
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aktuel Eğitim ve Rehberlik Portalı (PDR) &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.aktuelegitim.com/category/yasam/saglik-yasam/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aktuelegitim.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Eğitim ve Rehberlik Portalı</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Feb 2012 09:39:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Demir eksikliği beyin gelişimini etkiliyor</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/demir-eksikligi-beyin-gelisimini-etkiliyor.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/demir-eksikligi-beyin-gelisimini-etkiliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 06:15:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[demir eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[demir eksikliği için hangi gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[demir eksikliği için ne yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[demir eksikliği ve beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[demir eksikliğinin etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[demir eksikliğinin tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[demir eksikliğinin tedavisi nasıl yapılmalı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2893</guid>
		<description><![CDATA[Dokulara oksijen taşınmasına yardımcı olan demir, çocukların beyin ve fiziksel gelişiminde önemli rol oynuyor. Demir... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/demir-eksikligi-beyin-gelisimini-etkiliyor.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dokulara oksijen taşınmasına yardımcı olan demir, çocukların beyin ve fiziksel gelişiminde önemli rol oynuyor. Demir eksikliği tedavisi için hızlı büyüme dönemi kaçırılırsa kaybın geri dönüşü de olmuyor.</p>
<p>Demirin, sinir sistemi gelişiminde önemli rol oynadığını söyleyen Biyokimya Uzmanı Doç. Dr. Nezih Hekim, özellikle büyüme çağındaki çocukların serum demir, transferin ve ferritin düzeylerinin gelecekteki başarıları açısından önemli olduğunu söyledi.</p>
<p>Amerikan Pediatri Akademi Komitesi?nin, yenidoğanların 9-12. ayda, prematürelerin 6. ayda demir eksikliği açısından taranmasını önerdiğini belirten Doç. Hekim, ?Araştırmalar, erken çocukluk döneminde yaşanan demir eksikliği anemisinin, okul performansının anlamlı derecede azalmasına neden olabileceğini söylüyor. Araştırmacılar, kötü beslenme sonucunda oluşan demir eksikliğinin çocuklarda okul başarısını etkilediğini özellikle matematik ve lisan derslerinde başarısızlığa yol açtığını belirtiyor. Bazı araştırmacılara göre 20?li yaşlardaki beyin gelişimi 10?lu yaşlarda belirleniyor. Araştırmalar, yetersiz demirle beslenen çocukların beyindeki sinir hücrelerini koruyan kılıfı oluşturan hücrelerle bağlantı kurmada yetersiz kaldığını; bilişsel, lisan ve motor gelişimini bozduğunu gösteriyor? dedi.</p>
<p>Beynin demir içeriğinin sadece beslenme ile değil, genetik alt yapıyla da ilişkisi bulunuyor. Bu nedenle bebeklik ve çocukluk döneminde demir açısından yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmek gerektiğini belirten Doç. Dr. Nezih Hekim, kandaki demir düzeyinin dönemsel olarak ölçülmesini önerdi.</p>
<p>ntvmsnbc.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/demir-eksikligi-beyin-gelisimini-etkiliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklere, bir yaşından önce verilmeyecek gıdalar</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/bebeklere-bir-yasindan-once-verilmeyecek-gidalar.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/bebeklere-bir-yasindan-once-verilmeyecek-gidalar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2012 21:19:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[hangi gıdalar bebeklere verilmemeli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2800</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklere bir yaşından önce bazı gıdalar verilmemeli. Onlar şunlar: Bal: Kabızlık, emme ve yutma güçlüğü,... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/bebeklere-bir-yasindan-once-verilmeyecek-gidalar.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebeklere bir yaşından önce bazı gıdalar verilmemeli.<br />
Onlar şunlar:</p>
<p>Bal: Kabızlık, emme ve yutma güçlüğü, solunum durması, kas zayıflığı gibi belirtilerle ortaya çıkan ve ölüme neden olabilen botulizm hastalığına yol açabiliyor.</p>
<p>Yumurta akı: Alerjiye neden olabiliyor.</p>
<p>İnek sütü: Alerji, kabızlık ve demir eksikliğine yol açabiliyor.</p>
<p>Kakao, çikolata ve çilek: Alerjik reaksiyon oluşturabiliyor.</p>
<p>Şarküteri ürünleri: Aşırı tuz ve nitrat içerdikleri için kalp damar ve böbrek hastalıklarına zemin hazırlayabiliyor.</p>
<p>Kuruyemiş gibi sert taneli ürünler: Nefes borusuna kaçma riski var.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>zaman.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/bebeklere-bir-yasindan-once-verilmeyecek-gidalar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yiyecekler hastalıklara karşı da koruyuculuk sağlıyor</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/yiyecekler-hastaliklara-karsi-da-koruyuculuk-sagliyor.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/yiyecekler-hastaliklara-karsi-da-koruyuculuk-sagliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2012 20:33:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[faydalı besinler]]></category>
		<category><![CDATA[faydalı gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[faydalı yiyecekler]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz nasıl hafif atlatılır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2797</guid>
		<description><![CDATA[Araştırmalara göre, yiyecekler sadece günlük enerji, vitamin ve mineral ihtiyacını karşılamıyor, hastalıklara karşı da koruyuculuk... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/yiyecekler-hastaliklara-karsi-da-koruyuculuk-sagliyor.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Araştırmalara göre, yiyecekler sadece günlük enerji, vitamin ve mineral ihtiyacını karşılamıyor, hastalıklara karşı da koruyuculuk sağlıyor.</p>
<p>Beslenmenin yanı sıra vücuda olumlu katkıları bulunan böyle besinlere fonksiyonel besinler deniyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya&#8217;ya göre, fonksiyonel besin, hiç işlem görmemiş doğal bir besin olabileceği gibi fonksiyonel bir besinle zenginleştirilmiş bir gıda maddesi de olabilir. Örneğin omega-3&#8242;ü direkt balıktan alabileceğimiz gibi, omega-3&#8242;le zenginleştirilmiş yem yiyen tavukların ürettiği Omega-3&#8242;lü yumurtaları yiyerek de alabiliriz.</p>
<p>Fonksiyonel besinler direkt olarak ilaç yerine geçmez ancak uzun vadeli düzenli kullanımlarında kalp hastalıkları, kemik erimesi, tiroit hastalıkları ve bazı kanser türlerine karşı koruyucu oldukları biliniyor.</p>
<p><strong>MENOPOZU HAFİF ATLATMANIN YOLU</strong></p>
<p>Östrojen hormonu; kadın ve erkekte üreme sisteminin işleyişinde, kemik sağlığında, kalp-damar sisteminde, çeşitli kanserlere karşı vücudu korumada, derinin parlaklığı ve gençliğinde önemli rol oynuyor. Belirli bir yaştan sonra östrojenin azalması ile bu sistemlerde yavaşlama ve çeşitli hastalıklara karşı yatkınlık artıyor.</p>
<p>Dr. Kaya, fitoöstrojenlerin, yani bitkisel östrojenlerin hem östrojen benzeri hem de östrojene karşıt etki yaptıklarını söylüyor ve bitkisel östrojenlerin doğru kullanımı ile ilgili şu bilgileri veriyor:</p>
<p>&#8220;Vücutta aşırı östrojen varsa östrojen reseptörlerine bağlanarak östrojenin fazla etkisini giderirler, vücutta az östrojen varsa östrojen gibi etki gösterirler. Fitoöstrojenlerin en yaygın iki grubu; İzoflavonlar ve lignanlardır. İzoflavonlar özellikle soya fasulyesi, kuru fasulye, mercimek, bezelye, sebze, çay ve şarapta bulunur. Lignanlar ise; tüm tahıl ürünleri, keten tohumu, susam, ay çekirdeği, yer fıstığı, zeytin gibi yağlı yemişler, kiraz, şeftali, erik, elma, armut, havuç, brokoli, soğan, sarımsak, rezene, ahududu, böğürtlen ve şerbetçiotunda bulunur. Bira yapımında şerbetçiotu kullanıldığından dolayı bira da lignan bakımından zengindir.</p>
<p>Genel olarak ister izoflavon olsun ister lignan olsun bitkisel östrojenler hormon bağımlı kanserlerin (meme, rahim, testis ve prostat kanseri gibi ) gelişmesini önler. Ancak meme kanseri tanısı almış bir hastaya fitoöstrojen verilmemelidir. Fitoöstrojen çok kuvvetli antioksidanlardır. Menopoz sonrası ortaya çıkan kemik erimesinin esas nedeni vücuttaki östrojen eksikliğidir. 6 Ay süre ile günde 40 gram soya proteini tüketimi; Kemik mineral dansitesini artırır. Sadece günde 25 gram soya proteini tüketimi bile kötü kolesterol olan LDL&#8217;yi yüzde 12,9 oranında azaltır, iyi kolesterol olan HDL&#8217;yi ise yüzde 2,4 oranında bir artırır. Koroner kalp hastalıklarından korur. Aynı zamanda menopozdan sonra ortaya çıkan sıcak basması, terleme, sinirlilik gibi semptomları da azaltır.</p>
<p><strong>DOKTORUNUZA DANIŞMADAN KULLANMAYIN!</strong></p>
<p>Asyalı kadınlarda; meme kanserinin, kemik erimesinin, kalp-damar hastalıklarının ve menopoz semptomlarının batılı hemcinslerine göre daha az görülmesinin nedeni soya proteinini temel besin maddesi olarak kullanmalarıdır. Ancak gerek menopoz olsun gerek kalp damar hastalıkları olsun gerek yukarıda bahsettiğimiz diğer hastalıklar olsun tek başına fitoöstrojen kullanmak bu hastalıkları tedavi etmez. Tıbbi tedavi ve fitoöstrojen kullanım gerekliliğine doktorunuz karar vermelidir.&#8221;</p>
<p>http://www.ntvmsnbc.com/</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/yiyecekler-hastaliklara-karsi-da-koruyuculuk-sagliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum sonrası depresyon</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/dogum-sonrasi-depresyonun.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/dogum-sonrasi-depresyonun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Dec 2011 19:02:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası depresyonu atlatmak için ye yapmak gerekir]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası depresyonunun belirtileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2741</guid>
		<description><![CDATA[Kadın Doğum Uzmanı Opr. Dr. Gizem Yıldırım &#8220;Yeni anneler doğumdan itibaren bedensel, duygusal ve toplumsal... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/dogum-sonrasi-depresyonun.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın Doğum Uzmanı Opr. Dr. Gizem Yıldırım &#8220;Yeni anneler doğumdan itibaren bedensel, duygusal ve toplumsal değişiklikler yaşarlar. Doğumdan itibaren anne ile bebek arasında kurulan ilişkinin, tanımlanamayacak kadar özel bir ilişkidir. Bebek sahibi olmak gerek anne gerekse babanın hayatında büyük değişiklik yaratır.&#8221; diyor. Yıldırım, ayrıca, doğum sonrası depresyonun belirtileri ve tedavisini anlatıyor.</p>
<p><strong>Doğum sonrası depresyonunun belirtileri </strong></p>
<ul>
<li>Kendini kötü hissetme,</li>
<li>Mutsuzluk, çaresizlik, sebepsiz ağlama krizleri,</li>
<li>Kendini değersiz ve suçlu hissetme,</li>
<li>Hüzün, boşluk duygusu, duyarsızlık,</li>
<li>Özellikle bebeğe olan ilginin azalması,</li>
<li>Bebekle ilgili kaygı duyma,</li>
<li>Bebeğe zarar verme korkusu,</li>
<li>Enerjinin azalması ve aşırı yorgun hissetme,</li>
<li>Uykuya dalmada zorluk ve uyku bozukluğu,</li>
<li>Cinsel isteksizlik,</li>
<li>Aşırı yeme ya da iştah kaybı,</li>
<li>İntihar düşünceleri</li>
</ul>
<p>Daha önce depresyon yaşamış olan kişilerin, gebelik ve doğum sürecini travmatik geçirenlerin, eşiyle ilgili sorunları olanların doğum sonrası depresyonu yaşama ihtimali daha yüksek.</p>
<p>Doğum sonrası depresyonu demek için depresyon belirtilerinin doğum sonrası ilk 4 haftada ortaya çıkması gerekiyor. Gene de bazı kadınlarda belirtiler haftalar ya da aylar sonra, daha sinsi bir şekilde başlayabiliyor.</p>
<p><strong>Doğum sonrası depresyonu tedavisi </strong><br />
Doğum sonu depresyonla başa çıkmak için yeni anne olan kadınların hislerini, şikayetlerini eşleriyle ve yakınlarıyla paylaşmaları gerekir. Ayrıca, gerekirse profesyonel yardım almaktan da kaçınılmamalıdır.</p>
<p>Özellikle yeni anneler, doğumdan itibaren bedensel, duygusal ve toplumsal değişiklikler yaşarlar. Bu hem çok güzel hem de zor süreç zarfında yeni annelerin bebeklerine nasıl özenle bakıyorlarsa kendilerine de çok iyi bakmaları gerekir.</p>
<p><strong>Doğum sonrası depresyonu atlatmak için öneriler</strong></p>
<ul>
<li>Kendinizi aşırı derecede yormayın.</li>
<li>Bebeğiniz uyurken siz de uyumaya çalışın. Uyku zihinsel sağlık açısından çok önemlidir.</li>
<li>Bebeğiniz gece hareketliyse ve uykunuzu bozuyor ise onu başka bir odaya almayı deneyin.</li>
<li>Eşinizden size destek olmasını isteyebilirsiniz. Bu şekilde bebekten sadece siz sorumlu olmazsınız. Bebek bakımı konusunda çevrenizdeki akraba ve arkadaşlarınızdan yardım isteyin. Kendinize dinlenecek zaman ayırın.</li>
<li>Gebelik esnasında ve emzirme döneminde beslenmenize dikkat edin.</li>
<li>Kendinizi çaresiz ve güçsüz hissediyorsanız bir psikolog veya psikiyatrdan destek almak için zaman kaybetmeyiniz. Unutmayın, anne olarak siz ruhen ve bedenen sağlıklı olmadıkça bebeğinize gerekli bakımı sağlamanız zordur.</li>
</ul>
<p>pudra.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/dogum-sonrasi-depresyonun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pornografi Cinsel Performansı Zayıflatıyor</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/pornografi-cinsel-performansi-zayiflatiyor.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/pornografi-cinsel-performansi-zayiflatiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Dec 2011 15:46:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[pornonun ruh sağlığına zararı]]></category>
		<category><![CDATA[pornonun zararı]]></category>
		<category><![CDATA[pornonun zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2695</guid>
		<description><![CDATA[Amerikan &#8216;Psychology Today Dergisi&#8217;nde yayımlanan bir araştırma, internet pornosunun, erkeklerin yatak performanslarını düşürdüğünü ortaya koydu.... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/pornografi-cinsel-performansi-zayiflatiyor.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan &#8216;Psychology Today Dergisi&#8217;nde yayımlanan bir araştırma, internet pornosunun, erkeklerin yatak performanslarını düşürdüğünü ortaya koydu.</p>
<p>ABD&#8217;de yayımlanan saygın psikoloji dergisi &#8216;Psychology Today&#8217;de yer alan bir araştırmaya göre, internet pornosu yüzünden <span id="more-2695"></span>cinsel yönden zavallı bir genç nesil yetişiyor. </p>
<p>Araştırma internet pornosunun, erkeklerin gerçek kadınlarla aralarındaki ilişkileri yok ettiğini ortaya koydu. </p>
<p>Günümüzde herkesin her yerden kolayca ulaşabildiği bir malzeme haline gelen internet pornosu yüzünden, erkekler duygusuzlaşıyor ve artık normal partnerlerinden zevk alamaz hale geliyorlar. </p>
<p>Erkeklerin libidosu (cinsel arzu) çok erken yaşlarda düşüyor. Bu sayede artık iktidarsızlık orta yaş erkeğinin sorunu olmaktan çıktı, yirmili yaşlarda yaşanmaya başlandı bile. </p>
<p>AŞIRI GÖRÜNTÜLERE ALIŞIYORLAR</p>
<p>&#8216;Porno yüzünden yaşanan cinsel bozukluklar büyüyerek artan bir problem haline gelmeye başladı&#8217; makalesinde, internette porno seyreden erkeğin beyninin, sürekli aşırı uyarılma yüzünden vücudundaki seks zevkini ileten sinirlere cevap veremez hale geldiği belirtiliyor. </p>
<p>Bir nevi ikilem yaratan bu durum ile her yaşanan heyecan beyinde karşılık bulamıyor. Sonunda porno kullanıcısı orgazma ulaşmak için çok daha aşırı görüntülere yöneliyor. Ancak gerçek hayatta kadınlarla normal ilişkilerden mutsuz olmaya başlıyor. </p>
<p>Uzmanlar bu durumun evlilikleri olumsuz etkileyecek seviyede olduğu konusunda uyarıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/pornografi-cinsel-performansi-zayiflatiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bunamaya karşı beyninizi 2 saat meşgul edin</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/bunamaya-karsi-beyninizi-2-saat-mesgul-edin.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/bunamaya-karsi-beyninizi-2-saat-mesgul-edin.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Dec 2011 22:57:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2676</guid>
		<description><![CDATA[Günde zihninizi sadece 2 saat meşgul etmenin bunamayla savaşmada ilaç tedavisi kadar etkili olduğu belirlendi.... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/bunamaya-karsi-beyninizi-2-saat-mesgul-edin.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günde zihninizi sadece 2 saat meşgul etmenin bunamayla savaşmada ilaç tedavisi kadar etkili olduğu belirlendi.</p>
<p>&#8220;Journal BMC Medicine&#8221; isimli dergide yayınlanan ve Almanya&#8217;da Erlangen Üniversitesi&#8217;nde yapılan araştırma ile bulmaca çözmenin bunamış hastalarda beyin <span id="more-2676"></span>fonksiyonlardaki azalmayı ertelediği tespit edildi.</p>
<p>Araştırmaya göre, hastalar iki saatlik tedavide önce 10 dakika süresince 98 katılımcı mutluluğu tartıştı, şarkı veya ilahi söylediler. Daha sonra 30 dakikalık hafif egzersizin ardından yarım saat gruplar halinde bulmaca çözdüler. Son olarak da katılımcılar atıştırmalık hazırlama, basit bahçe işleri ve ağaç işleri yapma gibi günlük işlerle ilgilendiler.</p>
<p>Sonuçlara göre, katılımcıların yaptığı tüm bu zihni meşgul eden uğraşların bunama tedavisi kadar etkili olduğu belirlendi.</p>
<p>Zaman</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/bunamaya-karsi-beyninizi-2-saat-mesgul-edin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelik kilolarından nasıl kurtulurum?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/hamilelik-kilolarindan-nasil-kurtulurum.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/hamilelik-kilolarindan-nasil-kurtulurum.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Dec 2011 15:08:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik kiloları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2667</guid>
		<description><![CDATA[Yaşam boyu savaştığımız kilolar, gebelikte katlanarak artınca; özellikle doğum sonrasında problem çıkmaya başlıyor. Dr. Murat... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/hamilelik-kilolarindan-nasil-kurtulurum.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşam boyu savaştığımız kilolar, gebelikte katlanarak artınca; özellikle doğum sonrasında problem çıkmaya başlıyor. Dr. Murat Berksoy; hamilelik kilolarından kurtulmak için diyet yerine emzirmeyi, yürüyüşü, iyi uykuyu ve 6. haftadan sonra düzenli seksi öneriyor</p>
<p>Bahçeci Kliniği&#8217;nden Aile Hekimi ve Beslenme Danışmanı Dr. Murat Berksoy, hamilelik döneminde aldığınızın kilolardan doğum sonrasında kendi kendinize kurtulmanızı sağlayacak tavsiyeler verdi ve sorularımızı yanıtladı:</p>
<p><strong>* Doğum sonrasında, şişmanlık sorunu nasıl aşılabilir?</strong><br />
Emzirme dönemindeki az uyku ile çok yeme arasında bağlantı var. Uykusuzluk, hormonların salınımını artırır ve yemek yeme ihtiyacına neden olur. Cinselliğin zaten az olduğu emzirme döneminde düzenli olmayan bir uyku, düzensiz cinsel yaşama da neden oluyor. 6. haftadan itibaren cinsel hayatın da düzene girmesi, kilo vermede önemlidir. Sadece beslenme, kilo vermek için bu dönemde yeterli değildir. Ama etkin emzirme, iyi uyku, egzersiz ve düzenli cinsel hayatla 6 ayda şişmanlığı aşabilirsiniz.</p>
<p><strong>EMZİRENE DİYET YOK!</strong><br />
* Doğum sonrası, hemen diyete başlamak doğru mu?<br />
Doğumdan 6 hafta sonra, sağlıklı kilo verebilmek için diyete ve egzersize başlanmalıdır. Diyet derken, katı bir rejim listesi uygulanmasını kastetmiyoruz.</p>
<p>* Emziren anneler için özel bir diyet öneriyor musunuz?<br />
Emziren annelere diyet yapmalarını kesinlikle önermiyoruz. Önerimiz; doğru, dengeli beslenme ve egzersizdir. Bunu, evde her anne kendi kendine de başarabilir. Anne sütü, bebek için en uygun besindir. Emzirme döneminde süt salgılanması; kadının normal gereksinmesinden daha fazla enerji, protein, vitamin ve mineral almasını gerektirir. Bu yüzden, katı diyetler sakıncalıdır. Başarılı bir emzirme ile anne 6 ayda normal kilosuna dönebilir. Emziren anne, kalsiyumdan zengin beslenmelidir. Bu dönemde su ihtiyacı da artan anne, günde en az 10 su bardağı sıvı almalıdır. Emziren anneler 4-6 aylık emzirme döneminde gaz oluşumunu engellemek için yemeklerini yavaş yemeli, lokmalarını ise iyi çiğnemelidir.</p>
<p><strong>ÜST LİMİT 12 KİLODUR!</strong><br />
* Doğum sonrasında, fazla kilo problemi yaşamamak için ne yapmak lazım?<br />
Düzenli ve dengeli beslenmeyi öğrenmek için bir diyetisyene gitme şansları olmayan anne adayları, hamilelik dönemi başlar başlamaz kendi kendilerine de kilolarını kontrol altında tutabilirler. Kendilerini takip eden jinekologlarıyla da, sağlıklı beslenme konusunda fikir alışverişinde bulunabilirler. Jinekologlar, onlara doğru yönlendirmeler yapacaktır. Gebelik sırasında alınması gereken ideal kilo; 10-12 kilodur. Bu miktardan fazlası, hem gebelik boyunca birtakım sıkıntılar yaratabilir, hem de gebelik sonrasında anneye yük olacaktır.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.sabah.com.tr/Gunaydin/Yazarlar/tuzun/2008/08/25/Hamilelik_kilolarindan_uyku_seks_ve_yuruyusle_ku" target="_blank">Sabah</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/hamilelik-kilolarindan-nasil-kurtulurum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sabah Nasıl Zinde Uyanırım: &#8220;Zinde Uyanmanın 7 Yolu&#8221;</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/sabah-nasil-zinde-uyanirim-zinde-uyanmanin-7-yolu.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/sabah-nasil-zinde-uyanirim-zinde-uyanmanin-7-yolu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Nov 2011 22:57:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Felsefik ve Yaşama Dair Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sabah Nasıl Dinç Uyanırım]]></category>
		<category><![CDATA[Sabah Nasıl Erken Uyanırım]]></category>
		<category><![CDATA[Sabah Nasıl Zinde Uyanırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2560</guid>
		<description><![CDATA[Sabah uyandığınızda kendinizi yorgun hissediyorsanız, başınızı yastıktan ayıramıyorsanız bu 7 öneriye dikkat&#8230; Sabah hali gün... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/sabah-nasil-zinde-uyanirim-zinde-uyanmanin-7-yolu.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sabah uyandığınızda kendinizi yorgun hissediyorsanız, başınızı yastıktan ayıramıyorsanız bu 7 öneriye dikkat&#8230;</p>
<p>Sabah hali gün içinde psikolojik durumumuzu etkileyen en önemli faktörlerden. &#8216;Nasıl başlarsa öyle gider&#8230;&#8217; nasıl olsa  &#8221;Sabah uyandığınızda kendinizi yorgun hissediyorsanız,<span id="more-2560"></span> başınızı yastıktan ayıramıyorsanız bu 7 öneriye dikkat&#8221; Her sabah zinde ve dinlenmiş kalkmak isteriz. Bu önerileri uygulayın, halsizlik, yorgunluk, geç uyanma derdinden kurtulun&#8230;</p>
<p><strong>Her gün aynı saatte kalkın</strong><br />
Biliyoruz, haftasonunun uyku cazibesine kapılmamak çok zor! Ama bir şekilde iradenizi kullanıp, haftaiçi uyandığınız saatte uyanmaya özen gösterirseniz, vücudunuzun buna alışmasına yardımcı olursunuz. Bu rutine alışan vücut da her gün aynı zindelikte, yorgun olmadan kalkmaya meyilli olacaktır.</p>
<p><strong>Alarmı ertelemekten vazgeçin</strong><br />
Bunu yapmayanımız var mı acaba? Sabah alarm çalınca, onu bir 5 dakika, sonra bir 5 dakika daha erteleyip; o kısa uykudan muhteşem bir keyif almak! Halbuki yapılan birçok araştırmaya göre, bu ertelemeler esnasındaki kısa uykular derin olmadıkları için bizi yorgun kılmaktan başka bir işe yaramıyorlar. Dolayısıyla alarm bir kez çaldığında, kararlı olmak ve uyanmak gerek&#8230;</p>
<p><strong>Kalkar kalkmaz bir bardak su</strong><br />
Uyku sırasında vücudumuz su kaybeder ve bu durum bizleri aşırı halsiz kılar. Eğer sabah uyanır uyanmaz bir bardak su içerseniz, bunun bedeninize vereceği enerjiyi ve ruhunuza vereceği neşeyi hemen hissedeceksiniz. Sabahları su içmek aynı zamanda metabolizmanın da hızlanmasını sağlayacaktır. Su içme alışkanlığını hemen edinin!</p>
<p><strong>Güneş sizi uyandırsın</strong><br />
Uyku problemleri yaşayanlara sıklıkla önerilen konulardan biri de uyku odasını en karalık şekilde kullanmaktır (bakınız). Evet, karanlık bir odada uyumak çok daha kolay olacaktır; fakat sabahlar uyanmak da bir o kadar zor&#8230; Eğer sabahları enerjik bir şekilde uyanmak istiyorsanız gece yatmadan perdelerinizi aralamalı; sizi güneşin uyandırmasına izin vermelisiniz.</p>
<p><strong>Alarm kurun, müzik çalsın</strong><br />
Alarmınızın sabah rahatsız edici bir tonla ötmesindense, güne müzikle başlamanın çok daha keyifli olacağı malum&#8230; Aynı zamanda alarmın rahatsız edici sesiyle uyanmak, güne kalp çarpıntısıyla başlamaya da neden oluyormuş. Dolayısıyla güne enerjik bir parçayla başlamak motive edecektir.</p>
<p><strong>Sabah sabah hareket</strong><br />
Sabah uyandığınızda hareketsiz bir şekilde ağır bir güne başlamak yerine, birkaç egzersiz yaparak güne çok dinç bir şekilde başlayabilirsiniz. Uyanır uyanmaz esneme hareketleriniz mutlaka yapın. Daha fazla spor yapmaya vaktiniz yoksa da işe giderken toplu taşıma araçları yerine yürümeyi, asansör yerine merdiveni tercih ederek hareket edebilirsiniz. Yürüyerek de kas yapabileceğinizi unutmayın!</p>
<p><strong>Protein ağırlıklı kahvaltı edin</strong><br />
Karbonhidrat ağırlıklı kahvaltı ettiğinizde, vücudunuz daha tembel hissedecektir. Bunun için ağır karbonhidrat yerine proteinden zengin bir kahvaltıyı tercih edin. Bunun için kahvaltı mönünüze yoğurt, yumurta, süt ve yüksek proteinli tahıllar ekleyin. Bu şekilde enerjinizi öğlene kadar koruyarak, tok kalabileceksiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/sabah-nasil-zinde-uyanirim-zinde-uyanmanin-7-yolu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeğimi ne zaman ve nasıl sütten kesmeliyim?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/bebegimi-ne-zaman-ve-nasil-sutten-kesmeliyim.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/bebegimi-ne-zaman-ve-nasil-sutten-kesmeliyim.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Oct 2011 18:49:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü]]></category>
		<category><![CDATA[bebek ne zaman anne sütünden kesilir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2543</guid>
		<description><![CDATA[Çoğu anne için bebeğini ne zaman ve nasıl sütten keseceğini belirlemek emzirmenin en zor yanıdır.... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/bebegimi-ne-zaman-ve-nasil-sutten-kesmeliyim.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çoğu anne için bebeğini ne zaman ve nasıl sütten keseceğini belirlemek emzirmenin en zor yanıdır. Bebeklerin ne zaman sütten kesilmesi gerektiğine dair farklı görüşler bulunmaktadır. Örneğin, sağlıkçılar emzirmeyi bırakmak için 2 yaş gibi ileri zamanları önerirken kişilik gelişimi teorisyenleri en fazla 9-12 aylık döneme kadar emzirmeyi tavsiye etmektedir.</p>
<p>Ayrıca, her bebek ve anne çiftinin kendine özgü ihtiyaçları bulunduğundan sütten kesmenin ideal zamanlaması kişiden kişiye değişebilmektedir. Benim önerim bebeğinizi ne zaman sütten keseceğinizin kararını verirken hem anne olarak beklentilerinizi hem de bebeğinizin fiziksel ve psiko-sosyal gelişimini takip eden bir uzmana mutlaka danışmanızdır.</p>
<p>Sütten kesmek için doğru zamanı belirlemek bir yana, sütten kesme yöntemi olarak da size ve bebeğinize uygun seçeneği bulmanız önemlidir. Yüz yıllar boyunca sütten kesmeyle ilgili farklı yöntemler denenmiş ve geliştirilmiştir. Temelde iki çeşit sütten kesme yöntemi bulunmaktadır: AZALTARAK SÜTTEN KESME ve BİR ANDA SÜTTEN KESME</p>
<p><strong>AZALTARAK SÜTTEN KESME</strong></p>
<p>Emzirmeyi adım adım azaltarak ortadan kaldırmak modern kültürde en çok kabul gören sütten kesme yöntemidir. Bu yöntem şu şekilde işler: bebeğiniz/çocuğunuz günlük emzirmelerden herhangi birine ilgisini yitirdiğinde o emzirmeyi atlamaya başlarsınız. Yani o emzirme vaktinde bebeğinize meme vermek yerine, yaşına bağlı olarak biberon vermeyi ya da başka bir yiyecek sunmayı denersiniz.</p>
<p>İlerleyen haftalar boyunca gün içindeki diğer emzirmeleri de birer birer atlayıp biberon ya da başka bir yiyecekle değiştirmeye devam edersiniz. Bu şekilde adım adım bebeğinizin anne memesini emme ihtiyacı azalır ve emzirme biter.</p>
<p>Bu yöntem her ne kadar mantıklı ve uygulanabilir gözükse de başarılı olması iki şeye bağlıdır: bebeğiniz gün boyunca belirli vakitlerde emiyor olmalıdır ve emmek istemesinin tek sebebi açlık olmalıdır. Örneğin, karnı acıkmasa bile sadece canı istediği için emen ve gün boyunca onlarca kez emzirdiğiniz bir bebeğiniz varsa bu yöntemin işe yaraması oldukça zordur.</p>
<p>Bu yöntem, özellikle 1 yaş ve sonrası çocukların anne memesini bir tür rahatlama, gevşeme ve zevk unsuru olarak kullandığı durumlarda o kadar etkin değildir. Bir yaş ve üstü çoğu çocuk, azaltarak sütten kesme sürecinde çok daha huzursuz ve meme konusunda çok daha talepkar hale gelebilmektedir. Emzirmeyi azaltarak sütten kesme yöntemi, daha çok bebeği 6-12 ay arası dönemde olan anneler kullanabilir.</p>
<p><strong>BİR ANDA SÜTTEN KESME</strong></p>
<p>Bir anda sütten kesme yaklaşımı çoğu toplumda bebekleri sütten kesmek için yaygın şekilde uygulanmaktadır. Bir anda sütten kesmek derken, tamamen anne sütüyle beslenen bebeği bir gün içinde yetişkin gibi beslemeye başlamak kastedilmemektedir. Genellikle bir anda sütten kesme yöntemi en az bir ve üstü yaşlardaki, değişik yiyecekleri zaten yiyor durumda olan çocuklara uygulanır.</p>
<p><strong><em>İğrendirme (Aversion)</em></strong></p>
<p>Bir anda sütten kesmenin en sık kullanılan versiyonu anne memesinin tadını ya da görüntüsünü değiştirerek çocuğu iğrendirme yöntemiyle memeden vazgeçirmektir. Örneğin; Meksika&#8217;da çoğu kadın göğsüne kıvamlı kakao sürüp çocuğa bunun &#8216;kaka&#8217; olduğunu söylemekte ve doğal olarak &#8216;kaka&#8217; yemek istemeyen çocuk kolaylıkla memeden uzaklaşmaktadır. Yeni Gine&#8217;deki geleneksel toplumlarda ise kakao yerine memeye çamur sürerek sütten kesme yaygındır.</p>
<p>Dünyadaki çoğu toplumda memeye aloe, acı biber, hardal hatta ketçap gibi çocuğa itici gelebilecek tatlar sürerek sütten kesme yöntemi uygulanmaktadır. Yine de batı toplumlarında özellikle 18. yüzyılın ortalarından sonra kötü tatlar kullanarak sütten kesmeye daha az rastlanmaktadır. Bunun sebebi batıda çoğu bebeğin 1 yaşını bulmadan emmeyi bırakıyor olmasıdır.</p>
<p>Küçük bebeklerin anne memesine olan bağı daha zayıf olduğundan sütten kesmeye dirençleri de daha azdır. Daha önce belirtildiği gibi 6-12 aylık dönemdeki çoğu bebekte azaltarak sütten kesme yöntemi kolaylıkla işe yaramaktadır.</p>
<p><strong><em>Ayrılma</em></strong></p>
<p>Bir anda sütten kesmenin yaygın şekilde kullanılan bir diğer versiyonu da ayrılma yöntemidir. Anne çocuğu birkaç günlüğüne babayla/bakıcıyla evde bırakır ya da büyükanneye/başka bir akrabaya gönderir. Bu yöntem endüstri devrimi öncesinde İngiltere&#8217;de ve Amerikan kolonilerinde oldukça yaygındı. Halen bazı batılı kadınlar bu yöntemle bebeklerini sütten kesmektedir.</p>
<p>Ayrılma yönteminde çocuğun hayatından hem anne memesinin sunduğu rahatlık hem de annenin yakında olmasının verdiği güven hissi geri çekildiğinden, bazı yaklaşımlar bu yöntemin çocuk için sakıncalı olabileceğini savunur. Oysaki uygulamada ayrılma yöntemiyle sütten kesilen çoğu çocuğun annesinin yokluğunda onu özlediğini ama uzun süreli bir üzüntü yaşamadığını gözlemlemekteyiz.</p>
<p>Eğer annenin yokluğunda baba/bakıcı/büyükanne olması gereken duyarlı ve sevecen tavrı sergiliyorsa çocuk annenin özlemine rağmen günlerini sağlıklı ve mutlu şekilde geçirebilmektedir. Anne döndüğünde ise çocuk meme istese bile bu konuda o kadar kararlı ve ısrarcı olmamaktadır. Annenin emzirmeden kucakta tutma önerisini kalaylıkla kabul etmektedir. Çoğu anne zahmetli iğrendirme ve azaltarak sütten kesme yöntemlerine göre ayrılma yönteminin oldukça kolay, etkin ve sorunsuz olduğunu söylemektedir.</p>
<p>Eğer emzirmeye devam ettiğiniz çocuğunuzdan birkaç günlüğüne ayrılmanız gerekiyorsa mutlaka onu tanıdığı, bildiği, sevdiği kişilerle bırakın. Yanına mümkün olduğu kadar çok tanıdık eşya verin- bir battaniye ya da yastık, yumuşak bir oyuncak ya da bebek, birlikte okuduğunuz kitap, kendi resminiz, üzerinde sizin kokunuz bulunan bir eşarp vb.-</p>
<p>Ayrılmadan önce çocuğunuza ne kadar süre yanında olmayacağınızı anlatmaya çalışın: &#8217;2 gece bensiz uyuyacaksın. 3. gece yanında olacağım&#8217; gibi. Çocuğunuzla siz yokken ilgilenecek kişiyi çocuğunuzun sevdiği yiyecekler, aktiviteler, tercih ettiği uyuma şekli konusunda mutlaka bilgilendirin. Eğer çocuğunuz uykuya dalma yöntemi olarak emmeyi benimsemiş, gece boyunca da meme isteyen bir bebekse bakıcıyı bir ya da iki gece boyunca fazlasıyla zorlanabilecekleri konusunda uyarın.</p>
<p><strong>ÖZET</strong></p>
<p>İster azaltarak isterseniz bir anda sütten kesmeyi deneyin, sütten kesme sürecinde çocuğunuza mutlaka empatik davranmalısınız.</p>
<p>Sütten kesme sürecinde çocuğunuza en az emzirdiğiniz dönemdeki kadar yakın olmayı ve sevgi göstermeyi ihmal etmeyin.</p>
<p>Sütten kesme sürecinde de, diğer her konuda olduğu gibi, kendinizden emin olmanız çocuğunuzun size güvenmesini sağlamak için en önemli nokta olacaktır. Sınırları net şekilde belirleyin ve onlara sadık kalın.</p>
<p>Tutarsızlığınız çocuğunuzun kafasını karıştıracak ve anksiyetesini yükseltecektir. Sütten kesme aşamasında tutarlılığın önemini bilmenize rağmen esnekliğin de gerektiğini unutmayın.</p>
<p>Eğer sütten kesme çabanız çocuğunuzu gerginleştiriyorsa bu durumda planınızı değiştirmeniz en doğrusu olur: bir süre daha (günde bir ya da iki kez) emzirmeye devam edebilirsiniz. Çocuğunuz birkaç hafta/ay içinde gerginliğini atıp yeniden mutlu haline döndükten sonra sütten kesme onun için çok daha sorunsuz olacaktır.</p>
<p>Gelişim Uzmanı Psikolog Sinem Olcay</p>
<p>www.aile.org</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/bebegimi-ne-zaman-ve-nasil-sutten-kesmeliyim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerin Nefesini Kesen Üç Soruna Dikkat Edin!</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/bebeklerin-nefesini-kesen-uc-soruna-dikkat-edin.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/bebeklerin-nefesini-kesen-uc-soruna-dikkat-edin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Oct 2011 18:45:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2542</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklerinin rahat nefes alıp verememesi aileleri sürekli endişelendiren ve sürekli bebeklerini gözetim altında tutmalarına neden... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/bebeklerin-nefesini-kesen-uc-soruna-dikkat-edin.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebeklerinin rahat nefes alıp verememesi aileleri sürekli endişelendiren ve sürekli bebeklerini gözetim altında tutmalarına neden olan bir sorun.<strong> Acıbadem Maslak Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Ünal</strong>, bebeklerde rahat nefes alıp vermeyi etkileyen başlıca üç önemli sorun olduğunu belirtiyor: Laringomalazi, doğuştan burun deliğinin kapalı olması ve doğuştan nefes borusu darlıkları.</p>
<p>Bebekler rahat nefes alıp verdiklerinde mışıl mışıl uyuyor. Ancak bebeğin nefes alma sorunu varsa rahat nefes alacağı bir pozisyon alarak uyuyor. Ya başını geriye doğru atıyor, ya da kaburgalarının içeri çökmesine neden olan bir durumda uyuyor. Bu durumda nefes alıp verirken bir ötme sesi, ıslık sesi geliyor. Morarıyor. Bebeklerdeki nefes alma sıkıntılarının değişkenlik gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Ömer Faruk Ünal, bebek yemek yerken de sorun olabileceğini, yemeğin gırtlağına kaçarak nefesini tıkayabileceğini, bebeğin efor sarf etmesi halinde de solunum sıkıntısının ortaya çıkabileceğini söylüyor.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Ömer Faruk Ünal</strong>, bebeklerde soluk alma sorunlarını şöyle sıralıyor:</p>
<p><strong>Laringomalazi</strong></p>
<p>Nefes yolunun başındaki gırtlak denilen bölgenin gelişmemesi sonucunda oluşuyor. Morarmalar, nefes darlıkları görülebiliyor ve bebeklerde sık rastlanıyor. Çoğu zaman büyüyünce geçer deniliyor ağır formlarında çocuğun ölümüne neden olabiliyor.</p>
<p>Doğuştan burun deliğinin kapalı olması: 24-25 bin canlı doğundan birinde görülüyor. Türkiye&#8217;de yılda 15-20 tane böyle çocuk doğuyor. İki burun deliği de tıkalı olabiliyor.</p>
<p>Doğuştan nefes borusunun darlıkları: Sıkça görülebiliyor. Doğar doğmaz ameliyat edilmesi gerekenleri de var, bu sorun çok kolay atlanabiliyor. Çocuk nezle veya grip olduysa, hava yolunda ödem geliştiyse, ciddi solunum sıkıntısı varsa, nefes borusu darsa altta sorun olup olmadığına bakmak gerekiyor.</p>
<p><strong>Geniz eti nefes almayı zorlaştırıyor</strong></p>
<p>Çocuklarda en sık solunum sıkıntısına yol açan sorunlardan biri de geniz eti. Bu durumda geniz etinin alınarak kulağa tüp takıldığını belirten Prof. Dr. Ömer Faruk Ünal, &#8220;Tüm dünyada en sık yapılan ameliyattır, geniz eti alınır, kulağa tüp konulur. Bazen de hastalar burun tıkanıklığı diye doktora gelirler, sinüzit diye gereksiz yere tedavi edilirler. Boşuna ilaç kullanmak zorunda kalırlar, hastaneye yatarlar&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Uzun süre solunum cihazına bağlanmak sıkıntı yaratıyor</strong></p>
<p>Eskiden başarılı bir şekilde tedavi edilemeyen &#8220;doğumsal kalp anomalileri&#8221;, artık çok başarılı bir şekilde tedavi ediliyor ve bu sorunla doğan bebekler hayata döndürülebiliyor. Uzun süre yoğun bakımda yatıp solunum cihazına bağlı olması gereken bu bebeklerin solunum cihazına bağlı şekilde ağızdan tüp konularak solutulması sonucunda hava yolu darlıkları gelişebiliyor. Yoğun bakımın yaygınlaştığı yerlerde sık görülüyor. Nefes yolları tıkanıyor, nefes yollarında delik açılarak evlerine yollanıyorlar, ancak durumlarının sıkı bir şekilde takip edilmesi gerekiyor. Aksi takdirde hayat boyu boyunlarına açılan delikten nefes almak zorunda kalabiliyorlar. Bu hastalar yoğun bakımda bir KBB uzmanı tarafından da izlenirse nefes borusu darlığı gelişmesi önlenebilir.<br />
www.aile.org</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/bebeklerin-nefesini-kesen-uc-soruna-dikkat-edin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

