



<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aktuel Eğitim ve Rehberlik Portalı (PDR) &#187; Motivasyon ve Başarı</title>
	<atom:link href="http://www.aktuelegitim.com/category/rehberlik-hizmetleri/motivasyon-ve-basari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aktuelegitim.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Eğitim ve Rehberlik Portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 20:13:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Hayal Kurmak Bilgiden Önemlidir</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/hayal-kurmak-bilgiden-onemlidir.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/hayal-kurmak-bilgiden-onemlidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Dec 2011 18:31:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin KILIÇ</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Motivasyon ve Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilgimi hayalmi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayal Kurmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2723</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Sen neye hazırsan, o da senin için hazırdır.&#8221; Marc Victor Hansen     Her insanın yapabilecekleri kapasitesi ile orantılıdır.Kapasitemiz ile ne büyüklükte işler başarabileceğimizin sınırını da hayallerimiz belirler. Aynı kapasite, imkan ve zekaya sahip kişilerin birbirinden çok farklı işler başarabilmelerini, çevre şartları, fırsatlar ile açıklayamayız. Aradaki farkı hayallerimizin büyüklüğü tayin eder. Biz ancak hayallerimiz kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>&#8220;Sen neye hazırsan, o da senin için hazırdır.&#8221;</em></strong><strong></strong></p>
<p><strong>Marc Victor Hansen    </strong></p>
<p>Her insanın yapabilecekleri kapasitesi ile orantılıdır.Kapasitemiz ile ne büyüklükte işler başarabileceğimizin sınırını da hayallerimiz belirler. Aynı kapasite, imkan ve zekaya sahip kişilerin birbirinden çok farklı işler başarabilmelerini, çevre şartları, fırsatlar ile açıklayamayız. Aradaki farkı hayallerimizin büyüklüğü tayin eder. Biz ancak hayallerimiz kadar büyüğüz&#8230; Neyi gerçekleştirmeyi hayal ediyor isek ancak o kadar büyüklükte işler başarırız.</p>
<p>Sobacılık yapan birisinin hayali dedesinin de, babasının da yaptığı sobacılığı sürdürmek ise bu kişinin önüne bütün imkanları sunsanız bile soba fabrikası kurmak, işleri daha da büyütmek gibi bir kaygı ve düşünce taşımayacaktır. Bu kişinin bu yönde bir gayreti olmayacaktır. Kış yaklaşmakta iken geçen yıl aynı dönemde ne kadar soba satmışsa bu dönemde de o kadar satmayı hayal eder ve üç aşağı beş yukarı bu hayali kadar satabilecektir&#8230; Hayallerimizin büyüklüğü kadar işler başarabiliriz. Hiç kimse hayallerinden daha büyük şeyler başaramamıştır. Böyle bir başarıya sadece tesadüfen ulaşılabilir ki bu da bir laboratuar ortamında tesadüfen cep telefonu icat etmeye benzer. Cep telefonu yapmayı birileri önce hayal ettiler ve hayallerini gerçekleştirmek için gereken çalışmayı yaptılar ve başardılar&#8230; Araba, televizyon, bilgisayar vb. her şey önce hayal edildi ve bu hayallerin adım adım gerçekleştirilmesiyle ortaya çıktılar&#8230;</p>
<p>Bir insan bazı bilgilere sahip olabilir ama hayalleri yoksa bu bilgileriyle hangi hayallerin gerçekleştirilebileceğine dair düşünce içerisinde değilse bu bilgilere sahip olmanın bir anlamı olmayacaktır. Ne yapacağını bilmeyen, hayalleri olmayan birisine çok büyük miktarda para verseniz bu parayla neler yapacağını tahmin etmek hiç de güç olmayacaktır! <strong>Einstein</strong>&#8216;ın dediği gibi <strong><em>&#8220;Hayâl kurmak bilgiden önemlidir&#8230;&#8221;</em></strong><strong><em></em></strong></p>
<p>Biz neyin hayalini kurarsak ona layık olduğumuzu, o kadar büyük ya da küçük şeyleri hak ettiğimizi düşünürüz. Hayatımızda büyük şeylerin gerçekleşmesini istiyor isek, önce büyük düşünüp hayatımızda bu hayalin yeşermesi için uygun zemini oluşturmamız gerekir. Hayallerimiz bir şeyler ekip biçeceğimiz tarlamızdır. Bu tarlanın ne kadar büyük olacağı, bu tarlada neler yetiştireceğimiz ile ilgili olarak bizi  kimse sınırlayamaz. Bize her türlü engeli koyabilirler ama hayallerimize asla&#8230;</p>
<p>Hayallerimizi kısıtlamamıza neden olabilecek engeller, Orville ve Wilbur Wright kardeşlerin önünde de vardı. Ama Wright kardeşler bir bisiklet atölyesine sahip iken uçmayı hayal ettiler. İlk planörlerini yaptıklarında havada sadece 10 saniye kalabildiler. Gece gündüz çalışarak hafif bir motor yapmayı başardılar ve 17 Aralık 1903 tarihinde ilk motorlu araçlarıyla havalanmayı başardılar. Bugün ilk uçaktan bu yana çok büyük mesafeler elde edilmiş ise bu bir çok insanın hayal kurması ve bu hayallerin gerçek olması için çaba harcamaları ile sağlamıştır.</p>
<p>Wright kardeşleri dönemindeki diğer bisiklet atölyesi sahiplerinden ayıran en önemli özellik onların hayallerinin olması idi&#8230; Onlarında hayalleri olmasaydı iyi bir bisiklet tamircisi olarak hayatlarını sıradan kişiler olarak sonlandıracaklardı. Hayal kurmak sıradanlığı reddetmek, mantık ve akıl sınırlarını zorlamaktır. Hayaller akılla, mantıkla her zaman izah edilemeyebilir.  Mantık ve akıl hayal ettiğimiz şeyleri gerçekleştirmek için kullanabileceğimiz bir araçtırlar. Bu araçların daha çoğuna bizden fazla sahip olanlar olabilir ama, bu araçlar ne için ve nerede kullanıldığına göre işe yarayacaktır. Sadece mantık, akıl ve zeka tek başına bundan sonraki buluşların gerçekleştirilmesine yetmeyecektir, bundan evvelde yetmediği gibi&#8230;</p>
<p><em>Öğretmen, öğrencilerinden büyüdükleri zaman ne  yapmak istedikleri konusunda bir kompozisyon yazmalarını ister.</em></p>
<p><em>Seyis çocuğu, bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazar. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlatarak 200 dönümlük çiftliğin krokisini çizer. Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini  gösterir. Hatta 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekler.</em></p>
<p><em>Ertesi gün hocasına sunduğu 7 sayfalık ödev tam kalbinin sesidir. İki gün sonra ödevi geri alır. Kâğıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir &#8220;0&#8243; ve &#8220;Dersten sonra beni gör&#8221; uyarısı vardır.</em></p>
<p><em>Çocuk; &#8220;Neden &#8220;0&#8243; aldım?&#8221; diye merakla hocasına sorar. </em></p>
<p><em>&#8220;Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayâl. Paran yok, gezginci bir aileden geliyorsun. Kaynağınız yok, at çiftliği kurmak büyük para gerektirir. Önce araziyi satın alman lazım, damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkânsız.&#8221; </em><em></em></p>
<p><em>&#8220;Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm.&#8221; </em></p>
<p><em>Çocuk evine döner ve uzun uzun düşünür, babasına danışır.</em></p>
<p><em>Babası: &#8220;Bu konuda kararını kendin vermelisin. Bu senin hayatın için oldukça önemli bir seçim!&#8221; der.</em><em></em></p>
<p><em> Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini hiçbir değişiklik yapmadan hocasına geri götürerek,</em><em></em></p>
<p><strong><em>&#8220;Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin ben de hayallerimi?&#8221; </em></strong><em>demiş.<strong></strong></em></p>
<p><em>Şimdi O öğrenci, bugün 200 dönümlük arazi üzerindeki 1000 metrekarelik evinde oturuyor. Yıllar önce yazdığı ödev de şöminenin üzerinde çerçevelenmiş olarak asılı.</em></p>
<p><em>Etrafımıza baktığımızda hayalleri olanlar ile hayalleri olmayanları birbirinden kolayca ayırabiliriz. Çabamız, çalışmamız, ortaya koyduğumuz performans,ancak hayallerimiz kadardır&#8230;</em></p>
<p>Hayallerimiz ile ortaya yeni bir şeyler koyduğumuzda, ilk etapta bizi taklit edenler ortaya çıkıncaya kadar biz o gerçekleştirdiklerimizle önemli bir mesafe almış ve ilk olarak ortaya koyduğumuz  o ürün ile birlikte anılır hale geliriz. Bir çok üründe  bu buluşu ilk ortaya çıkaran kişilerin ismi ile ürünün özdeşleşmiş olması ve o ürün söz konusu olunca akla ilk olarak o kişinin gelmesi tesadüfi değildir. Mobilya, tıraş bıçağı, televizyon, vb. bir çok sektörde ürün ile belli markalar ve isimler adeta özdeşleşmişlerdir. Genellikle de ürünü ilk olarak ortaya koyanlarda bu durum söz konusudur?<em></em></p>
<p><strong>Benjamin Franklin&#8217;in </strong>dediği gibi<strong> <em>&#8220;Siz kafanızı büyük hayallerle doldurmaya bakın. Kafanız sonradan cebinizi parayla dolduracaktır.&#8221;</em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Metin KILIÇ<br />
Psikolojik Danışman<br />
Metinkilic66@hotmail.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/hayal-kurmak-bilgiden-onemlidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öğrencinin dikkatini artırma yöntemleri</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/ogrencinin-dikkatini-artirma-yontemleri.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/ogrencinin-dikkatini-artirma-yontemleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Dec 2011 21:30:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Motivasyon ve Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenme Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[dehb]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat arttırıcı çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat ve konsantrasyon]]></category>
		<category><![CDATA[hiperaktivite bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[konsantrasyon]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerde dikkat arttırıcı çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[spor dikkati arttırırmı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2702</guid>
		<description><![CDATA[Bir öğrencinin ders çalışırken,ders dinlerken, test çözerken veya sınav olurken dikkat sorunu yaşaması için mutlaka dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) yaşıyor olması şart değildir. Ortada böyle bir sorun olmasa da öğrenciler, dikkatlerini toparlamakta zorlanabilirler. Günümüzde öğrenci olsun olmasın bütün insanların dikkatinin kolayca dağılmasının nedenleri arasında, insanların biyolojik yapısının, avcılık-toplayıcılık dönemindeki her harekete ve sese [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir öğrencinin ders çalışırken,ders dinlerken, test çözerken veya sınav olurken dikkat sorunu yaşaması için mutlaka dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) yaşıyor olması şart değildir. Ortada böyle bir sorun olmasa da öğrenciler, dikkatlerini toparlamakta zorlanabilirler.</p>
<p>Günümüzde öğrenci olsun olmasın bütün insanların dikkatinin kolayca dağılmasının nedenleri arasında, insanların biyolojik yapısının, avcılık-toplayıcılık dönemindeki her harekete ve sese anında yönelebilen bir özelliğe sahip olduğu ve bu biyolojik yapının bugün de devam ettiği ama günümüzde artan uyaran sayısı karşısında dikkati belirli birkaç unsura vermekten çok, birbirinden farklı olan yüzlerce faktöre yönelme zorunluluğunun ortaya çıktığı kabul edilir. Bunun da, başta öğrencilik olmak üzere, görev ve sorumluluklara dair dikkatin, bu unsurların arasında kaybolduğu gerçeğinin altı çizilir.</p>
<p>Bu nedenle, dikkat sorunu yaşayan öğrencilerin çalışma ortamı ve çalışma planları, yapılandırılırken, dikkat dağıtıcı unsurlardan arındırılması gerekmektedir.</p>
<p>Karmaşık bir çalışma planı ve karmaşık bir çalışma odasında öğrencilerden yeterince dikkat ve konsantrasyon beklenmemelidir.</p>
<p>Çağımızda hem annenin hem de babanın çalışması, onların çalışmadığı hafta sonları ise çocukların özel kurslara gitmesi, aile-çocuk iletişimini sıfır noktasına kadar geriletmiştir.</p>
<p>Duygusal ihtiyacı karşılanmayan çocuklar ise, sade öfkeli, gergin ve huzursuz olmakla kalmamakta, aynı zamanda dikkatleri de toparlayamamaktadırlar.</p>
<p>Yetiştirme yurtlarındaki çocukların dikkat sürelerinin kısa olmasının nedenlerinin başında, bu duygusal ihtiyacın karşılanmıyor olması gelir. Bu nedenle ailelerin çocukları ile ona duygusal doyum sağlayan gerçekçi ve doğal ilişkiler kurması gerekmektedir.</p>
<p>Diğer yandan günümüzde, çocuklardan eğitim adına çok büyük başarılar beklenmektedir. Bu durum çocukta beklenti baskısı meydana getirmekte ve beklenti baskısı da dikkatin dağılmasına neden olmaktadır.</p>
<p>Aileler çocuklarından, ne tür ve hangi seviyede bir beklenti içerisinde olduklarını sıklıkla dile getirerek onun çalışmasını sağlamayı amaçlarlar. Oysa böyle bir yaklaşım öğrenciyi masada tutmak gibi bir sonuç doğursa da, dikkatin dağılması ve konuları anlayamama gibi asıl olumsuz sonucu da beraberinde getirmektedir.</p>
<p>Öğrencide yaşanan dikkat sorunlarından biri de; ailelerin her şeye olumsuz bakmasından kaynaklanan dikkat sorunudur.</p>
<p>Eğer aile tepkisel bir tutum ile her şeye karşı çıkıyorsa, çocuk olumsuz duyguların etkisi altında kalarak, duygusal enerjisini yitiriyor bu da dikkatin toparlanamamasına yol açıyor.</p>
<p>Bu nedenle ailelerin, sınav sistemini, okulları, kitapları eleştirmekten vazgeçip çocuğu eğitim gerçeklerine odaklamaya çalışmalarında fayda vardır.</p>
<p>Çocuk içinde bulunduğu eğitim gerçekleri ile barışık olursa, duygusal enerjisi artacağından dikkat düzeyi de kendiliğinden artmış olacaktır.</p>
<p><strong>POZİTİF STRES DİKKATİ ARTTIRIR</strong></p>
<p>Dopamin ve dopaminden sentezlenen noradrenalin dikkat, konsantrasyon ve bunların etkisiyle motivasyon, uyanıklık gibi işlevleri arttırmaktadır.</p>
<p>Bugün stres anında salgılanan noradrenalinin öğrencilerin dikkatlerinin artmasındaki etkisi bilim çevreleri tarafından kabul edilmektedir.</p>
<p>Bu nedenle belirli bir düzeydeki stres, öğrencilerin ders ve sınav başarıları açısından gerekli olan bir unsurdur.</p>
<p>Öğrenci, az miktarda da olsa başaramayacağından korkmalı ve noradrenalin salgılamalı ki dikkatinde artışlar olabilsin. Noradrenalin aynı zamanda öğrenciye sorulara karşı meydan okuma gücü vermek gibi artı bir fonksiyon daha kazandırmaktadır.</p>
<p>Bu nedenle, ailelerin çocuklarının faydalı stresini ortadan kaldırmaya çalışmamalarını öneriyoruz.</p>
<p>Peki zararlı stresi faydalı stresten nasıl ayırtedebiliriz?</p>
<p>Eğer çocukta aşırı el terlemesi, mide sancıları, istifra etmek gibi fiziksel belirtiler var ise, bu durum olumsuz stres yaşanmakta olduğunun göstergesidir. Hemen bir uzmana başvurulması gerekmektedir.</p>
<p>Dikkatli Olmamızı Sağlayan Beynimizdeki Frontal Lobu Aktif Halde Tutmalıyız.</p>
<p>Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yaşayan çocukların frontal loblarında beyin kan akımı ve metabolik hızında azalma olduğu gözlenmiştir (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, Prof.Dr.Selahattin Şenol, Doç.Dr.Elvan İşeri, Uzm.Psk.Aylin İlden Koçkar, HYB Yayıncılık).</p>
<p><strong>Frontal lobun görevleri</strong>:</p>
<p>- Alınan bilgileri sıraya koyma</p>
<p>- Yeni bilgileri eski bilgilerle ilişkilendirme</p>
<p>- Davranışları kontrol altında tutma</p>
<p>- Uygun olmayan tepkileri baskılama</p>
<p>- Geleceğe ilişkin plan ve program yapma</p>
<p>Bunlar frontal lobun yürütücü işlevleri olarak da bilinmektedir.</p>
<p>Yürütücü işlev, dikkati başlatmak, sürdürmek ve dikkati başka yönlere aktarabilmek anlamına gelir.</p>
<p>Öğrencilerin, frontal lobun işlevini artırmak, ders ve sınav anı dikkatlerini yükseltmek için özellikle şunları yerine getirmeleri gerekmektedir:</p>
<p>I. Öğrenciler gördükleri her yeni konuyu birbiri ile ilişki içerisinde sıraya koyar ise dikkatlerinde artışlar olacaktır. Sistematik bilgi dikkati arttıran en temel unsurlardan biridir. Odamız dağınık iken dikkatimiz dağılıyor da bilgilerimiz dağınık iken dikkatimiz dağılmaz mı? Elbette ki dağılır. Buna mutlaka dikkat etmeliyiz.</p>
<p>II. Öğrenciler mutlaka gördükleri her dersin konusunu önceki derslerin konuları ile ilişkilendirmeliler ve o bilgiyi diğer bilgilere bağlayarak anlamlandırmalıdırlar. Beyin anlamlandırılmamış, ilişkilendirilmemiş olan bilgiye yoğunlaşamaz. Onu kısa sürede bellekten atar.</p>
<p>III. Eğer öğrenciler, ders çalışma planlarına aynen uyarlarsa anne ve babanın uyarısına meydan vermeden çalışmaya başlarlarsa dikkatleri yükselecektir. Çünkü içsel plan ve program beynin dikkat kısmını uyaracak ve öğrenci daha dikkatli olacaktır.</p>
<p>IV. Öğrenci, öğretmenine veya ailesine karşı ani tepki gösterme gibi davranışlarını kontrol altına almaya çalışırsa, dikkati artacaktır. Oysa bu tepkiyi göstermesi halinde, dikkati tamamen dağılacaktır.</p>
<p>V. Öğrencilerin dikkatini arttıran diğer önemli bir etken de, plan ve program yaparak çalışmaktır. Beyin bir sonraki hamleyi göremez ise kişi aşırı strese kapılır ve bu da dikkat dağılmasına yol açar. Bu nedenle dikkati yükseltmenin en pratik ve kısa yollarından biri, plan ve programa uygun halde çalışmaktır.</p>
<p>VI. Diğer yandan beyinde derse karşı ilgi uyanması sağlamak için, mutlaka o gün derste anlatılacak olan konuya on dakika kadar bir göz gezdirip derse öyle gitmek gerekir.</p>
<p>Bu ön çalışma öğrencinin dersi iyi dinlemesine ve konuyu anlamasına yol açmaktadır.</p>
<p><strong>DİKKAT DAĞINIKLIĞI YAŞAYAN ÖĞRENCİ KONULARI ÇABUK UNUTUR</strong></p>
<p>Belirli orandaki dikkat, beynin bilgiyi işlemesi, anlamlandırması ve kullanması için vazgeçilemez temel koşullardan biridir.</p>
<p>Beynin ön bölgesinin yani prefrontal korteksin en önemli işlevlerinden biri yürütücü işlevlerdir.</p>
<p><strong>YÜRÜTÜCÜ İŞLEVLER:</strong></p>
<p>- Hatırlama</p>
<p>- Bir görevi tamamlama</p>
<p>- Bilgileri değerlendirme</p>
<p>- Bilgileri uygulama ve hayata geçirme</p>
<p>- Bunlarla ilgili plan ve program yapma</p>
<p>gibi özelliklerden oluşur.</p>
<p>Öğrenciler, sistematik tekrar yaparak hatırlama fonksiyonlarını artırırken dikkatlerinin de artacağını bilmelidirler.</p>
<p>Öğrenciler yine, hiçbir ödevi yarım bırakmadıkları ve onu kesinlikle tamamladıkları durumda dikkatlerinin artacağını göreceklerdir.</p>
<p>Öğrencilerin, ders tekrarlarını, ezber şeklinde değil de değerlendirme, yorumlama, başka anlamlara ulaşma şeklinde yapmaları halinde dikkatlerinin artacağını bilmeleri gerekir.</p>
<p>Yine bilgileri gerek testlerle gerek deneylerle, gerekse de hayatın içinde uygulayarak dikkatin arttırılması mümkündür.</p>
<p><strong>DEPRESYON VE AŞIRI KAYGI DİKKATİ DAĞITIR</strong></p>
<p>Özellikle ders başarısına ve genel sınavlarla ilgili başarı beklentisine karşı öğrencilerde kaygı ve depresyona bağlı olarak, hırçınlık, huzursuzluk, öfke nöbetleri, aşırı hareketlilik ve dikkatsizlik sorunları ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>Öğrencilerin kaygı bozukluğu yaşayanlarında başaramama korkusu, uykusuzluk, güvensizlik, takıntılı düşünce ve davranışlar görülür.</p>
<p>Bu gibi durumlarda çocuklar çoğunlukla gerçek olmayan korkulara kapılırlar, sevilmediklerini ve dışlandıklarını düşünürler.</p>
<p>Bu öğrenciler dikkatlerini toparlayamadıkları için ödevlerini tamamlayamazlar ve bundan dolayı da yoğun bir kaygı yaşarlar.</p>
<p>Okulunu, öğretmenini, arkadaş çevresini reddederek bunlardan uzaklaşırlar.</p>
<p>Oysa yukarda anlattığımız dikkat arttırıcı uygulamaları yaparsa, derslerini de anlayacak, ödevlerini de tamamlayacak ve bu sorunları yaşamayacaktır.</p>
<p><strong>OLUMLU İLETİŞİM ÇOCUĞUN DİKKATİNİ ARTTIRIR</strong></p>
<p>Çocuğun olumsuz tutumu ya da ders başarısındaki düşüş karşısında, ona karşı olumsuz bir duruş sergilemek, onu hep eleştirmek, öfkeye kapılmak, çocuğun dikkat ve konsantrasyonunu tamamen bozmaktadır.</p>
<p>Dikkat sorunu yaşayan çocuklarda öncelikle, özgüven veren ve onun kendi benliğine olan saygısını arttıracak davranışları ortaya koymak gerekir.</p>
<p>Çocuk taktir edildikçe ve zaman zaman anlamlı ödüller aldıkça sevildiğini hissedecek ve kendisini değerli olarak görecektir. Bu da onun dikkatinde kayda değer artışlara yol açacaktır.</p>
<p>Çocuğun dikkati arttıkça ders başarısı artacak, ders başarısı arttıkça da özgüveni artacaktır.</p>
<p>Anne babanın disipline yönelik davranışlarındaki tutarsızlıklar, çelişkiler, reddedici, ilgisiz ya da aşırı cezalandırıcı yaklaşımlar çocuktaki dikkat azalmasını hızlandırmaktadır.</p>
<p><strong>EGZERSİZ VE SPOR DİKKATİ ARTTIRIR</strong></p>
<p>Egzersiz, nefes alma ve sporun dikkati artırmaktaki rolü herkesçe kabul edilen bir durumdur.</p>
<p>Aşırı hareketlilik nedeniyle oluşturulamayan dikkatin spor aktiviteleri sonrasında yerine geldiği saptanmıştır.</p>
<p>Gerek egzersiz gerekse de düzenli ve doğru nefes alıp verme durumunda beyindeki kan dolaşımının bundan olumlu etkilendiği ve dikkatte artışlar olduğu yine bilimsel olarak ispat edilmiştir.</p>
<p>Değerli anne babalar sevgili öğrenciler, her sorun gibi dikkat sorunu da şüphesiz ki üzerine gidildiği zaman çözümlenebilen bir sorundur.</p>
<p>Hoşça kalınız.</p>
<p>Süleyman BELEDİOĞLU</p>
<p>TRT</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/ogrencinin-dikkatini-artirma-yontemleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Dersten Nasıl Başarılı Olunur&#8230;</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/bir-dersten-nasil-basarili-olunur.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/bir-dersten-nasil-basarili-olunur.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Nov 2011 14:10:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevzat ÖZER</dc:creator>
				<category><![CDATA[Motivasyon ve Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Verimli Ders Çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[başarı olmak için ne yapmalıyım]]></category>
		<category><![CDATA[ders çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[derste başarı olmak için ne yapmalıyım]]></category>
		<category><![CDATA[Dersten Nasıl Başarılı Olunur]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıl Başarılı Olunur]]></category>
		<category><![CDATA[okulda başarı]]></category>
		<category><![CDATA[okulda başarı olmak]]></category>
		<category><![CDATA[okulda başarı olmak için ne yapmalıyım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2604</guid>
		<description><![CDATA[Başarılı olmak için bir amaç bir hedef koy kendine, Birden fazla ve doğru kaynaktan çalış, Elinde kesinlikle bir ders çalışma planı-programı olsun, Ders çalışırken yeri geldiğinde duvarlara masana ya da ayna karşısına geçip kendine ders anlat, öğrenme işinde aktif ol yani birden fazla duyu organınla ders çalış.(anlat, yaz, not tut.vs Ders programında bir sözel dersten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>Başarılı olmak için bir amaç bir hedef koy kendine,</li>
<li>Birden fazla ve doğru kaynaktan çalış,</li>
<li>Elinde kesinlikle bir ders çalışma planı-programı olsun,</li>
<li>Ders çalışırken yeri geldiğinde duvarlara masana ya da ayna karşısına geçip kendine ders anlat,</li>
<li>öğrenme işinde aktif ol yani birden fazla duyu organınla ders çalış.(anlat, yaz, not tut.vs</li>
<li>Ders programında bir sözel dersten sonra bir sayısal ders koy ve öyle çalışmaya gayret et. Zıt kutuplar birbirini çeker, aynı kutuplar birbirini iter,</li>
<li>Sayısal derslere çalışırken elinin altında karalama kâğıdı olsun yani yazarak, işlem yaparak çalış,</li>
<li>Stresli ve gergin ortamlara girme,</li>
<li>Konu çalışırken önemli gördüğün yerlerin altını renkli kalemle çiz. Çünkü algıda seçicilik vardır,</li>
<li>Dersi daima masa ve sandalye üzerinde çalış. Yatarak uzanarak kanepede yatakta ders çalışılmaz.</li>
<li>Çalışma ortamında senin dikkatini dağıtacak afiş, poster olmasın,</li>
<li>Konu çok uzunsa parçalara böl; kısa ise bütün olarak çalış,</li>
<li>Konu çalışması yapmadan konuyla ilgili soruları sakın çözme. Önce konu sonra soru?</li>
<li>Her derse isteyerek ve severek çalış. Sevgi ve istek olmasa başarı gelmez.</li>
<li>Okulda işlenen konuları akşam gözden geçir yani tekrar</li>
<li>Anlamadığınız zorlandığınız derslere biraz daha zaman ayırın bu konuda grup çalışması da yapabilirsiniz</li>
<li>Ders çalışacağınız yer sessiz, sakin ve rahat olması gerek</li>
<li>Canınız ya da moraliniz bozuksa o duygunuz gecene kadar dersin başında oturmayın</li>
<li>Ders çalışırken kesinlikle müzik dinlemeyin TV seyretmeyin</li>
<li>Hiç bir zaman öğretmenin, anne babanın ya da başkasının zoruyla ders çalışmayın, zaten çalışsanız da verim alamazsınız.</li>
<li>Öğretmenin anlatacağı dersle, konuyla ilgili bir gün öncesinden ön hazırlık yapın ki öğretmen konuyu işlerken derse katılımınız daha çok artsın, daha iyi anlamış olacaksınız.</li>
<li>Çalışma masanız cam kenarında olmasın dikkatiniz dağılabilir.</li>
</ul>
<ul>
<li>İlerde olmak istediğin bir hedefin varsa bunu en kısa zamanda bir a4 kâğıdına büyük harflerle yaz ve odana ya da evinizin en görünür yerine asın.</li>
<li><span style="text-decoration: underline;">BAŞARININ YOLUNU UNUTMA:</span></li>
</ul>
<p>-hedef belirlemek       -derse ön hazırlık</p>
<p>-planlı çalışmak           -dinlenmek</p>
<p>-motivasyon                 -test tekniğini bilmek</p>
<p>-verimli çalışmak         -dersleri tekrar etmek</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">KAZANMADA İLAÇ GİBİ 4 KLASİK YÖNTEM:</span></strong><br />
1-ANNENİZİN KETESİ,<br />
2-BABANIZIN KESESİ,<br />
3-ÖĞRETMENİN NEFESİ,<br />
4-ÖĞRENCİNİN HEVESİ,</p>
<p>Hayatta size en yardımcı olacak kişi gene sizsiniz; çünkü hayatınız direksiyonu sizin elinizde?</p>
<p>Yarın eyvah demeden pişman olmadan bugün iyiki şunu, bunu yaptım demesini bilin.</p>
<p>Çünkü hiç bir zafere çiçekli yollardan gidilmez, başarı tatlıdır ancak çoğu zaman ter kokar?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Nevzat ÖZER<br />
Psikolojik Danışman<br />
&#8220;21.yy da Anne ve Baba olmak isimli kitabın yazarı&#8221;<br />
nevzatozer66@gmail.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/bir-dersten-nasil-basarili-olunur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ord. Prf. Dr. Ali Fuat Başgil&#8217;den Gençlere Öğütler</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/ord-prf-dr-ali-fuat-basgilden-genclere-ogutler.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/ord-prf-dr-ali-fuat-basgilden-genclere-ogutler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Nov 2011 14:27:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf Yeşilkaya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Motivasyon ve Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Verimli Ders Çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[ali fuat başgil den gençlere öğütler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2559</guid>
		<description><![CDATA[1893 yılında dünyaya gelen Ali Fuat Başgil&#8217;in babası; Mehmet Şükrü Efendi, Annesi Fatıma Hanım&#8217;dır. Dedesi Bölükbaşıoğullarından Hafız İbrahim Efendi&#8217;dir. İlkokulu Çarşamba&#8217;da okudu. Lise öğrenimine İstanbul&#8217;da başladıysa da 1. Dünya Savaşının çıkmasıyla askere gitti. 4 yıldan fazla Kafkas cephesinde subay olarak görev yaptı. Askerlik dönüşü eğitimini tamamlamak üzere Paris&#8217;e gitti. Paris&#8217;te önce Saint-Barbe Lisesi sonra Buffon [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1893 yılında dünyaya gelen Ali Fuat Başgil&#8217;in babası; Mehmet Şükrü Efendi, Annesi Fatıma Hanım&#8217;dır. Dedesi Bölükbaşıoğullarından Hafız İbrahim Efendi&#8217;dir. İlkokulu Çarşamba&#8217;da okudu. Lise öğrenimine İstanbul&#8217;da başladıysa da 1. Dünya Savaşının çıkmasıyla askere gitti. 4 yıldan fazla Kafkas cephesinde subay olarak görev yaptı. Askerlik dönüşü eğitimini tamamlamak üzere Paris&#8217;e gitti. Paris&#8217;te önce Saint-Barbe Lisesi sonra Buffon Lisesi&#8217;nde gitti ve burada lise eğitimini tamamladı. Grenoble Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra doktorasını Paris Üniversitesi Hukuk Fakültesi&#8217;nde tamamladı. Daha sonra Paris Edebiyat Fakültesi felsefe bölümü ile Paris Siyasi İlimler Merkezi&#8217;ni de bitirdi. Başgil, ayrıca Lahey Devletler Hukuku Akademisi&#8217;nin derslerine devam edip, buradan da mezun oldu. Yani 36 yaşında yurda üç fakülte ve bir yüksek okul diplomalı hukukçu olarak döndü.</p>
<p>Millî Eğitim Bakanlığı Yüksek Öğretim Kurumu&#8217;na Genel Müdür Yardımcısı olarak tâyin edildi. 1930 yılında Ankara Hukuk Fakültesi&#8217;nde açılan imtihanı kazanarak Doçent oldu. Bir yıl sonra Profesörlüğe yükseldi. İstanbul Üniversitesi&#8217;nin kurulması üzerine Anayasa Hukuku derslerini okutmak üzere bu üniversiteye geldi. Bu görevi sırasında Mülkiye Mektebi&#8217;nde hocalık, İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Mektebi&#8217;nde müdürlük yaptı. 1937&#8242;de Hatay Cumhuriyeti&#8217;nin Anayasası&#8217;nı hazırladı. 1939 yılında Ordinaryüs Profesör oldu. Türkiye&#8217;de ilk defa İş Hukuku derslerini ihdas etti, müfredat programını hazırladı ve hocalığını yaptı. 1938 &#8211; 1942 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı idi. 1947 yılında Hür Fikirleri Yayma Cemiyeti&#8217;ni kurdu. 1952&#8242;de Pakistan&#8217;da, 1959&#8242;da Ürdün&#8217;de toplanan İslâm Kongreleri&#8217;nde ve 1959&#8242;da Almanya&#8217;da toplanan Hukuk Kongresi&#8217;nde Türkiye&#8217;yi temsil etti.</p>
<p>27 Mayıs 1960 İhtilâli&#8217;nden sonra, Milli Birlik Komitesi tarafından, 147 öğretim üyesi içerisinde üniversiteden uzaklaştırıldı. Daha sonra 147&#8242;lerin özel bir kanunla üniversiteye dönmelerine imkân sağlanmasına rağmen Başgil, konuyu bir haysiyet meselesi olarak kabul ettiğinden dönüş hakkını kullanmadı. 10 Nisan 1961&#8242;de emekliliğini istedi ve politikaya girdi.</p>
<p>15 Ekim 1961&#8242;de Adalet Partisi Samsun listesinden bağımsız aday olarak Cumhuriyet Senatosu üyesi seçildi. Türkiye Büyük millet Meclisi&#8217;nin açılmasından sonra Cumhurbaşkanlığı&#8217;na adaylığını koydu. Cemal Gürsel?in cumhurbaşkanı olmasını isteyen cuntacıların tehdit ve baskılarından dolayı adaylıktan çekildi ve bunun akabinde de Cumhuriyet Senatosu üyeliğinden istifası istendi. &#8220;Politikanın mizacına uygun olmadığı gerekçesiyle istifa ettiğini&#8221; açıkladı ama &#8220;istifa etmediği takdirde cuntacıların ülkeyi kaosa sürükleyerek yeni bir ihtilal yapacaklarını, memleketin çıkarları için istifa ettiğini&#8221; yakın çevresinde herkes biliyordu.</p>
<p>Daha sonra yurt dışına giderek Cenevre Üniversitesi&#8217;nde Türk Tarihi ve Türk Dili Kürsüleri&#8217;nde başkan olarak görev yaptı. 1965 yılında, yaş haddinden emekliye ayrılarak Türkiye&#8217;ye geldi. 17 Nisan 1967&#8242;de vefat etti. Kabri, İstanbul&#8217;da Karacaahmet Mezarlığı&#8217;ndadır.</p>
<p>Ordinaryüs Profesör Doktor Ali Fuat Başgil, hayatı boyunca ilmin haysiyetini ve şahsî vakarını korumasını bilmiş, bir Anayasa hocası ve hukuk adamı olarak gerektiğinde kanaatlerini sözlü ve yazılı olarak açıklamıştır. Siyasî, sosyal ve hukukî sahalarda pek çok eser yazdı. Din ve laiklik konularındaki, 27 Mayıs İhtilâli hakkındaki görüşleri büyük ilgi uyandırmıştır.</p>
<p><strong>Ord. Prf. Dr. Ali Fuat Başgil&#8217;den Gençlere Öğütler</strong></p>
<p>1) Çalışmak için müsait vakit ve saat bekleme. Bil ki her gün, her saat çalışmanın en uygun zamanıdır.</p>
<p>2) Çalışmak için müsait yer ve köşe arama. Bil ki her yer, her köşe çalışmanın en uygun yeridir.</p>
<p>3) Çalışmaya oturduğun zaman tıpkı ateş hattında düşmanı gözleyen bir asker gibi uyanık ol ve dikkat kesil; bütün ruhi, bedeni kuvvetinle kendini işine ver.</p>
<p>4) Devamlı ritmik çalış. Her gün aynı saatlerde mutlaka çalışmaya otur.</p>
<p>5) Düşünen insan, maden kuyusunda kazma sallayan işçiden daha çok çalışır. Fikri çalışmalar için günde, devamlı olarak aynı vakitte, 2-3 saat yeter. İbn-i Sina &#8216;Katb-u Şifa&#8217; adlı eserini günde iki saat çalışarak yazmıştır.</p>
<p>6) Çalışmayı uzun ara vererek terk etme. Her günün derdi ve işi ayrıdır.</p>
<p>7) Bir eseri ne kadar tamamlarsan(bitirirsen), ondan istifade o kadar fazla olur. Bir günde ve bir zamanda yapman gereken işi ertesi güne bırakma. Zira her günün derdi de, işi de kendine yeter.</p>
<p>8. Her gün bir eserden yüksek sesle beş-on sayfa oku. Bu sayede konuşma ve söz söyleme kabiliyetin artar. Bu sayede konuşma ve söz söyleme kabiliyetin artar. Bir hitabı, dersi iyice öğrendikten sonra, kitabı kapayıp neler öğrendiğini gözden geçir. Daha sonra bunları not et. Dikkat et: Sözlerin ve yazıların kısa, açık ve manalı olsun.</p>
<p>9) Rastladığın edebi, güzel yazıları ezberle. Bu sayede hem kelime ve ifade hazinen zenginleşir, hem de hafızan kuvvetlenir. Bir konu ve mesele hakkında bir yazı veya eser yazmaya karar verdiğinde, önce bu konu üzerinde yazılmış diğer bir eser oku.</p>
<p>10) Sıradan bir kimse zamanı nasıl harcayacağını düşünür. Akıllı insan ise zamanı nasıl değerlendireceğini düşünür. Zira kaybedilen bir saniyeyi dünyanın bütün hazineleri getiremez.</p>
<p>11) Gece yatağına uzandığın zaman, o gün ne yaptığını ve yarın ne yapacağını kendine sormadan uyuma.</p>
<p>12) Gene bil ki, çalışma sevgisi güçlükleri yenmekten doğar ve kuvvetlenir. Güçlüğü yenmekten hâsıl olan manevi zevk eşsizdir. Emin ol ki, harpte zafer yılmayanındır. Sebat önünde güçlükler erir ve imkânsız görünen mümkün olur.</p>
<p>13) İşinde rastladığın güçlüğü evvela parçalara ayır. Her parçayı birer birer sırayla yen. Mesela bir dersi en basit elemanlarına; kısım, fasıl ve bahislere ayır. Sırayla her bahsi iyice noksansız öğrenip anlamadan, diğer fasıla geçme. Yani attığın adımı iyice basmadan, diğerini atma.</p>
<p>14) Hasta ve yorgun değilsen tatil aylarında bile yavaş ve az da olsa çalış. Ta ki çalışma ihtiyacın körlenmesin ve tekrar çalışmaya koyulmak için zahmet çekmeyesin. Dinlenme bahanesiyle asla boş durma. Boş oturmanın içi, işlemeyen demir gibi, pas tutar.</p>
<p>15) Bir işi yapmaya koyulduğunda telaşlanıp sabırsızlanma. Sakin ve metin ol. Yol al, fakat acele etme. Sindirerek çalış ve öğren. İşinde ve dersinde herhangi bir fikir ve noktayı ihmal edip geçme. Küçük ihmalden bazen büyük zararlar doğduğunu unutma.</p>
<p>16) En yeni fikirler, eski fikirlerin elbise giymiş halleridir. Dilbilgisi bir gaye değil araçtır. Asıl amaç olan fikir zenginliğidir. Kişinin kıymeti dilinin altında ve kaleminin ucunda gizlidir. Onu öz ve yazı açığa vurur.</p>
<p>YUSUF YEŞİLKAYA<br />
Eğitimci &#8211; Yazar<br />
NLP Master Practitioner</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/ord-prf-dr-ali-fuat-basgilden-genclere-ogutler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başarılı İnsanlarla Başarısız İnsanlar Arasındaki 7 Fark</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/basarili-insanlarla-basarisiz-insanlar-arasindaki-7-fark.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/basarili-insanlarla-basarisiz-insanlar-arasindaki-7-fark.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Oct 2011 13:51:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Motivasyon ve Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[başarılı insan]]></category>
		<category><![CDATA[başarılı olmak için öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[başarılı olmanın yolları]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl başarılı olurum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2497</guid>
		<description><![CDATA[Çevremize baktığımızda arkadaşlarınızın bir kısmının hayatta başarılı olduğunu gözlemlerken diğer bir kısmının başarılı olamadığını ve hayata tutunmakta zorlandığını görürsünüz Neden bir kısım insanlar başarılı olurken diğerleri başarılı olamamaktadır&#8230; Başarılı insanlarla başarısız insanlar arasındaki farkı zeka, çevre, eğitim gibi faktörlere bağlayabiliriz. Ancak başarıyı etkileyen çok daha önemli faktörler vardır ki bunlar kurduğumuz cümleler, hayallerimiz ve düşüncelerimizdir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çevremize baktığımızda arkadaşlarınızın bir kısmının hayatta başarılı olduğunu gözlemlerken diğer bir kısmının başarılı olamadığını ve hayata tutunmakta zorlandığını görürsünüz Neden bir kısım insanlar başarılı olurken diğerleri başarılı olamamaktadır&#8230;</p>
<p>Başarılı insanlarla başarısız insanlar <span id="more-2497"></span>arasındaki farkı zeka, çevre, eğitim gibi faktörlere bağlayabiliriz. Ancak başarıyı etkileyen çok daha önemli faktörler vardır ki bunlar kurduğumuz cümleler, hayallerimiz ve düşüncelerimizdir. Kısaca diyebiliriz ki  başarılı insanları başarılı yapan, kurdukları cümleler, hayaller ve düşüncelerdir.</p>
<p>Şimdi bunları kısaca görelim:</p>
<p><strong>1. Keşke &#8211; Bundan Sonra</strong></p>
<p><strong></strong>Başarılı insanlarla başarısız insanlar arasındaki önemli farklardan biri olumsuz bir olayla karşılaştıklarından kurdukları cümlelerdir. Başarısız insanlar olumsuz bir olayla karşılaştıklarında &#8220;keşke&#8221; ile başlayan cümleler kurlar. &#8220;Keşke o işi şöyle yapmasaydım&#8221;, &#8220;Keşke şuna danışsaydım&#8221;, &#8220;Keşke daha dikkatli olsaydım&#8221; gibi cümleler kurarlar. Ancak bu cümleler yaşanan olumsuz olayın etkisini hafifletmez. Üstelik kişide bir suçluluk duygusu oluşturur. Ve kişiye herhangi bir gelişime sağlamaz. Bunun yerine başarılı insanlar &#8220;Bundan sonra&#8221; cümlesini kullanırlar. &#8220;Bundan sonra daha dikkatli olacağım&#8221;, &#8220;Karar alırken A şahsına danışacağım&#8221; gibi cümlelere yargı bildirir ve hedef gösterir. Böylece kişi geleceği için kendisine plan yapmış olur ve yaşadığı olumsuzluk durumundan ders çıkarmış olur.</p>
<p><strong>2. Neden &#8211; Nasıl</strong></p>
<p><strong></strong>Başarılı insanlarla başarısız insanlar arasındaki farklardan biri de sordukları sorular arasındaki farktır. Olumsuz bir olayla karşılaşıldığında başarısız insanlar &#8220;neden&#8221;li sorular sorarlar. &#8220;Neden bunlar benim başıma geldi?&#8221;,&#8221;Neden denemede puanlarım düştü?&#8221;,&#8221;Neden işler bir türlü yoluna girmiyor?&#8221;. Bu cümlelerdeki neden kelimeleri olumsuzluğunun sebeplerini bulmaya yönelik kelimeler değil şikayet kelimeleridir. Başarılı insanlar ise olumsuz bir durumla karşılaştıklarında &#8220;Nasıl&#8221;lı sorular sorarlar. &#8220;Nasıl hareket edersem işleri daha iyi yürütebilirim?&#8221;, &#8220;Nasıl çalışırsam denemede puanlarım yükselir?&#8221; gibi cümleler kurarlar. Bu cümleler onları düşünmeye ve çözüm üretmeye sevk eder. Ve onlara yol göstererek başarının kapılarını aralar.</p>
<p><strong>3. Olumsuz Hayal &#8211; Olumlu Hayal</strong></p>
<p><strong></strong>Başarılı insanlarla başarısız insanların kurdukları hayaller de birbirinden çok farklıdır. Başarısız insanların hayalleri hep olumsuzdur. Hayallerinde işler hep ters gider, giriştikleri işi eline yüzüne bulaştırırlar ve hep kaybedecekleri korkusu ile hareket ederler. Bu konuda o kadar çok hayal kurarları ki sonunda kurdukları hayaller onların kaderi olur ve başarısız olurlar. Başarılı insanlar ise devamlı olumlu hayallar kurarlar. Bir işe girdiklerinde hayallerinde o işi başarırlar. Hep <strong>kazanmanın</strong>, başarılı olmanın hayallerini kurarlar ve bir süre sonra onların da hayalleri kaderleri olur.</p>
<p><strong>4. Geçmiş Odaklı &#8211; Gelecek Odaklı</strong></p>
<p><strong></strong>Başarılı insanlarla ve başarısız insanların düşüncelerinin odaklandıkları yer de farklıdır. Başarısız insanların düşünceleri geçmişte takılı kalmıştır. Onlar geçmişte yaşarlar. Şu andaki başarısızlıklarını hep geçmişlerine bağlarlar. O başarısızlıkları tekrar tekrar yaşar morallerini bozalar. Başarılı insanlar da geçmişe bakarlar ancak onlar geçmişe sadece ders almak için bakarlar. Sonra düşüncelerini geleceğe çevirirler. Geçmişte yaptıklarından ders alarak geleceklerini inşa ederler. Geçmişteki olayları bir tecrübe olarak yorumladıklarından moralleri bozulmaz. Bilakis onlar her olumsuz deneyimden daha da güçlenmiş olarak çıkarlar.</p>
<p><strong>5. İç Motivasyon &#8211; Dış Motivasyon</strong></p>
<p><strong></strong>Başarılı ve başarısız insanların motivasyon stratejileri de birbirinden çok farklıdır. Başarısız insanlar dıştan motive olan insanlardır. Yani bu kişiler birilerinin devamlı kendilerini motive etmesini beklerler. Başkalarının motivasyonu ve sözü ile harekete geçerler. İçlerinde kendilerini harekete geçirecek güç yoktur. Bu kişiler itmeyle hareket eden araba gibidirler. İten olmazsa hareketleri durur. Başarılı insanlar ise harekete geçmek için birilerinin motive etmesini beklemezler. Kendi enerjilerini kendileri üretirler ve kendilerini motive ederler. Bunu iç konuşmalarla yaparlar.</p>
<p><strong>6. Problem Odaklı &#8211; Çözüm Odaklı</strong></p>
<p><strong></strong>Başarılı insanlarla başarısız insanlar arasındaki farklardan biri de probleme yaklaşım tarzlarıdır. Başarılı insanlar problemle yüzleşirken problemde takılır kalırlar. Bir türlü problemin ötesini düşünmezler. Problemi zihinlerinde yeniden canlandırıp morallerini bozarlar. Neden böyle bir problemin kendilerini bulduğunu sorgulayıp şikayetçi olurlar. Sonuçta problemin içinde boğulurlar. Başarılı insanlar ise bir problemle karşılaştıklarında bunu hayatın olağan bir durumu olarak kabul edip problemin zararlı etkilerini azaltacak ve kendilerini bu problemin içinden kurtaracak çözüm arayışlarına girerler. Zihinleri devamlı çözüm üretmekle meşguldür ve bulunan çözümlerden makul olanlarını seçerler ve hemen uygulamaya koyarlar.</p>
<p><strong>7. Panik &#8211; Plan</strong></p>
<p><strong></strong>Başarılı insanlarla başarısız insanları ayıran önemli bir noktada istemedikleri durumla karşılaştıklarında verdikleri tepkilerdir. Başarısız insanlar olağandışı bir durumla karşılaştığında paniğe kalırlar, ne yapacaklarını şaşırırlar. &#8220;Eyvah&#8221;, &#8220;mahvoldum&#8221; gibi cümlelerle panik yaparak kontrolü kaybederler. Başarılı insanlar ise böyle durumlarda panik yerine plan yaparlar. Önlerinde kalan günleri hesaplayıp yapmaları gereken işleri de bir kenara yazarlar. Ve iyi bir planlama ile yapılması gereken işleri ve çözülmesi gereken problemleri zamana yayarlar. Bu şekilde olağanüstü durumun üstesinden gelirler.</p>
<p>Başarılı bir insan olabilmek için çevresel faktörler alyehinizde olabilir. Lakin sadece düşüncelerinizi, hayallerinizi ve kurduğunuz cümleleri değiştirmekle başarılı olmak noktasında önemli bir adım atabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/basarili-insanlarla-basarisiz-insanlar-arasindaki-7-fark.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Olsaydılarımıza Rağmen</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/olsaydilarimiza-ragmen.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/olsaydilarimiza-ragmen.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Oct 2011 13:53:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin KILIÇ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Motivasyon ve Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[başarıyı arttırmak]]></category>
		<category><![CDATA[başarmak için ne gerekir]]></category>
		<category><![CDATA[Motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[okul başarısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2480</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;İnsana olanlar değil, o insanın içinde olanlar önemlidir.&#8221; Louis Mann Yaptığımız şeyler istediğimiz gibi gerçekleşmeyince ortaya çeşitli bahaneler koyarız. Eğer bu bahaneleri sıralamazsak kendimizi işe yaramaz, değersiz ve önemsiz hissederiz. Bu bahanelerin varlığı bizi rahatlatır. Bu sebeplere sığınırız , o kadar çok bahane sıralarız ki bunu çocukluktan itibaren sürekli yaptığımız için çok ustalaşmışızdır. Bahanelerimiz ne kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>&#8220;İnsana olanlar değil, o insanın içinde olanlar önemlidir.&#8221; </em></strong><strong><em>Louis Mann</em></strong></p>
<p>Yaptığımız şeyler istediğimiz gibi gerçekleşmeyince ortaya çeşitli bahaneler koyarız. Eğer bu bahaneleri sıralamazsak kendimizi işe yaramaz, değersiz ve önemsiz hissederiz. Bu bahanelerin varlığı bizi rahatlatır. Bu sebeplere sığınırız , o kadar çok bahane sıralarız ki bunu çocukluktan itibaren sürekli yaptığımız için çok ustalaşmışızdır. Bahanelerimiz ne kadar ustaca , mantıklı ve  zekice olursa bizi o kadar çok rahatlatır.</p>
<p>İyi mazeretler bulmak için çaba harcayan insanlar, bir şeyleri başarmak için çok gayret göstermek zorunda kalmazlar. Başaramasalar da önemli değil; çünkü başaramamayla ilgili mazeretlerini daha işe başlamadan sıralarlar. Adeta başarının değil de nasıl başarılamayacağının planını yaparlar. Başarısız olmanın ne kadar yolu varsa hepsini bilirler. Başarmak için nelerin yapılması gerektiğini bulmak yerine, niçin başarısız olacağının sebeplerini araştırmaktadırlar. Bu tip insanlar niçin başarısız olacağına dair sebepleri bulmak gayreti içerisindedirler. Eğer harcadıkları bu zamanı, nasıl başarılı olabileceklerine ayırsalar daha da başarılı olurlar. İşte o zaman en doğru işi yapmış olacaklardır.</p>
<p>Her şeye rağmen bir şeyler yapmak için çaba harcamak; cesur olmayı gerektirir, kararlı olmayı gerektirir ve en önemlisi de yapacaklarımızın sorumluluğunu üstlenmemizi gerektirir.</p>
<p>Cesaret, düşünmeden sonucunu hiç hesap etmeden adım atmak değildir. Cesaret attığımız adımlarda ne güçlüklerle karşılaşabileceğimizi bilerek, bunlarla mücadele etmeyi göze almak demektir. Cesaret, ulaşacağımız sonuç için güçlüklerle baş etmek için bizi harekete geçirir ve karşılaşacağımız sorunlarla mücadele için bize güç verir.</p>
<p>Her şeye rağmen çaba harcamak kararlı olmayı gerektirir. Mermeri delen damlayan suyun gücü değil sürekliliğidir. Kararlı olmak hedefe ulaşıncaya kadar hiçbir mazerete pirim vermeden, gerektiğinde farklı yollar deneyerek sonuca ulaşıncaya kadar devam etmektir.</p>
<p><strong><em>Dyson süpürgelerinin mucidi John Dyson, icat ettiği yeni süpürgeye 1978 yılından 1991 yılına kadar seri üretime geçebilmek için yıllarca para aradı. Yüzüne kapatılan kapıların sayısını </em></strong><strong><em>hat</em></strong><strong><em>ırlamıyordu bile. Ama sonunda bir yatırımcı buldu. Şimdi Dyson süpürgeleri dünyanın en büyük süpürge üreticilerinden biridir.</em></strong></p>
<p>Engeller karşısında harekete geçemiyorsak, bunun bir nedeni de yapacaklarımızla ulaşacağımız sonuçların sorumluluğunu almak istemeyişimizdir. Yaptıklarımdan ben sorumluyum, bu konuda almış olduğum kararlar doğrultusunda ne gerekiyorsa yapacağım. Bunun sonucunda da sorumluluğu ve sebepleri dışarıda aramayacağım. Sonuç iyi de olsa ben yaptım, kötü de olsa ben yaptım diyebilecek kadar sorumluluğu üstlenmemiz gerekecektir. Güzel bir sonuca ulaştıysam ben yaptım diyeceğiz ama istemediğimiz bir sonuca ulaşınca da bundan da ben sorumluyum demiyoruz? Şunu da unutmamak gerekir ki iyi sonuçların da kötü sonuçların da sebebi ve sorumlusu biziz.</p>
<p>Sınavlarda iyi bir not aldıysak,&#8221;ben aldım&#8221; derken, düşük bir not alınca da &#8220;öğretmen verdi&#8221; deriz ya da başka nedenler üretiriz, sorumluluğu üzerimize almayız.</p>
<p>Sorumluluk alamadığımız için harekete de geçemiyoruz, cesur davranışlar da sergileyemiyoruz. Sorumluluk almaktan kaçındığımız ve korktuğumuz için yeni bir şeyler denemeye kalkışamıyoruz; çünkü ortaya çıkabilecek olumsuz sonuçların sorumluluğunu üstlenemiyoruz.</p>
<p>Bazı öğrenciler çok ders çalıştıkları halde başarısız olma ihtimalinin sorumluluğunu almaktan çekindikleri için ders çalışmalarını gizleme eğilimindedirler. Ben çalıştım ama başarılı olamadım dememek için çalıştıklarını gizlemektedirler.</p>
<p>Mazeretler üretmek, &#8220;başaracaktım ama&#8230;&#8221; ile başlayan cümleler kurmak yerine, her şeye rağmen yapacaklarımızın, hayatımızın sorumluluğunu üstlenerek, kararlı ve cesur bir irade ortaya koymak zorundayız. Bu iradeyi ortaya koyamazsak amaçlarımıza ulaşamadığımız gibi, bunu hiç deneyememiş birisi olarak köşemize çekileceğiz. &#8220;Aslında ben&#8230;&#8221;,&#8221;yapabilirdim ama&#8230;&#8221;,&#8221;istesem yapardım&#8230;&#8221;,&#8221;ben daha iyisini yardım ama&#8230;&#8221; ile başlayan hikaye ve kendimizi avutmalarla ömrümüzü tamamlarız.</p>
<p>Günlerden bir gün, köylerden birisinde, adamın birinin eşeği, bir kuyuya düşmüş. Hayvancağız saatlerce acı içinde kıvranmış, bağırmış kendi dilinde. Ayıptır söylemesi, anırmış yani. Sesini duyan sahibi gelip bakmış ki vaziyet kötü. Zavallı eşeği kuyunun dibinde mahzun mahzun bakınıyor. Üstelik yaralanmış. Karşılaştığı bu durum karşısında kendini eşeği kadar zavallı hisseden adamcağız köylüleri yardıma çağırmış. Ne yapsak, ne etsek, nasıl çıkarsak soruları havada kalmış.</p>
<p>Sonunda karar verilmiş kurtarmak için çalışmaya değmez. Yapacak bir şey yok, tek çare kuyuyu toprakla örtmek. Ellerine aldıkları küreklerle etraftan kuyunun içine toprak atmışlar. Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları, her seferinde silkinerek dibe dökmüş. Ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde her an biraz daha yükselmiş ve sonunda yukarıya kadar çıkmış. Köylüler ağzı açık bakakalmış.</p>
<p>Hayat, bazen bizim de üzerimize abanır. Hayatta bir şeyleri başarma konusunda bizlerin de önüne bir çok engel çıkabilmektedir. Bunlarla baş etmenin tek yolu, yakınıp sızlanmak değil, düşünüp silkinmek ve kurtulmak, aydınlığa adım atmaktır. Kör kuyuda olsak bile&#8230;</p>
<p>Evet bizim de üzerimizdeki mazeret toprağından kurtulma zamanımız gelmedi mi?</p>
<p><strong>Metin KILIÇ</strong></p>
<p><strong></strong><strong>Psikolojik Danışman</strong></p>
<p><strong></strong><strong>Metinkilic66@hotmail.com</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/olsaydilarimiza-ragmen.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Şans, Hazırlanmış Akıllara İyilik Yapar&#8221; Louis Pasteur</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/sans-hazirlanmis-akillara-iyilik-yapar.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/sans-hazirlanmis-akillara-iyilik-yapar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Sep 2011 16:08:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Filiz GÜLTEKİN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Motivasyon ve Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Başarı nasıl elde edilir]]></category>
		<category><![CDATA[Başarı tesadüf müdür]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl başarılı olurum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2468</guid>
		<description><![CDATA[Başarı nasıl elde edilir? Başarı tesadüf müdür? Başarılı insanların bildiği, başarısız insanların bilmediği şey nedir? Hepimiz merak ederiz bu soruların cevaplarını. Herkesin hayallerinde olan başarı, herkesin hayatında olmaz. Peki ama neden? &#8220;Nereye gittiğini bilen insana yol vermek için dünya kenara çekilir.&#8221; der David Star JORDAN. Bu cümle aslında başarının ilk basamağı olan hedef belirlemenin en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başarı nasıl elde edilir? Başarı tesadüf müdür? Başarılı insanların bildiği, başarısız insanların bilmediği şey nedir? Hepimiz merak ederiz bu soruların cevaplarını. Herkesin hayallerinde olan başarı, herkesin hayatında olmaz. Peki ama neden?</p>
<p><em>&#8220;Nereye gittiğini bilen insana yol vermek için dünya kenara çekilir.&#8221;</em> der David Star JORDAN. Bu cümle aslında başarının ilk basamağı olan hedef belirlemenin en veciz ifadesidir. Evet, &#8220;Ne yapmak istiyorum? Nereye gidiyorum? Hedefe neyi koydum?&#8221; sorularına cevap verebilirsek, hayatımızda yaşadığımız her şeyin bir anlamı olacaktır. Aynı zamanda bu cevaplar, zaman zaman karşılaştığımız zorlukları ve çektiğimiz sıkıntıları ümitsizlik ve yenilgi olarak değil, amaca giden yolda birer gelişme fırsatı olarak görmemizi sağlayacaktır. Okul hayatının ilk yıllarında kendisinde &#8220;zeka geriliği&#8221; olduğu düşünülen Edison, bu düşünceden yıllar sonra tarihe damga vuracak bir çalışmaya imza atmış ve hayatımızı son derece kolaylaştıran bir buluş yapmıştır. Bu dahi insan, amacına ulaşmak için bir rivayete göre tam 3000 deney yapmıştır. 30,40,50,100 değil&#8230;tam 3000 deneme.. Ve her başarısız deneyin sonunda kullandığı şu ifade oldukça manidardır:</p>
<p><strong>&#8220;</strong><em>Lambayı yakamamanın bir yolunu daha buldum.&#8221; </em>Ne ümitsizlik, ne yenilgi.. Israrlı ve kararlı bir şekilde hedefe kilitlenme.. Peki ya biz? 3000 kez deneyemeyebiliriz belki ama bu kadar sabırla ve kararlılıkla kilitlendiğimiz bir hedefimiz var mı? Bu hayatı niçin yaşıyoruz? Sabahın erken saatlerinde kalkıp niçin okula geliyoruz? Hayatımızdaki bunca sınav, bunca telaş ve zahmet ne için? Bunlara cevap bulabilmişsek, başarı yolunda ilk adımı attık demektir.</p>
<p>İkinci adım belirlediğimiz hedefe nasıl gidileceğinin doğru planını yapabilmektir. Günümüzde çok konuşulan &#8220;Etkili Zaman Yönetimi&#8221; doğru bir plan için çok önemlidir. Çoğumuz yapacaklarımız için zaman bulamadığımızdan, işlerimizi yetiştiremediğimizden yakınırız. Acaba sahip olduğumuz zamanı iyi değerlendiremiyor olabilir miyiz? Bir Çin atasözünde olduğu gibi, <em>kuyu derin değil de ipimiz kısa olabilir mi?</em> Evet, başarısızlıklarımıza, yapamadıklarımıza dışarıdan sebepler bulmak en kolay yoldur. Bazen gerçekten elimizde olmayan sebepler olabilir ama <em>çoğu zaman işaret parmağımız uzaktaki suçluyu gösterirken diğer üç parmağımızın kendimizi gösterdiğini fark etmeyiz.</em> Bu konuda Harry Truman&#8217;ın şu sözüne kulak vermek lazım: <em>&#8220;Başarılı insanların hayat hikayelerini okuduğumda, ilk zaferi kendilerine karşı kazandıklarını gördüm.&#8221;</em> İşte bu sebeple, sahip olduğumuz zamanı, amacımıza yönelik olarak planlayabilmeli, önceliklerimizi belirleyip mutlaka onlara gerekli zamanı ayırmada kararlı olmalıyız. Zamanın bizi yönetmesine müsaade etmeden biz onu yönetebilmeliyiz. Peki bu nasıl olacak? İşte uzmanlardan birkaç öneri:</p>
<p>- Önceliklerinizi belirleyin. Günlük ya da haftalık olarak neleri bitirebileceğinizi gerçekçi olarak planlayın ve en önemlilerinden başlayın.</p>
<p>- Planlarınız içinde aksamalar olması ihtimaline azıcık pay bırakın.</p>
<p>- Kesinlikle başkalarını tatmin etmek<em></em></p>
<p>için planınızın aksamasına her zaman müsaade etmeyin. Unutmayın, <em>&#8220;hayır diyebilmek&#8221; </em>önemli bir beceridir.<em></em></p>
<p>- Zor işlere öncelik verin. Enerjiniz yerindeyken onları bitirmeye çalışın. Sizin için günün en verimli saatini belirleyin. Test çözme, konu tekrarı gibi işlerinizi verimli saatlerde yapmaya çalışın.</p>
<p>- Çok önemli gerekçeleriniz olmadıkça işlerinizi ertelemeyin.</p>
<p>&#8220;Bugün çok yorgunum, yarın daha fazla soru çözer açığı kapatırım.&#8221; diye düşünmeyin. Unutmayın, &#8220;<em>Ertelemek, pişmanlığın en yakın arkadaşıdır.&#8221;</em></p>
<p>Hedef belirledik, planımızı yaptık, zamanı yönetmeyi de öğrendik. Peki geriye ne kaldı? İrademizi kontrol edebilmek.. Evet, belirlediğimiz hedefe de yaptığımız plana da sadık kalmak için güçlü bir irade gerekir. Büyük bir aşkla yola çıkıp daha üçüncü gün yorgun düşer, vazgeçer, ertelersek irademiz yeterince güçlü değil demektir. Hep rastlarız bu örneklere. Diyete başlanır, ertesi gün bırakılır. Spora başlanır, bir hafta bile sürmez. Test çözmek için soru sayıları, hedefler belirlenir. Yarısı bile çözülmez. Bu olumsuz örnekleri yaşamak istemiyorsak irademizi kuvvetlendirmek için mücadele etmeliyiz. Her amaca ulaştığınızda, kararınızda başarılı olduğunuzda kendinizi ödüllendirin. En başta da söylediğimiz gibi, zorlukları, bırakmak için bir engel değil &#8220;gelişme fırsatı&#8221; olarak görmeye çalışın. Pes etmeye her meylettiğinizde hedefinizi düşünüp kendinizi motive edin. Vazgeçemediğiniz bazı alışkanlıklarınızı, başarı yolunda feda etmekten kaçınmayın. Unutmayın, <em>&#8220;Yarınlar, rahatlarına kıyanlarındır.&#8221;</em>(Peyami Safa)</p>
<p>Ve son söz: Dikkat edin<em>, kazananlar</em><strong> </strong><em>&#8220;Çok zor ama mümkün.&#8221; derken, kaybedenler &#8220;Mümkün ama çok zor.&#8221; derler.</em> Kazananlar beynini çalıştırırken kaybedenler daha çok çenesini çalıştırırlar. Kazananlar arasında olmak istiyorsanız işinizi şansa bırakmayın. Çünkü şans, herkese değil hazırlanmış akıllara iyilik yapar. Yani, <em>şans gelip kapınızı çaldığında hazır olmalısınız ki onunla birlikte çıkabilesiniz.</em></p>
<p>Hepinize iyi şanslar diliyorum. Pardon, <em>hepinize güçlü iradeler ve bol motivasyonlu, başarı dolu günler diliyorum..</em></p>
<p>Filiz <em>GÜLTEKİN</em></p>
<p><em>Ergin Ağaç Ticaret Meslek Lisesi</em></p>
<p>P<em>sikolojik Danışman</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/sans-hazirlanmis-akillara-iyilik-yapar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Öğrenilmiş Çaresizlik&#8221; Üniversite Hayalinizi Engellemesin</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/ogrenilmis-caresizlik%e2%80%9d-universite-hayalinizi-engellemesin.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/ogrenilmis-caresizlik%e2%80%9d-universite-hayalinizi-engellemesin.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Aug 2011 20:25:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akın Yıldırım</dc:creator>
				<category><![CDATA[Motivasyon ve Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerde öğrenilmiş çaresizlik]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenilmiş çaresizliğin sebepleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenilmiş çaresizlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2347</guid>
		<description><![CDATA[Üniversite sınavına hazırlanan bir öğrenciyi bekleyen en büyük tehlike kazanma ümidini yitirmesidir. Koşulları ne kadar iyi olursa olsun, eğer öğrencinin kazanacağına dair inancı yoksa üniversite sınavında başarılı olması gerçekten çok zordur. Öğrencilerin kazanma ümidini yıkan faktörlerin başında &#8220;öğrenilmiş çaresizlik&#8221; gelmektedir. Öğrenilmiş çaresizlik, kişinin herhangi bir sorunla karşılaştığında o sorunla mücadele etmek yerine kabuğuna çekilmesi ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Üniversite sınavına hazırlanan bir öğrenciyi bekleyen en büyük tehlike kazanma ümidini yitirmesidir. Koşulları ne kadar iyi olursa olsun, eğer öğrencinin kazanacağına dair inancı yoksa üniversite sınavında başarılı olması gerçekten çok zordur.</p>
<p>Öğrencilerin kazanma ümidini yıkan faktörlerin başında <em>&#8220;öğrenilmiş çaresizlik&#8221;</em> gelmektedir. Öğrenilmiş çaresizlik, kişinin herhangi bir sorunla karşılaştığında o sorunla mücadele etmek yerine kabuğuna çekilmesi ve başarısız olacağına dair kendisini inandırmasıdır. Öğrenilmiş çaresizliği, kişinin kendi kendisini frenlemesi veya kendisine &#8220;çelme takması&#8221; olarak da adlandırabiliriz. Çaresizlik sendromu kişinin üzerindeki ?ölü toprağı? gibidir. Bunun etkisiyle üniversite sınavına hazırlanan birçok öğrenci işe başlamadan pes etmekte ve gerçek performanslarını ortaya koyamamaktadır.</p>
<p><strong>Öğrenilmiş çaresizliğe kapılan öğrencilerde ne tür düşünceler hâkimdir?</strong></p>
<ul>
<li>&#8221; Üniversite sınavını kazanmam mümkün değil.&#8221;</li>
<li>&#8221; Zaten herkes fiziğin çok ağır bir ders olduğunu söylüyor. Fiziği asla yapamam.&#8221;</li>
<li> &#8221;Ülkemize birçok kaliteli okul var. Ve bu okullardan binlerce zeki öğrenci mezun oluyor. Bunlar arasından sıyrılıp sınavı kazanmam imkânsız gibi.&#8221;</li>
</ul>
<p><strong>Öğrenilmiş çaresizliğin sebepleri nelerdir?</strong></p>
<ul>
<li>Öğrenilmiş çaresizliğin temeli çocukluk yıllarında atılmaktadır. Anne ve babanın çocuğa yönelik &#8220;sen yapamazsın&#8221; içerikli mesajları bu sendroma davetiye çıkarır.</li>
<li>Yaşları birbirine yakın olan iki kardeşten birinin çok zeki, diğerinin de beceriksiz şeklinde tanımlanması bu anlamda yıkıcı sonuçlar doğurur.</li>
<li>Özellikle ilkokul yıllarında çocuğun ödev yapma sorumluluğunu kazanmaması veya ödevlerini ailesine yaptırması çaresizliği tetikler. Bu durum çocuğu rehavete sürüklemekte ve zor bir konuyla karşılaşınca da çaresizliğe sürüklemektedir.</li>
<li>Okul fobisi de ciddi bir durumdur. Okul fobisinin etkisiyle çocuk dersleri gözünde büyütüp &#8220;asla başaramam&#8221; diye düşünebilir.</li>
<li>Bazı öğretmenlerin çocuğun bilinçaltına işlediği ?sen başarısızsın, sen yapamazsın? mesajları öğrenciyi olumsuz etkiler.</li>
<li>Özellikle sayısal derslere karşı önyargılı olmak da öğrenciyi çaresizliğe sürükler. Birçok öğrenci sabırlı olmayı gerektiren bu derslere yeteri kadar çalışmadıkları halde &#8220;yapamıyorum&#8221; diyerek işin içinden sıyrılırlar. Sayısal derslerden serzenişte bulunan birçok öğrenci var ki <em>bir aylık zaman zarfında üç-dört saat bile olsa </em>bu derslere çalışmazlar. Bu öğrencilerin çalışmadıkları bir ders için &#8220;niçin yapamıyorum&#8221; diye sızlanmaları, gerçekten büyük bir çelişkidir.</li>
<li> Arkadaş modellemesi de bu anlamda çok önemlidir. Çok kapasiteli olduğu halde olumsuz arkadaşlarının tesiriyle kabuğuna çekilen öğrenciler de bulunmaktadır.</li>
</ul>
<p><strong>Öğrenilmiş çaresizlikten nasıl kurtulabiliriz?</strong></p>
<ul>
<li>Öğrenilmiş çaresizlik denilen ölü toprağını üzerinizden atabilmeniz için öncelikle sorunun ne olduğunun farkına varmalısınız. Hangi derse karşı çaresiz olduğunuzu ve bunun neden kaynaklandığını rehberlik servisine başvurup cevabını bulmaya çalışmalısınız.</li>
<li>Gözünüzde büyüttüğünüz derslerden ?kaçmak? yerine bu derslerle yüzleşmeli ve programlı bir şekilde çalışmalısınız.</li>
<li>Korktuğunuz derslere çalışırken, <em>&#8220;az da olsa her gün çalışmak&#8221; t</em>emel prensibiniz olmalıdır.  Bunun için de uzun süreli hedefler belirlemeli ve bu hedeflerinize <em>&#8220;küçük ama emin adımlarla&#8221; </em>ilerlemelisiniz.</li>
<li>Bu derslere yarım &#8211; yamalak çalışmamalısınız. Çünkü yüzeysel çalıştığınız konuları sınavlarda yapamayınca &#8220;çalıştım ama olmuyor&#8221; diyerek kendinize olan güveninizi kaybedebilirsiniz.</li>
<li>Çaresizlik sendromu yaşadığınız derslere tek başınıza çalışmak yerine, birisinden yardım almanız daha yararlı olacaktır. Bu kişilerin size göstereceği bazı püf noktalar, konuları daha kısa bir sürede kavramanızı sağlayacaktır.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Akın YILDIRIM</strong></p>
<p><strong>Özel Toros Akdeniz Lisesi</strong></p>
<p><strong>Rehber Öğretmen</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/ogrenilmis-caresizlik%e2%80%9d-universite-hayalinizi-engellemesin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kitap Okuma Nasıl Sevdirilebilir?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/kitap-okuma-nasil-sevdirilebilir.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/kitap-okuma-nasil-sevdirilebilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Aug 2011 09:52:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Motivasyon ve Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Habeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kitap okumayı nasıl sevdirebiliriz]]></category>
		<category><![CDATA[kitap sevgisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2297</guid>
		<description><![CDATA[Yaklaşık 16 saate varan sıcak günlerde oruç tutuyoruz.Özellikle oruca yeni başlamış çocuklar ve gençler için günler durağan geçiyor.Öğleye kadar uyuyup, TV karşısında iftar bekleyen gençler,kitaplara da hiç sıcak değiller. Peki kitapları bizim ve onların hayatına sokmak adına ne yapılabilir? Kitap okuma, önemi herkes tarafından vurgulanan, fakat birçok insanın bir türlü alışkanlık haline getiremediği ve sadece [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div id="news-detail-spot">Yaklaşık 16 saate varan sıcak günlerde oruç tutuyoruz.Özellikle oruca yeni başlamış çocuklar ve gençler için günler durağan geçiyor.Öğleye kadar uyuyup, TV karşısında iftar bekleyen gençler,kitaplara da hiç sıcak değiller. Peki kitapları bizim ve onların hayatına sokmak adına ne yapılabilir?</div>
<div id="news-detail-news-text">
<div id="haberMetinDiv">
<p>Kitap okuma, önemi herkes tarafından vurgulanan, fakat birçok insanın bir türlü alışkanlık haline getiremediği ve sadece &#8220;boş zaman etkinliği&#8221; olarak düşündüğü bir olaydır. Kitap okumak biz fark etmesek de çok önemli bir ihtiyaçtır ve bu ihtiyacı duyan bireyler olmak ve yetiştirmek ise hem aile hem de toplum açısından üzerimize düşen bir sorumluluktur.</p>
<p>Okuma alışkanlığı önünde bazı yanlış düşünceler, engelleyici olarak yer alıyor. &#8220;Biz bu zamana kadar okumadık, bundan sonra da okusak ne olur!&#8221; ya da &#8220;Biz kitap okumadık da ne oldu, neyimiz eksik!&#8221; diyen bir ebeveynin çocuğunun kitap aşığı olmasını bekleyemeyiz. Halbuki dinimizin ilk emri &#8220;oku&#8221;maktır ve Peygamber Efendimiz, &#8220;Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz.&#8221; buyurmaktadır.</p>
<p>Kitap okuyan bir aile olmayı istemez miydiniz?</p>
<p>Anne babalar kendiliğinden kitap okuyan bir birey yetiştirmek istiyorlarsa bunun ilk şartı kendilerinin de bu yönde bir alışkanlık kazanma gayreti içinde olmalarıdır.</p>
<p>&#8220;Çabuk sıkılıyorum&#8221;, &#8220;kitabı elime bir türlü alamıyorum&#8221;, &#8220;en kısa zamanda okumaya başlayacağım&#8221;&#8230; gibi düşünce ve ertelemeler de alışkanlık kazanımının önündeki en büyük engellerdir.</p>
<p>Okumaya başlamak için okumaya istekliliğimizin olmasını beklemek büyük bir yanılgıdır. Çözüm sadece &#8220;başlamak&#8221;tır.</p>
<p>Boş vakit aramak yanlış. Kitap okumamız için istekliliğimizin olmasını ya da hiçbir uğraşımız olmadığı boş vaktimizin olmasını beklememeliyiz. Evde, işe gelip giderken, seyahatlerde hep başucumuzda takip ettiğimiz bir kitabımız bulunmalı.</p>
<p>Isınmak açısından, okunması daha kolay kitap ve dergilerden başlayabiliriz.</p>
<p>Okuma süresini sürekli uzatarak bunu bir alışkanlık haline getirebiliriz.</p>
<p>Okuma alışkanlığı zirve yapmış dostlarımız, arkadaşlarımız, akrabalarımız olabilir. Onların tecrübe edilmiş uygulamalarını hayatımıza geçirebiliriz.</p>
<p>İşyerinde ya da evinizde okumayı istediğiniz ya da niyetlenip de bir türlü okumaya başlayamadığınız kitaplarınızı görünür ve rahat ulaşılabilir yerlerde bulundurabilirsiniz.</p>
<p>Öğrendiğiniz bilgileri aileniz ve çocuklarınızla paylaşmaya çalışın. Bu gayret hem onların hem de sizin okuma şevkinizi artıracak, birlikte nitelikli zaman geçirmenize vesile olacaktır.</p>
<p>Ailecek kitap okuma saatimiz olmalı</p>
<p>Özellikle babanın da bulunabileceği bir aile kitap okuma saati mutlaka olmalıdır. Teorik olarak çok söylenen, ancak pratiğe bir türlü dökülemeyen bu alışkanlık aile hayatınızda çok şeyleri değiştirebilir. Eve mutlaka en az bir gazete ve dergi girmeli. Evde oluşturulabilecek bir panoya tüm bireylerin okudukları ve hoşlarına gitmiş olan güzel yazı ya da kupürler asılabilir.</p>
<p><strong>İlgilerine göre kitap hediye edin</strong></p>
<p>Çocuklarımızın ilgi ve meraklarını tespit edip onlara uygun kitaplar hediye edebiliriz. Ayrıca çocuklarımıza verdiğimiz harçlıkların bir kısmını kitap almaya ayırmaları yönünde yönlendirmeler yapabiliriz. Bunun için özellikle Ramazan aylarında açılan kitap fuarlarını çocuklarımızla ziyaret ederek onların istedikleri kitapları almaları temin edilebilir. Çocuk isteyerek aldığı kitabı okumak için daha fazla çaba sarf edecektir.</p>
<p>Ersin TOKDEMİR Psikolojik Danışman</p>
</div>
</div>
</div>
<div>zaman.com.tr</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/kitap-okuma-nasil-sevdirilebilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başarı Merdiveni</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/basari-merdiveni.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/basari-merdiveni.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Mar 2011 22:55:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin KILIÇ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Felsefik ve Yaşama Dair Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Motivasyon ve Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[başarısızlık]]></category>
		<category><![CDATA[başarısızlık nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1912</guid>
		<description><![CDATA[Ders alınmış başarısızlık başarı demektir. Malcom S. Forbey Etrafımızda başarılı insanlar vardır; iş dünyasında başarılıdır, eğitim hayatında başarılıdır, sporda başarılıdır, çalışma hayatında başarılıdır? Başarılı insanlara gıpta ile bakarız. Ne kadar başarılı insan, nasıl başardı acaba deriz. Başarının sadece o insanlara mahsus olduklarını düşünürüz, o insanların başarılarını çevre şartlarına, aile durumlarına, maddi durumlarının yerinde olmasına, bazen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ders alınmış başarısızlık başarı</strong><strong> demektir.</strong></p>
<p><strong><em>Malcom S. Forbey </em></strong><strong></strong></p>
<p>Etrafımızda başarılı insanlar vardır; iş dünyasında başarılıdır, eğitim hayatında başarılıdır, sporda başarılıdır, çalışma hayatında başarılıdır? Başarılı insanlara gıpta ile bakarız. Ne kadar başarılı insan, nasıl başardı acaba deriz. Başarının sadece o insanlara mahsus olduklarını düşünürüz, o insanların başarılarını çevre şartlarına, aile durumlarına, maddi durumlarının yerinde olmasına, bazen şansa bağlarız. Hangi sebebin başarıyı getirdiğini düşünüyor isek o imkana sahip insanların hepsinin de başarılı olmaları gerekmez mi?</p>
<p>Zengindi imkanları vardı bir çok dersten özel ders aldı tabiî ki başarılı olacaktı deriz; öyleyse bütün zengin insanların çocuklarının, bütün özel ders alanların başarılı olmaları gerekmez miydi?</p>
<p>Ailesi çok ilgili tabiî ki başarılı olacaktı deriz; öyleyse bütün çok ilgili ailelerin çocuklarının daha başarılı olmaları gerekmez miydi?</p>
<p>Çok çalıştı tabiî ki başarılı olacaktı deriz;öyleyse başarılı olmak için sadece çalışmak yetseydi bir çok çalışan insanın başarısız olmaması gerekmez miydi?</p>
<p>Nasıl başarılı olunacağını biliyordu tabiî ki başarılı olacaktı deriz; öyleyse nasıl başarılı olunacağını bilen kişilerin hepsinin de başarılı olmaları gerekmez miydi?</p>
<p>İyi bir eğitim almıştı, falanca okulda okuyordu tabiî ki başarılı olurdu deriz; öyleyse iyi bir eğitim almış veya falanca okuldan mezun öğrencilerin hepsinin de çok başarılı olmaları gerekmez miydi?</p>
<p>Dış etkenler ne kadar başarılı ya da başarısız olacağımız belirleyemez sadece etkiler ama sonucu tek başına belirleme gücü yoktur. Eğer sonucu  belirleyebilmiş olsaydı, buna yeterli olabilseydi yukarıdaki örneklerdeki kişilerin hepsinin de başarılı olmaları beklenirdi. Dış etkenler bir çok birey için aynı iken sonuçta  kişilerin başarıları nasıl farklı oluyor? Aynı şartlar bir insanın daha çok çalışması için sebep olurken bir başka kişi için de başarısız olması için gerekçe olabiliyor. Olaylara bakış açımız sonucu belirler, aynı olaylara farklı farklı tepki verdiğimiz için sonuçlarda kişilerin algılarına göre farklılık gösterebiliyor.</p>
<p>Aynı olumsuz şartlara sahip iki kişiden birisi çok başarılı olabilirken, bir diğeri başarısız olabiliyor. Aynı olumsuz şartlar bir kişinin çok başarılı olmasına neden olurken, bir başka kişinin başarısız olmasına sebep olabilir.</p>
<p>Tanıdığım iki kardeş vardı; maddi sıkıntılar içerisinde olan bir ailenin iki çocuğu idiler. Anne babalarının eğitim seviyeleri düşük, eğitimlerini sağlamaları için oturdukları köyde okul yok, her gün karda, yağmurda, çamurda 4-5 km. yürümek zorunda kalan  2 kardeşten birisi bu zorluklar içerisinde üniversiteyi bitiriyor, büyük bir kuruluşta üst düzey yönetici oluyor. Diğer kardeş ise okuyamıyor, eğitimini tamamlayamıyor ve köyde kalarak hayatını çiftçilik yaparak sürdürüyor.</p>
<p>Üst düzey yönetici olan kardeşe &#8220;bu şartlar altında buralara kadar nasıl yükselebildin bu nasıl oldu?&#8221; diye sorduğumda &#8220;bu şartlarda başarılı olmam, bu hayat şartlarından kendimi, ailemi ve sevdiğim insanları kurtarmam gerekiyordu onun için başarılı olmaktan başka çarem yoktu.&#8221; demiştir.</p>
<p>Köyde kalan eğitim alamayan kardeşe de &#8220;neden buradasın şimdi daha farklı konumlarda olamaz mıydın,  Bunu başaramaz mıydın?&#8221; diye sorduğumda bu kişi de başarısız olma sebebi olarak yaşadığı şartları göstererek.&#8221;bu şartlarda nasıl başarılı olabilirdim ki?&#8221; diye cevap verdi.</p>
<p>Başarılı olması konusunda birçok mazeret ortaya koyan öğrencilerimize bu bahanelerini sıraladıktan sonra ben de &#8220;o zaman senin başarılı olman için herkesten daha çok sebebin var.&#8221; derim. Bu olumsuzluklar bir çok insanı motive de edebilmektedir, yine bir çok insanı başarısız da kılabilmektedir. Başarılı ya da başarısız olabilmek tamamen kişinin kendi kararı, iradesi ve çalışmasına bağlıdır.</p>
<p>Öyle öğrenciler vardır dershaneye gider, özel dersler alır ama başarılı olamaz. Öyle öğrenciler de vardır ki belki dershaneye bile gitmeden başarıya ulaşırlar. Şartlar nasıl olursa olsun, her şey öğrenciye bağlı, başarı öğrencinin kendisine kalmış bir şeydir.</p>
<p>Öğrenci başaracağına inanmazsa dershanenin de , özel derslerinde, ailenin ilgisi ve olumlu tutumlarının da faydası olmayacaktır.Başarılı olacağına inanmak başarının birinci ve olmazsa olmaz basamağıdır.</p>
<p>Öğrenci başarmak için gereken birinci değere sahipse yani, başaracağına inansa bile kendisi için gerçekçi ve gerçekleştirilebilir bir hedefe de sahip olması gerekir. Kendimize ait bir hedefimiz yoksa ortaya koyacağımız bir başarıdan da söz edemeyiz.</p>
<p>Yanlış hedef kişiye zarar verir! nasıl mı?</p>
<p><strong><em> </em></strong><strong><em>Tecrübeli avcı, av sezonu açılınca acemi avcılardan üçünü yanına alıp ormana gitmiş. Onlara avcılığın sırlarını, inceliklerini anlatacakmış. Küçük bir deliğin yanına gelmişler. Tecrübeli avcı: &#8220;Böyle yerlerde tavşanlar bulunur. Tüfeğin namlusunun ucuyla bu delikleri karıştırın. Sonra içeriden çıkan tavşanı benim gibi avlayın.&#8221; demiş&#8230;</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong><strong><em>Daha sonra küçük bir inin önüne gelmişler. Tecrübeli avcı: &#8220;Bu küçük inlerde tilkiler yaşar. Bu durumda içeriye taş atın. Tilki dışarıya çıkacaktır. Sonra onu böyle avlarsınız.&#8221; demiş&#8230;</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong><strong><em>Az sonra büyükçe bir mağaranın önüne gelirler. Tecrübeli avcı: &#8220;Burada ayı gibi büyük hayvanlar barınır. Bu hayvanlar tehlikelidir. Onları tahrik etmemek gerekir. Bu durumda, mağaranın önüne yatın ve içeriden hayvanın çıkmasını bekleyin.&#8221; demiş&#8230;</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong><strong><em>Bunun üzerine dört arkadaş mağaranın önünde pusuya yatarlar. Ertesi gün gazetelerde garip bir haber manşete çıkar: &#8220;Dört avcıyı tren ezdi!&#8221;</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong><strong><em>Meğer tecrübeli avcı ve arkadaşları ayı ini diye bir tren tünelinin önüne yatmışlar</em></strong>.</p>
<p>Başarıya ulaştıracak üçüncü basamak ise başaracağımıza inanarak, kendimize ait olan hedefe ulaşmak için bir plan içerisinde çalışmaktır. Doğru bir plan, pes etmeden ısrarlı çalışma bizi hedefe ulaştıracaktır. Başarılı olan kişilerde  bu üçlü sistemin sağlandığını görürüz. Bu sisteme sahip olmadan başarıya ulaşılabileceğini düşünmek oturduğumuz yerden bir mucize gerçekleşmesini beklemeye benzer.</p>
<p>Bundan evvel bir şeyler nasıl başarılmışsa aynı yöntemi uygulamamız bizi başarıya götürecektir. Başarılı olmuş kişilerin sistemini hayatımıza uyguladığımızda bizler de aynı başarıya ulaşırız. Nasıl ki iyi bir yemek yapmanın gerekli malzemeleri, bir kuralı, bir sistemi, yapılış sırası varsa , başarılı olmanın da gerekli malzemeleri, belli bir sistemi ve izlenecek yolu vardır. Yapılması gereken yapılması gerekenleri uygun sıra ve metodla yerine getirmektir?</p>
<p>Bizim de elimizde tava, yağ, tuz, yemek malzemesi, ocak var, bunlarla neler yapabileceğimizi de biliyoruz, bu malzemeler ile kimlerin nasıl beğenilen yemekler yaptıklarını da biliyoruz ve elimizdeki bütün bu malzemelerden iyi bir yemek yapamıyorsak bunu nasıl izah edebiliriz?</p>
<p>Metin KILIÇ</p>
<p>Uzman Öğretmen- Psikolojik Danışman</p>
<p><a href="mailto:Metinkilic66@hotmail.com">Metinkilic66@hotmail.com</a></p>
<p><a href="http://www.aktuelegitim.com">http://www.aktuelegitim.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/basari-merdiveni.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

