Başaramazsın diyenlere inat yaşanmış bir hatıra

Odama hızlı ve kararlı adımlarla ilerlerken sima olarak tanıdığım fakat daha önce hiç görüşmediğim son sınıf öğrencilerimden esmer,uzun boylu, zayıf ve her halinden mahcup olduğu anlaşılan öğrencim usulca yanıma yaklaşarak sanki bir kabahat işlemişte onu söyleyecekmiş gibi hocam sizinle görüşmek istiyorum, ne zaman müsait olursunuz deyince neyle karşılaşacağımı bilmeden en kısa zaman içerisinde görüşmek üzere randevulaştık.

Randevulaştığımız saat geldiğinde sana nasıl yardımcı olabilirim diye sorunca başladı uzun uzun anlatmaya. Kafasının karışıklığından, üniversite sınavlarından, arkadaşlarından, yalnızlığından ve daha bir çok konudan konuştuk. Düşünmeden konuşmayan, her lafında  ayrı bir ağırlık olan anlaşılmak için yoran ama sıkmayan bir danışandı. Binlerce gençle çalışmış biri olarak akranlarından çok farklı düşünen dünyayı kurtarmak insanlığa katkıda bulunmak gibi büyük hayallerine ulaşabilmek için hayatının bir döneminde fizikçi bir döneminde siyasetçi bir döneminde ilahiyatçı olmayı planlayan alışılmışın dışında soruları ve değerlendirme yeteneği olan orijinal bir vaka. Kurduğu her cümle derin, hep sakin.

Üniversite sınav sonuçları açıklanıp tercih yapmak için yanıma geldiğinde hikayesini yazmaya karar verdim. Kimsenin farkında olmadığı sıradan bir gencin başarı hikayesini öğrencilerime,danışanlarıma , öğretmenlere ve ailelere ulaştırmam gerektiğini hissederek, hikayesini yazmak için izin alarak bir başarı hikayesini sizlerle paylaşmak istedim.

“Hocam, bu liseye sıralamada en son giren öğrencilerden biriydim.  Veli toplantılarını hiç bir öğrenci gibi bende sevmez, toplantıları aileme haber dahi vermezdim. Nasıl olduysa 9.sınıfta yapılan toplantıdan  babamın haberi olmuş. Toplantı için okula geldiğinde sınıf arkadaşlarımın aileleri ile sınıfımızda öğretmenlerimiz tarafından bilgilendirme yapılmış. Babamın katıldığı ilk toplantıda diğer velilerin yanında öğretmenlerim benim hakkımda çok kötü konuşmuşlar. Çalışmıyor, dersler umrunda değil, bundan adam olmaz vb.. bunları benim öğrenmem de tesadüfen oldu. Arkadaşımın babası toplantıda olanları arkadaşıma o da bana anlattı. Oysa ki babam bana toplantıya katıldığını dahi söylememişti. Bunları duyunca çok üzüldüm, etkilendim. Öğretmenlerimin hakkımda böyle düşündüğünü bilmiyordum hocam. O an içime bir his düştü. İntikam gibi ama intikam değil. Birşeyleri değiştirmem gerekiyordu. Bunun için önce kendimden başlamaya karar verdim. Dersler umrumda olmasa bile aptal işe yaramaz biri olmadığımı öğretmenlerime, arkadaşlarıma, aileme hatta arkadaşlarımın ailelerine göstermem gerekiyordu. Aynı gün defter kitaplarımı toplayı ders çalışmaya başladım. Kendimi kaptırmış çok soru çözmeye başlamıştım. Bu durum çevremdekilerin dikkatini çabucak çekmeye yetti. Kuzenlerim, arkadaşlarım hatta çevremde kim varsa vaktini boşa harcama, herkesin bir kapasitesi var. Senin kapasiten de belli. Kendini yorma, gezip eğlenmene bak. Bu ders çalışma işi sana göre değil. Bu söylenenlerin hiçbirini önemsemiyordum. Hatta beni daha da kamçılıyordu. Notlarım yükselmeye başlamıştı. Yine olumsuz şeyler söylemeye devam ettiler. Bunlar  kolay konular , ileride daha da zorlanacaksın, pes edeceksin, bırakacaksın…

Dedikleri gibi olmadı. Duyduğum her benzer şeyde gayretim daha da arttı. Dershaneye de yazılmıştım. Deneme sınavlarında Fen Lisesine giden öğrencileri geride bırakmaya başlayınca tamamdır dedim. Bundan ötesi yok. Ders çalışmayı bırakıp kendi dünyama daldım. Bazen ünlü bir fizikçi oldum. Bazen ülkeye yön veren politikacı. Bazen insanlara dinimizi daha iyi anlatmak gerektiği için ilahiyatçı. Fakat bunları benim dışımda kimse bilmiyor. Önce hayalini kuruyorum sonra kendi dünyamda bunlarla yaşıyordum. Bazen çok yoruluyorum, kendimle çok savaşıyorum. Beni anlayan kimsem olmadığı için kendi dünyamda hayallerimle yasıyordum. Taki size anlatana kadar… Psikolojik danışmanlık okumaya karar verdim hocam. Sizin gibi insanlara yardımcı olmak istiyorum. Özellikle benim gibilere…”

Dediği gibi yaptı. Hem kendisini daha iyi tanımak hem de insanlara yardımcı olup onların dünyalarına ışık tutmak için bu çocuk okumaz diyenlere nispet yaparcasına nereyi kazandı biliyor musunuz? Yormayın kendinizi kendi soruma cevap vereyim. Türkiye sıralamasında ilk 5000 öğrenci arasına girerek bu alandaki en iyi üniversitelere  Boğaziçi PDR, ODTÜ Psikolojiye gitmek yerine özel nedenlerle doğduğu, büyüdüğü şehre yani Tokat’a Gaziosmanpaşa Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümüne yerleşti. Ben para kazanmak istemiyorum ki hocam. Sizin gibi kendi memleketimde sakin bir hayat yaşamak istiyorum. Belki de sizin gibi kendi okulumda çalışırım hocam. Belli olmaz belki beraber çalışırız değil mi hocam?

Dersleri çok kötü,bundan adam olmaz diyenlere inat adam gibi adam olmaya karar verip  hayalleri için yaşayan, tek derdi sakin bir hayat ve insanlığa katkı sunmak olan bu alçak gönüllü Anadolu gencinin  hikayesi sizlere de tanıdık geldi değil mi?

Tıpkı sağır kaplumbağanın hikayesinde olduğu gibi muradına eren Murat’ın hikayesi gibi çevresindekilerin  söylediklerine aldırış etmeden, pes etmeden hedefine ulaşanlardan olmanızı dileğiyle..

08.10.2014
Savaş POLAT
Psikolojik Danışman ve Aile Danışmanı

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

3 thoughts on “Başaramazsın diyenlere inat yaşanmış bir hatıra

  1. Bende çok etkilendim. Aynı kafa karışıklığini bende yaşıyorum. En çok da kendimi tanımak istiyorum. İnsan tanımaya, dinlemeye, iyileştirmeye kendinden başlamalı bence. Yıllardır psikolog veya rehberlik öğretmenliği okumak istiyorum. İnsanları dinlemek bana iyi geliyor. Kafamın ağrımasınin aksine kafamdaki kötü şeyleri bu şekilde atabiliyorum. Kendimi daha dinç hissediyorum. Herşey gönlümüzce olsun.

    Reply
  2. Bu arkadaşımızın hikayesinde kendimi buldum..Bende duygularımı açık ifade edemiyorum…Ama hırsımdan dolayı çalışıyorum.Çalışıyorumki ülkeme bir nebze katkım olsun..Bu yazı beni daha çok teşvik etti..Teşekkürler..

    Reply
  3. Arkadaşımızın hikayesi gerçekten gurur verici. Hiç tanımadığım halde o arkadaşın başarısını sanki kendim yapmış gibi hissettim. Kaçıncı başarı hikayesi okuduğumu hatırlamıyorum. Ama bana göre içlerinde en sadesi en şeffaf olanı buydu bence. Önemli olan çalışkan veya tembel olmak değil. Bana göre önemli olan karakter sahibi olmak, ve bu arkadaş da karekteri gördüm. En etkilendiğim konuşması ise ” ben para kazanmak istemiyorum ki hocam ” deyip ODTÜ yerine memleketin de ki üniversiteyi seçmiş olması. Dikkat edelim arkadaşlar paraya önem vermeyen bir arkadaşımızın düşüncelerini iyi okuyun. Tabi ki para değerli günümüzde. Ama paranın karekterinizin karekterimizin önüne geçmesine izin vermeyelim.Harry Truman?ın şu sözüne kulak vermek lazım: ?Başarılı insanların hayat hikayelerini okuduğumda, ilk zaferi kendilerine karşı kazandıklarını gördüm.? Yapabiliriz , yapabilirsiniz , YAPABİLİRSİN ! …

    Reply

Yorumunuzu ve sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz