PDR Yönetmelik Taslağı Konusunda Derneğin Açıklaması

Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün daveti üzerine, Özel Eğitim ve Rehberlik Yönetmelik Taslağı ile ilgili 7 Mart 2014 tarihinde bir toplantı gerçekleştirilmiştir. Toplantıya derneğimizi temsilen Dernek Başkanımız Prof. Dr. Tuncay ERGENE, Başkan Yardımcımız Hüseyin ŞEN katılmışlardır. Toplantıya ayrıca Hacettepe Üniversitesi PDR Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz BİLGE, 19 Mayıs Üniversitesi PDR Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kurtman ERSANLI ve Ankara Üniversitesi PDR Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serap NAZLI katılmışlardır.

Toplantı Genel Müdür Prof. Dr. Mustafa BALOĞLU başkanlığında gerçekleşmiştir. Toplantıda Genel Müdür tarafından gelen görüşlerin 3000 üzerinde olduğu ve görüşlerin %85’inin özel eğitim ve PDR’nin aynı Yönetmelikte birleştirilmesine, psikolojik danışman unvanına yer verilmemiş olmasına ve okulda çalışma süresinn 8 saate çıkarılmasına yoğunlaştığı ve görüş belirtenlerin bu üç konuda önerilen düzenlemeye karşı çıktığı bilgisi verilmiş, iki alanın mevzuatta sadeleştirme kapsamında birleştirildiği belirtilmiştir.

Toplantıda gerek derneğimiz gerekse üniversitelerimiz adına katılan hocalarımız tarafından da ortak olarak, özel eğitim ve PDR’nin aynı Yönetmelikte birleştirilmemesi, birleştirmenin her iki alana da haksızlık olduğu, bu haliyle çıkması durumunda alanımıza zarar verilmiş olunacağı, çalışma süresinin arttırılmaması, PDR’nin ilkelerine yer verilmesi gerektiği, rol tanımlarının yapılması gerektiği ve gelen görüşlere rağmen taslak haliyle ve taslaktaki kritik maddelerin yürürlüğe girmesi halinde çalışma barışının bozulacağı dile getirilmiştir.

Kamuoyuna, üyelerimize ve meslektaşlarımıza saygıyla duyurulur.

Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği
Yönetim Kurulu

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

2 thoughts on “PDR Yönetmelik Taslağı Konusunda Derneğin Açıklaması

  1. 1996 yılında sınıf öğretmenliği ile meslek hayatıma başladım sonra kendi branşıma geçtim. Psikolojik danışmanlık. Rehber öğretmen olarak çalışmak özveri isteyen bir iştir. Sürekli olarak her şeyi takip etmek, öğrencilerin başına gelecek tehlikeleri önceden hesaplamak, başarılarını artırmak için çalışmak, özel eğitim öğrencileri için öğretmeni plan yapmaya teşvik etmek, bilmediğiniz bep planlarını tüm siteleri araştırarak rehberlik yapmak aksak giden şeylerde hep sorumlu olarak görülmek, disipline verilen öğrencilerle mezuniyete kadar yakin takip, ailelerle görüşmeler, veli seminerleri, toplantıların ve seminerlerin vazgeçilmez insanı, boş ders varsa hocam bir bak denilen kişisi ve daha neler buraya yazmakla bitiremeyeceğim şeyler ve inanın yapılan bunca fedakarlığı kimsenin görmemesi hep birşeyler beklenmeside cabası. Rehber öğretmenler yatıyor diyenlerin aklına ve vicdanına sesleniyorum ben bu işi yaptığım için 2. çocuğumu düşünemedim. İş temposundan. Beyin yorgunluğundan. Akşam eve gidince yarının iş planlarını beynim bana hep hatırlattı. O yüzden rehber öğretmeni çalıştırmaya değil onun çalışma şartlarını düzenlemeye morale ve teşviğe ihtiyacı var.

    Reply

Yorumunuzu ve sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz