Okul korkusu nedir? Belirtileri ve nedenleri nelerdir?

Okullar açıldı, milyonlarca öğrenci okula başladı. Eğitimci ve yazar Çelebi ÇAĞLAYAN özelikle okula yeni başlayan öğrencilerde daha sık görülen okul korkusu ve okula isteksizlik konularında öğrenci velilerine yönelik bazı açıklamalarda bulundu.

*Okul korkusu nedir?
Okula yeni başlayan çocuklar okulun açıldığı ilk günlerde veya belli bir süre sonra okula gitmek istemeyebilirler. Okulun olduğu günlerde çeşitli bahaneler üretmeye başlarlar. Aileler ilk önce bu bahanelerin nedenini anlamayabilir, hatta bunların bahane değil de gerçek olduğunu düşünürler. Fakat aynı şikâyet ya da bahaneler tatil günlerinde de devam ediyorsa bu durum fiziksel bir rahatsızlığın nedeni de olabilir. Bu durum okul korkusu ya da okul fobisi dediğimiz bu konudan farklıdır.

Okul korkusu yaşayan öğrencilerde akademik başarıda düşme ve sosyal faaliyetlere, etkinliklere katılma isteksizliği yaşanır.

Okul korkusu önemli bir durumdur ancak aynı zamanda doğru teşhis ve müdahale ile kısa zamanda çözülecek de bir durumdur.

Aileye karşı aşırı bağımlı olan, özgüveni düşük, sosyal yönü Zayıf ve kardeş kıskançlığı yaşayan öğrencilerde daha fazla görülür. Yapılan araştırmalarda ortalama her 100 öğrenciden 4–5 öğrenci de okul korkusu yaşandığı tespit edilmiştir.

Belirtileri ve nedenleri nelerdir?
Okul korkusu yaşayan çocuklarda genellikle, mide bulantısı, kusma, baş ve karın ağrısı, uykusuzluk, istek kaybı, ağlama ve hırçınlık görülebilir.

Okul Korkusu

Okul korkusu konusunda aileler neler yapabilir?

Eğer çocuklar okula gitmemek için birçok mazeret öne sürüyor, devamsızlık yapıyor ve okuldan kaçma davranışı gösteriyorlarsa yapılması gereken ilk ve en önemli konu okula karşı olan bu tepkinin altında yatan nedeni öğrenmektir. Bu konuda genelde en çok rastlanan nedenler olarak; aileden ayrılmanın kaygısı, ailenin öğrenciden kapasitesinin üstünde yüksek başarı beklentisi içinde olması, verilen ödev ve görevleri yapmaması, öğrencinin sosyal yönünün zayıf olması ve yalnız kalması, öğretmenleri ile sorun yaşaması, özellikle sınıf arkadaşları tarafından dışlanma ve okul ortamında sözlü ya da fiziksel şiddete maruz kalması gibi durumlar sayılabilir. Öncelikle bunlardan hangisi ya da hangilerinin öğrencinin okula devamsızlık yapmasının nedeni olduğu tespit edilmelidir. Daha sonra sorunun çözüm yolları araştırılmalıdır. Bu aşamada aileler sabırlı ve ilgili olmalıdır. Okul yönetimi ve öğretmenlerle işbirliği yapmak da önemlidir. Okul ve öğretmenler çocuğun yanında sürekli eleştirilerek çocuğun okuldan soğuması önlenmelidir. Okulda konulmuş disiplin kurallarına uyması konusunda yardımcı olunmalıdır. Öğrenci her şeyden önce okulunu sevmelidir. Sevmediği ya da sevilmediği bir ortamda başarılı olması ve okula karşı ilgili olması çok zordur. Başarılı olamayan çocuklarda gerek ailenin gerekse okulun baskısı sonucu çözümü okula gelmeyerek, okuldan kaçarak bulmaya çalışır. Öğrencinin arkadaş çevresi hakkında da bilgi sahibi olunmalıdır. Öğrenciye sosyal yönden kendini geliştirecek ortam ve imkânlar sunulabilir. Sosyal faaliyetlerde ve etkinliklerde görev alması için teşvik edilebilir. Mesela ilgi ve yeteneği doğrultusunda okul takımında, tiyatro kulübünde, halkoyunları çalışmalarında, önemli günlerde şiir okuma, konuşma yapma gibi aktif görevler alması için yönlendirme yapılabilir.

Alay edilme ve dışlanma gibi konularla karşılaştığında bunlarla nasıl baş edebileceği konusunda yardımcı olun ve bir uzmandan yardım almaya çalışın.

Okula isteksizlik konusunda aile çocuğa karşı anlayış ve hoşgörülü olmalıdır. Ancak bu durum çocuğun istediği olur anlamında değerlendirilmemelidir. Aile bu konuda kararlı ve tutarlı olmalıdır. Anne ve baba farklı konuşmamalıdır. Çocuk bu durumu kullanır. Ebeveynler okula gitme konusunda kararlı olduklarını göstermeliler. Herkesin bir görevi var, doktorlar hastaneye, baban işine, sen de okula gitmelisin. Bu da senin görevin…

Şiddet ve tehdide asla başvurulmamalı.

Sınıf içinde gereksizce durulmamalı. Çocuğunuzu okul bahçesine kadar, eğer gerekirse de sınıf kapısına kadar getirilmeli, ancak anneden ayrılamayan çocuklar başkaları tarafından okula getirilmeli.

Okulun sadece oyun yeri olduğu vurgulanmamalı, diğer etkinlik ve faaliyetlerden de bahsedilmeli. Çocuğa kısa orta ve uzun vadeli hedefler koymasına yardımcı olunmalı, okulun nedeni ve önemi üzerine sohbet edin.

Okula yeni başlayan çocuklarda farklı davranışlar görülecektir. Bu geçici ve normal bir süreçtir. Hemen telaşa kapılmadan bir süre gözlemleyin, devam ederse öğretmenleri ile görüşerek neler yapabileceğinizi kararlaştırın.

Çocuk okuldaki olayları kendine göre senaryolaştırabilir. Böyle bir durum olduğunu gördüğünüzde önce sınıf öğretmeni ile iletişim kurulmalıdır. Çocuğun her söylediğini hemen ciddiye alarak, araştırma yapmadan harekete geçmeyin.

Okulda uyum problemi yaşayan çocukların çoğu; kurallara uyum sağlayamayan çocuklardır. Anne ve Babalar evde kurallar koymalı ve kurallara uymada örnek olmalı. Anne ve Babalar kurallara uymada tutarlı olmalı.

Çocuk ve ailesi birlikte kurallar belirlemeli ayrıca bu kurallara uyulmadığında verilecek olan yaptırımlar birlikte karara bağlanmalıdır. Kuralların kesin ve çok katı olması yerine zaman zaman esnetilebilir olması daha uygun olacaktır.

*Yukarıdaki metin Çelebi ÇAĞLAYAN’ın ‘Eyvah-Yaşasın Çocuğum İlkokula Başladı’ isimli kitabından alıntıdır.

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

Yorumunuzu ve sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz