Evlilik, Boşanma ve Çocuk

Evlilik iki kişinin kanunlarla düzenlenmiş bir şekilde aile olmak amacıyla bir araya gelmesi ve bunu resmileştirmesi eylemine denir. Boşanmak ise eşlerin kanunla düzenlenmiş bir şekilde ayrılmalarıdır. Her toplum evlilik veya boşanma ile ilgili kurallarını kanunla birlikte gelenek ve görenekleri ile de şekillendirir.

Örneğin evlenmelerinde herhangi bir kanuni zorluk bulunmamakla birlikte başlık parası nedeniyle evlenemeyen, büyük şehirlere veya yabancı ülkelere para kazanmaya giden insanları bir dönem filmlerde de olduğu gibi çokça görür ve duyardık. Ya da kocası ölen bir kadının kayın biraderi ile evlenmeye zorlanması vakalarını da duyduk, gördük. Bu konular daha çok sosyolojinin konusu olmakla birlikte ben evlilik, boşanma ve çocuk konusunun bir miktar psikolojik yönü ile ilgilenmek ve bazı paylaşımlarda bulunmak istiyorum.

Sözünü edeceğim vakalardan biri aldatma neticesinde biten bir evlilikte çocukların psikolojik durumu olacak. Birkaç tane çocuk yapacak kadar sene bir beraberlik yürüten ancak boşanmak zorunda kalan bir anne-babanın gerek boşanma aşamasında gerekse boşandıktan sonra kendi yaşadıklarının yanında çocuklarına da yaşattıkları travma belki ilk planda pek görünmüyor. Oldukça yıpratıcı geçen boşanma sürecinde çocuklar kimin yanında ise ondan taraf olmak durumunda kalıyorlar. Çünkü anne yada baba yanında kalan çocuğu eşine karşı dolduruyor. Buna ailenin diğer üyeleride eşlik edince çocuk psikolojik olarak zor bir sürece girebiliyor. Normal zamanlarda başkalarının da olduğu ortamlarda bile eski eşinden söz ederken küfürlü, hakaretli sıfatlarla öfkesini dile getiren bir ebeveynin çocuğu ile birlikte iken eşine karşı ettiği hakaretlerin, kötü tanımlamaların boyutlarını tahmin edebiliriz sanırım. Sadece çocuk üzerinden verilecek bir psikolojik desteğin pek işe yaramayacağını rahatlıkla söyleyebilirim. Esas olan eşler boşansalar bile çocuklarını da düşünerek bu süreci bir uzman desteğinde atlatmaya çalışmalarıdır. Ne yazık ki ülkemizde bu gibi durumlarda bir uzmana müracaat etme davranışı istenen düzeyde değildir.  Ailelere ulaşamadığımız sadece elimizde çocuğun olduğu durumlarda yapabileceklerimiz sınırlı olmakla birlikte; çocukların sonuçlarına etki edemeyeceği bir süreçte,  yapabileceğimiz en kestirme şey mevcut duruma alışma ve sorunla birlikte yaşamayı öğrenme konusunda yardım sunmak olmalıdır.

Sözünü etmek istediğim bir başka vakada ise sevgi, saygı bağlarının onarılamaz düzeyde zarar gördüğü bir evliliği, çocuklar etkilenmesin diye sürdürmeye çalışan eşlerin neden olduğu travmadan bahsedeceğim. Sözüm ona çocukların bulunduğu ortamlarda tartışmıyorlar, mutlu bir aile tablosu çizmeye çalışıyorlar ama bunu acaba ne kadar başarabiliyorlar? Çocuklar sanılanın aksine çok iyi bir gözlemcidir. Bir sorun varsa ve belli edilmek istenmiyorsa çocuk bunu çok net anlayabiliyor. Bir danışanıma “çocukların yanında eşinize tepkinizi belki sözlerinizle ifade etmiyorsunuz ama muhtemelen gözlerinizle ve beden dilinizle öfkenizi, sinirinizi ifade ediyorsunuzdur” dediğimde hayretle karşılamıştı. Kaldıki bu gibi durumlarda çocuklar acaba ayrılırlar mı yada ayrılırlarsa ben ne olacağım şeklinde düşüncelere kapılıp genellikle içe kapanma, derslerinde gerileme, (gözümün önünde olsunlar düşüncesi ile)sürekli anne ve baba ile birlikte olma isteği dolayısı ile okul devamsızlığı gibi çeşitli davranışlar geliştirebilirler. Evlilik bu aşamaya gelmişse bir uzman desteği almaları, -evlilik devam edecek mi, edecekse- tarafların üzerine düşen görevler, tarafların birbirlerinden beklentileri konusunu enine boyuna konuşmak ve belkide bir protokole bağlamak gerekmektedir. Yok evlilik devam etmeyecekse bunu kırmadan dökmeden, tarafların kendilerine ve çocuklarına zarar vermeden nasıl yapabileceklerini yine bir uzman nezaretinde konuşmaları gerekmektedir.

Hiçbir evlilik 12 ay 365 gün mükemmel şekilde devam etmiyor. Zaman zaman eşler arasında krizler çıkabiliyor, kısa süreli dargınlıklar, tavır takınmalar olabiliyor. Kaldıki bu türden krizler eşler arası ilişkilerdeki birikmiş sorunların, yanlış anlaşılmaların konuşulması ve devamında halledilmeleri için mükemmel fırsatlar sunuyor. Bu gerçeği göz ardı etmeyerek eşlerin birbirlerine karşı yıkıcı olmayan duygu ve düşüncelerini ifade etmeleri, iletişime açık olmaları, kendilerinin aşamadığı sorunları mutlaka bir uzmandan yardım alarak aşmaya çalışmaları evlilik hayatını daha güzel leştirecektir.

Ahmet GÜNAY

Psikolojik Danışman

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

Yorumunuzu ve sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz