      Reply
      1. Sayın Katrancıoğlu: “eğitmen”in mesai saati konusundaki o uzun yazıda yer alan yorum ve değerlendirmeleri karşısında; “ilavede bulunmak istemiyorum ve haksız karşılamadım” şeklindeki objektif bakışınız nedeniyle bir danışman ve okul rehberlikçisi olarak sağduyulu bir duruş sergilemekte olduğunuza inanıyorum. Konuya yalnızca kendi menfaat ve özlüğünüzü öne çeken dar bir pencereden bakmamanız ve hem de yazışmanıza yansıyan bu olgun düşünce yapısı itibari ile sizi ayrıca kutlarım. Çünkü bir danışman ve rehber öğrt. olarak yanlı görüşten uzak kalabildiğinize açıklıkla ispat getirmiş olduğunuz düşüncesindeyim. Tebrik ederim. Sevgili hocam, İlk fırsatta eğitmenin rehberlik noktasında atıfta bulunmuş olduğu ‘Pdr Önerisi’ ve aktif rehberlik modeli için; rehberliklere belirli ve planlı periodlarla kendi saha uzmanının katılımı noktasında ben de görüşlerimi bildirmek isterim. Şimdilik zamanım bu kadar en kısa sürede inşalh.konu hakkında yazmaya çalışacağım Saygılarımı sunuyorum.

Yorumunuzu ve sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz