<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AktuelEğitim &#187; Ergenlik Dönemi</title>
	<atom:link href="http://www.aktuelegitim.com/category/psikolojik-problemler/ergenlik-donemi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aktuelegitim.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Eğitim Portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jul 2010 10:39:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Gençlerin Arkadaşlık Kriteri</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/genclerin-arkadaslik-kriteri.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/genclerin-arkadaslik-kriteri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 17:25:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergenlik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlık tercihi]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kitap okuma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1389</guid>
		<description><![CDATA[Psikiyatrist Arzu Önal, günümüzde gençlerin arkadaşlık kriterlerinin değiştiğini söyledi ve ekledi: &#8220;Arkadaşlık tercihinde tembel ama havalı olanlar daha revaçta.&#8221; Eskiden arkadaşlık kurmak için başarılı olanlar seçilir, onlarla arkadaşlık yapmaya çaba harcanır, derslerde onların yanına oturmak için adeta yarış yapılırdı. &#8220;Oysa şimdilerde sadece başarılı bir öğrenci olmak yeterli değil. Arkadaş ilişkileri hepsinin önüne geçiyor&#8221; diyen Acıbadem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Psikiyatrist Arzu Önal, günümüzde gençlerin arkadaşlık kriterlerinin değiştiğini söyledi ve ekledi: &#8220;Arkadaşlık tercihinde tembel ama havalı olanlar daha revaçta.&#8221;</p>
<div id="news_content">Eskiden arkadaşlık kurmak için başarılı olanlar seçilir, onlarla arkadaşlık yapmaya çaba harcanır, derslerde onların yanına oturmak için adeta yarış yapılırdı.</div>
<p>&#8220;Oysa şimdilerde sadece başarılı bir öğrenci olmak yeterli değil. Arkadaş ilişkileri hepsinin önüne geçiyor&#8221; diyen Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Arzu Önal, günümüzde iyi bir arkadaş çevresine sahip olabilmek için gençlerin aradığı başlıca dört şartı şöyle sıraladı:</p>
<ul>
<li>Yeniliklerden haberdar olmalı: Her konu ile ilgili az da olsa fikir söyleyebilmeli.</li>
<li>Sosyal olmalı: Toplu yapılan eğlenceler ve gezilerde aranan kişi olmalı ve bunlarda mutlaka bulunmalı. Evde sadece ders çalışan sosyalliği olmayan biri gibi görünmemeli.</li>
<li>Modaya uygun giyinmeli: &#8220;Ezik&#8221; olmamanın ana kriterlerinden biri modaya uygun giyinmek. Yaşları 11-16 arasında değişen gençlerin gizli sözleşmesinde yazan giyim kuralları ve markalara uymalı.</li>
<li>Derslerde &#8220;cool&#8221; durabilmeli: Derste çok fazla kendini ön plana çıkarmamalı, bilse de sorulmadan atlamamalı.</li>
</ul>
<p><strong>Karnesi kötü çocuğa bonus da verin, sorumluluk da </strong></p>
<p>Dr. Arzu Önal, başarı kriterlerinin değişmesinin gençlerin okul başarısını da olumsuz yönde etkilediğini, karnesinde kötü notlar getiren gençlerin anne ve babalarıyla karşı karşıya geldiklerini belirtiyor. Ancak çocukları başarılı olmaya teşvik etmek yerine tüm yaz tatilini ağır cezalar vererek geçirmelerini sağlamak, yaz boyunca kapasitelerinin üstünde kitap okuma, ödev yapma cezaları vermek sorunu çözmüyor.</p>
<p>Dr. Arzu Önal, çalışmayıp tembellik eden, sorumluluk almak istemeyen çocuk ve gençlere &#8216;ceza&#8217; verilmesini onaylamıyor. Ancak yaşamda ödül-ceza döngüsünün bulunduğunu belirterek, &#8220;Biz yetişkinler kredi kartımızı zamanında ödemediğimizde bunun bir cezası var, hastaydım ödeyemedim diyerek mazeret bulamıyoruz. Harcamayı nasıl yaptıksak, ödeme günü geldiğinde ödüyoruz. Bu nedenle çocukların da sorumluluk almayarak tembellik ettiklerinde bunun bir bedeli olduğunu öğrenmeleri gerekiyor&#8221; diyor.</p>
<p><strong>Karne iyi de olsa, hediye aileyi zorlamamalı!<br />
</strong><br />
Birçok aile çocuklarını kötü karne getirdiklerinde cezalandırıyor. Kötü notlar almanın temeline ve nedenlerine inmedikçe sorunun çözümsüz kalacağına değinen Dr. Arzu Önal, anne ve babalara yaz tatilinde çocuklarına nasıl davranacakları konusunda şu önerilerde bulundu:</p>
<ul>
<li>Karnesinde iyi not getiren çocuğa, ailenin maddi durumu ölçüsünde hediyeler verilmeli. Ama bu hediye, aileyi maddi sıkıntılara sokacak, çocuğun da bundan sonra hep aynı şekilde beklentiye girmesine yol açacak çok pahalı hediyelerden seçilmemeli.</li>
<li>Hediye çocuğu istediği bir yere tatile götürmek şeklinde olabilir. Günümüzde hem kızlar, hem erkekler teknoloji odaklı hediyeleri tercih ediyor. Bu nedenle gençler laptop, playstation 3, iPhone gibi gibi hediyeler istiyor.</li>
<li>Eğer karne kötü geldiyse önce çocuğun öğretmeniyle bunun nedenleri üzerinde etkili değerlendirmeler yapılmalı. Kızmak, bağırmak, ağır cezalar vermek çocuğu pasifize edip, üzmekten başka işe yaramayacaktır.</li>
<li>Ailenin ilgisizliğinden kaynaklandıysa, çocuğa da kulak verip, neden başarısız olduğunun nedenlerini kendisinden de dinlemekte yarar var.</li>
<li>Sorumluluk sahibi bir çocuk ya da genç olamıyorsa, kendisine başarılı olduğu takdirde alınacağının sözü verilen ödülün verilmemesi uygun bir davranış olabilir. Çok yaramaz olan, tembellik eden, sorumluluk almaktan ısrarla kaçınan çocuk ya da gençlerin sorumluluk bilincinin geliştirilmesinde, küçük ev ödevleri yararlıdır.</li>
<li>Ödev yapmayanlara sorumluluk verilebilir. Karşılığında küçük paralarla hediyeler alınabilir, böylece hayatta çalışmakla ödüller kazanılacağı, tembelliğin, sorumluluktan kaçmanın da başarısızlık getireceğini öğrenebilirler.</li>
<li>Çocukların başarısızlıkları karşılığında uygun cezalar ya da ev ödevleri vermez, sorumluluktan kaçmalarına izin verirseniz yalancı bir dünya yaratırsınız. Cam bir fanusta yaşarlar.</li>
</ul>
<p><strong>Kitap okumayı ceza gibi görmeyin! </strong></p>
<p>Derslerinde başarısız olan çocuklara yaz boyu ağır içerikli kitaplar okutup kitaptan soğutmak, okutmaya zorlamak yerine çocuk ve gençlik dergileri gibi daha kolay okuyacakları, ceza gibi görmeyecekleri minik ödevlerin yararlı olduğuna inanan Dr. Arzu Önal, başarısız çocuklarla ilgili şunları söylüyor:</p>
<ul>
<li>Okulun başlamasına kısa bir süre kala, öğretmen tutulup başarısız olduğu alanlarda takviye sağlanabilir.</li>
<li>Yeni eğitim dönemi için çocukla ya da gençle bir anlaşma yapılmalı. Ödevler çıkmadan dışarı çıkmasına, bilgisayarda oynamasına, televizyon seyretmesine izin verilmemeli. Sınırlar çok iyi belirlenmeli.</li>
<li>Çocuk ya da genç tüm yaz tatilini ders çalışarak geçirmemeli.</li>
<li>Çocuklara yazın okumaları için klasikler serisinden 10-12 kitap okumaları için ödev veriliyor. Bu ödevler çocukları okumaktan soğutuyor. Ayrıca özet sitelerine girip kitapların özetlerini alıyorlar ya da anne babalarına özet çıkarttırıyorlar, yine okumuyorlar. Bu durumu bilen öğretmenler de özet sitelerine girerek burada yer alan özetlerin dışında soru soruyorlar. Sonuçta okuma alışkanlığı kazandırılması konusunda bir kısır döngü yaşanıyor. Oysa bunun yerine dergi, gazete okuyarak, daha hafif olabilecek yazılarla da okuma alışkanlığı kazandırılabilir.</li>
</ul>
<p><script type="text/javascript">// <![CDATA[
			var tmp;
			tmp = document.getElementById("news_content").getElementsByTagName("a");
			for(i=0; i<tmp.length; i++)
				tmp[i].target = "_blank";
// ]]&gt;</script></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 355 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/genclerin-arkadaslik-kriteri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ergenlikte Beslenme Bozukluğu, Yemek Yememe, Diyet</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/ergenlikte-beslenme-bozuklugu-yemek-yememe-diyet.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/ergenlikte-beslenme-bozuklugu-yemek-yememe-diyet.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 22:16:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelebi ÇAĞLAYAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[anoraksiya]]></category>
		<category><![CDATA[anoraksiya nervoza]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[blumiya nervoza]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[nevroz]]></category>
		<category><![CDATA[yemek yememe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1214</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Ben manken olacağım!&#8221; Tuğba, 13 yaşında bir ilköğretim öğrencisidir. Televizyon izlemeye bayılıyor. En sevdiği programlar da magazin programları. Hangi kanalda hangi gün magazin programları olduğunu biliyor. Özellikle mankenlerle ilgili yapılan haber ve görüntüler Tuğba&#8217;yı çok etkiliyordu. Büyüyünce çok ünlü bir manken olmak istiyordu. Nedeni de onların herkes tarafından beğenilmesi ve ilgi görmesiydi. Tuğba&#8217;ya göre bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Ben manken olacağım!&#8221;</strong></p>
<p>Tuğba, 13 yaşında bir ilköğretim öğrencisidir. Televizyon izlemeye bayılıyor. En sevdiği programlar da magazin programları. Hangi kanalda hangi gün magazin programları olduğunu biliyor. Özellikle mankenlerle ilgili yapılan haber ve görüntüler Tuğba&#8217;yı çok etkiliyordu. Büyüyünce çok ünlü bir manken olmak istiyordu. Nedeni de onların herkes tarafından beğenilmesi ve ilgi görmesiydi. Tuğba&#8217;ya göre bu hayalini gerçekleştirebilmesi için de diyet yapması gerekiyordu. Son bir iki yıldır oldukça kilo aldığını düşünüyordu. Bu hayaline kavuşmak için çok fedakârlık yapması gerektiğini düşünüyordu. Ama en büyük zevki de bol kalorili yiyeceklerden özellikle hamburger ve patates kızartması yemekti. Tuğba&#8217;ya göre bu bir çelişkiydi bir şeylerden vazgeçmesi gerekiyordu. Ya hayallerinden ya da zevklerinden. Annesinin yaptığı yemekleri pek yemezdi. Bu nedenle evde yemek saatlerinde genellikle sorun yaşanırdı. Tuğba ayna karşısında çok zaman geçirirdi. Son zamanlarda kilo ve boyunu ölçme alışkanlığı da başlamıştı. Acaba mankenlerin ideal boy ve kilosundan ne kadar farklıyım diye merak eder olmuştu. Manken olma hayali yüzünden sevdiği birçok yemekten uzak durmaya çalışıyordu, zamanla vücudun gelişmesi için gerekli gıdayı bile almamaya başlamıştı. Bu durum ailesinin de dikkatini çekmiş ve Tuğba&#8217;yı doktora götürmüşlerdi. Doktora göre, eğer gerekli önlemler alınmazsa Tuğba&#8217;nın anoraksıya (yemek yiyememe) hastalığına yakalanmaması içten bile değildi. Okul, aile ve doktor iş birliği ile Tuğba&#8217;ya destek olarak bu sorunu çözmesine yardım edilmesi gerekiyordu. </p>
<p><strong>Aileler neler yapabilir?</strong></p>
<p>Ergenlik döneminde erkeklere oranla kızlarda daha çok yeme bozuklukları görülebilir.</p>
<p>Ergenler, çevrenin de etkisiyle kendi vücutları konusunda yanlış yönlendirilmeleri sonucunda çok ciddi fiziksel ve ruhsal sorunlar yaşayabilirler.</p>
<p>Henüz sosyal ve fiziksel gelişimini tamamlamamış, gelişme döneminde olan ergenler kendi sorunlarının yanı sıra dışarıdan gelen etkenler karşısında bocalayarak ne yapacakları konusunda problemler yaşıyorlar. Ergenler, çevre tarafından kabul görmelerinde dış görünüşlerinin en önemli etken olduğunu düşünürler. Bu nedenle de, reklâmlarda, filmlerde, dergilerde gördükleri ya da akranları arasında popüler olduklarını düşündükleri modellere benzemeye çalışırlar.</p>
<p>Arkadaşlarının, ailesinin ya da özellikle televizyondaki magazin programlarının da etkisiyle vücuduna karşı olumsuz duygular besliyor, kendini beğenmiyor ve değiştirmek için diyet yapmaya başlıyor. Hatta bu diyetleri bazen çok abartarak aç kalma derecesine kadar götürebiliyorlar.</p>
<p>Ergenlerin ve ailenin bu durumda yapması gereken en önemli şey gerçekten kilo problemi olan ve zayıflaması faydalı olabilecek durumlar ile sırf özenti ve dış etkilerle aç kalmayı göze alarak yapılan sağlıksız diyetleri ayırt etmektir. Birinci sorun varsa yani ergen gerçekten yaşıtlarına göre kilolu ise bunun doktorlar tarafından yapılan sağlık incelemesi sonucuna göre uygun bir diyet programı ile yapılması konusunda yardım alınmalıdır. Eğer ikinci nedenden dolayı ortaya çıkmış bir problem varsa bu durum göz ardı edilmeden gerekli önlemler aileler tarafından alınmalıdır.</p>
<p>Diyet yapma uğruna düzensiz beslenen ve aç kalan ergenlerde, aşırı sinirlilik, dikkat dağınıklığı, enerji kaybı, öğrenmede isteksizlik, başarının düşmesi gibi zihinsel ve fizyolojik sorunlar görülür.</p>
<p>Bazı ergenler bu durumu daha fazla abartarak, diyetin yanı sıra ilaç kullanarak ya da yediklerini kusarak zayıflamaya çalışarak daha farklı sağlık sorunları yaşanmasına neden olabilirler.</p>
<p>Aileler çocuklarını yeme konusunda yardımcı olmak için öncelikle bir sağlık kuruluşundan yardım almaları konusunda yönlendirmelidir. Bu noktada bir diyetisyenden yardım alınmalı ve ayrıca ergene psikolojik yönden de destek sağlanmalıdır.  Yeme bozuklukları konusunda erken dönemde durumun fark edilmesi ve tedaviye başlanması da çok önemlidir. Öncelikle sorunun kaynağı tespit edilerek, ergenin beslenme alışkanlıklarındaki yanlışlıkların giderilmesi sağlanmalıdır. Aile ve okul bu sorunun çözümü noktasında karşılıklı fikir alışverişinde bulunarak çözüm noktasında ergene destek sağlamalıdır.</p>
<p>Zamanında müdahale edilmeyen yeme bozukluklarında çok ciddi sağlık sorunları nedeni ile hastaneye yatırılan ve uzun zaman tedavi olması gereken gençlerimizi korumanın tek yolu onların gelişimini takip etmek ve aile içi iletişimi kuvvetli tutmaktır.</p>
<p>Aşırı kilolu olup zayıflamak için aç kalan ergenlerin yanı sıra zayıf olduğunu düşündüğünden, bir an önce büyümek ve kilo almak için aşırı ve dengesiz beslenen ergenlerde olabilir. Bu konuda da aileler çocukları ile görüşerek kendilerine olan güvenlerini ve algılarının yükseltilmesi noktasında çocuğa destek olmalıdırlar. Gerekli olduğu durumlarda da bu noktada ergenin bir uzman yardımı alması sağlanmalıdır.</p>
<p>Çelebi ÇAĞLAYAN<br />
Psikolojik Danışman/Yazar</p>
<p><strong>(ÖSYM&#8217;nin Üniversiteli Olma Teklifine Var mısın Yok musun ve Ergenlikte 33 Sorun 33 Çözüm? </strong>Kitaplarının yazarı<strong>)</strong></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 846 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/ergenlikte-beslenme-bozuklugu-yemek-yememe-diyet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ergenlerin intihar ve şiddet tehditlerini önemsemezlik etmeyin!</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/ergenlerin-intihar-ve-siddet-tehditlerini-onemsemezlik-etmeyin.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/ergenlerin-intihar-ve-siddet-tehditlerini-onemsemezlik-etmeyin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Feb 2010 21:31:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergenlik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisi Vakaları]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[aile içi şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[alay edilme]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlikte intihar]]></category>
		<category><![CDATA[intihar]]></category>
		<category><![CDATA[intihar girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[intihar nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[intihara eğilimli kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1200</guid>
		<description><![CDATA[Öldüreceğim kendimi!, Atacağım kendimi aşağı!, Mahvedeceğim onları!, Yakacağım bu evi!, Kaçacağım bu evden!, Bir daha yüzümü bile görmeyeceksiniz! Çocuğunuz sık sık kendisine ya da bir başkasına zarar vereceğini mi söylüyor? Çocuğunuzun şiddet içeren düşünce ve planları sizi kaygılandırıyor mu? Bu tehditlerin gelip geçici bir öfkeyle söylenen sözler olmayı aşıp, kaygı verici boyutlara ulaştığını mı düşünüyorsunuz? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öldüreceğim kendimi!, Atacağım kendimi aşağı!, Mahvedeceğim onları!, Yakacağım bu evi!, Kaçacağım bu evden!, Bir daha yüzümü bile görmeyeceksiniz!</p>
<p>Çocuğunuz sık sık kendisine ya da bir başkasına zarar vereceğini mi söylüyor? Çocuğunuzun şiddet içeren düşünce ve planları sizi kaygılandırıyor mu? Bu tehditlerin gelip geçici bir öfkeyle söylenen sözler olmayı aşıp, kaygı verici boyutlara ulaştığını mı düşünüyorsunuz? Çocuğunuzun bu gibi tehditlerini mutlaka önemsemeniz ve hiç zaman yitirmeden uzman yardımı almanız gerekiyor!</p>
<p>Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ayten Erdoğan çocuk ve ergenlerin tehdit içeren davranış ve sözleri konusunda bilgiler vererek, zamanında yardım alınmaması durumunda, bu tehditlerin çok ciddi sonuçlara yol açabileceği konusunda aileleri uyardı.</p>
<p><strong>Çocuk ve ergenler neden tehditlerde bulunurlar?<br />
</strong>Çocuk ve ergenler &#8220;ağır&#8221; konuşma ya da ilgi çekme yöntemi olarak zaman zaman çeşitli tehditlerde bulunurlar. Bu tehditler bazen de incinme, reddedilme ya da kendisine yönelik bir saldırı algılamasından kaynaklanır.</p>
<p><strong>Hangi tehditler acil müdahale edilmesini gerektirir?</strong><br />
Çocuk ve ergenlerin yönelttiği ve tehlikeli olabilecek ya da acilen müdahalede bulunulması gerekebilecek tehditler şunlar olabilir:</p>
<ul>
<li>
<div>Birine zarar verme ya da öldürme tehdit ya da uyarıları</div>
</li>
<li>
<div>Kendine zarar verme ya da öldürme tehdit ya da uyarıları</div>
</li>
<li>
<div>Evden kaçma tehditleri</div>
</li>
<li>
<div>Mal, mülke zarar verme, imha etme tehditleri</div>
</li>
</ul>
<p class="\\\&quot;\\\\\\\\\\\\&quot;\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\&quot;MsoNormal\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\&quot;\\\\\\\\\\\\&quot;\\\&quot;">Ancak çocuğun gelecekte yapacağı davranışları tam olarak kestirmek çocuk ruh sağlığı uzmanları için dahi çok kolay değildir. Buna karşın, genellikle çocukların geçmişteki davranışları gelecekteki davranışları açısından en doğru ipuçlarını verir. Örneğin geçmişte şiddet içeren veya başkalarına zarar verici davranışlarda bulunan birinin tehditlerini gerçekleştirme ve şiddet uygulama olasılığı daha yüksektir.</p>
<p><strong>Çocuk ve ergenlerin tehditlerinin riskli sonuçlar doğurması olasılığını artıran durumlar var mı?</strong><br />
Aşağıdakilerden bir ya da daha fazlasının varlığı şiddet içeren veya tehlikeli davranışlarda bulunma riskini artırır:</p>
<ul>
<li>
<div>Geçmişteki şiddet içeren veya saldırgan davranışlar (kontrol edilemeyen öfke patlamaları da buna dahildir)</div>
</li>
<li>
<div>Çocuğun ateşli veya diğer silahlara erişim olanağının olması</div>
</li>
<li>
<div>Okula silah getirmesi</div>
</li>
<li>
<div>Geçmişte intihar girişimi veya intihar tehdidinde bulunması</div>
</li>
<li>
<div>Ailede şiddet davranışları veya intihar girişimi öykülerinin olması</div>
</li>
<li>
<div>Kendi davranışlarının suçunu başkalarına atması ve/veya davranışlarının sorumluluğunu kabul etmek istememesi</div>
</li>
<li>
<div>Yakın zamanlarda alay edilme, utanma, kayıp veya reddedilme gibi durumlar yaşamış olması</div>
</li>
<li>
<div>Akranları veya kendinden daha küçük çocukları tehdit etmesi, alay etmesi, baskı uygulaması</div>
</li>
<li>
<div>Tehditlerinin belli bir tarz içermesi</div>
</li>
<li>
<div>İhmal veya istismar kurbanı olması (fiziksel, cinsel ya da duygusal)</div>
</li>
<li>
<div>Evde istismar veya şiddete tanık olması</div>
</li>
<li>
<div>Konuşmalarında, yazılı ifadelerinde, okumak için tercih ettiği kitap ve dergilerde veya sanat çalışmalarında ölüm ya da depresyon temalarının tekrar etmesi</div>
</li>
<li>
<div>TV dizileri, filmler, müzik, dergiler, çizgi romanlar, video oyunları ve Internet sitelerinde şiddet teması ve eylemlerinin takıntı biçiminde yer alması</div>
</li>
<li>
<div>Depresyon, mani, psikoz veya bipolar bozukluk gibi ruh sağlığına ilişkin sorunların olması</div>
</li>
<li>
<div>Alkol veya uyuşturucu kullanımı</div>
</li>
<li>
<div>Okulda ve toplum içerisinde disiplinle ilgili sorunlar yaşaması</div>
</li>
<li>
<div>Geçmişte mülke zarar vermesi</div>
</li>
<li>
<div>Hayvanlara karşı acımasızlık</div>
</li>
<li>
<div>Yangın çıkarma davranışları</div>
</li>
<li>
<div>Arkadaş ilişkilerinin zayıf olması ve/veya sosyal izolasyon</div>
</li>
<li>
<div>Çetelere veya suç gruplarına katılma</div>
</li>
<li>
<div>Anne-babalar veya diğer bakım veren yetişkinlerin ilgi, denetim ve desteğinin az olması</div>
</li>
</ul>
<p class="\\\&quot;\\\\\\\\\\\\&quot;\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\&quot;MsoNormal\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\&quot;\\\\\\\\\\\\&quot;\\\&quot;"><strong>Çocuğun tehditlerinden dolayı endişe eden yetişkinler ne yapmalı?<br />
</strong>Çocuklar ciddi tehditler yönelttiğinde bunlar boş konuşmalar olarak değerlendirilip, önemsiz görülmemelidir.</p>
<p>Anne-babalar, öğretmenler ve diğer yetişkinler derhal çocukla konuşmaya çalışmalıdır. Çocuğun risk içinde olduğunun belirlenmesi veya çocuğun konuşmayı reddetmesi, tartışmacı bir tutum içinde olması, savunmacı cevaplar vermesi veya şiddet içeren davranış, düşünce ya da planlarının devam ediyor olması durumunda derhal bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına başvurulmalıdır.</p>
<p>Çocuk ve ergenlerin yönelttiği ciddi tehditlerin değerlendirmesi çocuğun geçmişteki davranışları, kişiliği ve mevcut stres yaratıcı durumlar ışığında yapılmalıdır. Profesyonel yardım alınana kadar çocuk yakın gözetimde bulundurulmalıdır.</p>
<p>Ciddi tehditler yönelten çocuğun derhal uzman tarafından değerlendirilmesi ve uygun tedavilerin başlatılması sorunlu çocuğa yardımcı olabilir ve bir trajedi yaşanması riskini azaltır.</p>
<p>Dikkat! Ergenlerin intihar düşünceleri acil müdahale gerektiren bir durumdur. Kızınız ya da oğlunuz intiharla ilgili sözler ya da davranışlar sergiliyorsa, zaman geçirmeden uzman yardımı almanız gerekir</p>
<p>Kaynak: www.aile.org</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 734 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/ergenlerin-intihar-ve-siddet-tehditlerini-onemsemezlik-etmeyin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anneler Dikkat! Ergenlik Yaşı Düştü! Kızınızı Ergenliğe Hazırlayın!</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/anneler-dikkat-ergenlik-yasi-dustu-kizinizi-ergenlige-hazirlayin.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/anneler-dikkat-ergenlik-yasi-dustu-kizinizi-ergenlige-hazirlayin.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Feb 2010 14:40:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[anne baba]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[genç kız]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel bakım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1198</guid>
		<description><![CDATA[Birçok anne baba çocuklarının ödev yapmak istemediklerinden ve ödev saatlerinin adeta bir savaş halinde geçmesinden şikâyetçiler. Peki, çocuklar neden ödev yapmak istemiyor ve bu süre hem anne baba hem çocuk için neden bu kadar sancılı geçiyor? Anne babalar çocuklarının, ödevlerini severek yapması için nasıl bir tavır içinde olmalı? Bunları şu şekilde sıralayabiliriz. Empati Kurun Aslında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Birçok anne baba çocuklarının ödev yapmak istemediklerinden ve ödev saatlerinin adeta bir savaş halinde geçmesinden şikâyetçiler. Peki, çocuklar neden ödev yapmak istemiyor ve bu süre hem anne baba hem çocuk için neden bu kadar sancılı geçiyor? Anne babalar çocuklarının, ödevlerini severek yapması için nasıl bir tavır içinde olmalı? Bunları şu şekilde sıralayabiliriz.</p>
<p><strong>Empati Kurun</strong></p>
<p>Aslında anahtar kelime empati kurmak. Anne baba olarak öncelikle çocuklarınızı anlamaya çalışsın. Bir kaç dakika durun ve düşünün! Siz onların yerinde olsanız ne hissederdiniz ve nasıl davranırdınız. Ve size nasıl yaklaşılmasını isterdiniz. Çocuklarınızın bir günlük programını düşünmekle işe başlayalım.</p>
<p>Çocuk, bir yetişkin gibi (anne babasıyla)sabah erkenden kalkıp okula gidiyor ve günün büyük bir kısmını okulda geçiriyor. Okulda ne kadar ders arası olsa da bütün gününü yoğun bir programla geçiriyor ve tıpkı sizin yoğun bir iş gününden sonra hemen eve dönmeyi iple çektiğiniz gibi istediğiniz gibi eve dönmeyi iple çekiyor. Okulun yoğun programıyla yorulan çocuk, eve döndüğünde daha kapıdan içeri girer girmez ?hemen ödevlerini bitiriyorsun? gibi ?ödev? kelimesinin telaffuz edilmesini veya okulla ilgili herhangi şey duymak istemiyor. Bütün gün evini özleyen çocuk, eve döndüğünde tek istediği biraz olsun okulu unutup, dinlenmek, evde eğlenceli vakit geçirmek. Kısacası evde olmanın tadına varmak istiyor. Bu nedenle çocuk eve döndüğünde o, konu açılmadıkça okulla ilgili bir şey konuşmayın. Eve geldiğinde çocuğunuzu sevgiyle karşılayın ve yeterince dinlenmesine izin verin.</p>
<p><strong>Ne Yapması Gerektiğini Söylemeyin</strong></p>
<p>Sıcak bir ?hoş geldin? ile sevgiyle karşıladınız. Peki, sonraki tavrınız nasıl olmalı? Çocuk eve gelir gelmez ?ellerini yıka, yemek ye, sonra ödevlerine başla? gibi emir yağmuruna tutulmak istemez ve sizin bunları rutin olarak söyleyeceğinizi bildiği için bu sözlerinize kulaklarını tıkayabilir ve hatta ?yine başladı?? diye sizi dinlemez bile. Bu nedenle çocuğunuzun okuldan sonraki zamanında ne yapması gerektiği hakkında hiçbir şey söylemeyin ve evde neler yapması gerektiğine siz değil, o karar versin.</p>
<p><strong>Okul Sonrası Programına Kendi Karar Versin</strong></p>
<p>Çocuğunuza sorumluk vermeseniz hiçbir zaman büyümeyecek ve sorumluluk almayı öğrenemeyecektir. Bırakın ödevlerini ne zaman yapacağını o düşünsün. Ödev onun, sizin değil. Sizin göreviniz çocuğunuza zorla ödev yaptırmak değil, sadece ödev yapması için motive etmek. Bırakın ödev yapmadıysa sonuçlarına o katlansın ve davranışlarının sonucunu görerek, yaşayarak anlasın ve böylece sorumluluk almayı öğrensin. Bir birey olarak ona saygı duyun ve onun kendi seçimleri olduğunu unutmayın. ? karnın aç mı? Yiyecek bir şeyler hazırlayım mı, yoksa dinlendikten (ya da biraz oyun oynadıktan) sonra mı yemek istersin. İstediğin oyunu oynayabilirsin fakat ödevini yatmadan önce yapmayı unutma olur mu? gibi sözlerle onun sorumluluk almasına ve ödev yapacağı saate kendi karar vermesine izin verin.</p>
<p><strong>Yeterince Dinlenmesine İzin Verin</strong></p>
<p>Çocuğunuz dışarı çıkıp top oynayarak mı, TV izleyerek mi, yoksa arkadaşlarını ziyaret ederek mi dinleniyor, günün yoğunluğunu çıkarıyorsa onunla meşgul olsun. Çocuğunuzu neyin yoracağına, neyin dinlendireceğine yine siz değil, bırakın o kara versin.</p>
<p><strong>Ödevleri Akademik Başarının Kriteri Görmeyin</strong></p>
<p>Çocuğunuzun okul başarısının sadece ödevlerini yapmaktan ibaret olduğunu düşüp baskıcı tavır takınmayın. Ödev akademik başarının sadece bir parçası, dersleri dinlemek, anlamak, okula severek gitmek ve arkadaş ilişkileri hepsi bir bütün olarak okul başarısını etkiliyor. Baskıcı yaklaşımınız sadece ödev yamak istememesine neden olamaz, gün geçtikçe okuldan soğumasına da neden olacaktır.</p>
<p><strong>Sadece Ödevleri Yaptığı İçin Sevmeyin! Koşulsuz Sevdiğiniz Mesajını Verin</strong></p>
<p>Ödev yapmak bir yerden sonra anne babalar için okul başarısı eşittir ödev oluyor ve anne babalar bunu o kadar gündemde tutuyor ki çocuk ödevini bitirince ödül alıyor, bitirmese cezalandırılıyor. Ödev yaparsa sevgi gösterisinde bulunuluyor. Bu öyle bir hale geliyor ki çocuk artık sadece ödevlerini yaptığı için sevildiğini düşünüyor ve ödevlerini yanlış bakmaktan yani sevilmemekten korkuyor ve kendini baskı altında hissediyor. Bu sadece ödevde söz konusu değil. Akademik başarı sevginin tek koşulu olmuş. Çocuk okulda biraz başarısızsa suratlar asılıyor ve seni sevmiyoruz mesajı veriliyor; başarılıysa sen benim ?biricik oğlumsun, biricik kızımsın? deniliyor. Çocuklar tıpkı bizim gibi çeşitli nedenlerden dolayı bazı dönemlerde başarılı bazı dönemlerde başarısız olabilir. Önemli olan çocuğunuza her ne olursa olsun ?seni koşulsuz seviyorum, sen benim için çok değerlisin? mesajını vermektir. O zaman çocuğunuz ? ödevimi yanlış yaparsam annem babam beni sevmeyecek? korkusundan kurtularak, eğlenerek ödevini yapacak ve kuşkusuz daha başarılı olacaktır.</p>
<p><strong>Destek Alın</strong></p>
<p>Bazen çocuğunuza gösterecek sabrınız olmayabilir. Yorgun bir iş gününden sonra ödevler konusunda çocuğunuza yardım edemeyebilir ya da ödevlerine yardım ederken çok sinirli ve sabırsız davranabilirsiniz. Bu tavrınız çocuğunuzu olumsuz etkiyecektir. Bu nedenle çocuğunuza ödevlerini yaparken destek olacak bir başka insan bulabilirsiniz. Bu yeğeniniz, komşunuzun oğlu kızı ya da özel bir öğretmen olabilir. Önemli olan derslerine yardım edecek bilgi ve beceriye sahip, sabırlı ve güler yüzlü birini bulmanız. Bu ödev saatini daha eğlenceli hale getirecektir. Ayrıca bazı ünite konuları size yabancı gelebilir ya da o konuda hiçbir bilginiz olmayabilir. Bu durumda özel öğretmen çocuğunuzun okulda anlamadığı bir konuda da destek olacak ve okul başarısını artıracaktır. Bu çocuğunuzun ödevlerini severek yapmasına yardımcı olmuyorsa mutlaka bir pedagogdan destek alın. Bir defa pedagogun kapısını çalmanız ilerde psikologun, psikiyatrisin kapısını yüzlerce defa çalmanıza engel olacaktır.</p>
<p>Kısaca özetlemek gerekirse çocuğunuzun çocuk olduğunu unutmayın ve ödevlerin çocuğunuzun hayatı değil, hayatında küçük bir ayrıntılı olduğunu unutmayın. Çocuğunuzu akademik başarı için şartlamayın. Bu çocukta baskı ve endişe yaratacak ve derslerine konsantre olmasına engel olacaktır. Hayat okul başarısından ibaret değil. Önce çocuğunuzun ruh sağlığı yerinde mutlu, kendiyle ve arkadaşlarıyla barışık sağlıklı bir birey olarak yetiştirmeyi amaçlayın. Akademik başarı sonradan kazandırılabilinir ama yanlış davranışların etkileri sonradan tam silinemez mutlaka bir iz kalır. Çocuğunuzu ?çocuğunuz? olduğu için koşulsuz sevin ve bir birey olarak kendi seçimlerine saygı duyun.</p>
<p>Çocuğunuzun ödevlerini severek yapması dileğiyle&#8230;<br />
Pedagog Psk. Dan. Sevil Gümüş</p>
<p>pedagogsevilgumus.com</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 1259 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/anneler-dikkat-ergenlik-yasi-dustu-kizinizi-ergenlige-hazirlayin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genç Kız Psikolojisi: Sağlıklı ve Güzel Genç Kız olmanın Yolları!</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/genc-kiz-psikolojisi-saglikli-ve-guzel-genc-kiz-olmanin-yollari.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/genc-kiz-psikolojisi-saglikli-ve-guzel-genc-kiz-olmanin-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 21:32:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sevilgumus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergenlik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[genç kız psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[genç psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[pedagog]]></category>
		<category><![CDATA[pedagoji]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık ve hijyen]]></category>
		<category><![CDATA[sevil gümüş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1147</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk ve Ergen Psikolojisi ve Gelişimi Uzmanı, Oyun ve Filial Terapist, Pedagog Psk. Dan. Sevil Gümüş, sağlıklı ve güzel genç kız olmanın püf noktalarını anlattı&#8230; &#8220;Kız çocukları genç kız olmayı sabırsızlıkla beklerken ergenliğinin ilk dönemlerinde yaşadıkları hızlı değişikliklerle başa çıkmak zorundadırlar. Bu dönemi sağlıklı bir şekilde atlatmaları için ailenin desteği çok önemlidir. Bu başlangıç döneminde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocuk ve Ergen Psikolojisi ve Gelişimi Uzmanı, Oyun ve Filial Terapist, Pedagog Psk. Dan. Sevil Gümüş, sağlıklı ve güzel genç kız olmanın püf noktalarını anlattı&#8230;</strong></p>
<p><strong>&#8220;Kız çocukları genç kız olmayı sabırsızlıkla beklerken ergenliğinin ilk dönemlerinde yaşadıkları hızlı değişikliklerle başa çıkmak zorundadırlar. Bu dönemi sağlıklı bir şekilde atlatmaları için ailenin desteği çok önemlidir. Bu başlangıç döneminde çocukların ruh sağlığı kadar kişisel bakım, sağlık ve güzellik konuları da önem kazanmaktadır. Genç kızlar dış görünüşlerine yani güzelliklerine çok önem verirler ve bu öz güvenlerini belirlemede etkilidir. Annelerin genç kızlarına kişisel bakım, sağlık ve güzellik konularında rehberlik etmeleri gerekmektedir.&#8221;</strong></p>
<p>Kız çocukları genç kız olmayı sabırsızlıkla beklerken ergenliğinin ilk dönemlerinde yaşadıkları hızlı değişikliklerle başa çıkmak zorundadırlar. Bu dönemi sağlıklı bir şekilde atlatmaları için ailenin desteği çok önemlidir. Bu başlangıç döneminde çocukların ruh sağlığı kadar kişisel bakım, sağlık ve güzellik konuları da önem kazanmaktadır. Genç kızlar dış görünüşlerine yani güzelliklerine çok önem verirler ve bu öz güvenlerini belirlemede etkilidir. Annelerin genç kızlarına kişisel bakım, sağlık ve güzellik konularında rehberlik etmeleri gerekmektedir.<br />
İnsanlar doğumdan ölüme kadar bir dönemden bir döneme geçiş yapar. Kuşkusuz sabırsızlıkla beklenen en nazlı dönem &#8220;ergenlik dönemi&#8221;dir. Özellikle kız çocukları için ergenliğe girmek, genç kız olmak kendini kanıtlama olarak algılanır ve sabırsızlıkla beklenir. Genç kız &#8220;Artık bende büyüdüm ve genç kız oldum&#8221; diyerek kendini ispat eder.</p>
<p>Diğer taraftan düne kadar bebekleriyle oynayan bu küçük prenses, bir genç kız (ergen) olmanın zorluklarıyla yüzleşir. Özellikle ergenliğin başlangıç döneminde çocuk için her şey daha da zordur. Çünkü ilk başlangıçlar her zaman zordur ve ne yapacağını bilemezsin. Ergenliğe giriş yaşının giderek düştüğü de düşünülürse yaklaşık 9-14 yaş arasındaki döneme erken ergenlik dönemi diyebiliriz.</p>
<p><strong>Bu Dönemde Genç Kızların Vücutlarında Hızlı Değişmeler Olur!</strong></p>
<p>Genç kız, çevresindeki güzel ablaları gibi sahip olmayı beklediği, hayal ettiği vücut hatlarına fırtınalı bir şekilde sahip olur. Vücudunda o kadar hızlı değişmeler olur ki buna ayak uydurması zordur. Bu hem psikolojik, hem de fiziksel olarak zordur ve ailelerin desteğine, rehberliğine ihtiyaç duyarlar. Genç kızların yaşadığı fiziksel değişiklik ve bu değişikliklere adapte olabilmeleri için aileler genç kızlarına nasıl destek olabilirler bu konulardan bahsetmek istiyorum.</p>
<p>Genç kızların yaşadığı fiziksel değişikliklerden biri göğüslerin büyümesidir. Genç kızın göğüsleri büyür ve bununla hem gurur duyar, hem de utanır ve saklamaya çalışır. Artık rahatça yürümesi ve koşabilmesi için ablaları gibi sutyen takması gerekmektedir. Anne kızını bu konuda bilgilendirmeli ve bir alışverişe çıkarmalıdır.</p>
<p>Genç kızın boyu ve kilosu çok hızlı değişmektedir ve vücutta orantısız büyüme sakarlığa neden olabilmektedir. Genç kızın ses tonu, vücut hatları değişir. Bazen bu değişim istediği gibi olmayabilir. Özellikle kilo problemi varsa ve sağlıklı beslenmiyorsa genç kız kilosunu takıntı haline getirebilir ve bu yemek bozukluğuna neden olabilir. Çocukluk döneminde sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak ergenlik döneminde bu tür problemlerin önüne geçecektir. Eğer aileler genç kızlarında bir yeme bozukluğundan şüphe ederse mutlaka bir uzmandan destek almalıdırlar. Bu durum geç kalındığında daha ciddi problemlere neden olabilir.</p>
<p><strong>Genç Kız Olmanın Kanıtı: Regl</strong></p>
<p>Genç kız olmanın kanıtı &#8220;regl&#8221;, değişikliklerin en belirginidir. Bazı çocuklar erken regli olurken bazıları geç olabilir. Özellikle erken yaşta regl olan çocuk için bu travma etkisi yaratabilir. Çünkü çocuk bir dönemi bitirmeden diğer döneme psikolojik ve duygusal olarak hazır olmadan girebilir. Ayıca ilk regl olduğu zaman &#8220;kan&#8221; görmekten korkup endişe edebilirler. Çocuklar ergenlik öncesi bu konuda mutlaka bilgilendirilmelidir</p>
<p><strong>Genç Kızlar Dış Görünüşlerini Takıntı Haline Getirebilirler! </strong></p>
<p>Dış görünüşlerine dikkat ederken saçlarının şekli ve kaşları yüz ifadelerini etkilediği için ayrı bir öneme sahiptir. Bu dönemde genç kızlar saçlarını boyatmak, kaşlarını aldırmak isterler ve bu da anne ve babalarıyla arasında çatışmaya neden olabilir. Çünkü genç kızlar birbirlerinden çok etkilenirler. Eğer bir arkadaşı saçını boyuyor ve kaşlarını aldırıyorsa o da bunu yapmak isteyecektir. Bu geçici bir hevestir ve bu isteklerine karşı çıkmak çözüm olmayacaktır. Anne babalar bu konuda anlayışlı olmalı ve kızlarının bu geçici heveslerine saygı göstermelidirler.</p>
<p><strong>Genç Kızların En büyük Problemleri Sivilcelerdir!</strong></p>
<p>Genç kızların dış görünüşlerini etkileyen, güzelliklerini bozan diğer fizyolojik değişik &#8220;sivilcelerdir&#8221;. Bazı genç kızlarda bu dayanılmaz olabilir ve öz güvenlerinin düşmelerine neden olabilir. Genç kızların öz güveni ve öz saygıları üzerine yapılan araştırmalarda genç kızların görünüşlerinin öz güven belirlemede çok önemli etkiye sahip olduğu çıkmıştır. Genç kızlar bu dönemde kendilerini sahnelerdeymiş gibi hissederler. Herkesin onları izlediğini ve onlara baktığını düşünürler. Sivilce problemleri yoksa bile kıyafetlerine çok önem verirler ve herkes onları izlediği için çok güzel giyinirler ve onların kendileri hakkında güzel olduklarını düşündüklerini kabul ederler. Güzel olduklarını düşünmek öz güvenlerini yükseltir. Eğer sivilce problemleri varsa herkesin onları izlediğini ve sivilcelerine baktığını düşünürler. Çevresindekilerin yüzünü çirkin bulduklarını düşünürler. Kendilerini güzel hissetmemeleri öz güvenlerini düşürür. Genç kızlar sivilcelerinden kurtulmak için her söylene inanmaktadır ve sağlıksız yöntemler kullanmaktadırlar. Bu nedenle ailenin bu problem konusunda hassas davranması ve mutlaka kızlarını uzman bir doktora götürerek gerekli tedaviyi yaptırması ve gerekirse bir pedagogdan da destek almaları gerekebilir. Ayrıca aile üyeleri genç kızın bu sivilceleri konusunda hassas davranmalı ve sivilceleriyle dalga geçmemeliler.</p>
<p><strong>İstenmeyen Tüyler Kurtulmak için Sağlıklı Bir Yöntem Kullanılmalı!</strong></p>
<p>Genç kızların dış görünüşlerinde önem verdikleri ve çözüm bulmaları gereken diğer konu istenmeyen tüylerdir. Bu hem ruh sağlıkları hem de biyolojik sağlıkları için çok önemlidir. Genç kızlar istenmeyen tüylere katlanamazlar. Dış görünüşlerini yani güzelliklerini etkilediği için rahatsız olurlar. Bu öz güvenlerini de etkiler. Sağlık ve hijyen açısından bu konu daha da önem kazanır. Genç kızlara kişisel bakım ve hijyen konusunda anne, abla, teyze, hala gibi ailenin kadın üyelerini örnek olur. Genç kızlar bu tüylerden kurtulmak için çeşitli yöntemleri deneyebilir. İlk akla gelen &#8220;ağda&#8221;dır. Ağdayı tek başına yapamaz, zahmetli bir iştir ve acı verir. Daha az acı çekmek için jilet kullanmayı tercih edebilirler. Jilet hızlı bir yöntemdir fakat aynı zamanda hızlı fiziksel gelişimden dolayı sakar olan genç kızlar için tehlikeli olabilir. Diğer yöntem ise tüy dökücü kremlerdir. Bu kremler özellikle kozmetik karışımları nedeniyle ciltte alerjilere neden olabiliyor. Yine hassas ciltlere sahip olan genç kızlar için bu yöntem sağlıklı olmayabilir. Genç kızlar en az acı veren ve en pürüzsüz yöntemleri tercih ederler.  Genç kızların tek başına bireysel uygulayabileceği pratik ve daha az acı veren yöntem epilatör kullanmaktır. Epilatörler en az acı ile uzun süre pürüzsüz bir ten sağlayan ve kullanımı kolay olan bir yöntemdir. Epilatörler teknolojik gelişmelerle acıyı en aza indirmek için buz eldivenleri masaj başlıkları gibi çözümler sunuluyor. Ayıca epilatörün kişisel olarak kullanılması hijyen açısından çok önemlidir ve güvenilir bir yöntemdir.   Bu konuda genç kızlara &#8220;Braun Silk-epil Başlangıç Seti&#8221;ni önerebilirim.  Braun&#8217;un elipasyona yeni başlayacak genç kızlar için hazırladığı bu sette acıyı en aza indirmek için her şey düşünülmüş<br />
 <br />
<strong>Genç Kızlar <strong>Annelerini Model Alırlar!</strong></strong></p>
<p>Genç kızlar ergenlik döneminde hem cinslerini özellikle annelerini model alırlar. Anneler kız çocuklarına özellikle ergenlik dönemi öncesi ve ergenliğin ilk döneminde rehberlik etmelidirler. Eğer anne ile kız çocuk arasında iyi bir iletişim yoksa veya bu konuları konuşmaktan çekiniyorlarsa, genç kızlar istenmeyen tüylerden kurtulmak için doğru bir yöntem hakkında model aldığı bir abla, teyze, hala vb. kişilerden bilgi alabilirler. Tüylerden kurtulmak için doğru bir yöntemle başlamak genç kızların güzelliği ve sağlığı için önemlidir.</p>
<p><strong>Genç Kızlar Cinsel Sağlık Konusunda Bilinçlendirilmeliler!</strong></p>
<p>Genç kızların ihmal ettikleri kişisel bakım ve cinsellikle ilgili bilgiye ihtiyaçları vardır. Erken yaşlarda temizlik ve hijyen alışkanlığı kazanmak yetişkinlikte sağlıklı ve mutlu bir yaşam için çok önemlidir. Genç kızların önem verdikleri dış görünüşleri yani güzellikleridir; ailelerin önem verdikleri ise çocukların psikolojisidir. Bu nedenle ergenlik döneminde kişisel bakım ve cinsel sağlık konusu gözden kaçırılmakta ve ihmal edilmektedir. </p>
<p><strong>Bu dönemde Uzman Desteği Gerekebilir</strong>!</p>
<p>Genç kızlar kişisel bakım konusunu arkadaşlarıyla da, ailesiyle de konuşmaktan çekinirler. Zaten arkadaşları da bu konuda bilgili değildirler. Bu nedenle çocukların bir uzman tarafından ergenlik öncesi doğru bilgilere sahip olması gerekmektedir. Bu konuda seminer düzenlenmesi, çeşitli yayınların olması çok etkili olacaktır. Ayrıca ailelerin bu döneme hazır olması ve kız çocuklarına bu dönemde destek olabilmeleri için bir uzman rehberliğine ihtiyacı duyabilirler. Bu nedenle kız çocukları olan aileler, çocuklarının genç kız olup bir sorun yaşamasını beklemeden önce bir pedagogdan destek almaları faydalı olacaktır.</p>
<p>Genç kızlarının ergenliğin ilk dönemini ailelerinin desteğiyle yumuşak bir şekilde atlatmaları dileğiyle,</p>
<pre>Pedagog Psk. Dan. Sevil Gümüş</pre>
<pre>Kurucu, Çocuk ve Ergen Psikolojisi ve Gelişimi Uzmanı, Oyun ve Filial Terapist</pre>
<p><a href="http://www.pedagogsevilgumus.com/"></a>pedagogsevilgumus.com</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 1203 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/genc-kiz-psikolojisi-saglikli-ve-guzel-genc-kiz-olmanin-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gençliğin ve olgunlugun ironik-dramatik dansı</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/gencligin-ve-olgunlugun-ironik-dramatik-dansi.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/gencligin-ve-olgunlugun-ironik-dramatik-dansi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 08:50:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevzat ÖZER</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergenlik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1026</guid>
		<description><![CDATA[Oysa okulumuza ?daha dün annemizin? şarkıları ile başlamıştık. Bir sınıf içinde bizler gibi saçı başı darmadağınık, sol göğsünün üstünde biraz kirli bir mendili olan, hemen hemen birçok arkadaşın ayağında kara lastik ve etrafta dolaşan 40 tane muzur bakış? Yıllar su gibi akıp gitti. Herakleitos?un dediği gibi değişmeyen bir şey varsa o da değişmenin kendisiydi? Zaman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Oysa okulumuza ?daha dün annemizin? şarkıları ile başlamıştık. Bir sınıf içinde bizler gibi saçı başı darmadağınık, sol göğsünün üstünde biraz kirli bir mendili olan, hemen hemen birçok arkadaşın ayağında kara lastik ve etrafta dolaşan 40 tane muzur bakış?</p>
<p><span id="more-1026"></span></p>
<p>Yıllar su gibi akıp gitti. Herakleitos?un dediği gibi değişmeyen bir şey varsa o da değişmenin kendisiydi? Zaman hızla ayaklarımızın altından kayarken bizlerde fizyolojik ve psikolojik olarak değişmeye başladık. Bu değişmeler bazen hızlıyken bazen yavaştı. Ama bu değişim, yıpranma hiç durmadı.</p>
<p>Bir gün, aynaya bakarken bir saç telinin beyazladığını gördük, başka bir gün üç, beş, yedi olduğunu fark ettik?</p>
<p>Gözaltlarındaki çizgileri görmeye başladığımızda ise çoktan, kremler kullanmaya başlamıştık. Ama bu çözümlerin kalıcı olmadığını çok iyi biliyorduk bilmesine de gene de önlemlerimizi almaktan geri kalmıyorduk.</p>
<p>Bazı zamanlar gülüyorduk bu halimize? Üzülüyor ve endişeleniyorduk.</p>
<p>Oysa dünyanın yalan ve zaman kavramının sahte olduğu ile ilgili birçok şarkıyı dinlemiştik. Kutsal kitaplardan bu dünyanın geçici bir ikametgâh olduğunu, zamanın insafsızca tükendiğini bildiğimiz gibi?</p>
<p>Bizi kurtaran bazı kavramlar ortaya atıyorduk ve ona sımsıkı sarılıyorduk. Neydi bu kavramlar? ?İnsan her yaşta güzeldir ya da her yaşın kendine göre bir güzelliği vardır? diyorduk? Ama sanırım buna yürekten inanmıyorduk? 21,22,23 demesi biraz kolaydı ama 30 demesi elimizi kolumuzu bağlıyordu.Yani 29? dan sonra otuz demek mesela bir hayli zor gelmişti bana?</p>
<p>Bu yaşlar: Olgunluğa mecburi bir merhaba demekti. Beigbeder´in deyimiyle &#8220;insanin genç olmak için çok yaşlı, yaşlı olmak için çok genç olduğu ara bir yaştı?&#8221;Her şey olur, her şey büyür, her şey geçer hayat kalır&#8221; şarkısının gerçekten söylendiği bir yaştı?</p>
<p>Daha dün herkes bize ?koçum, delikanlı veya güzel kız, prenses? gel buraya, git şuraya derken birde baktık ki bazıları ?ağabey, birader, arkadaşım, beyefendi, hanım efendi, abla? gibi olgunluk belirtileri olan cümlelerle hitap etmeye başladı?</p>
<p>Yaa Çok değil daha? Bazı yaptığımız şımarıklar, cahil cesaretleri, dünyayı tek başına kurtarışımız, herkesten daha güzel ve yakışıklı oluşumuz, aşkları, sevgileri en derin yaşayışımız, sevgilinin kömür karası gözlerine şiirler yazışımız hoş karşılanırken, bugün yaptığımız her eylemde ve bundan sonra yapacaklarımızda toplumun gözü ve baskısının üstümüzde olduğunu hissettik.</p>
<p>Artık kimseler, hoş görünen davranışlarımıza sempatiyle ve gülerek bakmıyordu. Yapılan hatalarımıza ağır eleştiriler geliyordu.</p>
<p>Yaşam denen gizemli yolculuğumuzda insanın bazı olaylara, olgulara gücü ve bilgisi yetmiyor.(Ölüm, zamanın durdurulamaması, yaşlanmak, hastalanmak gibi)</p>
<p>Sonlu ve sınırlı bir varlık olan insan, sonsuz ve sınırsız bir tanrının bize verdiği, tanıdığı referansların dışına çıkamıyoruz.</p>
<p> </p>
<p>Sonunda şunu görüyor ve anlıyoruz ki zaman, dünyanın var olduğundan beri sürekli bir akış içinde. Zamana karşı savunmasız bir bebek gibiyiz. İçimizde bu olgunlaşmış ve yaralanmış çocuk yolun yarısına geldiğini artık öğrenmiş durumda. Yaşamda geçen yılların niceliğinden ziyade nitelikli bir yaşam önemli?</p>
<p>Geriye baktığınızda evet her şeyi yapabildim, hayattan zevkte aldım. Bazen ağladım bazen güldüm, sızlandım, acı çektim, acı çektirdim, sevdim sevildim, birçok nimetleri artısıyla eksisiyle yaşamaya çalıştım, Şimdi pişman olacağım bir şey yok. Her şey çok güzeldi. İyi bir ömür geçirdim vs diyebiliyorsak işte biz gerçek mutluluğa veya nirvanaya ulaşmışız demektir?</p>
<p>NEVZAT ÖZER</p>
<p>Eğitimci-Yazar</p>
<p>nevzatozer66@hotmail.com</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 442 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/gencligin-ve-olgunlugun-ironik-dramatik-dansi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ergenlikte taciz ve cinsel istismar</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/ergenlikte-taciz-ve-cinsel-istismar.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/ergenlikte-taciz-ve-cinsel-istismar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 16:01:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelebi ÇAĞLAYAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergenlik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel istismar]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlikte taciz]]></category>
		<category><![CDATA[pdr]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1016</guid>
		<description><![CDATA[Cinsel taciz, bir kişinin isteği dışında başka bir kişinin cinsel davranışlarına maruz kalmasıdır. Ergenlik dönemine giren ya da daha küçük yaşlardaki çocuklar, akıl ve ruh sağlığı dengesiz yetişkinler tarafından cinsel tacize maruz kalmaktadır. Cinsel taciz haberlerine son zamanlarda hem yazılı hem de görsel medyada çok sık rastlanmaktadır. Bu ülkemiz açısından çok üzücü ve endişe verici [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cinsel taciz, bir kişinin isteği dışında başka bir kişinin cinsel davranışlarına maruz kalmasıdır.<br />
<span id="more-1016"></span><br />
Ergenlik dönemine giren ya da daha küçük yaşlardaki çocuklar, akıl ve ruh sağlığı dengesiz yetişkinler tarafından cinsel tacize maruz kalmaktadır. Cinsel taciz haberlerine son zamanlarda hem yazılı hem de görsel medyada çok sık rastlanmaktadır. Bu ülkemiz açısından çok üzücü ve endişe verici bir durumdur. </p>
<p>İnternetin de bu amaçla çocuk istismar aracı olarak kullanıldığı da açıkça görülmektedir. </p>
<p>Yetişkinler tarafından taciz olayları olduğu gibi bazen akran grupları arasında da bu tür olaylara rastlamak mümkündür. </p>
<p>Cinsel taciz olaylarına maruz kalan çocuklarda ağır travmalar ve örselenmeler de yaşanmaktadır. Tacize uğrayan çocukların ileriki yaşantısın da gerek sosyal gerekse cinsel yönden sorunlar ortaya çıkmaktadır. </p>
<p>Özellikle taciz konusunda çocukların hedef alınmasının en önemli nedeni çocukları baskı ve tehdit yoluyla korkutarak, yaşanılanları birisi ile paylaşmalarını engellemelerinin kolay olmasıdır.</p>
<p>Çimdik atma, okşama, sıkıştırma, öpme, el ile sarkıntılık etme, laf atma, küfürlü olan ve uygun olmayan sözcüklerle rahatsız etme, cinsel ilişkiye teşebbüs ve tecavüz; cinsel taciz kapsamına girer. </p>
<p>Cinsel tacizle ilgili birçok araştırma yapılmıştır. Yapılan bir araştırma sonuçlarına göre; taciz edenlerin  %14?ü yabancı, %28?i aile içi bir birey, %58?i ise çocuğu tanıyan ancak aileden olmayan birisi olduğu ortaya çıkmıştır. </p>
<p>Anne baba olarak, cinsel taciz konusunda bilgili ve bilinçli olmak gerekir. Bu konuda çocuklarımızı da uyarmak ve bilgilendirmek önemlidir. Bu konuda çocuğunuza şunları söyleyebilirsiniz: ?Hiç kimsenin senin, özel yerlerine dokunmaya, seni öpmeye ve senin kendi özel yerlerine temas etmeni istemeye de hakkı yoktur. Birisinin senden özel yerlerine dokunmanı istemesi ya da seninkilere dokunması, saklayacağın bir sır değildir. Anlatmama sözü vermiş olsan bile, anlatırsan başına çok kötü şeyler geleceği söylenmiş olsa bile, böyle bir şey olursa anlatmalısın. Mutlaka söylemelisin. Bu durum kesinlikle bir sır olarak kalmamalıdır.?</p>
<p>Çocuğunuzu zor durumda kaldığında kimlerden yardım alabileceği konusunda cesaretlendirin. </p>
<p>Çocuğun gelişiminin takip etmeniz, olağan dışı bir durumu erken fark etmenize yardımcı olur.</p>
<p>Çocuğun huzur ve sevgi dolu bir ortamda yetişmesinin sağlanması da çok etkilidir.</p>
<p>Çocuğu severken çocuğa sevgi göstermenin yolu çocuğu ellemek, ısırmak, çocuğun sağını solunu çimdiklemek değildir. Böyle sevilen çocuklar sevgiyi göstermenin yolunun ?dokunmak? olduğu yargısına sahip olurlar. Bu da istismar ile sevgi göstermeyi ayırt edememelerine neden olabilir.</p>
<p>Aile üyeleri ve yakın aile dostları dışındaki başka kişilere fazla yaklaşmamaları öğretilmelidir. </p>
<p>Yabancı insanlarla öpüşmemesi, yabancı insanların yanına fazla yaklaşmalarına izin vermemesi ve kuşkulu davranışların neler olduğu öğretilmelidir. Bu noktada rahatsızlık yaşadığı bir durum olursa mutlaka anlatması gerektiği vurgulanabilir.</p>
<p>Kendine güven duymasını sağlayarak, istemediği bir durum karşısında ?hayır? diyebilme becerisi kazanması sağlanmalıdır. Bu konuda sorun yaşıyorsanız çocuğunuzu okul rehber öğretmeni veya bir psikolog ile görüştürebilirsiniz.</p>
<p>Zararlı maddelerden mümkün olduğu kadar uzak durması sağlanmalıdır. Madde kullanan çocuklarda otokontrol sistemi zayıflar.  </p>
<p>Arkadaş çevresi hakkında bilgi edinin, kimlerle gezdiği, neler yaptığı, boş zamanlarını nerede ve nasıl değerlendirdiğini öğrenmeye çalışın.</p>
<p>Ayrıntılı bilgiler ve Ergenlik döneminin diğer sorunları ve çözüm önerilerini  ?ERGENLİKTE 33 SORUN 33 ÇÖZÜM? kitabında bulabilirsiniz?<br />
Çelebi ÇAĞLAYAN<br />
Psikolojik Danışman</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 1029 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/ergenlikte-taciz-ve-cinsel-istismar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir gencin eroin kullandığı nasıl anlaşılır?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/bir-gencin-eroin-kullandigi-nasil-anlasilir.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/bir-gencin-eroin-kullandigi-nasil-anlasilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 08:33:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergenlik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[eroin]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[madde bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=955</guid>
		<description><![CDATA[Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Anatolia Klinikleri&#8217;nde Şef Yardımcısı Doç. Dr. Özkan Pektaş&#8217;a bu soruyu sorduğumda söze şöyle başladı: &#8220;Daha kırık kırık, çatallı, bitkin bir ses tonu vardır. Yüzü beyazdır. Kafası düşer, incedir, zayıftır&#8230;&#8221; Ama sonra hemen uyardı: &#8220;Bütün eroin kullananlar birbirine benzemez tabii ki! Bu özellikler var diye hemen çocuğunuzu damgalamayın&#8221; Hocam, bir gencin eroin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Anatolia Klinikleri&#8217;nde Şef Yardımcısı Doç. Dr. Özkan Pektaş&#8217;a bu soruyu sorduğumda söze şöyle başladı: &#8220;Daha kırık kırık, çatallı, bitkin bir ses tonu vardır. Yüzü beyazdır. Kafası düşer, incedir, zayıftır&#8230;&#8221; Ama sonra hemen uyardı: &#8220;Bütün eroin kullananlar birbirine benzemez tabii ki! Bu özellikler var diye hemen çocuğunuzu damgalamayın&#8221;</p>
<p><strong>Hocam, bir gencin eroin kullandığı nasıl anlaşılır?</strong></p>
<p>Ses tonu daha kırık kırıktır mesela, daha yavaştır, yüzü daha beyazdır. Sonra uyuşturucu kullanımı neleri getiriyor beraberinde? Pearcing geliyor, dövme geliyor, garip saçlar geliyor&#8230; Siyah giyinme falan geliyor. Ama bunu normal olarak yapan da var. Onun için bunlara bakıp hemen damgayı vurmayacağız&#8230;</p>
<p><strong>&#8220;Kırık kırık konuşma&#8221; dediniz, açar mısınız?</strong></p>
<p>Kısıkmış gibi çatallı, bitmiş, bitkin bir sesi vardır. Kafası düşer, incedir, zayıftır. Eroin hemen zayıflamayı sağlar çünkü.</p>
<p><strong>Peki başka nasıl anlarız bir gencin eroin kullandığını?</strong></p>
<p>Bütün eroin kullananlar birbirine benzemiyor tabii ki! Aileler bir kere özellikle çocuğun hal ve gidişini takip edecekler. Çünkü özellikle uyuşturucu kullanımı farklı bir popülasyonun toplum içinde oluşmasına sebep oluyor. O zaman ne oluyor? Çocuğunuzun eroin kullananlarla karşılaşma şansı artıyor. Anne-babaların korktuğu da bu zaten. Bu yüzden, &#8220;Aman çocuğumun gözünden nasıl anlarım, madde kullanıp kullanmadığını?&#8221; diye sorup duruyorlar.<br />
<span id="more-955"></span><br />
<strong>Peki siz nasıl yanıtlıyorsunuz onları?</strong></p>
<p>Ondan anlama, hal ve gidişini takip et. Okuldaki başarısı ne durumda, onu takip et. Çocuğun devamlılığı var mı, yok mu, onu takip et. Okuluna zamanında gidiyor mu, gitmiyor mu, onu takip et. Dersleri bozuldu diyelim, hemen korkma! Çocuğa hemen uyuşturucu damgasını basma. Ama derdini anlamaya çalış, nasihat etme. Hepimiz kötü olduğunu biliyoruz maddenin. Otur, oku. Esrar, eroin ne yapar? Alkol ile nasıl baş edecek çocuk, bunları öğret. Çocuğa uzun süreli mutlulukları öğretecek birtakım hobiler kazandır. Mesela Türkiye?deki en büyük eksiklik hobileri yok gençlerin. Soruyorsunuz, &#8220;Senin ne hobin var?&#8221; &#8220;Balıkçıya giderim, rakı balık müthiş&#8221; diyor mesela. &#8220;Ne yapalım?&#8221; &#8220;Bodrum&#8217;a gidelim coşalım!&#8221; Bizim toplumun mutlu olmaktan, keyiften anladığı rakı-balık. Oysa çocuğa hobi kazandırmak önemli. Ne bileyim, spor yapsın, yüzsün, basketbol oynasın, bir şeyler biriktirsin&#8230; Tabii burada devletin devreye girmesi gerekiyor. Çünkü bunların hepsi para gerektiriyor. Diyeceğim şu; önemli olan uzun vadede sizi mutlu edebilecek şeyleri bulabilmek. Öbürü çok basit, &#8220;İçelim, coşalım&#8230;&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Çocuklarınıza kendi hatalarınızdan bahsedin&#8221;</strong></p>
<p><strong>Aileler hal ve gidişe dikkat ettiler, başka?</strong></p>
<p>İkincisi, çocuğun okul başarısı. Üçüncüsü, çocuğun arkadaşları. O yaş grubundaki çocuğun arkadaşlarını asla aşağılamamak lazım. 15 yaşınızı hatırlayın, bir arkadaşımız vardır, taparız ona. &#8220;Murat benim için her şey&#8221; diye düşünürüz. Çocuğa &#8220;Haydi be, Murat beş para etmez&#8221; dememek lazım. İnanmadığımız halde, o çocuktan çekindiğimiz halde, o çocukla arkadaşlığından korksak bile, onu aşağılamadan, &#8220;Senin arkadaşını takdir ediyorum ama&#8221;  filan demek lazım&#8230; Tabii bir de çocuğa kendi hatalarımızdan bahsedeceğiz. Hep başarılarımızı anlatıyoruz çocuklarımıza. &#8220;Ben senin zamanında çiçek gibi çalışıyordum&#8230; Acayip okullar, üniversiteler bitirdim. Senin her şeyin var ama hiçbir şey yapmıyorsun&#8221; gibi&#8230; Bu bir diyalog değil. &#8220;Ya, ben bir hata yapmıştım biliyor musun, onun yüzünden şunları şunları kaybettim&#8221; deyince çocuk hemen kulağını açıyor. &#8220;Bak, benim idol diye gördüğüm babam da hata yapabiliyor! Annem de hata yapmış&#8221; diyor ve o zaman sizi dinliyor çocuk.</p>
<p>Onun dışında ne yapıyoruz, özellikle bu maddelerin neler yaptığını, neler ettiğini, nasıl problemler yarattığını daha gerçekçi olarak öğrenip, çocukla kurduğumuz diyalogda konuşuyoruz. Mesela gençlerin hemen ilk söylediği şey şu oluyor: &#8220;Ot hiç zarar vermiyor baba. Ot kimyasal değil, bitkisel!&#8221; &#8220;Evet oğlum bitkisel. Ama bitkisel dediğin bu madde sinir dokusuna harabiyet veriyor. Bak internette yayınlar var, &#8220;Esrarın yarattığı psikozlar&#8221; diye, &#8220;Esrarın yarattığı işsizlik&#8221; diye,&#8221; Esrarın yarattığı ilerleyememek&#8221; diye&#8230;?</p>
<p>Amerika&#8217;da çok güzel böyle bir reklam var: İki oğlan böyle televizyonda seyrediyor, bir doktor da anlatıyor, &#8220;Esrar şunu yapar, bunu yapar&#8221; falan diye&#8230; Biri diyor ki, &#8220;Ulan yedi senedir kullanıyoruz. Bu herifin anlattıklarından hiç birisini gördün mü?&#8221; Diğeri, &#8220;Hiçbirisini görmedik!&#8221; diyor. O sırada anne içeriden sesleniyor, &#8220;Ya çocuklar yedi sene oldu, ne olur bir iş bulun artık. Mecbur muyum size bakmaya!&#8221;</p>
<p><strong>ÇOCUĞUNUZA HARÇLIĞI HAFTALIK VERİN!</strong></p>
<p><strong>Çocuğa fazla harçlık vermek de teşvik edebilir mi uyuşturucu kullanımını?</strong></p>
<p>Çocuğa elbette harçlık vereceğiz, ama para konseptini öğreterek&#8230; Mesela çocuğun o parayı haftalık olarak idare etmesi önemli. Çocuğa haftalık bin lira da verebilirsiniz, 100 lira da&#8230; Burada miktar önemli değil, önemli olan çocuğun o bir haftalık süre içinde parayı değerlendirebilmesi. Mesela uyuşturucu bağımlısının en büyük özelliği şudur; ver 100 lira, o gün bitti. &#8220;Yarın ne olacak?&#8221; &#8220;Bakarız yarına!&#8221;</p>
<p><strong>Ne yapmak lazım o zaman?</strong></p>
<p>Çocuğa o bir haftalık parasını nasıl idare edebileceğini öğretmeniz lazım.</p>
<p><strong>Günlük vermek engel olabilir mi?</strong></p>
<p>Günlük verdin, pat diye bitiriyor. Haftalık vermek, bir hafta yettirmek önemli. &#8220;Tostun var, kolan var, haftasonu bir de arkadaşlarınla maça gideceksin. Şimdi buna uygun paranı idare et, haydi yavrum!&#8221; demek lazım. Yani harçlıkta ölçüyü getiriyoruz.</p>
<p><strong>Bu bir engel olur mu?</strong></p>
<p>Evet. Çünkü çocuk ölçüyü öğrenir. Yaşamda ölçüyü öğrenmek çok önemli, ölçüyü şaşırdığınız zaman, sınır çok kolay aşılabiliyor zira&#8230;</p>
<p><strong>Çocuğunuzu cebinizde saklayamazsınız!</strong></p>
<p><strong>Hocam, eroinden ölen Begüm&#8217;ün annesi sürekli kendini sorguluyordur herhalde. &#8220;Bırakmasaydım, göndermeseydim, niye gönderdim&#8221; diye&#8230; Sizce yapabileceği bir şey var mıydı?</strong></p>
<p>Kesinlikle hayır. Çocuğunuzu cebinizde saklayamazsınız. Arkadaşlarından biri telefon açtı, çağırdı&#8230; 23 yaşında, ne yapsın anne-baba? Hiçbir şansı yoktu ki kadıncağızın. &#8220;Kızım gitme arkadaşlarına&#8221; nasıl desin?</p>
<p><strong>Dese zaten belki kaçıp gidecek değil mi?</strong></p>
<p>Hukuk engel olur bir kere, &#8220;Sen kimsin ki 23 yaşındaki birini alıkoyuyorsun&#8221; diye hesap sorar.</p>
<p><strong>Peki Begüm&#8217;ün anne-babası boşanmamış olsaydı her şey daha farklı olabilir miydi?</strong></p>
<p>Bakın ben böyle dağılmış ailelerde de gördüm eroin kullanıp ölen çocukları, çok sıkı bağlar içinde olan ailelerde de&#8230; Bu, çok yanlış! İşte aileler böyle dejenere olunca çocuklar da böyle oluyor değil. Yok öyle bir şey, emin olun.</p>
<p><strong>O annenin yapabileceği bir şey yoktu yani?</strong></p>
<p>Maalesef hayır! Orada yaşanan şeylerin ne olduğunu bilemiyoruz ama maalesef bu maddeler öldürücü olabiliyor.</p>
<p><strong>Diyelim ki çocuğumuzun uyuşturucu kullandığını öğrendik, onu geri kazanmak için uygun konuşma ne olur peki?</strong></p>
<p>Sonuçlar anlatılabilir. Mesela kokainde diyoruz ki, &#8220;Genç yaşta felç geçiren insanların hepsi kokain yüzünden felç geçiriyor. Çünkü bir anda damarlar kasılıyor, büzülüyor. Damarlar büzüldüğü için, çok kolay enfarktüs veya beyin kanaması geçirebiliyor kokain kullanan&#8230;&#8221; Bir hastamızı ise şöyle kaybettik mesela. Oturmuş Bodrum&#8217;da kumsalda sürekli güneşe bakmış. Kör oldu.</p>
<p><strong>Devamlı güneşe bakabiliyor mu?</strong></p>
<p>Evet bakabiliyor, halüstrojen, o sırada orada bir sürü hayaller görüyor ve güneşe de bakıyor. Mesela kokainde vücudunuzun içinde böcekler hissedersiniz. Öyle çok hastamız var. Bıçak ile derisini soyuyor mesela, altındaki böcekleri çıkarmak için&#8230; Mesela bir eroinman içtiği zaman kafası düşer genellikle, yani öyle şiddet yapacak bir durumda olmaz. Ama krizdeyse çok sinirli olur, eğer karnınızın içindeyse onu keser alır. Ötesini düşünmez yani. O an o ağrıyı giderecek. Feci bir ağrı başlar çünkü yoksunlukta.</p>
<p>Bir de şu var; bunu deneyen her genç arkadan, &#8220;Bir daha deneyeyim, ben çok mutlu oldum&#8221; filan demiyor. Rahatsız oluyor, &#8220;Ben kendime hakim olamadım, abuk sabuk şeyler yaptım. Bir daha kullanmayacağım baba&#8221; diyor. Bu yüzden paniğe kapılıp çocukla aramızdaki ilişkiyi tamamen sokağa atmamamız gerekiyor.</p>
<p>http://www.vatanim.com.tr/</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 611 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/bir-gencin-eroin-kullandigi-nasil-anlasilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuzun arkadaş seçimine aşırı müdahale etmeniz onu sizden soğutabilir</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/cocugunuzun-arkadas-secimine-asiri-mudahale-etmeniz-onu-sizden-sogutabilir.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/cocugunuzun-arkadas-secimine-asiri-mudahale-etmeniz-onu-sizden-sogutabilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2009 08:18:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[pdr]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelpdr.com/?p=320</guid>
		<description><![CDATA[Ebeveynlerin çocuklarına ilişkin yaşadıkları kaygıların başında ?çocuklarının yanlış arkadaşlıklar kurma ihtimali? gelmektedir. Ebeveyn, bu kaygısının etkisiyle çocuğunun arkadaş seçimi konusunda hassas davranır, hatta yeri geldiğinde çocuğunun arkadaş seçimine müdahale eder. Ergenlik öncesi dönemde ebeveyninin bu müdahalesine çoğunlukla ?sessiz? kalan çocuk, ergenlik dönemiyle birlikte sert tepki gösterebilir. Ergen için arkadaş grubu çok önemlidir. Ergenlik dönemiyle birlikte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ebeveynlerin çocuklarına ilişkin yaşadıkları kaygıların başında ?çocuklarının yanlış arkadaşlıklar kurma ihtimali? gelmektedir.</p>
<p><span id="more-320"></span></p>
<p>Ebeveyn, bu kaygısının etkisiyle çocuğunun arkadaş seçimi konusunda hassas davranır, hatta yeri geldiğinde çocuğunun arkadaş seçimine müdahale eder. Ergenlik öncesi dönemde ebeveyninin bu müdahalesine çoğunlukla ?sessiz? kalan çocuk, ergenlik dönemiyle birlikte sert tepki gösterebilir.</p>
<p><strong>Ergen için arkadaş grubu çok önemlidir.</strong><br />
Ergenlik dönemiyle birlikte ebeveynin ergen üzerindeki etkisi azalır, arkadaş grubunun etkisi artar. Ergen ile ebeveyni arasında iletişim eksikliği varsa yaşıt kültürü ergene daha da çekici gelecektir. Ergen için arkadaş gurubu tarafından benimsenmek büyük bir mutluluk kaynağı iken, onlar tarafından dışlanmak katlanılması çok zor bir husustur.</p>
<p><strong>Ebeveyn, çocuğunun arkadaş seçiminde duyarlı olmalı.</strong><br />
İyi ve kötü alışkanlıkların çoğu arkadaş ortamında kazanıldığı için ebeveyn, çocuğunun kimlerle arkadaşlık ettiği hususunda duyarlı olmalıdır. Ebeveynin bu süreçteki ?yapıcı kontrolü? çocuğun olumsuz arkadaş gruplarına girme riskini azalttığı gibi çocuğun kendisini güvende hissetmesine de katkı sağlayacaktır. Fakat ?aşırılıklarda anormallikler vardır? kaidesince ebeveynin bu husustaki ?abartılı takibi? çocukla çatışmaya düşmesine sebep olabilir.</p>
<p><strong>Çocuğunuzun yanlış arkadaşlar edinmemesi için nelere dikkat etmelisiniz?</strong><br />
? Öncelikle çocuğunuzla ?iyi bir iletişim? kurmalısınız. Aksi takdirde çocuk sizde bulamadığı ?sıcaklığı? arkadaşlarında arayacaktır. iletişiminizin istenen düzeyde olması halinde çocuğunuz, daha ?güvenli arkadaşlıklar? kuracaktır. Çünkü kurduğu arkadaşlıklar hakkında sizi bilgilendireceği için yanlış kişilerle arkadaşlık yapmasının önüne geçebilirsiniz.<br />
? Çocuğunuzu arkadaş seçimine aşırı müdahale etmeyin. Onun seçtiği arkadaşları basit gerekçelerle reddetmeyin.<br />
? Çocuğunuzun arkadaşlarıyla ve onların aileleriyle tanışın. Bu durum hem sizi hem de çocuğunuzu rahatlatacaktır.<br />
? Çocuğunuzun arkadaşlarını potansiyel bir tehlike olarak görmemeli ve onları yapabilecekleri basit hatalardan dolayı hemen ?silmemelisiniz?.<br />
? Çocuğunuzu arkadaşlarının yanında küçük düşürmemelisiniz. Bu davranışınızdan dolayı çocuğunuz size karşı büyük bir öfke duyacaktır. Ayrıca çocuğunuz size kızdığı için çok farklı arkadaşlar edinerek tepkisini gösterebilir.<br />
? Eğer çocuğunuz kötü bir arkadaş edindiyse de, ? bir daha onunla arkadaşlık yaptığını görmeyeceğim? tazında tepki göstermeyin. Bu tepkiniz çocuğunuzu sizden uzaklaştırıp arkadaşlarına daha da yakınlaştırabilir. Uygun bir üslupla bu durumun yol açabileceği zararlar hakkında çocuğunuzla konuşmanız ve buna ilişkin kaygılarınızdan bahsetmeniz daha yararlı olacaktır.<br />
? Tüm çabalarınıza rağmen çocuğunuz hala olumsuz arkadaş guruplarına giriyorsa, çocuğunuz için bir uzmandan yardım almanız yararlı olabilir.</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 1561 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/cocugunuzun-arkadas-secimine-asiri-mudahale-etmeniz-onu-sizden-sogutabilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Televizyon programlarındaki şiddet&#8230;</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/televizyon-programlarindaki-siddet.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/televizyon-programlarindaki-siddet.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jan 2008 20:30:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Günay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ergenlik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelpdr.com/ergenlik-donemi/televizyon-programlarindaki-siddet.html</guid>
		<description><![CDATA[Televizyon programlarındaki şiddet, haz ve çıkar dünyasına ait kişilerin aile içi konuşmalarında gündem edilmesi, çocuklar tarafından bu kişilere karşı özdeşim kurulmasına ve bu kişileri model almalarına neden olmaktadır. Kış mevsimine yaklaşırken insanların evlerinde daha çok vakit geçireceğini bilen televizyon yapımcıları her gün yeni programla günün çok en reyting alabilecek saatlerini doldurmanın telaşı ile yeni yayın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Televizyon programlarındaki şiddet, haz ve çıkar dünyasına ait kişilerin aile içi konuşmalarında gündem edilmesi, çocuklar tarafından bu kişilere karşı özdeşim kurulmasına ve bu kişileri model almalarına neden olmaktadır.<span id="more-72"></span></p>
<p>Kış mevsimine yaklaşırken insanların evlerinde daha çok vakit geçireceğini bilen televizyon yapımcıları her gün yeni programla günün çok en reyting alabilecek saatlerini doldurmanın telaşı ile yeni yayın dönemine girerek ,dizi ve programlar furyasına başladı.Mesele en çok izlenilen kanal ve dizi olma yarışı olunca dizilere ve programlara reyting çekme adına her yola başvurulabiliniyor.</p>
<p>Zenginden haraç alıp fakire veren mafya babaları Türkiye?nin yüzde biri olmadı halde lüks ve İfrata dayalı hayatlar, haftada bir sevgili değiştiren ve eşini aldatan kişilerin ekrandan hiç inmemesi, reklamın iyisi kötüsü yoktur mantığı ile hareket eden şahısların özel hayatlarına dair her şeyin alaya ne yayınlanması, sihir yapıp kaybolanlar vb çocukların psikolojik gelişimini olumsuz yönde etkileyebilecek sahneler. Saatlerce televizyon karşısında oturan çocuklar haliyle bulunduğu gelişimsel dönemin özelliği ile, gördüğü karakterleri de, taklit etmeye, hayran olduğu kahramanlar gibi davranmaya başlıyor.</p>
<p>Çocuklar model alarak büyürler anneyi, babayı, okul döneminde öğretmenini, arkadaşının toplumun ilgi gösterdiği kişileri, model aldıklarını görüyoruz. Doğru modeller çocuğun gelişimini olumlu etkilerken, yanlış modeller çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir.</p>
<p>Özellikle anne ve babalarının, çocukların gelişim dönemlerinde yanında bulunduklarından çocuklarının olumsuz model almalarına farkında olmadan destekçi olabiliyorlar. Anne?baba çocuk ilişkisinin ve etkileşiminde en önemli zamanlarından biride aile fertlerinin bir arada olabilme ihtimalin en yoğun olduğu zaman, babanın işten gelip, çocukların okuldan döndüğü, akşam yemeğinin beraber yenilebildiği akşam saatleridir. Yemek den sonra baba bütün iş stresini, anne ise günün ev işlerinin yorgunluğunu televizyon dizileri veya magazinsel programları seyrederek atmaya çalışması. Hatta aynı saatlere denk gelen programlar, aile içi çatışmalara sebep olabileceğinden ortak bir televizyon programı seyretme veya televizyonu kapatma yerine, oluşabilecek çatışmayı önleme için, aynı çatı altında farklı odalarda iki üç televizyon alınması aile içi iletişimi olumsuz yönde etkilemektedir.</p>
<p>Aile içi konuşmalar çocukların anne ve babalarla iletişime geçti zaman dilimidir. Aşırı derecede televizyon seyredilen ailelerde bu iletişim olumsuz yönde etkilenmektedir, televizyon programlarındaki şiddet, haz ve çıkar dünyasına ait kişilerin aile içi konuşmalarında gündem edilmesi, çocuklar tarafından bu kişilere karşı özdeşim kurulmasına ve bu kişileri model almalarına sebep olmaktadır. Çocuklar haliyle model aldığı karakterleri de, taklit etmeye, hayran olduğu kahramanlar gibi davranmaya başlıyor. Çocuklar gerçek dünya ile hayal dünyası arasında dengeyi kuramayarak bocalayabilir.</p>
<p>Çocuklar; şiddet, haz ve çıkar dünyası adına Özdeşim kurduğu ve model aldığı kişiler gibi olma ve O kişilerin yaşam tarzlarını ve standardını elde etme adına uygun olmayan davranışlara yönelimi başlatacaktır.</p>
<p>Bu konuda sadece program yapımcılarına değil aileye de düşen sorumluluklar vardır.</p>
<p>Çocuğun gençlik dönemine kadar ilk özdeşim kuracağı kişilerin başında anne ve babası gelmektedir. Anne- ve babalar model olduklarını akıldan çıkarmayıp anne ve baba çok fazla televizyon seyrederek çocuklarına olumsuz model olmamalı ve boş zamanlarını daha çok diğer aktivitelerle (kitap okuma, müzik dinleme vb.) doldurmaya çalışarak çocuklarını da bu konuda olumlu bir model oluşturmalıdırlar.</p>
<p>Anne ve babalar aile içi konuşmalarında şiddet, haz ve çıkar dünyasına ait kişiler yerine toplumun olumlu örnekleri olan bilim öncüleri, sanatçılar vb kişilere yer vermeli</p>
<p>Çocuğunuza davranışlarınızla model olmaya çalışın. Kararsız ve tutarsız davranımlarından kaçınılmalı. İleride çocuğunuzdan nasıl davranmasını bekliyorsanız, siz de öyle davranın. Çocuğunuzun çok erken yaştan sizi gözlemlediğini ve konuşmalarınızı dinlediğini unutmayın.</p>
<p>Çocuklarınız gelişimine faydalı olabilecek, yardımseverlik, paylaşım, ahlak kazanımı, dürüstlük gibi konuları içeren programlar seçilip beraber izlenmeli ve gerekli yerlerde çocuğunuza izahlar yapılmalı.</p>
<p>Televizyon Çocukların odalarından kaldırılmalı, herkesin kullanımına açık olan bir odaya konulmalı.</p>
<p>Çocuklarınız televizyonun karşısında savunmasız bırakılmamalı. Anneler ev işlerinin yoğunluğu ile çocuklarını televizyonun karşısında bırakarak işlerini bitirebilme telaşına düşebiliyorlar. Bunun yerine çocuğunuz başka ( resim yapma, oyuncakları ve arkadaşları ile oynaması kitap okuması vb) etkinlilere yapmaya yönlendirmeli.</p>
<p>Çocuğunuz model aldığı kişinin, istemediğiniz bir davranışını sergileyebilir. Ani ve sert tepki vermekten kaçının. Yaptığının yanlış olduğunu anlatıp, doğru davranış üzerine odaklanmasını sağlamaya çalışın.</p>
<p>Gerekirse programları beraber izleyip doğru &#8211; yanlış, iyi-kötü gibi kavramları beraber değerlendirilmeye çalışılmalı.</p>
<p>Anne ve babalar yorgunluğunu atmak için televizyon izlemeyi kullanmamalı. En iyi yorgunluğu atma yolu aile içi birliktelik olduğu akıllardan çıkartılmamalı.Unutmayın ki çocuklarınız iç dünyasına ait şeyleri aile içi konuşmalarında öğrenebilirsiniz. Ve bu birlikteliğiniz onu size daha çok yaklaştıracaktır.</p>
<p>Şenol YİĞİT</p>
<p>Burç Eğitim Kurumları</p>
<p>Özel Çukurova Lisesi</p>
<p>Psikolojik Danışmanı</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 686 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/televizyon-programlarindaki-siddet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
