ana sayfa > İnsan İlişkileri, İnsanlar > Bağlanmayacaksın…!

Bağlanmayacaksın…! Yazdır

Seni seviyorum Eyy dünya…
Aslında sevmekle kalmayıp sana nasıl bağlıyım bilemezsin.

Bağlıyım ama senden zaman zaman nefret ettiğim anlarda oluyor.
Neden senden nefret ediyorum ya da neden sana ait olandan uzaklaşmak istiyorum bilemiyorum. Sanırım kafam karma karışık.

Med ve cezirler yaşıyorum…

İçimdeki yüksek Richterli depremlerin hasarını onarıp toplayamamışken, olur olmaz artçılarla sen den kalan son enkazlarımda yıkılıveriyor…

Ama şunu çok iyi biliyorum ki hiç bir şeye çok bağlanmayacaksın.
Bağlanmak bazen bir acı, bazen bir trajedi getiriyor bana. Neye bağlansam benim olduğunu düşünürken aslında bana ne kadar uzak olduğunu hissediyorum. Sonra bana mutsuzluk veriyor.

Sahiplenmeyeceksin ki bu dünyayı ve bu dünya ya ait olanları ayrılması ve bırakması o denli kolay olsun.

Ceketini omzuna alıp arkana bakmadan gidebilme cesaretini gösterebilmelisin. Yürekli ol, arkana bakmadan gittiğinde acılanma, ağlama…
Bir çocuk neşesiyle bırak ve öylece git.

Oysa hayır hayır bağlanmayacaksın.
Varsın senin olsun her şey… Sadece mutluluğu istiyorum. Onu kollarıma alıp bir bebek gibi sallamak istiyorum… Ama ona kayıtsız şartsız bağlanarak değil. Bir gün elimden kayabileceğinin hesabını yaparak… Ve böylelikle çok büyük hayal kırıklığı yaşamayacağım.
Yani her şeye hazırlıklı olacağım…

Tek alternatifimin senin olmadığını bileceğim. Mutlulukta olduğu gibi… Sonunda ona da bağlanmayacağım…

Sanırım bu dünyaya gerektiğinden çok bağlanıyoruz. Her şeyimiz, arabamız, evimiz, malımız, mülkümüz olsun istiyoruz.
Hatta bazen maddesel olanlarımıza o kadar önem veriyoruz ki, onlar bizim yaşamsalımız oluveriyor. Bir arabamız varsa 2 olmasını, ya da bir yerine 2 evimizin olmasını istiyoruz. Yani gözümüz kadar aslında gönlümüzde doymuyor. Sahiplenme ve bağlanma duygusu o kadar fazla ki… Egosantrizm(Bencillik) o kadar içlerimize işlemiş ki… Biz yerine ben diyoruz. Ben, Ben, Ben…

Nevzat ÖZER
Psikolojik Danışman
“21 YY da anne ve baba olmak isimli kitabın yazarı”
nevzatozer66@hotmail.com

Bu yazı 558 defa okundu



Bu yazıyı arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.... Paylaş




 Google Gruplar
Psikolojik Danışmanlar İçin; Aktuel PDR Grubuna Kayıt Olun. Rehberlik ve eğitim hizmetleri alanında çalışan meslektaşlarımız arasındaki mesleki bağ ve destek daha da güçlensin.
E-posta:




Konu ve Yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşmak istermisiniz?
  1. adıyaman üniv. ismail
    Cuma, 12 Mar 2010 zamanında 12:16 | #1

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 0

    evet hocam haklısınız. bir şeye bağlandık mı onu elde edemediğimizde çoğu zaman büyük sıkıntılar yaşıyoruz sanki onu mutlaka elde etmemiz gerekirmiş gibi sanki hayatın tek basamğı varmış gibi,unutmayalım arkadaşalar istediğini elde edenin artık o istediği şeye karşı sevinci mutluğu gider kaybolur evet unutmayın arkadaşlar hayat ulaşılmazlar olduğu sürece vardır.

  2. nevzat
    Perşembe, 11 Mar 2010 zamanında 08:59 | #2

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 0

    yorum için teşekkurler sağ ol,,,,

  3. melek57
    Çarşamba, 10 Mar 2010 zamanında 22:00 | #3

    Bu yoruma katılıyor musunuz? Thumb up 0

    her zaman mümkün olmuyor ama dünyanın güzelliklerinin bir aldatmaca olduğunu farketmek….hatta öyle düzenekler kurmuşlar ki en kaliteli cep telefonu bizim cebimizde değilse kendimizi adamdan saymıyoruz..utanıyoruz diğerlerinin arasında…kaleminize sağlık hocam

  1. şimdilik geri bağlantı yok
Kapat
Önemli!
Mutlaka sizinde yazacaklarınız vardır.
Bilgisayar Öğretmenliğine ( BÖTE ) gitmek istiyorum. İlk üç tercim ne olmalı?

Sınavsız geçişle 2. kez yerleşme mümkün mü?


Yazı ve makaleler için, yorum bölümünde(yazıların en altında) paylaşacağınız duygu ve düşünceleriniz hizmet kalitemizi olumlu yönde etkileyecektir.