<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AktuelEğitim &#187; Eğitim Öğretim Yöntemleri</title>
	<atom:link href="http://www.aktuelegitim.com/category/egitim-ogretim-genel/egitim-ogretim-yontemleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aktuelegitim.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Eğitim Portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jul 2010 10:39:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Okulda Kıyafet Serbestliğine Tepki</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/okulda-kiyafet-serbestligine-tepki.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/okulda-kiyafet-serbestligine-tepki.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 May 2010 15:50:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ahmet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim Öğretim Yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[MEB - Bakanlık]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[kıyafet serbetliği]]></category>
		<category><![CDATA[psikolok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1334</guid>
		<description><![CDATA[MEB&#8217;in internetten düzenlediği öğrenci kıyafetlerinin serbest olup olmamasına yönelik ankette istediği desteği bulan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, konuyu önümüzdeki günlerde Bakanlar Kurulu gündemine getireceğini söyledi. OKULLAR PODYUMA DÖNER Karara en yüksek sesli tepki okul kıyafeti üreticilerinden geldi. Sektörden 3 milyon insanın ekmek yediğini belirten Levra Giyim Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Özcan, ?Öğretmenler ders mi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>MEB&#8217;in internetten düzenlediği öğrenci kıyafetlerinin serbest olup olmamasına yönelik ankette istediği desteği bulan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, konuyu önümüzdeki günlerde Bakanlar Kurulu gündemine getireceğini söyledi.</p>
<p><strong>OKULLAR PODYUMA DÖNER</strong></p>
<p>Karara en yüksek sesli tepki okul kıyafeti üreticilerinden geldi. Sektörden 3 milyon insanın ekmek yediğini belirten Levra Giyim Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Özcan, ?Öğretmenler ders mi verecek yoksa çocuklarının kıyafetlerini mi denetleyecek. Bakanlığın sektörden bizim durumumuzdan haberi yok? diye konuştu. Altılar Giyim Genel Müdürü Adem Altan, kararın uygulanmaya geçmesiyle işsizler ordusuna yenilerinin katılacağını söyledi. Altan ?Ülke ekonomisine katkı sunan yaklaşık 5 milyar dolarlık bir piyasa iflas eder. Öğrenci maddi durumu iyi değilse her gün aynı kıyafetle okula gidecektir. Sınıflar podyuma döner? dedi.</p>
<p><strong>TEK TİP DAYATMASI</strong></p>
<p>Eğitim sendikaları ise serbest kıyafet uygulamasını destekliyor. Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Halil Etyemez, ?Tek bir standarda ve renge endekslenmiş kılık kıyafet uygulamasından vazgeçilmesi yönündeki çalışmaları olumlu buluyoruz? açıklamasını yaptı. Demokrat Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı ise, ?Tek tip öğrenci ve tek tip öğretmen profili eğitim psikolojisiyle bağdaşmaz? dedi.</p>
<p><strong>Psikologlor ne diyor?</strong></p>
<p><strong>FORMA EZiCi FARKI ÖRTÜYOR</strong></p>
<p>Psikolog Sevgin Esemenli, okul üniformasının sosyo-ekonomik farkı kapattığını belirtti. Esemenli şunları söyledi: ?Bir çocuk okula çok iyi marka kıyafetle gelirken diğeri daha farklı giysiyle gelecek. Çocuklar kendini bu durumda ezik hissedecektir. Bakanlık bu noktada durumu iyi olmayan ailelere giyim yardımı yapabilir.?</p>
<p><strong>KIYAFETi OLMAYAN NE YAPACAK?</strong></p>
<p>Prof. Dr. Arif Verimli ise kıyafeti olmayan çocukların ?Neden benim bundan yok? fikrine kapılacaklarını belirtiyor. Verimli, ?Çocuklar birbirlerinin kıyafetlerini inceler. Eğer kendisinde yoksa bu çocukta isyana neden olur. Kıskançlıklar artar. Bu durumda kalıcı psikolojik sorunlara yol açar? dedi. Prof. Verimli Türkiye&#8217;de evinde ekmek bulamayan kişilerin olduğuna dikkat çekerek karara karşı çıktığını belirtti.</p>
<p><strong>YOKSUL ÖĞRENCi DAHA ÇOK ÇALIŞIR</strong></p>
<p>Okullarda önlüğün kaldırılmasının yoksul ve zenginlik açısından gerginliğe neden olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan konuyu şu şekilde yorumladı: ?Yoksul öğrencilerin kendilerini kötü hissetmesi olası bir risktir. Bu risk, varlıklı öğrencilerin onları anlama ve yardımına neden olabileceği, yoksul öğrenciyi daha çok çalışmaya itip motive edebileceği gibi bir olumlu etkiyi doğurması da mümkündür.?</p>
<p><strong>ESKİŞEHiR&#8217;DE DENENDi</strong></p>
<p>Eskişehir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Harun Karacan, üç yıl önce Eskişehir&#8217;deki okullarda haftada bir kez serbest kıyafet uygulamasının yapıldığını ve disiplinsiz davranışların artış gösterdiğini vurguladı.</p>
<p><strong>VELİLER KARŞI ÇIKIYOR</strong></p>
<p>Öğrenci velisi Ayşe Özdemir, anaokulunda bile çocukların birbirlerine &#8216;Sen her gün aynı kıyafetle okula geliyorsun&#8217; dediklerini belirtti. Özdemir, ?Çocuklar arasında marka rekabeti başlayacak, durumu iyi olmayan çocukları eziklik hissedecek? dedi.</p>
<p><strong>ÇUBUKÇU AÇIKLAYACAK</strong></p>
<p>Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, serbest kıyafet uygulamasına bu ay içinde son şeklinin verileceğini bildirdi. Anketle ilgili sonuçları da Bakan Nimet Çubukçu&#8217;nun açıklayacağı kaydedildi.</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 476 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/okulda-kiyafet-serbestligine-tepki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır; Sizin Öğrenme yönteminiz hangisi?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/her-yigidin-bir-yogurt-yiyisi-vardir-sizin-ogrenme-yonteminiz-hangisi.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/her-yigidin-bir-yogurt-yiyisi-vardir-sizin-ogrenme-yonteminiz-hangisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 14:30:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ümmühan YAPAR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim Öğretim Yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[deney]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[görsel öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[işitsel öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[kalem]]></category>
		<category><![CDATA[okuma]]></category>
		<category><![CDATA[okuma yazma]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[pdr]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[yazma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1188</guid>
		<description><![CDATA[Öğrenme: yaşantılar sonucu davranışlarda meydana gelen oldukça kalıcı değişikliklerdir. Her bireyin öğrenme yöntemi farklıdır. Bu kişinin yapısal bir özellidir. Öğrenme yöntemi kişinin dünyayı, eşyayı, kavramları, olayları algılayış biçimidir aynı zamanda. Örneğin &#8220;Kalem&#8221; kelimesini ele alalım. &#8220;kalem&#8221; denilice, kimi insanın zihninde kalem resmi, kiminin zihninde kalemin kâğıt üzerinde çıkardığı ses, kiminin zihninde &#8220;kalem&#8221; yazısı, kiminin zihninde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Öğrenme: yaşantılar sonucu davranışlarda meydana gelen oldukça kalıcı değişikliklerdir. </strong></p>
<p>Her bireyin öğrenme yöntemi farklıdır. Bu kişinin yapısal bir özellidir. Öğrenme yöntemi kişinin dünyayı, eşyayı, kavramları, olayları algılayış biçimidir aynı zamanda. Örneğin &#8220;Kalem&#8221; kelimesini ele alalım. &#8220;kalem&#8221; denilice, kimi insanın zihninde kalem resmi, kiminin zihninde kalemin kâğıt üzerinde çıkardığı ses, kiminin zihninde &#8220;kalem&#8221; yazısı, kiminin zihninde ise kalemi eline alıp bir şeyler yazmak canlanır. İşte yukarıda örneklendirmeye çalıştığımız bu durum birbirinden farklı dört öğrenme yönteminin kısaca açıklamasıdır.</p>
<p><strong> Örenme Yöntemleri: </strong></p>
<p>1-Görsel Öğrenme</p>
<p>2-İşitsel Öğrenme</p>
<p>3-Okuyup Yazarak Öğrenme</p>
<p>4-Deneyimsel Öğrenme olarak adlandırılmaktadır.</p>
<p> Kimi gruplamalarda &#8220;Görsel Öğrenme&#8221; ile &#8220;Okuyup Yazarak Öğrenme&#8221; aynı kategoride değerlendirilse de kanımca bu okuma ve yazma faaliyeti kadar birbirinden farklıdır. Bununla birlikte birbiriyle ilintili yönü de vardır.</p>
<p>Şimdi de bu öğrenme yöntemlerini ve onu temel öğrenme kanalı olarak kullanan bireylerin özelliklerini biraz açıklayalım:</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">A-GÖRSEL ÖĞRENME:</span> Resim, şekil, sembol, kodlama yoluyla gerçekleşen öğrenme biçimidir.</strong></p>
<p><strong>Görsel Öğrenenlerin genel kişilik özellikleri:</strong></p>
<ul>
<li>Sözel yönden yaşıtlarından ileride bir ifade güçleri vardır.</li>
<li>Renklere karşı duyarlıdırlar.</li>
<li>Sosyal yönleri genel olarak yaşıtlarından daha iyidir.</li>
<li>Değişiklikleri çok çabuk fark ederler( Özellikle şekil yönünden olan değişiklikleri)</li>
<li>Şekil çizerek veya şema çizerek daha kalıcı öğrenirler.</li>
<li>Ayrıntıdan çok bütüne önem verirler.</li>
<li>Konuşanın veya öğretmenin gözüne bakmadan öğrenemezler.</li>
</ul>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">GÖRSEL ÖĞRENEN BİREYLERİN DERS ÇALIŞMA BİÇİMLERİ:</span></strong></p>
<p>Bilgileri resimler ve zihinlerinde şekle dönüştürürler.</p>
<p>Kelimeleri sembollere dönüştürürler.   </p>
<p> Bilgileri harflerle veya kelimeler ile kodlarlar.</p>
<p>Okuduğu sayfanın zihinlerinde resmini çekmeye çalışırlar.</p>
<p>Not alırken Farklı Renkler  kullanırlar.</p>
<p>Çeşitli Semboller kullanırlar. (Ö,?,¯,®)</p>
<p><span style="text-decoration: line-through;">Üstü çizili</span> yazılar veya <span style="text-decoration: underline;">altı çizili</span> yazılar kullanırlar.</p>
<p>Akış diyagramları kullanırlar.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">B-İŞİTEL ÖĞRENME:</span> Bilgileri işiterek, zihinde sesleri duyarak gerçekleşen öğrenme biçimidir.</strong></p>
<p><strong>İşitsel Öğrenenlerin genel özellikleri:</strong></p>
<ul>
<li>Az ve öz konuşurlar. (Bu nedenle bazen iletişim sorunu yaşayabilirler.)</li>
<li>Genelde sayısal yönleri yaşıtlarına göre gelişmiştir.</li>
<li>Kişilerden çok nesnelerle ilgilidirler.</li>
<li>Bireysel yönleri daha güçlüdür.</li>
<li>Dinleyerek daha iyi öğrenirler</li>
<li>Öğretmeni dinlerken defterin veya kitabın kenarına çizgi veya şekiller çizer.</li>
<li>Seslere, ses değişikliklerine  karşı duyarlıdırlar</li>
</ul>
<p> </p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">İŞİTSEL ÖĞRENEN BİREYLERİN DERS ÇALIŞMA BİÇİMLERİ:</span></strong></p>
<p>Özet notlarını sesli olarak okursa daha iyi öğrenir.</p>
<p>Anladıklarını sözlü olarak ifadelendirirse öğrenme daha kalıcı olur. </p>
<p>Başkalarına anlatarak daha iyi öğrenirler.</p>
<p>Ders notlarını dinleyerek öğrenen bir başkasına da açıklarsa daha verimli bir öğrenme gerçekleştirir.</p>
<p>Öğrendiklerini başkalarıyla tartışarak daha iyi öğrenir.</p>
<p>Konuyla ilgili fikirlerini başkalarına da anlatırsa daha iyi öğrenir.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Önemli bir uyarı:</span> Bu yöntemle öğrenen öğrenciler öğretmenleri ve anne-babaları ders çalışıp çalışmadıkları konusunda en çok yanıltan öğrencilerdir. Çünkü öğretmen ders anlatırken göz kontağı kurmaz, hatta dersi dinlemeyip defterin veya kitabın kenarına karalama yapıyor izlenimi verir.( Bu onun yoğunlaşıp, dinleme biçimidir.) Fakat ne anlatıldığı sorulduğunda sorunun cevabını doğru olarak anlatabilir. Bu konuda öğretmenler ve anne-babalar öğrencinin ders çalışmadığı kanaatine varmakta acele etmemeli, önce öğrencinin hangi kanalla örendiği  iyice tespit edilmelidir.</strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">C-OKUYUP-YAZARAK ÖĞRENME: </span> Bilgileri okuyup, <span style="text-decoration: underline;"> </span>kendi cümleleri, ifadeleri ile yeniden anlamlandırarak öğrenme biçimidir.</strong></p>
<p><strong>      Okuyup-Yazarak Öğrenenlerin genel özellikleri: </strong></p>
<ul>
<li>Genel olarak yazıları çok güzeldir.</li>
<li>Defterleri çok düzenlidir.</li>
<li>Özet çıkararak daha iyi öğrenirler</li>
<li>Mükemmeliyetçi ve titiz bir yapıya sahiptirler.</li>
<li>Kitap okumayı yaşıtlarından daha çok severler.</li>
<li>Yazılı ifadeleri yaşıtlarından güçlüdür. (Kompozisyon Dersinden sınıfta en yüksek notu alan öğrencilerdir genelde.)</li>
<li>Duygularını yaşıtlarına göre daha iyi ifade edebilirler.</li>
</ul>
<p> </p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">OKUYUP-YAZARAK ÖĞRENEN BİREYLERİN DERS ÇALIŞMA BİÇİMLERİ:</span></strong></p>
<p>Örnek sorular cevaplayarak daha iyi öğrenir. (yazıyla)</p>
<p>Notlarını 1,2,3,4, a,b,c,d, A1 A2 A3 A4 &#8230; Şeklinde kategorize ederek sıralarsa daha iyi öğrenir.</p>
<p>Düşüncelerini paragraf yapısı içinde yazarsa daha kalıcı öğrenir.</p>
<p>Zihninde oluşan noktaları hiyerarşik bir düzenle yazarsa daha iyi öğrenir.</p>
<p>Grafik ve şemaları yazılı ifadelere dönüştürür.</p>
<p>Düşünceleri tanımları kendi ifadelerinle tekrar yazar.</p>
<p>Duygu ve düşüncelerini yazılı ifadeye dönüştürür.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">D-DENEYİMSEL ÖĞRENME: </span>Bilgileri deneyerek, uygulama yaparak, kişisel tecrübeler yoluyla öğrenme biçimidir.</strong></p>
<p><strong>Deneyimsel Öğrenenlerin genel özellikleri: </strong></p>
<ul>
<li>Ekip çalışmasından çok hoşlanırlar.</li>
<li>Deney yapılan, proje üretilen derslere çok ilgilidirler.</li>
<li>Sözel tanımlardan çok bizzat kendileri deneyerek daha iyi öğrenirler.</li>
<li>Öğrenirken deneme-yanılma yöntemini kullanırlar.</li>
<li>Tüm duyu organlarını kullanabilecekleri çalışmaları daha çok severler.</li>
<li>Önemli ilkelerin pratikteki(Günlük Hayattaki) yansımalarını gösteren çalışmalara önem verirler.</li>
</ul>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">DENEYİMSEL ÖĞRENEN BİREYLERİN DERS ÇALIŞMA BİÇİMLERİ:</span></strong></p>
<p>Gözlem gezilerini laboratuar çalışmalarını kaçırmazlar.</p>
<p>Konuları gerçek hayattan uzak bulduğu derslerde notların eksik olabilir.</p>
<p>Deneyimsel öğrenen bir başkasıyla birlikte çalışırsa daha kalıcı öğrenir.</p>
<p>Kavramları ve ilkeleri somutlaştırmak için gerçek hayattan örnekler vermekten hoşlanır.</p>
<p>Başkalarına öğretirken daha iyi öğrenebilir.</p>
<p>Önceden sınavın (veya yapacağı diğer şeylerin) bir provasını yaparsa daha iyi öğrenir.</p>
<p>Sergi ve gösterileri kaçırmak istemez (Özellikle Proje Çalışıyorsa)</p>
<p>Kimi zaman bireylerin kullandığı Ağırlıklı Öğrenme yönteminin yanı sıra bir de yardımcı öğrenme yöntemi olabilir. Örneğin görsel Öğrenme &#8216;yi Ağırlıklı Öğrenme yöntemi olarak kullanan bir kişi bunun yanı sıra &#8220;Okuyup-yazarak Örenme&#8221; yöntemini de yardımcı öğrenme kanalı olarak kullanabilir. Ya da, &#8220;Deneyimsel Öğrenme&#8221; yöntemini kullanan bir birey &#8220;Görsel Öğrenme&#8221; yöntemini de yardımcı öğrenme kanalı olarak kullanıyor olabilir.</p>
<p>Ümmühan YAPAR</p>
<p>Psikolojik Danışman</p>
<p>Özel Meram Abdullah Aymaz İlköğretim Okulu</p>
<p>KONYA</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 794 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/her-yigidin-bir-yogurt-yiyisi-vardir-sizin-ogrenme-yonteminiz-hangisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okulda disiplin anlayışı nasıl olmalıdır?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/okulda-disiplin-anlayisi-nasil-olmalidir.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/okulda-disiplin-anlayisi-nasil-olmalidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 14:57:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>özkan emiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Öğretim Yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[okulda disiplin]]></category>
		<category><![CDATA[pdr]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1041</guid>
		<description><![CDATA[Her okul kendine özgü bir disiplin anlayışı vardır. Bir kurumun disiplin anlayışı diğer bir kurumun disiplin anlayışı ile uyuşmaz. Genelde birçok kişi bu bakış açısında hem fikir olsalar dahi pratik hayatta disiplin anlayışını kısır bir çatı altında toplamaktadır. Disiplin eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Doğru kullanıldığında disiplin anlayışı öğrencinin eğitiminde ve öğretiminde büyük bir katkı sağlar. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her okul kendine özgü bir disiplin anlayışı vardır. Bir kurumun disiplin anlayışı diğer bir kurumun disiplin anlayışı ile uyuşmaz. Genelde birçok kişi bu bakış açısında hem fikir olsalar dahi pratik hayatta disiplin anlayışını kısır bir çatı altında toplamaktadır.<br />
<span id="more-1041"></span><br />
Disiplin eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Doğru kullanıldığında disiplin anlayışı öğrencinin eğitiminde ve öğretiminde büyük bir katkı sağlar. Yanlış kullanıldığında ise bireysel ve toplumsal zararlara yol açar.</p>
<p>Bir çok eğitimci yanlış disiplin anlayışı sergilediği için ne yazık ki birçok öğrenicin eğitimden uzaklaştırdığının ve dünyalarını yıktıklarının farkında değiller.</p>
<p>Eğitim öğretimin açsından önemli olan eğitimde disiplin konusunda yüzlerce makale yazıldı, kitaplar derlendi. Bu konuda yeteri kadar bilgi olmasına rağmen uygulamada yanlışlıklar görülmektedir. Buda gösteriyor ki eğitimcinin ideal davranışları yapabilmesi ve destek görebilmesi için <strong>okulunda öncelikle ortak bir disiplin anlayışı</strong> <strong>başka bir ifadeyle uygun bir okul kültürü oluşmuş olması</strong> gerekmektedir. Yazımın hedefi de bu ortak anlayışın <strong>nasıl olması gerektiği</strong> üzerinedir.</p>
<p>Öncelikle her işte olduğu gibi eğitimsel disiplinin sağlanmasında da <strong>hakiki manada niyetimiz</strong> olmalıdır. Tecrübeler gösteriyor ki birçok eğitimci disipline önem verirken bu önemi davranışlarında göstermiyor.</p>
<p><strong>Hakiki manada eğitimsel disiplin anlayışının oluşmamasının bazı temel nedenleri vardır</strong>. <strong>Bunlar;</strong></p>
<p>Birincisi eğitimsel disiplinin ne olduğunu bilmiyor yada bunu öğrenmek için çaba harcanmıyor olabiliriz. Daha çok kulaktan dolma bilgiler ile yetinmiş yada aileden-öğrencilik yıllarımızdan kazandığı tecrübeler ile disiplin anlayışı geliştirmiş olabiliriz. Bunun kanıtı olarak ?Bizim zamanımızda hiç böyle değildi.? gibi yakınmalar duyabilirsiniz. Unutmayalım ki bizim zamanımızda cep telefonu, internet ve televizyonda yoktu. Üstelik araştırıldığında görülecek ki bizim zaman önceki zamanlara göre de kötüydü.</p>
<p>İkincisi öğretmenlik mesleğinin önemini kavrayamamış olabiliriz. Öğretmenlik mesleğinin önemini bilen kişi yaptığı her davranışın ve söylediği her sözün öğrencileri ne şekilde etkileyeceğini bilir.</p>
<p>Üçüncüsü  mesleğimizi sevmiyor olabiliriz. Dolayısıyla yaptığımız işten mutlu değilizdir. Bütün çalışmalar ve uygulamalar angarya gelebilir. Buda öfkeli ve huzursuz öğretmen ve idareci tipi oluşmasına neden olabilir.</p>
<p>Dördüncüsü idareci ve öğretmenin kişilik olarak sabırsız ve öfkeli olması ki öğretmenlik mesleğinde bunun tam tersi olması beklenir.</p>
<p>Beşincisi hemen sonuç almak istiyor olabiliriz.</p>
<p>Altıncısı cımbızlama yaklaşıyor olabiliriz. Eğitimde disiplin anlayışı bir bütündür. Disiplinde bir uygulamayı yapıp diğerini uygulamamak faydalı olmayacaktır. Örneğin; İdare ve öğretmen olarak ortak bir disiplin kararı aldınız, ancak bunu öğrencilerle sebepleriyle birlikte paylaşmadınız sonuç başarılı olmayacaktır. Diyelim ki öğrenciler ile paylaştınız. Ama bu sefer ortak hareket etmediniz. Yine başarısız olacak. Diyelim ki ortak hareket ettiniz. Bu seferde öfkenizi karıştırdınız. Yine başarısızlıkla sonuçlanacaktır. Kısaca eğitimde disiplin uygularken bütüne dikkat etmek gerekir. Bir disiplin ilkesini uygularken bir başka ilkeyi devre dışı bırakmamak gerekir.</p>
<p>Okulda ortak bir disiplin anlayışı oluşturmaya çalışırken yukarıda yazılan bu engelleyici nedenler ve davranışlar göz önünde bulundurulması faydalı olacaktır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Okulda Disiplin Anlayışı Nasıl Olmalıdır?</strong></p>
<p><strong>Eğitimsel disiplin amaçlanırken her yaş döneminin ihtiyaçları ve özellikleri göz önünde bulundurulmalıdır</strong>. İlköğretim ile orta öğretim de disiplin anlayışı bu yönden farklı olacaktır. İlköğretim, ortaöğretim ve üniversiteyi kendi aralarında disiplin yaklaşımı açısından basit bir kıyaslama yapacak olursak, en zor ve katı disiplin orta öğretim de yaşanmaktadır. Bunun nedeni ergenlik döneminin aşılması gereken fırtınalı özelliğidir. Buda gösteriyor ki eğitimsel amacı öğrencinin gelişim özelliklerine uygun olarak biçimlendirmeliyiz<strong>.</strong></p>
<p><strong>Öğrenciler</strong> <strong>genelde kurallara karşı çıkmaz</strong> <strong>eğitimcinin kuralları uygulama biçimine karşı çıkar. </strong>Kuralları uygularken  taviz vermemek, ama muhatabımızın tecrübesiz bir öğrenci olduğunu da bilerek onur kırıcı davranışta bulunmamak gerekir. Genelde eğitimciler kuralları uygulama biçimi haklı oldukları gerekçesiyle aşırıya kaçabilmektedir. Bu noktada önemli olan öğrencinin hatasını görmesini ve karşılığı olan cezayı almasını sağlamaktır. Bundan daha fazlasını yapan eğitimci kendisine şu soruyu sormalıdır. ?Acaba haklı olduğum gerekçesine sığınarak öfkemi mi tatmin ediyorum??. Elbette eğitimciler sevdikleri öğrencilerinin yapmış olduğu kötü davranışlarından dolayı hayal kırıklığı yaşayacaklardır. Ama bu durum eğitimcilerin öfkelerini kontrol etmelerini engellememelidir. <strong>Bilinmelidir ki tercih edilen kestirme yollar problemin çözümüne değil kökleşmesine neden olacaktır</strong>. <strong>Problemler derine itildiği için idarecilere ve öğretmenlere yansımayacak dolayısıyla çözüldü zannedilecektir.</strong> Acaba hangimiz kendi evladımız için böyle olmasını tercih ederiz?</p>
<p><strong>Adil yaklaşım temel ilke olmalıdır. </strong>İyi-kötü, başarılı-başarısız, kırsal-kentli, zengin-fakir, kız-erkek ayrımı yapılmamalıdır. Problem şu ki hiçbir eğitimci bunu bilinçli yapmadığı için adaletsiz davrandığını yada davranabileceğini fark etmeyebilir. Bundan dolayı eğitimci uyanık olmalıdır. Hemen karar verici olmamalıdır. Çevresine danışmasını bilmelidir. Danışarak karar almalıdır. Bu konuda faydalanabileceği kurumlardan biride rehberlik servisleridir.</p>
<p><strong>Makul bir disiplin anlayışı olmalıdır</strong>. Kurallar yazılı ve yazısız olması bakımından ikiye ayırabiliriz. Yazılı kurallar için genelde nasıl uygulanması gerektiği konusunda problem yaşanır. Bunun için eğitimciler kendi okullarında bir araya gelerek bu kuralları nasıl uygulayacakları konusunda ortak karara varmalıdırlar. Yazısız kurallar içinde bir araya  gelmeliler ve birlikte kabul edilebilir kurallar oluşturulmalıdır. Bu yöntem ve kuralları belirlerken <strong>ben yerine biz anlayışına göre hareket edilmelidir</strong>. Ortak bir anlayışla ortaya konulmayan hiçbir kural ve yöntem kabul görmeyecektir.</p>
<p><strong>Eğitim çalışanları arasında belirginleştirilmiş ve sınırları çizilmiş görevlendirme anlayışı olmalıdır</strong>. Eğitim kurumunda görevli her personelin, öğretmenin, idarecinin, hizmetlinin disiplindeki görev sınırları iyi tespit edilmelidir. Aynı öğretmen nöbetçi olarak, ders öğretmeni olarak, o an aktif görevi olmayan bir öğretmen olarak nasıl bir rol oynayacağını bilmelidir. Bunun sağlam zemine oturabilmesi içinde <strong>kurum içi güven olmalıdır</strong>. Öğretmen idaresine, idare öğretmenine güven duymalıdır. Ancak böyle bir ortamda eğitimciler ortak bir tutum geliştirebilirler. Bu güveni sağlayacak öncelikli lider kişiler ise idareciler olmalıdır.</p>
<p><strong>İdareciler okullarında bizim okul, biz anlayışını geliştirecek tedbirleri almalıdır.</strong> Kendi kabuğuna çekilen idare; öğretmen, öğrenci ve veli desteğini kaybeder. <strong>Toplantılara önem verilmelidir</strong>. Üç grup toplantı vardır. Aileler ile yapılan toplantı, eğitimcilerin kendi aralarında yaptığı toplantı ve öğrenciler ile yapılan toplantılar. Eğitimciler ile yapılan toplantılar her ay yapılması gerekir. Bu toplantının ana gündemi öğrenciler, devam-devamsızlık, başarı-başarısızlık ve disiplin olmalıdır. Toplantılar monolog tarzı gerçekleşmemelidir. İdarecilerin tek başına konuştukları toplantılar <strong>başarısız toplantılar olarak değerlendirilmelidir</strong>. Çünkü bir fiil sahada çalışan, öğrencileri en iyi tanıyan eğitimcilerin konuşmaması, kararların sağlıklı alınmaması anlamına gelecektir. Öğrenciler ile de iki ayda bir toplantı yapılmalıdır. Okulun onlardan beklentileri anlatılmalı, ayrıca öğrencilerin şikayet kutusuna yazdıkları istekler toplantılarda değerlendirilmelidir.</p>
<p><strong>Aileyi içine almayan hiçbir disiplin anlayışı ayakta kalamaz</strong>. Disiplin problemi yaşayan öğrencilerin birçoğunda ailevi problemlerin varlığı artık bilinmektedir. Problemli aileler genelde çözüme katılamadıkları gibi çoğu zaman ?örneğin- anne ve babanın ölümü gibi problemin kendisi olabilmektedir. Çözüm sürecine aile katılamasa dahi bu noktada aile yapısının ve durumunun bilinmesi öğrenciye yaklaşım konusunda bize ip ucu verecektir.</p>
<p><strong>Her davranışı cezalandırılması gereken bir durum olarak değerlendirilmemelidir</strong>. Örneğin sınıf içinde öğretmeninden izinsiz çöp atmaya gittiği için doğrudan disiplin kuruluna göndermek yerine eğitimci kendi olanakları içinde bu durumu çözmelidir. Bir başka örnek sınıfta çok konuşan öğrencileri sınıf yönetimi becerisini arttırarak çözmeye çalışmalıdır. Aksi taktirde her seferinde sert uygulamayı seçen öğretmene olan saygı ve güven sarsılacağı gibi bu durumdan dolayı öğrenci ayrıca problem yaşatabilir. Bu noktada öğretmenler hangi durumlarda ve nereye kadar problemleri kendi aralarında çözmesi gerektiğini bilmelidir. Bunun için okulda ortak bir anlayış oluşturulmalı. Çünkü bir öğretmenin kendisine yapılan saygısızlıkta kendi çözmeye çalışırken bir başkası aynı durumda daha zıt bir çözüme gittiğinde ortamda ister istemez tutarsızlık oluşacaktır. Bu durumda aynı okul ortamında benzer duruma farklı tepkiler sergileyen öğretmenler oluşacaktır. Bu durumda okulun disiplin anlayışı zafiyete uğrayacaktır.  </p>
<p><strong>Proaktif bir disiplin anlayışı geliştirilmelidir</strong>. Önemli olan problem çıktıktan sonra değil çıkmadan önce önleyebilmektir. Bunun için çok çeşitli çalışmalar yapılabilir. Örneğin; Öğrenciyi tanıma ve takip hizmetlerine ağırlık verilebilir. Özellikle belirlenen risk grubu öğrencileriyle önceden planlanmış çalışmalar yapılabilir. Öfke yönetimi ve iletişim, ergenlik, aile eğitimleri vb. konularında bilgilendirme çalışmaları yapılabilir. Tüm öğretmenlerin gruplara ayrılarak veli ziyaretleri gerçekleştirilebilir.</p>
<p>Disiplin konusunda yazılabilecek daha çok maddeler var. Belki size bunlar bilindik maddeler gelebilir. Ancak en önemli ve ?<strong>neden bir disiplin anlayışı oluşturamıyoruz</strong>? sorusuna cevap veren yazdığım ilk maddedir. Eğitimsel disiplini sağlamak için gerçek anlamda niyet yoksa. Gerçek anlamda disiplinde olmayacaktır.</p>
<p>Özkan EMİROĞLU</p>
<p>Eğitimci-Danışman</p>
<p><a href="mailto:ozkanemiroglu@gmail.com">ozkanemiroglu@gmail.com</a></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 1006 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/okulda-disiplin-anlayisi-nasil-olmalidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öğretmen Yürektir?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/ogretmen-yurektir%e2%80%a6.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/ogretmen-yurektir%e2%80%a6.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Mar 2008 16:54:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yasemin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Öğretim Yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[pdr]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelpdr.com/egitim-ogretim-genel/ogretmen-yurektir%e2%80%a6.html</guid>
		<description><![CDATA[Bu sözü bir seminerde duymuştum ve çok etkilenmiştim. Yürek bedende ne ise öğretmen de toplumda o denli değerli idi. Eğitim ve öğretim, toplumun en önemli meselesiydi. Çünkü öğretmen topluma can veren, hareket katan çocukları ve gençleri yetiştirendi. Yüreğimde yer verdiğim öğretmenlerimi hatırladım, neydi onları yüreğime kazımama sebep diye düşündüm. Ne yapmışlardı da kalbimde yer etmişlerdi? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu sözü bir seminerde duymuştum ve çok etkilenmiştim. Yürek bedende ne ise öğretmen de toplumda o denli değerli idi. Eğitim ve öğretim, toplumun en önemli meselesiydi. Çünkü öğretmen topluma can veren, hareket katan çocukları ve gençleri yetiştirendi. Yüreğimde yer verdiğim öğretmenlerimi hatırladım, neydi onları yüreğime kazımama sebep diye düşündüm. Ne yapmışlardı da kalbimde yer etmişlerdi?<br />
<span id="more-106"></span><br />
Onlar aşkla, insan sevgisiyle yüreği dolu olanlardı ve öğrencilerine ilk öğrettikleri şey de koşulsuz sevmekti. Yaratanı tanıyan ve tanıtanlardı bana. Yaratılanı da yaratandan ötürü seven, Yunus gönüllü insanlardı. Bin kere yaramazlık yapsam, tembellik etsem de başımı okşayan gel diyen geniş yürekli canlardı. Sevmek emek vermekti, fedakârlık yapmaktı, tercih etmekti bazen de affetmekti, hoş görmekti.</p>
<p>Herkes ayrı bir dünyaydı, bir insanı tanımak yeni bir keşifti. Her insandan öğrenilebilecek şeyler vardı. Değersiz insan yoktu, ondaki değeri göremeyen insan vardı. Hiç kimse bütünüyle kötü ya da iyi değildi. Hayatta siyah beyazın dışında da renkler vardı.<br />
Hatalarımın benim için bir fırsat olduğunu, her şeyden bir şeyler öğrenebileceğimi bana gösterenlerdi. Mükemmel olmak, yanlış yapmamak değildi, yanlışları doğruya çevirebilmekti.<br />
Öğretmek için yaşamak gerekirdi, sadece sözle değil halleriyle de ders verenlerdi. Bal yemeden bal yemeyi öğütlemekten utananlardı. Okumadan okutmaya çalışan, kötü alışkanlıklara sahipken sakın siz yapmayın demekten çekinenlerdi.</p>
<p>Öğretmen, bilginin kıymetini bilendi. Bilgi insanın yitiğiydi, onu aramak insanı değerli kılardı. Her türlü bilgiye aç olan ve bu açlığı da öğrencisine aşılayandı. Öğrenmek çok zevkliydi, öğrenirken ve öğretirken içindeki coşkuyu bize de geçirirdi.</p>
<p>Öğretmen idealleri olandı. İdealleri için zevklerini, isteklerini erteleyebilen ve hedefleri için yaşayanlardı. Mevlana?nın dediği gibi ? Kişinin değeri aradığı şey kadardı.?<br />
Öğretmen umut verendi, umut kaynağıydı. Herkesin içinde, uyandırılmayı bekleyen bir devin olduğuna inanandı. Karanlığın en çok bastırdığı zaman, sabahın bize en yakın olduğu andı. İnsanı güçlü kılan pes etmemesi, ümidini kesmemesiydi kendinden, hayatından ve rabbinden. Ne de olsa kışın sonu bahardı.</p>
<p>Yaşam mükemmeldi aslında doğru bakmasını bilene. Mutluluk şartlara bağlı değildi, o bizim olayları algılamamızla ilgiliydi. Bardağın dolu tarafına bakmasını bilen ve gösterenlerdi.<br />
Öğretmen öğrencisine hayat yolunda yürümeyi öğretendi. Hayat yolunda düşmemek değildi maharet, hemen toparlanıp ayağa kalkabilmekti ve hayat uzun soluklu bir koşuydu.<br />
Öğretmen her zaman iyi bir öğrenciydi. Sınavdaki bir öğrenci hassasiyetiyle hayatı yaşayandı. Her anının muhasebesini incelikle yapandı.</p>
<p>Onlar çok isteseler de her derdimize deva olamadılar ama dertlerle dost olmamızı sağladılar. Acıların bizi büyüttüğünü, güçlü kıldığını öğrettiler.</p>
<p>Başarılı bir öğretmen olmak öğrencilerinin sınavlarda en yüksek notları alması ya da iyi okullara yerleşmesi değildi. Onların kişilikli, mutlu, ahlaklı ve inançlı bireyler olarak topluma katılmasıydı.<br />
Burada hayalimdeki öğretmeni anlattım sizlere ya da olmak istediğim kişiyi. Biz de insanız mükemmel değiliz biliyorum ama bu yolda hedefimizi bilmek, tayin etmek ulaşmakta birinci basamak. Her şeyin içini madde ile doldurduğumuz bu günlerde bizim mesleğimizi de parayla ölçenler, değersiz bulanlar var. Peki, bizler, biz öğretmenler mesleğimizin kıymetini biliyor muyuz? Ne kadar önemli olabiliriz bir öğrencinin dünyasında, bunun farkında mıyız? Onun kişiliğinde ne izler bıraktığımızı önemsiyor muyuz? Yoksa kendi gelişimimizi tamamlamadığımız, kendi sorunlarımızı çözemediğimiz için yaralar mı açıyoruz o canların yüreğinde. Onlar belki başka bir anne babanın çocukları ama bize Tanrının emanetleri. Ve aramızdaki bağ çok özel!</p>
<p>Münib<br />
Eğitimci</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 736 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/ogretmen-yurektir%e2%80%a6.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öğrenme ve Kendine Güven</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/ogrenme-ve-kendine-guven.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/ogrenme-ve-kendine-guven.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jan 2008 19:20:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>özkan emiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim Öğretim Yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[kendine güven]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelpdr.com/egitim-ogretim-yontemleri/ogrenme-ve-kendine-guven.html</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazımda öğrenme türlerinden bahsedeceğim,insanlar öğrenirken çeşitli duyularını kullanır. Kimi okuyarak,kimi yazarak, kimi dinleyerek ,kimi izleyerek,kimi yaşayarak öğrenir. İnsanın hangi özelliği baskınsa o tür öğrenme kabiliyeti yüksek olur. Aslında bu durum kendini geliştirme ile de yakından ilgilidir. İnsan varolan yeteneklerini kullanır ve geliştirirse öğrenme düzeyini arttırabilir İnsanın temel öğrenme yöntemi aslında okumadır. Okuma bilmeyen insan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazımda öğrenme türlerinden bahsedeceğim,insanlar öğrenirken çeşitli duyularını kullanır. Kimi okuyarak,kimi yazarak, kimi dinleyerek ,kimi izleyerek,kimi yaşayarak öğrenir. İnsanın hangi özelliği baskınsa o tür öğrenme kabiliyeti yüksek olur. Aslında bu durum kendini geliştirme ile de yakından ilgilidir. İnsan varolan yeteneklerini kullanır ve geliştirirse öğrenme düzeyini arttırabilir<br />
İnsanın temel öğrenme yöntemi aslında okumadır. Okuma bilmeyen insan yazma da bilemeyecektir. Dolayısıyla daha çok sıkıntılı hayat yaşayacaktır. Tabelaları okuyamaz ,eline gelen faturayı,belgeyi ,bilgiyi okuyamaz yani hayattan kopuk yaşar. Bunları değerlendiğimiz de okuyarak öğrenmenin temel öğrenme yöntemi olduğunu kabul edebiliriz.<br />
<span id="more-88"></span><br />
Birileri çıkıp hayır kardeşim duyarak öğrenme,okuyarak öğrenmeden daha üstündür diye bir görüşü savunabilir. Bu görüşün bir an doğru olduğunu varsaysak,gazeteler ,kitaplar,ilaç prosedürleri,gıdaların son kullanım tarihleri?. Bir sürü şeyler insanın okuma özelliği olmadığı için hayatından çıkacaktır. O zaman işte hayat daha da zorlaşacaktır. Ben burada okuyarak öğrenmeyi her şeyin üstünde olduğunu idda ediyorum. Önerim: oku. oku, oku,oku?. Okurken körü körüne okumak değil de düşünerek,kavrama,analiz,sentez ve değerlendirme gibi düşünce süreçlerini çalıştırarak okunulması taraftarıyım.<br />
Çeşitli öğrenme türleri vardır. Toplu ,aralıklı,parçalı ..öğrenme türleri konuların ve öğrenenin özelliğine göre değişmektedir. Burada asıl olan verim alınabilecek bir yöntemin seçilmesidir. Öğrenme türleri ile ayrıntılı bilgileri okuyucular sitenin diğer bölümlerinden bulabilirler.<br />
Öğrenmenin olumlu olması için hafızanın da düzgün yönetilmesi gerekir. İnsan kodlayan,unutan,hatırlayan,yeniden öğrenen bir varlıktır.<br />
Hafızanın temelde üç özelliği vardır.<br />
1.Bilgiyi kaydeder<br />
2.Bilgiyi saklar<br />
3.İstenildiğinde kullanır ? hafıza bu özelliklerini koruyabilmesi içinde sahibinin bazı kurallara uygun hareket etmesi gerekir. Hafızanın güçlü olması için yapılması gerekenleri sıralayalım<br />
a) Bilgileri doğru anlamak ve anlamlandırmak.<br />
b) Kurulabilecek protein zincirleri için dengeli beslenmek<br />
c) Mümkün olduğu kadar bilgi ve olayları fotoğraflamak,<br />
e) Bilgileri tekrar etmek veya kullanmak</p>
<p>Hafızayı güçlü tutabilmek için insanlar bunalımlardan uzak durmanın yollarını aramalıdırlar. İnsanın bunu yapabilmek için yaşadığı andan doyum almayı öğrenmesi gerekir. İstekleri ertelemek aslında yaşamı ertelemektir. Yaptığı işi sevmek,insanı sıkıntılardan kurtarır. Severek çalışan insan ise yaşadığı her dakikadan doyum alır ve başka insanlara da pozitif enerji sağlar. Bu çizgisini koruyabilen insan bunalmaz ve hafıza vidalarını sıyırmadan rahat biçimde yaşar.</p>
<p>Kendine güvenmek,inanmak hayatta çok önemlidir. Motivasyonunda temelini oluşturur. Kendime güveniyorum demekle de kendine güven olmaz. Bazı bilgi ve becerilerin olması ile kendine güvenin temelleri oluşur.Zihinsel olarak: anlamlı okuma,kavrama,analiz ,sentez,değerlendirme gibi becerilerin kazanılmasıdır. Gerekli temel bilgileri ve becerileri kazanmadan kendime güveniyorum ifadesi aslında insanın kendini kandırmasından başka bir şey değildir. Kendine güvenen ve hatalarını analiz edip yeni kararlar verebilen insanlar her gün başarı ivmesini arttıracaklardır. Bir işi yapamadıysanız ve sebebini doğru olarak tespit edip gerekli kararı veriyorsanız başarı sizin için kaçınılmazdır. Tabii olarak ilgilenmek ,bilgilenmek ve sonuç olarak her şeye sahip olmak önemli süreçlerdir.Şimdi kendine güveni bir örnek olayla açıklayalım:</p>
<p>OLAY: Bir zamanların ünlü modacısı Elsa Schhiaparelli&#8217;nin başından geçer. Tam bir defile arefesinde atelye çalışanları işi bırakırlar,kala kala mankenler,baş makastar ve tayyörcüsü kalır. Elsa için defileyi iptal etmekten başak bir çare kalmadığı düşünülürken ,o odanın içinde dört dönüyor ve durmadan mutlaka bir başka yolu olmalı diye düşünüyormuş,sonunda buldum diye haykırmış! Biz de giysileri olduğu gibi sunacağız. Kimi yarım ,kimi kolları takılmamış,kimi yakasız?. Olsun demiş,biz defilemizi bu biçimde de olsa takdim edeceğiz.</p>
<p>Böylece duyurulduğu günde de defile yapılmış?. Ne başarı olmuş,ne başarı bazı paltolar tek kollu bazı giysiler dikim aşamasındaymış. Ama yinede izleyenlere bir fikir verebilecek durumdaymış. Hem yürekliliği açısından alkış toplamış,hem de bol bol sipariş alarak işine sekte vurulmasını önlemiş. Uzun süre bu ilginç defileden söz edilmiş?</p>
<p>Sizlerde amacınıza ulaşmak için çalışırken güçlüklerle karşılaşıp, yolunuzdun tıkandığını görürseniz mutlaka bir başka yolu olmalı diye düşünün ve yeni çareler arayın.</p>
<p>Asla Vazgeçmeyin Asla!!!!! Çaresizseniz,Çare Sizsiniz ?..</p>
<p>Öner ÖNDER<br />
Rehberlik Öğretmeni &#8211; Psikolojik Danışman-Yazar</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 1421 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/ogrenme-ve-kendine-guven.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğitimde Davranış Yönetimi</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/egitimde-davranis-yonetimi.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/egitimde-davranis-yonetimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Jan 2008 19:01:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim Öğretim Yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[öğretim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelpdr.com/egtim-ogretim-yontemleri/egitimde-davranis-yonetimi.html</guid>
		<description><![CDATA[Birçok öğretmenimiz, branşlarıyla ilgili tüm bilgi ve becerilerle donatıldıkları halde derse girdiklerinde sınıfta bulunan öğrencileri kontrol etmekte zorlanırlar. Buradan çıkartabileceğimiz en kestirme sonuç şudur; öğretmenlik yapabilmek için salt branş bilgisi yetmemektedir. İyi öğretmenlik yapabilmek için branş bilgisi yanında davranış yönetmeyi de bilmek gerekmektedir. Bu da eğitim fakültelerinde pedagojik formasyon dersleri adı altında verilebilmektedir. Ancak burada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Birçok öğretmenimiz, branşlarıyla ilgili tüm bilgi ve becerilerle donatıldıkları  halde derse girdiklerinde sınıfta bulunan öğrencileri kontrol etmekte  zorlanırlar. Buradan çıkartabileceğimiz en kestirme sonuç şudur; öğretmenlik  yapabilmek için salt branş bilgisi yetmemektedir. İyi öğretmenlik yapabilmek  için branş bilgisi yanında davranış yönetmeyi de bilmek gerekmektedir. Bu da  eğitim fakültelerinde pedagojik formasyon dersleri adı altında  verilebilmektedir. Ancak burada şunu da ifade etmekte yarar görmekteyim:  üniversitelerimizde veriler pedagoji eğitimi teoriden ibaret kalmakta tam  anlamıyla pratiğe dökülememektedir. Şüphesiz bunun bir çok nedeni vardır. Bu  nedenleri burada tartışmak istemiyorum. Şimdi gelin davranış yönetmenin nasıl  gerçekleşebileceği üzerinde duralım.<br />
<span id="more-4"></span><br />
Davranış yönetmenin belli başlı  kuralları bulunmaktadır. Bunlar;</p>
<p>1.Her şeyden önce öğretmen branşında  yeterli olmalıdır. Bu, sınıfın öğrenmek için hazır olmasında en büyük etkendir.</p>
<p>2.Öğretmen davranışlarında tutarlı olmalıdır. Çünkü öğrenciler,  öğretmenin neye kızıp neye kızmadığını kestiremedikleri zamanlarda neye göre  davranacaklarını bilemezler. Bu da sınıf içerisinde disiplinsiz davranışlara  neden olur. Bu konuya değinmişken şunu da hatırlatmadan geçemeyeceğim, okullarda  disiplinsiz davranışların bir nedeni de öğretmenler arasında, hangi davranışa  olumlu, hangi davranışa olumsuz tepki verileceği konusunda, bir standardın  oluşturulamayışıdır.</p>
<p>3.Sınıf içerisinde öğretmen ders anlatırken,  sınıfın, tamamıyla, göz teması kurmaya özen göstermelidir. Bu da şu şekilde  yapılabilir; sınıfın tamamı hayali olarak dört parçaya bölünür ve ders  anlatırken sırasıyla bu parçalara bakılarak anlatılır. Bu, sınıfla göz teması  için yeterli bir davranıştır. Ancak öğretmen bire bir diyalogda bulunduğu  öğrenciyle göz teması kurmayı ihmal etmemelidir.</p>
<p>4.Öğretmen rahatsız  olduğu davranışı ilgili öğrenciye, ben dilini kullanarak ifade etmelidir. Bu da  şu şekilde yapılabilir; öğretmen istenmeyen davranıştan nasıl olumsuz  etkilendiğini öğrenciye aktarmalıdır. Örnek olarak, &#8220;ben ders anlatırken senin  arkadaşınla konuşman dikkatimi dağıtıyor&#8221; gibi. Üzülerek ifade etmeliyim ki  birçok öğretmenimiz öğrencinin davranışından daha çok kişiliğine eleştiri  getirmekte, onu arkadaşlarının içinde adeta küçük düşürmektedir. Böylece de  sınıfta istenmeyen öğrenci davranışları körüklenmektedir.</p>
<p>İstenmeyen  öğrenci davranışları, dayanılmayacak boyutlarda değilse görmezlikten  gelinebilir. Çünkü özelliklede sınıf başarı ortalamasının altındaki öğrenciler  olumlu özellikleri nedeniyle dikkat çekemedikleri zaman olumsuz davranışlarıyla  dikkat çekmeye çalışırlar. Öğretmenlerimizin bu durumda öğrenciye tepkide  bulunmaları adeta öğrencinin ekmeğine yağ sürmek anlamı taşımaktadır. Ancak  mutlaka tepki (ceza) verilmesi gerekiyorsa olumsuz davranıştan hemen sonra  verilmelidir. Çünkü öğrenci hangi davranışının cezalandırıldığını ayırt  edebilmelidir. Bu şekilde olumsuz davranış söndürülebilir. Buradaki ceza  kavramından dayak anlaşılmamalıdır.<br />
6.İstendik öğrenci davranışları,  anında görülmeli ve olumlu tepki( ödül) verilmelidir. Öğretmenlerimiz bu şekilde  tepki sergiledikleri takdirde olumlu davranış pekiştirilmektedir. Yine burada  dikkat edilmesi gereken konu, olumlu davranıştan hemen sonra olumlu tepki (ödül)  verilmelidir. Çünkü öğrenci, öğretmeni tarafından hangi davranışının  ödüllendirildiğini ayırt edebilmelidir.</p>
<p>7. Asla ve asla, bir öğrenci, ne  kendi sınıfından ne de başka bir sınıftan bir öğrenciyle kıyaslanmamalıdır. Bazı  öğretmenlerimiz bir sınıfın önünde, başka bir sınıfın öğrencilerini övmekle,  öğrencileri ders çalışma ve örnek davranışlar gösterme konularında  kamçıladıklarını düşünürler. Bu son derece yanlış bir davranıştır. Şu hepimiz  tarafından bilinmektedir ki kıyaslanmak hiç birimizin hoşuna  gitmez.</p>
<p>Konuyu toparlayacak olursak sınıfta gösterilen olumsuz  davranışların sorumluluğunu tek başına öğrencilere yüklemek haksızlık olur.  Aslında, bir öğretmen, sınıfın genel havasını iyi gözlemeli ve gerekli yerlerde  müdahalelerde bulunarak (espri yapma, fıkra anlatma, gerekli tepkileri zamanında  verme gibi) sınıfın kontrolünü elinde tutmalıdır. Etkili öğretmenlik, başlı  başına bir eğitim konusu olmakla birlikte, burada sadece sınıfta davranış  kontrolü ele alınmıştır.</p>
<p>Bir başka yazıda görüşmek üzere?</p>
<p>Ahmet  GÜNAY<br />
PSİKOLOJİK DANIŞMAN</p>
<p>Yazı ile ilgili görüş ve eleştirileriniz  için bana ulaşabileceğiniz e-mail adresi;<br />
<a href="mailto:ahmetgunay80@mynet.com">ahmetgunay80@mynet.com</a></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı 1664 defa okundu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/egitimde-davranis-yonetimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
