Okulda disiplin süreci ve rehberlik raporu nasıl olmalıdır?

Kurumlardan gelen disiplin olayları incelenmiş, sınıf ve okul ortamında çözülebilecek olaylar için de disiplin dilekçelerinin yazıldığı, önleyici ve çözüme yönelik çalışmalar yapılmadan, öğrenci izleme sürecine alınarak, gerekli destek verilmeden ( Ek: 1, Ek: 2 ) cezalandırma temeline dayanan bir yaklaşım içinde olunduğu saptanmıştır.

Disiplin, çocuğa istenilen davranış ve alışkanlıkları öğretmek, kendi kendini denetleme ya da iç denetimi sağlamaktır. Bu nedenle çocuğun gelişiminde önemli rol oynayan disiplinin üç temel amacı vardır. Bunlar; sevgi ve güven ilişkisini geliştirmek, benlik değerinin temelini atmak, başkalarını anlayarak ve onların kişiliklerine saygı göstererek model görevini gerçekleştirmek olarak sıralanabilir. Gerçek anlamda disiplin, çocuğun topluma uyumu üzerinde yoğunlaşıp davranışı yönlendirmeyi amaçlasa da cezalandırma ile eş anlamlı değerlendirilmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Ödül ve Disiplin Yönetmeliği’ne göre disiplin öğrencilerin uymaları gereken kuralları ifade eder. Bu kuralların, derslerde, törenlerde, toplantılarda, rehberlik çalışmalarında, sosyal, kültürel ve benzeri tüm eğitici faaliyetlerde davranış olarak öğrencilere kazandırılmasına özen gösterilir.

Okullarda disiplin önemli bir konudur ve okulların çocukların disiplinli olarak yetiştirilmesinde önemli bir rolü vardır. Disiplinli olma, bir durumu anlama, o durumda yapması gereken davranışa karar verme ve yetişkinlerin denetimi olmadan bu davranışı doğal bir biçimde uygulama yeteneğidir. Etkili disiplin, cezadan çok öğretimin işidir.

Eğitimciler, davranışların ceza yoluyla biçimlendirilmesinin doğru olmadığı görüşünde birleşmektedirler. Ceza istenmedik davranışın bastırılmasında etkili olabilir. Ancak davranış değişikliğine yol açmaz.

Liselerde disiplin kuruluna gitme ve ceza alma sürecinde öğrencilerin bu süreci yaşamalarının, onlarda psikolojik olarak gerginlik yaratmaya, kendilerini suçlu hissetmelerine ve çevredekilerin bakış açıları ile utanç duymalarına sebep olabilir. Ayrıca cezalandırılan kişide öğrenmeyi engelleme, okuldan soğutma, korku, nefret gibi güçlü duygusal tepkiler oluşturabilir. Ve bu tepkiler cezayı veren kişi ile birleşerek öğretmene, okula ve derse yönelik olumsuz duygular gelişmesine yol açabilir. (Erden ve Akman 1997).

Bu cezalar, çocukların kendilerini suçlu, bozulmuş, korku içinde, aşağılık, aptal ve sevgiden yoksun hissetmelerine yol açabilir (Onur, 1993). Cezanın diğer bir olumsuz yönü ise saldırgan davranışa neden olmasıdır. Engellenme ve ceza sonucu saldırgan tutumlar olabilir, kişide hayal kırıklığı, öfke hali, kızgınlık, sinirlilik hali görülebilebilir. (Stein (1997) Gençler öğretmenlerine karşı asi, karşılık veren ve kuralları çiğneyen bir tutum takındıkları gibi kendi aralarında da daha kavgacı ve geçimsiz olabilirler. Saldırgan gençler, tepkilerini öğretmen ve yöneticilere gösteremezlerse, kendi içlerinde daha güçsüz olanlara yöneltebilirler. Aşırı baskı, nerede olursa olsun öğrencide kişilik gelişimini aksatır, işbirliği ve toplu çalışma yeteneğini köreltir ve yaratıcılığı engeller.

Sonuç olarak Disiplin Kurullarının öğrenci davranışını ve olası sonuçlarını düşünmeyi sağlama, doğru davranış kazandırma hedefinden saptığı, ceza ile tehdit mekanizması haline geldiği ve öğrencilerin gözünde ceza veren kurullara dönüştüğü görülmektedir.

Yetişkinler çocuğun biyolojik, psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını karşılarken ondan, sınırlarını kendilerinin çizdiği yaşam düzenine uymasını beklemektedir. Çocuktan yetişkinlerin belirlediği bu kurallara uyması ve aynı zamanda bağımsız davranmayı öğrenmesi istenmektedir. Bu ikisi arasındaki denge, yani baskı unsuru yaratmayan disiplin sağlama davranışları sayesinde, çocuğun bir yandan çizilen bu yaşam düzenine uyması, bir yandan da sağlıklı bir kişilik geliştirip, özgür düşünme ve bağımsız davranışlar geliştirebilmesi sağlanacaktır.
Bu nedenle okul “Disiplin Kurulları” hiçbir şekilde bir yargı makamı olarak algılanmamalı, eğitim ve öğretim hizmetlerinin kesintisiz ve sağlıklı bir şekilde verilebilmesi, olumlu disiplin anlayışının yaşatılabilmesi için etkin bir başvuru mercii olarak işlev görmelidir.

Bu düşünceden yola çıkarak disiplin yönetmeliğinin 24.maddesi a bendi “disipline aykırı davranışların nedenini inceler ve bunların ortadan kaldırılma yollarını arar” şeklindedir.
Bu maddeye göre, disiplin kurullarının amacı, istendik davranışları geliştirmek ve istenmeyen davranışları öğrenciye fark ettirip, beklenen davranışları kazanma konusunda desteklemektedir.

Etkili ve güvenli disiplinin birçok yolu vardır. Fakat kolay olan ve çok sık tercih edilen yöntemlerden biri cezalandırmadır. Eğitimde ceza, öğrenmeye olumlu etkisi olmayan, sadece disiplini sağlamada kullanılan ve genelde son çare olarak kullanılması gereken bir yöntemdir. Uygulamada ise disiplin ve cezalandırma benzer şekilde algılanmaktadır. Oysaki disiplin davranış değişikliği oluşturmak için kullanılan yöntemlerin tümünü içerir. Ceza ise davranışı azaltmak için yapılan spesifik bir işlemdir. (Özmert, 2006)

Okullarımızda meydana gelen disiplin olaylarının önemli bir kısmında, disiplin suçu sayılmayacak pek çok olaya, öğrencinin algı çerçevesinden bakılmadığında olması gerekenden daha ağır anlamlar yüklenerek, herkes için zararlı olabilecek bir süreç başlatılmış oluyor. Ör. Öğretmen, öğrenci için zararlı olabilecek bir davranışı fark ediyor ve düzeltme arayışına giriyor. Öğretmenin uyarısı öğrencinin bir yarasına dokunabiliyor ve amacı daha iyiye ulaşmak olan öğretmen, fark etmeden öğrencinin gözünde tehdit unsuruna dönüşüyor. Ve öğrenci tehdit altında hisseden birinin sergileyeceği normal tepkileri veriyor, yani savunmaya geçiyor ve oluşturmaya çalıştığı kişiliğini gösterme çabası içerisine giriyor. Bu çaba içinde öğrenci, kendi zayıf tarafını, incinmişliklerini, onurunu tamir etmeye çalışırken, söylediği sözler ve yaptığı davranışlar, öğretmen tarafından, görünen kısmıyla değerlendiriliyor ve saygısızlık olarak algılanıyor. Bu sırada öğretmenin duygularını kontrol edemeyip öfkelenmesi ile olay güç savaşına dönüşüyor. Bu durumda tıkanan öğretmen çözümü disiplin kurulunda aramaya yoluna gidiyor.

Öğretmenin dilekçeyi okul müdürüne vermesinden itibaren, yorucu ve öğrenci için sıkıntılı bir süreç başlıyor. Okul müdürünün dilekçeyi Rehber Öğretmen olan okullarda okul rehberlik ve psikolojik danışma servisine havale etmesi ile süreç devam eder. Okul rehber öğretmeninin öğrencinin yaşadığı durumla ve öğrencinin genel olarak psikolojik durumu ile ilgili rapor yazması, raporun okul müdürüne verilmesi ve daha sonra müdürün dilekçeyi disiplin kuruluna sevk etmesi, disiplin kurulunun ifade alma süreci ve daha sonra karara varma süreci uzun ve yorucu bir durumdur. Birçok sorun bu zorlu yola gitmeden çözülebilir niteliktedir.
Sınıfta disiplin sorunlarının daha çok ortaya çıktığı bazı kritik durumlar vardır. Bunlar, dersin başlangıcı ve bitişi, geç kalanlara, dersi dinlemeyenlere, çevresini rahatsız edenlere, sınav ortamında kurallara uymayanlara karşı neler yapılacağı gibi hususlardır. Çoğu öğretmen bu durumlarda bocalamakta, aldığı kararlar bazen öğrenci veya sınıf tarafından kabul görmemekte ve gereksiz sürtüşmelere neden olmaktadır.
Yaşanan örnekler göstermektedir ki; öğretmenler olay anında bazı müdahalelerle durumu tersine çevirerek yeni bir anlam yükleyebilir, yönünü değiştirebilir, olası bir krizi engelleyebilirler. Gerçekte disiplin problemlerine mani olmak, bir kere olduktan sonra onu düzeltmek için uğraşmaktan daha kolaydır.

Genel yaklaşım, söz konusu davranışı sonuçlarına bakarak değerlendirmek, ceza vererek caydırma şeklinde ortaya çıkmaktadır. Oysa olumsuz davranışı sonlandırmak, nedenleri ortadan kaldırmakla mümkündür. Okul ve sınıf içindeki zorlayıcı şartlar devam ettiğinde, aynı davranışın ortaya çıkma ihtimali yüksektir.
Bu bağlamda olayı yaşayan öğretmen, şube rehber öğretmeni, okul rehber öğretmeni (psikolojik danışman), okul müdürü ve disiplin kurulunun rolü son derece önemli ve öğrencinin geleceği açısından belirleyicidir.

DİSİPLİN SÜRECİ BASAMAKLARI

Sorun yaşayan ya da soruna tanık olan öğretmen rolü

Önleyici Müdahale:
Birçok disiplin probleminin, öğretmenin katı otoriter davranışından ve “geleneksel güç dili” ni kullanmasından kaynaklandığı bilinmektedir (Gordon). Oysa olayın oluşumu sırasında soğukkanlılığını korumak, kişisel saldırı olmadığının bilincinde olmak, onun dünyasındaki anlamını kavrayabilmek için öğrencinin gözünden bakabilmek, yıkıcı sonuçları olmayan bir davranış ise olumlu bir anlam yükleyerek, şakaya dönüştürebilmek, disiplin işlemlerinin önemli bir kısmı başlamadan bitirilebilir.

Bunun işe yaramadığı durumlarda, şahit olunan davranışın sonucunu değil, bu sonucu doğuran nedenleri sorgulamak gerekmektedir. Olumsuz davranış sergileyen bir öğrenciyi uyaran bir öğretmenin, öğrencinin aldırmaz tavırları ile karşılaşması sık yaşanan bir durumdur. Bu durumda öğretmen kendine saygı duyulmadığını, otoritesinin sarsıldığını hissedebilir. Oysa verilen tepkinin öğretmenin kişiliği ile ya da mesleki rolü ile ilgisi yoktur. Bu yüzden öğrencinin tavrı öğretmene saygısızlık olarak algılanmamalı, kişiselleştirilmemeli, öğrencinin o anda olumsuz davranışı ile yüzleşmekten duyduğu rahatsızlığı kapatma tepkisi olarak algılanmalıdır. Aslında altında “benim baş edemediğim bir sorunum var” mesajının olduğu fark edilmelidir. Tam da bu noktada öğrencinin, öğretmenin güçlü olduğunu ve ona yardım edebileceğini hissetmeye ihtiyacı vardır. Ancak davranışının kabul edilemez olduğu mesajını verebilir. Bu yolla öğrenci kendini değerli hisseder ve dikkatini hatalı olduğu davranışına yönlendirebilir. Böylece kendini savunmak ve hatasını kapatmak için istenmeyen başka bir davranış oluşturmak yerine öğretmen ile işbirliği yapmaya hazır olur. Bu süreç çözüm adına atılmış çok önemli bir adımdır.

Sorunun devam etmesi halinde:

Öğrenci görüşmesi: İstenmeyen davranışı düzeltmenin anahtarı, hata yapan öğrenciyi tanımak ve derhal sorunu anlamaktır. Bu aşamada hareket noktası, öğrenciyi tanımak, aileyi tanımak istenmeyen davranışı tetikleyen şartları değerlendirmek, içinde bulunduğu ruh halinin gösterdiği davranışa etkisini fark ederek, onun penceresinden olaya bakmak olmalıdır. Birçok disiplin problemleri, öğrencilerin eleştirel ve yaratıcı düşünmelerinin harekete geçirilmesi ile daha kolay çözümlenebilir. Öğüt ve öneride bulunmaktan kaçınarak, öğrenciye sorulacak sorularla, davranışının olası sonuçlarını kendisinin fark etmesi sağlanmalıdır.
Öğrencinin velisi ile iletişime geçerek, veli desteğini kazanmak, varsa okul rehber öğretmeninin görüş ve önerilerini almak, öğrenciye zaman tanımak, gelişmeleri izlemek ve izlerken de meydana gelen küçük değişimleri fark ederek onore etmek, daha iyisini yapabileceğine inanç oluşturarak desteklemek gerekmektedir. (Genellikle hızlı bir değişim beklenmekte, öğrencinin çabaları yerine sonuca odaklanılmakta, küçük değişimler gözden kaçırılarak umutsuzluk yaşanmaktadır.)

Bu çalışmalar sonucunda hala hiç yol alınamadığı düşünülüyorsa, disipline öğrenci gönderme formunu Öğrenci Değerlendirme Formu (Ek:1) doldurarak okul idaresini bilgilendirmek.

Okul Müdürü:
Öğretmen tarafından doldurulan Öğrenci Değerlendirme Formu (Ek:1) inceler, değerlendirir. Süreç usulüne uygun yürütülmüşse, formu rehberlik servisine havale eder. Süreçte eksiklikler saptarsa ilgili öğretmene geri vererek sürecin tamamlanmasını talep eder.

Okul rehber öğretmeni:
Kendisinden önce ilgili öğretmenlerin ve şube rehber öğretmeninin yaptığı çalışmaları inceler. Öğrencide davranış değişikliği yaratacak çalışmaları planlar. Psikolojik danışma sürecinin gereklerine göre hareket eder. Bir yandan psikolojik danışma devam ederken, diğer yandan öğrenciyi izleme sürecine alır.

Danışma ve izleme süreci sonlandığında, elde ettiği sonuçları Ek.2 ile Okul Müdürüne iletir.

Okul Müdürü:
Rehberlik Servisinden gelen Ek: 2 formunu inceleyerek bir sonraki adıma karar verir.

Ek: 1
TARİH:
…………………………….. OKULU MÜDÜRLÜĞÜNE
İZMİT

ÖĞRENCİ DEĞERLENDİRME FORMU
Öğrenci Adı :
Öğretmen Adı :
Sorunun Tanımlanması :

Öğrenci Bilgileri ( Kişisel Özellikleri, Aile Yapısı, İlaç Kullanma Durumu, Başarı Durumu:

Soruna Yönelik Çalışmalar (sorunun çözümüne yönelik yapılan çalışmalar, alınan önlemler).
Öğrenci görüşmesi

Aile ile görüşme

Sınıf öğretmeni ile görüşme

Bu süreçten sonra (yapılan görüşmeler, elde edilen sonuçlar).

SONUÇ:

Öğretmen
İmza

Ek: 2
TARİH:

 

 

………………………….. OKULU MÜDÜRLÜĞÜNE
İZMİT
İlgi :
Konu :

İlgili öğrencilerle gerekli görüşme ve çalışmalar yapılarak aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır.

Olaya Neden Olan Faktörler;

Yapılan Çalışmalar;

Sonuç ve Öneriler:

Gereğini bilgilerinize sunarım.

Psikolojik Danışman

Rapor örnekleri

  Rehberlik disiplin rapor örnekleri (57,5 KiB, 13.068 hits)
Okulda disiplin süreci ve rehberlik servisinin disiplin raporu nasıl olmalıdır konulu yazı ve rapor örnekleri

Kaynak: KIRŞEHİR – KAMAN – KIZ TEKNİK VE MESLEK LİSESİ

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

Yorumunuzu ve sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz