
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aktuel Eğitim ve Rehberlik Portalı (PDR) &#187; Çelebi ÇAĞLAYAN</title>
	<atom:link href="http://www.aktuelegitim.com/author/celebi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aktuelegitim.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Eğitim ve Rehberlik Portalı</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Feb 2012 09:39:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Baltayı bilemek</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/baltayi-bilemek.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/baltayi-bilemek.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Jan 2012 21:57:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelebi ÇAĞLAYAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitici Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Baltayı bilemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2781</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Gereğinden çok çalışmanın karşılığını ileride bir gün alabilirsiniz. Ama dinlenmenin karşılığını hemen alırsınız.&#8221; Graffiti Bir... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/baltayi-bilemek.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Gereğinden çok çalışmanın karşılığını ileride bir gün alabilirsiniz.</strong><br />
<strong> Ama dinlenmenin karşılığını hemen alırsınız.&#8221;</strong><br />
Graffiti</p>
<p>Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş. Bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Akşamları da arkadaşından bir kaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş.  İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar.</p>
<p>Sonuç: İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş. Birinci adam öfkelenmiş: &#8220;Bu nasıl olabilir&#8221; Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken ise başladım,  senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu işin sırrı ne?&#8221;</p>
<p>İkinci adam yüzünde tebessümle yanıt vermiş: &#8221;</p>
<p>Ortada bir sır yok.. Sen durmaksızın çalışırken, ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok ağaç kesilir.</p>
<p style="text-align: center;"> *</p>
<p style="text-align: left;" align="center"><em>&#8220;Kendimizi geliştirmek, baltamızı bilemektir&#8221; Kendimize zaman ayırıp, yaşamımızı objektif bir bakışla gözden geçirmektir. Zayıf bulduğumuz alanlarımızı geliştirmek için çaba göstermektir. Bu, zihnimizin, ruhumuzun, karakterimizin güçlenmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur.</em></p>
<p><em>Bireysel ve iş yaşamımızda başarılı, mutlu ve doyumlu olmak istiyorsak, baltamızı bilemek için kendimize zaman ayırmalıyız.</em></p>
<p><em>Bazen herkesin yaptığı ama çoğunlukla öğrencilerin yaptığı en büyük hata; zamanında yapılması gerekenleri yapmamaktır. Ders çalışırken düzensiz ve plansız çalışırlar. Sınavlara ancak çok kısa bir süre kalınca çalışmaya başlarlar. Hem de bazen uykularından bile fedakârlık ederek sınavlara hazırlanırlar. Sınav sonrasında da &#8220;ben o kadar çalıştım, kaç gece uykusuz kaldım ama sonuçta yine zayıf aldım, bari hiç çalışmayayım.&#8221; düşüncesine kapılırlar.</em></p>
<p><em>İş hayatında da durum farklı değildir. Dinlenmeden, tatil yapmadan, sürekli çalışınca daha başarılı, daha zengin olunacağı düşüncesine kapılarak, hem iş stresini yaşıyorlar, hem de enerjileri azalıyor. </em></p>
<p><em>Düzenli ve planlı çalışın ve dinlenmeye, eğlenmeye de zaman ayırın.   </em></p>
<p><strong><em>Sevgili öğrenciler, Cumhuriyetimizin 100. yılına damga vuracak olan sizler, önce kendiniz sonra aileniz ve ülkemiz adına sorumluluklarınız vardır. Başarısızlığınız için birçok geçerli mazeretiniz olabilir. Unutmayın ki hiç kimse mazeret bulmada başarısız insan kadar yetenekli değildir. Mazeretler başarının önündeki en büyük engellerdir. Kurtuluş savaşında Türk Milletinin de haklı ve geçerli mazeretleri vardı ama hiç kimse mazeretlerin arkasına sığınmadı. Kurtuluş savaşı tüm mazeretlere rağmen kazanıldı. Sizler de kendi kurtuluş savaşınızda başarılı olmak için mazeretlerin arkasına gizlenmeyin. Hayatta mutlaka başarılar kadar başarısızlıklar da yaşayacaksınız. Başarısızlıkları bir son değil bir başlangıç olarak kabul edin. Başarısızlıklardan ve hatalardan ders alın. Her hatayı sizin yapma lüksünüz yok. Başkalarının hatalarından da ders almayı bilmelisiniz. Büyümek için acele etmeyin. Öğrenciliğin keyfini çıkartın ama hakkını da verin. Unutmayın ki bir gün maziye dönüp baktığınızda yaptıklarınızdan çok yapmadıklarınız için pişmanlık duyacaksınız. Keşke&#8217;lerinin az,  iyi ki&#8217;lerinin çok olduğu öğrencilik yılları yaşaman dileği ile&#8230;</em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Çelebi ÇAĞLAYAN Psikolojik Danışman/Yazar</p>
<p><em><strong>(Hayatınıza Yön Verecek 101 SÖZ 101 ÖYKÜ kitabının yazarı)</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/baltayi-bilemek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sınav Sistemi Daha Ne Kadar Değişecek?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/sinav-sistemi-daha-ne-kadar-degisecek.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/sinav-sistemi-daha-ne-kadar-degisecek.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Dec 2011 18:14:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelebi ÇAĞLAYAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[YGS - LYS]]></category>
		<category><![CDATA[YGS-LYS]]></category>
		<category><![CDATA[YGS-LYS İle İlgili En Çok Merak Edilenler]]></category>
		<category><![CDATA[sınav sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav Sistemi değiştimi]]></category>
		<category><![CDATA[ygs lys sınav sistemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2665</guid>
		<description><![CDATA[Öğrenci Seçme Sınavı yıllardır vardır.Yıllardır da bu sınav sistemi değişir.Her yıl sınavlara hazırlanan milyonlarca öğrenci... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/sinav-sistemi-daha-ne-kadar-degisecek.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öğrenci Seçme Sınavı yıllardır vardır.Yıllardır da bu sınav sistemi değişir.Her yıl sınavlara hazırlanan milyonlarca öğrenci de acaba bu yıl ne değişecek diye düşünür.Yaklaşık 13 yıldır ilk-orta dereceli okullarda Rehber Öğretmen olarak çalışıyorum.Her yıl öğrencilere yeni sınav sistemini anlatmak bir eğitimci olarak beni çok üzüyor. Bir yıl önce söylediklerim bir yıl sonrakini tutmuyor. Özellikle alan-ders seçiminde ciddi kaygılar yaşıyorum. Katsayılar, alan içi-dışı, bölümlerin puan türleri, soru sayıları, sınav sayıları sürekli değişiyor. Nasıl doğru bir yönlendirme yapmalıyız? Konusunda ciddi sıkıntı ve kaygı yaşatıyor.</p>
<p><strong>ÖSYM&#8217;nin sadece son 5 yılda yaptığı değişikliklerden bazıları:</strong><br />
- 2006 yılında sınav sistemi değişti (120+60 soru) tüm adaylar 120 soruyu çözecek sonra her aday alanı ile ilgili 60 soru daha çözecek vs..)<br />
- 2008 yılı Kasım ayı bazı programların puan türü değişti.<br />
- 2009 yılı fen testindeki derslerin soru sayıları eşitlendi<br />
- 2010 yılı sınav sistemi ve puanlama sistemi tümü ile değişti. (YGS+LYS)<br />
- 2010 yılı katsayılar arasındaki fark azaltıldı. (0,8-0,3 farkı 0,15-0,12 olarak değiştirildi)<br />
- 2011 yılı Mart ayı Meslek Liselerinin lisans programları değiştirildi. (MTOK bölümleri (YGS&#8217;den MF&#8217;YE geçti)<br />
- 2011 yılı Kasım ayı katsayılar kaldırıldı&#8230; (şimdilik) <em>Katsayıların kaldırılması konusunda sadece şunu söylemek isterim her değişikliğin mağdurları da olacaktır. Bu değişimin de en mağdurları bence Sözel alan öğrencileri olacaktır. Daha sonra da Türkçe Matematik alanı mezunları olacaktır. Nedenlerini ve nasıllarını başka bir yazımda paylaşmak isterim. Uygulama doğrudur ya da yanlıştır konusunda bir şey söylemek istemiyorum ama bu tür düzenlemeler o yılı kapsamamalı bence 2-3 yıl sonrasından başlamalı ve öğrenciler kararlarını bu doğrultuda vermelidirler. Son andaki değişiklikler de her zaman sıkıntı yaşanır.</em></p>
<p>Her sistemin eksiklikleri, yanlışlıkları olur. İki milyon kişinin girdiği bir sınavda herkesi memnun edemezsiniz. Ama bunun yolu sürekli sistemi değiştirmekle, içeriği değiştirmekle, müfredatı değiştirmekle olmaz.<br />
Her değişim aynı zamanda uyum sürecini de beraberinde getirir. Eğitim sistemindeki ya da sınav sitemindeki bu kadar hızlı değişime ayak uydurmak oldukça güç olmakla birlikte eğitim sürecinde yapılan değişikliklerin sonuçlarını görmek ve değerlendirmek uzun yıllar gerektirir. Eğitimde yapılan değişimlerin sonuçlarını hemen göremezsiniz. Bu nedenle bir sistem tam olarak uygulanmadan, sonuçlarını görmeden hemen başka bir sisteme geçilmesi eğitim sürecini çok olumsuz etkilemektedir. İstiyorum ki ÖSYM sisteminde eksiklikler, yanlışlıklar varsa iyice araştırılarak, değerlendirilerek her yıl değil de değiştirilmesi gerekiyorsa 10-15 yılda bir değişsin. Öğrenci sınava hazırlanırken acaba seneye değişir mi diye kafasında soru işaretleri olmasın. Zaten onbinlerce soru ile uğraşan gençlerimizi bir de bu belirsizlikle endişelendirmeyelim.</p>
<p>Hep söylemiyor muyuz; gençlerimiz geleceğimizdir&#8230; diye.<br />
Okul hayatındaki başarı her zaman hayat okulunda da başarıyı getirmez. Öğrencilerimizi sadece ve sadece sınavlara yönelik hazırlamak onları okul hayatında başarılı kılabilir ama hayat okulunda mutlu kılmaz.</p>
<p>Eğitimciler olarak öğrencilerimizi ve bizi ilgilendiren bu konularda üzerimizi düşen sorumluluğu almalıyız. Eğer yapılan değişiklikler bizi de ilgilendiriyorsa bizim de söz söylememiz gerekmez mi?</p>
<p>Tüm öğretmen arkadaşlarım adına soruyorum: daha ne kadar değişecek?</p>
<p>Çelebi ÇAĞLAYAN<br />
Psikolojik Danışman/Yazar<br />
(101 SÖZ 101 ÖYKÜ kitabının yazarı)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/sinav-sistemi-daha-ne-kadar-degisecek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arabaya Kim Binecek</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/arabaya-kim-binecek.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/arabaya-kim-binecek.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jul 2011 16:46:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelebi ÇAĞLAYAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deneme Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2123</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Düşünmek kolaydır, yaşamak zordur. Dünyada en güç olan şey ise düşünüleni yapmaktır.&#8221; Goethe Okullar tatil... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/arabaya-kim-binecek.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&#8220;Düşünmek kolaydır, yaşamak zordur. </strong></em><strong><em>Dünyada en güç olan şey ise düşünüleni yapmaktır.&#8221;</em><em> Goethe</em></strong></p>
<p><em>Okullar tatil oldu. Sınavlar bitti. Şimdi gözler tercihlere çevrildi. Bu dönemde adayların kafası herkes tarafından karıştırılmaya başlanır. Herkes bir şeyler söyler. Meslekler ve bölümler hakkında yorumlar yaparlar. Ama iş piyasası farklıdır. İşe girmek için sadece diploma yetmez. Farklı düşünebilme yeteneği de çok önemlidir. İşte size bir örnek.</em></p>
<p><em><strong>Arabaya Kim Binecek?</strong></em><strong></strong></p>
<p>İş verenlerin, işe alınacak işçileri elemek için çeşitli zeka testlerinden geçirdiklerini biliriz. İşte böyle bir kurumda çalışanlar düşünmüş ve bir soru hazırlamışlar.<br />
Soruyu en güzel cevaplayanın cevabı aşağıda. Ancak sizin yerinizde olsam cevabı  öğrenmeden önce kendimi denerdim.<br />
Soru şöyle:<br />
Akşam, yağmurlu bir havada arabanızla seyahat ediyorsunuz. Siz yağmurda ıslanmamanın tadını çıkarırken,  otobüs durağında bekleyen 3 kişi görüyorsunuz. Fakat arabanız iki kişilik küçük bir araba.<br />
Bu kişilerden biri, can çekişmekte olan ve acilen hastaneye yetiştirilmesi gereken yaşlı bir teyze, diğeri hayatınızı kurtaran arkadaşınız, diğeriyse hayatınızın kadını. Seçim sizin. Yaşlı teyzeyi götürmem en uygundur diye düşünüyor olabilirsiniz. Ancak hayatınızı kurtaran arkadaşınıza borcunuzu bu şekilde mi ödeyeceksiniz? Öte yandan hayatınızın kadınını bir daha bulamayabilirsiniz.</p>
<p>Yaklaşık 400 kişi arasından seçilen işçinin cevabı gerçekten güzel. Oldukça zeki olduğunu siz de kabul edeceksiniz. Cevabı: ?Arabanın anahtarlarını hayatımı kurtaran arkadaşıma verir ve yaşlı teyzeyi hastaneye yetiştirmesini rica ederim. Ve ben,  hayatımın kadınıyla otobüs beklerdim.?</p>
<p><em><strong>Unutmayın, sizin istediğiniz şeyleri başkaları da istiyor olabilir. Bu durumda sizin yapmanız gereken; diğer insanlardan farklı düşünebilmektir. Başarı için bu şarttır. </strong></em><strong><br />
<em>Özellikle iş görüşmelerinde kendinizi çok iyi ifade edebilmeli ve o işi isteyen diğer insanlar yerine neden işverenin sizi seçmesi gerektiğini düşünmesini sağlamalısınız</em></strong><em>.</em></p>
<p><em> Çelebi ÇAĞLAYAN</em></p>
<p><em>Psikolojik Danışman/Yazar</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/arabaya-kim-binecek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lys ve Sbs İçin Kendimi Nasıl Motive Edebilirim?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/lys-ve-sbs-icin-kendimi-nasil-motive-edebilirim.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/lys-ve-sbs-icin-kendimi-nasil-motive-edebilirim.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Apr 2011 14:04:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelebi ÇAĞLAYAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Kendimi Nasıl Motive Edebilirim]]></category>
		<category><![CDATA[lys motive etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[motive etmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1990</guid>
		<description><![CDATA[Motivasyon herhangi bir işi başarmamız için kendi içimizde yaşadığımız güdülenmedir. Yani bir şeyi başarmak için... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/lys-ve-sbs-icin-kendimi-nasil-motive-edebilirim.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Motivasyon herhangi bir işi başarmamız için kendi içimizde yaşadığımız güdülenmedir. Yani bir şeyi başarmak için bizi harekete geçiren ve bir şeyi yapmak istemeyi sağlayan, içten gelen güç motivasyondur.</p>
<p>Birisini bir şey yapmaya zorlaya bilirsiniz, ama o kişiyi bu şeyi yapmak istemeye kesinlikle zorlayamazsınız. Bu durum, atını suya götüren ama atı su içmek istemediği halde ona zorla su içirmeye çalışan adamın durumuna benzer.  İstemek için gereken arzu içten gelir. İhtiyaçtan gelir.</p>
<p>Yaşadığımız sosyal yaşamda elbette ki çeşitli başarılar kazanacağız veya aynı şekilde başarısızlıklarımız da olacaktır. Aslında kazanmak insanoğlunun doğasında olduğu gibi kaybetmekte yine insanoğlunun doğasında yer alır. O yüzden kendi ruh sağlığımız için elbette ki karşımıza çıkacak her duruma karşı hazırlıklı olmamızda fayda vardır.</p>
<p>Peki, bir insan kendi kendini motive edebilir mi? Şimdi bununla ilgili sizlere küçük ipuçları vermek istiyorum. Eğer belirtilen konularda kendinizi geliştirebilirseniz, okul hayatında da hayat okulunda da kendinizi motive etmeyi sizler de başaracaksınız.</p>
<p><strong><em>1- Güçlü ve zayıf yönlerinizi bilin,</em></strong></p>
<p>Güçlü ve zayıf yönlerinizi bilmek bu konuda hedeflerinizi ve isteklerinizi şekillendirmek önemlidir. Hayattan beklentileriniz nelerdir. Sizi neler hüzünlendirir, mutsuz eder, neler mutlu eder. Nasıl bir kişilik yapınız var. Sosyal ve aktif, dışa dönük birisi mi yoksa daha kapalı çekingen içe dönük birisi misiniz? Zayıf yönlerinizi geliştirmek, güçlü yönlerinizi daha da güçlendirmek için neler yapabileceğinizi araştırmanız, planlama yapmanız ve harekete geçmeniz okul hayatında ve hayat okulunda sizi başarıya götürecektir.<br />
<strong><em>2-  Bardağın dolu tarafını mı boş tarafını mı görüyorsunuz?<br />
</em></strong>Hayata güzel bakmak, şikâyet etmemek, her şeyin bir nedeni olduğunu düşünmek ve bizim başımıza gelen her şeyin sonucunun bizim için olumlu olduğunu kendinize bir düşünce biçimi olarak kabul ettirin. Eğer başınıza gelen her olaydan sonra umutsuzluğa kapılıyorsanız, çevrenize saldırıyorsanız, bir öfke durumu, intikam durumu içine giriyorsanız, ilk önce olur tarafından bakalım değil de bu olmaz kardeşim diye bakıyorsanız o zaman kendinize şöyle bir dönüp bakın. Bir olaya olumlu yaklaşmak mı güzel yoksa olumsuz yaklaşmak mı? Bir olaya sinirlenerek müdahale etmek mi yerinde olur, yoksa sakin olmak mı daha olumlu ve yapıcı.<br />
<strong><em>3- Bir hayat amacınız, hedefiniz var mı?<br />
</em></strong>Bir şirketin amacı para kazanmaktır. Bir sporcu şampiyon olmak ister. Otobüse bindiğiniz zaman bir yerden başka bir yere gidiyorsunuzdur. O otobüsün bile amacı sizi bulunduğunuz yerden başka bir noktaya götürmektir. Peki, sizin amacınız nedir? Bu dünyada niçin yaşıyorsunuz? Sizin ulaşmak istediğiniz amacınız ne? Size göre bu hayatın anlamı nedir?<br />
Eğer bir yaşam amacınız yoksa hayatta neden var olduğunuzu hala sorguluyorsanız, bir hedefiniz yoksa o zaman ebetteki sizi motive edecek, sizi sürükleyecek bir nedenden uzaksınızdır demektir.</p>
<p><strong><em>4- Mazeretlere takılmayın</em></strong></p>
<p>Hiç kimse mazeret bulmada başarısız insan kadar yetenekli olmaz. Başarısız insanları dinlediğinizde size bir sürü mazeretler sunacaktır.  Mesela Üniversite ve Liselere Giriş sınavında başarısız olan öğrencilerin en çok başvurduğu mazeretler:</p>
<p>Ailem beni anlamıyor,</p>
<p>Hayat kısa değmez bir sınava,</p>
<p>Bu SBS-YGS neden var sanki çok gereksiz,</p>
<p>Gençliğim en güzel yıllarında YGS ile uğraşamam,</p>
<p>Seneye şifre çözücü almayı düşünüyorum,</p>
<p>Tam ders çalışacağım gürültü oluyor,</p>
<p>Benim temelim zayıf, ilkokul öğretmenimi bir bulsam&#8230;</p>
<p>Sevgilimden ayrıldım, depresyondayım,</p>
<p>Sınavda önümdeki kıza bakmaktan sorulara bakamadım,</p>
<p>Baktım herkes kazanamazsın diyor, ben de onları hayal kırıklığına uğratmak istemedim.</p>
<p>Aslında ben kazanamayacağımı biliyordum, ama şansımı denedim.</p>
<p>Ben zaten acıların tiryakisi olmuşum.</p>
<p>Bu dünya adaletsiz. Batsın bu dünya.</p>
<p>Dünya delikanlı olsa yuvarlak olmazdı.</p>
<p>Benden geçmiş be hocam,</p>
<p>Bu devirde amcan, dayın olacak,</p>
<p>Okunmuş su diye sınav sabahı iki litre su içersen olacağı buydu.</p>
<p>Ailem dershaneye göndermiyor, özel ders aldırmıyor,</p>
<p>Önemli olan yarışmaktı&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu mazeretleri yüzlerce kez kullanan öğrenci ilk başlarda kendisi bile inanmazken zamanla herkesi inandırmaya çalışır. Sonra kendisi de bu mazeretlerin içinde kaybolur gider. Oysa başarılı olmuş insanların hayatını okuduğumuzda onlarında birçok sorunla karşılaştıklarını ancak onların bu mazeretlerin arkasına sığınmak yerine bunları aşarak başarılı olduklarını görüyoruz. Bu noktada düşünülmesi gereken en önemli söz: <em>Karanlığa kızma bir mumda sen yak.</em></p>
<p>Mazeretler değil, çözümler üretin. Neden yanlış yaptığınızı anlatmaya çalışmak için harcayacağınız enerji ve zamanı doğrusunu yapmaya harcayın, daha başarılı olursunuz. Birçok insan ayakkabım yok diye mutsuz olurken, ayakları olmayan nice insanlar hayatlarını çok mutlu bir şekilde sürdürmeye devam ediyorlar.</p>
<p>Mazeretleri görmezden gelmekte başarıyı getirmez. Burada asıl yapılması gereken şey tüm gücümüzü, mazeretlere harcamak yerine bunların çözümüne harcamakta da kullanmalıyız. Herkesin hayatında olumsuzluklar vardır, mazeretleri vardır ama unutulmasın ki SBS ve LYS&#8217;ye girerken mazeretlileri ayırmıyorlar. Cevap formunun üzerinde mazeretin çok varsa A, az varsa B, biraz varsa C, bazen var bazen yoksa D, mazeretim var asabiyim ben diyorsan E şıkını işaretle diye bir soru henüz sorulmadı. Sanırım bu yüzyılda da sorulmayacaktır. O zaman mazerete takılma yandan geç.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>5. Tuzaklara düşmeyin</em></strong></p>
<p>Sınavlar için en önemli aylar Mayıs ve Haziran aylarıdır. Bu ayları çok önemli yapan hem son aylar olması hem de mevsimsel değişikliklerin en çok hissedildiği aylar olmasıdır. Bu dönemde havaların ısınması, günlerin uzaması sonucu öğrencilerde motivasyon düşüklüğü, okula ve dershaneye devamsızlık, isteksiz ve bilinçsiz çalışma durumları ortaya çıkabilir.</p>
<p>Mevsimsel değişiklikler aynı zamanda bireylerde yorgunluk, halsizlik, güçsüzlük, enerji azlığı, iştahsızlık ya da aşırı iştah ve uykusuzluk meydana getirebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aman dikkat. 3000 metrelik maratonun son 100 metresi çok daha önemlidir. Eğer kalan 100 metreyi iyi değerlendiremezseniz 2900 m. boşa gidebilir. 100 metreyi iyi koşun seneye 3000 metreyi tekrar koşmaktan kurtulun.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Başarılar&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Çelebi ÇAĞLAYAN</p>
<p>Psikolojik Danışman</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/lys-ve-sbs-icin-kendimi-nasil-motive-edebilirim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Maçın 30 Dakikası Bitti, 60 Dakika Daha Var!</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/macin-30-dakikasi-bitti-60-dakika-daha-var.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/macin-30-dakikasi-bitti-60-dakika-daha-var.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Apr 2011 17:45:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelebi ÇAĞLAYAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[YGS - LYS]]></category>
		<category><![CDATA[lys hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[lys ye nasıl motive olurum]]></category>
		<category><![CDATA[lysye hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[önyargılar]]></category>
		<category><![CDATA[Önyargılardan kurutulmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1958</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Aynı camdan dışarı bakan iki kişiden birisi yerdeki çamuru, diğeri gökyüzündeki yıldızları görür.&#8221; Karamsarlık genel... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/macin-30-dakikasi-bitti-60-dakika-daha-var.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8220;Aynı camdan dışarı bakan iki kişiden birisi yerdeki çamuru, diğeri gökyüzündeki yıldızları görür.&#8221;</em></p>
<p>Karamsarlık genel itibari ile olumsuz bir yaşantıdır. Olayların hep kötü tarafından yaklaşırlar. Bazen işe de yarar. Mesela iyimserler uçağı buldular. Ama karamsarlık sayesinde paraşütü geliştirdiler. Aşırı karamsarlık zamanla seni depresyona götürebilir. Birçok fırsattan alı koyar.</p>
<p><strong><em>Yardım Etmek İster Misiniz?</em></strong></p>
<p>Dr. Paul Ruskin, öğrencilerine yaşlanmanın psikolojik belirtilerini öğretirken onlara şu yazıyı okur :</p>
<p>&#8221; Hasta ne konuşuyor, ne de söylenenleri anlıyor. Bazen saatlerce anlaşılmaz şeyler geveliyor. Zaman, yer ya da kişi kavramı yok. Yalnız, nasıl oluyorsa, kendi adı söylendiğinde tepki veriyor. Son altı aydır onun yanındayım, ne görünüşü için bir çaba sarf ediyor ne de bakım yapılırken yardımcı oluyor. Onu hep başkaları besliyor, yıkıyor ve giydiriyor. Dişleri yok ve yiyeceklerin püre halinde verilmesi gerekiyor. Gömleği salyalarından dolayı sürekli leke içinde. Yürümüyor. Uykusu sürekli düzensiz. Gece yarısı uyanıp çığlıklarıyla herkesi uyandırıyor. Çoğu zaman mutlu ve sevecen, fakat bazen ortada bir sebep yokken sinirleniyor. Birisi gelip onu yatıştırana kadar da feryat figan ediyor.&#8221;</p>
<p>Siz böyle birinin bakımını üstlenebilir misiniz?  Cevabınızı vermeden önce böyle bir hastanın nasıl birisi olabileceğini düşünün. Bu soruyu biraz düşünün eğer cevabınız hayır ise; neden yapamayacağınızı düşünmenizi istiyorum.</p>
<p>Bu olayı okuduktan sonra, Dr. Ruskin&#8217; de öğrencilerine böyle birinin bakımını üstlenmek isteyip istemediklerini sorar.</p>
<p>Öğrenciler bunu yapamayacaklarını  söylerler. Dr. Ruskin, kendisinin bunu büyük bir zevkle</p>
<p>yaptığını ve onların da ilerde mutlaka yapmak  zorunda kalacaklarını hatta mutlu olacaklarını  söyleyince öğrenciler  şaşırırlar. Daha sonra Dr. Ruskin hastanın fotoğrafını dolaştırmaya başlar. Fotoğraftaki doktorun  altı aylık kızıdır. Dr. Ruskin, Amerikan Tip Birliği Dergisindeki makalesinde, (günümüzde çok yaşandığı gibi ) önyargının ya da bir yanlış anlamanın insana nasıl tamamen farklı bir bakış açısı kazandıracağını anlatmaktadır.  Belki de hayatta yaşadığımız birçok şey bize önyargılarımız ve bakış acılarımız nedeniyle dayanılmaz ve zor gözükebilir. Önyargılarımız yüzünden nelerden vazgeçiyoruz. Ben bu durumu en çok öğrencilerin sınavlara hazırlanırken yaşadıklarını görüyorum. Daha sınava çok uzun bir çalışma zamanları ve imkânları varken sadece sınavla ilgili önyargılarından dolayı yarışa başlamadan çekiliyorlar. Oysa sınavlara hazırlanırsanız belki kazanamazsınız, ama hazırlanmazsanız asla kazanamazsınız. Maç sahada kazanılır. Tribünde ancak izlenir.</p>
<p>Sizlerde önyargılarınızdan ve karamsarlıktan kurtularak daha başarılı ve mutlu olabilirsiniz. Gerçek her zaman sizin düşündüğünüz kadar kötü ve zor olmayabiliyor.</p>
<p>Öğrencilerimiz için Üniversite Sınavlarının ilk basamağı olan YGS bitti. Şimdi ikinci basamak sınavı olan LYS&#8217;ler var. Üniversite sınavına yerleştirme yapılırken kullanılacak puanların %40&#8242;ı YGS yani 27 Mart&#8217;taki sınavdan, %60&#8242;ı ise LYS yani Hazirandaki sınavların sonuçlarından oluşacak.  Öğrencilerin ve velilerin unutmaması gereken nokta, üniversite hazırlık sınavları eğer bir futbol maçı olsaydı bu maçın ilk 30 dakikası YGS, sonraki 60 dakikası LYS olarak tanımlanabilir. Adayların öncelikle YGS sürecini unutmaları ve YGS puanlarını düşünmeden LYS&#8217;ye yoğunlaşması gerekiyor. <strong>Önyargılardan kurutulun</strong> ve kalan 60 dakikayı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışın. Bu nedenle 27 Mart&#8217;taki sınavın sonucu nasıl olursa olsun asıl belirleyici olan Haziran da yapılacak sınavlardır. Öğrencilerimiz bu dönemde ailelerin ilgi ve desteğine daha çok ihtiyaç duyacaklardır. Özellikle havaların da ısınması nedeni ile oluşabilecek rehavet, yorgunluk ve bıkkınlığın üzerine devamsızlık ve aile içi çatışmada eklenince başarısızlık kaçınılmaz olacaktır. Bu süreçte yapılacak en önemli şey devamsızlık yapmamaktır. Okulla olan bağı koparmamaktır. Şimdiden sınava girecek tüm öğrencilere başarılar dilerim.</p>
<p>Çelebi ÇAĞLAYAN</p>
<p>Psikolojik Danışman</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/macin-30-dakikasi-bitti-60-dakika-daha-var.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalemin suçu ne?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/kalemin-sucu-ne.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/kalemin-sucu-ne.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Dec 2010 14:42:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelebi ÇAĞLAYAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[KPSS]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmen Adayları]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[kpss]]></category>
		<category><![CDATA[ösym]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1628</guid>
		<description><![CDATA[ÖSYM tarafından yapılacak sınavlarda uyulması gereken kurallara ilişkin bir çok haber izlemiş ve okumuştum. Ancak... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/kalemin-sucu-ne.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ÖSYM tarafından yapılacak sınavlarda uyulması gereken kurallara ilişkin bir çok haber izlemiş ve okumuştum. Ancak yine de bu kadarının gerçek olacağını düşünememiştim. Birileri çıkıp çok değil daha geçen yıl deseydi ki &#8220;seneye yapılacak sınavlara kalemini, silgini, şekerini, mendilini götürmeyeceksin!&#8221; inanmazdım. Olur mu canım öyle şey derdim. Ama oldu. Bizzat gözlerimle gördüm.</p>
<p>28 Kasım 2010 tarihinde yapılan KPSS&#8217;ye giren adayların kalemleri, silgileri sınav salonuna alınmadı. Sınava girecek adaylara ÖSYM, Ramazan paketi gibi bir paket hazırlamış. Neler var pakette: 2 adet sınav kalemi (üzerinde öyle yazıyor), 1 adet silgi, 1 adet kalemtraş, 1 peçete ve 3 adet naneli şeker. Sınav paketi sınava giren öğrencilere hediye. İyi güzel&#8230; Peki, naneli değil de limonlu şeker ya da portakallı şeker seviyorsanız ne olacak? İlle de naneli. Yoksa yeme kardeşim. Bence ÖSYM bundan sonra sınava girecek adaylara sınav başvurusu yaparken &#8220;sınavda ne tür şeker istersiniz?&#8221; diye bir soruyu da sormalıdır. Benden söylemesi yarın bir gün birisi kalkar mahkemeye başvurur, ÖSYM uğraşır. &#8220;ben aslında limonlu şeker seviyorum, naneli şeker dokunuyor, bu nedenle sınava motive olamadım sınavım kötü geçti ve kazanamadım derse ne olacak? &#8221; Bir de peçete mevzusu var. Sınavda öğrencinin birisi fena halde nezle olmuş, ÖSYM?nin verdiği bir iki peçete daha ilk dakikalarda bitti. Bende de yok ki versem. Şimdi aday ne yapsın? İhtimalleri siz düşünün artık. Birileri hırsızlık yaptı tamam da mendilin suçu ne?</p>
<p>Öğrencilerin büyük bir çoğunluğu basmalı kurşun kalem kullanırken sınavda onlara tahta kurşun kalem vermek ne kadar adil? Belki yıllardır sakladığı uğurlu bir kalemi var. Sınava bu kalemle girecek olamaz mı? Olamaz. Neden? ya kalemden kopya çekerse?</p>
<p>Ülkemiz zaten bir sınav ülkesi. Gençlerimiz zaten onlarca sınava giriyor. Her sınav ayrı heyecan, ayrı stres. Şimdi bir de sınava girerken uygulanan olağanüstü güvenlik önlemleri ile adaylar iyice panikliyor. Nerden mi biliyorum? Sınava girenlerin yüzlerine bakın siz de görürsünüz.</p>
<p>ÖSYM lisans düzeyinde yapılan KPSS&#8217;de suyu da kendisi vermişti. Ama 28 Kasım&#8217;da yapılan sınavda bu uygulamadan vazgeçti. Sanırım biraz pahalı ve zahmetli oldu bu iş. Suyu aday kendisi getirdi. Tabi bir şartla. Gelen suların üzerinde etiket olamayacak. Neden reklâma girmesin diye değil tabi, şeffaf olsun diye. İçine verici yerleştirilmesin diye sanırım.</p>
<p>Çok ilginç manzaralar vardı anlatmakla bitmeyecek. Bakalım daha neler göreceğiz. Önümüzde YGS var. Şimdiden adaylara başarılar diliyorum. Onlara en önemli tavsiyem, deneme sınavlarına girerken basmalı değil tahta kurşun kalemlerle sınav olun. Buna kendinizi alıştırın.</p>
<p>Çelebi ÇAĞLAYAN Psikolojik Danışman/Yazar<br />
(&#8220;ÖSYM&#8217;nin Üniversiteli Olma Teklifine Var mısın Yok musun ve Ergenlikte 33 Sorun 33 Çözüm&#8221; kitaplarının yazarı)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/kalemin-sucu-ne.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her Şeyin Bedeli Var! Başarı için de Bedel Ödemelisin</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/her-seyin-bedeli-var-basari-icin-de-bedel-odemelisin%e2%80%a6.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/her-seyin-bedeli-var-basari-icin-de-bedel-odemelisin%e2%80%a6.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Nov 2010 19:09:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelebi ÇAĞLAYAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Verimli Ders Çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[pdr]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışman]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1573</guid>
		<description><![CDATA[Son pişmanlık neye yarar, her şeyin bedeli var&#8230; Sınavlara hazırlanmak sistemli ve planlı bir çalışmayı... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/her-seyin-bedeli-var-basari-icin-de-bedel-odemelisin%e2%80%a6.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son pişmanlık neye yarar, her şeyin bedeli var&#8230;<br />
Sınavlara hazırlanmak sistemli ve planlı bir çalışmayı gerektirir. Bu da sevdiğiniz birçok şeyden fedakârlık yapmanızı gerektirir. Eğer sevdiğin bir mesleği yapacağın üniversiteyi kazanmak istiyorsan sevdiğin bazı şeylerden vazgeçeceksin. Mesela saatlerce TV izlemekten, bilgisayar başında zaman geçirmekten, bütün lig maçlarını izlemekten ve daha birçok severek yaptığın şeyleri sınırlandırman gerekecek. Bir koltukta iki karpuz taşıyamazsın. Birisinden vazgeçeceksin.</p>
<p>Adamın birisi omzuna bir dövme yaptırmak ister. Bunun için bu işlerin uzmanı olan birisine gider. &#8221;Bana bir dövme yap, ama yaparken canım acımasın.&#8221; der. Dövmeyi yapacak kişi: &#8221;Tamam yapalım ne dövmesi istersin?  &#8220;adam gururla&#8221;kükremiş bir aslan dövmesi olsun.? Dövme yapan kişi işine başlar. Derken adam iğnenin acısı ile bağırarak: &#8220;Öldürdün beni, neresinden başladın&#8221; diye sorar. Usta ise &#8220;kuyruğundan başladım&#8221; der. Adam &#8220;Sen kuyruğu boş ver, bu kuyruğun acısı çok fena, bizim aslan da kuyruksuz olsun.&#8221; Bunun üzerine usta kuyruktan vazgeçerek aslanın başka bir yeri için dövmeye devam eder. Acıyı yeniden hisseden adam &#8220;usta bu yaptığın da neresi çok canım yandı&#8221; diye sorar. Usta: &#8221;burası da kulağı&#8221; diye cevaplar. Adam &#8220;sen işi kısa tut, kulağı da geç&#8221; Usta kulaktan da vazgeçer aslanın başka bir yerini dövmeye başlar. Adam yine feryat figan;&#8221;Çok canım yandı şimdi neresini yapıyorsun?&#8221; Usta; &#8220;Şimdi aslanın karnını yapmaya başladım. &#8220;Adam&#8221; Varsın karınsız olsun, acı arttı iğneyi az batır.&#8221;der. Usta bu duruma hem çok şaşırır, hem de çok kızar.</p>
<p>İğneyi bırakarak;&#8221;yapmıyorum sana dövme, nerede görülmüş kuyruksuz, başsız, gövdesiz bir aslan. Tanrı bile böyle bir aslan yaratmamıştır.&#8221;<br />
( Bu hikayenin son bölümünün farklı olduğu bir anlatımı daha vardır.<br />
Adam sürekli &#8220;İğneyi az batır, gövdesi de olmasın&#8221; diye söylenirken usta işini tamamlar. Adam ustadan bir ayna isteyerek omzundaki dövmeye bakmak ister. Aynaya bakınca bir de ne görsün! Aslandan çok fareye benzeyen bir hayvan vardır ortada. Adam kızarak: ?Usta bu ne hal?? diye sorar. Usta: &#8220;Senin tarifine göre aslan ancak böyle olur. Madem ki aslana dayanacak yüreğin yok, ne diye aslan dövmesi istersin&#8221; Sana yakışan ancak bir fare dövmesidir. )</p>
<p>Hiçbir başarı kolay elde edilmez. Hiçbir güzellik kendiliğinden gelmez. Çalışmadan, acı çekmeden başarıya ve mutluluğa ulaşamazsınız.<br />
Eğer istediğiniz aslan olmaksa, bedelini de ödemelisiniz. Çaba göstermeden elde ettiğiniz başarı kalıcı ve doyurucu olmaz. Zorluklara ve acılara katlanmadan aslan olamazsınız, bu durumda fare olmaya razı olacaksınız.<br />
Sefiller&#8217;in yazarı Ünlü Fransız romancı Victor Hugo (1802-1885) ortaya iyi bir ürün çıkarma konusunda o döneme göre büyük bir fedakârlık yapmıştır.</p>
<p>Fransız romancı, &#8220;Notre Dame de Paris&#8221; adlı eserini yazmaya başladığında bütün giyeceklerini bir sandığa koyarak yakın bir dostuna emanet eder. Dışarı çıkmadan, eserine yoğunlaşıp bir an önce tamamlamak için böyle bir yönteme başvuran Victor Hugo, sandığı verdiği dostunu da, kitabını bitirmeden getirmemesi için sıkı sıkıya uyarır. Ve Victor Hugo amacını gerçekleştirir. Ortaya günümüze kadar uzanan kalıcı bir eser çıkar.</p>
<p>Ya siz, amacınıza ulaşmak için nelerden fedakârlık ediyorsunuz. Sizlerin, elbiselerinizi değil ama Televizyonu, Cep Telefonunu, Bilgisayarı sınav sonrasına kadar sandığa kaldırmanız gerekmez mi? Sizi amacınıza daha da yaklaştırmaz mı? Seçim sizin&#8230;</p>
<p>Çelebi ÇAĞLAYAN<br />
Psikolojik Danışman/Yazar<br />
(&#8220;ÖSYM&#8217;nin Üniversiteli Olma Teklifine Var mısın Yok musun ve Ergenlikte 33 Sorun 33 Çözüm&#8221; kitaplarının yazarı)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/her-seyin-bedeli-var-basari-icin-de-bedel-odemelisin%e2%80%a6.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tekrar denemekten vazgeçme!</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/tekrar-denemekten-vazgecme.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/tekrar-denemekten-vazgecme.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2010 06:17:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelebi ÇAĞLAYAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Motivasyon ve Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1443</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Eğer yaşamında hiç başarısızlık yoksa yeterli kadar risk almamışsın demektir.&#8221; Üniversite sınavlarına hazırlanan öğrencilerin en... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/tekrar-denemekten-vazgecme.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8220;Eğer yaşamında hiç başarısızlık yoksa yeterli kadar risk almamışsın demektir.&#8221;</em></p>
<p>Üniversite sınavlarına hazırlanan öğrencilerin en önündeki en büyük engellerden birisi de başarısız olduklarından tekrar deneme cesaretini kaybetmeleridir. Özellikle başarısız olduğu derslerde ben nasıl olsa bu dersi başaramayacağım düşüncesinin zamanla davranışa dönüşmesidir. Bir iki denemeden sonra pes ediyorlar.<br />
Lise son sınıf öğrencileri Üniversiteyi ilk girişte kazanmak için kendilerini şartlandırıyorlar. Ancak gerekli çalışma ve gayreti göstermeden kazanacaklarını düşünmeleri ve sonucunda istedikleri puanı alamıyorlar. Ya yarıştan çekiliyorlar ya da sıradan bir üniversiteye hazırlık öğrencisi rolüne giriyorlar. Bir iki sene daha hazırlanıp vazgeçiyorlar. Psikolojide bu duruma öğrenilmiş çaresizlik denir. Yani yanlış bir genellemede bulunarak geleceklerini etkileyecek bir karar veriyorlar.<br />
Bilim adamları &#8220;Öğrenilmişlik Çaresizlik&#8221; konusunda balıklarla ilgili bir deney yapmışlar. Deneyin sonucunda haklı olduklarını görmüşlerdir.<br />
Bir köpek balığı ve küçük bir balık, arada camdan bir bölme olan şeffaf bir havuza konur. Köpek balığı, hemen cam bölmenin arkasında duran küçük balığı yemek için harekete geçer. Ancak defalarca denemesine rağmen her seferinde kafasını cam bölmeye çarpar ve geri döner. Bilim adamları yaklaşık bir gün sonra aradaki cam bölmeyi kaldırırlar. Ancak köpek balığı arada cam bölme olmamasına rağmen küçük balığı yemek için hamle yapmaz. Çünkü daha önce defalarca denemiş ve her seferinde cam bölmeye çarpmıştı. Bu nedenle benim bu balığı yemem mümkün değildir düşüncesi oluşmuştu. Oysa şartlar değişmişti ama geçmişteki başarısız deneyimleri nedeni ile denemekten vazgeçmişti.<br />
Bir deney ile konu yeterince anlaşılmadıysa, size başka bir araştırmadan daha bahsedeyim. Bu seferki kahramanlarımız pireler.</p>
<p><em><strong>Pireleşmiş İnsanlar</strong></em><strong><em><br />
</em></strong>Bir araştırmacı pireler üzerine bir araştırma yapar. Pireler normalde boylarına göre çok yükseklere sıçrayabilen hayvanlardır.  Araştırmacı pireleri bir kavanoza koyar ve kapağını kapatır. Kavanozun içindeki pireler başlar sıçramaya. Zıpladıkça kavanozun kapağına çarparlar. Birkaç gün bu olay devam eder. Daha sonra pireler kapağa çarpmamak için kapak seviyesinin daha altına sıçramaya başlarlar. Bir hafta sonra araştırmacı kavanozun kapağını açar. Hiçbir pire kavanozdan kaçmaz. Çünkü o pireler artık kapak seviyesinin altına kadar sıçramaya devam ederler.<br />
***<br />
İnsanlarda pireler gibi boylarından çok büyük işleri başarabilirler. Bu potansiyel tüm insanlarda vardır. Ama hepsini kullanamıyoruz. Çünkü ya bir kere denedik kapağa çarptık ya da denemeye bile gerek görmedik. Sanki üzerimizde bir kapak varmış gibi kendimizi engelliyoruz. İnsan beyni de belli sınırla içinde kalırsa gelişemez. İşte bu gelişmeyi engelleyen şey önyargılarımız ve korkularımızdır. Başarılı olmak istiyorsanız bütün kapakları açın ve sıçramaya başlayın.</p>
<p>Çelebi ÇAĞLAYAN<br />
Psikolojik Danışman/Yazar</p>
<p><strong>(&#8220;ÖSYM&#8217;nin Üniversiteli Olma Teklifine Var mısın Yok musun ve Ergenlikte 33 Sorun 33 Çözüm&#8221; </strong>Kitaplarının yazarı<strong>)</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/tekrar-denemekten-vazgecme.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sınav öncesi aşk-ı memnu!</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/sinav-oncesi-ask-i-memnu.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/sinav-oncesi-ask-i-memnu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 May 2010 19:55:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelebi ÇAĞLAYAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gençlik Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[ÖSS Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[YGS - LYS]]></category>
		<category><![CDATA[YGS-LYS İle İlgili En Çok Merak Edilenler]]></category>
		<category><![CDATA[lys]]></category>
		<category><![CDATA[Motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1304</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Aşk mücadelesi değil, mücadele aşkı içinde ol.&#8221; demiş ünlü yazarımız                                         Peyami SAFA. Sevmek, âşık olmak... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/sinav-oncesi-ask-i-memnu.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8220;Aşk mücadelesi değil, mücadele aşkı içinde ol.&#8221; demiş ünlü yazarımız                                         Peyami SAFA.</em></p>
<p>Sevmek, âşık olmak çok güzel duygulardır. Belki de insanı insan yapan duyguların başında gelir sevgi. Gençlik dönemi genellikle ilk aşkların yoğun yaşandığı bir dönemdir. Birisine aşık olursun ve sanırsın ki hayatta tek aşık olacağın kişi işte tam karşında duruyor. Artık ömür boyu başkasına aşık olamaz sanırsın kendini. Hele bir de karşılıklı ise bu aşk değme keyfine. Teneffüsleri iple çekersin. Gizli gizli cep telefonundan sevgi dolu mesajlar atarsın. Ailenden gizlemek için türlü türlü yalanlar bahaneler üretirsin. Onun yanındayken zaman akıp geçer. Ama bir de matematik dersin de isen bir ders sana bir gün gibi gelir.</p>
<p> Lisede okuduğum yıllarda arkadaşlarla beraber defalarca dinlediğimiz güzel bir şarkı vardı. Aklımda kaldığı kadarı ile nakarat kısmı şöyleydi:</p>
<p>Okulu asardım,</p>
<p>Dünyaya küserdim,</p>
<p>Dalıp da giderdim,</p>
<p>Gözlerinin içine&#8230;</p>
<p>Şimdi gel de bu şarkıyı dinle, sonra okula git, Fizik dersini dinle. Adalet mi bu?  Yazık değil mi bize?</p>
<p>Ama işte bizi biz yapan seçimlerimizdir. Eğer sen sürekli okulu asar, dünyaya küser, birilerinin gözlerinin içine dalıp da gidersen, LYS denizinde boğulursun.</p>
<p>Yanlış anlaşılmasın, sana hayata küs, kimseyi görme demiyorum. Ama şunu diyorum; YGS-LYS öncesi aşk tehlikeli bir oyundur. Bu oyun ilk başlarda çok eğlenceli olsa da zaman ilerledikçe zarar görmeye başlarsın. Aşık olduğun kişi de bu zarardan payına düşeni alır. Dershane ya da okul kantininde (hatta bazı öğrenciler tuvalette bile) cep telefonundan aşk şarkıları dinlemek sana başarı getirmez. Ertelemenin ne kadar yanlış olduğunu daha önceki konularda değinmiştim. Ama konu aşk olunca LYS&#8217;ye gireceğin yıl ara ver. Ya da mola ver. Sonra git kime istersen âşık ol.</p>
<p>Düşünün bir kere eğer Ferhat&#8217;ın döneminde girmesi gereken bir ÖSS olsaydı, acaba yine de o kadar zamanını dağları delmekle harcar mıydı? Diyelim ki bu Ferhat, yine de dağları delmeye çalışıyor. Babası bir sürü para vererek Ferhat&#8217;ı dershaneye gönderiyor. Ferhat dershaneye gitmek yerine alıyor eline kazmayı, küreği dağları delmeye gidiyor.</p>
<p><em>Sen Ferhat&#8217;ın babasının yerinde olsan ne yapardın?</em></p>
<ol>
<li>Psikologa götürürdüm</li>
<li>İnşaata gönderirdim</li>
<li>Cep telefonunu yasaklardım</li>
<li>DNA testi yaptırırdım (Hastanede karışmış olabilir)</li>
<li>Annesine işte senin oğlun derdim. J</li>
</ol>
<p>Öğrencilerimle bu konuyu konuşurken bana hemen şunu söylüyorlar. &#8220;Hocam bizim arkadaşlığımız diğerlerinin ki gibi reklam amaçlı değil. Biz  çok ciddi düşünüyoruz. Çok seviyeli bir arkadaşlığımız var. Geleceğe yönelik planlar kuruyoruz.&#8221; Hatta işi abartıp parmağına yüzükler takan, kendi aralarında kantinde nişan, söz yapanlar bile oluyor. Aradan bir süre geçince çiçek adlarını verdiği aşkını hayvan isimleri ile anmaya başlıyor. Kantinde en çok satılan ürün kâğıt mendiller oluyor.</p>
<p>Aslında bilmiyor ki lisede yaşanan bu aşkların saman alevi gibi olduğunu.</p>
<p>Çok başarılı olan, Üniversite sınavlarında derece yapabilecekken karşılıksız aşka düştüğü için ya da sınav arifesinde sevdiğinden ayrıldığı için okula, derslere küsen, &#8220;Üniversite okusam ne olur, okumasam ne olur!&#8221; Diye düşündüğü için yıllarını kaybeden birçok öğrencim oldu. Bazı şeylerin farkına vardılar ama bedeli biraz ağır oldu. Tecrübe en iyi öğretmenlerdir ama maliyeti çok pahalıdır&#8230;</p>
<p><em> Öğrenmenin maliyeti;  </em>Önceden öğrenenler indirimli fiyattan öğrenirler. Otoriteden öğrenenler özgürlük bedeli ile öğrenirler. Deneyerek öğrenenler etiket fiyatından öğrenirler. Yaşamdan öğrenenler gecikme zammı ile öğrenirler. Yaşamdan öğrenemeyenler boşa geçmiş hayatları ile öğrenirler.                           </p>
<p>LYS&#8217;ye girecek tüm öğrencilere başarılar dilerim&#8230;.</p>
<p>Çelebi ÇAĞLAYAN<br />
Psikolojik Danışman/Yazar</p>
<p><strong>(ÖSYM&#8217;nin Üniversiteli Olma Teklifine Var mısın Yok musun ve Ergenlikte 33 Sorun 33 Çözüm&#8230; </strong>Kitaplarının yazarı<strong>)</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/sinav-oncesi-ask-i-memnu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ergenlikte Beslenme Bozukluğu, Yemek Yememe, Diyet</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/ergenlikte-beslenme-bozuklugu-yemek-yememe-diyet.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/ergenlikte-beslenme-bozuklugu-yemek-yememe-diyet.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 22:16:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çelebi ÇAĞLAYAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenlik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[anoraksiya]]></category>
		<category><![CDATA[anoraksiya nervoza]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[blumiya nervoza]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[nevroz]]></category>
		<category><![CDATA[yemek yememe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=1214</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Ben manken olacağım!&#8221; Tuğba, 13 yaşında bir ilköğretim öğrencisidir. Televizyon izlemeye bayılıyor. En sevdiği programlar... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/ergenlikte-beslenme-bozuklugu-yemek-yememe-diyet.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Ben manken olacağım!&#8221;</strong></p>
<p>Tuğba, 13 yaşında bir ilköğretim öğrencisidir. Televizyon izlemeye bayılıyor. En sevdiği programlar da magazin programları. Hangi kanalda hangi gün magazin programları olduğunu biliyor. Özellikle mankenlerle ilgili yapılan haber ve görüntüler Tuğba&#8217;yı çok etkiliyordu. Büyüyünce çok ünlü bir manken olmak istiyordu. Nedeni de onların herkes tarafından beğenilmesi ve ilgi görmesiydi. Tuğba&#8217;ya göre bu hayalini gerçekleştirebilmesi için de diyet yapması gerekiyordu. Son bir iki yıldır oldukça kilo aldığını düşünüyordu. Bu hayaline kavuşmak için çok fedakârlık yapması gerektiğini düşünüyordu. Ama en büyük zevki de bol kalorili yiyeceklerden özellikle hamburger ve patates kızartması yemekti. Tuğba&#8217;ya göre bu bir çelişkiydi bir şeylerden vazgeçmesi gerekiyordu. Ya hayallerinden ya da zevklerinden. Annesinin yaptığı yemekleri pek yemezdi. Bu nedenle evde yemek saatlerinde genellikle sorun yaşanırdı. Tuğba ayna karşısında çok zaman geçirirdi. Son zamanlarda kilo ve boyunu ölçme alışkanlığı da başlamıştı. Acaba mankenlerin ideal boy ve kilosundan ne kadar farklıyım diye merak eder olmuştu. Manken olma hayali yüzünden sevdiği birçok yemekten uzak durmaya çalışıyordu, zamanla vücudun gelişmesi için gerekli gıdayı bile almamaya başlamıştı. Bu durum ailesinin de dikkatini çekmiş ve Tuğba&#8217;yı doktora götürmüşlerdi. Doktora göre, eğer gerekli önlemler alınmazsa Tuğba&#8217;nın anoraksıya (yemek yiyememe) hastalığına yakalanmaması içten bile değildi. Okul, aile ve doktor iş birliği ile Tuğba&#8217;ya destek olarak bu sorunu çözmesine yardım edilmesi gerekiyordu. </p>
<p><strong>Aileler neler yapabilir?</strong></p>
<p>Ergenlik döneminde erkeklere oranla kızlarda daha çok yeme bozuklukları görülebilir.</p>
<p>Ergenler, çevrenin de etkisiyle kendi vücutları konusunda yanlış yönlendirilmeleri sonucunda çok ciddi fiziksel ve ruhsal sorunlar yaşayabilirler.</p>
<p>Henüz sosyal ve fiziksel gelişimini tamamlamamış, gelişme döneminde olan ergenler kendi sorunlarının yanı sıra dışarıdan gelen etkenler karşısında bocalayarak ne yapacakları konusunda problemler yaşıyorlar. Ergenler, çevre tarafından kabul görmelerinde dış görünüşlerinin en önemli etken olduğunu düşünürler. Bu nedenle de, reklâmlarda, filmlerde, dergilerde gördükleri ya da akranları arasında popüler olduklarını düşündükleri modellere benzemeye çalışırlar.</p>
<p>Arkadaşlarının, ailesinin ya da özellikle televizyondaki magazin programlarının da etkisiyle vücuduna karşı olumsuz duygular besliyor, kendini beğenmiyor ve değiştirmek için diyet yapmaya başlıyor. Hatta bu diyetleri bazen çok abartarak aç kalma derecesine kadar götürebiliyorlar.</p>
<p>Ergenlerin ve ailenin bu durumda yapması gereken en önemli şey gerçekten kilo problemi olan ve zayıflaması faydalı olabilecek durumlar ile sırf özenti ve dış etkilerle aç kalmayı göze alarak yapılan sağlıksız diyetleri ayırt etmektir. Birinci sorun varsa yani ergen gerçekten yaşıtlarına göre kilolu ise bunun doktorlar tarafından yapılan sağlık incelemesi sonucuna göre uygun bir diyet programı ile yapılması konusunda yardım alınmalıdır. Eğer ikinci nedenden dolayı ortaya çıkmış bir problem varsa bu durum göz ardı edilmeden gerekli önlemler aileler tarafından alınmalıdır.</p>
<p>Diyet yapma uğruna düzensiz beslenen ve aç kalan ergenlerde, aşırı sinirlilik, dikkat dağınıklığı, enerji kaybı, öğrenmede isteksizlik, başarının düşmesi gibi zihinsel ve fizyolojik sorunlar görülür.</p>
<p>Bazı ergenler bu durumu daha fazla abartarak, diyetin yanı sıra ilaç kullanarak ya da yediklerini kusarak zayıflamaya çalışarak daha farklı sağlık sorunları yaşanmasına neden olabilirler.</p>
<p>Aileler çocuklarını yeme konusunda yardımcı olmak için öncelikle bir sağlık kuruluşundan yardım almaları konusunda yönlendirmelidir. Bu noktada bir diyetisyenden yardım alınmalı ve ayrıca ergene psikolojik yönden de destek sağlanmalıdır.  Yeme bozuklukları konusunda erken dönemde durumun fark edilmesi ve tedaviye başlanması da çok önemlidir. Öncelikle sorunun kaynağı tespit edilerek, ergenin beslenme alışkanlıklarındaki yanlışlıkların giderilmesi sağlanmalıdır. Aile ve okul bu sorunun çözümü noktasında karşılıklı fikir alışverişinde bulunarak çözüm noktasında ergene destek sağlamalıdır.</p>
<p>Zamanında müdahale edilmeyen yeme bozukluklarında çok ciddi sağlık sorunları nedeni ile hastaneye yatırılan ve uzun zaman tedavi olması gereken gençlerimizi korumanın tek yolu onların gelişimini takip etmek ve aile içi iletişimi kuvvetli tutmaktır.</p>
<p>Aşırı kilolu olup zayıflamak için aç kalan ergenlerin yanı sıra zayıf olduğunu düşündüğünden, bir an önce büyümek ve kilo almak için aşırı ve dengesiz beslenen ergenlerde olabilir. Bu konuda da aileler çocukları ile görüşerek kendilerine olan güvenlerini ve algılarının yükseltilmesi noktasında çocuğa destek olmalıdırlar. Gerekli olduğu durumlarda da bu noktada ergenin bir uzman yardımı alması sağlanmalıdır.</p>
<p>Çelebi ÇAĞLAYAN<br />
Psikolojik Danışman/Yazar</p>
<p><strong>(ÖSYM&#8217;nin Üniversiteli Olma Teklifine Var mısın Yok musun ve Ergenlikte 33 Sorun 33 Çözüm? </strong>Kitaplarının yazarı<strong>)</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/ergenlikte-beslenme-bozuklugu-yemek-yememe-diyet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

