
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aktuel Eğitim ve Rehberlik Portalı (PDR) &#187; İnternet</title>
	<atom:link href="http://www.aktuelegitim.com/category/yasam/internet-yasam/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aktuelegitim.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Eğitim ve Rehberlik Portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 18 May 2012 12:41:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Facebook&#8217;ta uygulama izinlerini kontrol ettiniz mi?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/facebookta-uygulama-izinlerini-kontrol-ettiniz-mi.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/facebookta-uygulama-izinlerini-kontrol-ettiniz-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 May 2012 10:15:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[facebook uygulama izinleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=3352</guid>
		<description><![CDATA[Facebook&#8217;da uygulama izinlerini kontrol etmek için aşağıdaki adımları takip edin: 1. Facebook&#8217;da isminizin bulunduğu çubukta... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/facebookta-uygulama-izinlerini-kontrol-ettiniz-mi.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Facebook&#8217;da uygulama izinlerini kontrol etmek için aşağıdaki adımları takip edin:</p>
<p>1. Facebook&#8217;da isminizin bulunduğu çubukta en sağda bulunan oka tıklayın ve &#8220;Gizlilik Ayarları&#8221;nı seçin.</p>
<p>2. &#8220;Uygulamalar ve Web siteleri&#8221;ne kaydırın ve &#8220;Ayarları Düzenle&#8221;ye tıklayın.</p>
<p>3. &#8220;Kullandığınız uygulamalar&#8221; altında &#8220;Ayarları Düzenle&#8221;ye tıklayın ve uygulama ayarlarınıza ulaşın.</p>
<p>4. Artık kullanmadığınız her uygulamanın yanındaki X düğmesine tıklayın veya &#8220;Düzenle&#8221;ye tıklayarak uygulamanın hangi izinleri kullandığını, neler yapabildiğini ve hangi bilgilerinize ulaşabildiğini yakından inceleyin.</p>
<p>Hesabınızdaki uygulamaları düzenlemeyi bitirdikten sonra bir sayfa geri dönün (Gizlilik sayfasına dönün) ve &#8220;İnsanlar kullandıkları uygulamalarla senin bilgilerini nasıl paylaşır&#8221; bölümünde arkadaşlarınızın kullandığı uygulamaların hakkınızda sizin istediğinizden fazla bilgiye ulaşmadığından emin olun.</p>
<p>Son olarak &#8220;sosyal okuma&#8221; uygulamalarını kaldırarak bağlı sitelerde okuduğunuz her yazının ve seyrettiğiniz her videonun zaman tünelinizde görüntülenmesine engel olabilirsiniz.</p>
<p>Facebook&#8217;da oyun oynamıyor ve uygulamaları kullanmıyor olsanız dahi seneler içinde izin verdiğiniz uygulamalar olmuş olabilir. Dolayısıyla Facebook&#8217;unuzda yüklü uygulamaların listesini kontrol etmeden geçmemenizi tavsiye ediyoruz.</p>
<p><strong>Kaynak</strong>: CHIP Online www.chip.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/facebookta-uygulama-izinlerini-kontrol-ettiniz-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğitimciler İçin 41 Maddede Twitter Kılavuzu</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/egitimciler-icin-41-maddede-twitter-kilavuzu.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/egitimciler-icin-41-maddede-twitter-kilavuzu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Apr 2012 17:06:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>
		<category><![CDATA[Twitter Kılavuzu]]></category>
		<category><![CDATA[twitter nasıl kullanılır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=3315</guid>
		<description><![CDATA[TÜRKPDR Yön.Kur.Üyesi ve Eğitim ve Kariyer Danışmanı Oktay Aydın Yeni Başlayan Eğitimciler İçin 41 Maddede... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/egitimciler-icin-41-maddede-twitter-kilavuzu.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TÜRKPDR Yön.Kur.Üyesi ve Eğitim ve Kariyer Danışmanı Oktay Aydın Yeni Başlayan Eğitimciler İçin 41 Maddede Twitter Kılavuzu hazırladı.</p>
<p><strong>Başlangıç</strong></p>
<p>1.         Geçerli bir e-mailiniz olmalı. Gmail, yahoo, ymail, hotmail vb. olmak zorunda değil tüm şirket, organizasyon vb. e-mailleri de geçerli.</p>
<p>2.         <a href="https://twitter.com/">https://twitter.com</a> web sitesine girin.</p>
<p>3.         İngilizce bilmiyorsanız ya da biliyor ama kullanmak istemiyorsanız, sağ üst köşede  &#8221;Language&#8221; (:Dil) seçeneğinden Türkçeyi seçin.</p>
<p>4.         Twitter&#8217;a Kaydol (:Sign Up for Twitter) penceresinde</p>
<p>4.1.      Adınızı ve Soyadınızı girin.</p>
<p>4.2.      E-mailinizi girin.</p>
<p>4.3.      Bir şifre belirleyin. İçinde rakam ve harflerin bir arada olmasına özen gösterin.</p>
<p>5.         E-mailinize gelen &#8220;doğrulamayı&#8221; teyit edin.</p>
<p>6.         Twitter hesabınızı kapatmak istiyorsanız, sağ üstten Ayarlar (:Setting)&#8217;de Hesabınız (:Account)&#8217;ta en alttaki &#8220;Hesabımı kapat&#8221; (:Deacvtivate my account?)&#8217;ı tıklamanız yeterli. Ancak unutmayın twitter hesabınızı kapattığınızda aynı e-maille tekrar twitter hesabı açamazsınız.</p>
<p>7.         Twitter&#8217;a bundan böyle &#8220;Giriş Yap&#8221; (:Sign In) penceresinde</p>
<p>7.1.      E-mailinizi</p>
<p>7.2.      Şifrenizi yazarak girin.</p>
<p>8.         &#8220;Giriş Yap&#8221; (:Sign In) penceresinin hemen altında &#8220;Beni hatırla&#8221; (:Remember me) kutusu var.</p>
<p>8.1.      Tıklarsanız açtığınız laptop, ipad, pc vb. de sonraki girişlerinizde email ve şifre istemeden sizi doğrudan Twitter hesabınıza yönlendirir.</p>
<p>8.2.      Ancak, bu durumda sizin dışınızdaki insanların da laptop, ipad, pc vb. araçlarınızda doğrudan Twitter hesabınıza yönleneceklerini unutmayın. Özellikle iş yerlerinde.</p>
<p>9.         Hesaptan her çıkışta sağ üstte Çıkış (:Sign Out)&#8217;u tıklamayı unutmayın.</p>
<p>10.       Twitter hesabınıza ilk girdiğinizde</p>
<p>10.1.    &#8220;Ayarlar&#8221; (:Setting)&#8217;e girin</p>
<p>10.2.    Hesap (Account)&#8217;ta</p>
<p>10.2.1. Kullanıcı Adı (:Username) girin. Adınız Soyadınız dışında bir kavram bir lakap vb. olabilir. Ne isterseniz (küfür-ırkçı söylem dışında) yazabilirsiniz. Boş da bırakabilirsin. Bir şey yazarsanız hesabınız bu yazdığınız ve adınız-soyadınızla birlikte, yazmazsanız sadece adınız-soyadınız ile yer alır.</p>
<p>10.2.2. E-Posta (E-mail) kısmında &#8220;Beni bu e-mailimle bulsunlar&#8221; (:Let others find me by my email address)&#8217;i tıklarsanız. E-mail ile araştırmalarda (:Search) e-mailinizden de bulunabilirsiniz.</p>
<p>10.2.3. Dil (:Language) seçeneğinden dil seçimi yapın.</p>
<p>10.2.4. Zaman Dilimi (:Time Zone)&#8217;da &#8220;(GMT+02.00) İstanbul&#8221;u seçin.</p>
<p>10.2.5. Tweet Konumu (:Twitter Location)&#8217;ı tıklarsanız, hesabınıza bir şey yazdığınızda şehir/ülke lokasyon da görünür.</p>
<p>10.2.6. Tweet Medya İçeriği&#8217;i tıklarsanız, karşı tarafı atacağınız medya için uyarmış olursunuz.</p>
<p>10.2.7. Tweet Gizliği (:Tweet Privacy)&#8217;de &#8220;Tweet&#8217;lerimi korumaya al&#8221; (:Protect my Tweets) kutusunu işaretlerseniz. Tweetlerinizi sadece sizing onayladıklarınız görür. Başkaları görmez.</p>
<p>10.2.8. HTTPS sadece (HTTPS Only)&#8217;de &#8220;Her zaman HTTPS kullan&#8221; (:Always use HTTPS)&#8217;ı işaretlerseniz, olanaklı olan heryerde güvenli bağlantı kullanmış olursunuz.</p>
<p>10.2.9. Ülke (:Country)&#8217;den Turkiye (Turkey)&#8217;i seçin.</p>
<p>10.2.10.           En alttaki &#8220;Değişiklikleri Kaydet&#8221; (:Save changes) ile yaptıklarınızı kaydedin.</p>
<p>10.3.    Şifre (:Password)&#8217;de şifrenizi istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz.</p>
<p>10.4.    Mobil Telefon (Mobile)&#8217;da cep telefonunuzda da twitter hesabınızı görmek istiyorsanız ilgili programı yükleyin.</p>
<p>10.5.    Bildirimler (Notifications)&#8217;da Twitter&#8217;dan hangi durumlarda email gelmesini istiyorsanız o kutuyu işaretleyin.</p>
<p>10.6.    Profil (:Profile)&#8217;dan</p>
<p>10.6.1. Kayıtlı fotoğraflarınızdan birini seçerek fotoğrafınızı koyun.</p>
<p>10.6.2. İsim (:Name)&#8217;de adınızı soyadınızı yazın.</p>
<p>10.6.3. Konum (:Location)&#8217;da şehir/ülke seçin.</p>
<p>10.6.4. &#8220;Web Sitesi&#8221;nde ( varsa) isterseniz  web sitenizin linkini yazabilirsiniz.</p>
<p>10.6.5. Kişisel Bilgiler (:Bio)&#8217;da isterseniz kendiniz hakkında kısa bir bilgi yazabilirsiniz. (en fazla 160 karakter)</p>
<p>10.6.6. Facebook&#8217;ı işaretlerseniz ve bir facebook hesabınız varsa,  tweet&#8217;leriniz facebook hesabınızda da otomatik yer alır.</p>
<p>10.6.7. En alttaki &#8220;Değişiklikleri Kaydet&#8221; (:Save changes) ile yaptıklarınızı kaydedin.</p>
<p>10.7.    Tasarım (:Design)&#8217;da arka fon türü ve renkleri vb. seçebilirsiniz. En alttaki &#8220;Değişiklikleri Kaydet&#8221; (:Save changes) ile yaptıklarınızı kaydedin.</p>
<p>10.8.    Uygulamalar (Apps)&#8217;tan istediğiniz uygulamaları ekleyin.</p>
<p><strong>Tweet Dünyasındasınız</strong></p>
<p>11.       Twitter, en genel tanımıyla sizin &#8220;Takip ettikleriniz&#8221; (:Following) ve sizi Takip edenler (:Follower)&#8217;la iletişim kurmanızdır.</p>
<p>12.       Hesabınıza ilk girdiğinizde size Kimi Takip Etmeli (Who To Follow) diye takip edebileceğiniz hesaplar önerilir. Bunlar arasından bazılarını seçerek takip etmeye başlayabilirsiniz.</p>
<p>13.       Sağ üstte &#8220;Ara&#8221; (:Search)&#8217;ten de dilediğiniz ismi/e-maili araştırarak varsa hesabına ulaşıp takip edebilirsiniz.</p>
<p>14.       Takip etmek için hesabına girdiğiniz kişinin profilinde &#8220;Takip Et&#8221; (:Follow)&#8217;ı  tıklamanız yeterli.</p>
<p>15.       Takip etmekten vazgeçmek için ise aynı yerde &#8220;Takip ediliyor&#8221; (:Following)&#8217;in üstüne tıkladığınızda &#8220;Takip Etme&#8221; (Unfollow) çıkar ve takip etmemeye başlarsınız.</p>
<p>16.       Birinin sizi takip etmesi için sizin bir şey yapmanız gerekmiyor. Sizi takip etmek isteyen sizin profilinize girerek aynı işleri yapar.</p>
<p>17.       Eğer &#8220;Ayarlar&#8221; (:Setting)&#8217;de Hesap (:Account)&#8217;ta Tweet Gizliği (:Tweet Privacy)&#8217;de &#8220;Tweet&#8217;lerimi korumaya al&#8221; (:Protect my Tweets) kutusunu işaretlediyseniz, sizin onayınız gerekir. işaretlemediyseniz doğrudan isteye size takibe başlar.</p>
<p>18.       Sizi takip edenin hesabına girdiğinizde adının yanında &#8220;Seni takip ediyor&#8221; (:Follows you) yazar.</p>
<p>19.       Sizi takip edenin takip etmesini istemiyorsanız, ya &#8220;Takipçiler&#8221; (:Followers)&#8217;dan ya doğrudan hesabına girerek sağda bulunan işaretten &#8221; adlı kişiyi engelle&#8221; (:Block @&#8230;)&#8217;ı işaretlemeniz yeterli.</p>
<p>20.       Twitter&#8217;da düşündüklerinizi duygularınız tepkilerinizi ya da ne yazmak istiyorsanız yazmanıza ve paylaşmanıza &#8220;Tweet&#8221; deniyor.</p>
<p>21.       &#8220;Yeni Tweet Oluştur&#8221; (:Compose new tweet)&#8217;a 140 karakteri geçmemek koşuluyla düşündüklerinizi duygularınız tepkilerinizi ya da ne yazmak istiyorsanız yazıp, &#8220;Tweet&#8221; i işaretlemeniz yeterli. Sizi takip edenler anında görecektir.</p>
<p>22.       Başkalarının tweetlerini de tweet&#8217;in altındaki Retweetle (:Retweet)&#8217;i tıklayarak kendi takipçilerinizin görmesini sağlayabilirsiniz. Buna Retweet kısaca da RT deniyor.</p>
<p>23.       Ayrıca başkalarının tweetlerini de tweet&#8217;in altındaki Favoriler Ekle (:Favorite)&#8217;i tıklayarak favorilerinize ekleyebilirsiniz.</p>
<p>24.       Başkalarının tweetlerini de tweet&#8217;in altındaki Cevapla (:Reply)&#8217;i tıklayarak cevaben bir şeyler de yazabilirsiniz. Bu durumda sadece o ve onun takipçileri görür cevabı. Hem cevap yazman hem de kendi takipçileriniz de görsün isterseniz, cevapla dedikten sonra @ile başlayan hesap isminin önüne bir işaret koymanız, bir şey yazmanız gerekir.</p>
<p>25.       Birine cevaben yazılmış bir tweet&#8217;te &#8220;Aç&#8221; (:Open)&#8217;ı tıklayarak neye karşılık yazıldığını görebilirsiniz.</p>
<p>26.       İstediğiniz zaman yazdıklarınızı silebilirsiniz. Ancak takipçileriniz görmüş ve okumuş olacak unutmayın. Bir şey atmadan önce özen gösterin.</p>
<p>27.       Twitter&#8217;da fotoğraf ya da link de paylaşabilirsiniz. Link tiwtter&#8217;ca kısaltılarak yayımlanır.</p>
<p>28.       Siz takip ettiklerinizin tweet&#8217;lerini sağdaki panodan saatine göre akar bir durumda görebileceksiniz. Ama isterseniz istediğiniz hesaba girerek geçmiş tweet&#8217;lerini de görebilirsiniz.</p>
<p>29.       Sol üstte fotoğrafınızın altında &#8220;Tweet&#8221;lerinizden tüm yazdıklarınızı &#8220;Takip ettikleriniz&#8221; (:Following)&#8217;den kimleri takip ettiğinizi, &#8220;Takipçileriniz&#8221; (:Followers)tan sizleri kimlerin takip ettiğini liste olarak da görebilirsiniz.</p>
<p>30.       Sol en üstte &#8220;Ana Sayfa&#8221; (:Home)&#8217;ı tıklayarak panonuza dönebilirsiniz.</p>
<p>31.       &#8220;Bağlan&#8221; (:Connect)&#8217;i tıklayarak sizi takip etmeye başlayanları, size cevaben tweet atanları ya da sizin tweetlerinizi geri tweet (Retweet / RT) edenleri görebilirsiniz.</p>
<p>32.       Sol en üstte #Keşfet (# )&#8217;ı tıklayarak en çok gündem oluşturan konuları görebilirsiniz. Siz de bir konuyu / kavramı vb.  gündeme taşımak isterseniz başına # koyarak tweet&#8217;inizde yer verebilirsiniz.</p>
<p>33.       Sizi takip edenlere hesaplarına girerek &#8220;Direkt Mesaj Gönder&#8221; (:Compose Message)&#8217;ı tıklayarak sadece onun görebileceği bir mesaj da atabilirsiniz.</p>
<p><strong>Nelere Dikkat Etmelisiniz</strong></p>
<p>34.       Yazdıklarınız (sizi takip edenlere attığınız direkt mesajlar dışında) takip edenlerinizin yanında, onları takip edenler ve diğerlerince de görülebilir. Özellikle öğrencilerinizin ve eğitim yöneticisi ya da öğretmen arkadaşlarınızın da görebileceğini unutmayın.</p>
<p>35.       Yazının şehvetine kapılmayın. Tweet atmadan önce bir kez daha okuyun. Attığınız her şey yazılı olarak kayıt altında demektir aynı zamanda.</p>
<p>36.       Çok çeşitli görgü-ahlak düzeyinde insanlar var, onların düzeyi düşük, yasal olmayan, hakaret-küfür-ırkçı içerikli tweet&#8217;lerine yanıt verirken anlamsız ve sizi haksız durumlara düşürecek tepkiler vermeyin. Görüşlerinizi ve düşüncelerinizi hakaret etmeden iletin. Kişiselleştirmemeye, daha çok ilkeler üzerinden yazmaya çalışın.</p>
<p>37.       Takip ettiğiniz siyasetçi ya da diğerlerine eleştirilerinizi yasal çerçevede yapın. Sonuçta twitter sanal ortamda da olsa siz gerçeksiniz ve sizi bulmaları çok zor değil.</p>
<p>38.       Ayrıca mesjlarınızı sadece attığınız kişinin görmesi yasalardan muaf değil unutmayın.</p>
<p>39.       Takipçi sayısı ve benzeri konularda &#8220;takip edin ki takip edeyim&#8221; ya da &#8220;para karşılığı takipçi&#8221; türü tweet&#8217;lere prim vermeyin.</p>
<p><strong>Limitler</strong></p>
<p>40.       En fazla 2000 hesabı takip edebilirsiniz. Ancak sizi takip edenler arttıkça bu sayıdan daha fazla hesabı takip edebilirsiniz.</p>
<p>41.       Günde en fazla (retweet dahil) 1000 tweet atabilirsiniz.</p>
<p><strong>Eğitim ve Kariyer Danışmanı Oktay Aydın</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/egitimciler-icin-41-maddede-twitter-kilavuzu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternet bağımlılığı boşanmalara sebep oluyor</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/internet-bagimliligi-da-bosanmalara-sebep-oluyor.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/internet-bagimliligi-da-bosanmalara-sebep-oluyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Feb 2012 07:33:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma sebebi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk gelinler]]></category>
		<category><![CDATA[internet bağımlılığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=3085</guid>
		<description><![CDATA[Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı&#8217;nın 25 bin kişi üzerinde yaptığı araştırmaya göre internet bağımlılığı, boşanma sebepleri... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/internet-bagimliligi-da-bosanmalara-sebep-oluyor.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı&#8217;nın 25 bin kişi üzerinde yaptığı araştırmaya göre internet bağımlılığı, boşanma sebepleri arasına girdi. Araştırmayı değerlendiren Bakan Fatma Şahin, internet kullanımıyla ilgili ailelere eğitim verilmesi gerektiğini belirterek, &#8220;Bütün genel müdürlüklerimiz bu konu üzerinde bire bir çalışıyor. Daha geniş katılımlı bir çalıştay yapmayı planlıyoruz.&#8221; dedi.Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yapılan araştırma, Bakan Fatma Şahin&#8217;in yüzünü güldürdü. Şahin, Aile Yapısı Araştırması sonucuna göre ailenin hâlâ toplumun en güçlü dayanak noktası olmaya devam ettiğini söyledi. Bakan Şahin&#8217;i sevindiren bir başka husus, 18 yaş altı çocuk gelin sayısının yüzde 9&#8242;lara inmesi. Bununla birlikte dikkat çeken bir olumsuzluk mevcut. Artık internet bağımlılığı da boşanma sebepleri arasında belirgin bir veri olarak yer almaya başladı. Şahin, bakanlığının 2012 çalışmalarında bu konunun ön sıralarda olacağını ifade etti.</p>
<p>25 bin kişi üzerinde yapılan Aile Yapısı Araştırması&#8217;ndan çarpıcı sonuçlar çıktı. Bakan Fatma Şahin, ayrıntıları henüz açıklanmayan araştırmanın bazı verilerini paylaştı. Herkesin kafasında, &#8216;eyvah, ailelerimize ne oluyor?&#8217; düşüncesi bulunduğuna dikkat çeken Şahin, &#8220;Ancak araştırmada gördüğümüz çok net bir şey var ki en güçlü tarafımız yine aile, aile değerlerimiz.&#8221; dedi. Avrupa&#8217;daki boşanma oranları binde 25&#8242;lerdeyken, Türkiye&#8217;de bu oranın binde 16 olduğunu söyleyen Şahin, &#8220;Bu konuda son 10 yıla baktığımızda binde 2&#8242;lik bir artış var gibi gözüküyor ama beraberinde nüfus da artıyor.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>ÇOCUK GELİNLERİN ORANI AZALIYOR</strong></p>
<p>Araştırmada sevindiren önemli bir sonuç da 18 yaş altındaki çocuk gelinlerin sayısındaki düşüş oldu. Son 10 yılda yüzde 20&#8242;lerde olan çocuk gelin oranının yüzde 9&#8242;a kadar indiğini kaydeden Fatma Şahin, bunda eğitim alanında atılan adımların önemli olduğunu vurguladı. Eğitimde kız-erkek eşitliğin sağlandığını belirterek, &#8220;Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkması, 18 yaş altı evliliklerde sigorta olacak.&#8221; dedi. Araştırmaya göre ailede yeni sorun alanları ortaya çıktığını söyleyen Şahin, buna örnek olarak interneti gösterdi. İnternet bağımlılığının azaltılması, bu teknolojinin kullanımı noktasında ailelere iç eğitim verilmesi gerektiğini gördüklerini söyleyerek, &#8220;Bütün genel müdürlüklerimiz bu konu üzerinde bire bir çalışıyor. Daha geniş katılımlı bir çalıştay yapmayı planlamamıza aldık.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Şikâyet edenler de dizi izliyor</strong></p>
<p>Dizilerden rahatsızsa sesini çıkartsın</p>
<p>Bakan Şahin, dizi ve televizyon programları ile ilgili şikâyetin çok fazla olmasına da değindi. Çok izlenen dizilerin, şikâyet alan yapımlar olduğuna dikkat çeken Şahin, toplumun şu mesajı verdiğini belirtti: &#8220;Ben rahatsızım ama medya okur-yazarlığı konusunda yeterince bilgi sahibi değilim. Bana yardımcı ol&#8221;. &#8220;Bizim toplumu desteklememiz, farklı modellerde eğitmemiz gerekiyor.&#8221; diyen bakan, bu konuda sivil toplum inisiyatifinin daha örgütlü olması gerektiğini vurguladı. Toplumda şikâyet mekanizmasının normalleştirilmesi gerektiğinin altını çizen Fatma Şahin, sözlerini şöyle bitirdi: &#8220;Şikâyet ediyor ama tuşa basıp telefon açmıyor. Şikâyetler yoğun şekilde geldiği zaman birçok örnekte gördük, sonuç alınıyor. Amerika&#8217;da bir etik kurul oluşmuş. Etik kurul, reklamların üzerinde&#8230; Mesela bir dizi, toplum zararına yayın yapıyorsa, o diziye reklam veren firmaya &#8216;reklam vermeye devam edersen senin ürününü almayacağız&#8217; deyip filme reklam vermesini engelleyebiliyorlar. Aslında bizim toplumumuz da bunu yapabilecek olgunluğa gelmiş durumda. Toplumun böyle bir beklentisi varsa bunu görünür kılması, daha çok sesini çıkarması ve politika üretenlerin elini kolaylaştırması gerekiyor.&#8221;</p>
<p>zaman</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/internet-bagimliligi-da-bosanmalara-sebep-oluyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zorbalık sanal bir kılıfa büründü</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/zorbalik-sanal-bir-kilifa-burundu.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/zorbalik-sanal-bir-kilifa-burundu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Feb 2012 14:37:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[internettin tehlikeleri]]></category>
		<category><![CDATA[sanal zorbalık]]></category>
		<category><![CDATA[siber zorbalık]]></category>
		<category><![CDATA[sorbalık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=3042</guid>
		<description><![CDATA[Zorbalık denince önceleri aklımıza sözlü veya fiziksel şiddet gelirdi. Şimdilerde ise sanal bir kılıfa büründü.... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/zorbalik-sanal-bir-kilifa-burundu.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="news-detail-spot">Zorbalık denince önceleri aklımıza sözlü veya fiziksel şiddet gelirdi. Şimdilerde ise sanal bir kılıfa büründü. &#8216;Siberzorbalık&#8217; adını alan internet ortamındaki saldırı ve tehditler, öyle bir boyuta ulaştı ki kullanıcıları paranoyak olmaya hatta intihara bile sürükleyebiliyor.</div>
<div id="news-detail-news-text">
<div id="haberMetinDiv">
<p>Bilgi ve iletişim teknolojilerinin en büyük ağı olan internet, insanların her geçen gün artan bilgiye ulaşma, saklama ve paylaşma isteğini karşılayan bir mecra haline geldi. Ama bu imkânların sınırsız ve denetimsiz olması, avantajını dezavantaja dönüştürecek kapılar aralıyor. Her ne kadar bu imkânları olumsuz yanlarının başında internet bağımlılığı gelse de son beş yılda bilişim ve psikoloji literatürüne yeni bir terim daha girdi: &#8216;Siber zorbalık&#8217;. Sanal ya da elektronik zorbalık olarak da bilinen bu tehdit türü, birey üzerindeki etkileri sebebiyle bağımlılıktan çok daha zararlı sorunlara yol açıyor.</p>
<p>İnternet kullanıcılarının bilgisayar ya da cep telefonlarından gönderilen mesaj ve metinlerle korkutulup sindirilmesi olarak bilinen bu kavram, yeni olmamakla beraber hem ülkemizde hem de dünyanın birçok ülkesinde giderek yaygınlaşıyor. Çünkü gelişen bilişim dünyasında başkalarına zarar vermeyi amaç edinen kişiler, bu sayede çok fazla zaman harcamadan, kısa zamanda yüzlerce insana ulaşabiliyor. Aynı anda pek çok kişi ile iletişime geçilen sanal âlemde gönderilen metinler, ölüm tehdidi, küfür, hakaret de barındırabiliyor. Ayrıca, başkalarının e-postalarını okuma, kişisel şifre ve resimlerini kullanma, bunları alıp başkalarına gönderme, web-cam&#8217;lerden mahrem resimler çekme ve bunları yayma, şifre kırarak güvenlik bilgilerini ele geçirme eylemlerini kapsıyor. Siber zorbaların bu kötü fiillere başvurma sebepleri ise oldukça farklı. &#8216;Kimliği bilinmeyen daha güçlü olur&#8217; psikolojisiyle insanlara daha kolay zarar verme, gizemli, güçlü ve popüler olma isteği, özgüvensizlik ya da daha önceden siber şiddete maruz kalma diğer sebepler arasında yer alıyor. İş sadece bununla sınırlı kalmıyor elbette. Yaşanan olayların sayısı arttıkça internet kullanıcılarını bir şüphe sarıyor. Öyle ki bu endişe, takip ediliyor hissiyle sürekli tetikte beklemeye yol açıyor, hatta paranoyaklığa ya da hezeyan bozukluğuna kadar varıyor. Siber tehdide maruz kalma korkusundan, insanlar internet kullanamaz hale geliyor. Ayrıca bir kez tehditle karşılaşan, tekrar karşılaşmaktan korktuğu için siber zorbanın her dediğini de yapabiliyor. Hal böyle olunca, bu sanal tehdit karşısında birey, aile, hukukçu, eğitimci ve işin uzmanlarına büyük görevler düşüyor.</p>
<p>Fatih Üniversitesi Psikoloji Bölümü&#8217;nden Doç. Dr. Tolga Arıcak, &#8220;Siber Zorbalık: Gençlerimizi Bekleyen Yeni Tehlike&#8221; isimli makalesinde günümüzde gençleri ve aileleri tehdit eden yeni problemlerden birinin de siber zorbalık olduğunu dile getiriyor. Ona göre &#8216;elektronik zorbalık&#8217; ve &#8216;elektronik iletişim zorbalığı&#8217; olmak üzere iki çeşit siber tehdit var. Elektronik zorbalık, kişilerin şifrelerini ele geçirme, web sitelerini hackleme, (bir sisteme izinsiz girmek) spam (zararlı virüs) içeren e-mailler gönderme gibi teknik olayları içeriyor. Bu tip saldırılar, bireylerin web siteleriyle sınırlı kalmayıp, büyük kurum-devletlerin siteleri, yazılım ya da donanımlarını da olumsuz etkiliyor. Elektronik iletişim zorbalığı ise bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanarak kişileri sürekli rahatsız etme (cyber-stalking), alay etme, isim takma, dedikodu yayma, hakaret ya da kişinin rızası olmadan fotoğraflarını yayınlama gibi ilişkisel saldırı davranışlarını içeriyor. Bu da direkt olarak insanın duygu ve psikolojisini etkiliyor.</p>
<p>Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Ramazan Konkan, siber zorbalığın daha çok kişiyi tehdit etme ya da zorbalık etme amaçlı kullanıldığını düşünüyor. Sözlü ve fiziksel tehditlerin yerini artık internetin aldığına dikkat çeken Konkan&#8217;a göre, internette kimlik saklama, değiştirme kolaylığı bu tarz taciz ve saldırıları artırıyor. Zira bu kişiler, karşıdakine öfkesini yansıtma, öç alma, karşıdaki kişiyi zor durumda bırakmaktan zevk alma ya da tehditle sonuca varma gibi amaçlar güdüyor. İnternette çoğu insan, farklı sebeplerle birilerini izliyor. Hatta kişi kendini bilerek ya da bilmeyerek, tanımadığı birilerini takip ederken buluyor. Her ne kadar koruma programları olsa da izlendiğini düşünme psikolojisi, insana zarar verebiliyor. Hatta bazı kişiler, gerçekten saldırıya maruz kaldıklarında paranoya haline bile bürünebiliyor. Nitekim son yıllarda artan eş sadakatsizliğine bağlı boşanmalar, iftira ya da haksızlığa uğrama gibi sorunlar paranoya gerçeğini gözler önüne seriyor.</p>
<p><strong>ZORBALIK HER AN HER YERDE</strong></p>
<p>Siber tehdide maruz kalan internet ve telefon kullanıcıları sadece tedirginlik ya da paranoya yaşamıyor. Baskıların sonu intihara kadar uzanabiliyor. Öyle ki ABD ve İngiltere gibi ülkelerde yapılan araştırmalara göre her beş gençten biri bu tür baskılara hedef oluyor. Siber tehdide maruz kalan bazı gençler ne yazık ki ölümü kesin çözüm olarak görebiliyor.</p>
<p>Farklı ülkelerde konuyla ilgili yapılan çalışmalar incelendiğinde siber zorbalığın okullarda yaygın bir sorun olduğu anlaşılıyor. 2007&#8242;de Kanada&#8217;da yapılan bir araştırmada, çalışmaya katılan bireylerin yüzde 27,3&#8242;ünün e-posta aracılığıyla, yüzde 36,4&#8242;ünün ise sohbet odalarında sanal zorbalığa maruz kaldığı görülüyor. Aynı yıl ABD&#8217;de yapılan bir diğer çalışmaya göre katılımcılardan yüzde 11&#8242;inin son 2 ay içerisinde sanal zorbalığa maruz kaldığı ifade ediliyor. Özellikle okul çağındaki çocukların tehlikede olduğunu düşünen Arıcak&#8217;a göre, bu tehditler bazı çocukların akademik başarısızlığına, okulu bırakmasına ve daha da kötüsü intihara teşebbüs etmesine bile yol açıyor. Hatta Vermont&#8217;da 13 yaşındaki bir çocuğun sınıf arkadaşları tarafından aylarca zorbalığa maruz kaldıktan sonra kendini asarak intihar etmesi, sanal tehditlerin ulaştığı boyutları gözler önüne seriyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;deki durumun diğer dünya ülkelerinden çok da farklı olduğu söylenemez. 2007 yılında yapılan bir araştırmaya göre ülkemizdeki &#8216;sanal zorba&#8217; oranının yüzde 28, &#8216;sanal kurban&#8217; oranının ise yüzde 30 olduğu belirtiliyor. Türkiye&#8217;de Bilişim Teknolojileri ve İletişim Kurulu (BTK) yetkilileri de &#8216;ihbar@ihbarweb.org.tr&#8217; sitesine siber zorbalıkla ilgili birçok şikâyet geldiğine dikkat çekiyor. Öyle ki, örnekler arasında kişisel tacizler, sanal ilişki teklifleri, bir başkasının bilgisini kullanarak e-mail yoluyla şantaj, tehdit, şifre kırma, sistemi ele geçirme yer alıyor. Sanal tehlikelerin yol açtığı intihar olayları ülkemizde de görülüyor. Geçtiğimiz yıl üniversite öğrencisi genç bir kız kendi adına açılan ve hakkında yanlış bilgiler aktarılan sahte Facebook hesabı yüzünden intihara teşebbüs etti ve bitkisel hayata girdi. Bu gibi olumsuz örnekleri maalesef çoğaltmak mümkün.</p>
<p>&#8216;HER SANİYEDE 3,5 MİLYON YENİ TEHDİT ÜRETİLİYOR&#8217;</p>
<p>İnsanları farkında olmadan saran sanal ağ, öyle cazip yöntemler sunuyor ki, kişi kendini ekrandan alamayacak derecede meraklı ve bağımlı hale gelebiliyor. Son yıllarda tüm dünyayı etkisi altına alan sosyal medya furyası, bu merakı ve bağımlılığı iyiden iyiye artırıyor. Türkiye ve dünyadaki güvenlik tehdit ve trendleri uzmanı Trend Micro EMEA Bölgesi Güvenlik Araştırmaları ve İletişimi Direktörü Rik Ferguson, 2011 yılını &#8216;Veri Sızıntısı Yılı&#8217; olarak tanımlıyor. Geçen sene cep telefonları aracılığıyla yapılan tehditlerin erişim alanının tavan yaptığını belirten Ferguson, dünyaca ünlü markaların bile bilgi-veri hırsızlığı saldırılarıyla karşı karşıya kaldığını vurguluyor. Ferguson&#8217;a göre 2011&#8242;de sosyal medya, gündemi iyi takip ederek sosyal mühendislik ve hack taktikleriyle istenmeyen mesaj atanlar ve dolandırıcılar için oldukça kârlı bir zemin oldu. Saldırganların hedefinde sosyal ağlar da vardı. &#8216;Anonymous&#8217; ve &#8216;LulSec&#8217; gibi kendilerine &#8216;haktivist&#8217; adını veren gruplar, politik gelişmeleri öne sürerek dünya çapında belirledikleri kurumlara saldırılar düzenledi. En son yapılan saldırıda 68 bin kredi kartı, 50 bini ABD&#8217;de yaşayanlara ait 859 bin e-posta adresi, 50 bin telefon numarası, 860 bin şifre ortalığa saçıldı. &#8220;Her saniyede 3,5 milyon yeni tehdit üretiliyor.&#8221; diyen Ferguson&#8217;a göre, kurumlar ve son kullanıcılar hızla sistem değiştirirken, veri ve ekonomik kayıp riski hiç olmadığı kadar artıyor. Mobil tehditlerin ölçeği git gide genişliyor. Sorun bu kadar hızlı büyüyüp, yaygınlaşınca internet kullanıcısı &#8220;Hep siber korkuyla mı yaşayacağım?&#8221; diye sormadan edemiyor. Elbette ki hayır. Ama bu korkuyla ve zorbalığa maruz kalmadan yaşamak için hem bireye ve devlete hem de eğitimci ve uzmanlara düşen birtakım görevler var. Uzun süre İngiltere&#8217;nin internette çocukların sömürülmesiyle mücadele biriminin başkanlığını yapan Jim Gamble, çözüm için basit bir açıklama sunuyor: &#8220;İnsanlar yaptıklarının hesabını vereceklerine inanırsa, adım atmadan önce iki kere düşünür.&#8221; Gamble&#8217;ın sözleri ve hesap verme düşüncesi bir sanal zorbayı ne kadar durdurur bilinmez.</p>
<p>Aile ya da çevrenin başına gelen olumsuzluğu duymasını engelleme adına saldırgan-tacizcinin isteklerini yapmaya çalışma veya ona yasadışı yollarla müdahale etme girişimleri, işi iyice içinden çıkılmaz bir hale getirebiliyor. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Yrd. Dr. Ramazan Konkan, siber tehditle karşılaşanlara öncelikle sakin olmalarını ve karşıdaki kişinin vermeye çalıştığı zararı daha da artırmamak için gerekli önlemleri almalarını tavsiye ediyor. Konkan&#8217;a göre mağdur, yaşadıklarını en yakınındaki kişilerden başlayarak birileri ile paylaşmalı ve sevdiklerinin desteğini alarak yasal başvurularda bulunmalı. Çünkü aile ve yakın çevrenin yardımı, bu saldırılarda kişinin uğradığı zararı minimize etmek adına büyük önem taşıyor. Tıpkı diğer taciz ve saldırılarda olduğu gibi siber taciz ve zorbalıkta da kurbanlar, şaşkınlık ve şok döneminin ardından kendini sorgulayıp suçlama gibi davranışların içine girebiliyor. Çevreden alınan &#8220;O sitelere girmeseydin, arkadaşlık kurmasaydın vs.&#8221; gibi yorumlar da kişiyi kurtarmaktan çok travmanın devam etmesine sebep oluyor. Bu sebeple, ailelere düşen en önemli görev, mağduru sorgulamak yerine ona sınırsız destek verip krizin atlatılmasına yardımcı olmak. Mağdura düşense bu zorbalıktan olabildiğince uzaklaşmak. Zira ısrarla zarar gördüğü sitelere girmek yerine, bir an önce internetten çıkması, birden fazla hesap açmak yerine bir iki hesapla online işlemlerini yapması gerekiyor. Zaten zarar görse de görmese de bir internet kullanıcısının bunlara dikkat etmesi şart.</p>
<p>Fatih Üniversitesi Psikoloji Bölümü&#8217;nden Doç. Dr. Tolga Arıcak da zorbalık sanal olsa da etkilerinin gerçekçi olması sebebiyle gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini vurguluyor. Arıcak&#8217;a göre Türkiye&#8217;deki uzmanların bir an önce konuyla ilgili ön çalışmaları tamamlayıp, müdahale için eğitim programlarını geliştirmeleri lazım. Müdahale çalışmalarında, eğitimci ve psikolog grubuyla sınırlı kalınmayarak, eğitim teknologları, bilgisayar yazılımcıları ve bilişim hukukçularını da aktif olarak bu uygulamaların içine dahil etmek şart. Siber zorbalık, çok yönlü bir problem olduğu için disiplinler arası bir anlayışla ele alınması da zorunlu.</p>
<p>BTK, siber zorbalıkla mücadele adına &#8216;Zararlı Yazılımlarla Mücadele Projesi&#8217;ni yürütüyor. Bu çalışmalarda, vatandaşları muhtemel tehditlere karşı koruyacak ve yakın zamanda halka duyurulacak tedbirler geliştiriliyor. Sanırız bu konuda en temel çözüm ise topluma &#8216;internetin güvenli kullanımı&#8217; bilincinin kazandırılması oluyor. İnternet kullanıcılarının, kurumların dışında kendi otokontrollerini sağlaması gerekiyor. Kullanıcılar öz denetimin bireyde başladığı bilincine varırsa, sanal âlemin tehdit ve saldırılarına maruz kalma ihtimalleri de yok denecek kadar azalır. Ayrıca birçok kurumun sağladığı güvenli internet uygulamasına bağlı içerik filtreleme imkânı ile bireyin tehlikeli sitelere ulaşması ve sakıncalı kişilerle iletişime geçmesi engellenebiliyor. Zaman kontrolü ile günlük internet kullanım süresinin belirlenmesi de bir diğer tedbir yöntemi. Sonuç olarak, siber zorbalık, çok yönlü bir problem ve bu sorunun disiplinler arası bir anlayışla ele alınması zorunlu.</p>
<p><strong>Siber zorbalıkla nasıl mücadele edilir?</strong></p>
<p>Siber zorbalık günümüz koşulları içinde kaçınılmaz görünse de, hukukî olarak bu tehdide maruz kalmadan önce ve sonrasında yapılabilecek şeyler yok değil. İstanbul Bilgi Üniversitesi, Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü üyesi Av. Mehmet Bedii Kaya&#8217;nın verdiği bilgilere göre, sosyal mühendislik ve hack taktikleri ile teknolojik araçları kullanan saldırganlara ülkemizde ve dünyada hukukî olarak müdahale edilebiliyor. Anayasa&#8217;nın 20. maddesine göre açıkça herkes, özel ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip ve kimsenin gizliliğine dokunulamaz. Ayrıca Medenî Kanun da kişilik haklarının korunmasını düzenliyor. Hal böyle olunca, kişilik ihlalinin önlenmesine, sürmekte olan saldırıya son verilmesine, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitinin istenmesine izin veriliyor. Dolayısıyla eğer kanunlarda yer alan bir istisna ya da rıza yoksa, yapılan her türlü kişisel veri kullanımı veya paylaşımı hukuka aykırı oluyor.</p>
<p>Kaya, siber zorbalığa maruz kalan birinin hukukî yollardan hakkını arama şekillerini şu şekilde özetliyor: &#8220;İlk olarak Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunup, yasal sürece paralel öncelikler varsa ilgili sitesinin geliştirmiş olduğu kötüye kullanımı bildirme sistemi işletilmeli. Kişilik haklarını ihlal eden içeriğin yabancı bir web sitesinde yer alması kullanıcıları caydırmamalı. İnternet ortamındaki içerik sebebiyle eğer bir ihlal varsa, öncelikle bu içeriği paylaşan içerik sağlayıcısına, eğer buna ulaşılamıyorsa söz konusu içeriğin yer aldığı siteyi barındıran yer sağlayıcısına başvurmalı.&#8221;</p>
<p>zaman.com.tr</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/zorbalik-sanal-bir-kilifa-burundu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternette var olmanın psikolojisi üzerine</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/internette-var-olmanin-psikolojisi-uzerine.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/internette-var-olmanin-psikolojisi-uzerine.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 22:09:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[internet bağımlılığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2904</guid>
		<description><![CDATA[Zeynep Selvili 2005 yılında Miami Üniversitesi&#8217;nden Sinema ve Psikoloji çift ana bilim dalıyla mezun oldu. Mezuniyetinin... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/internette-var-olmanin-psikolojisi-uzerine.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zeynep Selvili 2005 yılında Miami Üniversitesi&#8217;nden Sinema ve Psikoloji çift ana bilim dalıyla mezun oldu. Mezuniyetinin ardından yüksek lisans için New York Üniversitesi&#8217;ne kabul edildi. Şu anda Ruh Sağlığı Danışmanlığı ve Sağlık Uzmanlığı dalında ikinci senesini tamamlamak üzere olan Zeynep ile siberpsikoloji üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.</p>
<p>Aynı zamanda bir blogger olan Zeynep, sosyal medyayı da kullanıyor ve internet üzerindeki psikolojiyi de takip ediyor. Blogu üzerinden uzmanlık alanları ile ilgili yararlı bilgiler ve tavsiyelerini paylaşıyor.</p>
<p><strong>Sami Eyidilli:</strong> Zeynep, öncelikle bloguna verdiğin isimden başlamak istiyorum; &#8220;Ben, siz ve onlar&#8221; demişsin. Bir sırrı var mı bu ismin? Sanki &#8220;biz&#8221; eksikmiş gibi geliyor bu isimde ama aslında bir &#8220;biz&#8221; oluşturuyorsun bu isimle.</p>
<p><strong>Zeynep Selvili:</strong> İnsana ilk bakışta eksik geliyor gerçekten. Genelleme yapmayı çok sevmediğimden, bir de Ben ve Siz, zaten Biz&#8217;i oluşturabileceğinden bunu ortaya çıkardım. Tam da söylediğin gibi, paylaşımlarla &#8220;biz&#8221; olalım istedim. Monologu andıran bir blog olmasın, okuyucular rahatça hem &#8220;haklısın&#8221; hem de &#8220;bu konuda sana katılmıyorum&#8221; veya &#8220;benim deneyimim daha farklı&#8221; diyebilsin istedim.</p>
<p><strong>S:</strong> Blog tutma fikri nasıl geldi aklına, nasıl başladın?</p>
<p><strong>Z:</strong> Uzun zamandır yazı yazıyorum. Esasında yazmaya çalışıyorum demek belki daha doğru olur bu aşamada. Şu zamana kadar teması, bütünlüğü hiçbir zaman olmamıştı yazılarımın. O gün ne hissediyorsam, başıma ne geldiyse, ne kalbimi kırdı ya da hoplattıysa kaleme almaya çalıştım, şiir aracılığıyla, deneme aracılığıyla, makale aracılığıyla. Geçen sene<strong> The Social Network</strong> filmini izledikten sonra iki yakın arkadaşımla, ne yalan söyleyeyim kendimizi bir karınca kadar küçük hissettik. Yüzyılımızın en önemli aracı olan internet acaba bize ne gibi bir fırsat verebilir, bunu düşünmeye başladık. Üç kız arkadaş oturduk ve birbirimize dedik ki, sen çiziyorsun, sen film çekiyorsun, sen de yazıyorsun, bunlar da bizim  ?yeteneklerimiz?. Paylaşmak için ne bekliyoruz? O gece herkes kendisine bir blog açtı. Benim blogum da yazılarımı bir tema altına toplamama vesile oldu. İyi ki de yapmışım. Müthiş bir zevk, müthiş bir besin kaynağı oldu benim için.</p>
<p><strong>S:</strong> The Social Network filmi gerçekten de pek çok insana girişimcilik ruhunu hissettirdi. İnsanların start-up&#8217;lara sarılmasına sebep oldu. Sen ve arkadaşlarında da değişik bir etki bırakmış gerçekten. Bu konuda bloggerlar için en önemli konu sanırım blogları ile ilgilenmek ve düzenli yazmak sanırım öyle değil mi? Tabii bunun için de iyi bir iş disiplinine ve psikolojiye ihtiyaç var desek sanırım yanlış olmaz.</p>
<p><strong>Z:</strong> Benim kendimi blogger olarak sınıflandırmam sanırım blogunu her gün güncelleyen bir çok gerçek blogger&#8217;a hakaret olur. Mesela arkadaşım Buse Terim gerçek bir blogger. Her gün güncellemek için averajın üstünde zaman ve emek harcadığı bir moda blogu var. Ben ise henüz bir blogger değilim. Bir blogum var, evet, ama onun beni blogger yapmak için yeterli olduğunu düşünmüyorum. Ek iş olarak blog yazarlığı yapıyorum desek sanki daha doğru olur. Sık sık güncelleyemiyorum blogumu maalesef, ki bu blogger dünyasında çok mühim bir vazife. Çünkü benim blog yazmam için tetikleyicilere ihtiyacım var, yeni bir teori öğrenmek, o gün eğitime gitmiş olmak, yeni bir kitaba başlamış olmak, atılan emaillerde ortak bir temanın gözüme çarpması gibi. Doğru söylüyorsun, başarılı bir blogger olmak aslında gerçekten müthiş bir disiplin gerektiriyor. Başarılının altını çiziyorum çünkü herkes blogger olabilir. Sonuçta bir blog açmak teknolojiyle bu kadar içli dışlı olan bizler için zor değil. Fakat başarılı bir blogger olmak disiplinin yanı sıra istek, motivasyon, ve başlı başına bir mesai gerektiriyor.</p>
<p><strong>S:</strong> Bazen kişisel, bazen de uzmanı olduğun psikoloji alanları ile ilgili paylaşımlarınla karşılaşıyorum. Neye göre belirliyorsun yazdıklarını ve bu periyodu nasıl ayarlıyorsun?</p>
<p><strong>Z:</strong> Sanırım hala bir tema sıkıntım var. Esasında daha çok &#8220;psikolojik&#8221; yazılar yazmak istiyorum. Çünkü blog üzerinden paylaşım yapmamın asıl nedeni farkındalığı arttırmak. &#8220;Bak, demek ben bunu bu nedenden yapıyormuşum&#8221; gibi bir reaksiyon alabilmek okuyucularımdan. Ya da yalnız olmadıklarını hissettirmek. Bazen elim sürçüyor ve kişisel şeyler de yazıyorum veya daha önceden yazdığım kişisel yazılarımı paylaşıyorum. Bunu yaparken dikkat ettiğim şeyler olmuyor değil tabii. Bir psikolog olarak &#8220;gereksiz&#8221; kişisel detayları paylaşmak kariyerimi uzun vadede baltalayabilir. Bu nedenle, kişisel olarak seçtiğim ya da yazdığım yazılarda kendi rahatlamamdan, içimi dökebileceğim bir alan olmasından daha çok &#8220;karşımdaki bu yazıdan ne alır?&#8221;ı düşünerek paylaşımda bulunuyorum. Kısacası, kişisel yazılarım da dolaylı yönden de olsa farkındalık arttırabiliyorsa, buna kapasitesi varsa koyuyorum. Ne tür bir yazı yazacağımı da okuyuculardan gelen paylaşımlara gore belirliyorum. Bazen Twitter&#8217;a yazıyorum &#8220;şu şu şu konu hakkında bir paylaşımda bulunsam ilginizi çeker mi?&#8221; diye. Bazen de bana gelen e-postalarda ortak bir tema gözüme çarptığında, onu yazıyorum. Ama hiçbiri hasbelkader seçilmiyor. Genellikle Pazartesi geceleri ilham geceleri oluyor benim için çünkü her Pazartesi bir eğitime giriyorum. Yeni şeyler öğreniyorum; yeni teoriler, yeni bakış açıları, yeni araştırmalar ve sonrasında bu öğrendiklerimi nasıl paylaşabilirim, hangi üslup &#8220;kaybetmek&#8221; temasına daha uyar, hangisi &#8220;aşk&#8221; temasına daha uyar diye duşünmem de yön veriyor paylaşım sürecine.</p>
<p><strong>S:</strong> Hem Sinema, hem de Psikoloji; çift anadal yapmışsın Miami Üniversitesinde. Ben biraz da ilgili olduğumdan biliyorum, bu alanlar aslında birbiri ile çok alakalı öyle değil mi? İnternet ortamında, sinemada, televizyonda, reklamlarda insan psikolojinin, bilinçaltının kullanılması mesela? Belki apayrı bir röportaj konusu ama, ana hatları ila bahseder misin?</p>
<p><strong>Z: </strong>Benim hala iyi bir şekilde yapmak istediğim şeyler arasında gelir senaryo yazmak. Her senaristin makul dozda bilmesi, anlaması gerekir insan davranışını, insan ruhunu. Yoksa nasıl gerçekçi ve senaryoların olmazsa olmazları &#8220;sıradışı&#8221; karakterleri oluşturabilir, öyle değil mi? Bu konuyla ilgilenenlere William Indick&#8217;in Senaryo Yazarları için Psikoloji kitabını tavsiye ederim. Indick diyor ki, ve ben de yüzde yüz katılıyorum, &#8220;bilinçaltı fonksiyonlarının rasyonel bir şekilde anlaşılması yaratıcı süreç için, sanıldığının aksine, çok gereklidir.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Sosyal medyada da olsa ait olmak bir ihtiyaçtır&#8221;</strong></p>
<p><strong>S:</strong> Gelelim internete ve sosyal medyaya. Psikolojimizi yansıtıyoruz değil mi?</p>
<p><strong>Z:</strong> Konuşma terapisinin babası Freud &#8220;Tesadüf diye bir şey yoktur&#8221; der.  Ruh halimizi yansıtmadığımız bir alan düşünemiyorum. Önemli veya önemsiz, bilinçli veya bilinçsiz, giymeyi seçtiğimiz kıyafetlerin renginden, partner seçimlerimize her sey psikolojimizin yansıması, psikolojimizin seçimi.</p>
<p><strong>S:</strong> Peki yansıtmamız doğru mu? Yani demek istediğim, bir şekilde hayatlarımızı artık internet ortamında da yaşıyoruz. Apayrı bir psikoloji ya da ruh hali diyebilir miyiz?</p>
<p><strong>Z:</strong> Ait olmak temel bir ihtiyaç. Psikoloji literatürüne geçmiş binlerce makale, binlerce araştırma, ve teori bulabilirsiniz ait olmanın insan için önemi ile ilgili. En önemlilerinden bir tanesi de Amerikali psikolog Abraham Maslow&#8217;un İhtiyaclar Hiyerarşisidir. Bu hiyerarşide Maslow, ait olmayı, fizyolojik ve güvenlik ihtiyaçlarından sonra 3. sıraya koyar. İkili ilişkilerden aileye, küçük topluluklardan toplumun bütününe, insan ait olduğunu, sevdiğini, sevildiğini hissetmelidir hayatta kalabilmek için. Yabancılaşma, soyutlanma birçok ruhsal hastalığa neden olabileceği gibi birçok ruhsal hastalığın da semptomudur. Sosyal medya da yüzyılımızın en onemli topluluklarından biri; bu devirde &#8220;başarılı&#8221; ve sağlıklı bir şekilde ait olmak, sosyal medyayı da kapsayan bir kavram. Bu gözle baktığım zaman ben, insanların internet üzerinden paylaşımlarda bulunmalarını, sanal iletişimden faydalanmalarını, düşüncelerini zaman zaman 140 harfe düşürmeye  çalışmalarını, kısacası zamanın getirdiklerine ayak uydurma çabalarını dozunda olduğu müddetçe sağlıklı buluyorum. Bu apayrı bir psikoloji mi? Apayrı belki doğru kelime olmaz fakat alışagelmişten farklı olduğu doğru. En basitinden, yüz yüze iletişimlerimizde yüzeye çıkarmaya çekindiğimiz, utandığımız, korktuğumuz taraflarını kişiliğimizin, özgürce ifade edebiliyoruz sanal ortamda.</p>
<p><strong>S:</strong> Aile terapisi ile ilgili de eğitim aldığını için özellikle sormak istiyorum, internet ve bilgisayar bağımlılığından dolayı biten evlilikler var mesela ya da birbirinden internet yüzünden kopmuş durumda aileler. Akşam herkes işten gelince, herkesin bilgisayarının başına çekildiği bir tablo. Açıkçası benim hoşuma gitmiyor. Var mı böyle şahit olduğun durumlar, neler önerirsin bu konuda ailelere? Bu durumun aileye yapısına zarar vermesi nasıl engellenebilir?</p>
<p><strong>Z:</strong> Sanal alem çok ironik bir &#8220;alem&#8221; esasında. İnsanlar interneti dünyayla daha fazla iletişim içinde olmak için kullandıkları halde, &#8220;asıl&#8221; dünyalarından kopuyorlar. Doğamız gereği yüz yüze iletişime, yani kanlı-canlı iletişime muhtacız, ve internet bunun önünü kesmeye başladığı an, yani başka bir şeyin yerini almaya başladığı an kötü bir bağımlılığa dönüşebiliyor. İnsanların zamanla kendi başlarına kalabildikleri zamanı (internet kullanım zamanlarını) sevdikleriyle geçirme zamanına tercih edebildikleri doğru. İnternetin aşırı dozlarda kullanılması sizi evdeki, ilişkinizdeki sorumluluklarınızdan uzaklaştırabilir ve partnerinizle ilişkinizi zedeleyebilir. Böyle bir durumda çift terapisini öneririm. Terapi esnasında, partnerler ilişkinin hangi yönünden tatmin olmadıklarını, kırgınlıklarını, kızgınlıklarını, iletişimi kolaylaştıran bir profesyonelin huzurunda dile getirebilirler. Daha da önemlisi terapi bu çiftlere doğru iletişim kurabilmeyi, birbirlerini dinlemeyi öğretir. Daha açık ve samimi bir şekilde iletişim kurabilen çiftlerin birbirlerinin beklentilerini, isteklerini ihmal etmelerinin olasılığı daha azdır.</p>
<p><strong>&#8220;Psikolojik bir rahatsızlığa dönüşebilir&#8221;</strong></p>
<p><strong>S:</strong> Bağımlılıklar&#8230; Belki senin uzmanlık alanın dışında olabilir ama internet bağımlılığı ile ilgili de bilgi sahibi olduğunu düşünüyorum. Farkında olan var mı yok mu emin değilim ancak Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde İnternet Bağımlılığı ile ilgili bir birim var. Avrupa&#8217;da, Amerika&#8217;da sadece internet bağımlılığı ile ilgili destek veren klinikler var. Bunlara nasıl bakıyorsun?</p>
<p><strong>Z:</strong> İnternet bağımlılığı henüz, psikiyatristlerin ve psikologlarin tanı koymak için kullandığı Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından oluşturulan sınıflandırma sistemi el kitabında (DSM-4) yer almıyor. Fakat biliyorum ki revize edilmiş seneye çıkacak baskısında olup olmaması gerektiğinin tartışması sürüyor. Güncel olarak, internet bağımlılığı henüz resmi bir hastalık olarak görülmemekte ve depresyonun, anksiyetenin, sosyal fobi vb. hastalıkların bir semptomu, bir manifestosu olarak ele alınmakta. Yalnız bu demek değil ki araştırmalar yapılmıyor. Örneğin kimi araştırmalar, internetin limitinin olmadığı için bağımlılığa çok yatkın olduğunu savunuyor. Ben de katılıyorum. Sınırsız bir dünya, sanal dünya. Mesela bir internet çağı çocuğu olmama rağmen, hayrete düşürüyor dünyanın bir ucunda olan biri ile sanki yanıbaşındaymış gibi konuşabilme imkanı&#8230; Kullanım kontrolünden acizsek, internet gibi masum gözuken bir iletişim ağı bile psikolojik bir rahatsızlığa dönüşebilir. Masum diyorum çünkü konvansiyonel anlamda bağımlılık yaratan maddeler gibi değil internet. Makul dozlarda yararları zararlarından bahsettirmeyecek kadar fazla. Dengeyi kaçırdık mı, komplikasyonlar başlıyor. Mesela en basitinden, internet bağımlılığı her ne kadar internette geçirilen saatle belirlenmese de, bağımlı bir birey haftada ortalama 40-80 saatini internette geçiriyor. Bu ne demek; bu uyku duzeninin bozulması demek. Uyku düzeni bozulması bir çok psikolojik rahatsızlığa zemin hazırlamaya birebir! Tedavi şekilleri de sanıyorum ki kullanımını kontrol altına alabilmeyi öğrenmek, internet bağımlılığının getirdiği &#8220;yan etkileri&#8221; azaltmak veya elimine etmek, sorunun daha derinine inip, bu bağımlılığa aslen neyin neden olduğunu anlayabilmek (depresyon, sosyal fobi, anksiyete vb.) sonrasında ise onu tedavi etmek bazında. İnternet bağımlılığı gün geçtikçe ciddileşen bir sorun, bu nedenle de internet bağımlılığı tedavisi uygulayan meslektaşlarıma ve kliniklere sıcak bakıyorum.</p>
<p><strong>S:</strong> Siberpsikoloji ile ilgili bir sorum olacak. Örneğin Facebook&#8217;un bizim mutsuz ve üzgün olmamıza sebep olduğu ile ilgili ciddi araştırmalar var. Bunlara nasıl yaklaşmak gerekiyor, ciddiye alıp kendimizi uzaklaştırmak çözüm mü yoksa bilinçli kullanımla bu tarz bir baskıdan kurtulabilir miyiz? Hani psikolojimizi güçlü tutmak diye bir şey vardır ya, bu siberpsikolojide de mümkün mü sence?</p>
<p><strong>Z:</strong> Kıyaslama çogu zaman mutsuzlukla sonuçlanabilecek bir eylem. Facebook kıyaslamayı tetikleyebildiği için bireyi mutsuz yapma ihtimali var. Facebook sayesinde insanlar, başkalarını gerçekte olduklarından daha mutlu zannebiliyorlar. Özellikle eğlenirken çekilmiş resimler, kalabalık arkadaş listeleri, duvarlara yazılan sevgi dolu mesajlar kendine döndürüyor insanı, kendi hayatının sayfasını diğerlerinki ile kıyaslamaya itiyor. Kendine dönen ve kıyaslama yapmaya başlayan insan kendinde var olanlardan çok başkalarında var olanları görmeye başlıyor. Facebook eksikliklerin gözler önüne serildiği bir yer olmadığı için, kişi kendi hayatındaki eksikliklerle başbaşa kalıyor bir sayfadan diğerine geçip mutlu insan portreleri gördükçe. İyisiyle kötüsüyle, tam anlamıyla bilebildiğimiz tek hayat kendimizinki değil midir ne de olsa? Dışarıdan bakılan hayatlar eksiklerini, acılarını, hayal kırıklıklarını, başarısızlıklarını saklayabilir. Bakanın perde indirebilir muhakemesinin önüne. &#8220;Canım çok sıkıldı&#8221; durum güncellemelerini, ya da ağlarken çekilmiş profil resimlerini çok nadir görmemiz de bundan; Facebook&#8217;un çoğu zaman bir ilüzyon olmasından. Sanki popüler, eğlenceli, güleç, hazır cevap olmak ön koşulu Facebook üyeliğinin&#8230; Sanal alemin bu kıyas yaptırmaya yatkın yapısının farkındalığında olmak ve bu farkındalıkla üyelik sürdürmek çok önemli bence. Bir kaç yüzeysel veriyle genelleme yapmamayı; uzaktan bakıldığı takdirde sanal alemde sürdürülen hayatların ideal hayata çok yakın gözükebileceğini kendine sık sık hatırlatmalı kendi hayatını başkalarınınkilerle kıyaslarken bulan insan.</p>
<p><strong>S:</strong> Son olarak eklemek istediklerin var mı Zeynep?</p>
<p><strong>Z:</strong> Bu keyifli röportaj için teşekkürler. Umarım ulaşabildiğimiz okurlarınıza bir yararı olur ve son olarak buradan tüm okurlara seslenerek psikolojik destek almanın utanılacak bir şey olmadığını hatırlatmak istiyorum. Hayat bazen çok zor olabiliyor. Ama ne mutludur ki yalnız baş etmelisiniz diye bir kaide yok. Gelin izin verin, birbirimize destek olalım.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.webrazzi.com/">http://www.webrazzi.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/internette-var-olmanin-psikolojisi-uzerine.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Google 2011 Zeitgeist Sonuçları</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/google-2011-zeitgeist-sonuclari.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/google-2011-zeitgeist-sonuclari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Dec 2011 15:31:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji -Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[2011 Zeitgeist Sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Google 2011]]></category>
		<category><![CDATA[Google 2011 Zeitgeist]]></category>
		<category><![CDATA[Zeitgeist]]></category>
		<category><![CDATA[Zeitgeist Sonuçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2693</guid>
		<description><![CDATA[Google&#8217;da her yıl yapılan aramalardaki yükselen trendleri kapsayan Zeitgeist&#8217;ın 2011 sonuçları açıklandı. Henüz Google Zeitgeist... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/google-2011-zeitgeist-sonuclari.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Google&#8217;da her yıl yapılan aramalardaki yükselen trendleri kapsayan Zeitgeist&#8217;ın 2011 sonuçları açıklandı. Henüz Google Zeitgeist web sitesi 2011 sonuçları için güncellenmedi ama şirket tarafından basına gerekli bilgilendirme yapıldı ve sonuçlar paylaşıldı.</p>
<p>Google Zeitgeist 2011&#8242;in en hızlı yükselen aramalarında ilk sırayı popüler televizyon dizisi &#8220;Muhteşem Yüzyıl&#8221; aldı. İkinci sırayı &#8220;e-Devlet&#8221; anahtar kelimesi ve üçüncü sırayı ise yine bir televizyon dizisi olan &#8220;Adını Feriha Koydum&#8221;.</p>
<p>Listede özellikle ilgimizi çeken arama ise Google Zeitgeist 2011&#8242;in Türkiye sonuçlarında 4. sırada yer alan özel alışveriş sitesi Trendyol. Trendyol&#8217;u &#8220;Aşk Tesadüfleri Sever&#8221; isimli sinema filmi ve Acun Ilıcalı&#8217;nın internet girişimi Acunn takip ediyor.</p>
<p>Aşağıda Google Zeitgeist 2011&#8242;in en hızlı yükselen aramalarını paylaşıyoruz:</p>
<ol>
<li>Muhteşem Yüzyıl</li>
<li>e-Devlet</li>
<li>Adını Feriha Koydum</li>
<li>Trendyol</li>
<li>Aşk Tesadüfleri Sever</li>
<li>Acunn</li>
<li>Wolfteam</li>
<li>İncir Reçeli</li>
<li>Defne Joy Foster</li>
<li>Aref</li>
</ol>
<p>Google tarafından paylaşılan sonuçlar arasında kategorisel bir ayrıştırmaya da gidilmiş. En hızlı yükselen kişiler, en hızlı yükselen haberler, en hızlı yükselen diziler, en hızlı yükselen filmler, en hızlı yükselen şarkılar, en hızlı yükselen tatil noktaları gibi arama trendlerine ait listeleri de aşağıda paylaşıyoruz.</p>
<p><strong>En Hızlı Yükselen Kişiler</strong></p>
<ol>
<li>Defne Joy Foster</li>
<li>Aref</li>
<li>Kıvırcık Ali</li>
<li>Ebru Gündeş</li>
<li>Selena Gomez</li>
<li>Mustafa Ceceli</li>
<li>İbrahim Tatlıses</li>
<li>Ayşe Özyılmazel</li>
<li>Sıla</li>
<li>Cem Yılmaz</li>
</ol>
<p><strong>En hızlı Yükselen Haberler</strong></p>
<ol>
<li>Fenerbahçe</li>
<li>Beşiktaş</li>
<li>Galatasaray</li>
<li>Trabzonspor</li>
<li>Bursaspor</li>
<li>Milli Piyango Sonuçları</li>
<li>Deprem</li>
<li>ÖSYM</li>
<li>Ehliyet sınav sonuçları</li>
<li>Dünya Kupası</li>
</ol>
<p><strong>En Hızlı Yükselen Diziler</strong></p>
<ol>
<li>Muhteşem Yüzyıl</li>
<li>Umutsuz Ev Kadınları</li>
<li>Kızım Nerede</li>
<li>Lale Devri</li>
<li>Akasya Durağı</li>
<li>Behzat Ç.</li>
<li>Fatmagül&#8217;ün Suçu Ne?</li>
<li>Kurtlar Vadisi</li>
<li>Sihirli Annem</li>
<li>Doktorlar</li>
</ol>
<p><strong>En Hızlı Yükselen Filmler</strong></p>
<ol>
<li>Aşk Tesadüfleri Sever</li>
<li>Arabalar 2</li>
<li>Son Durak 5</li>
<li>Karayip Korsanları 5</li>
<li>Şirinler</li>
<li>Buz Devri 4</li>
<li>Alacakaranlık 4</li>
<li>Çığlık 4</li>
<li>Eyvah Eyvah 2</li>
<li>Siyah Kuğu</li>
</ol>
<p><strong>En Hızlı Yükselen Şarkı</strong></p>
<ol>
<li>Bengü &#8211; Aşkım</li>
<li>Şebnem Ferah &#8211; Hoşça kal</li>
<li>İsmail YK &#8211; Sanane</li>
<li>Sibel Can &#8211; Hançer</li>
<li>Serdar Ortaç &#8211; Elimle</li>
<li>Duman &#8211; Helal Olsun</li>
<li>Gülşen &#8211; Sözde Ayrılık</li>
<li>Hakan Peker &#8211; Karamela</li>
<li>Grup 84 &#8211; Söyle</li>
<li>Hande Yener &#8211; Atma</li>
</ol>
<p><strong>En Hızlı Yükselen Tatil Noktaları</strong></p>
<ol>
<li>Phuket Adası</li>
<li>Barbados</li>
<li>Disneyland Paris</li>
<li>New York</li>
<li>Las Vegas</li>
<li>Hawai</li>
<li>Panama</li>
<li>Singapur</li>
<li>Küba</li>
<li>Cancun</li>
</ol>
<p>Google Zeitgeist 2011&#8242;in web sitesi güncellendiğinde farklı kategorilerdeki yükselen arama trendlerini de inceleyeceğiz ve yazıyı güncelleyeceğiz.</p>
<p>Merak edenler için yukarıdaki paylaşmış olduğumuz Türkiye&#8217;ye özel verilerin yanı sıra tüm dünyada yükselen aramaların da listesini aşağıda paylaşıyoruz.</p>
<p><strong>Tüm Dünyada En Hızlı Yükselen Aramalar</strong></p>
<ol>
<li>Rebecca black</li>
<li>Google plus</li>
<li>Ryan Dunn</li>
<li>Casey Anthony</li>
<li>Battlefield 3</li>
<li>iphone 5</li>
<li>Adele</li>
<li>TEPCO</li>
<li>Steve Jobs</li>
<li>iPad 2</li>
</ol>
<p>Burada da özellikle 2. sırada yer alan Google Plus dikkat çekiyor. Aynı şekilde 6. sıradaki iPhone 5, 9. sıradaki Steve Jobs ve 10. sıradaki iPad 2 algıda seçicilik sebebiyle bizim hemen ilgimizi çeken aramalar</p>
<p>webrazzi.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/google-2011-zeitgeist-sonuclari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ulusal siber ordu kuruluyor</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/ulusal-siber-ordu-kuruluyor.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/ulusal-siber-ordu-kuruluyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Oct 2011 20:57:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji -Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Anonymous]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi Güvenliği Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal Siber Güvenlik Koordinasyon Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[WikiLeaks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2477</guid>
		<description><![CDATA[Önce WikiLeaks ardından Anonymous&#8217;la gündeme gelen siber savaş tehdidi Bilgi Güvenliği Derneği&#8217;ni harekete geçirdi. Türkiye&#8217;nin... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/ulusal-siber-ordu-kuruluyor.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Önce WikiLeaks ardından Anonymous&#8217;la gündeme gelen siber savaş tehdidi Bilgi Güvenliği Derneği&#8217;ni harekete geçirdi. Türkiye&#8217;nin sivil siber ordusu oluşturuldu. &#8216;Ulusal Siber Güvenlik Koordinasyon Kurulu&#8217; adıyla kurulan bu orduya, akademisyenler, sivil toplum örgütleriyle kamu kurumları destek veriyor.</p>
<p>Ulusal bilgi işlem sistemlerine karşı yürütülebilecek siber saldırı tehlikesine karşı &#8216;Ulusal Siber Güvenlik Koordinasyon Kurulu&#8217; adıyla bir ekip kurulması için çalışmalara başlandı. Kurulu oluşturan birimlerden Uzmanlar Kurulu&#8217;nda siber güvenlik uzmanları, Bilim Kurulu&#8217;nda akademisyenler, Danışma Kurulu&#8217;nda ise kamu kurumları, STK&#8217;lar ve özel sektörün üst düzey yöneticileri yer alacak. &#8216;Ordu&#8217;nun yaklaşık 200 üyesi olacak.</p>
<p>Bilgi Güvenliği Derneği Başkanı Mustafa Alkan, uzmanlar kurulunda beyaz ve siyah şapkalı hackerler dahil kamu ve özel sektörden bilişim güvenliği uzmanlarının yer alacağını söyledi. Ekipte beyaz ve siyah şapkalı hacker&#8217;ların da yer alacağını belirten Alkan, &#8220;Finans sistemimiz bile risk altında. Türkiye bilgi güvenliği savunmasında en kötü 10. ülke durumunda&#8221; dedi.</p>
<p>Gazi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Şeref Sağıroğlu&#8217;nun verdiği bilgiye göre sadece son üç günde 47 bin yeni siber tehdit oluştu, günde ortalama 15 bin civarında tehdit geliyor. Sağıroğlu &#8216;Şu an savaş halindeyiz. Elektronik ortamda savaşlar ortaya konmaya başladı. Artık savaşları ordular yapmıyor&#8217; dedi.</p>
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-4080310628625812";
/* yaziarasi */
google_ad_slot = "3580384370";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
<p><strong>MESELE WIKILEAKS VE ANONYMOUS DEĞİL</strong><br />
Akşam&#8217;ın haberine göre, Bilgi Güvenliği Derneği Başkanı Mustafa Alkan, sadece WikiLeaks ve Anonymous&#8217;un bilindiğini ancak tehlikenin çok daha büyük olduğunu anlattı. Alkan, &#8220;Türkiye 7/24 pek çok saldırıya maruz bırakılıyor. Hangi stratejik bilgilerimiz kontrol altına alındı ve hangi amaçla kullanılacak bilmiyoruz. Binlerce server&#8217;imiz köleleştiriliyor. Çok mahrem bilgilerimiz ülke için tehdit olarak kullanılıyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Sİber güvenlik gücüne, üye istenecek kamu kurumları şöyle: Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma, Ulaştırma, Bilgi, Teknoloji ve Sanayi ile Adalet Bakanlıkları, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Aselsan, Havelsan, BTK, TÜBİTAK, Emniyet Genel Müdürlüğü, Kamu Güvenliği Müsteşarlığı. Bilişim güvenliği alanında faaliyet yürüten etkili firmaların uzmanları da ekipte yer alacak. STK&#8217;lardan da Bilişim Derneği, Bilişim Vakfı, TÜBİSAD, YASAD, İnternet Kurulu, TOBB, Barolar Birliği, Noterler Birliği, TÜRMOB, TMMOB&#8217;dan üye istenecek. İletişim altyapısı hizmeti veren, Türksat, TTNet, Turkcell, Avea, Vodafone, Superonline, Oracle, Türk Telekom gibi firmalardan da üye alınacak.</p>
<p><strong>Deniz ÇİÇEK / ANKARA</strong><br />
<strong></strong>aksam.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/ulusal-siber-ordu-kuruluyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medyada Karşımıza Çıkan Tehditler</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/sosyal-medyada-karsimiza-cikan-tehditler.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/sosyal-medyada-karsimiza-cikan-tehditler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Sep 2011 11:34:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya tehlikeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2353</guid>
		<description><![CDATA[Sosyal medyadaki tehditlerden konuşurken son dönemde karşımıza sıkça KOOBFACE geliyor. Kendine sosyal medya dışında dosya... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/sosyal-medyada-karsimiza-cikan-tehditler.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyadaki tehditlerden konuşurken son dönemde karşımıza sıkça KOOBFACE geliyor. Kendine sosyal medya dışında dosya paylaşım sitelerinde de yer etmeye başlayan bu kötücül yazılım, en sık kullandığımız mecralarda karşımıza çıkıyor.</p>
<p>Sosyal medyadaki tehditler sadece KOOBFACE ile sınırlı değil ne yazık ki. Sosyal medya sitelerindeki her bir özellik yeni bir tehdidin kapısını aralıyor. Arkadaştan gelen bir duvar yazısı, paylaşılan bir video ya da gelen anında mesajlar potansiyel saldırı tehdidi oluşturuyor.</p>
<p>Sosyal medyadaki çeşitli özellik insanların daha etkin ve anlamlı paylaşımlarda bulunmasına yardımcı olurken siber suçlular için de yeni yollar ortaya çıkarıyor. Özellikle dev bir ağa dönüşen Facebook&#8217;taki kullanıcı duvarları en riskli alanlar olarak göze çarpıyor. Daha önce de Usame Bin Ladin, Amy Winehouse gibi dünyayı sarsan ölümleri kullanan saldırganlar hiç yoktan Lady Gaga&#8217;nın öldüğüne dair haber videolarını saldırı amaçlı kullanıyor.</p>
<p>Trend Micro&#8217;nun sizler için hazırladığı infografik göz atmanızı tavsiye ederiz. (Grafiğin daha büyük hali için http://blog.trendmicro.com/the-geography-of-social-media-threats adresini kullanabilirsiniz.) İngilizce olan infografikten satırbaşlarıysa şöyle:</p>
<p><strong>Özel Mesajlar: </strong>Suçlular genelde kullanıcıların arkadaşlarını taklit ederek kişiselleştirilmiş mesajlar gönderiyor. Bu mesajlarda yer alan bağlantıların tıklanması isteniyor.</p>
<p><strong>Kullanıcı Duvarı: </strong>Genelde ilginç bir fotoğraf, ani gelişen bir haber, daha önce görülmediği iddia edilen bir video, &#8220;profilinizi kim ziyaret etmiş?&#8221; gibi sahte uygulamalar, güvenlik riskleriyle ilgili sahte bildirimler ve ünlü dedikoduları gibi ilgi çekici konularla kullanıcılar kandırılmaya çalışılıyor.</p>
<p><strong>Kötü Arkadaşlar: </strong>KOOBFACE gibi kötücül yazılımlar sahte hesaplar yaratıyor ve otomatik olarak kullanıcının arkadaş listesindeki insanları ekliyor.</p>
<p><strong>Uygulamalar: </strong>Bazı uygulamalar gerektiğinden fazla özel bilgilere ulaşmaya çalışıyor.</p>
<p><strong>Kısaltılmış Bağlantılar: </strong>Twitter gibi sosyal ağlarda sıkça görülen kısaltılmış bağlantılarda istenmeyen web siteleri gizlenmiş olabiliyor.</p>
<p><strong>Etkinlikler: </strong>Saldırganlar seçtikleri kişilere etkinlik daveti gönderiyor. Bu kişiler davete cevap vermese de aynı davet listesindeki tüm kişilere ulaşıyor.</p>
<p><strong>Sohbet: </strong>Burada da kısaltılmış bağlantılarla özel mesajlar arkadaştan geliyormuş gibi kullanıcıları buluyor.</p>
<p><strong>Sosyal ağlarda en fazla paylaşılan kişisel bilgiler</strong></p>
<p><strong>1) </strong>E-posta adresleri</p>
<p><strong>2) </strong>Yaşanılan yerin adresi</p>
<p><strong>3) </strong>Mezun olunan okul</p>
<p><strong>Facebook&#8217;ta en fazla karşılaşılan saldırılar</strong></p>
<p><strong>1)  </strong>Kullanıcıların herhangi bir şeye tıkladığında o web siteyi beğenmiş gibi duvarlarında zararlı sitenin paylaşılması</p>
<p><strong>2) </strong>Saldırgan uygulamalar</p>
<p><strong>3) </strong>İstenmeyen mesaj kampanyaları</p>
<p><strong>Sosyal medyada kullanıcıları en fazla risk altına sokan tehditler</strong></p>
<p><strong>1)  </strong>Kötücül yazılım bulaşması</p>
<p><strong>2) </strong>Veri sızıntısı</p>
<p><strong>3) </strong>İstemeden saldırılara iştirak etmek</p>
<p>Trend Micro: <a title="Trend Micro Facebook Fan Page" href="https://www.facebook.com/trendmicroturkey" target="_blank">https://www.facebook.com/trendmicroturkey</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/sosyal-medyada-karsimiza-cikan-tehditler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tweet, Like, Share and Google +1 Option Nasıl Kullanılır ve Ne İşe Yarar</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/tweet-like-share-and-google-1-option-nasil-kullanilir-ve-ne-ise-yarar.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/tweet-like-share-and-google-1-option-nasil-kullanilir-ve-ne-ise-yarar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jun 2011 12:24:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Google +1]]></category>
		<category><![CDATA[Like]]></category>
		<category><![CDATA[Share]]></category>
		<category><![CDATA[Tweet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2084</guid>
		<description><![CDATA[Sitede yayınlanan yazılar ne kadar kişi tarafından okunursa amacına o kadar ulaşmış olur.Ancak ziyaretçilere ulaşmak... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/tweet-like-share-and-google-1-option-nasil-kullanilir-ve-ne-ise-yarar.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sitede yayınlanan yazılar ne kadar kişi tarafından okunursa amacına o kadar ulaşmış olur.Ancak ziyaretçilere ulaşmak sadece google gibi arama motorlarıyla yada sitenin sürekli ziyaretçileri ile mümkün olmuyor.Bunun için yazıyı okuyanlar ve görenler tarafından da paylaşılması gerekiyor. </p>
<p><strong>Peki bu paylaşım nasıl olacak?</strong><br />
Diyelim ki bir yazı ilginizi çekti yada başkalarıyla paylaşma ihtiyacı hissettiniz. (Örneğin okuduğunu bu bilgi için)<br />
Aşağıda gördüğünüz (Yukarıda da var. Her yazının başında olacaktır) üç buton var.<br />
Birincisi &#8220;twitter&#8221; da paylaşmak için.<br />
İkincisi &#8220;google&#8221; da paylaşmak için. (google bu hizmeti yeni)<br />
Üçüncüsü  &#8220;facebook&#8221; ta paylaşmak için.<br />
Eğer üçünde de hesabınız varsa üçüyle de yazıyı paylaşabilirsiniz.<br />
Yada hangisinde hesabınız varsa onunla paylaşabilirsiniz.<br />
Yapmanız gereken sadece &#8220;butona&#8221; tıklamaktır.</p>
<p>İsterseniz aşağıdaki butonları kullanarak bir denemede bulunabilirsiniz.<br />
<div class="social4i" style="height:69px;"><div class="social4in" style="height:69px;"><div class="socialicons s4twitter" style="float:left;margin-right: 10px;"><a href="https://twitter.com/share" data-url="http://www.aktuelegitim.com/tweet-like-share-and-google-1-option-nasil-kullanilir-ve-ne-ise-yarar.html" data-counturl="http://www.aktuelegitim.com/tweet-like-share-and-google-1-option-nasil-kullanilir-ve-ne-ise-yarar.html" data-text="Tweet, Like, Share and Google +1 Option Nasıl Kullanılır ve Ne İşe Yarar" class="twitter-share-button" data-count="vertical" data-via="ozkanemiroglu"></a></div><div class="socialicons s4fblike" style="float:left;margin-right: 10px;"><div id="fb-root"></div><fb:like href="http%3A%2F%2Fwww.aktuelegitim.com%2Ftweet-like-share-and-google-1-option-nasil-kullanilir-ve-ne-ise-yarar.html" send="false" layout="box_count" width="55" height="62" show_faces="false" font=""></fb:like></div><div class="socialicons s4plusone" style="float:left;margin-right: 10px;"><g:plusone size="tall" href="http://www.aktuelegitim.com/tweet-like-share-and-google-1-option-nasil-kullanilir-ve-ne-ise-yarar.html" count="true"></g:plusone></div></div><div style="clear:both"></div></div></p>
<p>AktuelPDR</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/tweet-like-share-and-google-1-option-nasil-kullanilir-ve-ne-ise-yarar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güvenli İnternet Hizmeti düzenlemesi ile ilgili soru ve cevaplar</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/guvenli-internet-hizmeti-duzenlemesi-ile-ilgili-soru-ve-cevaplar.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/guvenli-internet-hizmeti-duzenlemesi-ile-ilgili-soru-ve-cevaplar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 May 2011 21:36:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli internet]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenli İnternet Hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenli İnternet Hizmeti nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenli İnternet Hizmeti?ni almak zorunlu mudur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2009</guid>
		<description><![CDATA[Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer, 5 Mayıs 2011 tarihinde basın toplantısı... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/guvenli-internet-hizmeti-duzenlemesi-ile-ilgili-soru-ve-cevaplar.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer, 5 Mayıs 2011 tarihinde basın toplantısı yaparak Güvenli İnternet Hizmeti hakkında bilgi verdi. Çok sayıda basın mensubunun katıldığı toplantıda Dr. Tayfun Acarer, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı İnternet Dairesi Başkanı Osman Nihat Şen ile birlikte soruları da cevaplandırdı.</p>
<p><strong>1- Güvenli İnternet Hizmeti nedir?</strong></p>
<p>Güvenli İnternet Hizmeti Erişim Sağlayıcılar tarafından altyapısı oluşturularak isteyen kullanıcıların İnternet?ten güvenli hizmet alma seçeneğidir.</p>
<p><strong>2- Güvenli İnternet Hizmeti düzenlemesinin hukuki dayanağı nedir?</strong></p>
<p>Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca çıkarılan Tüketici Hakları Yönetmeliği?nin İnternetin Güvenli Kullanımı başlıklı 10.maddesi, İşletmecilere İnternetin Güvenli Kullanımına yönelik ücretsiz alternatif hizmet sunma yükümlülüğü getirmektedir. Diğer taraftan Türkiye?de İnternet&#8217;in güvenli kullanımına yönelik şikâyet ve talepler doğrultusunda Güvenli İnternet Hizmeti ihtiyacı ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Bu nedenle, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu&#8217;nun  22/02/2011 tarihli ve 2011/DK-10/91 sayılı Kurul Kararı ile &#8220;İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar&#8221; belirlenmiştir.</p>
<p><strong>3- Güvenli İnternet Hizmeti ne zaman faaliyete geçecektir? Güvenli İnternet Hizmeti&#8217;nin getirdiği yenilikler nelerdir?</strong></p>
<p>Halen sunulan internet hizmetine ilave olarak, işletmeciler 22 Ağustos 2011 tarihinden itibaren, isteyen kullanıcıların tamamıyla özgür iradeleri ile seçebilecekleri alternatif Güvenli İnternet Hizmeti sunacaklardır.<br />
Söz konusu hizmet, halihazırda birçok işletmeci tarafından ücret karşılığı sunulan filtreleme hizmetlerine veya ücretli filtreleme programlarına alternatif olarak sunulacak seçenekli, abonelerin istedikleri takdirde kullanabilecekleri ücretsiz bir filtreleme hizmeti olacaktır.</p>
<p><strong>4- Güvenli İnternet Hizmeti&#8217;ni almak zorunlu mudur?</strong></p>
<p>Güvenli İnternet Hizmeti bir zorunluluk olmayıp, talep eden aboneler alabilecek, talep etmeyenlerin İnternet erişimlerinde ise mevcut duruma göre hiçbir değişiklik olmayacaktır.</p>
<p>Bu hizmeti alıp almama, seçip seçmeme konusunda kullanıcıların rızası esas olup,  tam bir özgürlük mevcuttur.</p>
<p><strong>5- Bu uygulama ücretli midir?</strong></p>
<p>Bu uygulama ücretsizdir.</p>
<p><strong>6-Güvenli İnternet Hizmeti ile kullanıcılar sınıflandırılacak/sınırlandırılacak mıdır?</strong></p>
<p>Bu hizmetle İnternet kullanıcıları sınıflandırılmamakta, bilgiye erişim kısıtlanmamaktadır.</p>
<p><strong>7- Kullanıcılar Güvenli İnternet Hizmeti&#8217;nde yer alan  profilden yalnızca birisini mi seçebilecekler?</strong></p>
<p>Hayır, istemeyen kullanıcının herhangi bir seçim yapması zorunlu değildir. Kullanıcı istediği zaman bir web sayfası üzerinden istediği profile geçiş yapabilecektir. Kullanıcı, Güvenli İnternet Hizmetini seçse dahi istediği an filtresiz İnternet hizmetine de erişebilecektir. Tek bir profili kullanma zorunluluğu diye bir durum olmayacaktır.</p>
<p><strong>8- Güvenli İnternet Hizmeti&#8217;nin seçilmediği durumda ne olacaktır?</strong></p>
<p>Güvenli İnternet Hizmetini tercih etmeyen kullanıcının İnternet erişiminde mevcut duruma göre hiçbir farklılık olmayacaktır. Güvenli İnternet Hizmeti&#8217;ni seçmeyen kullanıcı zaten kullandığı İnternet hizmetini aynen kullanmaya devam edecektir.</p>
<p><strong>9- Güvenli İnternet Hizmeti hangi profillerden oluşmaktadır?</strong></p>
<p>Güvenli İnternet Hizmeti, mevcut Standart profile ilave olarak, çocuk profili, aile profili ve yurtiçi profilinden oluşacaktır.<br />
Çocuk Profili  Kurum tarafından işletmecilere gönderilen alan adı, IP adresi ve portlara erişimin sağlandığı profildir.<br />
Aile Profili Kurum tarafından işletmecilere gönderilen alan adı, IP adresi port ve ve web proxy sitelerine  erişimin sağlanmadığı profildir<br />
Yurtiçi İnternet Profili Kullanıcının sadece yurtiçinde barındırılan ve Kurum tarafından tarafından işletmecilere gönderilen alan adı, IP adresi ve portlara erişimin sağlandığı profildir.<br />
Standart profil, kullanıcının erişebileceği İnternet site ve uygulamalarına ait bir sınırlamanın olmadığı, mevcut (şu anki) İnternet?e erişim sağlanan profili ifade etmektedir.</p>
<p><strong>10- Güvenli İnternet Hizmeti&#8217;nin dünyada örneği var mıdır?</strong></p>
<p>Güvenli İnternet Hizmeti tamamen özgür irade ile kişisel tercihler doğrultusunda talep edilecek bir hizmettir. Hem Ülkemizde, hem de dünyada İnternet Servis Sağlayıcıları kullanıcılarına benzer hizmetler sunmaktadırlar. Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliğinin bu konuda tavsiye kararları olduğu gibi, Avustralya, İngiltere, İsviçre, İspanya ve Japonya&#8217;da benzer uygulamalar yapılmaktadır.</p>
<p><strong>11- Ailelerin seçebileceği internet filtreleme sistemleri mevcutken neden yeni bir sistemin hazırlanmasına gerek duyuldu?</strong></p>
<p>Şu anda sunulan mevcut hizmetlerin büyük çoğunluğu ücretli ve belirli kullanım zorlukları içermektedir. Bu konuda vatandaşlarımızdan gelen yoğun şikayetler ve istekler doğrultusunda, kullanımı kolay ve ücretsiz olarak sunulacak alternatif bir hizmet olarak &#8220;Güvenli İnternet Hizmeti&#8221; hazırlanmıştır.</p>
<p><strong>12- Profiller arası geçiş nasıl olacaktır? Herhangi bir Profilden Başka Bir Profile Geçmek İsteyince Ne yapmak Gerekecektir?</strong></p>
<p>İsteyen İnternet kullanıcısı Güvenli İnternet Hizmetini seçse dahi istediği an filtresiz İnternet hizmetine de erişebilecektir. Bu hususta herhangi bir kısıtlama söz konusu değildir.<br />
Güvenli İnternet Hizmetini alan kullanıcı, profiller arası geçişleri istediği an yapabilecektir. Örneğin bir evde çocukların İnternet kullanımı sırasında &#8220;çocuk profili&#8221; seçilebileceği gibi, yetişkinlerin internet kullanımları sırasında &#8220;standart profil&#8221;e kolayca geçilebilecektir.</p>
<p><strong>13- Güvenli İnternet hizmetinde yasaklı sitelere girenler tespit edilecek midir?</strong></p>
<p>Güvenli İnternet hizmetinde kullanıcıların İnternet erişimleri hiçbir şekilde tespit edilmeyecektir.</p>
<p><strong>14- Güvenli İnternet Hizmetinin Kelime Grupları ve Alan Adları İle İlişkisi Nedir?</strong><br />
Basında birkaç gündür tartışılan &#8220;kelime grupları ve alan adları&#8221; ile Güvenli İnternet Hizmetinin hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.</p>
<p><strong>15-Basında Tartışılan Kelime Grupları Hakkında Açıklama Yapar mısınız?</strong><br />
21 ve 27 Nisan 2011 tarihlerinde Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından yer sağlayıcılara gönderilen elektronik posta ekinde yer alan kelime grupları ve alan adları kesinlikle yasaklı liste değildir.<br />
Söz konusu liste, yapılan çalışma, gelen ihbar ve şikâyetlerin incelenmesi ve birçok yer ve içerik sağlayıcının yardım talebi üzerine oluşturulmuştur. Bu bildirim işlemi; ilgili Kanun gereği içerik düzenlemesi gerektiren İnternet sitelerinin tespitinde kolaylık sağlanarak erişim engelleme tedbirine ihtiyaç duyulmamasını sağlayan, bu İnternet sitelerinin &#8220;öz denetim &#8221; self regulation&#8221; yönelik bir işbirliği sürecinden ibarettir.</p>
<p><strong>16-Belirtilen Kelimeler Alan Adlarında Kullanılamayacak mıdır?</strong><br />
Kullanımı yasaklanan ve otomatik filtreleme yapılacak herhangi bir kelime yoktur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/guvenli-internet-hizmeti-duzenlemesi-ile-ilgili-soru-ve-cevaplar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

