



<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aktuel Eğitim ve Rehberlik Portalı (PDR) &#187; Çocuk Eğitimi ve Rehberlik</title>
	<atom:link href="http://www.aktuelegitim.com/category/egitim-ogretim-genel/cocuk-egitimi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aktuelegitim.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Eğitim ve Rehberlik Portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 20:13:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kötü alışkanlıklardan nasıl kurtulabilirsiniz?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/kotu-aliskanliklardan-nasil-kurtulabilirsiniz.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/kotu-aliskanliklardan-nasil-kurtulabilirsiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 18:36:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Davranış Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[kötü alışkanlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kötü alışkanlıklar nasıl oluşur]]></category>
		<category><![CDATA[kötü alışkanlıklardan nasıl kurtulurum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2901</guid>
		<description><![CDATA[Tırnak yemek, gevezelik etmek, sakızınızı şapırdatarak çiğnemek gibi kötü alışkanlıklar bugüne kadar hem bize zarar vermiştir hem de çevremizdekileri rahatsız etmiştir. Bunlardan kurtulmak için çeşitli yöntemler denediniz ve başarılı olamadıysanız bu haberimizi mutlaka okumalısınız. Foxnews isimli internet sitesinde yer alan habere göre, psikiyatri uzmanları, psikologlar ve bilişsel terapistler bu alışkanlıkları kabul etmenin ilk adım olduğunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tırnak yemek, gevezelik etmek, sakızınızı şapırdatarak çiğnemek gibi kötü alışkanlıklar bugüne kadar hem bize zarar vermiştir hem de çevremizdekileri rahatsız etmiştir.<br />
Bunlardan kurtulmak için çeşitli yöntemler denediniz ve başarılı olamadıysanız bu haberimizi mutlaka okumalısınız.</p>
<p>Foxnews isimli <span id="more-2901"></span>internet sitesinde yer alan habere göre, psikiyatri uzmanları, psikologlar ve bilişsel terapistler bu alışkanlıkları kabul etmenin ilk adım olduğunu söylüyorlar.</p>
<p>Sakızını şapırdatarak çiğnemek: Bu sinirli ya da endişeli olduğunuzda sığındığınız bir liman gibi görünen bir bağımlılıktır.</p>
<p>Ne yapmalısınız? En hızlı ve en etkili çözüm, sakızı ağzınızdan atmaktır. Eğer gerçek sakız çiğnemeyi bırakmak istemiyorsanız, sakızı her şapırdattığınızda sizi durduracak bir arkadaş bulmaktır. Ya da sakızı şapırdattığınızı duyana kadar sakızı çiğneyin ve bu sesin sizi ne kadar rahatsız ettiğinin farkına varın.</p>
<p>Geç saatlere kadar çalışmak: Bunun için iyi bir sebebiniz var mı? Bu durumdan memnun musunuz yoksa çok mu yoruluyorsunuz?</p>
<p>Ne yapmalısınız? Zamanın ne kadar değerli olduğunu düşünün. Birisi sizden bir şey yapmanızı istediğinde hemen kabul etmeyin. Kendisine geri döneceğinizi söyleyin ve zamanınızın olup olmadığına karar verir. Saatinizi 5 dakika ileri kurun, böylece beklenmedik gecikmeler için zamanınız olur.</p>
<p>Sürüncemede bırakma: Bir görevi tamamlarken duyulan endişeyle mücadele etmede geliştirilen bir stratejidir.</p>
<p>Bundan nasıl kurtulursunuz? İşi ertelemeye başladığınızda bunu kabul edin. Başkaları işinizle ilgilenmediğinizi düşünebilir ve bu durum işleri daha da kötü hale getirir. Size verilen işi kontrol edin, eğer belirtilen tarihte bitiremeyeceğinizi düşünüyorsanız işe devam etmesi için arkadaşınıza gönderin. İşin sonuçları hakkında kendinizi sorumlu hissederseniz, bu sizi görevinizi bitirmeniz için motive edecektir.</p>
<p>Tırnak yeme: Genellikle stresinizi yatıştırmak ya da teselli bulmak için tırnak yeme alışkanlığı başlar. Hatta kimi zaman tırnak yeme bebeklikteki parmak emmenin yetişkin versiyonu olabiliyor.</p>
<p>Bundan nasıl kurtulursunuz? Öncelikle tırnaklarınızı yemeye başladığınızda başka bir şeyle uğraşmaya çalışın, dikkatinizi başka bir işe yönlendirin. İşyerinde ya da evinizde bir stres topu bulundurun ve onunla oynayın. Tırnaklarınızı sık sık kesin.</p>
<p>Her şeyden yakınma, şikayet etme: Kendinizi güvende hissetmediğinizde, istediğiniz bir şey olmadığında bir çocuk gibi ağlarsınız, her şeyden şikayet edersiniz.</p>
<p>Ne yapmalısınız? Bir yetişkin olarak her zaman aynı sonuçlarla karşılaştığınızda büyük bir şaşkınlığa uğrarsınız. Eğer eşiniz ya da arkadaşlarınız sizin gereksiz yere sürekli yakındığınızı söylüyorsa, buna dikkat edin. Yakınmak yerine isteklerinizi doğrudan söyleyin. Birçok insan yakınan kişilere bir süre tahammül eder. Ancak uzun süre dayanamaz.</p>
<p>Dedikodu yapmak: Bazı insanlar dedikodu yaparak dikkatlerin kendisinde odaklanacağını düşünüyor.</p>
<p>Ne yapmalısınız? Yeni bir restoran keşfettiğinizde ya da son gittiğiniz tatil yeri gibi deneyimlerinizi paylaşırken sohbete odaklanın. Son günlerdeki gündem konuları hakkında konuşun. Böylece diğer insanlar hakkında tartışmaktan uzak durursunuz. Otobüste, minibüste ya da yolda giderken iş arkadaşınız hakkında kötü bir şey söylerseniz, o arkadaşınız arka koltukta oturuyor olabilir. Unutmayın ki dedikodu insanların güvenilmez görünmesine yol açar. Dedikodu yapmaya devam ederseniz arkadaşlarınızı ve profesyonel iş bağlantılarınızı kaybedersiniz.</p>
<p>Dağınıklık: Karışıklıktan hoşlanıyor olabilirsiniz. Çünkü dağınıklık işinizi yapmanız için sizi teşvik eder. Buna karşılık aradığınız bir şeyi bulmak için size zaman kaybettirir.</p>
<p>Ne yapmalısınız? İhtiyacınız olan kağıtları kümeler şeklinde ayırın ve farklı renklerde dosyalar ya da kutular kullanın. Acil olanlar ve birkaç gün içinde yapmanız gereken işleri de ayrı dosyalara yerleştirirseniz işiniz kolaylaşır. Kendi çalışma şeklinize uygun olarak buna benzer bir sistem oluşturun. Evde de anahtarlarınızı her gün aynı yere koymak gibi basit adımlarla işe başlayabilirsiniz.</p>
<p>Yerinde duramama: Çok fazla kafein ya da şeker tüketiminin yol açtığı adrenalindeki dalgalanmadan kaynaklanan aşırı enerjiniz olabilir.</p>
<p>Ne yapmalısınız? Bol şekerli kahveyi ya da kafeinli içecekleri çok seviyorsanız, bunları kesmelisiniz. Enerjinizin tavan yapmasını ya da dip noktalara düşmesini kontrol etmek için, yeterince egzersiz yapmak ve uyumak önemlidir. Pasif egzersizlerde ellerinizi ve bacaklarınızı hareket ettirmeyi deneyin. Ellerinizi kucağınıza koyun ve avuç içlerinizi birbirine doğru itin. Bacaklarınız için, iki ayağınızı da yere düz olarak yerleştirin ve ağırlığınızı aşağıya doğru verin. Bu hareketleri sakinleşene kadar yapın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/kotu-aliskanliklardan-nasil-kurtulabilirsiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tuvalet eğitimi ne zaman başlar? Tuvalet eğitimi nasıl verilir?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/tuvalet-egitimi-ne-zaman-baslar-tuvalet-egitimi-nasil-verilir.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/tuvalet-egitimi-ne-zaman-baslar-tuvalet-egitimi-nasil-verilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 10:06:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Tuvalet eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Tuvalet eğitimi kaç yaşında başlar]]></category>
		<category><![CDATA[Tuvalet eğitimi nasıl verilir]]></category>
		<category><![CDATA[Tuvalet eğitimi ne zaman başlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2882</guid>
		<description><![CDATA[Çocukların bezden kurtulup tuvalet eğitimi alması süreci zordur. Anneler, kimi zaman bir sinir harbine dönen bu mücadelede çocuklara tekrar bez bağlamaya dönebiliyor. Çocuğunuza tuvalet eğitimi vermeniz gerektiğinde şu üç şeyin de hazır olması gerekir: Siz psikolojik olarak hazır mısınız? Çocuğunuz buna hazır mı? Çevreniz buna müsait mi? 2 yaşındaydı. Geceleri ağlayarak uyanıyor, annesinin yanında yatmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="news-detail-spot">Çocukların bezden kurtulup tuvalet eğitimi alması süreci zordur. Anneler, kimi zaman bir sinir harbine dönen bu mücadelede çocuklara tekrar bez bağlamaya dönebiliyor. Çocuğunuza tuvalet eğitimi vermeniz gerektiğinde şu üç şeyin de hazır olması gerekir: Siz psikolojik olarak hazır mısınız? Çocuğunuz buna hazır mı? Çevreniz buna müsait mi?</div>
<div id="news-detail-news-text">
<div id="haberMetinDiv">
<p>2 yaşındaydı. Geceleri ağlayarak uyanıyor, annesinin yanında yatmak istiyor, gündüzleri de huysuzluğu devam ediyordu. Anne tam bir aydır tuvalet eğitimi vermeye çalışıyordu. Ama o sürekli altını ıslatıyor, tuvalete gitmeyi reddediyordu. Anne tekrar bezini bağlama kararı almıştı. Zihinsel ve bedensel olgunluğa sahip bir çocuk ne yazık ki yanlış metotlarla tuvalet eğitimini alamamıştı. Annemiz çok titiz ve sabırsızdı. Çocuğunu etrafı kirletecek korkusuyla her 15 dakikada bir olmak üzere yaklaşık 20-25 kez tuvalete götürüyor, kirlettiğinde de ona bağırıp vuruyordu. Bu süreç anne ve çocuk için bir kâbus haline gelmişti. Çocuğun korkuları artmış, annesine de öfke duymaya başlamıştı. Annenin deyimi ile de sanki onun inadına altını ıslatıyor, öğle uykusuna da, tuvalete gitmeyi de reddediyordu. Peki çocuğumuza doğru ve kalıcı tuvalet eğitimi/alışkanlığı nasıl kazandırabiliriz? Öncelikle üç şeyin hazır olması gerekir. Bunlar anne, çocuk ve çevrenin hazır olmasıdır.</p>
<p>Siz hazır mısınız? Bu dönem zor ve sabır isteyen bir dönemdir. Çocuk ilk temel eğitimini almaktadır. Beden ve zihin etkileşim içinde kontrol sağlama mekanizması geliştirmektedir. Bu da çok da kolay olmayacaktır. Anne kararlı, zamanı yeterli ve enerjik olmalıdır. &#8216;Yapamayacağım&#8217; diye tekrar bezi bağlamak doğru değildir. Geri dönüş olmamalıdır. Bu yüzden de kendisinin de ruhsal açıdan rahat olduğu bir dönemde bu alışkanlık kazandırılmaya çalışılmalıdır.</p>
<p>Çocuğunuz hazır mı? Her çocuğun tuvalet eğitimine başlama hazırlık olgunluğu değişebilir. Ama normal gelişim seyrindeki bir çocuğun 1,5-2,5 yaş arasında tuvalet eğitimini alması gerekir. Daha önce ya da daha sonra verilen eğitim ileriki dönemlerde çocuklarda uyum ve davranış bozukluklarına yol açabileceği gibi bu eğitimi almasını da zorlaştırır. Çocuğunuz 2 saat kuru kalabiliyor, altı kirlendiğinde rahatsız oluyor ve öncesinde de bunun sözel ve bedensel işaretlerini (yüz, mimik, duruş) verebiliyor ve ara ara öğle uykularından da kuru kalkmaya başladı ise tuvalet eğitimine hazır demektir.</p>
<p>Ortamınız hazır mı? Yeni bir kardeş, kreşe başlama, taşınma, boşanma zamanlarında çocuk kendini güvensiz hisseder. Bu zamanlarda eğitim ertelenmelidir. Aynı zamanda çocuğun aniden anneden ayırılıp başka bir kişinin (anneanne, babaanne veya bakıcının) eğitimine verilmesi ruhsal açıdan çocuğu olumsuz etkiler.</p>
<p><strong>NASIL YAPACAĞIZ?</strong></p>
<p>Klozet üzerine oturtulabilen merdivenli bir çocuk klozeti alın. Bu klozetle 1 hafta evin içerisinde oynamasına izin verin.</p>
<p>Çocuğunuzla konuşun. Ona artık büyüdüğünü, bezini çıkaracağınızı, sizin gibi, ağabeyi, ablası gibi tuvaleti kullanacağını anlatın. Ailenin diğer fertlerinden de destek alın. (Anneanne, babaanne, dede de onu teşvik etsinler.)</p>
<p>Gece gündüz bezi tek aşamada çıkarın, asla gece bezlemeyin. Gece bezlemek çocuğa gece altını ıslatabilirsin şeklinde mesaj verir. Böyle bir yaklaşımla da gündüz de tuvalet alışkanlığını kazanması zorlaşır.</p>
<p>Onunla birlikte tuvalete gidin. Yanında bekleyin. Süreci tekrar anlatın.</p>
<p>Çocuğunuzu 1,5-2 saatte bir tuvalete götürün. Özellikle beslenmeden sonra. Yaptığında onu ödüllendirin.</p>
<p>Gündüz tuvalette 5 dakikadan fazla durmayın. Yapmadığında gülümseyerek &#8220;Daha gelmemiş!&#8221; diyerek onunla birlikte tuvaletten çıkın.</p>
<p>Gece yattıktan 1 saat sonra muhakkak kaldırın. Korkmayın, tekrar uykuya dalacaktır. Dalma esnasında onun yatağında isterse elini tutarak bekleyin.</p>
<p>Kendini rahat hissettiğinde sizi bırakacaktır, tuvalette yalnız kalabilecektir. Bir süre sonrada kendi kendine gidecek, kapıyı da kapatacaktır.</p>
<p>Unutmayın, zamana ihtiyacınız var. En fazla 6-8 ay içerisinde çocuğunuz tuvalet eğitimini öğrenip, kalıcı alışkanlığı kazanacaktır.</p>
<p>5 yaşına kadar alışkanlığın kazanılamaması durumunda muhakkak klinik destek alın.</p>
<p><a href="http://www.zaman.com.tr/" target="_blank">http://www.zaman.com.tr</a></p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/tuvalet-egitimi-ne-zaman-baslar-tuvalet-egitimi-nasil-verilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oyun gerçek yaşamın bir provasıdır</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/oyun-gercek-yasamin-bir-provasidir.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/oyun-gercek-yasamin-bir-provasidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Jan 2012 18:10:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir AKEL</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunun çocuk gelişiminde önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunun öğrenmede önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunun önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2783</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğunun 20&#8242;li yaşlarda nasıl bir yaşam tarzını benimseyeceğini merak edenler, oyun oynarken onu izlesin. Oyun çocuğun sadece eğlendiği bir etkinlik değildir. Çocuğun yaşam becerilerini öğrendiği ve uyguladığı bir süreçtir. Bu süreç o kadar önemlidir ki! Ailelerin büyük çoğunluğu çocuğunun oyun sürecini görmezden gelir. Önemsemez. İzlemez ve çoğu zaman olumsuz müdahalelerde bulunur.  Oysa oyun çocuğun hayatı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğunun 20&#8242;li yaşlarda nasıl bir yaşam tarzını benimseyeceğini merak edenler, oyun oynarken onu izlesin. Oyun çocuğun sadece eğlendiği bir etkinlik değildir. Çocuğun yaşam becerilerini öğrendiği ve uyguladığı bir süreçtir. Bu süreç o kadar önemlidir ki!</p>
<p>Ailelerin büyük çoğunluğu çocuğunun oyun sürecini görmezden gelir. Önemsemez. İzlemez ve çoğu zaman olumsuz müdahalelerde bulunur.  Oysa oyun çocuğun hayatı ilk tanıma sürecidir. Henüz bebekken eline verilen çıngırağı sallar. Çıkan sese ilk başlarda tuhaf tepkiler verir. Korkar irkilir. Ama süreç devam ettikçe çıkan sese gülümsemeye başlar. Daha hızlı ve kararlı sallamaya başlar. Bebek burada çıngırak sesini duyması için sallaması gerektiğini öğrenir. Bir öneri: 6 ay ile 2.5 yaş çocuklarına yaptığınız hareketi üç kez tekrarlarsanız oyun olur.  Algı yeteneğini en kolay oyun süreciyle geliştirir. Oyun, çocuğun öğrenme sürecinde kullandığı temel yöntemdir.</p>
<p>Bir aslanın, küçük kedi yavrusunun hareketleri bir bebeğin, bir çocuğun hareketlerinden farksızdır. Birbirleriyle çok benzerlik gösterir. Atlama sıçrama, sese tepki verme, aile bireyleriyle iletişim kurma gibi birçok hareketleri,  ilk çocukluk dönemini yaşayan bir insandan farksızdır. Özetle söylemek gerekirse oyun varlıklar için hayatı tanıma sürecinin en temel öğesidir.</p>
<p>Bebek büyür ve 3 yaşlarında bir çocuk olur. İşte bu süreçte arkadaş ilişkisi, aile bireyleriyle iletişim süreci yoğun olarak yaşanmaya başlar. Bu süreçten sonra çocuk anneden ziyade arkadaşlarıyla oynamak gereği hissedecektir. Birçok anne, çocuklarıyla arkadaş olmaya çalışır. Onunla vakit geçirmek için çaba harcar. Ama çocuk arkadaşlarıyla oyun oynama isteğini yüksek bir duyguyla yaşar. &#8220;Çocuğumla vakit geçirmek istiyorum ama çocuğum sürekli ağlıyor, kızıyor&#8221; diyenlere tavsiyem, &#8220;bir an önce çocuğunuzu bir arkadaşıyla yalnız bırakın&#8221; olacaktır. Arkadaşıyla oyun sürecinde çocuğunuzu gözlemleyin.</p>
<p>Arkadaş ilişkilerinde sorun yaşıyor mu?</p>
<p>Kendini ifade edebiliyor mu?</p>
<p>Paylaşımcı mı ( Oyuncaklarını arkadaşlarıyla paylaşır mı)?</p>
<p>Liderlik özelliği mi gösteriyor yoksa içine kapanık bir tavır mı sergiliyor?</p>
<p>Saldırgan mı, uysal mı?</p>
<p>Yukarıda bahsedilen davranışları gözlemliyorsanız çocuğunuzun ileriki yaşlarda aynı davranışları sergileyeceğinden emin olun. Beş yaşında aynı davranışları sergiler, 15 yaşında aynı davranışları sergiler. Yöntem değişir ama davranış yaparken ki tavrı hiç değişmez.</p>
<p>Peki çocuğunuz oyun oynama sürecinde olumsuz bir tavır sergilediğini gördünüz ne yapmalısınız?</p>
<p>Anlık müdahaleden kaçının. Anlık bir müdahale sorunu çözmez bilakis başka sorunların doğmasına neden olur. Öncelikle çocuğun sergilediği olumsuz davranışı bir modelden öğrendiği unutulmamalıdır. Özellikle anne başta olmak üzere baba, diğer kardeşler ve yakın akrabalar, olumsuz davranışlarını gözden geçirmelidir. Aile çocuğa sevgi ile özgüven kazandırmaya çalışırken ödül ve ceza mekanizmasını çok iyi çalıştırmalıdır. Yanlış yaptığında ceza ( imkanlardan mahrum bırakma yöntemi kullanılmalı) Olumlu davranış sergilediğinde ise ödül verilmelidir. Sevgi ile dokunmanın sihirli bir iksir olduğunu unutmayın.</p>
<p>Eğitimci- Yazar<br />
Kadir AKEL</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/oyun-gercek-yasamin-bir-provasidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda ruhsal problemler</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/akran-zorbaligina-maruz-kalan-cocuklarda-ruhsal-problemler.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/akran-zorbaligina-maruz-kalan-cocuklarda-ruhsal-problemler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Dec 2011 18:43:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Davranış Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[akran zorbalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2736</guid>
		<description><![CDATA[Akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda, psikosomatik belirtiler ve depresyon gibi içe atım sorunlarının arttığını belirten Ruh Sağlığı Uzmanı Dr. Özden Şükran Üneri, Türkiye&#8217;nin, genç nüfus yoğunluğu nedeniyle, akran zorbalığı açısından risk grubunda olduğunu söyledi. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özden Şükran [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda, psikosomatik belirtiler ve depresyon gibi içe atım sorunlarının arttığını belirten Ruh Sağlığı Uzmanı Dr. Özden Şükran Üneri, Türkiye&#8217;nin, genç nüfus yoğunluğu nedeniyle, akran zorbalığı açısından risk grubunda olduğunu söyledi.</p>
<p>Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özden Şükran Üneri, &#8220;akran zorbalığı&#8221;na maruz kalan çocuklarda, psikosomatik belirtiler, depresyon gibi içe atım sorunlarının arttığını söyledi.</p>
<p>Ülkemizde, lise öğrencilerinde yapılan bir çalışmada, öğrencilerin yüzde 33?ünün sözel, yüzde 35.5?inin fiziksel, yüzde 28.3?ünün duygusal ve yüzde 15.8&#8242;inin ise cinsel içerikli zorbalığa uğradığının saptandığını belirten Üneri, zorbalığın öğrenciler için ciddi bir travma olduğu, etkilerinin okul dönemi ile sınırlı kalmayıp, yaşam boyu sürdüğü ve toplum sağlığını da olumsuz etkilediği kabul edildiğini ifade etti.</p>
<p>Üneri, zorbalık eylemleri süreğen hale geldiğinde, güç dengesizliklerinin kalıcı hale geldiği ve hedef olan çocuklarda fiziksel ve zihinsel gelişim sürecinin bozulduğunu açıkladı. Ülkemizde yapılan bir çalışmada da, akran zorbalığı sıklığı ile depresyon belirtilerinin ilişkili olduğunu aktaran Üneri, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Ayrıca, akran zorbalığının yol açtığı psikiyatrik sorunlar süreğenlik de göstermektedir. Çeşitli çalışmalarda, zorbalığın kurbanlarla birlikte, okuldaki tüm öğrencileri etkilediği belirtilmektedir. Çözümü, ancak okul yöneticileri, okul rehberlik servisi, öğretmenler, okul hemşiresi ve gerektiğinde hekimden oluşan çok disiplinli bir ekibin koordineli bir şekilde çalışması ile mümkündür. Zorbalık herhangi bir biçimde ortaya çıktığında uygun tepki vermemek, tekrarlama riskini desteklemek demektir. Öğrencilerin okul ortamı içinde kendilerini güvende hissedebilmeleri için, sorumlu yetişkinler tarafından dinleneceklerini ve zorbalığa karşı tolerans gösterilmeyeceğini bilmeleri gerekir. Öğrencilere problem çözme, sosyal desteklerini artırma gibi stresle baş etme yöntemleri öğretilmelidir. Ancak o zaman, öğrencilerin, akran etkisi olarak adlandırılan zorbalıkla karşılaştıklarında ya da buna tanık olduklarında müdahalede bulunmaları sağlanabilir.&#8221;</p>
<p><strong>DÜNYADA YAYGIN BİR SORUN</strong></p>
<p>Zorbalığı önlemede tüm okul çalışanlarına, ailelere, topluma ve medyaya aktif bir görev ve sorumluluk düştüğünü hatırlatan Dr. Üneri, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Sonuç olarak, akran zorbalığı tüm dünyada yaygın bir sorundur. Ülkemiz, genç nüfus yoğunluğu nedeniyle, akran zorbalığı açısından risk grubundadır. Buna karşın ülkemizde akran zorbalığı ile ilgili çalışmaların beklenen sıklıkta olmadığı gözlenmiştir. Ülkemize özel akran zorbalığını önleme modelinin geliştirilebilmesi ve çocuk ile çalışan profesyonellerin bu alanda farkındalıklarının artması açısından, tüm Türkiye&#8217;yi temsil edebilecek nitelikte, geniş örneklemli, akran zorbalığı türlerini, uygulama yer, zaman ve aralıklarını, zorbalık yapan ve yapılanların özelliklerini, alınan önlemler ve bu önlemlerin sonuçlarını içeren araştırmaların yapılmasının yararlı olacağı düşünülmüştür.&#8221;</p>
<p>Ntvmsnbc</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/akran-zorbaligina-maruz-kalan-cocuklarda-ruhsal-problemler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklara oyuncak almaktan bıktınız mı?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/cocuklara-oyuncak-almaktan-biktiniz-mi.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/cocuklara-oyuncak-almaktan-biktiniz-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Dec 2011 13:07:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Davranış Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[çocukarda oyun]]></category>
		<category><![CDATA[ev oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl oyuncak seçilir]]></category>
		<category><![CDATA[oyun oynamanın faydaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2711</guid>
		<description><![CDATA[Oyunların insan psikolojisinde ve çocukların ruhunda ne denli önemli olduğunu sayfalar dolu yazı yazsak yeridir. Çocuk,oyunla öğrenir dünyayı oyunla keşfeder, gelecekteki kişilik temellerini ilgi ve yeteneklerini oyun yoluyla belirler.Oyun en iyi eğitim ve öğretim metodudur. Çünkü kalıcı davranış değişiklikleri kazandırır. Nasıl ki yetişkin bir insan için mesleği çok önemli ise, çocuk için de oyun ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Oyunların insan psikolojisinde ve çocukların ruhunda ne denli önemli olduğunu sayfalar dolu yazı yazsak yeridir. Çocuk,oyunla öğrenir dünyayı oyunla keşfeder, gelecekteki kişilik temellerini ilgi ve yeteneklerini oyun yoluyla belirler.Oyun en iyi eğitim ve öğretim metodudur. Çünkü kalıcı davranış değişiklikleri kazandırır. Nasıl ki yetişkin bir insan için mesleği çok önemli ise, çocuk için de oyun ve oyuncakları o denli önemlidir.</p>
<p><strong>Oyun,</strong></p>
<p>Bu anlamda tekrar mutluluğu yakalayabilme şansıdır. Yapılan araştırmalar mutluluğun en önemli anahtarlarından birinin tekrar çocuklaşabilmemizi, pazarlıksız masumiyeti ve saflığı yakalayabilmemizi sağlayan çocuklarımız olduğunu ortaya koymaktır. İşte buna vesile olan şeylerin başında gelir oyun.</p>
<p><strong>Çocuklara oyuncak almaktan bıktınız mı?</strong></p>
<p><strong>Aldınız oyuncaklar en çok bir haftamı dayanıyor</strong></p>
<p><strong>Aldınız oyuncaklar ya da nesneler eskisi kadar çocukta etki etmiyor mu?</strong></p>
<p><strong>Çocuklarınız deşarj olamıyor mu ya da enerjilerini boşatmakta zorlanıyorlar mı?</strong></p>
<p><strong>Hem eğlendirip hem de eğlenmek mi istiyorsunuz</strong></p>
<p><strong>Çocuklarınızla aranızda aşamadığınız sıkıntılar mı var</strong></p>
<p><strong>Onlarla iletişim sorunlarınız mı var?</strong></p>
<p><strong>Onların dünyalarına girmekte zorlanıyor musunuz?</strong></p>
<p><strong>İşte size nostaljiyi tekrar ayağa kaldıracak önemli bir nokta: oyun oynamak.</strong></p>
<p>Birçok velime önerdiğim ve harika geri dönütler aldığım bir yaklaşım. Maalesef oyuncaklarla doldurulduğumuz odaları, harcadığımız paraları ve sabit oturuşlarla elektronik bakıcıların (TV, bilgisayar)esiri ettiğimiz çocuklarımıza oyundan mahrum etmek, oyun oynamamak ciddi sıkıntıları da beraberinde getirdiği ortadadır.</p>
<p>Çünkü oyun çocuğun dilidir. Sosyalleşmesine açılan kapıdır. Oyunla çocuğu tanımak onun dilini ve karakterini anlamak mümkün. Bugün apartmanlara sıkıştırdığımız çocukların bir nebzede olsa rahatlayacağı ve içlerindeki devasa enerjiyi boşaltmasına vesile olacağı kestirme bir yoldur oyun..</p>
<p><strong>OYUNLARLA BİZLERDE ÇOCUKLAŞIRIZ.</strong></p>
<p>Peygamber efendimizin güzel bir sözü bugün modern psikolojinin çocuk eğitiminde önemli bir katkısıdır. Kimin çocuğu varsa onunla çocuklaşsın. İşte bizlerin bugün yapamadığı ya da zorlandığı bir şey. Çünkü yaşam içerisinde çok meşgulüz ve sürekli bir koşuşturma içindeyiz.</p>
<p>Çocuğun geleceğe dönük yönünü oyunlarıyla tanırız. Çünkü çocuk oyunda kendini ifade edebilme imkânı bulur. &#8220;Oynamayan tay at olmaz&#8221; özdeyişi, çocuklar için oyunun ne kadar önemli olduğunu çok güzel ifade etmektedir. Oyunların çocuğun gelişimi üzerindeki etkilerini şu ana başlıklar altında açıklayabiliriz:</p>
<p>Sosyal Gelişimine, Psikolojik Gelişimine, Fiziksel Gelişimine, Dil Gelişimine i, Zekâ Gelişimine ve daha birçok alanda oyunun etkileri ortadır.</p>
<p>NOT: Google Evde oynanan oyunlar yazınca çok güzel ve zevkli oyunlar çıkıyor. Kapatın televizyonunuzu, bilgisayarını bugün. Anne baba ve çocuklar bir arada&#8230; Ve oynayın o güzel oyunları. Sonrası bunlar alışkanlık haline gelecek haberiniz olsun&#8230;</p>
<p><strong>Nevzat ÖZER</strong><br />
<strong>Psikolojik Danışman</strong><br />
<strong>21.yy da Anne ve Baba olmak isimli kitabın yazarı</strong><br />
<strong>nevzatozer66@gmail.com</strong><br />
Kaynak: http://www.aktuelegitim.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/cocuklara-oyuncak-almaktan-biktiniz-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklar hangi yaş dönemlerinde anne babalarının ayrılık kararından nasıl etkilenir?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/cocuklar-hangi-yas-donemlerinde-anne-babalarinin-ayrilik-kararindan-nasil-etkilenir.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/cocuklar-hangi-yas-donemlerinde-anne-babalarinin-ayrilik-kararindan-nasil-etkilenir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Dec 2011 20:24:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma çocuğu nasıl etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[boşanmanın çocuğa etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun boşanmaya karşı tepkileri]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi çocuklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2707</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklar 1-3,3-6,6-11 yaş aralıklarında anne ve babalarının boşanmasından nasıl etkilenirler? Boşanma bu dönemde onlar için ne ifade eder? Bu dönemde çocuğun boşanmaya karşı tepkileri nasıl olur? Bu dönemde ebeveynler ne yapabilir? Oyun çocukluğu dönemi &#8211; Bebeklik dönemi (1-3 yaş arası)Boşanma bu dönemde çocuk için ne ifade eder? Ana-babadan birinin evden ayrıldığını anlar. Ama sebebini kavrayamaz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklar 1-3,3-6,6-11 yaş aralıklarında anne ve babalarının boşanmasından nasıl etkilenirler? Boşanma bu dönemde onlar için ne ifade eder? Bu dönemde çocuğun boşanmaya karşı tepkileri nasıl olur? Bu dönemde ebeveynler ne yapabilir?</p>
<div><strong>Oyun çocukluğu dönemi &#8211; Bebeklik dönemi (1-3 yaş arası)</strong><strong>Boşanma bu dönemde çocuk için ne ifade eder?</strong></p>
<ul>
<li>Ana-babadan birinin evden ayrıldığını anlar. Ama sebebini kavrayamaz.</li>
</ul>
<p><strong>Bu dönemde çocuğun boşanmaya karşı tepkileri</strong></p>
<ul>
<li>Eskisine göre daha sık ve çok ağlama, bağlanma.</li>
<li>Uyku sorunları</li>
<li><strong>Gerileme:</strong> Altına kaçırma, parmak emmenin yeniden başlaması.</li>
<li>Ebeveynden ayrı olduğunda endişe ve kaygı hissetme.</li>
<li>Öfke patlamaları.</li>
<li>Isırma ve rahatsız edici davranma gibi saldırgan davranışlar.</li>
</ul>
</div>
<p><strong>Bu dönemde ebeveynler neler yapabilir?</strong></p>
<ul>
<li>Eskiden olduğu gibi, günlük yaşamın ritmini bozmadan eskisi gibi yaşamaya devam etmek.</li>
<li>Sürekli endişeli görünmekten kaçınmak. Çocuğu güvenli bir aile ortamında yetiştirmek.</li>
<li>Çocukla birebir zaman geçirmek (Anne ve baba ayrı ayrı zaman geçirebilir.)</li>
</ul>
<p><strong>Okul öncesi çocuklar (3-6 yaş arası)</strong><br />
<strong><br />
Boşanma bu dönemde çocuk için ne ifade eder?</strong></p>
<ul>
<li>Boşanmanın anlamını tam olarak anlayamamakla birlikte, anne veya babadan birinin hayatında eskisi gibi yer almadığını fark eder.</li>
</ul>
<p><strong>Bu dönemde çocuğun boşanmaya karşı tepkileri</strong></p>
<ul>
<li>Yaşananlardan dolayı kendisini suçlayabilir.</li>
<li>Öfke duygularını yoğun olarak yaşayabilir.</li>
<li>Birlikte yaşadığı ebeveynine hırçın ve öfkeli ve huysuz olur.</li>
<li>Uyku sorunları yaşayabilir. Geceleri korkulu rüyalar görebilir.</li>
</ul>
<p><strong>Bu dönemde ebeveynler neler yapabilir? </strong></p>
<ul>
<li>Ayrı kaldığı ebeveynini istediği zaman ziyaret edebileceğine dair güven hissi vermek ve bunu düzenli olarak gerçekleştirmek. Ayrı kalan ebeveynle çocuğun telefonla görüşmesine olanak hazırlamak.</li>
<li>Çocukla, anne ve baba olarak farklı zamanlarda farklı etkinliklerde buluşmak (sinema, tiyatro, piknik&#8230;) Birlikte geçirilen vakitlerde, çocuğu konuşmaya ve iletişim kurmaya cesaretlendirmek.</li>
<li>Çocuğun duygularını ifade olanağı bulabileceği doğal ortamlardan faydalanmak. (Anaokulunda oyun oynama, evde parmak boya ve serbest resim faaliyetleri, birlikte kitap okuma gibi.)</li>
<li>Boşanmadan onun sorumlu olmadığını ve bakımının sürekli ve düzenli olarak yerine getirileceğini, onu hiçbir zaman yalnız bırakmayacağınızı anlatmak.</li>
</ul>
<p><strong>Okul dönemi (6-11 yaş)</strong></p>
<p><strong>Boşanma bu dönemde çocuk için ne ifade eder?</strong></p>
<ul>
<li>Boşanma olgusunun ne olduğunu anlamaya başlar. Ana-babasının artık birlikte yaşamayacağını ve birbirlerini eskisi gibi sevmeyeceklerini anlar.</li>
</ul>
<p><strong>Bu dönemde çocuğun boşanmaya karşı tepkileri</strong></p>
<ul>
<li>Kendisini aldatılmış hissedebilir.</li>
<li>Ebeveyninden gidenin geri döneceğini ümit eder.</li>
<li>Ayrılan ebeveynin artık kendisini istemediğini düşünür.</li>
<li>Arkadaşlarını görmezlikten gelebilir.</li>
<li>Kimsenin onu okuldan almaya gelmeyeceğini düşünerek kaygı duyar.</li>
<li>Baş ve karın ağrılarından şikayet edebilir.</li>
<li>Uyku düzeni bozulur. Uyuma güçlükleri yaşar.</li>
<li>Boşanmadan sorumlu tuttuğu, birlikte olduğu ana ya da babasını, zaman zaman kum torbası gibi hırpalar. Ona karşı hırçınlaşır.</li>
</ul>
<div><strong>Bu dönemde ebeveynler neler yapabilir?</strong></div>
<div>
<ul>
<li>Birlikte özel zamanlar planlamak ve ev dışında anne ve babayla ayrı ayrı programlar gerçekleştirmek (hayvanat bahçesine, lunaparka gitmek gibi).</li>
<li>Kaliteli vakit geçirmek</li>
<li>Çocuğu büyükbaba-büyükanneye bırakmak yerine, anne ve babanın ayrı ayrı &#8220;yüz yüze iletişim&#8221; kurmaya dikkat göstermeleri.</li>
<li>Çocuğun ev dışında aktif olmasını sağlamak (tenis, basket, yüzme gibi), ter atmak yoluyla bir yandan fiziki rahatlamayı sağlarken, bir yandan da duygularını ifade edebileceği ortamı hazırlayarak (enstrüman çalmak, resim yapmak vb.) duygusal boşalımı sağlamak.</li>
<li>Olan bitenle ilgili sorduğu tüm soruları cevaplandırmak ve iletişim kanallarını açık tutmak.</li>
<li>Depresyon ve korku belirtilerinde duyarlı olmak. Bir psikologdan devamlı profesyonel yardım almak.</li>
<li>Günlük yaşam alışkanlıklarının eskiden olduğu gibi, aynen devamını sağlamak.</li>
<li>Kendisini nasıl hissettiğini anlatması için cesaretlendirmek.</li>
<li>Anne/baba, bütün bunları, yüzünde hiçbir gergin ifade yansıtmadan, içinden geldiği gelerek yapmalı.</li>
</ul>
<p><a href="http://www.pudra.com/" target="_blank">http://www.pudra.com</a></p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/cocuklar-hangi-yas-donemlerinde-anne-babalarinin-ayrilik-kararindan-nasil-etkilenir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ergenlik döneminde çocuğu olan anne babalara öneriler</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/ergenlik-doneminde-cocugu-olan-anne-babalara-bazi-oneriler.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/ergenlik-doneminde-cocugu-olan-anne-babalara-bazi-oneriler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Dec 2011 23:43:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Döneminde Aile nasıl davranmalı]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Döneminde Aile nasıl davranmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Döneminde Aile Tutumu]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Döneminde Aile Tutumu Nasıl olamlıdır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2700</guid>
		<description><![CDATA[İnsan yaşamı boyunca duygusal, fiziksel ve sosyal yönden en çok zorlandığı dönemlerden biridir ergenlik çağı. Kişiliğin yeniden yapılanıp, çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemidir. Ergenlik dönemi; çocuklar için sosyal yönden yeniden doğuş ve fiziksel olarak da bir çok değişikliğin olduğu bir çağdır. Bu dönem çocuklar içinde anne-babalar içinde zor geçmektedir. &#160; Ergenlik dönemi özellikleri için şunları sırlayabiliriz: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan yaşamı boyunca duygusal, fiziksel ve sosyal yönden en çok zorlandığı dönemlerden biridir ergenlik çağı. Kişiliğin yeniden yapılanıp, çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemidir.</p>
<p>Ergenlik dönemi; çocuklar için sosyal yönden yeniden doğuş ve fiziksel olarak da bir çok değişikliğin olduğu bir çağdır. Bu dönem çocuklar içinde anne-babalar içinde zor geçmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ergenlik dönemi özellikleri için şunları sırlayabiliriz:</strong></p>
<p>- Ergen büyüdüğüne inanmak ve çevresini inandırmak ister, ama ne yetişkin gibi davranabilir ne de çocuk gibi.</p>
<p>- Bağımsız olmak isterler.</p>
<p>- Kendilerine karışılmasın isterler, aynı zamanda da ailesinin güven ve desteğini beklerler.</p>
<p>- Arkadaş grubu çok önemlidir.  Onlar tarafından kabul görüp beğenilmek isterler Arkadaşlar anne babadan önce gelir.</p>
<p>- Kendisini ailesine ve çevresine ispatlama çabası içindedir.</p>
<p>- Bedenindeki değişiklikten dolayı şaşkınlık yaşar ve ne yapacağını bilemez.</p>
<p>- Sürekli bir şeylerin arayışı ve eksikliği içindedir.</p>
<p>- Asi ve hırçın, evde huysuz veya sıkılgan ve dalgındır.</p>
<p>- Fazla alıngan ve olur olmaz her şeye ağlar.</p>
<p>- Ders çalışmazlar, aynanın karşısından ayrılmazlar ve acayip giyinirler.</p>
<p>- Pop ve film yıldızlarına veya sporculara aşık olurlar.</p>
<p>- Çok gezerler ve yalan söyleyebilirler.</p>
<p>- Argo konuşurlar, alkol ve sigara kullanmayı deneyebilirler.</p>
<p>- Ailesinden nefret ediyormuş gibi davranır, anne-babadan uzaklaşır ve anne-babayı dinlemezler.</p>
<p>- Kaide ve kuralları küçümserler.</p>
<p>- Kontrolsüz konuşurlar.</p>
<p>Bütün bu sıraladığımız davranışlar anne babayı kaygılandırır. Ancak bunlar ergenlik dönemi için normal sayılabilecek davranışlardır. Bu olumsuz davranışlar ergenin ne kadar zor</p>
<p>lanma karşısında olduğunu göstermektedir. Bunlar <strong><em>bağımsızlığa duyulan ihtiyaç artışından ve cinsel uyanıştan</em></strong> kaynaklanmaktadır. Bu davranışlar geçicidir. Çocuğunuzun bir anlamda kendinden emin ve güçlü görünmek, kişiliğini bulmak için geliştirdiği davranışlardır.Çocuğun kendi kimliğini bulmada kızlar için anneleri, erkekler için babaları model oluşturur.</p>
<p>Bu dönemde anne-baba olarak çocuğunuzu <strong>DİNLEYİN</strong> (göz göze temas kurarak etkin dinleyin)</p>
<p>Acemiliklerinde <strong>SABIRLI</strong> olun,</p>
<p>Kendi duygularınızda <strong>GERÇEKÇ</strong>İ olun (yani ona gerçekten mi yardımcı olmak istiyorsunuz yoksa &#8220;komşular ne der&#8221; diye mi kaygılanıyorsunuz? )</p>
<p><strong>DÜRÜST</strong> olun, kızdığınızda, onu tasvip etmediğinizde bunu ona belirtin.</p>
<p><strong>SAKİN </strong>olun, akıl veya öğüt verirken bunu sakin ve kabul edebileceği şekilde söyleyin. Kafasına vurur gibi değil. Bağırıp çağırdığınız takdirde ona hiçbir şey yaptıramazsınız.</p>
<p><strong>En önemlisi <em>SEVGİNİZİ </em></strong>ve<strong><em> GÜVENİNİZİ </em>her fırsatta dile getirin ki bu fırtınalı dönemi kolay atlatsın.</strong></p>
<p>Fatma Nur ALTINDAL<br />
Termal İlköğretim Okulu<br />
Psikolojik Danışmanı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/ergenlik-doneminde-cocugu-olan-anne-babalara-bazi-oneriler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarımız, akvaryum balıkları gibi&#8230;</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/cocuklarimiz-akvaryum-baliklari-gibi.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/cocuklarimiz-akvaryum-baliklari-gibi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Dec 2011 20:13:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevzat ÖZER</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2678</guid>
		<description><![CDATA[Hayatı dokunmadan yaşıyoruz, ya da yaşatıyoruz. Vurmadan, hırpalamadan, sökmeden, temas kurmadan, içine girmeden, acıtmadan, acılanmadan yaşamak&#8230; İşte bunlar çocukların istedikleri şeyler değil&#8230; Kendi çocukluğumuzu hatırlıyorum da biz, daha iyiydik. Şimdiki çocuklar apartmanlara tıkılmış kalmış durumdalar. Zaman geçirmek için imkânları yok. Dört duvar arasında bir tutsaklıkta büyüyorlar. Akvaryum balıkları gibiler. Nazik, sevimli ama dayanıksız&#8230; içlerindeki devasa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatı dokunmadan yaşıyoruz, ya da yaşatıyoruz. Vurmadan, hırpalamadan, sökmeden, temas kurmadan, içine girmeden, acıtmadan, acılanmadan yaşamak&#8230; İşte bunlar çocukların istedikleri şeyler değil&#8230; Kendi çocukluğumuzu hatırlıyorum da biz, daha iyiydik. Şimdiki çocuklar <span id="more-2678"></span>apartmanlara tıkılmış kalmış durumdalar. Zaman geçirmek için imkânları yok. Dört duvar arasında bir tutsaklıkta büyüyorlar. Akvaryum balıkları gibiler. Nazik, sevimli ama dayanıksız&#8230; içlerindeki devasa enerji &#8220;sus, otur,kalkma,elleme ,dokunma,bağırma&#8221; gibi katı, soğuk ve depresif cümlelerle onları beton kulelerde adeta hapsediyoruz.oysa onların içinde depremlerin yarattığı dev tsunamiler oluşuyor,özgürce dalgalanıp büyümek isterken biz dalga kıranlarla,setlerle engellemeye çalışıyoruz.Başarılı olduğumuz da söylenemez aslında.Gerilen sinirler,psikolojiler, acı dolu sözler cabası&#8230;</p>
<p><strong>ONLARA ZAMAN AYIRMAZSAK ONLARDA BİZE AYIRMAYACAKLAR</strong><br />
Ne ilginçtir ki bebekken biz onların hep yanlarındayızdır. Sonra büyürler ve bize her zaman ihtiyaçları olur evlatlarımızın. Bazen paradan çok zaman isterler bizden az ya da çok. Verebilenleri iyi yolda ya veremeyenler&#8230; Zaman zuhur edecek onların bize zaman ayırmalarını isteyeceğiz. Mesela bayramlarda, önemli günlerde, hastalığımızda, onların yanımızda olmasını isteyeceğiz. Malum ne ekersek onu biçeceğiz.</p>
<p><strong>OYUNLAR SANKİ NOSTALJİ OLDU&#8230;</strong><br />
Oysa bizim çeşit çeşit oyunlarımız vardı. Toplu oyunlardı hepsi. Paylaşmayı, dayanışmayı, organizasyonu temel alan oyunlar&#8230; Televizyon hayatımızda bu kadar yoktu. Kanal sayısı azdı. Veya ilgimizi tamamen kapsayan boyutta bir alet değildi. Bisiklet mi birkaç çeşit mesela. Onun var benim niye yok tarzı bir ortam yoktu. Bakkallarda çocukların tüketeceği ürün çeşitleri azdı. Hırs ve haset duygusunun gelişme katsayısı şimdiki gibi ebatlı değildi.</p>
<p>Çok şey değişti&#8230; Sokaklar boş, enerjiler boşalamamış şekilde sanal sohbetlerin prim yaptığı, her şeyin hızlı yaşandığı ve hızlı tüketildiği bir HIZ muammasının içinde akan giden gençlerimiz&#8230;</p>
<p>Şimdi dört yaşındaki çocuklar bilgisayarlarda strateji oyunları oynuyorlar. Toza bulanmıyorlar, burunları akmıyor! Dirsekleri kanamıyor! Su bol, gıda bol, giysi bol, imkân bol; ama&#8230;</p>
<p>Nevzat ÖZER<br />
Psikolojik Danışman<br />
&#8220;21. yy da Anne ve Baba olmak İsimli kitabın yazarı&#8221;<br />
nevzatozer66@gmail.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/cocuklarimiz-akvaryum-baliklari-gibi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kardeşler arası yaş farkı ne kadar olmalıdır?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/kardesler-arasi-yas-farki-ne-kadar-olmalidir.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/kardesler-arasi-yas-farki-ne-kadar-olmalidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Nov 2011 13:23:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[aile eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk gelişimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2636</guid>
		<description><![CDATA[Ailelerin ençok karar vermekte zorlandığı konulardan biri de &#8220;Kardeşler arası yaş farkı ne kadar olmalıdır?&#8221; sorusunun cevabı.Bu konuda birden çok farklı düşünce ve bakış açısı bulunmaktadır.Biz bu konuda bir düşünceyi paylaşmak yerine yapılan bir araştırmanın sonucunu vermek istiyoruz. Belki sağlıklı karar vermelerinde yardımcı olur. &#160; &#160; &#160; ABD&#8217;nin Indiana eyaletinde bulunan Notre Dame Üniversitesi uzmanları, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ailelerin ençok karar vermekte zorlandığı konulardan biri de &#8220;Kardeşler arası yaş farkı ne kadar olmalıdır?&#8221; sorusunun cevabı.Bu konuda birden çok farklı düşünce ve bakış açısı bulunmaktadır.Biz bu konuda bir düşünceyi paylaşmak yerine yapılan bir araştırmanın sonucunu vermek istiyoruz. Belki sağlıklı karar vermelerinde yardımcı olur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p>ABD&#8217;nin Indiana eyaletinde bulunan Notre Dame Üniversitesi uzmanları, en az iki yıl arayla doğan çocukların, matematik ve okuma konusunda, birbirine yakın aralıklarla doğanlardan daha yüksek notlar aldığını ortaya çıkardı. Bu fark, özellikle ilk iki çocukta daha belirgin şekilde görüldü. Araştırma ayrıca, geniş ailelerde yaş farkının, zeka ve başarıda özellikle büyük çocuk lehine olduğunu da gösterdi. Uzmanlar farkın, anne-babaların küçük çocuklar gelmeden önce büyük çocuğa ayırdığı zaman ve kaynakla ilgisi olduğu görüşünde</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/kardesler-arasi-yas-farki-ne-kadar-olmalidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğuma Dersi Nasıl Sevdirebilirim?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/cocuguma-dersi-nasil-sevdirebilirim.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/cocuguma-dersi-nasil-sevdirebilirim.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Nov 2011 19:28:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Verimli Ders Çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğuma ödevi nasıl sevdirebilirim]]></category>
		<category><![CDATA[Dersi Nasıl Sevdirebilirim]]></category>
		<category><![CDATA[ev ödevi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2623</guid>
		<description><![CDATA[Uzun,rahat bir yaz tatilinden sonra okul ve ev ödevlerine geri dönüş,birçok çocuk ve ebeveyni bir taraftan heyecanlandırırken, diğer taraftanda kaygılandırabilir.Oysa doğru ve etkili bir tutumla çocukların ev ödevi,aile ilişkilerini bozan bir faktör olmaktan çıkabilir. Birçok çocuk ev ödevi konusunda bir noktada direnç gösterir ya da ödev yapmayı reddedebilir. Bunlar genellikle çocukların sıkılmasından, yorgun olmasından veya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun,rahat bir yaz tatilinden sonra okul ve ev ödevlerine geri dönüş,birçok çocuk ve ebeveyni bir taraftan heyecanlandırırken, diğer taraftanda kaygılandırabilir.Oysa doğru ve etkili bir tutumla çocukların ev ödevi,aile ilişkilerini bozan bir faktör olmaktan çıkabilir. Birçok çocuk ev ödevi konusunda bir noktada direnç gösterir ya da ödev yapmayı reddedebilir. Bunlar genellikle çocukların sıkılmasından, yorgun olmasından veya ödevin öneminin farkında olmamasından kaynaklanır. Çocukların öadev yapma isteğinde ebeveynlerinçok büyük etkisi vardır. Çocuğa doğru ortamı, rutini ve desteği sağlamak, çocuğun ödevleri konusunda daha istekli olmasını doğurur. İlkokul, öğretimin ilk yıllarında çok ödev yapılmasının gelecekteki akademik başarılarla ilişkisini kanıtlayan somut kanıtlar çok azdır. Bunun yanında okuma alışkanlığı kazandırmada da ilkokul çağı ödevlerinin önemli bir rolü vardır.</p>
<p><strong>Nefret etmesin</strong></p>
<p>Ev ödevleri aynı zamanda okul ve ebeveyn arasında güçlü bir bağlantının var olmasını sağlar. İlköğretimin beşinci yılından itibaren ev ödevleri daha önemli bir rol üstlenir. Bu çağlarda ev ödevlerini düzenli olarak yapan çocukların akademik başarıları yapmayanlara oranla daha yüksektir.</p>
<p>Ev ödevlerinin yapılması yolunda verilen savaşlar, tüm aile için sorun yaratabilir. Bazı aileler için bu savaşlar her geçen gece gittikçe uzayabilir. Akşamlar dehşet ve korku içinde beklenir, ilişkilerde gerginlik olur ve zamanla çocuklar ev ödevlerinden daha da nefret etmeye başlarlar.</p>
<p>Çocukların akademik becerileri, bireysel ihtiyaçları veya öğrenme zorluğu gibi sahip oldukları özellikler nedeniyle ev ödevleriyle ilgili yaşanan sorunların boyutu da büyüyebilir.</p>
<p><strong>İşleri daha üretici ve dayanılabilir bir duruma getirmenin yolları da var:</strong></p>
<p>- Çocukların beklenmedik durumlara toleransları düşüktür buna karşın önceden belirlenmiş sınırlar içinde uyum gösterme olasılıkları yüksektir. Bu nedenle çocuğunuzun yaşına ve ihtiyacına uygun bir çalışma programını okulun ilk günlerinden itibaren oluşturun. Bunu yaparken dinlenme süreleri içerikleri masada oturma süresi ve kısa molalarla ilgili çocuğunuzun da fikrini alın.</p>
<p>- Çocuğunuza çalışabilmesi için uygun ortamı sağlamaya çalışın. Sürekli aynı yerde çalışması konsantrasyonu artıracağından, en uygun yeri birlikte belirleyin. Ortamın sessiz ve düzenli olmasına dikkat edin.</p>
<p>- Televizyon veya yüksek sesli müzik gibi dikkat dağıtıcılardan kaçınmaya çalışın. Televizyon veya yüksek sesli müzik çocukların konsantrasyonlarını en aza indirger.</p>
<p>- &#8220;Aynısını daha fazla söyleyerek&#8221; etkili olmazsınız. Sürekli &#8220;ders çalış&#8221; demek yerine belirlenmiş saatte çocuğunuzu masaya oturtun. Bunu yaparken kararlı ama sakin olmaya dikkat edin. Çocuğunuzun yanında bulunamıyorsanız onu uzaktan denetlemek için en etkili yöntemi kullanın.</p>
<p>- Çocuğunuzla her gün okul ve onunla ilişkili konularla ilgili sohbet etmek için zaman ayırmaya çalışın. Çocuğunuzu başarıları ve çabaları için ödüllendirmek önemlidir. Pozitif yorumlar, eleştirel olanlara nazaran çocuğun davranışlarının değişiminde daha fazla etkiye sahiptirler. Ev ödevlerinin mükemmelliğe ulaşmayı değil öğrenmeyi hedeflediği unutmayın. Belirlenmiş programa uygun davrandığı her adımı ödüllendirin.</p>
<p>- Ev ödevi alışkanlığı geliştirilirken, öğretmenle iletişim halinde bulunun. Bunun yanında çocuğunuza spesifik olarak yardım edebileceğiniz konuları veya destekleyebileceğiniz konuları öğretmeniyle konuşabilirsiniz.</p>
<p>- İlkokul çağındaki birçok çocuk ödevlerini yaparken soruları cevaplayacak birilerinin yanlarında olmasını isterler. Eğer çocuğunuzla ilgilenen bir başkası varsa onunla ödevlerle nasıl başa çıkıldığı konusunda konuşun. Daha büyük çocuklar için, ona tamamlanmış bir ödevi okumayı önerebilirsiniz. Öncelikli görevinizin yardım ve destekleme olduğunu unutmamalısınız.</p>
<p><strong>Hobileri de olsun</strong></p>
<p>Çocuğunuzun ödevlerine karışmaktan ve onun yerine ödevleri yapmaktan kaçının. Böyle bir tutumun kimseye bir faydası olmaz ve öğretmenin çocuğun zorlandığı konuları anlamasında zorluk çıkarır.</p>
<p>Ev ödevleri değerlidir ama çocuğunuzun bedensel, zihinsel ve duygusal sağlığını destekleme ve geliştirme çabalarınızdan vazgeçmeyin. Ev ödevleri kadar çocuğunuzun hobileri olması spordan ve sanattan zevk alması önemlidir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/cocuguma-dersi-nasil-sevdirebilirim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

