Eşim beni sevmiyor ise ne yapabilirim?

“Eşim beni sevmiyor.” pek çok evli (evli olmayanlar arkadaşım, sevgilim, nişanlım vb. diyebilir tabii ki) insan  tarafından bir yakınma olarak dile getiriliyor. Sadece yakınma olarak kalmanın ötesinde, pek çok psikoterapi / psikolojik danışma seansının odak noktasını bu ifade oluşturabiliyor. Şu soruyu sormak ve tatmin edici bir cevap almak için psikoterapiste başvuruyor pek çok insan: “Eşim beni sevmiyor; ne yapmalıyım?”

TERAPİEVİ Blog, kendisine belirlediği amaçlar arasına, yaşadıkları sorunlar için, okuyucularına yeni ufuklar açmayı da koydu. Buna istinaden de tarafımıza yöneltilen sorulara burada cevap vermeye çalışıyoruz. Cevaplarımızın baştan savma olmaması, okuyucu nezdinde bir değeri olmasına özen gösteriyoruz.

Yazının başlığını oluşturan “Eşim beni sevmiyor ise ne yapabilirim?” sorusunu analiz ederek devam edelim yazımıza. Sorunun birkaç boyutlu olarak ele alınabileceğini düşünüyorum

1- “Eşim beni sevmiyor.” düşünceniz gerçeği ne kadar yansıtıyor?

“Bir düşünceye inanıyor olmamız, düşündüğümüz şeyin gerçek olduğu anlamına gelmez.” Bu ilke, özellikle bilişsel davranışçı terapide çok önemli bir yer işgal eder. Özellikle başkalarının zihninde olan bitenlerle ilgili geliştirdiğimiz varsayımların, ilk etapta sadece varsayım (henüz doğrulanmamış düşünce) olduğunu görebilmeliyiz. Dolayısıyla, sahip olduğumuz varsayımla ilgili (Yani “Eşim beni sevmiyor.” düşüncesi ile ilgili) geniş çaplı bir araştırma yapmalıyız. Bunun için kendinize şu türden sorular (kalem kağıt kullanarak, yazıp çizerek) sorabilirsiniz:

– Eşimin beni sevmediğini nereden / hangi işaretlerden anlıyorum?

– Eşimin beni sevdiğine dair (sahip olduğunuz asıl düşüncenin aksi yönde) ipuçları  var mı?

– Eşim bana nasıl davransaydı beni sevdiğini anlardım (düşünürdüm ve hissederdim)?

– Eşimin bana karşı olan tutumlarının, beni sevmemesi dışında başka bir anlamı olabilir mi?

– Eşim beni gerçekten sevmiyor mu; yoksa, ben eşim tarafından sevildiğimi hissetmiyor muyum?

– Benim yaşadıklarımın aynısını bir arkadaşım yaşasaydı, yorumum ne olurdu?

– Eşimin bana karşı tutumlarını başkaları nasıl değerlendirir / değerlendiriyor?

2- “Eşim beni sevmiyor.” düşünceniz gerçek ise ne olacak?

Eşinizin size karşı sahip olduğu hislerle ilgili düşüncenizde haklı olabilirsiniz. Evet, eşiniz sizi sevmiyor da olabilir. Bu durumda da, bir psikolojik yardım uzmanı olarak benim bakışım şöyle olacaktır:

– İlişki, karşılıklı gerçekleştirilen bir etkileşimdir. Dolayısıyla bir ilişkide ortaya çıkan duyguları büyük oranda karşılıklı belirliyoruz. Yani biz bir ilişkide edilgen değil etken bir pozisyondayız. Eşimiz tarafından yeterince sevilmediğimizden şikayetçi olduğumuzda, yaşadıklarımızda kendimizin hiçbir olumsuz etkisi olmadığını düşünürüz. Bize göre olan biten şey, kendimizin dışında gerçekleşmektedir. Bu yüzden kendimizi çoğunlukla çaresiz ya da kurban gibi algılarız. Ancak yapılan pek çok bilimsel çalışmada, bırakın yetişkin insanlar arasındaki ilişkiyi, yeni doğan bebekle annesi arasındaki ilişkide bile bebeğin belirleyici bir rolü olduğunu (tabii ki bebek bunun bilincinde değil) ortaya koyuyor. Hal böyleyken, sadece eşimizin yapıp yapmadıklarına odaklanmak çok işe yarar bir yaklaşım olarak düşünülemez gibi geliyor bana.

– İlişkinin karşılıklı bir yaşantı olduğunu kabul ettikten sonra yapabileceğimiz şey, ilişkideki kendi rolümüze odaklanmaktır. Yani ben bu ilişkide hangi tutumları sergiliyorum? Ne yapıyorum ya da yapmıyorum? Ne söylüyorum ya da söylemiyorum? Sahip olduğumuz tutumlar büyük oranda eşimizin bize karşı hissettiği duyguları tetikliyor. Tabii ki bu yaklaşım,  birisini  kendimize “ona rağmen” aşık edebileceğimiz anlamına gelmiyor.

– Kabul etmemiz gereken bir diğer nokta, eşimizin duygularını tahrik ettiğimizdir. Aslına bakarsanız belki de işin özü budur: Biz birbirimizin duygularını tahrik ediyoruz. Peki hangi duyguları? Bir ilişkide yaşanabilecek bütün duyguları. Sevgi, nefret, öfke, yetersizlik, beceriksizlik, değersizlik, değerlilik, hayal kırıklığı, umut, endişe, pişmanlık gibi duyguları yaşadığımız ilişkide tahrik ediyoruz.  O halde, bana kalırsa bir ilişkideki en önemli meselelerden biri, eşimizin hangi duygusunu tahrik ettiğimizdir.

– Şu ana kadar söylediklerimin ana noktası aslında şu: Sevilmeyi değil de sevilebilir olmayı hedeflemeliyiz. Çünkü bizim elimizde olan sadece sevilebilir / kabul edilebilir tutumlar sergilemektir. Sevilmek ise biraz da kısmet işi. Peki sevilebilir olmak sevilmenin garantisi değilse ne olacak?

3- Her şeye rağmen sevilmiyor isek ne olacak?

Bazen insan olarak bizler, normal ihtiyaçlarımızı anormal yollarla gidermeye çalışıyoruz. Yani, aslında sevme becerisinden yoksun birisinden sevilmeyi talep edebiliriz. Dolayısıyla, yukarıda söylediklerim, “şayet eşimiz tarafından sevilmiyorsak tüm sorumluluğun bize ait olduğu” anlamına gelmemektedir. Emin olun, bizi bu halimizle bile sevenler çıkacaktır.

Bir ilişkinin merkezindeki duygulardan birisi bence “hayal kırklığı” dır. Hayal kırıklığı sözlükte, “çok istenilen ya da umulan bir şeyin gerçekleşmeyişinden duyulan üzüntü” olarak tanımlanıyor. İnsanoğlu olarak bizler ilişkimizden, sevilmek, beğenilmek, onaylanmak gibi pozitif duyguları ummaktayız. Gelin görün ki, bunlara ulaşabilmek bizim yapıp etmelerimizle birlikte önemli oranda karşı tarafın elinde olmaktadır. Bu anlamda bizler muhtaç varlıklarız. Şair, “Ben sana mecburum bilemezsin.” dediğinde çok temel bir insan gerçekliğini bize gösteriyor.

Hayal kırıklığı kaçınılmaz ise, bize düşen ona tahammül edebilmeyi öğrenmektir. Yani sevilmemeyi kabul edebilmek, onun getireceği acılara, iç yanmalarına katlanmayı öğrenebilmek. Bu mümkün müdür? Evet mümkündür. Şayet bunu kendi başımıza beceremiyorsak psikoterapi bize bu anlamda ciddi düzeyde yardımcı oluyor.

Özetle, “Eşim beni sevmiyor, ne yapmalıyım?” diye soranlara önerilerim şöyle:

– Gerçekten sevilip sevilmediğini yeniden ve daha etraflıca gözden geçir.

– Sevilmekten ziyade sevilebilir olmayı hedef haline getir.

– Her şeye rağmen sevilmiyorsan, durumu kabullen, eşinden ayrılman gerekiyorsa ayrıl, ve hem sevip hem sevileceğin bir ilişkiyi kurmaya çalış. Olmazı oldurmaya çalışmaktan vazgeç.

Lütfen konuyla ilgili düşüncelerinizi, yazının yorum kısmından benimle paylaşın. Yorumlarınız konunun gelişmesine katkı sağlayacaktır. Muhabbetle.

Yusuf BAYALAN – Psikoterapist ve İlişki Terapisti. TERAPİEVİ’nin kurucusu

Kaynak:http://www.terapievi.com

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

Yorumunuzu ve sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz