<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aktuel Eğitim ve Rehberlik Portalı (PDR) &#187; Çocuklarda Davranış Bozuklukları</title>
	<atom:link href="http://www.aktuelegitim.com/category/psikolojik-problemler/cocuklarda-davranis-bozukluklari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aktuelegitim.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Eğitim ve Rehberlik Portalı</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 20:43:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kötü alışkanlıklardan nasıl kurtulabilirsiniz?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/kotu-aliskanliklardan-nasil-kurtulabilirsiniz.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/kotu-aliskanliklardan-nasil-kurtulabilirsiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 18:36:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Davranış Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[kötü alışkanlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kötü alışkanlıklar nasıl oluşur]]></category>
		<category><![CDATA[kötü alışkanlıklardan nasıl kurtulurum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2901</guid>
		<description><![CDATA[Tırnak yemek, gevezelik etmek, sakızınızı şapırdatarak çiğnemek gibi kötü alışkanlıklar bugüne kadar hem bize zarar... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/kotu-aliskanliklardan-nasil-kurtulabilirsiniz.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tırnak yemek, gevezelik etmek, sakızınızı şapırdatarak çiğnemek gibi kötü alışkanlıklar bugüne kadar hem bize zarar vermiştir hem de çevremizdekileri rahatsız etmiştir.<br />
Bunlardan kurtulmak için çeşitli yöntemler denediniz ve başarılı olamadıysanız bu haberimizi mutlaka okumalısınız.</p>
<p>Foxnews isimli <span id="more-2901"></span>internet sitesinde yer alan habere göre, psikiyatri uzmanları, psikologlar ve bilişsel terapistler bu alışkanlıkları kabul etmenin ilk adım olduğunu söylüyorlar.</p>
<p>Sakızını şapırdatarak çiğnemek: Bu sinirli ya da endişeli olduğunuzda sığındığınız bir liman gibi görünen bir bağımlılıktır.</p>
<p>Ne yapmalısınız? En hızlı ve en etkili çözüm, sakızı ağzınızdan atmaktır. Eğer gerçek sakız çiğnemeyi bırakmak istemiyorsanız, sakızı her şapırdattığınızda sizi durduracak bir arkadaş bulmaktır. Ya da sakızı şapırdattığınızı duyana kadar sakızı çiğneyin ve bu sesin sizi ne kadar rahatsız ettiğinin farkına varın.</p>
<p>Geç saatlere kadar çalışmak: Bunun için iyi bir sebebiniz var mı? Bu durumdan memnun musunuz yoksa çok mu yoruluyorsunuz?</p>
<p>Ne yapmalısınız? Zamanın ne kadar değerli olduğunu düşünün. Birisi sizden bir şey yapmanızı istediğinde hemen kabul etmeyin. Kendisine geri döneceğinizi söyleyin ve zamanınızın olup olmadığına karar verir. Saatinizi 5 dakika ileri kurun, böylece beklenmedik gecikmeler için zamanınız olur.</p>
<p>Sürüncemede bırakma: Bir görevi tamamlarken duyulan endişeyle mücadele etmede geliştirilen bir stratejidir.</p>
<p>Bundan nasıl kurtulursunuz? İşi ertelemeye başladığınızda bunu kabul edin. Başkaları işinizle ilgilenmediğinizi düşünebilir ve bu durum işleri daha da kötü hale getirir. Size verilen işi kontrol edin, eğer belirtilen tarihte bitiremeyeceğinizi düşünüyorsanız işe devam etmesi için arkadaşınıza gönderin. İşin sonuçları hakkında kendinizi sorumlu hissederseniz, bu sizi görevinizi bitirmeniz için motive edecektir.</p>
<p>Tırnak yeme: Genellikle stresinizi yatıştırmak ya da teselli bulmak için tırnak yeme alışkanlığı başlar. Hatta kimi zaman tırnak yeme bebeklikteki parmak emmenin yetişkin versiyonu olabiliyor.</p>
<p>Bundan nasıl kurtulursunuz? Öncelikle tırnaklarınızı yemeye başladığınızda başka bir şeyle uğraşmaya çalışın, dikkatinizi başka bir işe yönlendirin. İşyerinde ya da evinizde bir stres topu bulundurun ve onunla oynayın. Tırnaklarınızı sık sık kesin.</p>
<p>Her şeyden yakınma, şikayet etme: Kendinizi güvende hissetmediğinizde, istediğiniz bir şey olmadığında bir çocuk gibi ağlarsınız, her şeyden şikayet edersiniz.</p>
<p>Ne yapmalısınız? Bir yetişkin olarak her zaman aynı sonuçlarla karşılaştığınızda büyük bir şaşkınlığa uğrarsınız. Eğer eşiniz ya da arkadaşlarınız sizin gereksiz yere sürekli yakındığınızı söylüyorsa, buna dikkat edin. Yakınmak yerine isteklerinizi doğrudan söyleyin. Birçok insan yakınan kişilere bir süre tahammül eder. Ancak uzun süre dayanamaz.</p>
<p>Dedikodu yapmak: Bazı insanlar dedikodu yaparak dikkatlerin kendisinde odaklanacağını düşünüyor.</p>
<p>Ne yapmalısınız? Yeni bir restoran keşfettiğinizde ya da son gittiğiniz tatil yeri gibi deneyimlerinizi paylaşırken sohbete odaklanın. Son günlerdeki gündem konuları hakkında konuşun. Böylece diğer insanlar hakkında tartışmaktan uzak durursunuz. Otobüste, minibüste ya da yolda giderken iş arkadaşınız hakkında kötü bir şey söylerseniz, o arkadaşınız arka koltukta oturuyor olabilir. Unutmayın ki dedikodu insanların güvenilmez görünmesine yol açar. Dedikodu yapmaya devam ederseniz arkadaşlarınızı ve profesyonel iş bağlantılarınızı kaybedersiniz.</p>
<p>Dağınıklık: Karışıklıktan hoşlanıyor olabilirsiniz. Çünkü dağınıklık işinizi yapmanız için sizi teşvik eder. Buna karşılık aradığınız bir şeyi bulmak için size zaman kaybettirir.</p>
<p>Ne yapmalısınız? İhtiyacınız olan kağıtları kümeler şeklinde ayırın ve farklı renklerde dosyalar ya da kutular kullanın. Acil olanlar ve birkaç gün içinde yapmanız gereken işleri de ayrı dosyalara yerleştirirseniz işiniz kolaylaşır. Kendi çalışma şeklinize uygun olarak buna benzer bir sistem oluşturun. Evde de anahtarlarınızı her gün aynı yere koymak gibi basit adımlarla işe başlayabilirsiniz.</p>
<p>Yerinde duramama: Çok fazla kafein ya da şeker tüketiminin yol açtığı adrenalindeki dalgalanmadan kaynaklanan aşırı enerjiniz olabilir.</p>
<p>Ne yapmalısınız? Bol şekerli kahveyi ya da kafeinli içecekleri çok seviyorsanız, bunları kesmelisiniz. Enerjinizin tavan yapmasını ya da dip noktalara düşmesini kontrol etmek için, yeterince egzersiz yapmak ve uyumak önemlidir. Pasif egzersizlerde ellerinizi ve bacaklarınızı hareket ettirmeyi deneyin. Ellerinizi kucağınıza koyun ve avuç içlerinizi birbirine doğru itin. Bacaklarınız için, iki ayağınızı da yere düz olarak yerleştirin ve ağırlığınızı aşağıya doğru verin. Bu hareketleri sakinleşene kadar yapın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/kotu-aliskanliklardan-nasil-kurtulabilirsiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda ruhsal problemler</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/akran-zorbaligina-maruz-kalan-cocuklarda-ruhsal-problemler.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/akran-zorbaligina-maruz-kalan-cocuklarda-ruhsal-problemler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Dec 2011 18:43:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Davranış Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[akran zorbalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2736</guid>
		<description><![CDATA[Akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda, psikosomatik belirtiler ve depresyon gibi içe atım sorunlarının arttığını belirten... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/akran-zorbaligina-maruz-kalan-cocuklarda-ruhsal-problemler.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda, psikosomatik belirtiler ve depresyon gibi içe atım sorunlarının arttığını belirten Ruh Sağlığı Uzmanı Dr. Özden Şükran Üneri, Türkiye&#8217;nin, genç nüfus yoğunluğu nedeniyle, akran zorbalığı açısından risk grubunda olduğunu söyledi.</p>
<p>Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özden Şükran Üneri, &#8220;akran zorbalığı&#8221;na maruz kalan çocuklarda, psikosomatik belirtiler, depresyon gibi içe atım sorunlarının arttığını söyledi.</p>
<p>Ülkemizde, lise öğrencilerinde yapılan bir çalışmada, öğrencilerin yüzde 33?ünün sözel, yüzde 35.5?inin fiziksel, yüzde 28.3?ünün duygusal ve yüzde 15.8&#8242;inin ise cinsel içerikli zorbalığa uğradığının saptandığını belirten Üneri, zorbalığın öğrenciler için ciddi bir travma olduğu, etkilerinin okul dönemi ile sınırlı kalmayıp, yaşam boyu sürdüğü ve toplum sağlığını da olumsuz etkilediği kabul edildiğini ifade etti.</p>
<p>Üneri, zorbalık eylemleri süreğen hale geldiğinde, güç dengesizliklerinin kalıcı hale geldiği ve hedef olan çocuklarda fiziksel ve zihinsel gelişim sürecinin bozulduğunu açıkladı. Ülkemizde yapılan bir çalışmada da, akran zorbalığı sıklığı ile depresyon belirtilerinin ilişkili olduğunu aktaran Üneri, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Ayrıca, akran zorbalığının yol açtığı psikiyatrik sorunlar süreğenlik de göstermektedir. Çeşitli çalışmalarda, zorbalığın kurbanlarla birlikte, okuldaki tüm öğrencileri etkilediği belirtilmektedir. Çözümü, ancak okul yöneticileri, okul rehberlik servisi, öğretmenler, okul hemşiresi ve gerektiğinde hekimden oluşan çok disiplinli bir ekibin koordineli bir şekilde çalışması ile mümkündür. Zorbalık herhangi bir biçimde ortaya çıktığında uygun tepki vermemek, tekrarlama riskini desteklemek demektir. Öğrencilerin okul ortamı içinde kendilerini güvende hissedebilmeleri için, sorumlu yetişkinler tarafından dinleneceklerini ve zorbalığa karşı tolerans gösterilmeyeceğini bilmeleri gerekir. Öğrencilere problem çözme, sosyal desteklerini artırma gibi stresle baş etme yöntemleri öğretilmelidir. Ancak o zaman, öğrencilerin, akran etkisi olarak adlandırılan zorbalıkla karşılaştıklarında ya da buna tanık olduklarında müdahalede bulunmaları sağlanabilir.&#8221;</p>
<p><strong>DÜNYADA YAYGIN BİR SORUN</strong></p>
<p>Zorbalığı önlemede tüm okul çalışanlarına, ailelere, topluma ve medyaya aktif bir görev ve sorumluluk düştüğünü hatırlatan Dr. Üneri, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Sonuç olarak, akran zorbalığı tüm dünyada yaygın bir sorundur. Ülkemiz, genç nüfus yoğunluğu nedeniyle, akran zorbalığı açısından risk grubundadır. Buna karşın ülkemizde akran zorbalığı ile ilgili çalışmaların beklenen sıklıkta olmadığı gözlenmiştir. Ülkemize özel akran zorbalığını önleme modelinin geliştirilebilmesi ve çocuk ile çalışan profesyonellerin bu alanda farkındalıklarının artması açısından, tüm Türkiye&#8217;yi temsil edebilecek nitelikte, geniş örneklemli, akran zorbalığı türlerini, uygulama yer, zaman ve aralıklarını, zorbalık yapan ve yapılanların özelliklerini, alınan önlemler ve bu önlemlerin sonuçlarını içeren araştırmaların yapılmasının yararlı olacağı düşünülmüştür.&#8221;</p>
<p>Ntvmsnbc</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/akran-zorbaligina-maruz-kalan-cocuklarda-ruhsal-problemler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklara oyuncak almaktan bıktınız mı?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/cocuklara-oyuncak-almaktan-biktiniz-mi.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/cocuklara-oyuncak-almaktan-biktiniz-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Dec 2011 13:07:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Davranış Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[çocukarda oyun]]></category>
		<category><![CDATA[ev oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl oyuncak seçilir]]></category>
		<category><![CDATA[oyun oynamanın faydaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2711</guid>
		<description><![CDATA[Oyunların insan psikolojisinde ve çocukların ruhunda ne denli önemli olduğunu sayfalar dolu yazı yazsak yeridir.... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/cocuklara-oyuncak-almaktan-biktiniz-mi.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Oyunların insan psikolojisinde ve çocukların ruhunda ne denli önemli olduğunu sayfalar dolu yazı yazsak yeridir. Çocuk,oyunla öğrenir dünyayı oyunla keşfeder, gelecekteki kişilik temellerini ilgi ve yeteneklerini oyun yoluyla belirler.Oyun en iyi eğitim ve öğretim metodudur. Çünkü kalıcı davranış değişiklikleri kazandırır. Nasıl ki yetişkin bir insan için mesleği çok önemli ise, çocuk için de oyun ve oyuncakları o denli önemlidir.</p>
<p><strong>Oyun,</strong></p>
<p>Bu anlamda tekrar mutluluğu yakalayabilme şansıdır. Yapılan araştırmalar mutluluğun en önemli anahtarlarından birinin tekrar çocuklaşabilmemizi, pazarlıksız masumiyeti ve saflığı yakalayabilmemizi sağlayan çocuklarımız olduğunu ortaya koymaktır. İşte buna vesile olan şeylerin başında gelir oyun.</p>
<p><strong>Çocuklara oyuncak almaktan bıktınız mı?</strong></p>
<p><strong>Aldınız oyuncaklar en çok bir haftamı dayanıyor</strong></p>
<p><strong>Aldınız oyuncaklar ya da nesneler eskisi kadar çocukta etki etmiyor mu?</strong></p>
<p><strong>Çocuklarınız deşarj olamıyor mu ya da enerjilerini boşatmakta zorlanıyorlar mı?</strong></p>
<p><strong>Hem eğlendirip hem de eğlenmek mi istiyorsunuz</strong></p>
<p><strong>Çocuklarınızla aranızda aşamadığınız sıkıntılar mı var</strong></p>
<p><strong>Onlarla iletişim sorunlarınız mı var?</strong></p>
<p><strong>Onların dünyalarına girmekte zorlanıyor musunuz?</strong></p>
<p><strong>İşte size nostaljiyi tekrar ayağa kaldıracak önemli bir nokta: oyun oynamak.</strong></p>
<p>Birçok velime önerdiğim ve harika geri dönütler aldığım bir yaklaşım. Maalesef oyuncaklarla doldurulduğumuz odaları, harcadığımız paraları ve sabit oturuşlarla elektronik bakıcıların (TV, bilgisayar)esiri ettiğimiz çocuklarımıza oyundan mahrum etmek, oyun oynamamak ciddi sıkıntıları da beraberinde getirdiği ortadadır.</p>
<p>Çünkü oyun çocuğun dilidir. Sosyalleşmesine açılan kapıdır. Oyunla çocuğu tanımak onun dilini ve karakterini anlamak mümkün. Bugün apartmanlara sıkıştırdığımız çocukların bir nebzede olsa rahatlayacağı ve içlerindeki devasa enerjiyi boşaltmasına vesile olacağı kestirme bir yoldur oyun..</p>
<p><strong>OYUNLARLA BİZLERDE ÇOCUKLAŞIRIZ.</strong></p>
<p>Peygamber efendimizin güzel bir sözü bugün modern psikolojinin çocuk eğitiminde önemli bir katkısıdır. Kimin çocuğu varsa onunla çocuklaşsın. İşte bizlerin bugün yapamadığı ya da zorlandığı bir şey. Çünkü yaşam içerisinde çok meşgulüz ve sürekli bir koşuşturma içindeyiz.</p>
<p>Çocuğun geleceğe dönük yönünü oyunlarıyla tanırız. Çünkü çocuk oyunda kendini ifade edebilme imkânı bulur. &#8220;Oynamayan tay at olmaz&#8221; özdeyişi, çocuklar için oyunun ne kadar önemli olduğunu çok güzel ifade etmektedir. Oyunların çocuğun gelişimi üzerindeki etkilerini şu ana başlıklar altında açıklayabiliriz:</p>
<p>Sosyal Gelişimine, Psikolojik Gelişimine, Fiziksel Gelişimine, Dil Gelişimine i, Zekâ Gelişimine ve daha birçok alanda oyunun etkileri ortadır.</p>
<p>NOT: Google Evde oynanan oyunlar yazınca çok güzel ve zevkli oyunlar çıkıyor. Kapatın televizyonunuzu, bilgisayarını bugün. Anne baba ve çocuklar bir arada&#8230; Ve oynayın o güzel oyunları. Sonrası bunlar alışkanlık haline gelecek haberiniz olsun&#8230;</p>
<p><strong>Nevzat ÖZER</strong><br />
<strong>Psikolojik Danışman</strong><br />
<strong>21.yy da Anne ve Baba olmak isimli kitabın yazarı</strong><br />
<strong>nevzatozer66@gmail.com</strong><br />
Kaynak: http://www.aktuelegitim.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/cocuklara-oyuncak-almaktan-biktiniz-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Otizm Gerçeği. Otistik Nedir?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/otizm-gercegi-otistik-nedir.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/otizm-gercegi-otistik-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2011 07:14:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Atilla KALDIRIM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Davranış Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Otistik Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[otiz]]></category>
		<category><![CDATA[otizim]]></category>
		<category><![CDATA[otizm nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2509</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğunuzla iletişim kumakta zorluk mu çekiyorsunuz? Çocuğunuz, tehlikeler karşı duyarsız mı? Çocuğunuz, uygunsuz yere gülüyor... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/otizm-gercegi-otistik-nedir.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğunuzla iletişim kumakta zorluk mu çekiyorsunuz?</p>
<p>Çocuğunuz, tehlikeler karşı duyarsız mı?</p>
<p>Çocuğunuz, uygunsuz yere gülüyor yada ağlıyor mu?</p>
<p>Çocuğunuz, acıya karşı duyarsız mı?</p>
<p>Çocuğunuz, yalnız kalmayı mı tercih ediyor?</p>
<p>Çocuğunuz, sizinle ve çevresindeki kişilerle <span id="more-2509"></span>göz teması kurmaktan kaçınıyor mu?</p>
<p>Çocuğunuz, objeleri kendi etrafında döndürüyor mu?</p>
<p>Çocuğunuz, akranlarıyla iletişim kumaktan kaçınıyor mu?</p>
<p>Çocuğunuz, objelere gereksiz yere bağlanıyor mu?</p>
<p>Çocuğunuz, aşırı hareketli veya aşırı hareketsiz mi?</p>
<p>Çocuğunuz, sorulara cevap vermek yerine söylediğinizi tekrarlıyor mu?</p>
<p>Çocuğunuz, seslere karşı aşırı duyarlımı?</p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p>Bu soruların tamamına yada bir kısmına evet cevabını veriyorsanız eğer. Sizde büyük ihtimalle özel bir çocuğa sahipsiniz demektir. Öncelikle yapmanız gereken çocuğunuzun uzman kişiler tarafından değerlendirilmesini sağlamak ve çocuğunuzun OTİSTİK olup olmadığını tespit ettirmeniz gerekmektedir. Eğer çocuğunuz OTİSTİK ise, OTİZMin hastalık olmadığını bilmeniz ve eğitimle üstesinden gelinebilecek bir davranış bozukluğu olduğunun farkında olmanız gerekmektedir.</p>
<p>OTİZM gerçeği toplum tarafından yeni yeni duyulan bir olgu olmasına karşılık ne olduğu tam olarak bilinmemektedir. OTİSTİK çocuklar, OTİZM&#8217;in ne olduğunu bilmeyen kişiler tarafından deli diye tanımlanmaktadır. Bu çok yanlış bir algılama şeklidir. Şunu herkes bilmelidir ki OTİSTİK çocuklar deli değillerdir. OTİZM, sosyal ve iletişim becerilerinin oluşmasını etkileyen bir genel gelişim bozukluğudur. Otizm genellikle 2 yaşından itibaren ortaya çıkar. Otistik çocuklar genelde öğrenme ve algılama bozukluğu çekerler. Otistik çocukların büyük bir bölümünde farklı seviyelerde zeka geriliği görülse de zeka seviyeleri normal olan otistik çocuklarda vardır. An cak, genel zeka seviyeleri ne olursa olsun, otistik çocuklar çevrelerindeki dünyayı algılamakta zorluk çekerler. Otizm, erkek çocuklarda kız çocuklara oranla 4 kat daha fazla görünmektedir.</p>
<p>Şuda bilinmelidir ki; bu çocuklarda var olan OTİZM&#8217;in tamamen giderilmesi için herhangi bir ilaç yoktur. Yalnız bilimsel çalışmaları takip ettiğimiz kadarıyla bu yönde çalışmalar son yıllarda hız kazanmıştır. Ama kesin bir veri yoktur. Şuan itibari ile yapılması gereken en uygun davranış şekli, çocuklarımızın eğitim süreci içerisine çekilerek OTİZM&#8217;le mücadele edilmesi gerekmektedir.</p>
<p>İlimizde de geçen yıldan itibaren Kırıkkale İl Milli Eğitim Müdürlüğünün girişimleri ile OTİZM&#8217;le mücadele edebilmek ve OTİSTİK çocuklara eğitim imkanı sağlayabilmek için Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi açılmış vede bu çocuklarımız da eğitim imkanından yararlanmaya başlamışlardır.</p>
<p>İlimizde vede ülkemizde her geçen gün biraz daha tanınmaya vede herkes tarafından bilinmeye başlanan; OTİZM gerçeğiyle mücadele sadece OTİZM&#8217;li çocuklara sahip ailelerin vede öğretmenlerin sorunu değil toplumsal bir sorundur. Onun için herkesin elini taşın alıtına koyup &#8220;Bu Çocuklar Bizim Çocuğumuz&#8221; felsefesiyle hareket edip sorunun çözümünde bir parça olması gerekmektedir.</p>
<p>Atila KALDIRIM<br />
Özel Eğitim Öğretmeni</p>
<p>http://www.aktuelegitim.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/otizm-gercegi-otistik-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnatçı Çocuğa Nasıl Yaklaşılmalı?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/inatci-cocuga-nasil-yaklasilmali.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/inatci-cocuga-nasil-yaklasilmali.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Aug 2011 20:36:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Davranış Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[3 yaşında çocuğum inatçı]]></category>
		<category><![CDATA[4 yaşında çocuğum inatçı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğum inatçı]]></category>
		<category><![CDATA[inatçı çocuğa nasıl davranılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[inatçı çocuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2293</guid>
		<description><![CDATA[İnatlaşmanın her yaşta ve her insanda ortaya çıkabilecek bir davranış olduğuna dikkat çeken uzmanlar, özellikle... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/inatci-cocuga-nasil-yaklasilmali.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnatlaşmanın her yaşta ve her insanda ortaya çıkabilecek bir davranış olduğuna dikkat çeken uzmanlar, özellikle 2-4 yaş arası çocuklarda inatlaşmanın sıklıkla görüldüğünü belirterek ebeveynleri uyardı. Bursa Dörtçelik Çocuk Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. İsmail Özcan, bu yaştaki çocukların kendilerinin varlığına vardığını ve bağımsızlıklarını ortaya koyarak, kendi istedikleri şeyleri yapmak istediklerini belirtti.</p>
<p>Çocuğun inatlaşma sürecine girmesiyle her şeye karşı çıkar bir tutum sergileyebileceğini anlatan Bursa Dörtçelik Çocuk Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. İsmail Özcan, çocuğun bazen neyi istediğini bilmeden, sadece karşısındaki kişiyle zıtlaşmak için bile inatlaşabileceğine işaret etti. Bu tür durumlarda pek çok anne-babanın çocuklarıyla gereksiz yere çatışmaya girdiğini hatırlatan Uzm. Dr. Özcan şunları söyledi: &#8220;Kendilerini de çocuklarını da yıpratırlar. Ve çocukların gelişiminde doğal bir davranış olan inatlaşma, ebeveyn ve çocuk arasında iletişimsizliğin ya da çocukta özgüven problemlerinin başlangıç noktası olabilir. Çocuk, aile tarafından istenmeyen bir davranışı yapmak istediğinde, en iyi yöntem çocuğun dikkatini dağıtmaktır. Bu bir çizgi film, bir kuş, bir kedi, sevdiği bir yiyecek veya oyun tarzı, herhangi bir şey olabilir. Mesela, çocuğunuz yasakladığınız şeyleri yapmak istediğinde, nazikçe ona yasakladığınız şeyi yeniden hatırlatın ve yapabileceği alternatif bir şey tavsiye edin. Eğer çocuk inadından vazgeçmiyorsa yapılacak tek şey anne-babanın; ona uzlaşıcı bir dille yaklaşarak, yapmak istediğinin şu an mümkün olmadığını ve bunun için üzgün olduklarını, onu anladıklarını dile getirmeleri ve kararlı olmaları gerekir.&#8221;</p>
<p><strong>ÇOCUĞA OLUMSUZ YAKLAŞIRSANIZ OLUMSUZLUK GÖRÜRSÜNÜZ</strong></p>
<p>Çocuğa karşı ebeveynlerin olumsuz bir tutum içine girmemeleri gerektiğini kaydeden Dr. Özcan, çocuğa karşı olumsuz bir tutumla yaklaşılması halinde çocuğun da ebeveynlere olumsuz bir tutumla yaklaşacağına dikkat çekti. İnatlaşma dönemlerinde çocuğa hiç &#8216;hayır&#8217; denilmeyeceği anlamına gelmeyeceğini vurgulayan Özcan, &#8220;Çocuklar kaç yaşında olursa olsun, hayatının belirli bir düzende olması ve tutarlı kuralların konması, kişilik gelişimlerine katkıda bulunur. Bu noktada dikkat edilmesi gereken en önemli şey koyduğunuz kuralların gerekli olduğundan emin olmanız ve bu kuralların gerekçesini kısa, net olarak çocuğa açıklamanız hatta bazı kuralları çocuklarla birlikte koymanızdır.&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/inatci-cocuga-nasil-yaklasilmali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilgisayar Bağımlılığı Nasıl Tedavi Edilir?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/bilgisayar-bagimliligi-nasil-tedavi-edilir.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/bilgisayar-bagimliligi-nasil-tedavi-edilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Aug 2011 19:14:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Davranış Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar bağımlılığı nasıl kurtulabilirim]]></category>
		<category><![CDATA[internet bağımlılığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2282</guid>
		<description><![CDATA[Gelişen teknoloji büyük kolaylık sağlarken diğer yandan da sağlığı olumsuz etkiliyor. Özellikle gençleri ve çocukları etkisi altına... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/bilgisayar-bagimliligi-nasil-tedavi-edilir.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gelişen teknoloji büyük kolaylık sağlarken diğer yandan da sağlığı olumsuz etkiliyor. Özellikle gençleri ve çocukları etkisi altına alan bilgisayar oyunları , algılama bozukluğundan öğrenme güçlüğüne , denge sorunlarından sosyal bozukluğa kadar birçok rahatsızlığa<br />
davetiye çıkarıyor.</p>
<p><span id="more-2282"></span></p>
<p>Bilgisayar oyunu bağımlılığının zararlarını ve tedavi yöntemlerini Reem Nöropsikiyatri Merkezi&#8217;nden Uzman Dr. Mehmet Yavuz anlatıyor&#8230;</p>
<p>Bilgisayar oyunlarında hızla akan oyun kareleri, kişiyi hızlı düşünme ve hızlı hareket etmeye sevk eder ve oyunun saatlerce oynandığı düşünülürse, beyin bir süre sonra oyundaki hıza programlanır. Beynin yapısı itibariyle aynı anda birçok şeyi değerlendirdiğini belirten Dr. Mehmet Yavuz, oyun temposuna alışan beynin herhangi bir konuyu derinliğine analiz edemediğini, bir diğer deyişle bir konu ya da nesneye yoğunlaşamayıp konu üzerinde yüzeysel geçişler yaptığını vurguladı.</p>
<p><strong>Özellikle Öğrencileri Etkiliyor!</strong></p>
<p>Bu durumun özellikle bilgisayar oyunu bağımlısı öğrencileri olumsuz etkilediğini belirten Dr. Yavuz, beyni oyuntemposuna alışan öğrencilerin derslerine yoğunlaşamadığını ve başarısız olduklarını belirtti. Yavuz, oyunbağımlılığı nedeniyle oluşan dikkat dağınıklığı ve oyundaki hızdan kaynaklanan hiperaktiviteyle birlikte öğrencinin her şeyden sıkılır hale gelebileceğini vurguladı.</p>
<p>[reklam]</p>
<p><strong>Algıyı Zayıflatıyor, Beynin Dengesini Bozuyor!</strong></p>
<p>Beyni hızlı ama yüzeysel düşünmeye programlayan bilgisayar oyunları, üst düzey öğrenme ve algılamayı engelliyor. Aileler, çocuktaki başarısızlığın nedenini bilgisayarda uzunca vakit geçirmeye bağlasa da asıl problem beyinde oluşan fizyolojik bozukluk. Aynı bozukluğa çok hızlı okuma yapan kişilerin de maruz kalabileceğini hatırlatan Dr. Yavuz, görüntüleri üst üste ileri sararak çalışan herkesin risk altında olduğunu, çoğu zaman bu kişilerin aniden oluşan algılama ve analiz zayıflığını, hayatlarındaki bir soruna bağlayarak bozukluğun kaynağını fark edemediğini belirtti.</p>
<p><strong>Oyun Bağımlılığı Suça Teşvik Edebilir!</strong></p>
<p>Şiddet içeren bilgisayar oyunlarında önüne gelen herkesi öldürmek için çaba harcayan kişi, arka planda anti-sosyal psikopatik kişilik bozukluğu varsa, gerçek hayatta da öldürme içgüdüsü ile hareket edebilir. Geçtiğimiz haftalarda Norveç&#8217;te 92 kişiyi öldüren katilin bilgisayar oyunu bağımlısı olduğunu hatırlatan Dr. Yavuz, beyindeki denge bozukluğunun kitlesel katliamlara yol açabildiğini vurguladı. Bilgisayar oyunu üreten firmaların bu konuda hassas davranması gerektiğinin altını çizen Yavuz, oyunların saatte bir ara vermeyi sağlayacak şekilde üretilmesini tavsiye etti.</p>
<p><strong>Bilgisayar Bağımlılığı Nasıl Tedavi Edilir?</strong></p>
<p>Bilgisayar oyunları nedeniyle beyin dengesi bozulan kişi, en az 3 ay bilgisayar oyunlarından uzak durmalı ve beynini nadasa almalı. Bu bozukluğu yaşayan öğrencilere okula ara vermelerini tavsiye eden Dr. Yavuz, dinlenme süresince öğrenme faaliyetinin durdurulması gerektiğini vurguladı. Kalıcı bozukluklar gelişmemişse beynin bir süre sonra normal fizyolojik yapısına döneceğini hatırlatan Yavuz, antidepresan, anksiyolitik gibi ilaçların etkisiz kaldığını, en iyi yöntemin TMS tedavisiyle beynin resetlenmesi olduğunu belirtti.</p>
<p>Davranışçı bilişsel terapilerin dikkat dağınıklığı ve öğrenme güçlüğünü düzeltmeye yetmediğini hatırlatan Yavuz, oyun bağımlılığı konusunda en önemli konunun beyni en az 2-3 ay dinlendirmek olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/bilgisayar-bagimliligi-nasil-tedavi-edilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Facebook Çocuklara Zararlı mı?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/facebook-cocuklara-zararli-mi.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/facebook-cocuklara-zararli-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Aug 2011 00:53:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Davranış Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[internet bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[internet zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2256</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde çocuklar adete bilgisayar karşısında büyüyor. Peki bu durum çocuklar için ne kadar doğru? İşte... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/facebook-cocuklara-zararli-mi.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde çocuklar adete bilgisayar karşısında büyüyor. Peki bu durum çocuklar için ne kadar doğru? İşte Facebook üzerine yapılan ilginç araştırma.</p>
<p>Son yıllarda aileler çocuklarının Facebook üzerinde fazla vakit geçirmesine izin veriyor. Ancak yapılan araştırmalar, aşırı derecede Facebook kullanımının çocukların gelişimi için büyük sorunlar doğurduğunu ortaya çıkardı.</p>
<p>California Üniversitesi&#8217;nden psikolog Larry Rosen yaptığı araştırmayla ilginç noktalar değindi. 10 yıla yakın süredir çocuk sağlığı ve teknoloji üzerine araştırma yapan Rosen son yıllarda Facebook konusuna ağırlık vermeye başladı.</p>
<p>Rosen&#8217;ın araştırmalarına göre aşırı derecede Facebook kullanan çocuklar, iletişim zorlukları çekiyor. Yine bu çocuklar, aşırı derecede bencil ve kendini beğenmiş davranışlar gösteriyor. Sabırsız oluyor ve agresif tavırlar sergiliyor. Uzmanlar Facebook?un sadece ders aralarında 15?er dakika zamanla kullanılması gerektiği konusunda aileleri uyarıyor.<br />
shiftdelete.net</p>
<p>[reklam]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/facebook-cocuklara-zararli-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ebeveynini alkol içerken ya da sarhoş gören çocuklar risk altında&#8230;</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/ebeveynini-alkol-icerken-ya-da-sarhos-goren-cocuklar-risk-altinda.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/ebeveynini-alkol-icerken-ya-da-sarhos-goren-cocuklar-risk-altinda.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Jun 2011 18:41:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Davranış Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[alkol bağımlılığının nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[alkol zararları]]></category>
		<category><![CDATA[alkolün zararları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar neden alkol bağımlısı olur]]></category>
		<category><![CDATA[içki içmenin zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2061</guid>
		<description><![CDATA[İngiltere&#8217;de 13-16 yaşındaki 5 bin 700 çocuğun katıldığı kamuoyu yoklaması, anne-babasını devamlı içerken ya da... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/ebeveynini-alkol-icerken-ya-da-sarhos-goren-cocuklar-risk-altinda.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere&#8217;de 13-16 yaşındaki 5 bin 700 çocuğun katıldığı kamuoyu yoklaması, anne-babasını devamlı içerken ya da birkaç kez sarhoş gören çocukların aşırı alkol içme riskinin 2 kat fazla olduğunu gösterdi.</p>
<p>Ipsos Mori araştırma şirketi tarafından sosyal bilimler derneği Joseph Rowntree için yapılan yoklamada, 13-14 yaşındaki çocukların yüzde 70&#8242;inin 15-16 yaşındakilerin yüzde 89&#8242;unun alkol içtiği, çocukların alkole 12-13 yaşında başladığı ortaya çıktı.</p>
<p>Araştırma, 13-14 yaşındaki 4 çocuktan birinin, 15-16 yaşındaki iki çocuktan birinin birçok kez sarhoş olduğunu ortaya koydu.</p>
<p>Ebeveynlerin, çocuklarını denetlemesinin de önemli olduğunun ortaya çıktığı kamuoyu yoklamasında, cumartesi akşamı çocuğunun nerede olduğunu bilmeyen ya da 18 yaşın altındakilerin izlememesi gereken filmlere izin veren anne-babaların çocuklarının alkolik olma riskinin daha fazla olduğu görüldü.</p>
<p>Ayrıca çocukların arkadaşlarının da içme alışkanlığını etkilediği, haftada iki akşamı arkadaşlarıyla geçirenlerin aşırı alkol içme riskinin arttığı belirlendi.</p>
<p>&#8221;Alcohol Concern&#8221; adlı yardım kuruluşundan Don Shenker, sonuçların, ebeveynlerin çocuğun hayatını ne kadar fazla etkilediğini doğruladığını belirterek, &#8221;Anne ve babaların içki alışkanlıklarının, ne kadar içtiklerinin ve sarhoş olduklarının çocuklara, bu davranışların kabul edilebilir ve standart olduğu mesajını verdiğini&#8221; vurguladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/ebeveynini-alkol-icerken-ya-da-sarhos-goren-cocuklar-risk-altinda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elektif Mutizm (Seçici Konuşmazlık)</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/elektif-mutizm-secici-konusmazlik.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/elektif-mutizm-secici-konusmazlik.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Apr 2011 07:18:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Davranış Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisi Vakaları]]></category>
		<category><![CDATA[Elektif Mutizm]]></category>
		<category><![CDATA[Seçici Konuşmazlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1982</guid>
		<description><![CDATA[Elektif mutizm yani seçici konuşmama; çocuğun tanıdığı ev gibi ortamlarda akıcı ve normal konuşmasına rağmen,... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/elektif-mutizm-secici-konusmazlik.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Elektif mutizm yani seçici konuşmama; çocuğun tanıdığı ev gibi ortamlarda akıcı ve normal konuşmasına rağmen, konuşmasının beklendiği, okul gibi başka sosyal ortamlarda konuşmama durumudur. Suskunluğun şiddeti, yabancılarla konuşmamaktan, toplum içinde hemen her yerde sessiz kalmaya kadar değişebilir. Bu çocukların çoğu yabancı ortamlarda sessiz-sakindirler, ancak bazıları fısıldar veya tek heceli kelimeler kullanabilir.</p>
<p>Bazı ortamlarda konuşmanın yokluğuna rağmen, çocuklar ev ve alışık olduğu ortamlarda akıcı konuşurlar. Sorunun düzeyi eğitimsel başarı ya da sosyal iletişimi engelliyorsa ve bir aydan uzun süredir devam ediyorsa bu tanı konulmalıdır. Yoksa çocukların hemen tümünde yeni girdikleri ortamı yabancılama ve evde olduğu kadar konuşmalara katılmama görülebilir. Ancak normalde ortama alışınca çocuk konuşup yaşıtlarıyla veya büyüklerle ilişki kurmaya sorulanlara yanıt vermeye başlarken, seçici suskunluğu olan çocuklar sessiz kalmaya devam ederler. Eşlik eden diğer belirtiler aşırı utangaçlık, içe çekilme, anne babaya aşırı bağımlılık olabilir.</p>
<p>Çocuğun konuşmayı anlama, anlamlandırma sorunu varsa bu tanı düşünülmemelidir. Ayrıca bu durum kekeleme gibi bir iletişim bozukluğu ya da uygun dil becerileri bilgisinde eksiklik ile daha iyi açıklanıyorsa da seçici konuşmazlık düşünülmez. Başlangıç yaşı genellikle 2-4 yaş olarak belirtilmekte ancak klinik ortamda sıklıkla okul başlangıcından sonraki 2 yıl içerisinde görülmektedir. Kızlarda erkeklerden daha sıktır.</p>
<p>Seçici konuşmamanın nedeni kesin olarak belli değildir. Doğuştan getirilen utangaç mizaçla birlikte çevresel etkilerin ortaya çıkarttığı bir kaygı bozukluğu olarak düşünülebilir. Kaygı bozukluklarına ailesel bir yatkınlık söz konusu olabilir.</p>
<p>Seçici konuşmazlığı olan bazı çocuklar tedavi almadan da ilerleme gösterebilir. Çocuk ne kadar küçükse, konuşmadığı süre ne kadar azsa çocuğun kendiliğinden konuşmaya başlama olasılığı o kadar yüksektir.</p>
<p>Anne baba ya da öğretmen böyle bir durumunun farkına vardığında çocuğu konuşmadığı için cezalandırmamalı, konuşmaya zorlamamalı, kandırmamalı veya konuşması için rüşvet önermemelidir. Yapılması gereken çocuk psikiyatrisi polikliniklerine başvurup destek almaktır. Çocuk için güvenilir ve destekleyici bir ortam oluşturulup, aşamalı olarak, çocuğun hızına uygun beklentiler oluşturulur. Tedavi bir ekip çalışmasını gerektirir. Çocuk psikiyatrisi uzmanları yanında, öğretmenler, okul danışmanları ve aile tedavide önemlidir. Gerekli durumlarda kaygıyı azaltmaya yönelik ilaç tedavisi de kullanılır.</p>
<p>HAZIRLAYAN: Dr. Özden Şükran ÜNERİ</p>
<p>Kaynak: saglikliyasam.gov.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/elektif-mutizm-secici-konusmazlik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Otizm tedavisinde yeni umut</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/otizm-tedavisinde-yeni-yaklasim.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/otizm-tedavisinde-yeni-yaklasim.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Mar 2011 13:02:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Davranış Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[otizim]]></category>
		<category><![CDATA[otizim nedir]]></category>
		<category><![CDATA[otizim tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[otizimde yeni tedavi metodları]]></category>
		<category><![CDATA[otizimin tedavisi var mı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1905</guid>
		<description><![CDATA[Robotların otistik çocukların sosyal iletişim becerilerini geliştirmede kullanılması hedefleniyor. Otizm, dünya çapında oldukça yaygın görülen... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/otizm-tedavisinde-yeni-yaklasim.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Robotların otistik çocukların sosyal iletişim becerilerini geliştirmede kullanılması hedefleniyor.</p>
<p>Otizm, dünya çapında oldukça yaygın görülen ama tam olarak tanınmayan bir hastalık.</p>
<p>Her ırk, etnik ve sosyal grupta görülebilen otizm, kişinin başkalarıyla iletişim kurma becerisini engelliyor.</p>
<p>Otizm hastaları, duygularını, isteklerini anlatmakta, yeni insanlarla tanışıp arkadaş edinmekte ve diğer insanların ne düşündüğünü anlamakta zorlanıyor.</p>
<p>Bu yüzden çoğu zaman zeka geriliği ile karıştırılıyor.</p>
<p>Oysa otizmi olan bireyler birçok beceri geliştirip öğrenebiliyor.</p>
<p>Bilim dünyası da en belirgin özelliği sosyal iletişim kuramamak olan otizmin tedavisi için çareler arıyor.</p>
<p>Otizmde Yeni Umut Kaspar</p>
<p>Bir çocuk görünümündeki robotun ismi Kaspar.</p>
<p>İnsansı tepkiler vermek üzere geliştirilen robot, gülümsüyor, surat asıyor, göz kırpıyor ve kollarını oynatabiliyor.</p>
<p>Robot, fiziksel dokunuşlara doğal tepkiler verebilmesi için suni deri ile kaplanmış.</p>
<p>Avuç içleri ve parmak uçlarında da uygulanan baskıyı yorumlayan sensörler var.</p>
<p>Uzmanlar, bu robot oyuncak sayesinde, otistik çocukların sosyal iletişim becerilerini geliştirmeyi hedefliyor.(TRT)</p>
<p><object width="480" height="360"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xhg01h"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowScriptAccess" value="always"></param><embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xhg01h" width="480" height="360" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/otizm-tedavisinde-yeni-yaklasim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

