<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AktuelEğitim</title>
	<atom:link href="http://www.aktuelegitim.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aktuelegitim.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Eğitim Portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Mar 2010 16:41:06 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>YÖK yeni katsayı oranlarını belirledi</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/yok-yeni-katsayi-oranlarini-belirledi.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/yok-yeni-katsayi-oranlarini-belirledi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 16:41:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[YGS - LYS]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek Öğretim Kurumu - YÖK]]></category>
		<category><![CDATA[katsayı]]></category>
		<category><![CDATA[katsayı meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[lys]]></category>
		<category><![CDATA[lys sınavı]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[ygs]]></category>
		<category><![CDATA[ygs sınavı]]></category>
		<category><![CDATA[yök]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1248</guid>
		<description><![CDATA[Yüksek Öğretim Kurulu(YÖK) yeni katsayı oranlarını belirledi. Öğrencilerin yerleştirme puanlarının hesaplanmasına esas olacak oranlar alan içi 0,15; alan dışı 0,12 olarak tespit edildi. Alan içi ve alan dışında uygulanacak bu 0,03&#8242;lük fark ağırlıklı orta öğretim puan başarı (AOBP) düşük öğrencide üç puan, yüksek olan öğrencide 15 puan etkileyecek.
YÖK&#8217;ten yapılan açıklamada, &#8220;Sonuçta alan dışı tercihlerde aynı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek Öğretim Kurulu(YÖK) yeni katsayı oranlarını belirledi. Öğrencilerin yerleştirme puanlarının hesaplanmasına esas olacak oranlar alan içi 0,15; alan dışı 0,12 olarak tespit edildi. Alan içi ve alan dışında uygulanacak bu 0,03&#8242;lük fark ağırlıklı orta öğretim puan başarı (AOBP) düşük öğrencide üç puan, yüksek olan öğrencide 15 puan etkileyecek.</p>
<p>YÖK&#8217;ten yapılan açıklamada, &#8220;Sonuçta alan dışı tercihlerde aynı soruları cevaplayan adayların yerleştirme puanlarında 3 ila 15 puanlık bir fark değil asıl öğrenci kitlesinin yoğunlaştığı aralıkta aşılması oldukça zor. 8 ila 15 puanlık fark ortaya çıkacaktır.&#8221; denildi</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 113 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/yok-yeni-katsayi-oranlarini-belirledi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MEB&#8217;in Rehber Öğretmen Yetiştirme Yanlışı</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/mebin-rehber-ogretmen-yetistirme-yanlisi.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/mebin-rehber-ogretmen-yetistirme-yanlisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 18:31:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEB - Bakanlık]]></category>
		<category><![CDATA[PDR Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[dershane]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[meb]]></category>
		<category><![CDATA[milli eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[milli eğitim bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[özel öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[pdr]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik kursu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1245</guid>
		<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından 09/03/2010 tarih ve E7-2010 sayılı yazısı ile sadece özel dershanelerde rehber öğretmen yerine görevlendirilmek üzere &#8220;Rehberlik Kursu&#8221; düzenleneceğini büyük bir üzüntü ve endişe ile öğrenmiş bulunuyoruz.
Bakanlığımıza bağlı özel dershanelerde görevlendirilecek yeterli sayıda rehber öğretmen temininde güçlüklerle karşılandığından bu sıkıntının giderilmesi için; sadece özel dershanelerde rehber öğretmen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından 09/03/2010 tarih ve E7-2010 sayılı yazısı ile sadece özel dershanelerde rehber öğretmen yerine görevlendirilmek üzere &#8220;Rehberlik Kursu&#8221; düzenleneceğini büyük bir üzüntü ve endişe ile öğrenmiş bulunuyoruz.</p>
<p>Bakanlığımıza bağlı özel dershanelerde görevlendirilecek yeterli sayıda rehber öğretmen temininde güçlüklerle karşılandığından bu sıkıntının giderilmesi için; sadece özel dershanelerde rehber öğretmen yerine görevlendirilmek üzere ve belirlenen beş merkezde 690 kişinin 210 saatlik bir &#8220;Rehberlik Kursu&#8221; ile yetiştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu kurslarda eğitici olarak da biz meslek elemanlarından yararlanılması planlanmıştır.</p>
<p>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bu şekilde meslek elemanı yetiştirilmesi çabası bilimsel, akademik, pedagojik ve hukuksal teamül ve ilkelere aykırıdır. Hiçbir zaman farklı meslek elemanlarını adeta devşirerek, onlara 210 saatlik bir eğitim verip meslek insanı yetiştirmek izlenmesi gereken bir yol olmamalıdır. Hele hele tüm çocuklarımızı ve gençliğimizi emanet ettiğimiz bir kurumun temsilcilerinin bu yolu izlemesi kabul edilebilir nitelikte değildir. Üzücü yanı Bakanlığın bu uygulamaları geçmişten bu güne başvurmayı geleneksel bir yöntem haline getirmesidir.</p>
<p>Milli Eğitim Bakanlığı, hâla saksı bitkisi dahi yetiştirilemeyen bir sürede, bir alana uzman yetiştirmeye devam ediyor.</p>
<p>Bu kursta amaç Dershanelerde çalışmak için sadece dershanelerden birer kişinin görevlendirilmesi belirtilmektedir. Ülkemizde KKTC &#8216;deki lisans programları dahil, ikinci öğretimler hariç 42 lisans programında eğitim verilmekte olup her yıl yaklaşık olarak 1300 psikolojik danışman (rehber öğretmen) mezun olmaktadır. Bu programların bir kısmı 15-20 yıldan beri mezun vermektedir. Kısaca Halen ülkemizde işsiz, iş aramakta olan yaklaşık 12.000 psikolojik danışman vardır. Geçmiş yıllarda Milli Eğitim bakanlığının yaptığı atamalar ve üniversitelerden mezun edilenler dikkate alındığında durum daha da iyi anlaşılacaktır. Derneğimiz tarafından çeşitli vesilelerle kamuoyunun dikkatine getirildiği gibi aslen dershanelerde farklı alanlardan gelen kişiler ülkemizdeki işsizlik koşulları da düşünüldüğünde düşük ücretle çalışmaya razı olmaktadırlar. Konu özellikle dershanelerin gerçek ücret isteyen Psikolojik Danışma ve Rehberlik mezunlarını çalıştırma yerine ülkemizdeki işsizliğe de bağlı olarak, düşük ücretli kişilere hizmeti verdirmek istemelerinden kaynaklanmaktadır. Yani Bakanlık fason hizmet verdirme yoluna başvurmaktadır.</p>
<p>Bu konuda YÖK&#8217;ün sertifika yoluyla meslek insanı yetiştirme yetkisinin üniversitelerde olduğuna ve Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nın bu konuda yetkisinin bulunmadığına ilişkin bir kararı bulunmaktadır. Geçmişte bu konunun, YÖK tarafından yargıya taşındığını ve belki de ilk defa Devlet kurumlarının birbirleriyle mahkemelik olduğuna hep birlikte tanık olduk.</p>
<p>Derneğimiz tarafından Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nın bu kararı ilişkin yargıya taşınacaktır. Üyelerimizden ve meslektaşlarımızdan beklentimiz, mesleğin tek örgütü olarak kararımıza uygun olarak davranmaları ve hiçbir şekilde Bakanlığın bu yanlışını meşrulaştırma aracı olmamalarıdır. Bu süre içinde bu kurslarda her ne türlü olursa olsun görev alacak dernek üyesi ve meslektaşlarımıza yönelik, Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği&#8217;nin örgüt disiplini içinde çeşitli yaptırımlara başvurulacaktır. Konu kamuoyunun gündemine derneğimiz tarafından taşınacaktır.</p>
<p>Bu süre içinde tüm öğrencilerimizin ve meslektaşlarımızın konudan haberdar edilmeleri ve öğrencilerimizin gelecekteki mağduriyetlerinin giderilmesi için büyük önem taşımaktadır.</p>
<p>Tüm üyelerimizin ve meslektaşlarımızın bilgisine saygı ile duyurulur.</p>
<p>Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Yönetim Kurulu</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 764 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/mebin-rehber-ogretmen-yetistirme-yanlisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sınavları kazanmada önemli ipuçları</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/sinavlari-kazanmada-onemli-ipuclari.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/sinavlari-kazanmada-onemli-ipuclari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 18:24:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevzat ÖZER</dc:creator>
				<category><![CDATA[Seviye Belirleme Sınavı - SBS Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav Kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[Verimli Ders Çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[YGS - LYS]]></category>
		<category><![CDATA[ÖSS Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[kpss]]></category>
		<category><![CDATA[lys]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[sınav stratejisi]]></category>
		<category><![CDATA[ygs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1243</guid>
		<description><![CDATA[KPSS-SBS VE YGS Sınavlarında bazı taktikleri bilmek rakiplerinizle olan mesafenizin açılmasında size çok önemli yararlar sağlayacaktır. Aşağıdaki önerileri, İpuçlarını bilmeniz sizin için son derece önemlidir. Bunları, gireceğiniz sınavlarda uygulamanız başarınızı artırma ve yüksek puan alma adına faydalı stratejiler olacaktır&#8230;
1-Bir bölüme başlamadan önce, o bölümü hızla gözden geçirin.
Başlayacağınız bölümü cevaplamadan önce 10 saniyenizi 0 bölümün yer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KPSS-SBS VE YGS Sınavlarında bazı taktikleri bilmek rakiplerinizle olan mesafenizin açılmasında size çok önemli yararlar sağlayacaktır. Aşağıdaki önerileri, İpuçlarını bilmeniz sizin için son derece önemlidir. Bunları, gireceğiniz sınavlarda uygulamanız başarınızı artırma ve yüksek puan alma adına faydalı stratejiler olacaktır&#8230;</p>
<p><strong>1-Bir bölüme başlamadan önce, o bölümü hızla gözden geçirin.<br />
</strong>Başlayacağınız bölümü cevaplamadan önce 10 saniyenizi 0 bölümün yer aldığı sayfaları hızla gözden geçirmeye ayırın. Böyle bir işlem testin yapısındaki ve soru sayısındaki değişikliğe karşı uyanık olmanızı ve kendinizi değişikliklere karşı yeniden düzenlemenizi sağlayacaktır.</p>
<p><strong>2-Dikkat-Hız ve isabeti iyi ayarlayın</strong></p>
<p>Aşırı dikkati verip her soru üzerinde fazla zaman harcamak da yeterli puanı toplamanızı engelleyecektir.Tıpkı hızlı okuyup ayrıntıları kaçırmak gibi&#8230;Bazı öğrenciler vardırı yoktur;dır,diri -değildir okuyabiliyor.</p>
<p><strong>3-Bir soruda belirli bir süre geçtiği halde çözüme ulaşamazsanız soruyu bırakın</strong>.<br />
Sınavlarda soruların ağırlık derecesi farklı ancak bütün soruların puan değeri aynıdır. Zor sorulara ek Puan verilmez. Bu sebeple bir soru üzerinde makul bir zaman harcadığınız ve doğru olduğuna inandığınız bir çözüme ulaşamadığınız takdirde, bu soru üzerinde çalışmaya devam etmek yerinde değildir. Uygun olan bu soruyu bırakıp, bölümdeki diğer sorulara geçmektir.</p>
<p><strong>4-Herhangi bir soruyu Üzerinde zaman harcamak gerektiği ve karışık gözüktüğü için otomatik olarak atlamayın.<br />
</strong>Sınavda karşılaşacağınız soruların büyük çoğunluğu analize ihtiyaç gösterir Eğer üzerinde zaman harcanması gerektiğini düşündüğünüz her soruyu atlarsanız, kısa bir süre sonra çok az soruyu cevaplandırmış olarak, bölüm sonuna varırsınız.</p>
<p><strong>5-Yanınızda bir saat bulundurun ve bunu test süresine göre ayarlayın.</strong><br />
Zamanı kullanmak geçen her dakikanın farkında olmak ve her dakikadan en üst düzeyde yararlanmak demektir.<br />
6-Zihninizin dağılmasını önleyin. Eğer bölümler arasında kısa bir dinlenme aralığı vermenize imkân varsa zihninizi programlı bir şekilde dinlendirin ve bu süreyi aşmayın.Zaman hem dostunuz, hem düşmanınızdır. Eğer zamanı bilinçli ve planlı bir şekilde kullanırsanız başarınızı yükselir ve bilinçsiz kullanırsanız kaybedersiniz.</p>
<p><strong>7- Zamanla aşırı ilgilenmeyin.<br />
</strong>Her bölüm içinde zamanı kontrol etmemizin mümkün olduğu elverişli noktalar vardır. Örneğin bir bölümdeki çalışma hızınızı her beş soruda bir kontrol edebilirsiniz.</p>
<p><strong>8-Sorulan soruya cevap olamayacak seçenekleri eleyin.</strong><br />
Unutmayın ki, doğru cevap birbirine benzeyen ve doğru olmayan bir grup seçenek arasında gizlenmiştir.</p>
<p><strong>9-Tahmin etmeniz gerekirse, hızlı tahminde bulunun ve fikrinizi değiştirmeyin.</strong><br />
Bu anahtar iki temele dayanır. Eğer tahminde bulunmak gerekiyorsa, bunu yapmak gerekir. Sürekli düşünmekten yorgun düştüyseniz ve iki seçenek arasında doğru cevap olması yönünden bir fark göremiyorsanız o zaman tahminde bulunacaksınız. Yapılan araştırmalar ilk tahminlerin, ikinci tahminlerden daha isabetli olduğunu ortaya koymuştur. </p>
<p><strong>10-Üçlü bir zincir kurulabilir, ancak dörtlü zincirin bir yerinden kırılması gerekir.<br />
</strong>Test sınavlarında, cevap kâğıtlarıyla ilgili gerçeklere dayanan tek bir teori vardır. Sınava girmiş herkes bir sırada 5 tane A cevabının alt alta gelmesinden oluşan zincirlerden kaçınır. Her ne kadar dörtlü veya beşli bir zincir teorik olarak mümkünse de, böyle bir zincire şimdiye kadar hiç rastlamadığımızı <strong>rahatlıkla</strong> söyleyebiliriz.</p>
<p>Eğer cevap kâğıdınızda dört veya daha fazla cevabın aynı seçenekte toplandığını görürseniz, o diziyle ilgili çalışmanızı gözden geçirin, çok büyük bir ihtimalle en az birinin yanlış olduğunu bulacaksınız.</p>
<p><strong>11-Cevap kâğıdında cevapları bütünüyle doldurarak, uygun boşlukları taşırmadan ve koyu olarak işaretleyin.</strong></p>
<p>Cevap kâğıdında makinenin yanlış okumasına sebep olacak her türlü işaretten kaçının. Her soru için sadece bir tek cevap işaretleyin. Cevap kâğıdını atlayarak kodlamak sık rastlanan hatalardan biridir. Sıralamadaki bir atlama veya bir soruya iki cevap işaretlenmesi soru kitapçığı ile cevap kâğıdındaki sayıların birbirini tutmamasına ve sınavda mutlak bir <strong>başarısızlığa</strong> sebep olur.</p>
<p><strong>12-Cevaplarınızı, cevap kâğıdına gruplar halinde kodlayın.</strong><br />
Soru kitapçığından her sorunun ayrı ayrı okunup, doğru cevabının bulunduktan sonra, cevap kâğıdına kodlanması hemen hemen bütün sınava girenlerin yaptığı ortak hatadır. Her soru için soru kitapçığından cevap kâğıdına, cevap kâğıdından soru kitapçığına gidip gelmek hem ciddi bir zaman kaybıdır, daha da önemlisi hem de dikkat yoğunlaşmasını kesen ve kopartan önemli bir engeldir Grup halinde kodlama yapmak için mutlaka beş soruyu cevaplandırmak gerekmez, sayfa sonları da uygun bir cevaplama aralığıdır.</p>
<p>Kodlama süreleri zihninizi dinlendirmek için kullanacağınız bir dinlenme aralığı olarak da kullanılabilir.</p>
<p><strong>13-Özel bir kodlama sistemi geliştirerek soru kitapçığı üzerinde işaretleyin.</strong><br />
Böyle bir sistem geliştirmenin birinci yararı doğru cevapları belirlemektir. Değiştirdiğiniz cevaplar, atladığınız sorular ve tekrar gözden geçirmek istediğiniz cevap ve sorular için de farklı kodlarınız olmalıdır. Böyle bir sistem geliştirmek; neyi yapıp, geride neyi, hangi durumda bıraktığınızı kolayca görmenizi sağlayacaktır. Ayrıca cevap kağıdı üzerinde herhangi bir hata yaptığınızı fark ederseniz, geriye dönüp bu hatayı kolayca telafi etmenize imkan verecektir.</p>
<p><strong>14-Sınavlarda bazı çok güç sorular vardır.</strong><br />
Bütün soruları doğru cevaplama beklentisi içinde olmayın. Gerek kolejlere, gerekse üniversitelere giriş sınavları öğrencilerin başarı düzeyini ölçmeyi değil, onlar arasında bir sıralama yapmayı amaçlamaktadır. Bu sebeple giriş sınavlarındaki bütün soruları cevaplamayı beklemek doğru değildir.</p>
<p><strong>15-Muhtemelen sınavda büyük bir zaman baskısı ile karşılaşacaksınız. Buna hazırlıklı olun.</strong><br />
Okulda daha önce cevaplandırdığınız sınavlarda büyük bir ihtimalle soruların bütününü veya büyük bir bölümünü cevaplama imkânına sahip olmuş olabilirsiniz. Giriş sınavlarında ise zamana karşı yarışacaksınız. Zaman baskısı soruların güçlük derecesini yükseltecektir.</p>
<p><em>Hayatınızın başarılarla dolu olması dileğiyle&#8230; Ancak unutmayın başarısızlık bir son değildir&#8230; Olsa olsa yeniden başlamaya bir kamçıdır&#8230;</em></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Nevzat ÖZER</strong></p>
<p><strong>Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen</strong></p>
<p><strong>&#8220;21 yy da Anne ve Baba olmak isimli kitabın yazarı&#8221;</strong></p>
<p><strong>nevzatozer66@hotmail.com</strong></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 460 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/sinavlari-kazanmada-onemli-ipuclari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Psikolojik danışmanın kişilik özellikleri nasıl olmalıdır?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/psikolojik-danismanin-kisilik-ozellikleri-nasil-olmalidir.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/psikolojik-danismanin-kisilik-ozellikleri-nasil-olmalidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 13:29:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>özkan emiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[PDR Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik ve Psikolojik Danışma]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[pdr]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışma]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1239</guid>
		<description><![CDATA[Psikolojik danışmanlar sahip olması gereken nitelikleri üç boyutlu olarak değerlendirebiliriz. Bunlar; mesleki bilgiler, psikolojik danışma becerileri ve psikolojik danışmanın kişilik özellikleridir. Mesleki bilgi ve danışma becerileri üniversitede verilebilirken, üçüncü boyut olan psikolojik danışmanın kişilik özelliği daha çok yaşadığı çevrenin etkisiyle şekillenir. Bu nedenle bir çoğumuz psikolojik danışman olarak mesleki bilgi ve psikolojik danışma becerilerine sahip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Psikolojik danışmanlar sahip olması gereken nitelikleri üç boyutlu olarak değerlendirebiliriz. Bunlar; mesleki bilgiler, psikolojik danışma becerileri ve psikolojik danışmanın kişilik özellikleridir. Mesleki bilgi ve danışma becerileri üniversitede verilebilirken, üçüncü boyut olan psikolojik danışmanın kişilik özelliği daha çok yaşadığı çevrenin etkisiyle şekillenir. Bu nedenle bir çoğumuz psikolojik danışman olarak mesleki bilgi ve psikolojik danışma becerilerine sahip olurken, sahip olunması gereken kişilik özelliklerinden çok farklı olabilmekteyiz.</p>
<p>Psikolojik danışmanın meslek yaşamında oluşan bazı sorunlar bu kişilik özelliklerine sahip olunmadığından kaynaklanabilir. Örneğin bir psikolojik danışman gerçekleştirmek istediği amaçlarında sabırlı olamıyorsa, kararlı değil ise, tükenmişliğini onaramıyorsa problem yaşaması kaçınılmazdır.</p>
<p>Bana göre bir psikolojik danışmanın niteliği mesleki bilgi kadar önemlidir. Biliyorum ki üniversiteden mesleki bilgi ve psikolojik danışma becerileri konusunda çok iyi donanıma sahip olarak mezun olduğu halde meslek yaşamında sırf sahip olduğu olumsuz kişisel niteliklerinden dolayı psikolojik danışmanlar başarısız oluyor. Çalıştığı ortamda dışlanıyor. Çatışma yaşıyor.</p>
<p>Konuyu fazla uzatmadan kendimce kaleme aldığım psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerini yürüten psikolojik danışmanın kişilik özellikleri sıralayalım.</p>
<p><strong>Psikolojik danışmanının sahip olması gereken kişilik özellikleri ve yapısı</strong></p>
<p>1-      İyi bir okuyucu ve okuduğunu değerlendirmeli</p>
<p>2-      Kendini tanımalı, kendisiyle ilgili farkındalılık geliştirmeli.</p>
<p>3-      Özeleştiriye sahip olmalı.</p>
<p>4-      Eleştiriye açık olmalı.</p>
<p>5-      Dinlemesini bilmeli</p>
<p>6-      Espiriye açık, mizah anlayışına sahip, espri yaparken karşısındaki ile dalga geçmemeli</p>
<p>7-      Konuşma becerilerini geliştirmeye açık olmalı.</p>
<p>8-      Giyim kuşamı düzenli ve temiz olmalı</p>
<p>9-      Bilim adamı düzeyinde olmasa da araştırmayı sevmeli</p>
<p>10-  Yazar olacak kadar olmasa da arada yazmalı</p>
<p>11-  Psikolojik danışmayı bir yaşam biçimi olarak kabul etmeli ve mesleğine adamalı. Bu şekilde mesleğini daha çok benimseyebilir ve sever</p>
<p>12-  Planlı ve programlı olmalı</p>
<p>13-  Değişime açık ve yeni şeyler denemekten korkmamalı</p>
<p>14-  Alçak gönüllü olduğu kadar mesleğinde kendine güvenmeli</p>
<p>15-  Danışmada sonuca gitmede aceleci olmamalı</p>
<p>16-  Sosyal olmalı</p>
<p>17-  Çalıştığı kurumda ki personelle dialoğu seviyeli ve sürekli olmalı</p>
<p>18-  Mesleği ile ilgili yapılan şakalara kızgın tarzda cevap vermemeli. Uygun ve kısa cümlelerle yetinmeli</p>
<p>19-  Bulunduğu çevrenin kültürünü tanımalı ve anlayış göstermeli. Çatışma içinde olmamalı.</p>
<p>20-  Beslenme alışkanlığı olmalı. Sağlığına itina göstermeli. Yaşam biçimi düzenli olmalı.</p>
<p>21-  İçten gelen bir tebessümle, güler yüze sahip olmalı</p>
<p>22-  Bilimsel düşünceye sahip olmalı</p>
<p>23-  Problemler karşısında ve problemli kişiler karşısında problem çözme motivasyonuna sahip olmalı.</p>
<p>24-  Zaman zaman yaşanabilecek tükenmişliğini fark ederek önlemlerini almalı</p>
<p>25-  Her şeyden önce mesleğimi seviyor muyum? Sorusuna yüksek sesle evet demeli.</p>
<p>26-  Aksiyon sahibi olmalı. Durağan olmamalı.</p>
<p>27-  Servise gelenle görüşürüm, gelmeyenle görüşmem anlayışı olmamalı.</p>
<p>28-  Rehberlik servisinden yararlanacak danışanların zaten çekingen yapıda olabileceklerini düşünerek,  servise çekecek projeler geliştirmeye çalışmalı.</p>
<p>Yazdığım bu maddeler kendimce sahip olmamız gerektiğini düşündüğüm özelliklerdir. Elbette bunların dışında sahip olmamız gereken başka özellikler de vardır. Bunları yorumlar bölümünde sizlerde ayrıca belirtebilirsiniz.</p>
<p><a href="http://www.aktuelegitim.com">http://www.aktuelegitim.com</a></p>
<p>Özkan Emiroğlu</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 535 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/psikolojik-danismanin-kisilik-ozellikleri-nasil-olmalidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2010 Polis Koleji Başvuru Kılavuzu</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/2010-polis-koleji-basvuru-kilavuzu.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/2010-polis-koleji-basvuru-kilavuzu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 17:21:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meslek ve Alan Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Seviye Belirleme Sınavı - SBS Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[2010 polis koleji]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru kılavuzu]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[pdr]]></category>
		<category><![CDATA[polis koleji]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[sbs]]></category>
		<category><![CDATA[Seviye Belirleme Sınavı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1236</guid>
		<description><![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı Ankara ve Bursa&#8217;da bulunan polis kolejlerine öğrenci alınacak. Koleje girmek için 8. sınıf SBS&#8217;ye girmiş olmak gerekiyor.
SBS&#8217;ye girmek için 26 Marta kadar bankaya 10 lira para yatırdıktan sonra 15-26 Mart arasında öğrenim gördükleri okullara başvuruda bulunacak adaylar, polis koleji başvurusu yaparken bankaya ayrı bir sınav ücreti yatırmayacak.
Öğrencinin polis koleji başvurusu öğrenim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı Ankara ve Bursa&#8217;da bulunan polis kolejlerine öğrenci alınacak. Koleje girmek için 8. sınıf SBS&#8217;ye girmiş olmak gerekiyor.</p>
<p>SBS&#8217;ye girmek için 26 Marta kadar bankaya 10 lira para yatırdıktan sonra 15-26 Mart arasında öğrenim gördükleri okullara başvuruda bulunacak adaylar, polis koleji başvurusu yaparken bankaya ayrı bir sınav ücreti yatırmayacak.</p>
<p>Öğrencinin polis koleji başvurusu öğrenim gördüğü okul müdürlüğü tarafından elektronik ortamda onaylanacak ve elektronik onaylamadan sonra başvurunun iki çıktısı alınarak veliye imzalatılıp bir nüshası kendisine verilecek, bir nüshası da okul müdürlüğünde saklanacak.</p>
<p><strong>Bu konuda detaylı ve doğru bilgiyi 2010 Polis Koleji Başvuru Kılavuzundan öğrenebilirsiniz</strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Kılavuzlara ulaşmak için </span></strong><a href="http://www.poliskoleji.k12.tr/tr/ogrenci_alimlari_2.php" target="_blank"><strong><span style="color: #ff0000;">tıklayınız</span></strong></a></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 473 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/2010-polis-koleji-basvuru-kilavuzu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alan seçiminde gerçekçi olan öğrenciler daha başarılı oluyor</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/alan-seciminde-gercekci-olan-ogrenciler-daha-basarili-oluyor.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/alan-seciminde-gercekci-olan-ogrenciler-daha-basarili-oluyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 19:12:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akın Yıldırım</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alan Seçimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Meslek ve Alan Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[alan seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[meslek seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[pdr]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1234</guid>
		<description><![CDATA[Alan seçimi, üniversite hazırlık sürecinin en önemli kilometre taşlarından biridir. Sınıf geçme yönetmeliği gereğince her öğrenci 9.sınıfın sonunda istediği bir alanı seçmekte ve bir anlamda üniversite maratonunda, &#8220;hangi kulvarda koşacağına&#8221; karar vermektedir. Öğrencinin seçmiş olduğu bu kulvarın &#8220;kendisine uygun olması&#8221; üniversite sınavında daha başarılı olmasını sağlarken, yanlış kulvar seçmesi de üniversiteyi kazanmasını zorlaştırmaktadır.
Alan seçimi yaparken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Alan seçimi, üniversite hazırlık sürecinin en önemli kilometre taşlarından biridir. Sınıf geçme yönetmeliği gereğince her öğrenci 9.sınıfın sonunda istediği bir alanı seçmekte ve bir anlamda üniversite maratonunda, &#8220;hangi kulvarda koşacağına&#8221; karar vermektedir. Öğrencinin seçmiş olduğu bu kulvarın &#8220;kendisine uygun olması&#8221; üniversite sınavında daha başarılı olmasını sağlarken, yanlış kulvar seçmesi de üniversiteyi kazanmasını zorlaştırmaktadır.</p>
<p><strong>Alan seçimi yaparken nelere dikkat edilmelidir?</strong></p>
<ul>
<li>Öncelikle tercih edeceğiniz alanın, gelecekte seçmeyi düşündüğünüz mesleğe uygun olması gerekir. Sözgelimi tıp fak. tercih etmek istiyorsanız &#8220;Fen alanını&#8221;, hukuk okumak istiyorsanız &#8220;Türkçe-Matematik&#8221; alanını seçmelisiniz.</li>
<li>Seçtiğiniz alan, bir bakıma gelecekteki mesleğinizi de belirlediğinden dolayı ilgi ve kabiliyetlerinizin yanı sıra kişilik yapınıza da uygun olmalıdır.  </li>
<li>Alan seçimi yaparken &#8220;kendi yeterliliğinizi&#8221; göz önünde bulundurmalı ve gerçekçi davranmalısınız. Örneğin sayısal dersleriniz çok iyi olmadıktan sonra tıp fak. kazanma ümidiyle fen alanını seçmeniz pek mantıklı bir tercih olmayacaktır. </li>
</ul>
<p><strong>Öğrencinin yanlış alan seçmesinin sebepleri nelerdir?</strong></p>
<ul>
<li>Alan seçimi hakkında yeterli bilgiye sahip olmamak. Yanlış alan seçiminin en önemli sebebi &#8220;bilgisizliktir&#8221;. Öğrencilerin &#8220;alan seçiminin mantığını&#8221; yeterince kavramadan kulaktan dolma bilgilerle hareket etmesi çoğu kez kendilerine pahalıya mal olmaktadır.</li>
<li>Öğrencinin &#8220;kendi yeterliliğini&#8221; gerçekçi bir şekilde değerlendirmemesi: Bu sorun daha çok &#8220;fen alanını&#8221; tercih edenlerde gözlenmektedir. Bu öğrenciler sayısal derslerde yeteri kadar başarılı olmadıkları halde, sayısal puanla öğrenci alan bir fakültede okuma ümidiyle ısrarla fen alanını tercih ederler. Oysa bu durumda öğrencinin mantıklı davranıp başarılı olabileceği başka bir alana yönelmesi gerekir.</li>
<li>Anne ve babanın beklentilerinin öğrenciyi yanlış alana yönlendirmesi: Bazı ebeveynler, çocuklarının istedikleri alana gitmesine müsaade etmeyip kendi istedikleri alana yöneltirler. Aslında bu durum ebeveynin zamanında gerçekleştiremediği hedeflerini kendi çocuğunda görmeyi istemesinden kaynaklanmaktadır. Halbuki bu süreçte ebeveynin kendi beklentilerine ters düşse bile çocuğunun seçimini onaylaması ve ona destek vermesi gerekir.  </li>
<li>Arkadaş grubunun etkisi: Bazı öğrenciler &#8220;kendilerine uygun&#8221; olan alanı seçeceği yerde, arkadaş grubunun seçtiği veya kendisine önerdiği alanı seçerler.</li>
<li>Yanlış düşünce kalıplarının olumsuz etkisi: Toplumumuzda başarılı öğrencilerin &#8220;fen alanını&#8221;, başarısız öğrencilerin de &#8220;Türkçe- matematik&#8221; veya &#8220;Sosyal bilimler&#8221; alanlarını tercih ettiği kanaati vardır. Sayısal alanların yüceltilip diğer alanların horlandığı bu düşünce tarzının etkisiyle, öğrenci sayısal alanda başarılı olamayacağı halde fen alanını seçebilmektedir.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Akın Yıldırım</p>
<p>Özel Balıkesir Fırat Lisesi</p>
<p>Rehber Öğretmeni</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 169 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/alan-seciminde-gercekci-olan-ogrenciler-daha-basarili-oluyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dershanelerin rehberlik öğretmeni sorunu çözülüyor</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/dershanelerin-rehberlik-ogretmeni-sorunu-cozuluyor.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/dershanelerin-rehberlik-ogretmeni-sorunu-cozuluyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 11:29:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[PDR Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik ve Psikolojik Danışma]]></category>
		<category><![CDATA[dershane]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[pdr]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1232</guid>
		<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel dershaneler, son yıllarda rehber öğretmen bulma konusunda sıkıntı yaşamaktadırlar. Rehber öğretmen, dershanelerde bulunması zorunlu personel olduğundan, kurumda rehber öğretmenin olmaması dershaneleri zora sokmakta, 15 günden 3 aya kadar geçici olarak kapatma cezası dahi verilebilmektedir.
Bakanlık 9 Mart 2010 tarihinde yayımladığı yazıyla felsefe grubu öğretmenliği, eğitim bilimleri bölümü, formasyon almış sosyoloji ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel dershaneler, son yıllarda rehber öğretmen bulma konusunda sıkıntı yaşamaktadırlar. Rehber öğretmen, dershanelerde bulunması zorunlu personel olduğundan, kurumda rehber öğretmenin olmaması dershaneleri zora sokmakta, 15 günden 3 aya kadar geçici olarak kapatma cezası dahi verilebilmektedir.</p>
<p>Bakanlık 9 Mart 2010 tarihinde yayımladığı yazıyla felsefe grubu öğretmenliği, eğitim bilimleri bölümü, formasyon almış sosyoloji ve felsefe bölümü mezunlarından halen dershanelerde çalışmakta olanlara kurs açarak. başarılı olanların rehber öğretmen olarak görevlendirilmesi yönünde bir çalışma başlatmıştır. 29 Mart 2010 tarihinden itibaren 5 merkezde (Ankara, İzmir, Erzurum, Beşiktaş/İstanbul, Kadıköy/İstanbul) yapılacak kursa toplam 690 öğretmen katılabilecektir. Kursa katılım için müracaatlar 11-15 mart tarihlerinde yapılacaktır. Kurs süresi 210 saattir. Her dershaneden ancak bir öğretmen kursa katılabilecektir.</p>
<p>Müracaatların biraz daha geç başlatılması halinde, dershaneler sözkonusu yazıda belirtilen alan mezunlarını işe başlatıp kursa gönderme yoluna gidebilirlerdi, böylece atanamayan öğretmenlerin bir kısmına dershanelerde istihdam imkanı sağlanmış olunurdu. Müracaatların hemen başlatılması ve kursa katılmak için dershanede çalışılıyor olma koşulu getirilmesi, atanamayan öğretmenlere baştan iş imkanı doğmasına engel olsa da kurs sonrasında rehber öğretmen olarak çalışmaya başlayacak dershane öğretmenlerinden doğacak açık nedeniyle ikinci aşamada yine iş imkanı doğabilecektir.</p>
<p>Sözkonusu resmi yazının bağlantısı: <a href="http://ookgm.meb.gov.tr/gen_2010/09032010_2010.pdf">http://ookgm.meb.gov.tr/gen_2010/09032010_2010.pdf</a></p>
<p>mufettisler.net</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 404 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/dershanelerin-rehberlik-ogretmeni-sorunu-cozuluyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bağlanmayacaksın&#8230;!</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/baglanmayacaksin.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/baglanmayacaksin.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 19:51:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevzat ÖZER</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan İlişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[bağlanma]]></category>
		<category><![CDATA[bağlılık]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1228</guid>
		<description><![CDATA[Seni seviyorum Eyy dünya&#8230;
Aslında sevmekle kalmayıp sana nasıl bağlıyım bilemezsin.
Bağlıyım ama senden zaman zaman nefret ettiğim anlarda oluyor.
Neden senden nefret ediyorum ya da neden sana ait olandan uzaklaşmak istiyorum bilemiyorum. Sanırım kafam karma karışık.
Med ve cezirler yaşıyorum&#8230;
İçimdeki yüksek Richterli depremlerin hasarını onarıp toplayamamışken, olur olmaz artçılarla sen den kalan son enkazlarımda yıkılıveriyor&#8230;
Ama şunu çok iyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Seni seviyorum Eyy dünya&#8230;<br />
Aslında sevmekle kalmayıp sana nasıl bağlıyım bilemezsin.</p>
<p>Bağlıyım ama senden zaman zaman nefret ettiğim anlarda oluyor.<br />
Neden senden nefret ediyorum ya da neden sana ait olandan uzaklaşmak istiyorum bilemiyorum. Sanırım kafam karma karışık.</p>
<p>Med ve cezirler yaşıyorum&#8230;</p>
<p>İçimdeki yüksek Richterli depremlerin hasarını onarıp toplayamamışken, olur olmaz artçılarla sen den kalan son enkazlarımda yıkılıveriyor&#8230;</p>
<p>Ama şunu çok iyi biliyorum ki hiç bir şeye çok bağlanmayacaksın.<br />
Bağlanmak bazen bir acı, bazen bir trajedi getiriyor bana. Neye bağlansam benim olduğunu düşünürken aslında bana ne kadar uzak olduğunu hissediyorum. Sonra bana mutsuzluk veriyor.</p>
<p>Sahiplenmeyeceksin ki bu dünyayı ve bu dünya ya ait olanları ayrılması ve bırakması o denli kolay olsun.</p>
<p>Ceketini omzuna alıp arkana bakmadan gidebilme cesaretini gösterebilmelisin. Yürekli ol, arkana bakmadan gittiğinde acılanma, ağlama&#8230;<br />
Bir çocuk neşesiyle bırak ve öylece git.</p>
<p>Oysa hayır hayır bağlanmayacaksın.<br />
Varsın senin olsun her şey&#8230; Sadece mutluluğu istiyorum. Onu kollarıma alıp bir bebek gibi sallamak istiyorum&#8230; Ama ona kayıtsız şartsız bağlanarak değil. Bir gün elimden kayabileceğinin hesabını yaparak&#8230; Ve böylelikle çok büyük hayal kırıklığı yaşamayacağım.<br />
Yani her şeye hazırlıklı olacağım&#8230;</p>
<p>Tek alternatifimin senin olmadığını bileceğim. Mutlulukta olduğu gibi&#8230; Sonunda ona da bağlanmayacağım&#8230;</p>
<p>Sanırım bu dünyaya gerektiğinden çok bağlanıyoruz. Her şeyimiz, arabamız, evimiz, malımız, mülkümüz olsun istiyoruz.<br />
Hatta bazen maddesel olanlarımıza o kadar önem veriyoruz ki, onlar bizim yaşamsalımız oluveriyor. Bir arabamız varsa 2 olmasını, ya da bir yerine 2 evimizin olmasını istiyoruz. Yani gözümüz kadar aslında gönlümüzde doymuyor. Sahiplenme ve bağlanma duygusu o kadar fazla ki&#8230; Egosantrizm(Bencillik) o kadar içlerimize işlemiş ki&#8230; Biz yerine ben diyoruz. Ben, Ben, Ben&#8230;</p>
<p>Nevzat ÖZER<br />
Psikolojik Danışman<br />
&#8220;21 YY da anne ve baba olmak isimli kitabın yazarı&#8221;<br />
nevzatozer66@hotmail.com</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 248 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/baglanmayacaksin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nasıl iyi bir dinleyici olunur?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/nasil-iyi-bir-dinleyici-olunur.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/nasil-iyi-bir-dinleyici-olunur.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 21:22:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yok</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan İlişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlık]]></category>
		<category><![CDATA[dinleme sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[İletişim]]></category>
		<category><![CDATA[iyi bir dinleyici olmak için]]></category>
		<category><![CDATA[karşındakini dinleme]]></category>
		<category><![CDATA[vücut dili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1225</guid>
		<description><![CDATA[İyi bir dinleyici olmak sosyal iletişim açısından çok önemli. İşte &#8220;duymak&#8221; yerine &#8220;dinleme&#8221;yi becerebilmenin yolları?
Dinleme, birebir iletişimin en önemli parçalarından biri. Peki siz nasıl bir dinleyicisiniz? İyi bir dinleyici olmak için neler yapmalı? Ve dinlemeyle ilgili eğlenceli ve şaşırtıcı bilgiler pudra.com&#8217;da.
İyi bir dinleyici olmak için:
Öncelikle dinleme nedeninizi bulun
Dinlemenin tarzları olduğunu biliyor muydunuz? İşte iyi bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İyi bir dinleyici olmak sosyal iletişim açısından çok önemli. İşte &#8220;duymak&#8221; yerine &#8220;dinleme&#8221;yi becerebilmenin yolları?</p>
<p>Dinleme, birebir iletişimin en önemli parçalarından biri. Peki siz nasıl bir dinleyicisiniz? İyi bir dinleyici olmak için neler yapmalı? Ve dinlemeyle ilgili eğlenceli ve şaşırtıcı bilgiler pudra.com&#8217;da.</p>
<p><strong>İyi bir dinleyici olmak için:</strong></p>
<p><strong>Öncelikle dinleme nedeninizi bulun<br />
</strong>Dinlemenin tarzları olduğunu biliyor muydunuz? İşte iyi bir dinleyici olmanın ilk adımı da dinleme nedeninizi bulmaktır. Yani dinlemenizin nedeni zevk için mi, fikir alışverişi mi, bilgileri değerlendirmek mi, yoksa empati göstermek mi? Bunu bildikten sonra gerisini yapmanız daha kolay olacaktır.</p>
<p><strong>Dinleme esnasında&#8230;</strong></p>
<ul>
<li>Sabırlı olun ve karşınızdaki insanın iletmeye çalıştığı mesajına saygı duyun.</li>
<li>Konuşan kişiye dikkatinizi verin, dikkatinizi dağıtacak başka şeylerle ilgilenmeyin.</li>
<li>Konuşan kişinin söylediklerini, zaman zaman kendi cümlelerinizle özetleyin ve karşınızdan teyit alın.</li>
<li>Önyargısız dinleyin. Unutmayın, herkesten yeni bilgiler edinebilirsiniz.</li>
<li>Egonuzu ön plana çıkarmayın. Egosu kuvvetli kişiler, kendilerini konuşan kişiden daha üstün görüp, onun söylediklerini dinlemeyebilir.</li>
<li>Nasıl söylendiğini değil, ne söylendiğini dinlemeye çalışın.</li>
<li>Konuşanın anlattıklarını sonuna kadar hiç araya girmeden dinleyin.</li>
<li>Karşınızdaki kişi konuşurken onun söylediklerine vereceğiniz cevapları değil, onun ifade etmek istediklerini düşünün.</li>
<li>Karşınızdaki kişiyi dinlediğinizi beden dilinizle de belli etmeniz, size güven ve saygı kazandıracaktır. Bunu bedenle hafifçe öne doğru eğilmek, baş sallamak, göz temasında bulunmakla gösterebilirsiniz.</li>
</ul>
<p><strong>Dinlemeyle ilgili sürpriz bilgiler?</strong><br />
İnsan beyni dakikada ortalama 500 kelime işleyebiliyormuş. Buna karşın konuşan bir insanın, bir dakikada kullanabileceği kelime sayısı en fazla 150 kelimeymiş. Bunu da ancak at yarışı sunucuları başarabilmektedir. Dakikada 500 kelimeye ihtiyaç duyan beyin, konuşmacının gönderdiği 150 kelimeyi yetersiz bulup, kelimeler arasındaki sessizliklerde başka konulara atlarmış ve konuşan kişinin ifadelerine sadık kalamamaktaymış.</p>
<p>kaynak: pudra.com</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 149 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/nasil-iyi-bir-dinleyici-olunur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sınav kaygısından korkma ki korktuğun başına gelmesin</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/sinav-kaygisindan-korkma-ki-korktugun-basina-gelmesin.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/sinav-kaygisindan-korkma-ki-korktugun-basina-gelmesin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 20:25:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>özkan emiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitici Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav Kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitici hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[kısır döngü]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1223</guid>
		<description><![CDATA[Sınav kaygısının bir çok nedeni var. Bu nedenlerden biri de kaygıya sürekli dikkatini vermektir. Kendinizi dinlemek kaygınızı arttırabilir.  Kendinizi dinledikçe duyacağınız ses kaygının kendisi olacaktır. Sınav esnasında kaygı yaşadığınız an,  panik yaptığınızda ve kaygının sizi olumsuz olarak etkileyeceğini yoğun olarak düşündüğünüzde bir kısır döngüye girmiş olursunuz. 
Şöyle ki; sınava giriyorsunuz. Sınav kâğıdı önünüze geldi. Kaygınızı fark [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sınav kaygısının bir çok nedeni var. Bu nedenlerden biri de kaygıya sürekli dikkatini vermektir. Kendinizi dinlemek kaygınızı arttırabilir.  Kendinizi dinledikçe duyacağınız ses kaygının kendisi olacaktır. Sınav esnasında kaygı yaşadığınız an,  panik yaptığınızda ve kaygının sizi olumsuz olarak etkileyeceğini yoğun olarak düşündüğünüzde bir kısır döngüye girmiş olursunuz. </p>
<p><strong>Şöyle ki</strong>; sınava giriyorsunuz. Sınav kâğıdı önünüze geldi. Kaygınızı fark etmeye başladınız.  Bu kaygıyı yaşamamanız gerektiğini düşündüğünüz halde kaygı yaşamaya başladınız. Panik oldunuz. Panik olduğunuz da ise geçmişte düştüğünüz benzer durumlarda ki başarısızlıklarınız aklınıza gelebilir. &#8220;Eyvah ben benzer durumu önceden de yaşamıştım. Ve başarısız olmuştum. Yine başarısız olacağım.&#8221; Diye ve benzeri şekilde düşünmeye başladığınızda kaygınızı tekrardan arttırmış olacaksınız.</p>
<p><strong>Kısır döngünün daha net anlaşılması bir de şemayla  anlatalım.</strong></p>
<p><strong>Sınav Anı:</strong></p>
<p>Kaygı &#8211;&gt; Eyvah kaygım başladı &#8211;&gt;Eyvah yine panikleyeceğim ve konuları karıştıracağım &#8211;&gt;Kaygı artışı</p>
<p>Peki bu duruma düşmemek için ne yapacaksınız? Yapmanız gereken belli düzeyde sınav kaygısının normal olduğunu düşünmektir.  </p>
<p><strong>Olması gereken yukarıdaki kısır döngüyü kırmaktır.</strong></p>
<p><strong>Sınav Anı:</strong></p>
<p>Kaygı &#8211;&gt; Kaygımı hissediyorum &#8211;&gt;Yeteri kadar çalıştım. Bu kaygı olması gerektiği kadar &#8211;&gt; Kaygı düzeyi normal</p>
<p>Şemadan da gördüğünüz gibi düşünce biçimi kaygı düzeyini etkilemektedir.</p>
<p>Düşüncelerin ve inancın insan davranışlarındaki gücünü daha net anlayabilmeniz için kısa bir öyküyü sizinle paylaşmak istiyorum.</p>
<blockquote><p><strong><em>Kendini gerçekleştiren kehanet</em></strong></p>
<p><em>Nick adında bir demiryolu isçisinin öyküsü bu. Nick güçlü, sağlıklı bir işçi manevra sahasında çalışıyor. Arkadaşlarıyla ilişkisi iyi ve işini iyi yapan güvenilir bir insan. Ne var ki, kötümser biri, her şeyin kötüsünü bekler ve başına kötü şeyler geleceğinden korkar.</em></p>
<p><em>Bir yaz günü, tren isçileri, ustabaşının doğum günü nedeniyle bir saat önceden serbest bırakılırlar.Tamir için gelmiş olan ve manevra alanında bulunan bir soğutucu vagonun içine giren Nick, yanlışlıkla içerden kapıyı kapatır, kendini <strong>soğutucu vagona</strong> kilitler. Diğer işçiler Nick&#8217;in kendilerinden önce çıktığını düşünürler. Nick kapıyı tekmeler, bağırır, ama kimse duymaz, duyanlar da bu tür seslerin sürekli geldiği bir ortamda olduğu için pek kulak vermezler. Nick burada donarak öleceğinde korkmaya başlar. Eğer buradan çıkmazsam, burada kaskatı donacağım, diye düşünmeye başlar. İçerde yarısı yırtılmış bir karton kutunun içine girer. Titremeye başar. Eline geçirdiği bir kağıda karısına ve ailesine son düşündüklerini yazar: Çok soğuk, bedenim hissizleşmeye başladı. Bir uyuyabilsem! Bunlar benim son sözlerim olabilir?</em></p>
<p><em>Ertesi günü soğutucu vagonun kapısını açan işiler, Nick&#8217;in donmuş bedenini bulurlar. Üzerinde yapılan otopsi, onun donarak öldüğünü göstermektedir. Fakat bu olayı olağanüstü yapan, soğutucu vagonun soğutma motorunun bozuk ve çalışmıyor olmasıydı. Vagonun içindeki ısı 18 C idi, ve vagonda bol hava vardı. </em></p></blockquote>
<p>Nick&#8217;in korkusu, kendini gerçekleştiren bir kehanet oluşturmuştu. Korktuğu başına geldi.</p>
<p>Bu öyküden de anlayacağınız gibi kaygıdan korkmayın. Kaygının faydalı yönünü görmeye çalışın. Çünkü normal düzeyde yaşanan kaygı  sizi motive etmesi bakımından yararlı bir tarafıda bulunur. Elbette bu sınava düzenli şekilde çalışan öğrenciler için geçerlidir. Çalışmamış, sınava az bir zaman kala notlarına bakmış öğrenciler için bu düşünce ancak polyannacılık olur.</p>
<p>Son olarak, sınav kaygısını yok etmeyi amaçlamamalısınız. Asıl amaç kaygıyla beraber yaşamayı öğrenmektir. Kaygıyı yok etmek için harcadığınız enerjiyi çalışma ve motivasyon için kullanmaya başlamalısınız.</p>
<p>Kaygıyı azaltma konusunda püf noktaları için bir sonraki yazımızı takip edin.</p>
<p>Özkan Emiroğlu</p>
<p>http://www.aktuelegitim.com</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 466 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/sinav-kaygisindan-korkma-ki-korktugun-basina-gelmesin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
