Kıskanan çocuğa nasıl davranmak gerekir?

Kardeş Kıskançlığı nedir?

Kıskançlık, yitirilmek istenmeyen bir kişinin ya da bir ilişkinin yitirileceği ya da tehdit altında olduğu sanısıyla yaşanan karmaşık bir ruhsal yaşantıdır. Kardeş kıskançlığı ise aynı aile çocuklarının ebeveynlerinin ilgisi veya birbirlerine üstünlük için çekişmesine, bir kardeşin diğerinde olan özelliğe sahip olmak istemesi olarak tanımlanır. Kıskançlık duygusu çocuğun ebeveynin “sevdiği tek kişi” olma isteğinden, arzusundan kaynaklanır. Kıskançlık her insanda görülen doğal bir duygu ve durumdur. Bir çocuğun kardeşini kıskanması veya ona zarar vermek istemesi kötü bir çocuk olduğunu göstermez. Yeni bir kardeş geleceğini öğrendikten sonra kendisini göstermeye başlar ve temelinde özellikle anneyi veya anne sevgisini kaybetme korkusu; mutluluğu, sevgiyi, ilgiyi başka biriyle paylaşmak istememe vardır

Kardeşler arasında doğal gelişen bu durum anne ve babaların hatalı tutumları ile bir sorun halini alabilir. Genellikle ilk hata çocuğun ona bir kardeş geleceğine hazırlanmaması ile başlar. Hiçbir şeyden haberi olmayan çocuk bir gün biri ile karşılaşmakta ve kendisine kardeşi olduğu söylenmektedir. Oysa çocuğa daha gebelik sırasında kardeşinin olacağı bilgisi verilmeli ve çocuk bu duruma hazırlanmalıdır.

Bir çocuğun kardeşini kıskandığı nasıl anlaşılır?

Çocuklar kıskançlıkları ile baş edemediklerinde, onu bastırdıklarında bu kıskançlık çeşitli belirtiler ve yaramazlıklar şeklinde ortaya çıkar. En sık görünümleri aşağıda gibidir:

Bir belirti olarak:

  •  kabuslar
  •  kardeşine zarar vermek
  •  alta kaçırmak
  •  parmak emmek
  •  ortalığı kırıp dökmek
  •  tırnak yemek, saç yolmak
  •  yemek yememek
  •  içe kapanmak, isteksizlik
  •  baş ağrısı, mide bulantısı vb.

Gizli davranışlar-“yaramazlıklar” olarak:

  •  sürekli rekabetçilik, veya tüm yarışmalardan kaçınma,
  •  sürekli girişken, popüler olmaya çalışma veya kendine güvensiz ve itaatkar olma,
  •  kayıtsız veya cömert olma, veya insafsız açgözlülük

Hangi durumlarda kıskançlığa sık rastlanır?

-Büyükler küçükleri onlara daha çok ilgi gösterildiğinden, küçükler daha çok korunduklarından kıskanır. Büyük çocuğun kardeşi geldiğinde birdenbire aklı başında davranması, örnek olması, annesine yapışmış bu minicik şeyi kabullenmesi, o küçük olduğu için ona öncelik tanıması gerekmektedir. Yeni bir üyenin aileye katılması büyük çocuk için mutlaka kıskançlık ve üzüntü getirir. Evdeki saltanatını hiç kimse kaybetmeye yanaşmaz.
Peki bu durumla çocuk nasıl baş eder? Anne-babanın dikkatini üzerine çekmek için yeniden kardeşi gibi bir bebek olarak. Yani düşmanı gibi davranmaya başlayarak. Bu yüzden büyük çocuk yeniden altını ıslatabilir, kekeleyebilir, kucak isteyebilir, parmak emebilir.

-Küçük çocuklar da büyükleri kıskanır; çünkü kendileri daha ayakta duramaz, yürüyemezken büyüklerin koştuğunu, kendisi daha öğretmeniyle konuşmaya çekinirken ötekinin sınıf başkanı olduğunu vs. görür. Bunu kaldırmak kolay olmaz. Küçük çocuğa hayat adeta adil davranmıyor gibidir. O da isyan eder ve her şeyi yapmak ister.

-Kıskançlığı etkileyen bir başka unsur da çocuklarının özgürlüklerini veya eşleriyle daha iyi olan ilişkilerini kıskanan anne-babalardır. Kendi çocukluk çağlarında kardeşi rekabeti ve kıskançlığı çözülememiş yetişkinler anne baba olduklarında böyle sıkıntılar yaşayabilir. Çocukları yoğun bir kıskançlık yaşayan ailelerde mutlaka çocuktan başka kıskançlık yaşayan bireyler de vardır. Çocuk da ailede birkaç kişinin birbirini veya başkalarını kıskandığını da hissedebilir ve bu kıskanan aile bireyleriyle çeşitli şekillerde özdeşleşebilir.

-Boşanmalar ve yeniden evlenmeler de kıskançlığı arttırabilir: “Eğer annem beni terk edebiliyorlarsa, babam da terk edebilir ” diye akıl yürütür çocuklar. Anneleri telefonla konuştuğunda öfke nöbeti geçirebilir veya babaları dışarı çıktığında huzursuz olurlar. Bu çocukların en son istedikleri şey ebeveynlerini yabancı bir yetişkinle paylaşmaktır.

Kıskançlık her zaman olumsuz şekilde etkilemez.

Kıskanan çocuğa nasıl davranmak gerekir?

-Öncelikle kıskançlık duygusunu dışa vurmasını teşvik etmelidir. Çocuğun kıskançlık duygusunu empati ile karşılamak önemlidir, kendimizi onun yerine koyarak anlayış göstermemiz gerekir.
-Kıskançlık davranışlarını kınamamalı ve ayıplamamalıdır. Kınanınca kendisini kötü hisseden çocuk, muhtemelen bundan kardeşini sorumlu tutacak ve ona karşı olumsuz, düşmanca duygular besleyecektir.
– Kardeşler arası problemler, bir kardeşin ihmaline bağlıysa, anne babalar ile çocuklar arasında düzenli ve güvenli birliktelik sağlanmalıdır.
-Çocuklar arasında kıyaslama yapmamalıdır.
-Kavga eden çocuklara evde ayrı oyun yerleri hazırlanabilir.
-Aile büyüklerinin kardeşlerin aralarında çıkan anlaşmazlıklara aşırı şiddetli değilse karışmaması gerekir; kardeşlerin sorunlarını kendi içlerinde çözmeyi öğrenmeleri önemlidir
– Eğer kardeşlerin kavgalarına müdahale etmek gerekiyorsa, kimin haklı olduğu üzerinde değil, birlikte çözüm bulmalarına odaklanmalıdır.

Kardeşinin olacağı çocuğa nasıl söylenmelidir?

Çoğu zaman “Ailemize yeni bir bebek katılıyor” demek yeterlidir.
Kardeş doğmadan önce büyük çocukla ilgilenirken şunlara dikkat edilmesi önemlidir:
-Bebek dünyaya gelmeden önce büyük çocuğu dünyanın merkezi haline getirmemek, ona bağımlı yaşamamak, her şeyi ona göre yapmamak önemlidir. Çocuğun her istediğinin yapılmaması, her an onun yanında olmamak önemlidir.
– Anne karnı belirginleştikten sonra bebeği sevme çalışmaları yapmak, bu çalışmaları yaparken onu annenin yakınında tutması ve ona dokunmak iyidir
– Kardeşi için onun dikkatini çekebilecek düzeyde alışveriş yapmamaya özen gösterilmelidir.
-Kardeşi doğmadan önce büyük çocuğun yatağını ve odasını anne-babanın odası ve yatağından çoktan ayırmış olmak gerekir.
– Anne doğumdayken büyük çocuğun hastane içinde değil de, hastane bahçesinde güvendiği bir kişi, tercihen baba ile birlikte olması, kardeşi ile ilgili duygularının konuşulması, sorularının kısaca cevaplanması ona yardımcı olacaktır.

Kardeşi doğduktan sonra ise şunlara dikkat edilebilir:
-Büyük çocuk annesiyle doğum sonrasında anne rahatladıktan sonra görüşmelidir; çünkü annesini hasta, bitkin, zayıf halde görmesi bebeği veya kendisini suçlamasına sebep olacaktır.
-Kardeşle ilk karşılaşması mümkünse bebeğin kendi yatağının yanında olmalıdır. Gerekirse, kardeşten gelen güzel bir “merhaba” hediyesi büyük çocuğu rahatlatabilir.
-Anne bebeği emzirmeye başladığında bir kolunda bebeğin, diğer tarafında da büyük çocuğun olması önemlidir. Annenin bir taraftan bebeği emzirirken diğer taraftan da onunla sohbet etmesi büyük çocuğu mutlu edebilir.

-Kardeşler birbiriyle kıyaslanmamalıdır.

Psikolojik Danışman Sabri ÇAKAR

Aile Danışmanlığı, Bireysel Psikoterapi, Çocuk Psikolojisi, Davranış Bozuklukları ve bir çok konuda paylaşımlara https://www.facebook.com/sabricakar adresini takip ederek ulaşabilirsiniz.

Kaynaklar: Yörükoğlu A. Çocuk Ruh Sağlığı, Özgür Yayınları. 2003

Çocuk Koruyucu Ruh Sağlığı

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

Yorumunuzu ve sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz