<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AktuelEğitim &#187; Sınav Kaygısı</title>
	<atom:link href="http://www.aktuelegitim.com/category/rehberlik-hizmetleri/sinav-kaygisi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aktuelegitim.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Eğitim Portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jul 2010 10:39:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Artık herkes üniversiteli olacak</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/artik-herkes-universiteli-olacak.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/artik-herkes-universiteli-olacak.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Jul 2010 14:03:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir AKEL</dc:creator>
				<category><![CDATA[Felsefik ve Yaşama Dair Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav Kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[YGS - LYS]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite sınavı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1500</guid>
		<description><![CDATA[Bundan 15 yıl önce sadece 70 civarında üniversite vardı. Oysa geçenlerde okuduğum bir haberde sadece İstanbul&#8217;da 50&#8242;e yakın üniversitenin kurulması için yök&#8217;ten izin istenmiş.  Süper bir şey! Anlatamadım mı? Sadece İstanbul&#8217;da 50 üniversite dedim. Ayrıca her şehrin bir üniversitesi var. Harika!  Çok yakın bir zamanda her lise bitiren bir üniversiteye girebilecek. Hoş, açık öğretimi sayarsak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bundan 15 yıl önce sadece 70 civarında üniversite vardı. Oysa geçenlerde okuduğum bir haberde sadece İstanbul&#8217;da 50&#8242;e yakın üniversitenin kurulması için yök&#8217;ten izin istenmiş.  Süper bir şey!</p>
<p>Anlatamadım mı? Sadece İstanbul&#8217;da 50 üniversite dedim. Ayrıca her şehrin bir üniversitesi var. Harika!  Çok yakın bir zamanda her lise bitiren bir üniversiteye girebilecek. Hoş, açık öğretimi sayarsak bu günde gidebiliyor ya. Ama formal anlamda üniversiteler yakın bir zamanda sınava giren bütün öğrencileri alacaklar. Sevindirici. Çok mutlu edici.</p>
<p>Aman ne güzel! İstihdam( İşe yerleştirme) açığı ne olacak. O konuda bir gelişme var mı? Maalesef yetersiz.  Okulu bitiren öğrencilerin hepsine dönük istihdam olanakları sağlanmak zorunluluğu var. Olmuyor. Eldeki pirinç pilav yapmaya yeterli değil. Onbinlerce mezun vermiş ve mezunların büyük bir çoğunluğu işsiz bir çok bölüm var. Onlarca isim sayarım. Ama kafaları karıştırmak istemem. Ne yapılmalı? Acilen  iş piyasasının ihtiyacı olan bölümlere ağırlık verilmeli.</p>
<p>&#8220;E hocam ben işsizliğin yoğun yaşadığı bir bölümü bitirdim&#8221; diyorsan. İş piyasasında iyilerden biri olmak zorundasın.Bitirdiğin bölümle ilgili en iyilerinden birisi olmalısın. Yok başka çaresi dostum.</p>
<p>Tercih yapacak dostlara, <strong>&#8220;valla dikkat edin&#8221;.</strong> Çok ciddi bir hata ile boşta kalacağınız bir bölümü tercih edersiniz. Sonrasında da iğne ile kuyu kazmaya başlarsınız haberiniz olsun. Araştırın ya. Nerelerde iş buluyorlar. Çalışma koşulları istihdam imkanları. Hepsini bulacağınız yüzlerce kaynak var. Hiç bulamadınız sa o bölümü bitirmiş bir mezun bulun sorun.</p>
<p>Dedim ya herkes üniversiteli olacak. Çok hoş.Ama iş bulabilecek mi? Şimdi söyleyeceğime dikkat.</p>
<p>Sen bir iş adamısın. Şirketinde çalıştırılmak üzere 4 tane makine mühendisine ihtiyacın var. Müracaat 100 kişi. Bu dört kişiyi nasıl seçersin. İlk gelen dördünü mü alırsın? Yoksa özel bir testten mi geçirirsin.</p>
<p>Özel bir test mi dedin? Bu testle ne yapacaksın? Anlamadım, yapılacak işe en iyi bileni mi alacaksın? Demek ki sen bu işi biliyorsun. Anladığım kadarıyla kendini geliştiren kişileri istiyorsun. Bu isteğin doğru.  Kendini geliştiren 4 kişiyi seçmek istemen doğru bir karar. Çünkü en iyilerle çalışmayı herkes ister.</p>
<p>Anlatmak istediğim şey şu; herkes üniversiteli olunca, üniversite bitirmenin önemi azalacak. Eskiden lise mezunlarının sayısı çok azdı. Değerliydiler. Ama şimdi öyle mi? Hiç beğenmediğin mesleği icra eden bile lise mezunu. Yarında herkes üniversite mezunu olacak. Bu kadar üniversite mezunu arasından sıyrılıp istediğin işi bulmak ancak kendini iyi yetiştirmenle alakalı olacak. Rahmetli Barış Manço oğlu için &#8220;ilada müzisyen olsun diye bir isteğim yok. O bir motor ustası olsun. Ama en iyisi olsun. Doğukan usta vidayı sıktı mı adam gibi sıkar desinler&#8221; demişti. Tespit çok güzel. Hiç beğenmediğin mesleklerde bile ne korkunç paraların kazandığını bilirsin.</p>
<p>Sayısı fazla olan mühendisliklerden birisi olan ziraat mühendisliği için boşta gezersin demişlerdi. Hakikaten birçoğu da boşta gezdi. Ama işini bilen bir çok ziraat mühendisi abim var. Bu ağabeylerim öyle korkunç paralar kazanıyorlar ki; birçok kişinin aklı hayali almaz.</p>
<p>Yani oldun mu en iyisi olacaksın. Bir mimar olursun, herkes projelerini çizdirmek için sıraya girerler.</p>
<p>Bir makine mühendisi olursun, bütün şirketler seni transfer etmek için sıraya girerler. Hepsi de olur.</p>
<p>Sen sakın üniversiteye gidemem diye düşünme artık. üniversitenin tüm kapıları sana açılıyor. Sen en iyisi olma hedefiyle yürü. Sadece yürü  olur mu?</p>
<p><strong>&#8220;YAZIK sınav canavarı olmuşsun&#8221; kitabının yazarından</strong><strong></strong></p>
<p>Kadir AKEL</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 487 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/artik-herkes-universiteli-olacak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sınav çocukları&#8230;</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/sinav-cocuklari%e2%80%a6.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/sinav-cocuklari%e2%80%a6.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2010 06:52:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevzat ÖZER</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Seviye Belirleme Sınavı - SBS Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav Kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[YGS - LYS]]></category>
		<category><![CDATA[ÖSS Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[ales]]></category>
		<category><![CDATA[dgs]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[kpds]]></category>
		<category><![CDATA[kpss]]></category>
		<category><![CDATA[lys]]></category>
		<category><![CDATA[sbs]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[tus]]></category>
		<category><![CDATA[üds]]></category>
		<category><![CDATA[yds]]></category>
		<category><![CDATA[ygs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1365</guid>
		<description><![CDATA[Sonu &#8220;S&#8221; harfiyle biten en çok sınav ismi ne yazık ki Türkiye de&#8230; Neler mi? bunlar: KPSS,YGS,SBS,TUS,YDS,DGS,ALES,KPDS, ÜDS vs. Sistemleri ve yapıları kuru kuru eleştirmenin kimseye yararı yok. Türkiye, genç nüfusu en fazla olan ülkelerden biri. O kadar genç nüfusumuz var ki&#8230; Bir Şekilde bir kuruma işçi memur vb. alınacak olsa sınavdan başka bir alternatif [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sonu &#8220;S&#8221; harfiyle biten en çok sınav ismi ne yazık ki Türkiye de&#8230; Neler mi? bunlar: KPSS,YGS,SBS,TUS,YDS,DGS,ALES,KPDS, ÜDS vs.<br />
Sistemleri ve yapıları kuru kuru eleştirmenin kimseye yararı yok. Türkiye, genç nüfusu en fazla olan ülkelerden biri. O kadar genç nüfusumuz var ki&#8230; Bir Şekilde bir kuruma işçi memur vb. alınacak olsa sınavdan başka bir alternatif gözükmüyor ne yazık ki. Burada esas vurgulamak istediğimiz şey ise şu: Çocuklarımız ta ilköğretim 4.sınıftan itibaren kendilerini, sınav denizinin içinde buluyor. Testler, quizler, sınavlar derken çocuğun kafası otomatikleşiyor.<br />
Çocuk, beynine her şeyi kazanmak ya da kaybetmemek üzere inşa ediyor. Yatıyor sınav, kalkıyor sınav&#8230; Ergenlik çağlarının en güzel yılları velhasıl sınavlarla geçiyor.</p>
<p>Çocukların duygu dünyasını geliştirmeden zihin dünyalarına çok ağır programlar yüklüyoruz. İlköğretimden lise bitene kadar bir yarış atı misali sınav sınav dolaştırıyoruz. Oyun, çocuğun dış dünyaya açılan tek penceresidir. Oyun, çocuğun dilidir. Onun imgeleme gücünü artırır, Onu yaratıcı yapar. Çünkü bu dönemde zihnin en faalde olduğu, sinir sisteminin de en yoğun tempoyla çalıştığı bir dönemdir. Sadece ele alınacak şey oyun mu? Elbette hayır. Arkadaşları ile ilişkileri, gruba katılma, kolektif hareket edebilme. Sevinme, haykırma, zamansız ve ölçüsüz gülme&#8230; Bunlar çocukların en hoşlarına gittikleri şeylerden sadece bir kaçı&#8230;</p>
<p>Bakınız önceden, sokak aralarında çocuklar, domino, yakar top, eş gördüm, saklambaç gibi oyunlar oynardı. Ve herkes bu oyunlardan büyük keyif alırdı. Şimdi bakıyorum o sokak aralarına ne oynayan, ne zıplayan birileri var. Ne yazık ki Orta Anadolu&#8217;da bir ilde olmama rağmen kendi ilimde bile bunları göremiyorum. Varın büyük şehirleri siz hesap edin. Boş zamanda çocuklar ya internet cafede ya da evlerinde TV karşısında. Diğer zamanların durumu ortada zaten. Ders, dershane, sınav üçgeninde hapsolmuş bir hayat&#8230;</p>
<p>Elbette ki karamsar bir tablo oluşturmak asla amacımız değil. Bizler bilakis planlı ve programlı ders çalışan öğrencilerimizin kesinlikle gezmeye, tozmaya, oynamaya, zıplamaya vakitlerinin olacağını iddia ediyoruz. Öyle de olmalı&#8230; Ergenliğin verdiği bu yoğun enerji bir şekilde atılmalı&#8230; Çocuğun yaşı ilerledikçe, sınavların derecesi ve dozajı artıyor. Burada annelerin ve babaların bir gerçeği görmelerini ve çocuklarının yerine birazda kendilerini koymalarını istiyorum, onların pencerelerinden bakmalarını, onlar gibi düşünmelerini istiyorum.</p>
<p>Bu çocuklar hayatlarının en güzel çağlarında, bu sınavlarla muhatap olmak durumdalar. Bu sınavlardan iyi puanlar almak zorundalar. Burada sizin yani anne ve babaların, vereceğiniz her destek artı puan değerindedir. Onların, başarılarına ve başarısızlıklarına lütfen ortak olalım. Sınavları, karneleri, dersleri bir ölüm kalım savaşı haline getirmeyelim. Onlar böyle düşünseler bile, bizler onlara bunun böyle olmadığı konusunda yardımcı olalım.</p>
<p>Nevzat özer<br />
Psikolojik danışman ve rehber öğretmen<br />
&#8220;21 yy da Anne ve Baba olmak isimli kitabın yazarı&#8221;<br />
nevzatozer66@hotmail.com</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 1447 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/sinav-cocuklari%e2%80%a6.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sınavım Var Biliyorsun</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/sinavim-var-biliyorsun.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/sinavim-var-biliyorsun.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jun 2010 07:23:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Yeşilkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Seviye Belirleme Sınavı - SBS Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav Kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[YGS - LYS]]></category>
		<category><![CDATA[ÖSS Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1360</guid>
		<description><![CDATA[-Hayatım Nuri Bey rahatsızlanmış, hastanede yatıyormuş. -Nesi varmış? -Kalp krizi geçirmiş. -Ya öylemi? Çok üzüldüm. -Geçmiş olsuna gitsek iyi olur sanırım. -Ya iyi de oğlanın sınavı var biliyorsun. -Oğlanı evde yalnız bıraksak, biz bir yarım saat gidip gelsek olmaz mı? -Olur mu Haşmet? Altıncı sınıf öğrencisi bir çocuk akşamın bu saatinde evde yalnız bırakılır mı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>-Hayatım Nuri Bey rahatsızlanmış, hastanede yatıyormuş.</p>
<p>-Nesi varmış?</p>
<p>-Kalp krizi geçirmiş.</p>
<p>-Ya öylemi? Çok üzüldüm.</p>
<p>-Geçmiş olsuna gitsek iyi olur sanırım.</p>
<p>-Ya iyi de oğlanın sınavı var biliyorsun.</p>
<p>-Oğlanı evde yalnız bıraksak, biz bir yarım saat gidip gelsek olmaz mı?</p>
<p>-Olur mu Haşmet? Altıncı sınıf öğrencisi bir çocuk akşamın bu saatinde evde yalnız bırakılır mı hiç!</p>
<p>-Doğru söylüyorsun Gülay ama Nuri Bey de en yakın aile dostumuz. Bugün yanında olmazsak ne zaman yanında olacağız?</p>
<p>-Yarın gitsek geç olur. Ne yapsak acaba? En iyisi sen yalnız git şimdi. Yarın Alper okula gidince ben de gider hem Naci Beye hem Sacide&#8217;ye geçmiş olsun derim.</p>
<p>-Ne yapalım artık öyle olsun bari. En iyisi ben şimdi gideyim, belki bir ihtiyaçları olursa yardımım dokunur.</p>
<p>-Tamam canım hadi güle güle! Benim de selamımı söyle.</p>
<p>-Aleyküm selam canım.  Oğlana dikkat et. Morali bozulmasın aman!</p>
<p>-Tamam canım hadi hoşça kal!</p>
<p>Haşmet Bey, en yakın aile dostunun kalp krizi gibi çok ciddi bir sağlık sorununda bile yanında olurken zorlandı. Kolay değil, oğlu Alper?in sınavı vardı.</p>
<p>Geçmiş yıllarda liselere giriş sınavının adı OKS idi. Şimdilerde sürecin adı SBS. Yarın ne olur onu bilemiyoruz. Üniversitelere giriş için uygulanan sınavların adı ise sürekli değişiyor. Ama değişmeyen bir şey var. O da sınavlar sürekli var. Ve her geçen gün koşullar daha da ağırlaşıyor. Rekabet daha kızışıyor.</p>
<p>Gelişen süreci az çok takip edebilen veliler artık biliyorlar ki, iyi bir üniversitede okuyabilmenin ilk adımı iyi bir lisede öğrenim görmekten geçiyor. Daha açık bir ifade ile ilköğretim sonunda iyi bir lisede okuma hakkını elde edemeyen öğrenciler, çok büyük bir sürpriz yapmazlarsa ya üniversite sınavını kazanamıyorlar ya da kaliteli bir bölümde okuma hakkını elde edemiyorlar.</p>
<p>Öğrencilerini sınava hazırlayan velilerin içinde bulunduğu koşulları inceleyecek olursak; liselere giriş için yapılan sınavlar ile üniversite sınavlarını ehemmiyet açısından bir bütün olarak görüyorlar. Mevcut öğretim sistemi içerisinde öğrenciler en geç altıncı sınıfta, zorunlu olarak öğrenim gördükleri okul derslerine ilave olarak imkânlar ölçüsünde özel öğretmen veya dershane desteğine başvurmaktadır.</p>
<p>Sınavlara hazırlanan öğrenciler açısından ise durum çok farklı değildir. Ya bu acımasız rekabet koşullarını kabullenip kıyasıya rekabet edecekler ya da pes edecekler. Hayat rüzgarının, kendilerini sürüklediği yerlere gitmeye razı olacaklar.</p>
<p>Sınava hazırlanan öğrencisi bulunan bazı veliler, işi o denli sıkı tutuyorlar ki, bütün bir sınav sezonu sosyal yaşamdan adeta kopuyorlar. Sinema, tiyatro, eğlence zaten yok. Bunlara ilave olarak, koca bir sezonda aile dostlarına gezmeye gitmiyorlar, misafir kabul etmiyorlar. Çocuklarının moralini bozacak, motivasyonunu düşürecek her türlü krizden uzak duruyorlar.</p>
<p>Bütün bunlar, alt tarafı bir sınav için yapmaya, yaşamaya değer mi? Aslında bu konu da bir tercih meselesidir. Bazı aileler sınavda başarılı olmayı, her şey olarak algılayıp bütün yaşamlarını sınavlara göre dizayn ederken, bazı aileler de kendi hayatlarını yaşıyorlar. Bu tercihler, durup dururken yapılmıyor elbette! Öğrencinin başarı durumu, okumaya karşı istekli oluşu, ailenin sosyal yapısı ve ekonomik düzeyi bu tercihlerin yapılmasında önemli rol oynamaktadır.</p>
<p>Öğrencilerin adeta at yarışına hazırlanır gibi sınav maratonu için koşuşturmaları sonucunda, çocukluk dediğimiz süreç ortadan kayboluyor. Çocukluğunu yaşayamadan büyüyor insanlar. Okul, dershane, etüd çalışmaları, deneme sınavları, konu anlatımları, yaprak testler derken, çocukların avuçlarından kayıverip gidiyor en güzel yılları. İşin esprisi bir yana, parklarda torunları ile oynayan dedeleri ve nineleri görürseniz hoş görün ne olur. Sınavlardan dolayı çocukluğunu yaşayamayan, ekmek kaygısı yüzünden gençliğini yaşayamayan insanlar, emekli olduktan sonra torunları ile nostalji yapmak zorunda kalıyorlar, tabi yapabilirlerse?</p>
<p>Karamsar bir tablo çizmek değil niyetim elbette. Israrla vurguladığım bir ayrıntıyı tekrar vurgulamak istiyorum: Yaşadığımız hayatın provası yoktur. Müsvedde yaşamıyoruz hayatı. Tekrar tekrar yaşama şansımız da olmayacak. Bu nedenle yaşadığımız hayatı en güzel yaşamak zorundayız. Hakkını vererek, dolu dolu yaşamak?  Asıl kazancımız, bu olacaktır.</p>
<p>Yazara mesaj. <a href="mailto:yusufyesilkaya@gmail.com">yusufyesilkaya@gmail.com</a> </p>
<p> www.yusufyesilkaya.com</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 358 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/sinavim-var-biliyorsun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>E hadi sınava giriyoruz</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/e-hadi-sinava-giriyoruz.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/e-hadi-sinava-giriyoruz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 May 2010 20:53:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elgiz Henden</dc:creator>
				<category><![CDATA[Seviye Belirleme Sınavı - SBS Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav Kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[YGS - LYS]]></category>
		<category><![CDATA[YGS-LYS]]></category>
		<category><![CDATA[nefes egzersizi]]></category>
		<category><![CDATA[olumsuz düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1356</guid>
		<description><![CDATA[Hemen heyecanlanmayın, durun, daha var sınava&#8230; Gelin sınava ilişkin birkaç soruyla başlayalım: &#8220;Ne düşünüyorsun? Nasıl hissediyorsun? Nasıl davranıyorsun?&#8221;  Şu sorularla devam edelim:&#8221;Ne düşünürsen, nasıl davranırsan, ne yaparsan sınav senin için kabus olmaktan çıkar&#8221; Sınava daha var ama bir de sınav kaygısı var. Kaygı dediğimiz şey bilmediğimiz bir şey hakkında tasalanmaktır. Sonucunu tahmin edemediğimiz durumlarda kaygılanırız. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hemen heyecanlanmayın, durun, daha var sınava&#8230;</p>
<p>Gelin sınava ilişkin birkaç soruyla başlayalım: &#8220;Ne düşünüyorsun? Nasıl hissediyorsun? Nasıl davranıyorsun?&#8221;  Şu sorularla devam edelim:&#8221;Ne düşünürsen, nasıl davranırsan, ne yaparsan sınav senin için kabus olmaktan çıkar&#8221;</p>
<p>Sınava daha var ama bir de sınav kaygısı var. Kaygı dediğimiz şey bilmediğimiz bir şey hakkında tasalanmaktır. Sonucunu tahmin edemediğimiz durumlarda kaygılanırız. Kimler kaygı yaşarlar dersin?</p>
<p>Aranızda her şeyi bilmek isteyenler varsa işte onlar en çok kaygıyla karşı karşıya kalanlarınız. Her şeyi bilmeliyim, mükemmel olmalıyım, başarı benim göbek adım, en yüksek puanı, notu ben almalıyım diyenler sözüm size, sizin için kaygı kaçınılmaz.</p>
<p> &#8221;&#8230;malı,&#8230;meli&#8221; gibi düşünmeyip sınavlara hazırlanmayan, hazırlanamayanlar ama yüksek  notlar, puanlar almak isteyenler, sizler de kaygı  ile karşı karşıyasınız.</p>
<p>Sınavlara hazırlanan, yüzlerce binlerce soru çözen, neredeyse hayatı sınav ve sorular olan veeee başarısız olmaktan korkanlar, sizin için de sınav kaygısı kaçınılmaz.</p>
<p>Kim kaldı geriye? Doğrusu kimse kalmadı?</p>
<p>Aslında herkes sınav kaygısı yaşar. Bazılarınız bunu daha çok yaşarken bazılarınız daha az yaşar. Hepinizde olan kaygının ne kadar olduğudur senin için önemli olan. Düşünsene hiçbir şey öğrenmeseydin ya da öğrenmek ve hayata hazırlanmak için bir çaban olmasaydı hayat nasıl olurdu? Hissettiğin, yaşadığın kaygı son derece doğaldır. Daha doğrusu hissettiğin kaygı öğrenmek için seni güçlendirir. Ancak ve ancak çok fazla olduğunda seni engellemeye başlar.</p>
<p>İyi de ben neden böyle hissediyorum? diyorsan. Hadi bir de neymiş bu sınav kaygısının nedenleri ona bakalım.</p>
<p>Sınava yüklediğin anlam</p>
<p>Mükemmel olmayı istemen</p>
<p>Aşırı rekabetçi olman</p>
<p>Başarısız olmaktan korkman</p>
<p>Gerçekmiş gibi görünen olumsuz düşüncelerin</p>
<p>Beklentileri karşılamak zorunda hissetmen</p>
<p>Ders çalışma alışkanlıklarının farkında olmaman</p>
<p>Zamanını iyi yönetememen</p>
<p>Erteleme alışkanlığın</p>
<p>Başkalarıyla kendini kıyaslaman</p>
<p>Şimdi tüm bunlar ya da bazıları bende var diyorsun. Peki bunların sana neler yaptığını biliyor musun?  E hadi bir de buna bakalım?</p>
<p>İMDAT SANKİ BEYNİMDE BİR VİRÜS VAR</p>
<p>Çünkü: Bu bilgiler gereksiz, gelecekte ne işime yarayacaklar? Biliyorum bu sınavda başarılı olamam, zaten konular çok zor, çok fazla konu ama az zaman var, nasıl olsa sınav kötü geçecek, ben yeterince çalışkan değilim, sınava girenler benden daha zekiler, kazanamazsam mahvolurum, bu sınavda başarılı olmam hayatta da başarılı olmam demek, sınavı kazanırsam ailem bana daha çok değer verir, ya sınavda bilgileri hatırlayamazsam, ya sınav sırasında kusarsam, ya sorular çok zor gelirse, ya&#8230;&#8230; ya&#8230;.. diye düşünüyorsun.</p>
<p>Herkesin virüslerin bir bilgisayara neler yaptığını bildiğini düşünüyorum. Beynindeki virüsler (olumsuz düşünceler) de seni bozuk bir bilgisayar gibi yapar. Bilgisayarını tamir ettirmeden ne kadar dayanabiliyorsun? ya da tamir ettirmezsen bilgisayarın ne kadar işine yarıyor. Sayfalar açılsın diye beklersin, beklerken sıkılırsın atasın gelir pencereden ve sonunda dayanamaz bir anti virüs programı ararsın.</p>
<p>Virüslerini fark ettiysen hadi şimdi bir anti virüs programı yükleyelim bilgisayarına</p>
<p>ŞİMDİ VİRÜSLERİ TEMİZLEME ZAMANIIIIIIIII.</p>
<p>Anti-virüs programların aşağıda ister birini yükle istersen hepsini. Yükleyip bırakma sakın, devamlı çalıştır. Çünkü programı açmazsan virüslere karşı savunmasız kalırsın. Hatta günde birkaç kez çalıştır.</p>
<p><strong>1-Zihnini programla (sınavdan önce ve sınav anında)</strong></p>
<p>Aşağıdaki cümleleri tekrarla, senin cümlelerin olsunlar.</p>
<p>Sınavdayım ve kaygılıyım, böyle düşünmem çok doğal çünkü yaptığım şeyi önemsiyorum. Hata yapmam hiçbir şey yapamayacağım anlamına gelmez</p>
<p>Daha önce sınavlara girdim ve sınavlar konusunda tecrübeliyim. Neler yapabileceğimi biliyorum</p>
<p>Başarabilirim çünkü yeterince çalıştım sınav benim için iyi geçecek, her şeyi bilmek zorunda değilim.</p>
<p><strong>2-  Olumsuz düşüncelerini say (sınavdan önce)</strong></p>
<p>Gün içinde sınavla ilgili düşündüğün olumsuz düşünceleri bir kağıda yaz ve hemen karşısına bu cümlelerin olumlu olanını yaz.</p>
<p>Olumsuz düşüncelerini yakaladığında bu düşüncelerini aşağıdaki sorularla sorgula&#8230;.</p>
<p>-bu düşüncen gerçek mi?</p>
<p>-bu düşüncen için kanıtın nedir?</p>
<p>-bu düşünce sana ne yapıyor?</p>
<p>-bir arkadaşın aynı düşünceyi seninle paylaştığında ona ne söylersin?</p>
<p><strong>3- Nefes egzersizi yap ( sınavdan önce ve sınav anında)</strong></p>
<p>Nefes almaya başlamadan önce bir elini karnına diğer elini göğsüne koy</p>
<p>Burnundan alabildiğince derin bir nefes al ve yavaşça ağzından ver (bunu 2 kez tekrarla)</p>
<p>Şimdi burnundan nefes alırken 4 e kadar say ve bu nefesi ağzından verirken 6 ya kadar say.(aldığından daha yavaş bir hızda ver)</p>
<p><strong>4- Kas Gevşetme Egzersizi yap (sınavdan önce)</strong></p>
<p>Önce birkaç nefes egzersizi yap sonra sırayla aşağıdakileri tekrarla</p>
<p>Elinle yüzünü buruştura bildiğin kadar buruştur sanki kocaman bir kağıdı buruşturuyormuş gibi</p>
<p>Ağzında kocaman ve çok sert bir sakızı çiğniyormuş gibi yap ve dişlerini sık ve bırak</p>
<p>Dışarıda hava buz gibi ve sen sanki üşüyormuş da sıcaklığını içinde saklamak istermiş gibi omuzlarının arasına kafanı sakla</p>
<p>Birazdan birisi karnına bir yumruk atacak, karnını iyice kas ki sana bir şey olmasın</p>
<p>Güneşte gevşemiş minik bir kedi gibi iyice gerin, kollarını uzatabileceğin en yüksek seviyeye kadar uzat.</p>
<p> Şimdi iki elinle de sanki ekşi mi ekşi bir limonu sıkıyormuş gibi ellerini iyice sık ve gevşet </p>
<p> Sanki bir balerin ya da balet gibi ayak parmaklarının üzerine bas ve bacaklarından güç alarak kendini yukarı doğru kaldır</p>
<p> Artık tüm programlar çalışıyor ve <strong>sen kaygınla barıştın</strong>, kaygınla yaşamayı ve onunla savaşmayı öğrendin, rahatladın. Şimdi de &#8220;ne zamana kadar çalışmalıyım?&#8221; sorusu var aklında. Bazılarınızın ben son güne kadar çalışırım, bazılarınızın ise son üç güne kadar çalışır sonra bırakırım, son haftayı dinlenmeye ayırırım dediğinizi duyar gibiyim. Seni senden daha iyi tanıyan biri olamaz. Ne zamana kadar çalışacağın senin kararın. Sen nasıl olursan kendini rahat hissedeceksin? Bunun cevabı yalnızca sende. Hadi düşün karar ver.</p>
<p>Sınav günü yaklaştı neredeyse son haftadasın artık yapmadığım ne kaldı ya da neye daha da özen göstermeliyim? Derken aklına daha önceki yıllarda sınava girenlere verilen tavsiyeler geldi. Neydi bunlar? Beslenmene dikkat et. Sınavdan bir hafta önce her zaman yemediğin yeni şeyleri yememeye özen göster. Sınav günü kahvaltı en önemli öğün. Çünkü bütün gece boyunca hiçbir şey yemedin.</p>
<p>Nerdeyse unutuyordum.  Bir de,  hani devamlı sana ders çalış diyen, çalışıp çalışmadığını, uyuyup uyumadığını, yemek yiyip yemediğini, söylediklerini yapıp yapmadığını, uygun kıyafetler giyip giymediğini kontrol eden, bazen yapabileceğinden daha fazla şeyler istediklerini düşündüğün annen ve baban var. Onların bu şekilde davranması belki de senin daha da kaygılanmana neden oluyor. Unutma ki onlar da öğrendiklerini yapıyorlar bazen ellerinde olmadan sana gerçekte istemedikleri gibi davranabilirler. Yetişkin de olsalar onların da bazen tıpkı senin gibi hata yapmaya hakları olduklarını unutma istersen. Seni kaygını arttıran sözler duyduğunda mizahtan yararlan ve duyduğun sözleri senin için olabilecek en komik hale getirmeye çalış. Göreceksin ki artık gülmek kaçınılmaz olacak senin için.</p>
<p>Kaygı mı? O da ne&#8230;.</p>
<p>Elgiz Henden<br />
Eğitim ve Öğrenci Koçu<br />
www.izkocluk.com</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 401 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/e-hadi-sinava-giriyoruz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sınavları kazananların ortak noktaları</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/sinavlari-kazananlarin-ortak-noktalari.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/sinavlari-kazananlarin-ortak-noktalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 May 2010 17:46:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevzat ÖZER</dc:creator>
				<category><![CDATA[Motivasyon ve Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav Kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[Verimli Ders Çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[ders]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[sınav sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[test çözme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1352</guid>
		<description><![CDATA[Sınavlar uzun ve zor bir maraton. Artık hazırlıklar ilköğretim döneminde başlıyor. &#8220;Hiç kimse, başarı merdivenlerini elleri ceplerinde tırmanmamıştır.&#8221; Konfüçyüs&#8217;ün bu sözünü en iyi doğrulayan kişilerin başında şüphesiz,  üniversite sınavını kazananlardır. Sınav sonuçları açıklanıp dereceye girenler belli olduğunda tüm dikkatimi, kazanan öğrencilerin başarılarındaki ortak noktaların neler olduğuna kilitlerim Ve görürüm ki başarının formülü yüzyıllardır aynı: ÇALIŞMAK, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sınavlar uzun ve zor bir maraton. Artık hazırlıklar ilköğretim döneminde başlıyor.</p>
<p>&#8220;Hiç kimse, başarı merdivenlerini elleri ceplerinde tırmanmamıştır.&#8221; Konfüçyüs&#8217;ün bu sözünü en iyi doğrulayan kişilerin başında şüphesiz,  üniversite sınavını kazananlardır.</p>
<p>Sınav sonuçları açıklanıp dereceye girenler belli olduğunda tüm dikkatimi, kazanan öğrencilerin başarılarındaki ortak noktaların neler olduğuna kilitlerim Ve görürüm ki başarının formülü yüzyıllardır aynı: ÇALIŞMAK, ÇALIŞMAK, ÇALIŞMAK&#8230;</p>
<p>Unutmayın, dünyanın en zevkli yiyeceğini yerken bile ağız kaslarınız oynatmak ve çenenizle, dişlerinizle yediğiniz nesneye bir baskı uygulamak yani bir efor sarf etmek zorundasınız. Sonra o yemek mideye indiğinde artık değişik görevler iç organlarınıza düşmüştür. Onları öğütecek, eritecek, zararlı ve zararsız olanları arıtacak, kana gönderecek, enerji yapacak&#8230; Yani organlarımızda boş durmayacaklar&#8230;</p>
<p>Demek ki yaşamın içerisinde bir çaba, gayret, uğraş ve zahmet yatmaktadır. Bizler illa derece yapın demiyoruz(olsa da harika olur) ancak başarının, hep aynı formülden ve yoldan geçtiğini söylemek istiyoruz&#8230;</p>
<p>Bu başarı formülüne yani sınavları kazandıran ortak noktalara bir bakalım o zaman&#8230; Evet dikkatlice okuyup, gözlerinizi fal taşı gibi açınız:</p>
<p>SINAVLARI KAZANANLAR NASIL KAZANDI:</p>
<p>1-Planlı ve programlı ders çalışmak.(Kafanız estiğinde değil),</p>
<p>2-Kendinizi disiplin altına almak. Yani sevdikleri bazı şeylerden belli zamana kadar mahrum kalmak Ve zaman zaman hayır diyebilmeyi öğrenmek,</p>
<p>3-Ders çalışmayı sevmek ve bu çalışmayı sınıfta iyi yapmak, Hocalarını iyi dinlemek, Dersi derste öğrenmek,</p>
<p>4-Test çözme tekniklerini bilmek.</p>
<p>5-Alt yapıyı ilköğretimde iyi atmak ve her sınıf seviyesinde derslere gereken önemi vermek,</p>
<p>6- Okulda gördüğü dersleri günü gününe çalışmak ve sınavlara hazırlanırken, bu konuları tekrar ederek pekiştirmek,</p>
<p>7-Hedef belirlemek ve bu hedeflerin arasına kimseleri sokmamak,(sevgili, flört, arkadaş anladınız siz bunu)</p>
<p>8-TV, bilgisayar ve cep telefonundan uzak durmak veya bunları sınavlara kadar az kullanmayı tercih etmek,</p>
<p>9-Düzenli hayat ve uyku düzenine sahip olmak,</p>
<p>10-Öğrenme işine birçok duyu organını katmak. Sadece göz değil, kulak, dokunma, psikomotor hareketler gibi&#8230;</p>
<p>11-Sınavlarla haşır- neşir olan arkadaşlarla gezmek ve yeri gelir ekip çalışması yapmak</p>
<p>12-Ailenizin desteğini ve dualarını almak,</p>
<p>13-Kaygıyı, heyecanı ve motivasyonu dengede tutabilmek,</p>
<p>14- Düzenli notlar tutmak,</p>
<p>15-Tüm bunları uygulamak için kuvvetli bir azim ve iradeye sahip olmak,</p>
<p>Evet, değerli öğrenciler. Formül ve kılavuz ortada. Sınavları kazanmak için olağanüstü mucizeler veya mistik güçler yok.</p>
<p>Yaşamınızın direksiyonu sizlerin ellerinde. Bu direksiyonu iyi tutun, kurallara riayet edin. Göreceksiniz ki başarı ve mutluluk kendiliğinden gelecektir.</p>
<p>Nevzat ÖZER</p>
<p>Psikolojik Danışman ve Rehber öğretmen</p>
<p>&#8220;21 YY DA ANNE VE BABA OLMAK İSİMLİ KİTABIN YAZARI&#8221;</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 1093 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/sinavlari-kazananlarin-ortak-noktalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öğrenci Koçu Ne Yapar?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/ogrenci-kocu-ne-yapar.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/ogrenci-kocu-ne-yapar.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 May 2010 17:07:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elgiz Henden</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Motivasyon ve Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav Kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[Verimli Ders Çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci koçluğu]]></category>
		<category><![CDATA[sınav koçluğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1344</guid>
		<description><![CDATA[Yeni bir meslek olan koçluk alanında ilerlerken karşılaştığım sorular ve gördüğüm uygulamalar bunları yazmama neden oldu. Eğitim-öğretim yılının bitmek üzere olması ve sınavların yaklaşması öğrenciler ile anne babalarda telaşa neden oluyor. Kimi zayıf notlardan, kimi deneme sınavlarında istediği performansı gösterememekten şikayetçi. Durum böyle olunca ?yapmam gereken ne vardı da ben yapmadım? diye düşünenler araştırma yapmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni bir meslek olan koçluk alanında ilerlerken karşılaştığım sorular ve gördüğüm uygulamalar bunları yazmama neden oldu.</p>
<p>Eğitim-öğretim yılının bitmek üzere olması ve sınavların yaklaşması öğrenciler ile anne babalarda telaşa neden oluyor. Kimi zayıf notlardan, kimi deneme sınavlarında istediği performansı gösterememekten şikayetçi. Durum böyle olunca ?yapmam gereken ne vardı da ben yapmadım? diye düşünenler araştırma yapmaya başlıyorlar ve sonuçta ya bir psikologa ya bir psikiyatriste ya da son çareymiş gibi bir koça başvuruyorlar.</p>
<p>Son zamanlarda aldığım telefonlarda veliler;</p>
<p>&#8220;Son sınavlara giriyoruz çocuğumun notlarını yükseltmek için ne yapabilirsiniz?&#8221;</p>
<p>&#8220;Üniversite sınavına çok az kaldı ve bizimki yeterince çalışmadı. Sizinle bir ay çalışsa istediği sonuca onu ulaştırabilir misiniz?&#8221;</p>
<p>&#8220;Veli toplantılarına gitmeye vakit bulamıyorum, sizin koçluk hizmetinizde bu da var mı?&#8221;</p>
<p>&#8220;Ders takibini, notlarını, zaman kullanımını izliyor musunuz?&#8221;</p>
<p>&#8220;Hangi testleri yapıyorsunuz?&#8221;</p>
<p>&#8220;Telefonla ya da ev ziyaretleri ile çocuğu takip ediyor musunuz?&#8221;</p>
<p>&#8220;Ben kızımın öğretmen olmasını istiyorum, ama o gazeteci olmak istiyor. Kızımı ikna edebilir misiniz?&#8221;</p>
<p>gibi koçlukla pek ilgisi olmayan konularda sorular yöneltiyorlar. Her birine tek tek cevap veriyorum elbette.   Ancak yanlış olan bir şey var sanırım. <strong>Ya biz koçlar koçluğu anlatmak için yeterince çaba sarf etmiyoruz ya da koçluk eğitimi almamış kişiler hoşlarına gittikleri ve çekici olduğu için adlarının başına Eğitim Koçu, Öğrenci Koçu, Sınav Koçu gibi sıfatları ekleyip koçluk mesleğinin yanlış anlaşılmasına neden oluyorlar.</strong></p>
<p>Anne- Babalar öncelikle sözüm size: bir koç sizin ya da öğrencinin yapması gerekenleri yapan bir kişi değildir. Koçluk eğitiminde önce koçluğun ne olmadığı anlatılır bizlere. Neyi yapmayacağımız öğretilir. O da koçluk hizmeti alan öğrenciye  neyi yapması gerektiğini söylememek,  koçluk hizmeti alan kişi adına herhangi bir hareket yapmamak ve tavsiyede bulunmamaktır.</p>
<p>Koçluk neyi yaptığınızı, neyi yapmak istediğinizi, nerede olduğunuzu, nereye gitmek istediğinizi size fark ettiren ve yine koçluk hizmeti alan öğrencinin istekleri için neye ihtiyacı olduğunu bulmasına destek olan özel bir sistemdir.</p>
<p>Koçunuz size bir şey vaad etmez, size ne yapmanız gerektiğini söylemez, sizin adınıza bir şeyler yapmaz, sizde mucizeler yaratmaz. Eğer koçlukta bir mucize varsa o da koçluk hizmeti alan öğrencinin kendisi hakkında öğrendikleri, fark ettikleri, şimdi ve gelecekte bu öğrendiklerini kendi hayatı, seçimleri için kullanmasıdır.</p>
<p>Öğrencilerle çalışmak çok keyiflidir. Hele öğrenci de sizinle çalışmaktan keyif alıyorsa&#8230; Bunun da tek yolu var, öğrencinin isteklerini dikkate almak ve bireysel kimliğini korumak.</p>
<p>Sürekli size ne yapacağınızı söyleyen, sürekli sizin ne yapıp yapmadığınız takip eden ve size ne istediğinizi sormadan &#8220;&#8230;&#8230;&#8230; istiyorsan&#8230;&#8230;&#8230; yapmalısın&#8221; diyen bir kişiyi düzenli olarak görmek ister misiniz? Hiç kimsenin bu soruyu &#8220;evet, isterim&#8221; diye cevaplayacağını düşünmüyorum.</p>
<p>Emin olun çocuklarımız da buna &#8220;evet&#8221; demez.</p>
<p><strong>Koçluktaki mucize öğrencinin kendisidir.</strong></p>
<p>Elgiz Henden</p>
<p>Eğitim ve Öğrenci Koçu</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 588 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/ogrenci-kocu-ne-yapar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deneme sınavları &#8220;gerçek sınavın&#8221; bir provasıdır</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/deneme-sinavlari-%e2%80%9cgercek-sinavin%e2%80%9d-bir-provasidir.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/deneme-sinavlari-%e2%80%9cgercek-sinavin%e2%80%9d-bir-provasidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 May 2010 21:34:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akın Yıldırım</dc:creator>
				<category><![CDATA[Seviye Belirleme Sınavı - SBS Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav Kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[YGS - LYS]]></category>
		<category><![CDATA[deneme sınavı]]></category>
		<category><![CDATA[lys]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[ygs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1319</guid>
		<description><![CDATA[Deneme sınavlarına girmeniz, mevcut bilgi düzeyinizi ölçmeniz açısından büyük bir önem taşımaktadır. Bu sınavlar çalıştığınız konuları ne kadar kavradığınızı, dolayısıyla gerçek sınava ne kadar hazır olduğunuzu gösteren önemli verilerdir. Diğer bir ifadeyle deneme sınavları sizin için bir &#8220;boy aynası&#8221;dır. Denemelerde aldığınız puanlarla tercih etmeyi düşündüğünüz bölümlerin puanlarını kıyaslayarak mevcut durumunuz hakkında fikir sahibi olabilir ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Deneme sınavlarına girmeniz, mevcut bilgi düzeyinizi ölçmeniz açısından büyük bir önem taşımaktadır. Bu sınavlar çalıştığınız konuları ne kadar kavradığınızı, dolayısıyla gerçek sınava ne kadar hazır olduğunuzu gösteren önemli verilerdir. Diğer bir ifadeyle deneme sınavları sizin için bir &#8220;boy aynası&#8221;dır. Denemelerde aldığınız puanlarla tercih etmeyi düşündüğünüz bölümlerin puanlarını kıyaslayarak mevcut durumunuz hakkında fikir sahibi olabilir ve çalışmalarınızı ona göre şekillendirebilirsiniz.  </p>
<p>Bilgi düzeyinizi &#8220;doğru&#8221; bir şekilde ölçmeniz için, girdiğiniz deneme sınavlarının nitelikli olmasına dikkat etmelisiniz. Bir deneme sınavının nitelikli olmasındaki en önemli ölçüt, &#8220;üniversite sınavına paralel olan sorulardan oluşmasıdır.&#8221; Bu sorular, gerek zorluk düzeyleriyle gerekse konuları kapsayıcı olmasıyla üniversite sınavına yakın bir nitelikte olmalıdır. Piyasada bazı deneme sınavları vardır ki gerçekten de &#8220;ölçücü&#8221; olmaktan çok uzaktırlar. Bundan dolayı deneme sınavı alırken öğretmenlerinize danışmanız yararlı olacaktır.  </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Deneme sınavlarını nasıl yorumlamalısınız? </strong></p>
<p>Gerçek başarı düzeyinizin sadece bir &#8211; iki deneme sınavıyla ölçülemeyeceğini unutmamalısınız. Bazı öğrenciler vardır ki bir- iki denemede yüksek netler çıkarınca adeta sevinçten ayakları yerden kesilir. Ya da bir &#8211; iki denemede kötü sonuçlar alınca da psikolojileri alt &#8211; üst oluverir. Hâlbuki her iki durum da pek mantıklı değildir. Bir ilke olarak bilmelisiniz ki gerçek başarınız <em>en son girdiğiniz 4-5 denemedeki netlerinizin aritmetik ortalamasıdır. </em>Örneğin son 5 denemede Türkçe testinden elde ettiğiniz netler sırasıyla 30, 33, 27, 35 ve 25 olsun. Bu 5 testin ortalaması 30&#8242;dur. Yani sizin asıl başarı düzeyiniz 30 nettir. Son sınavda aldığınız 25 net sizi gerçekte yansıtmadığı gibi önceki denemelerdeki 35 net te sizi tam olarak yansıtmamaktadır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>&#8220;Deneme kolik&#8221; olmamaya özen gösterin</strong></p>
<p>Konu eksiği çok fazla olan öğrenciler için çok sık yapılan deneme sınavları zaman kaybıdır. Bunun yanı sıra çalışılmamış, bilinmeyen ya da tam hazmedilmemiş konulardan gelen sorular &#8220;yapılamayacağı&#8221; için psikolojik açıdan öğrencide yetersizlik duygusunun oluşmasına ve ileride de öğrencinin başarısız olacağına dair bir ön yargı geliştirmesine sebep olmaktadır.</p>
<p>Bazı öğrenciler adeta &#8220;deneme kolik&#8221;tir. Bitirilmesi gereken birçok konuları olduğu halde sürekli deneme sınavlarına girerek kendilerini test ederler. Yeni konular bitirip bilgi dağarcığınızı genişletmedikten sonra her seferinde aynı düzeydeki bilginizi ölçmenizin size ne faydası olacak ki? O nedenle her öğrenci kendi durumuna göre deneme sınavı çözme sıklığını belirlemelidir.</p>
<p>İlk zamanlarda &#8220;aylık deneme&#8221; çözmeniz yeterli olacaktır. Sonraki zamanlarda bilgi düzeyinizi arttırdıkça &#8220;iki hafta bir&#8221; deneme çözebilirsiniz. Sınava son bir ay kaldığında ise &#8220;haftada 1-2&#8243; veya konuları bitirme durumunuza göre daha fazla deneme çözebilirsiniz. Unutmayın ki &#8220;eksik konularınız&#8221; çok olduğu halde sık sık deneme çözmeniz size pek yarar sağlamayacaktır.   </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Deneme sınavlarında netlerim niçin yükselmiyor?</strong></p>
<p>Bazı öğrenciler çalıştıkları halde netlerinin bir türlü yükselmemesinden yakınırlar. Netlerinin yükselmediğini düşünen bu öğrenciler zamanla karamsarlığa kapılmakta ve çalışma iştiyaklarını kaybetmektedirler. Böyle durumlarda öğrencilerin psikolojik destek almaları yararlı olacaktır. Öğrencilerin netlerinin neden yükselmediği hususuna gelince;</p>
<ul>
<li>Net artış hızınızı frenleyen en önemli faktör konu eksiğinizin fazla olmasıdır. Yeni konular bitirmediğiniz halde netlerinizin yükselmesini beklemeniz elbette ki gerçekçi olmayacaktır.</li>
<li>Yeni konular bitirdiğiniz halde hâla netleriniz yükselmiyorsa &#8220;çalışma stratejinizden&#8221; kaynaklanan bazı yanlışlıkların olduğunu düşünmelisiniz.  Birçok öğrenci ders çalışırken genellikle çalıştığı konuyu tam olarak &#8220;özümsemeden&#8221; diğer bir konuya geçer. Bazı konuları %50 oranında, bazılarını da %30 vs oranında anlar. Öğrencinin bu tarz bir çalışmayla 8 konu bitirdiğini düşünelim. Bu öğrenciler herhangi bir sınava girdiklerinde çoğu kez istedikleri sonucu alamamaktadırlar. Çünkü konuları tam özümsemedikleri için sınav esnasında bu konuları ya tam olarak hatırlayamazlar ya da birbiriyle karıştırırlar. Tabii bunun neticesinde hayal kırıklığı yaşarlar. Sonra da&#8221;çok çalışmıştım, ama yine de soruları cevaplayamadım&#8221; diye yakınırlar. Böyle bir durumun yaşanmaması için çalışılan herhangi bir konunun en az %80 oranında halledilmesi gerekir. %80 oranında halledilen bir konu özümsenmiş demektir. Ve özümsenen konular kolay kolay unutulmaz, diğer konularla karıştırılmaz. Unutmayın ki yarım-yamalak 8 konu bitirmektense 4 konuyu %80 oranında özümseyerek anlamak daha mantıklıdır.</li>
<li>Test çözme tekniğinizden kaynaklanan bazı problemler olabilir. Bu anlamda probleminizin olduğunu düşünüyorsanız öğretmenlerinizden gerekli yardımı almalısınız.</li>
<li>Net artışını engelleyen hususlardan birisi de &#8220;sınav kaygısıdır&#8221;. Eğer yoğun bir şekilde sınav kaygısı yaşıyorsanız sınavdaki performansınız bundan olumsuz yönde etkilenecektir.</li>
<li>Çok çalıştığınız halde netlerinizde bir türlü yükselme olmuyorsa &#8220;yanlış kulvarda yarışma&#8221;  ihtimalini de göz önünde bulundurmalısınız. Yani diğer bir ifadeyle &#8220;yanlış alan seçimi&#8221; yapmış olabilirsiniz. Bu durum özellikle sayısal dersleri iyi olmadığı halde ısrarla sayısal bölümden sınava hazırlanan öğrencilerde gözlenmektedir. Bu öğrencilerin alan seçiminde yaptıkları bu hatayı görmezden gelmeleri çoğu kez kendilerine pahalıya mal olmaktadır.</li>
</ul>
<p><strong>Deneme çözerken nelere dikkat edilmelidir?</strong></p>
<ul>
<li>Deneme sınavları hem teknik, hem taktik, hem de psikolojik anlamda &#8220;gerçek sınavın&#8221; bir provasıdır. Dolayısıyla prensip olarak her denemeyi ciddiye almalısınız.</li>
<li>Okulunuzda ya da dersanenizde girdiğiniz denemelerde kesinlikle kopya çekmemelisiniz. Çünkü kopya çekerek aldığınız sonuçlar gerçek başarı düzeyinizi yansıtmayacaktır. Yani kendinizi kandırmış olacaksınız. Öğrenciler genellikle &#8220;netlerim düşük gelirse arkadaşlarımın içinde rezil olurum&#8221; düşüncesiyle kopyaya yönelirler. Bu tarz &#8220;çocuksu&#8221; davranışlar öğrenciye geçici bir mutluluk verse de uzun vadede zararlı sonuçlar doğurmaktadır.  </li>
<li>Evinizde yaptığınız denemelerde de &#8220;sınav atmosferinden&#8221; çıkmamalısınız. Zihninizin dinç olduğu vakitte sınavı çözmeli ve mutlaka zaman sınırlamasına da riayet etmelisiniz.</li>
<li>Hesap makinesi, cep telefonu vb. materyaller kullanmamalısınız.</li>
<li>Gerçek sınavda testleri hangi sıraya göre çözmeyi düşünüyorsanız denemelerde de aynı şekilde hareket etmelisiniz. Bunun için de en iyi olduğunuz testle sınava başlamanız ve kendinizi en zayıf hissettiğiniz testi de sona bırakmanız yararlı olacaktır. Sözgelimi sözelci bir öğrencinin sırasıyla Türkçe, Sosyal Bil, Matematik ve Fen testini çözmesi gerektiği gibi&#8230;</li>
<li>Her deneme sınavının sonunda yanlış yaptığınız soruları mutlaka gözden geçirin. Ve bu soruların özellikle hangi konularda yoğunlaştığını belirleyin. Belirlediğiniz bu konuları tekrar gözden geçirip bol soru çözerek pekiştirmelisiniz. Deneme sınavlarının sonunda bu tarz bir analiz yapmadıktan sonra bu sınavların sizin için pek verimli olmayacağını bilmelisiniz.   </li>
<li>En zor durumlarda olsanız bile deneme sınavına başlandığınızda mutlaka sınavı bitirmelisiniz.</li>
</ul>
<p> </p>
<p><strong>Akın YILDIRIM</strong></p>
<p><strong>Özel Balıkesir Fırat Lisesi</strong></p>
<p><strong>Rehber Öğretmeni</strong></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 720 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/deneme-sinavlari-%e2%80%9cgercek-sinavin%e2%80%9d-bir-provasidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sınav Stresine Yönelik Formüller</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/sinav-stresine-yonelik-formuller.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/sinav-stresine-yonelik-formuller.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Apr 2010 18:36:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sınav Kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[YGS - LYS]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[sınav stresi]]></category>
		<category><![CDATA[ygs]]></category>
		<category><![CDATA[ygs sınavı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1283</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, bu hafta sonu yapılacak Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı&#8217;na (YGS) girecek öğrencilerin, sınav stresini atlatmaları için ilk 5 dakikada, bilgiye dayalı fen-matematik sorusu yerine 1-2 kısa Türkçe sorusu çözmelerinin faydalı olacağını bildirdi. Konuya ilişkin açıklama yapan Uğur Dershaneleri Kurumsal İletişimden Sorumlu Müdür Yardımcısı ve ÖSYM uzmanı Turgay Polat, belirsiz bir durum karşısında duyulan hisse &#8221;kaygı&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, bu hafta sonu yapılacak Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı&#8217;na (YGS) girecek öğrencilerin, sınav stresini atlatmaları için ilk 5 dakikada, bilgiye dayalı fen-matematik sorusu yerine 1-2 kısa Türkçe sorusu çözmelerinin faydalı olacağını bildirdi.</p>
<p>Konuya ilişkin açıklama yapan Uğur Dershaneleri Kurumsal İletişimden Sorumlu Müdür Yardımcısı ve ÖSYM uzmanı Turgay Polat, belirsiz bir durum karşısında duyulan hisse &#8221;kaygı&#8221; adının verildiğini belirterek, sınav sisteminin bu yıl değişmiş olmasının da bu yıl sınav kaygısını artırıcı bir faktör olarak ortaya çıkabileceğini söyledi.</p>
<p>Polat, bulaşıcı bir duygu olan kaygının, öğrencinin ailesinin ve çevresinin kaygı duyması ölçüsünde artacağını ifade etti.</p>
<p>&#8221;Belli düzeydeki kaygı gereklidir, çünkü kaygısız başarı olmaz&#8221; diyen Polat, ancak vücutta aşırı terleme, uykusuzluk, aşırı yemek yeme gibi etkilere yol açan kaygının dozunun gerekenden daha yüksek olduğunun göstergesi olduğunu belirterek, bu kaygıyı yenmek için öğrencinin özellikle sınava gireceği okulu, hatta sınıfı önceden görmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>Turgay Polat, çocuğun sınava gireceği sınıftaki sıralara oturarak, bu sıraların yıllarca oturduğu sıralardan bir farkı olmadığını idrak etmesi gerektiğini ifade ederek, &#8221;Öte yandan, bu öğrenciler, şimdiye kadar birçok deneme sınavına girdi. Bir defa gerçek sınav, bu deneme sınavlarından her zaman daha kolaydır. Müfredat olarak ya da zorluk derecesi açısından daha kolaydır. Dolayısıyla gerçek sınavda, daha az zorlanacaklarını, daha az etkileneceklerini biliyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Sınav başladıktan sonraki ilk 5 dakikanın da önemli olduğuna vurgu yapan Polat, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8221;Sınava girecek gençler, ilk 3-4 dakika çok yoğun kaygı hissedecek. Eğer o dakikaları kaygısız geçirebilirlerse, kendilerini iyi bir motivasyona sokabilirlerse işleri çok kolay. Peki nasıl yapabilirler bunu? Genelde o 3-4 dakika, öğrencilerin çok karmaşık soruları çözmemeleri lazım. Fen, matematik, geometri soruları genelde karmaşık sorulardır. Dolayısıyla çocuk sınav kaygısına dayalı olarak, o anki kaygısının yarattığı motivasyon düşüklüğü nedeniyle anlık olarak düşünememe ve unutkanlık sorunları yaşayabilir. Matematik ve fen soruları genellikle yoğun bilgi gerektiren sorular olduğu için o anda hatırlama sorunu yaşar ve o sorulara yanlış cevaplar vermeye başlar. Çocuk 1-2 tane soruya yanlış cevap verdiği anda da bütün motivasyonu alt üst olur ve artık o sınavdan kopar.</p>
<p>O yüzden benim önerim ilk 5 dakikayı 1-2 kısa Türkçe sorusu çözerek geçirsinler. Kendilerini rahat hissedecek seviyeye geldiklerinde, artık sınav kaygısını atlatmışlardır. Şunu unutmasınlar ilk 5 dakikadır yüksek kaygının olduğu an. Öğrencide, &#8216;Evet ben daha önce bu soruları çözmüştüm, bu soru tipini görmüştüm, bu benim gördüğümden farklı değil&#8217; algısı başladığında o kaygı biter zaten.&#8221;</p>
<p>Turgay Polat, ailelere de önerilerde bulunarak, sınav haftasında, ailelerin, çocuğa aşırı anlayışlı davranmalarının, onunla tartışmamaya, en sevdiği yemekleri yapmaya, üzmemeye özen göstermelerinin de çocuğu strese soktuğunu ve ailenin normal rutinini bozmamanın büyük önemi bulunduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>-&#8221;SINAV ANINI ZİHİNLERİNDE CANLANDIRSINLAR&#8221;-</strong></p>
<p>FEM Dershaneleri Rehberlik Uzmanı Faruk Ardıç da öğrencilerin, &#8221;Konuları daha bitiremedim&#8221;, &#8221;Tam hazırlanamadım&#8221;, &#8221;Başka arkadaşlarım benden daha iyi hazırlandı&#8221; gibi duygularla da kendi kendilerini kaygıya sevk edebileceklerini hatırlattı.</p>
<p>Öğrencinin günlük yaşantısını aksatacak haldeki kaygıların ise normal dışı kaygılar olduğunu belirten Ardıç, bu durumda bir uzmana danışılmasında fayda olduğunu belirtti.</p>
<p>ÖSYM&#8217;nin bu yıl çok iyi bir hazırlık yaptığını ve sınava ilişkin görüntülü tanıtım CD&#8217;leri hazırladıklarını aktaran Ardıç, şunları söyledi:</p>
<p>&#8221;Öğrencilerin bu tanıtım CD&#8217;lerini ÖSYM&#8217;nin sitesinden izlemelerinde fayda var. Bu filmin temel özelliği sınav anında öğrencilerin dikkat edeceği tüm hususlar sergilenmiş. Bunu izlemenin, öğrencilerin temel kaygılarını azaltacağını düşünüyorum.</p>
<p>Ayrıca sınavdan önce, öğrenci eğer sınav anını zihninde canlandırırsa, &#8216;Sınava gireceğim. Kitapçıklar dağıtılacak. Önce adımı kodlayacağım&#8217; gibi zihinsel bir alıştırma yaparsa, bu canlandırma da belirsizliği ortadan kaldıracağından dolayı kaygı durumu azalacaktır.&#8221;</p>
<p>Öğrencilerin nefes egzersizleri yapmalarının, derin bir nefes alıp, 3-4 saniye nefeslerini tutup daha sonra vermelerinin de sakinleşmelerine neden olacağını ifade eden Ardıç, bu hafta aşırı ders çalışılmayıp 1-2 deneme sınavı yapılarak geçirilmesini tavsiye etti.</p>
<p>Ardıç, &#8221;Aşırı yüklenmeye gerek yok. Bir de olaylara pozitif yaklaşmak önemli. Sınav, hayatın bir parçası. &#8216;Kendime güveniyorum. Elimden gelen gayreti göstereceğim&#8217; diye düşünsünler. Bu tür düşünceler de kaygılarını azaltacaktır&#8221; dedi</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 776 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/sinav-stresine-yonelik-formuller.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sınav çocukları</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/sinav-cocuklari-2.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/sinav-cocuklari-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Mar 2010 15:29:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav Kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[çcuklar]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1275</guid>
		<description><![CDATA[Sonu &#8220;S&#8221; harfiyle biten en çok sınav ismi ne yazık ki Türkiye de&#8230; Neler mi? bunlar: KPSS, ÖSS, SBS, TUS, YDS, DGS, ALES, KPDS, ÜDS vs. Sistemleri ve yapıları kuru kuru eleştirmenin kimseye yararı yok. Türkiye, genç nüfusu en fazla olan ülkelerden biri. O kadar genç nüfusumuz var ki&#8230; Bir Şekilde bir kuruma işçi memur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sonu &#8220;S&#8221; harfiyle biten en çok sınav ismi ne yazık ki Türkiye de&#8230; Neler mi? bunlar: KPSS, ÖSS, SBS, TUS, YDS, DGS, ALES, KPDS, ÜDS vs.</p>
<p>Sistemleri ve yapıları kuru kuru eleştirmenin kimseye yararı yok. Türkiye, genç nüfusu en fazla olan ülkelerden biri. O kadar genç nüfusumuz var ki&#8230; Bir Şekilde bir kuruma işçi memur vb. alınacak olsa sınavdan başka bir alternatif gözükmüyor ne yazık ki. Burada esas vurgulamak istediğimiz şey ise şu: Çocuklarımız ta ilköğretim 4.sınıftan itibaren kendilerini, sınav denizinin içinde buluyor. Testler, quizler, sınavlar derken çocuğun kafası otomatikleşiyor.</p>
<p>Çocuk, beynine her şeyi kazanmak ya da kaybetmemek üzere inşa ediyor. Yatıyor sınav, kalkıyor sınav&#8230; Ergenlik çağlarının en güzel yılları velhasıl sınavlarla geçiyor.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Çocukların duygu dünyasını geliştirmeden zihin dünyalarına çok ağır programlar yüklüyoruz</span>.</strong> İlköğretimden lise bitene kadar bir yarış atı misali sınav sınav dolaştırıyoruz. Oyun, çocuğun dış dünyaya açılan tek penceresidir. Oyun, çocuğun dilidir. Onun imgeleme gücünü artırır, Onu yaratıcı yapar. Çünkü bu dönemde zihnin en faalde olduğu, sinir sisteminin de en yoğun tempoyla çalıştığı bir dönemdir. Sadece ele alınacak şey oyun mu? Elbette hayır. Arkadaşları ile ilişkileri, gruba katılma, kolektif hareket edebilme. Sevinme, haykırma, zamansız ve ölçüsüz gülme&#8230; Bunlar çocukların en hoşlarına gittikleri şeylerden sadece bir kaçı&#8230;</p>
<p>Bakınız önceden, sokak aralarında çocuklar, domino, yakar top, eş gördüm, saklambaç gibi oyunlar oynardı. Ve herkes bu oyunlardan büyük keyif alırdı. Şimdi bakıyorum o sokak aralarına ne oynayan, ne zıplayan birileri var. Ne yazık ki Orta Anadolu?da bir ilde olmama rağmen kendi ilimde bile bunları göremiyorum. Varın büyük şehirleri siz hesap edin. Boş zamanda çocuklar ya internet cafede ya da evlerinde TV karşısında. Diğer zamanların durumu ortada zaten. <strong>Ders, dershane, sınav üçgeninde hapsolmuş bir hayat&#8230;</strong></p>
<p><strong>Elbette ki karamsar bir tablo oluşturmak asla amacımız değil. Bizler bilakis planlı ve programlı ders çalışan öğrencilerimizin kesinlikle gezmeye, tozmaya, oynamaya, zıplamaya vakitlerinin olacağını iddia ediyoruz. Öyle de olmalı&#8230; </strong></p>
<p><strong>Ergenliğin verdiği bu yoğun enerji bir şekilde atılmalı&#8230; Çocuğun yaşı ilerledikçe, sınavların derecesi ve dozajı artıyor. Burada annelerin ve babaların bir gerçeği görmelerini ve çocuklarının yerine birazda kendilerini koymalarını istiyorum, onların pencerelerinden bakmalarını, onlar gibi düşünmelerini istiyorum.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Bu çocuklar hayatlarının en güzel çağlarında, bu sınavlarla muhatap olmak durumdalar. Bu sınavlardan iyi puanlar almak zorundalar. Burada sizin yani anne ve babaların, vereceğiniz her destek artı puan değerindedir. Onların, başarılarına ve başarısızlıklarına lütfen ortak olalım. Sınavları, karneleri, dersleri bir ölüm kalım savaşı haline getirmeyelim. Onlar böyle düşünseler bile, bizler onlara bunun böyle olmadığı konusunda yardımcı olalım.</strong></p>
<p><strong>Nevzat ÖZER</strong></p>
<p><strong>Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen</strong></p>
<p><strong>&#8220;21.yy da Anne ve Baba olmak&#8221; isimli kitabın  yazarı</strong></p>
<p><strong><a href="mailto:nevzatozer66@hotmail.com">nevzatozer66@hotmail.com</a></strong></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 351 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/sinav-cocuklari-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sınavları kazanmada önemli ipuçları</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/sinavlari-kazanmada-onemli-ipuclari.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/sinavlari-kazanmada-onemli-ipuclari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 18:24:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevzat ÖZER</dc:creator>
				<category><![CDATA[Seviye Belirleme Sınavı - SBS Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav Kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[Verimli Ders Çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[YGS - LYS]]></category>
		<category><![CDATA[ÖSS Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[kpss]]></category>
		<category><![CDATA[lys]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[sınav stratejisi]]></category>
		<category><![CDATA[ygs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1243</guid>
		<description><![CDATA[KPSS-SBS VE YGS Sınavlarında bazı taktikleri bilmek rakiplerinizle olan mesafenizin açılmasında size çok önemli yararlar sağlayacaktır. Aşağıdaki önerileri, İpuçlarını bilmeniz sizin için son derece önemlidir. Bunları, gireceğiniz sınavlarda uygulamanız başarınızı artırma ve yüksek puan alma adına faydalı stratejiler olacaktır&#8230; 1-Bir bölüme başlamadan önce, o bölümü hızla gözden geçirin. Başlayacağınız bölümü cevaplamadan önce 10 saniyenizi 0 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KPSS-SBS VE YGS Sınavlarında bazı taktikleri bilmek rakiplerinizle olan mesafenizin açılmasında size çok önemli yararlar sağlayacaktır. Aşağıdaki önerileri, İpuçlarını bilmeniz sizin için son derece önemlidir. Bunları, gireceğiniz sınavlarda uygulamanız başarınızı artırma ve yüksek puan alma adına faydalı stratejiler olacaktır&#8230;</p>
<p><strong>1-Bir bölüme başlamadan önce, o bölümü hızla gözden geçirin.<br />
</strong>Başlayacağınız bölümü cevaplamadan önce 10 saniyenizi 0 bölümün yer aldığı sayfaları hızla gözden geçirmeye ayırın. Böyle bir işlem testin yapısındaki ve soru sayısındaki değişikliğe karşı uyanık olmanızı ve kendinizi değişikliklere karşı yeniden düzenlemenizi sağlayacaktır.</p>
<p><strong>2-Dikkat-Hız ve isabeti iyi ayarlayın</strong></p>
<p>Aşırı dikkati verip her soru üzerinde fazla zaman harcamak da yeterli puanı toplamanızı engelleyecektir.Tıpkı hızlı okuyup ayrıntıları kaçırmak gibi&#8230;Bazı öğrenciler vardırı yoktur;dır,diri -değildir okuyabiliyor.</p>
<p><strong>3-Bir soruda belirli bir süre geçtiği halde çözüme ulaşamazsanız soruyu bırakın</strong>.<br />
Sınavlarda soruların ağırlık derecesi farklı ancak bütün soruların puan değeri aynıdır. Zor sorulara ek Puan verilmez. Bu sebeple bir soru üzerinde makul bir zaman harcadığınız ve doğru olduğuna inandığınız bir çözüme ulaşamadığınız takdirde, bu soru üzerinde çalışmaya devam etmek yerinde değildir. Uygun olan bu soruyu bırakıp, bölümdeki diğer sorulara geçmektir.</p>
<p><strong>4-Herhangi bir soruyu Üzerinde zaman harcamak gerektiği ve karışık gözüktüğü için otomatik olarak atlamayın.<br />
</strong>Sınavda karşılaşacağınız soruların büyük çoğunluğu analize ihtiyaç gösterir Eğer üzerinde zaman harcanması gerektiğini düşündüğünüz her soruyu atlarsanız, kısa bir süre sonra çok az soruyu cevaplandırmış olarak, bölüm sonuna varırsınız.</p>
<p><strong>5-Yanınızda bir saat bulundurun ve bunu test süresine göre ayarlayın.</strong><br />
Zamanı kullanmak geçen her dakikanın farkında olmak ve her dakikadan en üst düzeyde yararlanmak demektir.<br />
6-Zihninizin dağılmasını önleyin. Eğer bölümler arasında kısa bir dinlenme aralığı vermenize imkân varsa zihninizi programlı bir şekilde dinlendirin ve bu süreyi aşmayın.Zaman hem dostunuz, hem düşmanınızdır. Eğer zamanı bilinçli ve planlı bir şekilde kullanırsanız başarınızı yükselir ve bilinçsiz kullanırsanız kaybedersiniz.</p>
<p><strong>7- Zamanla aşırı ilgilenmeyin.<br />
</strong>Her bölüm içinde zamanı kontrol etmemizin mümkün olduğu elverişli noktalar vardır. Örneğin bir bölümdeki çalışma hızınızı her beş soruda bir kontrol edebilirsiniz.</p>
<p><strong>8-Sorulan soruya cevap olamayacak seçenekleri eleyin.</strong><br />
Unutmayın ki, doğru cevap birbirine benzeyen ve doğru olmayan bir grup seçenek arasında gizlenmiştir.</p>
<p><strong>9-Tahmin etmeniz gerekirse, hızlı tahminde bulunun ve fikrinizi değiştirmeyin.</strong><br />
Bu anahtar iki temele dayanır. Eğer tahminde bulunmak gerekiyorsa, bunu yapmak gerekir. Sürekli düşünmekten yorgun düştüyseniz ve iki seçenek arasında doğru cevap olması yönünden bir fark göremiyorsanız o zaman tahminde bulunacaksınız. Yapılan araştırmalar ilk tahminlerin, ikinci tahminlerden daha isabetli olduğunu ortaya koymuştur. </p>
<p><strong>10-Üçlü bir zincir kurulabilir, ancak dörtlü zincirin bir yerinden kırılması gerekir.<br />
</strong>Test sınavlarında, cevap kâğıtlarıyla ilgili gerçeklere dayanan tek bir teori vardır. Sınava girmiş herkes bir sırada 5 tane A cevabının alt alta gelmesinden oluşan zincirlerden kaçınır. Her ne kadar dörtlü veya beşli bir zincir teorik olarak mümkünse de, böyle bir zincire şimdiye kadar hiç rastlamadığımızı <strong>rahatlıkla</strong> söyleyebiliriz.</p>
<p>Eğer cevap kâğıdınızda dört veya daha fazla cevabın aynı seçenekte toplandığını görürseniz, o diziyle ilgili çalışmanızı gözden geçirin, çok büyük bir ihtimalle en az birinin yanlış olduğunu bulacaksınız.</p>
<p><strong>11-Cevap kâğıdında cevapları bütünüyle doldurarak, uygun boşlukları taşırmadan ve koyu olarak işaretleyin.</strong></p>
<p>Cevap kâğıdında makinenin yanlış okumasına sebep olacak her türlü işaretten kaçının. Her soru için sadece bir tek cevap işaretleyin. Cevap kâğıdını atlayarak kodlamak sık rastlanan hatalardan biridir. Sıralamadaki bir atlama veya bir soruya iki cevap işaretlenmesi soru kitapçığı ile cevap kâğıdındaki sayıların birbirini tutmamasına ve sınavda mutlak bir <strong>başarısızlığa</strong> sebep olur.</p>
<p><strong>12-Cevaplarınızı, cevap kâğıdına gruplar halinde kodlayın.</strong><br />
Soru kitapçığından her sorunun ayrı ayrı okunup, doğru cevabının bulunduktan sonra, cevap kâğıdına kodlanması hemen hemen bütün sınava girenlerin yaptığı ortak hatadır. Her soru için soru kitapçığından cevap kâğıdına, cevap kâğıdından soru kitapçığına gidip gelmek hem ciddi bir zaman kaybıdır, daha da önemlisi hem de dikkat yoğunlaşmasını kesen ve kopartan önemli bir engeldir Grup halinde kodlama yapmak için mutlaka beş soruyu cevaplandırmak gerekmez, sayfa sonları da uygun bir cevaplama aralığıdır.</p>
<p>Kodlama süreleri zihninizi dinlendirmek için kullanacağınız bir dinlenme aralığı olarak da kullanılabilir.</p>
<p><strong>13-Özel bir kodlama sistemi geliştirerek soru kitapçığı üzerinde işaretleyin.</strong><br />
Böyle bir sistem geliştirmenin birinci yararı doğru cevapları belirlemektir. Değiştirdiğiniz cevaplar, atladığınız sorular ve tekrar gözden geçirmek istediğiniz cevap ve sorular için de farklı kodlarınız olmalıdır. Böyle bir sistem geliştirmek; neyi yapıp, geride neyi, hangi durumda bıraktığınızı kolayca görmenizi sağlayacaktır. Ayrıca cevap kağıdı üzerinde herhangi bir hata yaptığınızı fark ederseniz, geriye dönüp bu hatayı kolayca telafi etmenize imkan verecektir.</p>
<p><strong>14-Sınavlarda bazı çok güç sorular vardır.</strong><br />
Bütün soruları doğru cevaplama beklentisi içinde olmayın. Gerek kolejlere, gerekse üniversitelere giriş sınavları öğrencilerin başarı düzeyini ölçmeyi değil, onlar arasında bir sıralama yapmayı amaçlamaktadır. Bu sebeple giriş sınavlarındaki bütün soruları cevaplamayı beklemek doğru değildir.</p>
<p><strong>15-Muhtemelen sınavda büyük bir zaman baskısı ile karşılaşacaksınız. Buna hazırlıklı olun.</strong><br />
Okulda daha önce cevaplandırdığınız sınavlarda büyük bir ihtimalle soruların bütününü veya büyük bir bölümünü cevaplama imkânına sahip olmuş olabilirsiniz. Giriş sınavlarında ise zamana karşı yarışacaksınız. Zaman baskısı soruların güçlük derecesini yükseltecektir.</p>
<p><em>Hayatınızın başarılarla dolu olması dileğiyle&#8230; Ancak unutmayın başarısızlık bir son değildir&#8230; Olsa olsa yeniden başlamaya bir kamçıdır&#8230;</em></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Nevzat ÖZER</strong></p>
<p><strong>Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen</strong></p>
<p><strong>&#8220;21 yy da Anne ve Baba olmak isimli kitabın yazarı&#8221;</strong></p>
<p><strong>nevzatozer66@hotmail.com</strong></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 1852 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/sinavlari-kazanmada-onemli-ipuclari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
