Mutlu çocukluğun yolu mutlu ebeveynden geçer

Çocuğumuzla nasıl iletişim kurmalıyız, nelere dikkat etmeliyiz, nasıl davranmalıyız? Ebeveyn olarak kendimize sorduğumuz bu soruların sonu yok. Çocuğumuzu büyütürken onun, yaş dönemlerindeki gelişimini ve geçiş dönemlerindeki olası ihtiyaçlarını öğrenmeye çalışıyoruz. İyi bir ebeveyn olarak onun duygularını anlamak ve onun mutlu olmasını sağlamak için uğraşıyoruz. Çocuğumuza özeniyoruz. Çocuğumuzla konuşurken ve onu dinlerken neler e dikkat etmeliyiz, nasıl davranmalıyız? Sorularının cevaplarına göre doğrularımızı, yanlışlarımızı tespit etmeye çalışıyoruz. Sürekli bir öğrenme halindeyiz. Artık biliyoruz, sağlıklı bir iletişim için, yüz ifademiz, ses tonumuz, mimiklerimiz, kullandığımız kelimeler yani beden mesajlarımız, sözel mesajlarımız, tutumlarımız, davranışlarımız çok önemli. Bunlar, çocuğumuzun özgüvenini, yaşamdaki duruşunu, gelişimini etkiler.

Ebeveyn çocuk arasındaki bu direkt bağın önemi yadsınamaz ancak ebeveynlerinin birbirleriyle olan ilişki biçimleri de çocuğun gelişimin önemli bir parçasını oluşturur.

Çocuk, model alarak öğrenir. Onu bir dedektif gibi düşünebiliriz. Bunun için çocuğun özel bir çabası yoktur. Çocuğun algıları, anne babasıyla ilgili her şeye açıktır.  Etrafında olanları tüm ayrıntılarıyla farkında olmadan gözler, kendi süzgecinden geçirir. Tıpkı bir paratoner gibi farkında olmadan iç dünyasına alır. Çoğu zaman gözlemlerini anlamlandıramaz ama yorumlar.

Çocuk anne babasının birbirlerine karşı davranışlarını gözler farkında olmadan. Anne babasının birbirleri ile konuşma biçimleri, birbirlerine sevgilerini ifade etme biçimleri, problemlerini çözme biçimleri, birbirlerine yakınlıkları veya uzaklıkları, birbirlerine temas etme biçimlerini zihnine yerleştirir. Kendi iç dünyasında yorumlar ve alt yazılar oluşturur. Bu alt yazılar büyüdükçe farkında olmadan kendi yaşamını kurarken ona rehber olur. Çünkü aşina olmanın büyük bir çekim gücü vardır.

Aile, çocuğun ilk ve en önemli yaşam okuludur ve bu okulda çocuk, kendisine sunulan her şeyi olduğu gibi alır. Aldığı her şey çocuğun kendi kimliğinde temel oluşturur.

Mutlu aile ilişkileri demek, eşlerin hiç sorun yaşamaması, hep güler yüzlü olması, hiç tartışmamaları demek değildir. Mutlu ilişkiler için eşlerin aynı özelliklere sahip olmaları, birbirlerine tıpatıp benzemeleri de gerekmez. Eşlerin anlaşamazlık yaşadıklarında konuşabilmeleri, sorun yaşadıklarında çözüm için uğraşmaları ve birbirlerine özenli davranmaları esastır. Mutlu ailede eşler, birbirlerine sinirlense de hiçbir zaman kişiliği rencide edici sözler sarf etmezler. Birbirlerini önemserler ve takdir ederler, birbirlerinin farklı yanlarını kabul edip, farklılıklarına değer verirler. Sevgilerini birbirlerine gösterme konusunda cimri davranmazlar.

  • Karı-koca olarak yaşarken aynı zamanda iki sevgili olmayı da başarırsanız, çocuğunuza sevginin sürekliliğini öğretirsiniz
  • Birbirinizi önemsediğinizi gösterirseniz, birbirinize özenli davranırsanız, çocuğunuza insanlara değer vermeyi aşılarsınız
  • Birbirinize olan sevginizi içinizden geldiği gibi, içtenlikle ve doğallıkla gösterebilirseniz, çocuğunuza sevginin bir nedene bağlanmadan yaşanabileceğini öğretirsiniz
  • Birbirinizi takdir edebilirseniz, çocuğunuza takdir etmeyi, ayrıntıları fark etmeyi öğretirsiniz
  • Yaşadığınız sorunlarda birbirinizi suçlamadan tartışıp, birbirinizi anlamaya çalışıp, çözüme ulaşabilirseniz, çocuğunuza sorunların üstesinden gelme güveni, sorunlarla baş edebilme gücü kazandırırsınız
  • Olumlu veya olumsuz tüm duygularınızı uygun bir şekilde ifade edebilirseniz çocuğunuza duygularını fark etmeyi ve ifade edebilmeyi öğretirsiniz, onun da duygularını özgürleştirirsiniz.
  • Birbirinize güvendiğinizi gösterirseniz, çocuğunuza güveni öğretirsiniz
  • Birbirinizin farklı yönlerini kabul edip, değer verebilirseniz, çocuğunuza farklılıkların da hayata zenginlik kattığını öğretirsiniz.
  • Çocuğunuza sevgiyi ancak birbirinizi severek ve sevgiyi göstererek öğretirsiniz.
  • Çocuğunuza saygıyı ancak birbirinize saygı göstererek öğretirsiniz.

Çocuğunuz büyüyüp yetişkin olduğunda, kendi yaşamını kurduğunda

“Mutlu bir çocukluk geçirdim çünkü annemle babam beni sevdikleri kadar birbirlerini de sevdiler, bana sevgilerini her koşulda gösterirken birbirlerine de sevgilerini göstermekten hiç vazgeçmediler. Onlar birbirlerine olan sevgilerini beslediler, büyüttüler tıpkı beni büyüttükleri gibi”  derse neler hissederiz?

Uzm. Psk. Danışman Funda TEKELİOĞLU

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

2 thoughts on “Mutlu çocukluğun yolu mutlu ebeveynden geçer

  1. Oglum 3 yasinda annesiz kaldi, Babasi olarak benim de kimselerim yok tamamen yanliz bir insan olarak buyutmeye calisiyorum, oglumun anne tarafindan tum akrabalari da Hollanda da yasiyor, Ben de oglumla Turkiye geri donus yaptik, simdi 4 yasinda cevremizde hic bir yakinimiz yok, basbasa kaldik ikimiz. Ben nasil ana sevgisi verecegim ? Turkiyeden 20 sene uzak kaldim, Insanlar maasin miktarina, arabaya eve bakar olmuslar. iyi vicdanli bir anne adayi da bulamiyorum…

    Reply
  2. bir milletin kişiliği geleceğin büyükleri olan çocuklarımızdan ve tabi onlara ayna olan anne baba lardan geçtiği için bu yazılarla çok önemli bir iş yaptığınızı söylemek isterim..her yönden bozulmuş bir toplumla karşı karşıya iken anne babaların eğitimi çok önem kazanmaktadır..tabii çocuklarımızın mutlu olması için onlara hiç yasaksız ve kuralsız olarak serbest başıboş rahat bırakmak anlamına gelmez..gerektiğinde yapmamaları gerektiği şeyleri de küsseler de kızsalarda öğretmemiz gerekecektir.

    Reply

Yorumunuzu ve sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz