
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aktuel Eğitim ve Rehberlik Portalı (PDR) &#187; Gençlik Dünyası</title>
	<atom:link href="http://www.aktuelegitim.com/category/yasam/genclik-dunyasi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aktuelegitim.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Eğitim ve Rehberlik Portalı</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Feb 2012 20:47:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Türklerin En Eski Zeka Ve Strateji Oyunu:&#8221;Mangala Oyunu&#8221;</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/turklerin-en-eski-zeka-ve-strateji-oyunumangala-oyunu.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/turklerin-en-eski-zeka-ve-strateji-oyunumangala-oyunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 10:36:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gençlik Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[mangala]]></category>
		<category><![CDATA[mangala oyunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1507</guid>
		<description><![CDATA[Tarihi geçmişi 4000 yıla dek giden, günümüzde unutulmaya yüz tutmuş, Türklerin oynadığı en eski zeka... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/turklerin-en-eski-zeka-ve-strateji-oyunumangala-oyunu.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihi geçmişi 4000 yıla dek giden, günümüzde unutulmaya yüz tutmuş, Türklerin oynadığı en eski zeka ve strateji oyunu &#8216;Mangala Oyunu&#8217; yeniden gençlerin beğenisine sunuluyor.</p>
<p>Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Gençlik Hizmetleri Dairesi Başkanlığı&#8217;nca, 2009 Aralık ayında kurulan &#8216;Çocuk Oyunları Şubesi&#8217; ile unutulan sokak oyunlarını yeniden canlandırmak adına, ülke genelinde geniş çaplı çalışma başlatıldı.</p>
<p>Türklerde binlerce yıllık geçmişe sahip olduğu bilinen &#8216;Mangala Oyunu&#8217; da bu değerlerden biri olarak kabul ediliyor.</p>
<p>Bazı Türk devletlerinde oynanmasına rağmen, son yıllarda Türkiye&#8217;de unutulmuş olan &#8216;Mangala Oyunu&#8217;, Türklerin dünya görüşünü yansıtan ve kültürüne ait folklorik detayları olan etnografik bir oyun. Tarihi araştırmalar, bu oyunun Sakalar, Hunlar ve Göktürkler döneminde oynandığını gösteriyor.</p>
<p>Konuyla ilgili daha geniş bilgi için <a href="http://www.mangala.com.tr" target="_blank">tıklayınız</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/turklerin-en-eski-zeka-ve-strateji-oyunumangala-oyunu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gençlerin Arkadaşlık Kriteri</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/genclerin-arkadaslik-kriteri.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/genclerin-arkadaslik-kriteri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 17:25:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergenlik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlık tercihi]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kitap okuma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1389</guid>
		<description><![CDATA[Psikiyatrist Arzu Önal, günümüzde gençlerin arkadaşlık kriterlerinin değiştiğini söyledi ve ekledi: &#8220;Arkadaşlık tercihinde tembel ama... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/genclerin-arkadaslik-kriteri.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Psikiyatrist Arzu Önal, günümüzde gençlerin arkadaşlık kriterlerinin değiştiğini söyledi ve ekledi: &#8220;Arkadaşlık tercihinde tembel ama havalı olanlar daha revaçta.&#8221;</p>
<div id="news_content">Eskiden arkadaşlık kurmak için başarılı olanlar seçilir, onlarla arkadaşlık yapmaya çaba harcanır, derslerde onların yanına oturmak için adeta yarış yapılırdı.</div>
<p>&#8220;Oysa şimdilerde sadece başarılı bir öğrenci olmak yeterli değil. Arkadaş ilişkileri hepsinin önüne geçiyor&#8221; diyen Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Arzu Önal, günümüzde iyi bir arkadaş çevresine sahip olabilmek için gençlerin aradığı başlıca dört şartı şöyle sıraladı:</p>
<ul>
<li>Yeniliklerden haberdar olmalı: Her konu ile ilgili az da olsa fikir söyleyebilmeli.</li>
<li>Sosyal olmalı: Toplu yapılan eğlenceler ve gezilerde aranan kişi olmalı ve bunlarda mutlaka bulunmalı. Evde sadece ders çalışan sosyalliği olmayan biri gibi görünmemeli.</li>
<li>Modaya uygun giyinmeli: &#8220;Ezik&#8221; olmamanın ana kriterlerinden biri modaya uygun giyinmek. Yaşları 11-16 arasında değişen gençlerin gizli sözleşmesinde yazan giyim kuralları ve markalara uymalı.</li>
<li>Derslerde &#8220;cool&#8221; durabilmeli: Derste çok fazla kendini ön plana çıkarmamalı, bilse de sorulmadan atlamamalı.</li>
</ul>
<p><strong>Karnesi kötü çocuğa bonus da verin, sorumluluk da </strong></p>
<p>Dr. Arzu Önal, başarı kriterlerinin değişmesinin gençlerin okul başarısını da olumsuz yönde etkilediğini, karnesinde kötü notlar getiren gençlerin anne ve babalarıyla karşı karşıya geldiklerini belirtiyor. Ancak çocukları başarılı olmaya teşvik etmek yerine tüm yaz tatilini ağır cezalar vererek geçirmelerini sağlamak, yaz boyunca kapasitelerinin üstünde kitap okuma, ödev yapma cezaları vermek sorunu çözmüyor.</p>
<p>Dr. Arzu Önal, çalışmayıp tembellik eden, sorumluluk almak istemeyen çocuk ve gençlere &#8216;ceza&#8217; verilmesini onaylamıyor. Ancak yaşamda ödül-ceza döngüsünün bulunduğunu belirterek, &#8220;Biz yetişkinler kredi kartımızı zamanında ödemediğimizde bunun bir cezası var, hastaydım ödeyemedim diyerek mazeret bulamıyoruz. Harcamayı nasıl yaptıksak, ödeme günü geldiğinde ödüyoruz. Bu nedenle çocukların da sorumluluk almayarak tembellik ettiklerinde bunun bir bedeli olduğunu öğrenmeleri gerekiyor&#8221; diyor.</p>
<p><strong>Karne iyi de olsa, hediye aileyi zorlamamalı!<br />
</strong><br />
Birçok aile çocuklarını kötü karne getirdiklerinde cezalandırıyor. Kötü notlar almanın temeline ve nedenlerine inmedikçe sorunun çözümsüz kalacağına değinen Dr. Arzu Önal, anne ve babalara yaz tatilinde çocuklarına nasıl davranacakları konusunda şu önerilerde bulundu:</p>
<ul>
<li>Karnesinde iyi not getiren çocuğa, ailenin maddi durumu ölçüsünde hediyeler verilmeli. Ama bu hediye, aileyi maddi sıkıntılara sokacak, çocuğun da bundan sonra hep aynı şekilde beklentiye girmesine yol açacak çok pahalı hediyelerden seçilmemeli.</li>
<li>Hediye çocuğu istediği bir yere tatile götürmek şeklinde olabilir. Günümüzde hem kızlar, hem erkekler teknoloji odaklı hediyeleri tercih ediyor. Bu nedenle gençler laptop, playstation 3, iPhone gibi gibi hediyeler istiyor.</li>
<li>Eğer karne kötü geldiyse önce çocuğun öğretmeniyle bunun nedenleri üzerinde etkili değerlendirmeler yapılmalı. Kızmak, bağırmak, ağır cezalar vermek çocuğu pasifize edip, üzmekten başka işe yaramayacaktır.</li>
<li>Ailenin ilgisizliğinden kaynaklandıysa, çocuğa da kulak verip, neden başarısız olduğunun nedenlerini kendisinden de dinlemekte yarar var.</li>
<li>Sorumluluk sahibi bir çocuk ya da genç olamıyorsa, kendisine başarılı olduğu takdirde alınacağının sözü verilen ödülün verilmemesi uygun bir davranış olabilir. Çok yaramaz olan, tembellik eden, sorumluluk almaktan ısrarla kaçınan çocuk ya da gençlerin sorumluluk bilincinin geliştirilmesinde, küçük ev ödevleri yararlıdır.</li>
<li>Ödev yapmayanlara sorumluluk verilebilir. Karşılığında küçük paralarla hediyeler alınabilir, böylece hayatta çalışmakla ödüller kazanılacağı, tembelliğin, sorumluluktan kaçmanın da başarısızlık getireceğini öğrenebilirler.</li>
<li>Çocukların başarısızlıkları karşılığında uygun cezalar ya da ev ödevleri vermez, sorumluluktan kaçmalarına izin verirseniz yalancı bir dünya yaratırsınız. Cam bir fanusta yaşarlar.</li>
</ul>
<p><strong>Kitap okumayı ceza gibi görmeyin! </strong></p>
<p>Derslerinde başarısız olan çocuklara yaz boyu ağır içerikli kitaplar okutup kitaptan soğutmak, okutmaya zorlamak yerine çocuk ve gençlik dergileri gibi daha kolay okuyacakları, ceza gibi görmeyecekleri minik ödevlerin yararlı olduğuna inanan Dr. Arzu Önal, başarısız çocuklarla ilgili şunları söylüyor:</p>
<ul>
<li>Okulun başlamasına kısa bir süre kala, öğretmen tutulup başarısız olduğu alanlarda takviye sağlanabilir.</li>
<li>Yeni eğitim dönemi için çocukla ya da gençle bir anlaşma yapılmalı. Ödevler çıkmadan dışarı çıkmasına, bilgisayarda oynamasına, televizyon seyretmesine izin verilmemeli. Sınırlar çok iyi belirlenmeli.</li>
<li>Çocuk ya da genç tüm yaz tatilini ders çalışarak geçirmemeli.</li>
<li>Çocuklara yazın okumaları için klasikler serisinden 10-12 kitap okumaları için ödev veriliyor. Bu ödevler çocukları okumaktan soğutuyor. Ayrıca özet sitelerine girip kitapların özetlerini alıyorlar ya da anne babalarına özet çıkarttırıyorlar, yine okumuyorlar. Bu durumu bilen öğretmenler de özet sitelerine girerek burada yer alan özetlerin dışında soru soruyorlar. Sonuçta okuma alışkanlığı kazandırılması konusunda bir kısır döngü yaşanıyor. Oysa bunun yerine dergi, gazete okuyarak, daha hafif olabilecek yazılarla da okuma alışkanlığı kazandırılabilir.</li>
</ul>
<p><script type="text/javascript">// <![CDATA[
			var tmp;
			tmp = document.getElementById("news_content").getElementsByTagName("a");
			for(i=0; i<tmp.length; i++)
				tmp[i].target = "_blank";
// ]]&gt;</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/genclerin-arkadaslik-kriteri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda bilgisayar bağımlılığı</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/cocuklarda-bilgisayar-bagimliligi.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/cocuklarda-bilgisayar-bagimliligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 May 2010 21:03:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Barış ÇAKIR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[internet bağımlılığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1317</guid>
		<description><![CDATA[Bilgisayar çocuklarınızın zekasını ve araştırmacı yönünü geliştirmesi açısından oldukça faydalıdır. Ancak her şey gibi bilgisayarın... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/cocuklarda-bilgisayar-bagimliligi.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilgisayar çocuklarınızın zekasını ve araştırmacı yönünü geliştirmesi açısından oldukça faydalıdır. Ancak her şey gibi bilgisayarın da fazlası zarardır. Okul döneminde ve yaz tatilinde bilgisayarın önünden kalkmayan çocukları bu alışkanlıklarından vazgeçirmek için anne-babalar neler yapmalı ?</p>
<p>Günümüzde bilgisayarlar hayatımızın vazgeçilmezi haline geldi. Ancak yaşamımıza kattığı kolaylıkların yanı sıra olumsuz sonuçlarını da görüyoruz. Çocukların bilgisayar kullanımında doğru alışkanlıklar geliştirmesi için anne babaların konuya dikkat etmesi gerekiyor. Eğer çocuğunuzun bilgisayar başında geçirdiği süre giderek artıyorsa, başka bir işle meşgulken bile bilgisayarı özlüyorsa, sizi ve arkadaşlarını dikkate almıyorsa, başka faaliyetleri önemsemiyorsa, sırt, bilek, baş ağrısı gibi fiziksel sıkıntılar yaşıyorsa bağımlılıktan söz edilebilir. Anne ve babaların bu konuda dikkatli olmaları gerekiyor.</p>
<p><strong>&#8220;bilgisayar ve internet bağımlısı&#8221; çocukların ailelerine aşağıdaki uygulaması basit önerilerin faydası olacağına inanıyorum;</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<ul>
<li>Öncelikle çocuğun her gün bilgisayara ayırdığı zaman belirlenmelidir. Toplam süre okul öncesi çağ çocuklarında bir saatten, ilköğretim dönemi çocuklarında iki saatten fazlaysa yetişkinler sınırlandırmaya gidebilirler.</li>
<li>Çocukla evle ilgili bir iş yapmak şartıyla bilgisayar kullanma süresi kazanması konusunda bir sözleşme yapılabilir. Bilgisayar kullanmanın bedeli yüksek olursa çocuğun isteği de azalabilir. Örneğin &#8220;Markete gidip, alışveriş yaparsan yarım saatlik bilgisayar kullanma süresi kazanacaksın.&#8221; gibi.</li>
<li>Aşırı kullanımı engellemenin en kolay yollarından biri bilgisayarı koridor veya ortak çalışma odası gibi yetişkinlerin takip edebilecekleri bir yere koymaktır. Aile içinde birden fazla insan aynı bilgisayarı kullanırsa çocuk; sırasını bekleme, başkalarının eşyalarına saygı gösterme gibi sosyal beceriler geliştirir. Bunun yanı sıra çocuğun bilgisayar ve interneti hangi amaçla kullandığı belirlenir.</li>
<li>Ana-babanın bilgisayar dünyası üzerindeki hakimiyeti artarsa, çocuklarla birlikte oyun oynayabilirler. Program ve oyunların içeriklerini denetleyebilirler. Onları eğitimsel değerler içeren oyunlara yönlendirebilirler. Çocuklarının duygusal zekalarını geliştirmek isteyen anne-babalar problem çözme, düşünce ve duyguları ifade etmeye ve geliştirmeye yönelik program ve oyunlardan yararlanabilirler. 3-5 yaş dönemindeki çocuklar için anımsama, gruplandırma, göz-el koordinasyonuna ilişkin görevler içeren programlar, 6-8 yaş için okuma, yazma, mantık yürütmeyle ilgili etkinlikler, 9-12 yaş için soyut kavramlar, ileri düzeyde sorun çözmeyi içeren materyaller seçilmelidir.</li>
<li>Sanal yerine doğal aktiviteler tercih edilmeli, çocuklarınızı arkadaşları ile doğal yollardan görüşmeleri için yönlendirebilir, onlara yeni olanaklar yaratabilirsiniz.</li>
<li>Spor aktivitelerine zaman ayrılmalı, spor, çocukların fiziksel, zihinsel, ruhsal ve sosyal gelişimleri için son derece gerekli bir aktivitedir.</li>
<li>Arkadaşlık ilişkileri desteklenmeli, çocuğunuzun arkadaşlık ilişkilerini desteklemelisiniz ve var olan arkadaşlık ilişkilerini sürdürmesi, yeni arkadaşlık ilişkileri kurması için onu yüreklendirmelisiniz. Çocuğunuz, bilgisayarda çok uzun ve gereksiz zaman geçirmek yerine arkadaşları ile olmayı seçecektir.</li>
<li>Sosyal beceri eğitimi verilmeli, çocuklar, kendi akran grupları içinde iletişim kurmaya özendirilmeli. Eğer çocuk iletişim kurmada, iletişimi başlatmada ve sürdürmede güçlük çekiyorsa, sosyal beceri eğitimlerinden faydalanılabilir.</li>
<li> Ana-babalar bilgisayar kullanımına ilişkin <strong><span style="text-decoration: underline;">uygulayamayacakları kurallar koymamalı</span></strong>, ?bu kötü alışkanlıktan vazgeç? diye söylenmemelidirler.</li>
<li>Uzman yardımı alınmalı. Bunları yaptığınız halde çocuğunuzun giderek bilgisayar oyunlarına, bilgisayarda sohbet etmeye bağımlı bir hale geldiğini gözlüyorsanız ve bu durum çocuğunuzun okul başarısını, sosyal yaşamını olumsuz etkiliyorsa, <strong><span style="text-decoration: underline;">bir uzmandan yardım alabilirsiniz.</span></strong></li>
</ul>
<p>7/24 Psikolojik Danışmanlık<br />
Rıhtım Kadıköy/İST.<br />
0506-239 58 80<br />
0216-347 60 03<br />
bariscakirhotmail.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/cocuklarda-bilgisayar-bagimliligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sınav öncesi aşk-ı memnu!</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/sinav-oncesi-ask-i-memnu.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/sinav-oncesi-ask-i-memnu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 May 2010 19:55:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelebi ÇAĞLAYAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gençlik Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[ÖSS Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[YGS - LYS]]></category>
		<category><![CDATA[YGS-LYS İle İlgili En Çok Merak Edilenler]]></category>
		<category><![CDATA[lys]]></category>
		<category><![CDATA[Motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1304</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Aşk mücadelesi değil, mücadele aşkı içinde ol.&#8221; demiş ünlü yazarımız                                         Peyami SAFA. Sevmek, âşık olmak... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/sinav-oncesi-ask-i-memnu.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8220;Aşk mücadelesi değil, mücadele aşkı içinde ol.&#8221; demiş ünlü yazarımız                                         Peyami SAFA.</em></p>
<p>Sevmek, âşık olmak çok güzel duygulardır. Belki de insanı insan yapan duyguların başında gelir sevgi. Gençlik dönemi genellikle ilk aşkların yoğun yaşandığı bir dönemdir. Birisine aşık olursun ve sanırsın ki hayatta tek aşık olacağın kişi işte tam karşında duruyor. Artık ömür boyu başkasına aşık olamaz sanırsın kendini. Hele bir de karşılıklı ise bu aşk değme keyfine. Teneffüsleri iple çekersin. Gizli gizli cep telefonundan sevgi dolu mesajlar atarsın. Ailenden gizlemek için türlü türlü yalanlar bahaneler üretirsin. Onun yanındayken zaman akıp geçer. Ama bir de matematik dersin de isen bir ders sana bir gün gibi gelir.</p>
<p> Lisede okuduğum yıllarda arkadaşlarla beraber defalarca dinlediğimiz güzel bir şarkı vardı. Aklımda kaldığı kadarı ile nakarat kısmı şöyleydi:</p>
<p>Okulu asardım,</p>
<p>Dünyaya küserdim,</p>
<p>Dalıp da giderdim,</p>
<p>Gözlerinin içine&#8230;</p>
<p>Şimdi gel de bu şarkıyı dinle, sonra okula git, Fizik dersini dinle. Adalet mi bu?  Yazık değil mi bize?</p>
<p>Ama işte bizi biz yapan seçimlerimizdir. Eğer sen sürekli okulu asar, dünyaya küser, birilerinin gözlerinin içine dalıp da gidersen, LYS denizinde boğulursun.</p>
<p>Yanlış anlaşılmasın, sana hayata küs, kimseyi görme demiyorum. Ama şunu diyorum; YGS-LYS öncesi aşk tehlikeli bir oyundur. Bu oyun ilk başlarda çok eğlenceli olsa da zaman ilerledikçe zarar görmeye başlarsın. Aşık olduğun kişi de bu zarardan payına düşeni alır. Dershane ya da okul kantininde (hatta bazı öğrenciler tuvalette bile) cep telefonundan aşk şarkıları dinlemek sana başarı getirmez. Ertelemenin ne kadar yanlış olduğunu daha önceki konularda değinmiştim. Ama konu aşk olunca LYS&#8217;ye gireceğin yıl ara ver. Ya da mola ver. Sonra git kime istersen âşık ol.</p>
<p>Düşünün bir kere eğer Ferhat&#8217;ın döneminde girmesi gereken bir ÖSS olsaydı, acaba yine de o kadar zamanını dağları delmekle harcar mıydı? Diyelim ki bu Ferhat, yine de dağları delmeye çalışıyor. Babası bir sürü para vererek Ferhat&#8217;ı dershaneye gönderiyor. Ferhat dershaneye gitmek yerine alıyor eline kazmayı, küreği dağları delmeye gidiyor.</p>
<p><em>Sen Ferhat&#8217;ın babasının yerinde olsan ne yapardın?</em></p>
<ol>
<li>Psikologa götürürdüm</li>
<li>İnşaata gönderirdim</li>
<li>Cep telefonunu yasaklardım</li>
<li>DNA testi yaptırırdım (Hastanede karışmış olabilir)</li>
<li>Annesine işte senin oğlun derdim. J</li>
</ol>
<p>Öğrencilerimle bu konuyu konuşurken bana hemen şunu söylüyorlar. &#8220;Hocam bizim arkadaşlığımız diğerlerinin ki gibi reklam amaçlı değil. Biz  çok ciddi düşünüyoruz. Çok seviyeli bir arkadaşlığımız var. Geleceğe yönelik planlar kuruyoruz.&#8221; Hatta işi abartıp parmağına yüzükler takan, kendi aralarında kantinde nişan, söz yapanlar bile oluyor. Aradan bir süre geçince çiçek adlarını verdiği aşkını hayvan isimleri ile anmaya başlıyor. Kantinde en çok satılan ürün kâğıt mendiller oluyor.</p>
<p>Aslında bilmiyor ki lisede yaşanan bu aşkların saman alevi gibi olduğunu.</p>
<p>Çok başarılı olan, Üniversite sınavlarında derece yapabilecekken karşılıksız aşka düştüğü için ya da sınav arifesinde sevdiğinden ayrıldığı için okula, derslere küsen, &#8220;Üniversite okusam ne olur, okumasam ne olur!&#8221; Diye düşündüğü için yıllarını kaybeden birçok öğrencim oldu. Bazı şeylerin farkına vardılar ama bedeli biraz ağır oldu. Tecrübe en iyi öğretmenlerdir ama maliyeti çok pahalıdır&#8230;</p>
<p><em> Öğrenmenin maliyeti;  </em>Önceden öğrenenler indirimli fiyattan öğrenirler. Otoriteden öğrenenler özgürlük bedeli ile öğrenirler. Deneyerek öğrenenler etiket fiyatından öğrenirler. Yaşamdan öğrenenler gecikme zammı ile öğrenirler. Yaşamdan öğrenemeyenler boşa geçmiş hayatları ile öğrenirler.                           </p>
<p>LYS&#8217;ye girecek tüm öğrencilere başarılar dilerim&#8230;.</p>
<p>Çelebi ÇAĞLAYAN<br />
Psikolojik Danışman/Yazar</p>
<p><strong>(ÖSYM&#8217;nin Üniversiteli Olma Teklifine Var mısın Yok musun ve Ergenlikte 33 Sorun 33 Çözüm&#8230; </strong>Kitaplarının yazarı<strong>)</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/sinav-oncesi-ask-i-memnu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Popüler kültür kıskacındaki gençlik</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/populer-kultur-kiskacindaki-genclik.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/populer-kultur-kiskacindaki-genclik.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 May 2010 19:53:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüsnü DURSUN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gençlik Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[İletişim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[popüler kültür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1303</guid>
		<description><![CDATA[Hayatın en çalkantılı dönemi olan gençlik yıllarındaki bireylerin karşılaştıkları problemler ve gençleri bu problemlerin kucağına... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/populer-kultur-kiskacindaki-genclik.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatın en çalkantılı dönemi olan gençlik yıllarındaki bireylerin karşılaştıkları problemler ve gençleri bu problemlerin kucağına iten etmenler yıllarca sosyal bilimcileri meşgul etmiş,bu konuyla alakalı çeşitli  çalışmalar ortaya koymuşlardır. Bu çalışmaların sonucunda gençliğin en büyük probleminin ne olduğu konusunda farklı görüşler ortaya koymuşlardır. Bunlardan bazıları; şiddet, madde bağımlılığı, intihar vb dir. Peki ya sizce gerçekten gençliğin en büyük problemi nedir? Buna karar vermeden önce bir dedenin torunuyla yaşadığı bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum.</p>
<p>Torununun okuldaki durumunu öğrenmek için okula giden dede; zayıf olan bazı derslerinden dolayı torununa biraz kızar. Biraz zaman geçince torununun kalbini kırdığını düşünür ve onun gönlünü alma adına iki gün önce gördükleri ve torununun çok hoşuna giden saati satın alıp gece torununun yastığının altına bırakır. Dede bilir ki torunu sabah katlığında saati görünce, dedesinin kendisine o saati aldığını anlayacak. Ama dedenin hiç tahmin etmediği bir şey olur. O gün yılbaşı gecesidir, çocuk uyandığında saati görür ve sevinçle salona koşup dedesinin hayatı boyunca unutamayacağı şu sözleri söyler: &#8216;DEDE BAK NOEL BABA EN SEVDİĞİM SAATİ BANA GETİRMİŞ&#8217;.</p>
<p>O sözlerin şokunu içinden atamayan dede birkaç gün sonra torununun okuluna tekrar gittiğinde, torununun dersleriyle ilgili kendisine bilgi veren öğretmenlerine şu sözleri söyler. &#8220;benim en samimi duygularımla torunuma aldığım hediyeyi noel babanın getirdiğini zandeden nesiller yetişiyor bence gençliğin en büyük problemi bu, ben sizden bu konuda yardımcı olmanızı  istiyorum&#8221; der.</p>
<p>Evet gençlerimiz gerçektende bizi biz yapan değerlerden yoksun büyüyor. Yukarıda bir dedenin başına gelen örneğin benzerleri gündelik hayatta bizlerinde karşısına çıkıyor. Acaba ne kadar farkındayız? Popüler kültürün kıskacında yetişen nesillerin ortaya koyduğu davranışları gerçekten problem olarak algılayabiliyor muyuz? Lütfen basit ama çevremizde her zaman karşılaştığımız aşağıdaki bazı örnekleri inceleyip öyle karar veriniz:</p>
<p>A)Sosyal hayatında 10 tane arkadaşı olmayan bir gencin internetteki msn adresinde 300 ün üzerinde arkadaşı olması sizce normal mi?</p>
<p>B)Okuldaki öğretmenlerine veya arkadaşlarına ; akşamki izlediği dizi karakterlerinin birbirine hitap ettiği şekilde hitap eden bir genç, ortaya koyduğu davranışın farkında mı?</p>
<p>C)Gençlerimiz &#8216;AŞK&#8217; kavramını Leylanın Mecnunu, Keremin Aslıyı sevdiği şekilde mi algılıyor yoksa magazin programlarında gördüğü gibi günü birlik ilişkiler olarak mı?</p>
<p>Karar sizin ama unutmayalım bu gençlik hepimizin. Sizlerde yukarıda anlattığımız örnekleri normal bulmuyorsanız gençlerimizi kendi kültürel değerlerimizle yetiştirebilmenin yollarlını arayınız.</p>
<p>Hüsnü DURSUN</p>
<p>DERİK LİSESİ REHBER ÖĞRETMENİ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/populer-kultur-kiskacindaki-genclik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gençliğin ve olgunlugun ironik-dramatik dansı</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/gencligin-ve-olgunlugun-ironik-dramatik-dansi.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/gencligin-ve-olgunlugun-ironik-dramatik-dansi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 08:50:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevzat ÖZER</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergenlik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1026</guid>
		<description><![CDATA[Oysa okulumuza ?daha dün annemizin? şarkıları ile başlamıştık. Bir sınıf içinde bizler gibi saçı başı... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/gencligin-ve-olgunlugun-ironik-dramatik-dansi.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Oysa okulumuza ?daha dün annemizin? şarkıları ile başlamıştık. Bir sınıf içinde bizler gibi saçı başı darmadağınık, sol göğsünün üstünde biraz kirli bir mendili olan, hemen hemen birçok arkadaşın ayağında kara lastik ve etrafta dolaşan 40 tane muzur bakış?</p>
<p><span id="more-1026"></span></p>
<p>Yıllar su gibi akıp gitti. Herakleitos?un dediği gibi değişmeyen bir şey varsa o da değişmenin kendisiydi? Zaman hızla ayaklarımızın altından kayarken bizlerde fizyolojik ve psikolojik olarak değişmeye başladık. Bu değişmeler bazen hızlıyken bazen yavaştı. Ama bu değişim, yıpranma hiç durmadı.</p>
<p>Bir gün, aynaya bakarken bir saç telinin beyazladığını gördük, başka bir gün üç, beş, yedi olduğunu fark ettik?</p>
<p>Gözaltlarındaki çizgileri görmeye başladığımızda ise çoktan, kremler kullanmaya başlamıştık. Ama bu çözümlerin kalıcı olmadığını çok iyi biliyorduk bilmesine de gene de önlemlerimizi almaktan geri kalmıyorduk.</p>
<p>Bazı zamanlar gülüyorduk bu halimize? Üzülüyor ve endişeleniyorduk.</p>
<p>Oysa dünyanın yalan ve zaman kavramının sahte olduğu ile ilgili birçok şarkıyı dinlemiştik. Kutsal kitaplardan bu dünyanın geçici bir ikametgâh olduğunu, zamanın insafsızca tükendiğini bildiğimiz gibi?</p>
<p>Bizi kurtaran bazı kavramlar ortaya atıyorduk ve ona sımsıkı sarılıyorduk. Neydi bu kavramlar? ?İnsan her yaşta güzeldir ya da her yaşın kendine göre bir güzelliği vardır? diyorduk? Ama sanırım buna yürekten inanmıyorduk? 21,22,23 demesi biraz kolaydı ama 30 demesi elimizi kolumuzu bağlıyordu.Yani 29? dan sonra otuz demek mesela bir hayli zor gelmişti bana?</p>
<p>Bu yaşlar: Olgunluğa mecburi bir merhaba demekti. Beigbeder´in deyimiyle &#8220;insanin genç olmak için çok yaşlı, yaşlı olmak için çok genç olduğu ara bir yaştı?&#8221;Her şey olur, her şey büyür, her şey geçer hayat kalır&#8221; şarkısının gerçekten söylendiği bir yaştı?</p>
<p>Daha dün herkes bize ?koçum, delikanlı veya güzel kız, prenses? gel buraya, git şuraya derken birde baktık ki bazıları ?ağabey, birader, arkadaşım, beyefendi, hanım efendi, abla? gibi olgunluk belirtileri olan cümlelerle hitap etmeye başladı?</p>
<p>Yaa Çok değil daha? Bazı yaptığımız şımarıklar, cahil cesaretleri, dünyayı tek başına kurtarışımız, herkesten daha güzel ve yakışıklı oluşumuz, aşkları, sevgileri en derin yaşayışımız, sevgilinin kömür karası gözlerine şiirler yazışımız hoş karşılanırken, bugün yaptığımız her eylemde ve bundan sonra yapacaklarımızda toplumun gözü ve baskısının üstümüzde olduğunu hissettik.</p>
<p>Artık kimseler, hoş görünen davranışlarımıza sempatiyle ve gülerek bakmıyordu. Yapılan hatalarımıza ağır eleştiriler geliyordu.</p>
<p>Yaşam denen gizemli yolculuğumuzda insanın bazı olaylara, olgulara gücü ve bilgisi yetmiyor.(Ölüm, zamanın durdurulamaması, yaşlanmak, hastalanmak gibi)</p>
<p>Sonlu ve sınırlı bir varlık olan insan, sonsuz ve sınırsız bir tanrının bize verdiği, tanıdığı referansların dışına çıkamıyoruz.</p>
<p> </p>
<p>Sonunda şunu görüyor ve anlıyoruz ki zaman, dünyanın var olduğundan beri sürekli bir akış içinde. Zamana karşı savunmasız bir bebek gibiyiz. İçimizde bu olgunlaşmış ve yaralanmış çocuk yolun yarısına geldiğini artık öğrenmiş durumda. Yaşamda geçen yılların niceliğinden ziyade nitelikli bir yaşam önemli?</p>
<p>Geriye baktığınızda evet her şeyi yapabildim, hayattan zevkte aldım. Bazen ağladım bazen güldüm, sızlandım, acı çektim, acı çektirdim, sevdim sevildim, birçok nimetleri artısıyla eksisiyle yaşamaya çalıştım, Şimdi pişman olacağım bir şey yok. Her şey çok güzeldi. İyi bir ömür geçirdim vs diyebiliyorsak işte biz gerçek mutluluğa veya nirvanaya ulaşmışız demektir?</p>
<p>NEVZAT ÖZER</p>
<p>Eğitimci-Yazar</p>
<p>nevzatozer66@hotmail.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/gencligin-ve-olgunlugun-ironik-dramatik-dansi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

