
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aktuel Eğitim ve Rehberlik Portalı (PDR) &#187; Aile ve Rehberlik</title>
	<atom:link href="http://www.aktuelegitim.com/category/rehberlik-hizmetleri/aile-ve-rehberlik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aktuelegitim.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Eğitim ve Rehberlik Portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 12 Feb 2012 10:21:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kötü alışkanlıklardan nasıl kurtulabilirsiniz?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/kotu-aliskanliklardan-nasil-kurtulabilirsiniz.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/kotu-aliskanliklardan-nasil-kurtulabilirsiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 18:36:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Davranış Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[kötü alışkanlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kötü alışkanlıklar nasıl oluşur]]></category>
		<category><![CDATA[kötü alışkanlıklardan nasıl kurtulurum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2901</guid>
		<description><![CDATA[Tırnak yemek, gevezelik etmek, sakızınızı şapırdatarak çiğnemek gibi kötü alışkanlıklar bugüne kadar hem bize zarar... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/kotu-aliskanliklardan-nasil-kurtulabilirsiniz.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tırnak yemek, gevezelik etmek, sakızınızı şapırdatarak çiğnemek gibi kötü alışkanlıklar bugüne kadar hem bize zarar vermiştir hem de çevremizdekileri rahatsız etmiştir.<br />
Bunlardan kurtulmak için çeşitli yöntemler denediniz ve başarılı olamadıysanız bu haberimizi mutlaka okumalısınız.</p>
<p>Foxnews isimli <span id="more-2901"></span>internet sitesinde yer alan habere göre, psikiyatri uzmanları, psikologlar ve bilişsel terapistler bu alışkanlıkları kabul etmenin ilk adım olduğunu söylüyorlar.</p>
<p>Sakızını şapırdatarak çiğnemek: Bu sinirli ya da endişeli olduğunuzda sığındığınız bir liman gibi görünen bir bağımlılıktır.</p>
<p>Ne yapmalısınız? En hızlı ve en etkili çözüm, sakızı ağzınızdan atmaktır. Eğer gerçek sakız çiğnemeyi bırakmak istemiyorsanız, sakızı her şapırdattığınızda sizi durduracak bir arkadaş bulmaktır. Ya da sakızı şapırdattığınızı duyana kadar sakızı çiğneyin ve bu sesin sizi ne kadar rahatsız ettiğinin farkına varın.</p>
<p>Geç saatlere kadar çalışmak: Bunun için iyi bir sebebiniz var mı? Bu durumdan memnun musunuz yoksa çok mu yoruluyorsunuz?</p>
<p>Ne yapmalısınız? Zamanın ne kadar değerli olduğunu düşünün. Birisi sizden bir şey yapmanızı istediğinde hemen kabul etmeyin. Kendisine geri döneceğinizi söyleyin ve zamanınızın olup olmadığına karar verir. Saatinizi 5 dakika ileri kurun, böylece beklenmedik gecikmeler için zamanınız olur.</p>
<p>Sürüncemede bırakma: Bir görevi tamamlarken duyulan endişeyle mücadele etmede geliştirilen bir stratejidir.</p>
<p>Bundan nasıl kurtulursunuz? İşi ertelemeye başladığınızda bunu kabul edin. Başkaları işinizle ilgilenmediğinizi düşünebilir ve bu durum işleri daha da kötü hale getirir. Size verilen işi kontrol edin, eğer belirtilen tarihte bitiremeyeceğinizi düşünüyorsanız işe devam etmesi için arkadaşınıza gönderin. İşin sonuçları hakkında kendinizi sorumlu hissederseniz, bu sizi görevinizi bitirmeniz için motive edecektir.</p>
<p>Tırnak yeme: Genellikle stresinizi yatıştırmak ya da teselli bulmak için tırnak yeme alışkanlığı başlar. Hatta kimi zaman tırnak yeme bebeklikteki parmak emmenin yetişkin versiyonu olabiliyor.</p>
<p>Bundan nasıl kurtulursunuz? Öncelikle tırnaklarınızı yemeye başladığınızda başka bir şeyle uğraşmaya çalışın, dikkatinizi başka bir işe yönlendirin. İşyerinde ya da evinizde bir stres topu bulundurun ve onunla oynayın. Tırnaklarınızı sık sık kesin.</p>
<p>Her şeyden yakınma, şikayet etme: Kendinizi güvende hissetmediğinizde, istediğiniz bir şey olmadığında bir çocuk gibi ağlarsınız, her şeyden şikayet edersiniz.</p>
<p>Ne yapmalısınız? Bir yetişkin olarak her zaman aynı sonuçlarla karşılaştığınızda büyük bir şaşkınlığa uğrarsınız. Eğer eşiniz ya da arkadaşlarınız sizin gereksiz yere sürekli yakındığınızı söylüyorsa, buna dikkat edin. Yakınmak yerine isteklerinizi doğrudan söyleyin. Birçok insan yakınan kişilere bir süre tahammül eder. Ancak uzun süre dayanamaz.</p>
<p>Dedikodu yapmak: Bazı insanlar dedikodu yaparak dikkatlerin kendisinde odaklanacağını düşünüyor.</p>
<p>Ne yapmalısınız? Yeni bir restoran keşfettiğinizde ya da son gittiğiniz tatil yeri gibi deneyimlerinizi paylaşırken sohbete odaklanın. Son günlerdeki gündem konuları hakkında konuşun. Böylece diğer insanlar hakkında tartışmaktan uzak durursunuz. Otobüste, minibüste ya da yolda giderken iş arkadaşınız hakkında kötü bir şey söylerseniz, o arkadaşınız arka koltukta oturuyor olabilir. Unutmayın ki dedikodu insanların güvenilmez görünmesine yol açar. Dedikodu yapmaya devam ederseniz arkadaşlarınızı ve profesyonel iş bağlantılarınızı kaybedersiniz.</p>
<p>Dağınıklık: Karışıklıktan hoşlanıyor olabilirsiniz. Çünkü dağınıklık işinizi yapmanız için sizi teşvik eder. Buna karşılık aradığınız bir şeyi bulmak için size zaman kaybettirir.</p>
<p>Ne yapmalısınız? İhtiyacınız olan kağıtları kümeler şeklinde ayırın ve farklı renklerde dosyalar ya da kutular kullanın. Acil olanlar ve birkaç gün içinde yapmanız gereken işleri de ayrı dosyalara yerleştirirseniz işiniz kolaylaşır. Kendi çalışma şeklinize uygun olarak buna benzer bir sistem oluşturun. Evde de anahtarlarınızı her gün aynı yere koymak gibi basit adımlarla işe başlayabilirsiniz.</p>
<p>Yerinde duramama: Çok fazla kafein ya da şeker tüketiminin yol açtığı adrenalindeki dalgalanmadan kaynaklanan aşırı enerjiniz olabilir.</p>
<p>Ne yapmalısınız? Bol şekerli kahveyi ya da kafeinli içecekleri çok seviyorsanız, bunları kesmelisiniz. Enerjinizin tavan yapmasını ya da dip noktalara düşmesini kontrol etmek için, yeterince egzersiz yapmak ve uyumak önemlidir. Pasif egzersizlerde ellerinizi ve bacaklarınızı hareket ettirmeyi deneyin. Ellerinizi kucağınıza koyun ve avuç içlerinizi birbirine doğru itin. Bacaklarınız için, iki ayağınızı da yere düz olarak yerleştirin ve ağırlığınızı aşağıya doğru verin. Bu hareketleri sakinleşene kadar yapın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/kotu-aliskanliklardan-nasil-kurtulabilirsiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tuvalet eğitimi ne zaman başlar? Tuvalet eğitimi nasıl verilir?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/tuvalet-egitimi-ne-zaman-baslar-tuvalet-egitimi-nasil-verilir.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/tuvalet-egitimi-ne-zaman-baslar-tuvalet-egitimi-nasil-verilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 10:06:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Tuvalet eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Tuvalet eğitimi kaç yaşında başlar]]></category>
		<category><![CDATA[Tuvalet eğitimi nasıl verilir]]></category>
		<category><![CDATA[Tuvalet eğitimi ne zaman başlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2882</guid>
		<description><![CDATA[Çocukların bezden kurtulup tuvalet eğitimi alması süreci zordur. Anneler, kimi zaman bir sinir harbine dönen... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/tuvalet-egitimi-ne-zaman-baslar-tuvalet-egitimi-nasil-verilir.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="news-detail-spot">Çocukların bezden kurtulup tuvalet eğitimi alması süreci zordur. Anneler, kimi zaman bir sinir harbine dönen bu mücadelede çocuklara tekrar bez bağlamaya dönebiliyor. Çocuğunuza tuvalet eğitimi vermeniz gerektiğinde şu üç şeyin de hazır olması gerekir: Siz psikolojik olarak hazır mısınız? Çocuğunuz buna hazır mı? Çevreniz buna müsait mi?</div>
<div id="news-detail-news-text">
<div id="haberMetinDiv">
<p>2 yaşındaydı. Geceleri ağlayarak uyanıyor, annesinin yanında yatmak istiyor, gündüzleri de huysuzluğu devam ediyordu. Anne tam bir aydır tuvalet eğitimi vermeye çalışıyordu. Ama o sürekli altını ıslatıyor, tuvalete gitmeyi reddediyordu. Anne tekrar bezini bağlama kararı almıştı. Zihinsel ve bedensel olgunluğa sahip bir çocuk ne yazık ki yanlış metotlarla tuvalet eğitimini alamamıştı. Annemiz çok titiz ve sabırsızdı. Çocuğunu etrafı kirletecek korkusuyla her 15 dakikada bir olmak üzere yaklaşık 20-25 kez tuvalete götürüyor, kirlettiğinde de ona bağırıp vuruyordu. Bu süreç anne ve çocuk için bir kâbus haline gelmişti. Çocuğun korkuları artmış, annesine de öfke duymaya başlamıştı. Annenin deyimi ile de sanki onun inadına altını ıslatıyor, öğle uykusuna da, tuvalete gitmeyi de reddediyordu. Peki çocuğumuza doğru ve kalıcı tuvalet eğitimi/alışkanlığı nasıl kazandırabiliriz? Öncelikle üç şeyin hazır olması gerekir. Bunlar anne, çocuk ve çevrenin hazır olmasıdır.</p>
<p>Siz hazır mısınız? Bu dönem zor ve sabır isteyen bir dönemdir. Çocuk ilk temel eğitimini almaktadır. Beden ve zihin etkileşim içinde kontrol sağlama mekanizması geliştirmektedir. Bu da çok da kolay olmayacaktır. Anne kararlı, zamanı yeterli ve enerjik olmalıdır. &#8216;Yapamayacağım&#8217; diye tekrar bezi bağlamak doğru değildir. Geri dönüş olmamalıdır. Bu yüzden de kendisinin de ruhsal açıdan rahat olduğu bir dönemde bu alışkanlık kazandırılmaya çalışılmalıdır.</p>
<p>Çocuğunuz hazır mı? Her çocuğun tuvalet eğitimine başlama hazırlık olgunluğu değişebilir. Ama normal gelişim seyrindeki bir çocuğun 1,5-2,5 yaş arasında tuvalet eğitimini alması gerekir. Daha önce ya da daha sonra verilen eğitim ileriki dönemlerde çocuklarda uyum ve davranış bozukluklarına yol açabileceği gibi bu eğitimi almasını da zorlaştırır. Çocuğunuz 2 saat kuru kalabiliyor, altı kirlendiğinde rahatsız oluyor ve öncesinde de bunun sözel ve bedensel işaretlerini (yüz, mimik, duruş) verebiliyor ve ara ara öğle uykularından da kuru kalkmaya başladı ise tuvalet eğitimine hazır demektir.</p>
<p>Ortamınız hazır mı? Yeni bir kardeş, kreşe başlama, taşınma, boşanma zamanlarında çocuk kendini güvensiz hisseder. Bu zamanlarda eğitim ertelenmelidir. Aynı zamanda çocuğun aniden anneden ayırılıp başka bir kişinin (anneanne, babaanne veya bakıcının) eğitimine verilmesi ruhsal açıdan çocuğu olumsuz etkiler.</p>
<p><strong>NASIL YAPACAĞIZ?</strong></p>
<p>Klozet üzerine oturtulabilen merdivenli bir çocuk klozeti alın. Bu klozetle 1 hafta evin içerisinde oynamasına izin verin.</p>
<p>Çocuğunuzla konuşun. Ona artık büyüdüğünü, bezini çıkaracağınızı, sizin gibi, ağabeyi, ablası gibi tuvaleti kullanacağını anlatın. Ailenin diğer fertlerinden de destek alın. (Anneanne, babaanne, dede de onu teşvik etsinler.)</p>
<p>Gece gündüz bezi tek aşamada çıkarın, asla gece bezlemeyin. Gece bezlemek çocuğa gece altını ıslatabilirsin şeklinde mesaj verir. Böyle bir yaklaşımla da gündüz de tuvalet alışkanlığını kazanması zorlaşır.</p>
<p>Onunla birlikte tuvalete gidin. Yanında bekleyin. Süreci tekrar anlatın.</p>
<p>Çocuğunuzu 1,5-2 saatte bir tuvalete götürün. Özellikle beslenmeden sonra. Yaptığında onu ödüllendirin.</p>
<p>Gündüz tuvalette 5 dakikadan fazla durmayın. Yapmadığında gülümseyerek &#8220;Daha gelmemiş!&#8221; diyerek onunla birlikte tuvaletten çıkın.</p>
<p>Gece yattıktan 1 saat sonra muhakkak kaldırın. Korkmayın, tekrar uykuya dalacaktır. Dalma esnasında onun yatağında isterse elini tutarak bekleyin.</p>
<p>Kendini rahat hissettiğinde sizi bırakacaktır, tuvalette yalnız kalabilecektir. Bir süre sonrada kendi kendine gidecek, kapıyı da kapatacaktır.</p>
<p>Unutmayın, zamana ihtiyacınız var. En fazla 6-8 ay içerisinde çocuğunuz tuvalet eğitimini öğrenip, kalıcı alışkanlığı kazanacaktır.</p>
<p>5 yaşına kadar alışkanlığın kazanılamaması durumunda muhakkak klinik destek alın.</p>
<p><a href="http://www.zaman.com.tr/" target="_blank">http://www.zaman.com.tr</a></p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/tuvalet-egitimi-ne-zaman-baslar-tuvalet-egitimi-nasil-verilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oyun gerçek yaşamın bir provasıdır</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/oyun-gercek-yasamin-bir-provasidir.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/oyun-gercek-yasamin-bir-provasidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Jan 2012 18:10:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir AKEL</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunun çocuk gelişiminde önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunun öğrenmede önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunun önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2783</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğunun 20&#8242;li yaşlarda nasıl bir yaşam tarzını benimseyeceğini merak edenler, oyun oynarken onu izlesin. Oyun... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/oyun-gercek-yasamin-bir-provasidir.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğunun 20&#8242;li yaşlarda nasıl bir yaşam tarzını benimseyeceğini merak edenler, oyun oynarken onu izlesin. Oyun çocuğun sadece eğlendiği bir etkinlik değildir. Çocuğun yaşam becerilerini öğrendiği ve uyguladığı bir süreçtir. Bu süreç o kadar önemlidir ki!</p>
<p>Ailelerin büyük çoğunluğu çocuğunun oyun sürecini görmezden gelir. Önemsemez. İzlemez ve çoğu zaman olumsuz müdahalelerde bulunur.  Oysa oyun çocuğun hayatı ilk tanıma sürecidir. Henüz bebekken eline verilen çıngırağı sallar. Çıkan sese ilk başlarda tuhaf tepkiler verir. Korkar irkilir. Ama süreç devam ettikçe çıkan sese gülümsemeye başlar. Daha hızlı ve kararlı sallamaya başlar. Bebek burada çıngırak sesini duyması için sallaması gerektiğini öğrenir. Bir öneri: 6 ay ile 2.5 yaş çocuklarına yaptığınız hareketi üç kez tekrarlarsanız oyun olur.  Algı yeteneğini en kolay oyun süreciyle geliştirir. Oyun, çocuğun öğrenme sürecinde kullandığı temel yöntemdir.</p>
<p>Bir aslanın, küçük kedi yavrusunun hareketleri bir bebeğin, bir çocuğun hareketlerinden farksızdır. Birbirleriyle çok benzerlik gösterir. Atlama sıçrama, sese tepki verme, aile bireyleriyle iletişim kurma gibi birçok hareketleri,  ilk çocukluk dönemini yaşayan bir insandan farksızdır. Özetle söylemek gerekirse oyun varlıklar için hayatı tanıma sürecinin en temel öğesidir.</p>
<p>Bebek büyür ve 3 yaşlarında bir çocuk olur. İşte bu süreçte arkadaş ilişkisi, aile bireyleriyle iletişim süreci yoğun olarak yaşanmaya başlar. Bu süreçten sonra çocuk anneden ziyade arkadaşlarıyla oynamak gereği hissedecektir. Birçok anne, çocuklarıyla arkadaş olmaya çalışır. Onunla vakit geçirmek için çaba harcar. Ama çocuk arkadaşlarıyla oyun oynama isteğini yüksek bir duyguyla yaşar. &#8220;Çocuğumla vakit geçirmek istiyorum ama çocuğum sürekli ağlıyor, kızıyor&#8221; diyenlere tavsiyem, &#8220;bir an önce çocuğunuzu bir arkadaşıyla yalnız bırakın&#8221; olacaktır. Arkadaşıyla oyun sürecinde çocuğunuzu gözlemleyin.</p>
<p>Arkadaş ilişkilerinde sorun yaşıyor mu?</p>
<p>Kendini ifade edebiliyor mu?</p>
<p>Paylaşımcı mı ( Oyuncaklarını arkadaşlarıyla paylaşır mı)?</p>
<p>Liderlik özelliği mi gösteriyor yoksa içine kapanık bir tavır mı sergiliyor?</p>
<p>Saldırgan mı, uysal mı?</p>
<p>Yukarıda bahsedilen davranışları gözlemliyorsanız çocuğunuzun ileriki yaşlarda aynı davranışları sergileyeceğinden emin olun. Beş yaşında aynı davranışları sergiler, 15 yaşında aynı davranışları sergiler. Yöntem değişir ama davranış yaparken ki tavrı hiç değişmez.</p>
<p>Peki çocuğunuz oyun oynama sürecinde olumsuz bir tavır sergilediğini gördünüz ne yapmalısınız?</p>
<p>Anlık müdahaleden kaçının. Anlık bir müdahale sorunu çözmez bilakis başka sorunların doğmasına neden olur. Öncelikle çocuğun sergilediği olumsuz davranışı bir modelden öğrendiği unutulmamalıdır. Özellikle anne başta olmak üzere baba, diğer kardeşler ve yakın akrabalar, olumsuz davranışlarını gözden geçirmelidir. Aile çocuğa sevgi ile özgüven kazandırmaya çalışırken ödül ve ceza mekanizmasını çok iyi çalıştırmalıdır. Yanlış yaptığında ceza ( imkanlardan mahrum bırakma yöntemi kullanılmalı) Olumlu davranış sergilediğinde ise ödül verilmelidir. Sevgi ile dokunmanın sihirli bir iksir olduğunu unutmayın.</p>
<p>Eğitimci- Yazar<br />
Kadir AKEL</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/oyun-gercek-yasamin-bir-provasidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Özbay: &#8220;Zorlanmadan başarı kazanılmaz&#8221;</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/prof-dr-ozbay-zorlanmadan-basari-kazanilmaz.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/prof-dr-ozbay-zorlanmadan-basari-kazanilmaz.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Dec 2011 09:32:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[başarma duygusu nasıl geliştirilir]]></category>
		<category><![CDATA[Gönüllü Eğitimciler Derneği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2747</guid>
		<description><![CDATA[Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/prof-dr-ozbay-zorlanmadan-basari-kazanilmaz.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Özbay, zorlanmadan başarı kazanılamayacağını söyledi. Özbay, gelişimin, zorlanma ve destekle sağlanacak bir süreç olduğunu, bu formülde asıl ağırlığın zorluklarla mücadeleye verilmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Zonguldak&#8217;ın Ereğli ilçesinde Gönüllü Eğitimciler Derneği, (ERGED) İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Ereğli Eğitim Fakültesi iş birliğiyle &#8216;Pozitif Genç Girişimi&#8217; konulu konferans düzenledi.<br />
Atatürk Kültür Merkezi sinema salonundaki konferansa Ereğli Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar, Ereğli Eğitim Fakültesi Dekanı Ali Azar, çok sayıda eğitimci, öğrenci ve vatandaşlar katıldı.<br />
Konferansta konuşan Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Özbay, başarı için zorlanmanın şart olduğunu belirtti.<br />
Gelişimin, zorlanma ve destekle sağlanacak bir süreç olduğunu, bu formülde asıl ağırlığın zorluklarla mücadeleye verilmesi gerektiğini ifade eden Özbay, &#8220;Bugünkü eğitim sisteminde okulların içini boşaltmış durumdayız. Okullarda çocuklarımıza hiçbir yaşam becerisi kazandıramıyoruz. Sınav odaklı eğitimle onları hayattan tamamen kopartıyoruz. Bir yere yerleştirdiğimizde de tüm derdimiz bitiyor. Hal bu ki hayatın zorluklarını görmeyen, hayat tasası olmayan bir çocuğun okuması ve başarılı olması da pek mümkün değildir. O nedenle çocuklarımızın hayatla yüzleşmesine, zaman zaman hata yapmasına fırsat tanıyalım.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;TEMEL SORUNUMUZ ÇOCUKLARIMIZA YAŞAM BECERİSİ KAZANDIRAMAMAK&#8221;</strong><br />
Konferansta sık sık yaşanmış örneklere başvuran ve izleyiciyle diyalog kuran Özbay, çocuk gelişiminde dikkate alınması gereken çarpıcı örnekler de verdi.<br />
Bir tanıdığının başından geçenleri anlatarak izleyiciye iki durumdan hangisi doğru sorusunu yönelten Özbay şu örneği verdi: ?Bir tanıdığım var Ankara?da. Akşam işini bitirip eve dönmek için yola çıkıyor. Yolda 11 yaşlarında bir çocukla karşılaşıyor. Çocuk, annesinin hazırladığı poğaça türü yiyecekleri Kızılay?da satmış ve o da evine dönüyor. Arkadaşım çocuğun durumundan çok etkileniyor ve cebindeki tüm parayı ona veriyor. Eve sarsılmış bir yüz ifadesiyle giriyor. Eşi, bir şeylere sıkıldığını anlıyor ve soruyor. Önce &#8216;bir şey yok&#8217; diyor. Üsteleyince durumu anlatıyor ve &#8216;Çocuğun durumuna içim parçalandı&#8217; deyince eşi, ?Sen o çocuğa neden üzülüyorsun, bak annesinin hazırladığı şeyleri gidip Kızılay?da satabiliyor, sen asıl kendi çocuğuna üzül. Daha bakkaldan gidip ekmek alıp gelmeyi bile beceremiyor.? diyor. Evet bu iki çocuktan hangisine acımak gerekiyor. İşte bizim temel sorunumuz bu. Çocuklarımıza yaşam becerisi kazandıramamak.? ifadelerini kullandı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/prof-dr-ozbay-zorlanmadan-basari-kazanilmaz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuktan sonra evlilikteki sorunların üstesinden nasıl gelinir?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/cocuktan-sonra-evlilikteki-sorunlarin-ustesinden-nasil-gelinir.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/cocuktan-sonra-evlilikteki-sorunlarin-ustesinden-nasil-gelinir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Dec 2011 18:53:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik sorunları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2738</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğunuzun olması ilişkinizde değişikliklere neden oldu mu? Merak etmeyin, bu değişiklikler pek çok evlilikte yaşanıyor.... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/cocuktan-sonra-evlilikteki-sorunlarin-ustesinden-nasil-gelinir.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğunuzun olması ilişkinizde değişikliklere neden oldu mu? Merak etmeyin, bu değişiklikler pek çok evlilikte yaşanıyor. Çünkü çocuk, zor bir işin altına girmek demek.</p>
<p>Hamile kalmaya karar veriyorsanız, gerçekçi olup ilişkinizde oluşacak değişimlere önceden hazırlıklı olmalısınız. Gece uykularınızda, hormonlarınızda ve önceliklerinizde yaşayacağınız değişim ilişkinizi zorlayabilir, hatta ilişkinizde kırılmalara yol açabilir. Ancak illa ki ilişkinizin bozulabileceği gerçeğine mahkum yaşamak zorunda değilsiniz. Çünkü bebek sahibi olmak, dünyada yaşanabilecek en büyük mutluluklardan biri. Tek yapmanız gereken, bu müthiş tecrübeye gözleriniz açık, olacakların farkında girmeniz.</p>
<p><strong>Hamilelikle başa çıkın</strong><br />
Bebek sahibi olmak, hayattaki en şaşırtıcı, en zor deneyimlerden biridir. Hamilelik doğal ve keyifli olması bir yana, aynı zamanda rahatsızlık verici, yorucu ve tedirgin edicidir de.</p>
<p>Bir kadın olarak sabırlı olmalı ve kendinizi çok fazla zorlamamalısınız. Bir eş olaraksa alakasız zamanlarda da olsa destek ve anlayışa ihtiyaç duyacağınızı unutmamalısınız. Bu dönemde bol bol kitap okuyun, doktorunuzdan bilgi alın ve yaşayacağınız fiziksel ve psikolojik değişikliklerden haberdar olun.</p>
<p><strong>Annelik hüznü</strong><br />
Doğum sonrası depresyon, yeni anneleri etkileyen ciddi bir sorundur. Ama her doğum yapan kadın depresyona girecek diye bir kural yoktur. Her ne kadar bir depresyon yaşamıyor olsanız da uykusuz geceler, günlük rutininizin değişmiş olması, kendinizi izole edilmiş gibi hissetmeniz, ruh halinizde bir çökkünlük oluşmasına neden olur. Nedensiz ağlamalar yaşayabilirsiniz. İşte bu duruma annelik hüznü denir.</p>
<p>Hem sizin hem de eşinizin bu yaşanacaklardan haberdar olmanız gerekir. Hislerinizi eşinize açmanız halinde yaşadığınız olumsuz duyguların bir bunaltıya dönüşmesini engelleyebilirsiniz. Bu dönemde yaşadığınız sıkıntılar konusunda birbirinize destek olmanız ama baskı yapmamanız ebeveynlik rolünüze daha kolay adapte olmanızı sağlar.</p>
<p><strong>Birbirinize zaman ayırın</strong><br />
Bir bebeğe bakıyor olmak, eşinizle baş başa geçirdiğiniz zamanın kalitesini düşürebilir; hatta baş başa kalmak aklınızdan geçen son şey olur bu dönemde. Bebeğe kavuşmuş olmanızın ilişkinizi zedelememesi için kendinizi rahatlatmanız, bunun için ekstra uyku zamanları yaratmanız, arada uzun banyo keyfi yapmanız iyi olur.</p>
<p>Arada ailenizden ya da arkadaşlarınızdan birine çocuğunuzu emanet edip hiç olmazsa birkaç saatliğine eşinizle baş başa dışarı çıkmanız yararlı olur. Seks de bu dönemde bir sorundur ama sabırlı olun ve kendinizi sekse hazır hissedene kadar birbirinize farklı yollarla sevginizi gösterin.</p>
<p><strong>Ebeveynlik stillerinizi çatışmaya dönüştürmeyin</strong><br />
Siz ve eşiniz ebeveynlik tarzı olarak tamamen farklı bakış açılarına sahip olabilirsiniz. Disiplin, yiyecek seçimi gibi konularda farklı düşünüyor olabilirsiniz ama düşüncelerinizde uzlaşmaya çalışmanız önemli. İnançlarınız ve beklentileriniz hakkında birbirinizle konuşun. Bazı konularda anlaşamasanız bile tartışmanın üstesinden gelmeyi öğrenmeniz gerekir. Bu anlaşmazlıkları ilişkinizi yıpratacak bir inatlaşmaya götürmek doğru olmaz.</p>
<p><strong>Babalık yapmasına fırsat verin</strong><br />
Bir bebeğin sadece anneye değil, aynı zamanda bir babaya da ihtiyacı vardır. Baba, anne kadar iyi ilgilenemiyorsa bile çocuğun onunla vakit geçirmesine fırsat vermek gerekir. Böylece hem siz biraz dinlenmiş olursunuz hem de baba ile çocuğun ilişkisi gelişir.</p>
<p><strong>Eşinizle sohbet edin</strong><br />
Bebek tüm vakti alsa da anne-babanın bebek dışındaki bir konudan da sohbet edebilmeleri çok önemlidir. Bu durum çiftin sadece anne-baba değil, karı-koca olduğunu da hatırlatan bir durumdur. Çiftin karı-kocalık ihtiyaçlarını besler. O yüzden gün içinde en azından 15-20 dakikayı böyle bir sohbete ayırmak ilişki için çok faydalı olacaktır.</p>
<p><strong>Mükemmel anne olma takıntısı zarar verir</strong><br />
Anne olduktan sonra eski yaşam şeklinizi sürdüremezsiniz. Ama minimum da olsa kendinize vakit ayırabilecek fırsatlar yaratmanız hem kendinizi iyi hissetmenize neden olur hem de aile içi ilişkileri daha sağlıklı tutar. Mükemmel anne olma fantezisi yüzünden birçok anne bu noktayı gözden kaçırır ve böylece hem kendini hem eşini ilgiden mahrum eder. Böylece evlilik ilişkisinin yıpranması kaçınılmaz olur.</p>
<p>pudra.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/cocuktan-sonra-evlilikteki-sorunlarin-ustesinden-nasil-gelinir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>4. Aile Danışmanlığı Sertifika Programı</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/4-aile-danismanligi-sertifika-programi.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/4-aile-danismanligi-sertifika-programi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Dec 2011 23:12:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji Eğitimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[aile danışmanlığı eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Danışmanlığı Sertifika Programı]]></category>
		<category><![CDATA[ankarada Aile Danışmanlığı Sertifika Programı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2725</guid>
		<description><![CDATA[Psikolojik Destek Derneği ( PDD) tarafından Dördüncüsü organize edilen  &#8221;Aile Danışmanlığı Eğitimi Sertifika Programı&#8221; Ankara&#8217;da... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/4-aile-danismanligi-sertifika-programi.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Psikolojik Destek Derneği ( PDD) tarafından Dördüncüsü organize edilen  &#8221;Aile Danışmanlığı Eğitimi Sertifika Programı&#8221; Ankara&#8217;da düzenlenecektir. Cumartesi &#8211; Pazar günlerinde ve 100 saatlik bir süreyi kapsayacak olan eğitim sonucunda Uluslararası Aile Terapileri Derneği IFTA (İnternational Family Therapy Association)  üyesi olan PDD tarafından Aile Danışmanlığı Eğitim sertifikası verilecektir. Sertifikalar <strong>Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliğine Uygundur. Uygunluğuna dair ilgili daire başkanlığından resmi yazı alınmıştır. </strong>&#8220;Aile Danışmanlığı Eğitimi Sertifika Programı&#8221; eğitimin içeriği ve katılım koşulları hakkındaki ayrıntılar şöyle; <a href="http://www.ailedanismanligi.org/">www.ailedanismanligi.org</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Aile Danışmanlığı Eğitimi Sertifika Programı</strong><strong> </strong><br />
<strong>Kontenjan:</strong> 35 Kişi<br />
<strong>Eğitim Tarihi:</strong></p>
<ul>
<li>04-05 Şubat 2012</li>
<li>11-12 Şubat 2012</li>
<li>25-26 Şubat 2012</li>
<li>10-11 Mart 2012</li>
<li>17-18 Mart 2012</li>
</ul>
<p><strong>Eğitim Yeri:</strong> ANKARA  İç Kale Otel <a href="http://www.hotelickale.com/">http://www.hotelickale.com</a><br />
<strong>Toplam Ücret:</strong> 1600 TL Taksit yapılacaktır.- Lisans ve Yüksek Lisans  öğrencilerine  1200 TL<br />
<strong>Eğitim Süresi:</strong> 100 saat (Cumartesi &#8211; Pazar)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Program Sorumlusu:</strong> Uzman Psikolog Gökhan Göksu</p>
<p>(PDD Genel Başkanı Cep:0532 601 90 28)</p>
<p><strong>Verilecek Materyaller</strong>:5 adet eğitim Dvd si, Aile Danışmanlığı ile ilgili doküman ve kitaplar ücretsiz olarak katılımcılara verilecektir.</p>
<p><strong>Süpervizyon</strong>: Her 4 ayda bir, bir hafta sonu 2 gün ücretsiz süpervizyon uygulaması yapılacak ve sertifikalandırılacaktır.<br />
<strong>Sertifikasyon:</strong> Eğitim boyunca %80 devam takip edilecek ve sınavdan 100 üzerinden 70 alanlara ?Aile Danışmanı Sertifikası? verilecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Not:</strong> Kesin kayıt için başvuranlardan eğitim ücretinin 400 lirası peşin alınacaktır.<br />
Psikolojik Destek Derneği Genel Merkezi (PDD)<br />
Şeyh Keramettin mah.Suat Akgün sok. Genç iş hanı no:1 kat:2 / Giresun Merkez<br />
Tel: 0454 212 61 00 - Gsm:0532 601 90 28</p>
<p><a href="http://www.ailedanismanligi.org/">www.ailedanismanligi.org</a></p>
<p><a href="mailto:egitim@ailedanismanligi.org">egitim@ailedanismanligi.org</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Katılımcılar Hangi Hakları Elde Edecekler?</strong><strong> </strong><br />
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Özel Aile Danışmanlığı Yönetmeliği kapsamında yönetmelikde belirtilen ilgili meslek elemanlarının en az 100 saatlik aile danışmanlığı eğitimi almış olmaları halinde aile danışmanı yetkisi verilmekte ve bu alanda yasal olarak çalışabilmektedirler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Yasal Dayanaklar:</strong><strong> </strong><br />
1.Tarih : 25.02. 2009, Sayı : 27152 R.G,  Gerçek Kişiler ve Özel Hukuk Tüzel Kişileri İle Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Aile Danışma Merkezleri Hakkında Yönetmelik.<br />
2.B.02.1.SÇE.0.15.00.02.00-604.02-791 sayılı Gerçek Kişiler ile Özel Hukuk Tüzel Kişileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Aile Danışma Merkezleri Hakkındaki Yönetmelik Uygulamaları Hakkındaki Genelge</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>NOT: Dernegimiz IFTA Üyesidir ( İnternational Family Therapy Association)</strong><br />
<strong>NOT</strong>: Eğitim sonunda verilecek sertifikalar Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliğinde belirtilen Aile Danışmanı olarak çalışabilmek için  gerekli olan  en az 100 saatlik teorik  aile danışmanlığı eğitimi ve bu kapsamda verilen eğitimin uygunluğuna yönelik resmi yazımız  bakanlığın ilgili daire başkanlığından alınmış olup kursiyerlerimize bir kopyası verilecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Eğitimci Kadrosu</strong></p>
<ul>
<li><strong>Prof.Dr.Servet Özdemir</strong>  (Gazi Üniversitesi )</li>
<li><strong>Prof.Dr.Selahattin Öğülmüş</strong> (Ankara Universitesi)</li>
<li><strong>Prof.Dr.Veli Duyan</strong> (Hacettepe Üniversitesi)</li>
<li><strong>Doç.Dr.Serap Nazlı</strong><strong> </strong>(Ankara Univ.)Aile Danş. kitabının yazarı)</li>
<li><strong>Yard.Doç.Linda Nalan Frame</strong> (Fatih Üniv. ve İFTA eğitim üyesi)</li>
<li><strong>Psikiyatrist Sevilay Zorlu</strong></li>
<li><strong>Dr.Nevin Dölek</strong> ( Boğaziçi Üniv. öğr.görevlisi)</li>
<li><strong>Uzm.Psk.Gökhan</strong> <strong>Göksu</strong><strong> </strong>( PDD Genel Başk.)</li>
<li><strong>·         </strong><strong>Av. Bahadır Akçay  </strong><strong></strong></li>
<li><strong>   </strong></li>
</ul>
<p><strong>Eğitime Kimler Katılabilir?</strong></p>
<p>Eğitime psikoterapi alt yapısına sahip, vaka ve klinik tecrübesi olan hekimler ve diğer ruh sağlığı profesyonelleri katılabilir.</p>
<p>-Çocuk Gelişim Uzmanları<br />
- Uzman, Asistan ve Pratisyen Hekimler<br />
- Psikologlar<br />
- Psikolojik Danışmanlar<br />
- Sosyal Hizmet Uzmanları</p>
<p>- Hemşireler<br />
- Psikoloji ve PDR son sınıf örgencileri.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kayıt &#8211; Kabul Sırasında İstenen Belgeler</strong></p>
<p>- 2 Adet fotoğraf<br />
- Lisans diploması ve varsa uzmanlık diplomasının önlü arkalı fotokopileri<br />
- Nüfus cüzdanının önlü arkalı fotokopisi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Verilecek Belge / Sertifika</strong><br />
PDD Onaylı AİLE DANIŞMANLIĞI Sertifikası</p>
<p><strong>Eğitim İçeriği</strong></p>
<p><strong>Aile Danışmanlığına Giriş ve Temel Kavramlar</strong></p>
<p>-      Bir sistem olarak aile</p>
<p>-      Aile sistemi</p>
<p>-      Aile organizasyonu ve fonksiyonellik</p>
<p>-      Yaygın dört aile yapısı</p>
<p>-      Aile danışmanlığında profesyonel davranış</p>
<p>-      Başkalarını kabul Kendini kontrol etme<strong></strong></p>
<p>-      Kök ailenin etkisi ve genogram kullanımı<strong></strong></p>
<p>-      Aileye müdahale sürecinin aşamaları<strong></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Temel Psikolojik Danışmanlık Becerileri ve Bu Becerilerin Aile       Danışmanlığında Kullanılması</strong></p>
<p>-      Aile danışmanlığı uygulamaları<br />
- Kişilik ve kişilik kuramları<br />
- Transaksiyonel analiz<br />
- Evlilik sürecinde oynanan iletişim oyunları ve bunların analizi<br />
- Davranış ve tutum değiştirme yöntemleri<br />
- Aile Danışma sürecinde yapılan hatalar<br />
- Aile danışmasının rol ve fonksiyonu<br />
- Aile danışmasında etik ilkeler</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Aile Danışmanlığında Terapötik Süreç ve Yaklaşımlar</strong></p>
<p>- Çift terapisinde temel yaklaşımlar, çift iletişimi, çatışma, bağlanma, ayrılıklar ve uygulamaları<br />
<strong>Framo Yaklaşımı</strong><strong><br />
</strong>- Kuramsal görüş / Güçlü ve sınırlı yanları<br />
<strong>Satir Yaklaşımı</strong><br />
- Kuramsal görüş/ Güçlü ve sınırlı yanları<br />
<strong>Whitaker Yaklaşımı</strong><br />
-Danışma süreci ve teknikleri<br />
<strong>Bowen Yaklaşımı</strong><strong><br />
</strong>-Kuramsal görüş / Güçlü ve sınırlı yanları<br />
<strong>Bilişsel/ Davranışcı Aile Danışması</strong><br />
-Kuramsal görüş / Güçlü ve sınırlı yanları</p>
<p><strong>Aile Danışmanlığında postmodern Yaklaşımlar</strong></p>
<p>- Çözüm odaklı aile danışması<br />
- Öyküsel (Narrative) aile danışması<br />
- Çok mercekli aile terapisi<br />
- Çok mercekli aile terapisi süreci-I<br />
- Çok mercekli aile terapisi süreci-II<br />
- Etkileşimsel aile terapisi/ Stratejik aile terapisi teknikleri<br />
- Sevgi üçgeni aile terapisi teknikler<br />
- Yapısal aile terapisi</p>
<p><strong>Evlilik ve Evlilik Süreçleri</strong></p>
<p>-      Evlilikte altın kurallar<br />
- Evlilik terapisinin PİN kodları<br />
- Evliliğin anatomisi<br />
- Evlilik bir  &#8220;iş&#8221; midir?<br />
- Sorunlu evliliklerde evliliği kurtaran faktörler nelerdir?<br />
- Evlilik terapistinin cinsel kimliğinin hemcinsi ve karşı cins üzerindeki etkileri<br />
- Evlilik dışı ilişkiler &#8211; Aldatma<br />
- Evlilik sözleşmesi teknikleri</p>
<p>- Boşanma</p>
<p><strong>Çiftlerde ve Ailelerde Cinsel Sorunlar ve Evliliğe Etkileri</strong></p>
<p>-      Cinsellik kavramı ve cinselliğin konuşulması</p>
<p>-      Cinsel Mitler</p>
<p>-      Cinsel Anatomi</p>
<p>-      Cinsel işlevler ve cinsel işlev bozuklukları</p>
<p>-       Evliliklerde yaşanılan olası cinsel problemler</p>
<p>-      Erken Boşalma</p>
<p>-      Cinsel isteksizlik</p>
<p>-      Vajinismus</p>
<p>-      Erektil disfonksiyon</p>
<p>-      İktidarsızlık</p>
<p>-      Disparoni<br />
- Kadınlarda görülen cinsel problemler<br />
- Erkeklerde görülen cinsel problemler<br />
- Çocuklarda cinsel egitim<br />
- Çocukluk, ergenlik çağı ve cinsel yaşam<br />
- Gebelik ve menopozda cinsel yaşam<br />
- Yaşlılık ve andropozda cinsel yaşam</p>
<p><strong>Hukuki Boyutuyla Aile Sorunları ve Müdahaleleri</strong></p>
<p>-Aile mahkemeleri ve işleyişleri<br />
- Boşanma sürecinde çocuklara yaklaşım<br />
- Aile içi şiddet ve ideal boşanma süreci<br />
- Medeni kanunda  kadın<br />
- Medeni kanunda erkek</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kayıt başvurusu için aşağıdaki iletişim bilgilerinden yararlanabilirsiniz.</strong></p>
<p>Psikolojik Destek Derneği Genel Merkezi (PDD)<br />
Şeyh Keramettin mah.Suat Akgün sok. Genç iş hanı no:1 kat:2 / Giresun Merkez<br />
Tel: 0454 212 61 00 - Gsm:0532 601 90 28</p>
<p><a href="http://www.ailedanismanligi.org/">www.ailedanismanligi.org</a></p>
<p><a href="mailto:egitim@ailedanismanligi.org">egitim@ailedanismanligi.org</a></p>
<p>Not:Daha önceki egitimlerimize katılmış kursiyerlerimizin bilgileri ve egitim hakkındaki görüşleri sitemizde mevcuddur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Önemli Uyarı:</strong> Verilen diploma değildir. Kazanılan sertifikayla herhangi bir atama ya da meslek ünvanı kazanma yetkisi elde edilmez. Bu sertifikayı ilgili yönetmelikte belirtilen meslek profosyonelleri ( Psikolog, Hekim, Hemşire, Psikolojik Danışman, Çocuk Gelişimci, Sosyal Hizmet Uzmanı ) eğitimi tamamlayıp sertifikayı almaya hak kazandığında Özel Aile Danışma merkezi açabilir ve bu merkezlerde Aile Danışmanı olarak çalışablirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/4-aile-danismanligi-sertifika-programi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ergenlik döneminde çocuğu olan anne babalara öneriler</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/ergenlik-doneminde-cocugu-olan-anne-babalara-bazi-oneriler.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/ergenlik-doneminde-cocugu-olan-anne-babalara-bazi-oneriler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Dec 2011 23:43:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Döneminde Aile nasıl davranmalı]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Döneminde Aile nasıl davranmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Döneminde Aile Tutumu]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Döneminde Aile Tutumu Nasıl olamlıdır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2700</guid>
		<description><![CDATA[İnsan yaşamı boyunca duygusal, fiziksel ve sosyal yönden en çok zorlandığı dönemlerden biridir ergenlik çağı.... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/ergenlik-doneminde-cocugu-olan-anne-babalara-bazi-oneriler.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan yaşamı boyunca duygusal, fiziksel ve sosyal yönden en çok zorlandığı dönemlerden biridir ergenlik çağı. Kişiliğin yeniden yapılanıp, çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemidir.</p>
<p>Ergenlik dönemi; çocuklar için sosyal yönden yeniden doğuş ve fiziksel olarak da bir çok değişikliğin olduğu bir çağdır. Bu dönem çocuklar içinde anne-babalar içinde zor geçmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ergenlik dönemi özellikleri için şunları sırlayabiliriz:</strong></p>
<p>- Ergen büyüdüğüne inanmak ve çevresini inandırmak ister, ama ne yetişkin gibi davranabilir ne de çocuk gibi.</p>
<p>- Bağımsız olmak isterler.</p>
<p>- Kendilerine karışılmasın isterler, aynı zamanda da ailesinin güven ve desteğini beklerler.</p>
<p>- Arkadaş grubu çok önemlidir.  Onlar tarafından kabul görüp beğenilmek isterler Arkadaşlar anne babadan önce gelir.</p>
<p>- Kendisini ailesine ve çevresine ispatlama çabası içindedir.</p>
<p>- Bedenindeki değişiklikten dolayı şaşkınlık yaşar ve ne yapacağını bilemez.</p>
<p>- Sürekli bir şeylerin arayışı ve eksikliği içindedir.</p>
<p>- Asi ve hırçın, evde huysuz veya sıkılgan ve dalgındır.</p>
<p>- Fazla alıngan ve olur olmaz her şeye ağlar.</p>
<p>- Ders çalışmazlar, aynanın karşısından ayrılmazlar ve acayip giyinirler.</p>
<p>- Pop ve film yıldızlarına veya sporculara aşık olurlar.</p>
<p>- Çok gezerler ve yalan söyleyebilirler.</p>
<p>- Argo konuşurlar, alkol ve sigara kullanmayı deneyebilirler.</p>
<p>- Ailesinden nefret ediyormuş gibi davranır, anne-babadan uzaklaşır ve anne-babayı dinlemezler.</p>
<p>- Kaide ve kuralları küçümserler.</p>
<p>- Kontrolsüz konuşurlar.</p>
<p>Bütün bu sıraladığımız davranışlar anne babayı kaygılandırır. Ancak bunlar ergenlik dönemi için normal sayılabilecek davranışlardır. Bu olumsuz davranışlar ergenin ne kadar zor</p>
<p>lanma karşısında olduğunu göstermektedir. Bunlar <strong><em>bağımsızlığa duyulan ihtiyaç artışından ve cinsel uyanıştan</em></strong> kaynaklanmaktadır. Bu davranışlar geçicidir. Çocuğunuzun bir anlamda kendinden emin ve güçlü görünmek, kişiliğini bulmak için geliştirdiği davranışlardır.Çocuğun kendi kimliğini bulmada kızlar için anneleri, erkekler için babaları model oluşturur.</p>
<p>Bu dönemde anne-baba olarak çocuğunuzu <strong>DİNLEYİN</strong> (göz göze temas kurarak etkin dinleyin)</p>
<p>Acemiliklerinde <strong>SABIRLI</strong> olun,</p>
<p>Kendi duygularınızda <strong>GERÇEKÇ</strong>İ olun (yani ona gerçekten mi yardımcı olmak istiyorsunuz yoksa &#8220;komşular ne der&#8221; diye mi kaygılanıyorsunuz? )</p>
<p><strong>DÜRÜST</strong> olun, kızdığınızda, onu tasvip etmediğinizde bunu ona belirtin.</p>
<p><strong>SAKİN </strong>olun, akıl veya öğüt verirken bunu sakin ve kabul edebileceği şekilde söyleyin. Kafasına vurur gibi değil. Bağırıp çağırdığınız takdirde ona hiçbir şey yaptıramazsınız.</p>
<p><strong>En önemlisi <em>SEVGİNİZİ </em></strong>ve<strong><em> GÜVENİNİZİ </em>her fırsatta dile getirin ki bu fırtınalı dönemi kolay atlatsın.</strong></p>
<p>Fatma Nur ALTINDAL<br />
Termal İlköğretim Okulu<br />
Psikolojik Danışmanı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/ergenlik-doneminde-cocugu-olan-anne-babalara-bazi-oneriler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kardeşler arası yaş farkı ne kadar olmalıdır?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/kardesler-arasi-yas-farki-ne-kadar-olmalidir.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/kardesler-arasi-yas-farki-ne-kadar-olmalidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Nov 2011 13:23:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[aile eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk gelişimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2636</guid>
		<description><![CDATA[Ailelerin ençok karar vermekte zorlandığı konulardan biri de &#8220;Kardeşler arası yaş farkı ne kadar olmalıdır?&#8221;... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/kardesler-arasi-yas-farki-ne-kadar-olmalidir.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ailelerin ençok karar vermekte zorlandığı konulardan biri de &#8220;Kardeşler arası yaş farkı ne kadar olmalıdır?&#8221; sorusunun cevabı.Bu konuda birden çok farklı düşünce ve bakış açısı bulunmaktadır.Biz bu konuda bir düşünceyi paylaşmak yerine yapılan bir araştırmanın sonucunu vermek istiyoruz. Belki sağlıklı karar vermelerinde yardımcı olur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p>ABD&#8217;nin Indiana eyaletinde bulunan Notre Dame Üniversitesi uzmanları, en az iki yıl arayla doğan çocukların, matematik ve okuma konusunda, birbirine yakın aralıklarla doğanlardan daha yüksek notlar aldığını ortaya çıkardı. Bu fark, özellikle ilk iki çocukta daha belirgin şekilde görüldü. Araştırma ayrıca, geniş ailelerde yaş farkının, zeka ve başarıda özellikle büyük çocuk lehine olduğunu da gösterdi. Uzmanlar farkın, anne-babaların küçük çocuklar gelmeden önce büyük çocuğa ayırdığı zaman ve kaynakla ilgisi olduğu görüşünde</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/kardesler-arasi-yas-farki-ne-kadar-olmalidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aile ve Meslek Danışmanlığı (24 bin danışman istihdam edilecek)</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/aile-ve-meslek-danismanligi.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/aile-ve-meslek-danismanligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Nov 2011 12:36:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Aile ve Meslek Danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Meslek Danışmanlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2587</guid>
		<description><![CDATA[&#8216;Aile ve meslek danışmanlığı&#8217; sistemiyle, yoksulluğu tespit edilen ailelere asgari ücretinyüzde 30&#8242;u oranında yardım yapılacak. Bu yeniuygulamayla üç... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/aile-ve-meslek-danismanligi.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8216;Aile ve meslek danışmanlığı&#8217; sistemiyle, yoksulluğu tespit edilen ailelere asgari ücretinyüzde 30&#8242;u oranında yardım yapılacak. Bu yeniuygulamayla üç yılda 24 bin danışman istihdam edilecek.</p>
<p>Ekonomi yönetimi, dünyayı kasıp kavuran krize karşı &#8220;istihdam&#8221; silahını çekerken,<span id="more-2587"></span> işsizliğin yenipanzehiri &#8220;aile ve meslek&#8221; danışmanlığı olacak.Türkiye İş Kurumu (İŞKUR), 2013 yılından itibaren 400 bin işsiz vatandaşın aktif işgücü programından yararlandırılması için altyapı çalışmalarını tamamladı. Bu kapsamda toplam 4 bin sözleşmeli iş ve meslek danışmanı istihdam edilecek. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da tıpkı aile hekimleri gibi her aileye hizmet verecek olan &#8220;aile sosyal destek danışmanı&#8221; gençler yetiştirecek. İŞKUR&#8217;la ortak çalışacak olan danışmanlar, işe yerleştirmelerde de muhtaç ailelere öncelik verilmesini sağlayacak. Altyapı çalışmaları tamamlanan bu sistemle 2012&#8242;de 3 bin, 2013&#8242;te 7 bin, 2014&#8242;te ise 10 bin kişi iş başı yapacak. Türkiye&#8217;de yardıma muhtaç ailelere destek vermek ve sosyal yardımların düzenli dağıtımını sağlamak amacıyla yakın zamanda hizmet vermeye başlayacak olan &#8220;aile sosyal destek danışmanlığı&#8221; 20 bin gence istihdam kapısı olacak. Yetkililer aile danışmanlarının maaşlarının ise ortalama 2 bin ila 2 bin 500 lira arasında olacağını belirtiyor.</p>
<p><strong>Mart 2012&#8242;de başlıyor</strong></p>
<p>Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü&#8217;nün yürüttüğü çalışma &#8220;her ailenin bir sosyal danışmanı olması&#8221;nı hedefliyor. Aralık ayında teorik, ocakta da pratik eğitimlerden geçirilecek olan danışmanlar için Mart 2012&#8242;de süreç başlayacak. İlerleyen dönemde Yüksek Öğretim Kurumu devreye girecek ve ciddi bir akademik program uygulamasına geçilecek. Psikoloji, sosyoloji, halkla ilişkiler, iletişim fakültesi lisans mezunlarından seçilecek danışmanlar, ailenin maddi ve manevi gidişatını yakından takip edecek. Özellikle yoksulluğu tespit edilen aileyle ilgili bildirimleri de üstlenecek olan danışmanlar, hak temelli, düzenli, süreli, geçici yardımlar olarak çeşitlendirilen sosyal yardımların, aileye istihdam sağlandıkça kademeli azaltılmasını sağlayacak.</p>
<p><strong>Her ilçeye merkez</strong></p>
<p>Aileyi yakından takip etmek amacıyla her il ve ilçede &#8220;Aile Sosyal Destek Merkezleri&#8221; açılacak. Projenin pilot uygulama Gaziantep&#8217;te başladı. İlk etapta Ankara&#8217;da 10, İstanbul&#8217;da 12, İzmir&#8217;de 8 merkez açılacak. Aile danışmanlarından gelen talepleri değerlendirecek olan ve içerisinde sosyolog, psikologlardan oluşan 5 meslek elemanı ve bir eğitimcinin görev alacağı merkezler, aileyi güçlendirme, toplumsal bozulmayı önleme, ailenin ihtiyaçlarını saptama gibi görevleri üstlenecek.</p>
<p><strong>KPSS puanı etkili olacak</strong></p>
<p>Dışarıdan KPSS puanlarına göre seçilecek olan aile sosyal destek danışmanları için Bakanlık bünyesindeki bin 500 uzman da görevlendirilecek. Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu&#8217;nda (SHÇEK) görevli memurlar da başvurmaları durumunda bu kadroya geçebilecek. Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü de sosyal destek danışmanlarına verilecek eğitim müfredatını hazırlamış durumda. Müfredat, 63 ilde sıkıntı yaşayan 11 bin aile ferdiyle yapılan görüşmeler çerçevesinde oluşturulmuş.</p>
<p><strong>İlk görev listesi hazır</strong></p>
<p>Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü&#8217;nün belirlemelerine göre yardım alan 3 milyon ailenin 613 bini hizmet alacaklar listesinde başı çekiyor. İlk etapta işe başlayacak uzmanların birinci önceliğini bu 613 bin aile oluşturacak. Her gün ilgilenilmeyi gerektiren ailelerin sayısı ise 70-100 arasında hesaplanıyor. Ayrıca aile danışmanları, TÜBİTAK&#8217;la yürütülen &#8220;Bütünleşik Sosyal Yardım Hizmetleri Veri Tabanı&#8221; uygulamasından yararlanacak. Ailelerin sosyal yardım, kamu hizmetleri, eğitim ve sağlık gibi hizmetlerden faydalanması sağlanırken, danışmanlar vatandaşlara &#8220;git başvur&#8221; demek yerine gerekli yerlere hizmeti kendileri götürecek.</p>
<p><strong>Yardımlara ince ayar</strong></p>
<p>Aile danışmanlığı çalışması kapsamında, yoksulluğu tespit edilen her aileye asgari ücretin yüzde 30&#8242;u oranında yardım yapılacak. &#8220;Hak temelli, düzenli, süreli, geçici&#8221; olarak saptanan yardımlar, evdeki her bir kişi için yüzde 10 artırılacak. İş bulan ailelere yardımlar kademeli olarak azaltılacak. Aile danışmanları yardım alan aileleri düzenli olarak denetleyecek. Danışmanlar, ailenin hem maddi hem de manevi yapısını düzenli olarak izleyecek</p>
<p>http://www.isteinsan.com.tr/isteinsan_gazete/78598.html</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/aile-ve-meslek-danismanligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sürekli Yapılan Eleştiri Bombadan Farksızdır</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/surekli-yapilan-elestiri-bombadan-farksizdir.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/surekli-yapilan-elestiri-bombadan-farksizdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Nov 2011 14:38:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevzat ÖZER</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[eleştirinin zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2555</guid>
		<description><![CDATA[1999 Bolu depremi, ülke ve birey olarak çoğumuzu derinden etkilemiş bir hadisedir. Deprem esnasında yaşanılan... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/surekli-yapilan-elestiri-bombadan-farksizdir.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1999 Bolu depremi, ülke ve birey olarak çoğumuzu derinden etkilemiş bir hadisedir. Deprem esnasında yaşanılan dramatik bir olay aslında pedagoji kitaplarına ders olacak ibretlik bir malzeme&#8230;</p>
<p>Deprem esnasında koca bina büyük bir gürültüyle sallanırken o sırada anne, kızına: &#8220;Kızım nerdesin&#8221; diye seslenince kızdan şöyle bir cevap gelir: &#8220;Anne vallahi billahi ben yapmadım.&#8221;der.</p>
<p>Deprem sonrasında birçok insana psikolojik danışma ve terapiler yapıldı. Sağlık bakanlığı ve Milli eğitim Bakanlığı deprem bölgesine psikologlar, psikolojik danışmanlar gönderdi. Bu olayı daha sonra anne, bir uzmana anlatıyor ve diyor ki &#8220;Anne olarak kızımı çok eleştiren biriydim. Yaptığı birçok hareketi yerli yersiz ben ve eşim eleştirir, ona kızardık&#8221; diyor. Çocuğumuzun öz güveninin altına dinamit koyduğumuzu ise anlamakta zorluk çektik.</p>
<p>Sürekli yapılan, dillendirilen eleştirinin insan hayatında ne kadar etkili olduğunu bu örnekle anlıyoruz. Bir doğa olayında bile annesine korkup, bunu, kendisinin yapmadığını söyleyecek kadar etkili ve çok trajik.</p>
<p>Sürekli yapılan eleştiri, çocuk, genç, yetişkin fark etmez öz güvene sıkılan bir kurşun kadar etkilidir. Adeta bir dinamit, bir bombadan farksızdır. Bu bombalar, insanı bir şey yapamaz hale getirir, heyecanı, arzuları ve gayreti felç eder.</p>
<p align="center"><strong>ANNE VE BABA OLARAK NELER YAPABİLİRİZ?</strong></p>
<p> Peki, çocuklarımızı veya insanları hiç mi eleştirmeyeceğiz derseniz, elbette eğitim de disipline etmekte önemli bir yere sahiptir. Ancak eleştiri yaparken daha ziyade insanın kendisini yani kişiliğini değil, yapılan hareketi, eylemi ve davranışı eleştirmek önemlidir. Yani sen aptalın tekisin, ne kadar sakarsın vb. demektense yapmış olduğun şu eylem ya da konuşmuş olduğun şu cümle çok yanlıştı gibi ifadeler kullanmakta yarar vardır.</p>
<p align="center"><strong>TOST TEKNİĞİNİ KULLANIN</strong></p>
<p>Bir insanı eleştirmeden önce bu tekniği kullanmanızı öneriyorum.<span style="text-decoration: underline;"> Bir eleştiri, ancak iki övgü arasında sunulursa o kişide etkili olabilir ve davranışında değişiklik yaratabilir. </span>Yapacağınız ilk şey önce övün sonra eleştirin, en sonunda bir daha övün. Yoksa eleştiriniz o kişide bir direnç oluşturur, söyleminiz yerine ulaşmaz ve bir davranış değişikliği meydana getirmez. Bir dahaki seferde birini eleştirecekseniz önce düşünün onun iki iyi yönünü bulmadan eleştirmeyin</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/surekli-yapilan-elestiri-bombadan-farksizdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

