<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aktuel Eğitim ve Rehberlik Portalı (PDR) &#187; Özkan Emiroğlu</title>
	<atom:link href="http://www.aktuelegitim.com/author/admin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aktuelegitim.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Eğitim ve Rehberlik Portalı</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 23:36:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Öğretmenlere alan sınavı</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/ogretmenlere-alan-sinavi.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/ogretmenlere-alan-sinavi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2012 23:35:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Atamalar-Tayinler]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MEB - Bakanlık]]></category>
		<category><![CDATA[alan sınavı]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen adayları alanından sınav]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2950</guid>
		<description><![CDATA[Bir gazetecinin ağustosta yapılacak öğretmen atamalarının şartlarına ilişkin sorusu üzerine Bakan Dinçer, öğretmen seçme süreçlerini... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/ogretmenlere-alan-sinavi.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir gazetecinin ağustosta yapılacak öğretmen atamalarının şartlarına ilişkin sorusu üzerine Bakan Dinçer, öğretmen seçme süreçlerini gözden geçirdiklerini söyledi. Seçme süreçlerinde uygulamayı planladıkları en belirgin sürecin öğretmenlere aynı zamanda alan sınavı da yapmayı içerdiğini anlatan Bakan Dinçer, şunları kaydetti: &#8221;Bunun için de hazırlık yapılıyor. Bunun ne zaman uygulamaya geçeceğine dair hususları zamanı gelince paylaşırız. Ağustos ayında alacağımız öğretmenlere de alan sınavı yapma kabiliyetimiz gözükmüyor zaten. Şu anda yapılan çalışmaların ağustosa kadar yetişme ihtimali zayıf. Bu süreci başlattık çalışıyoruz.&#8221;</p>
<p>MEB</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/ogretmenlere-alan-sinavi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anketimize katılır mısınız?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/anketimize-katilir-misiniz.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/anketimize-katilir-misiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2012 20:27:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2946</guid>
		<description><![CDATA[AktuelEğitim (AktuelPDR) olarak temamızı yeniledik. Tema konusunda aşağıdaki anketimize katılmanız, ayrıca yorumlar bölümünde bu konudaki... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/anketimize-katilir-misiniz.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AktuelEğitim (AktuelPDR) olarak temamızı yeniledik. Tema konusunda aşağıdaki anketimize katılmanız, ayrıca yorumlar bölümünde bu konudaki düşüncenizi yazmanız çalışmalarımızı şekillendirecektir. Desteğiniz için teşekkür ederiz.</p>
<p>(NOT: Lütfen önceki temamız ile kıyas ederek değerlendiriniz. <strong>Ayrıca yeni temada beğenmediğiniz konuyu da yazar mısınız?</strong>)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
Note: There is a poll embedded within this post, please visit the site to participate in this post's poll.
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/anketimize-katilir-misiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bakan Şahin, 8 bin sosyolog alacaklarını söyledi</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/bakan-sahin-8-bin-sosyolog-alacaklarini-soyledi.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/bakan-sahin-8-bin-sosyolog-alacaklarini-soyledi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2012 11:47:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Eğitimi ve Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[KPSS]]></category>
		<category><![CDATA[sosyolog alımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2944</guid>
		<description><![CDATA[Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, üzerinde çalıştıkları bir projenin hayata geçmesiyle birlikte toplam... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/bakan-sahin-8-bin-sosyolog-alacaklarini-soyledi.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, üzerinde çalıştıkları bir projenin hayata geçmesiyle birlikte toplam da 8 bin sosyolog alacaklarını söyledi.</p>
<p>Sosyoloji, iletişim ve sosyal bilimler mezunu olan, KPSS&#8217;den 60&#8242;ın üzerinde not alan kişilerin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesinde sosyolog olabileceğini belirten Bakan Fatma Şahin, adayların mülakata tabi tutulacağını ifade etti. Adaylar arasında iletişimi kuvvetli olan ve veri analizini iyi yapabilen 8 bin kişinin göreve alınacağını dile getiren Bakan Fatma Şahin, &#8220;Üzerinde çalıştığımız projeyi hayata geçirdiğimiz zaman toplamda 8 bin uzman alacağız. </p>
<p>Alacağımız uzmanları 8 bin kişi diye almayacağız. Pilot çalışma başlatıp analizlerimizi yapıyoruz. Sosyologların bizlere en çok sorduğu soru bizim durumumuz ne olacak. Sosyolog, iletişim ve sosyal bilimler mezunu kişilerin eğitim aldıktan sonra aileye giderek bize araştırma yapabilmeleri, oradaki verilere göre de hizmet götürebilmeleri gerekmektedir. Bu sistemi kurabilmemiz için sosyal bilimler mezunu arkadaşlarımızı bölüm ayırmadan almayı planlıyoruz. En kısa sürede sosyologlar ile birlikte süreci başlatacağız&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Bu projeyi başlatmadan önce 3 bin kişi alacağız&#8221; diyen Bakan Şahin sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;3 ay içinde alımlar ile ilgili süreci başlatacağız. Bunu bakanlığın internet sitesinden de yayınlayacağız. Çok da zorlaştırmak istemiyoruz. KPSS&#8217;den 60&#8242;ın üzerinde alan kişileri mülakata alacağız. Çünkü, bu iş iletişim ile alakalıdır. Sadece puanla olacak bir durum değildir. Bizim kendi uzmanlarımız da alınacak arkadaşları görmesi lazım. Mülakattan geçmeleri gerekiyor. O yüzden sosyolog arkadaşlar rahat olsunlar çalışmayı kısa süre içinde başlatacağız&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/bakan-sahin-8-bin-sosyolog-alacaklarini-soyledi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okul-Aile Birliği Yönetmeliği Değişti</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/okul-aile-birligi-yonetmeligi-degisti.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/okul-aile-birligi-yonetmeligi-degisti.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2012 11:39:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mevzuat (Eğitim - Öğretim -Memurluk)]]></category>
		<category><![CDATA[Okul-Aile Birliği Yönetmeliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2942</guid>
		<description><![CDATA[Okul bahçelerinin otopark olarak kullanılması uygulamasına da son verilecek. Bu kapsamda salon, açık alan ve... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/okul-aile-birligi-yonetmeligi-degisti.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Okul bahçelerinin otopark olarak kullanılması uygulamasına da son verilecek. Bu kapsamda salon, açık alan ve otopark olarak kiraya verilen yerlerin sözleşmeleri yenilenemeyecek.</p>
<p>Milli Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği, Resmi Gazete&#8217;nin bugünkü sayısında yayımlandı.</p>
<p>Yönetmeliğe göre; cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkum olanlar okul aile birliklerince kiraya verilen yerlerde istihdam edilemeyecek. Ayrıca, devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişi, milli savunmaya, devlet sırlarına karşı suçlar, casusluk, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, kaçakçılık suçlarından mahkum olanlar ihalelere katılamayacak.</p>
<p>Okul kantinleri sıkı denetimden geçecek. Sağlığa zararlı gıdaların bulundurulması veya satılmasının yetkili mercilerce tespiti; kiracının veya çalışanların genel ahlaka ve adaba aykırı davranışlarda bulunması; genel ahlaka ve adaba aykırı görsel ve yazılı yayınlar bulundurulması; eğitim ve öğretim ortamını olumsuz etkileyen davranışların tespiti halinde sözleşmeler feshedilecek.</p>
<p>Kantinlerde, alanlarında ustalık belgesi, iş yeri açma belgesi, kalfalık belgesi, mesleki ve teknik eğitim diploması ve kurs bitirme belgelerinden en az birine sahip, eğitim ve öğretim ortamına ve öğrenci psikolojisine uyum sağlayabilecek kişiler istihdam edilecek. İstihdam edilen kişilerden portör muayenesi, adli sicil ve benzeri evraklar istenecek.</p>
<p>Okul bahçelerinin otopark olarak kullanılması uygulamasına son verilecek. Bu kapsamda, salon, açık alan ve otopark olarak kiraya verilen yerlerin sözleşmeleri yenilenemeyecek.</p>
<p>Diğer yandan, birlikler, velileri hiçbir surette bağış yapmaya zorlayamayacak, okul, kayıt döneminde bağış ve yardım toplayamayacak. Bakanlık tarafından yürütülen proje ve yapılan protokoller kapsamında, okul ve kurumlarda yapılacak faaliyetlerden ücret talep edilemeyecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/okul-aile-birligi-yonetmeligi-degisti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En çok rehber öğretmene ihtiyaç var</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/en-cok-rehber-ogretmene-ihtiyac-var.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/en-cok-rehber-ogretmene-ihtiyac-var.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 15:27:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[PDR Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[ne kadar psikolojik danışmana ihtiyaç var]]></category>
		<category><![CDATA[Ne kadar rehber öğretmene ihtiyaç var]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışman ihtiyacı ne kadar]]></category>
		<category><![CDATA[rehber öğretmen ihtiyacı ne kadar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2936</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye genelinde farklı branşlarda toplam 126 bin 137 öğretmen açığı var. En çok ihtiyaç 19... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/en-cok-rehber-ogretmene-ihtiyac-var.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde farklı branşlarda toplam 126 bin 137 öğretmen açığı var. En çok ihtiyaç 19 bin 730 ile rehber öğretmende. En büyük öğretmen açığı ise 21 bin 213 öğretmen ile İstanbul, 6 bin 490 öğretmen ile Şanlıurfa&#8217;da bulunuyor.</p>
<p>Milli Eğitim Bakanı Dinçer, MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu&#8217;nun öğretmen açığıyla ilgili soru önergesini yanıtladı. Buna göre 2010-2011 KPSS sonucuna göre toplam 264 bin 277 potansiyel öğretmen adayı var. Öğretmen açığı ise 126 bin 137.</p>
<p><strong>EN ÇOK REHBER ÖĞRETMENE İHTİYAÇ VAR<br />
</strong><br />
127 bin öğretmen açığının branşlara göre dağılımına bakıldığında ilk üç sırada 19 bin 730 rehber öğretmen, 13 bin 122 okul öncesi öğretmen, 10 bin 966 beden eğitimi öğretmeni ihtiyacı var. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmen ihtiyacı 8 bin 882, İngilizce öğretmen ihtiyacı 8 bin 465, Teknoloji Tasarım Öğretmeni ihtiyacı 8 bin 383, Zihinsel Engelliler Sınıfı Öğretmeni 7 bin 129, Sınıf Öğretmenliği 6 bin 726, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni ihtiyacı 6 bin 195, müzik öğretmeni ihtiyacı da 6 bin 19.</p>
<p><strong>FİZİKTE ÖĞRETMEN FAZLASI<br />
</strong><br />
Bakan Dinçer&#8217;in verdiği bilgiye göre Japonca, Müzik (Klarnet), Sağlık, Teskstil, Matbaa, Müzik (Türk ve Batı Müziği Koro), İnşaat Terk/Yapı Tasarımı, Makine Tek/Makine Model, Makine Tek/Makine Ressamlığı, Motorlu Araçlar Teknooljisi, Makine Tek/Makine ve Kalıp, Metalurji Tek/Döküm, Fransızca, Metal Teknooljisi, Kimya/Kimya Teknooljisi, Konaklama ve Seyahat Hizmetleri, Biyoloji ve Fizik branşlarında ise öğretmen fazlalılığı var.</p>
<p><strong>EN BÜYÜK AÇIK İSTANBUL VE ŞANLIURFA&#8217;DA<br />
</strong><br />
Bakan Dinçer öğretmen açığının illere göre dağılımını da verdi. Buna göre en büyük öğretmen açığı 21 bin 161 öğretmen ile İstanbul&#8217;da bulunuyor. Şanlıurfa&#8217;da öğretmen açığı 6 bin 490, Bursa&#8217;da öğretmen açığı 3 bin 899, Gaziantep&#8217;te öğretmen açığı 3 bin 828, İzmir&#8217;de öğretmen açığı 3 bin 615, Konya&#8217;da öğretmen açığı 3 bin 605, Hatay&#8217;da öğretmen açığı 3 bin 592, Kocaeli&#8217;nde öğretmen açığı 3 bin 407, Adana&#8217;da öğretmen açığı 3 bin 292, Ankara&#8217;da öğretmen açığı 2 bin 653 olarak gösteriliyor.</p>
<p>Bakan Dinçer öğretmen açığının kadrolu öğretmenlerle karşılanamadığı durumlarla ilgili mevzuat çerçevesinde öncelikle kendi alanından, daha sonra da başka meslek gruplarından öğretmen görevlendirilmesi yapıldığını söyledi. Dinçer, Bütçe Kanunu gereğince Bakanlığa tahsis edilen kadrolar nispetinde atama yapıldığından farklı meslek gruplarından atama yapılmadığını açıkladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/en-cok-rehber-ogretmene-ihtiyac-var.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Depresyon, çocuğu yalnızlaştırıyor</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/depresyon-cocugu-yalnizlastiriyor.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/depresyon-cocugu-yalnizlastiriyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 15:11:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2933</guid>
		<description><![CDATA[Depresyon, çocuğun uzun vadede arkadaşlık kurmasını ve mevcut arkadaşlıklarını korumasını zorlaştırıyor. Psikoloji dergisi Child Development&#8217;de sonuçları... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/depresyon-cocugu-yalnizlastiriyor.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Depresyon, çocuğun uzun vadede arkadaşlık kurmasını ve mevcut arkadaşlıklarını korumasını zorlaştırıyor.</p>
<p>Psikoloji dergisi Child Development&#8217;de sonuçları yayımlanan bir araştırmaya göre, depresyona, sosyal iletişimdeki problemler neden olmuyor, aksine depresyon nedeniyle insanların sosyaliletişimi zayıflıyor.</p>
<p>Amerikalı bilim adamlarının 4. sınıf öğrencileri arasında yaptığı ve üç yıl süren araştırmada, depresyon belirtileri gösteren çocuklarlaçevresindekilerin daha fazla alay ettiği, bir süre sonra da o çocuğun giderek daha az sevildiği ortaya çıktı.</p>
<p>Depresif çocukların bu yaklaşım nedeniyle ya kendisini tamamen geri çekerek temastan kaçındığını ya da alaya alındığı ortamda kalmaya çalıştığını belirten uzmanlar, her iki durumun da çocuğun uzun vadede yaşıtlarıyla sağlıklı bir ilişki kurmasını engellediğini kaydetti.</p>
<p>Uzmanlar, özellikle, yaşıtlarıyla ilişkilere çok önem veren ön ergenlik çağındaki çocukların gelişimi açısından bu durumun tehlike oluşturabileceğini ifade etti.</p>
<p><a href="http://www.ntvmsnbc.com/" target="_blank">http://www.ntvmsnbc.com/</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/depresyon-cocugu-yalnizlastiriyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AktuelEğitim Yeni Durumu Hakkında</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/aktuelegitim-yeni-durumu-hakkinda.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/aktuelegitim-yeni-durumu-hakkinda.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 22:38:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2925</guid>
		<description><![CDATA[AktuelEğitim yeni temasıyla sizlere hizmet vermek için çalışmalarına devam ediyor. Bu süreç içerisinde bazı aksaklıklar... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/aktuelegitim-yeni-durumu-hakkinda.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AktuelEğitim yeni temasıyla sizlere hizmet vermek için çalışmalarına devam ediyor. Bu süreç içerisinde bazı aksaklıklar ve eksiklikler olacaktır. Bunlar en kısa zamanda giderilmeye çalışılacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/aktuelegitim-yeni-durumu-hakkinda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğitimde FATİH Projesi Başladı</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/egitimde-fatih-projesi-basladi.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/egitimde-fatih-projesi-basladi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 21:34:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji -Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitimde FATİH Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[fatih projesi]]></category>
		<category><![CDATA[fatih projesi nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2919</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan, &#8221;FATİH Projesi&#8221;nin okullarda uygulamaya geçmesi nedeniyle Sabahattin Zaim Anadolu Öğretmen... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/egitimde-fatih-projesi-basladi.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan, &#8221;FATİH Projesi&#8221;nin okullarda uygulamaya geçmesi nedeniyle Sabahattin Zaim Anadolu Öğretmen Lisesi&#8217;nde düzenlenen törene katıldı. Törende Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer Dinçer ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Binali Yıldırım da hazır bulundu.</p>
<p>Başbakan Erdoğan törende yaptığı konuşmada, Fatih Projesi&#8217;nin okullarda uygulamaya geçmesi dolayısıyla düzenlenen törene katıldı. Bugün milli eğitim sisteminde bir dönüm noktasını, tarihi bir açılışı ve büyük bir heyecanı hep birlikte yaşadıklarını belirten Başbakan Erdoğan, fırsatları artırma ve teknolojiyi iyileştirme hareketi projesi olan FATİH Projesi&#8217;nin, bugün Sabahattin Zaim Anadolu Öğretmen Lisesinden start aldığını ifade etti.<br />
<strong>&#8221;Tarihi bir an yaşıyoruz&#8221;</strong></p>
<p>Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: &#8221;Bugün, burada, milli eğitim adına gerçekten tarihi bir anı yaşıyoruz. Fatih Projesi ile eğitim ve öğretimin metodunu ve çehresini köklü bir şekilde değiştiriyor, modernleştiriyor, yaşadığımız çağın gereklerini ve imkanlarını artık sınıflara taşıyoruz. Fatih Projesi ile eğitimin anlamı değişiyor. FATİH Projesi ile okulun, sınıfın, kara tahtanın, öğretmenin ve öğrencinin işlevleri, eğitimdeki konumları çok köklü şekilde değişiyor. Bugün, burada, sadece Türk milli eğitim sisteminde değil, küresel ölçekte yeni bir dönemi başlatıyor, bir çığır açıyoruz. Zira şu anda tüm dünyanın gözleri Türkiye&#8217;mizin üzerinde. Şu anda dünyanın birçok ülkesi, Fatih Projesi&#8217;ni çok yakından takip ediyor. Türkiye&#8217;de bugün başlatılan Fatih Projesi dünyada örnek olarak gösteriliyor, örnek alınıyor. Şunu hiç abartmadan ifade etmek istiyorum: Fatih Sultan Mehmet, İstanbul&#8217;u fethederek, karanlık bir çağa, Orta Çağ&#8217;a son vermiş, Yeni Çağ&#8217;ı, yeni bir çağı başlatmıştı. İşte biz de bugün Fatih Projesi ile sadece eğitim sisteminde değil, eğitimin etkilediği her alanda bir çağı kapatıyor, yeni bir çağı, bilgi çağını, bilgi teknolojileri çağını hep birlikte buradan açıyoruz.&#8221;<br />
&#8221;K<strong>ara tahta kavramını artık tarihin tozlu raflarına kaldırıyoruz&#8221;</strong></p>
<p>Böyle tarihi bir ana ve böyle unutulmaz bir açılışa şahitlik yapmanın heyecanını taşıdığını dile getiren Başbakan Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak, böyle bir projeyi vücuda getirmenin ve Türkiye&#8217;yi böyle bir projeyle tanıştırmanın haklı gururunu yaşadığını söyledi. Bu projenin her aşamasında görev alanları yürekten kutlayan Başbakan Erdoğan, Milli Eğitim Bakanlığı ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığını projede yer alan ve projeye katkı sağlayan tüm kurum ve kuruluşlar ile kamu ve özel sektörü kutladı ve teşekkür etti.<br />
<strong>&#8221;Bugün, 17 ilimizde, 52 okulumuzda FATİH Projesi start alıyor&#8221;</strong></p>
<p>Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: &#8221;Bugün, 17 ilimizde, 52 okulumuzda FATİH Projesi start alıyor. İnşallah, bu yılın Eylül ayına kadar 3 bin 657 orta öğretim kurumunda, yani Türkiye genelindeki liselerin yarısında Fatih Projesi&#8217;nin kurulumu tamamlanmış olacak. 4 yıl içinde de ülkemiz genelindeki yaklaşık 42 bin okulda, 570 bin sınıfta FATİH Projesi hayata geçecek. 570 bin sınıfla birlikte, kütüphanelerde, laboratuvarlarda, öğretmen odalarında da akıllı tahtaları kuracak, 620 bin akıllı tahtayı okullarımıza, sınıflarımıza, öğrencilerimize kazandırmış olacağız.</p>
<p>Fatih Projesi sadece akıllı tahtadan ibaret değil. Bu projeyle, artık okullara değil, tek tek sınıflara, yüksek hızlı internet bağlantısı gerçekleştiriyoruz. Her okula, 1 tane çok fonksiyonlu yazıcı, 1 tane de doküman kamera kazandırıyoruz. Bizim sevgili öğrencilerimize bir sözümüz vardı. Her öğrenciye bir tablet bilgisayar dağıtacağımızın sözünü vermiştik. İşte bugün, bu sözümüzün de arkasında duruyor, buradan ilk tablet bilgisayarları da dağıtmaya başlıyoruz. Sabahattin Zaim Anadolu Öğretmen Lisemize ilk 200 tablet bilgisayarı bugün vereceğiz. Yine burayla aynı anda, Türkiye genelinde, ilk etapta pilot uygulama olarak, 12 bin 800 adet tablet bilgisayarı da öğrencilerimize teslim ediyoruz. Allah&#8217;ın izniyle, şu andan itibaren kara tahta kavramını artık tarihin tozlu raflarına kaldırıyoruz. Kara tahta, tebeşir, tebeşir tozu zaten tarih olmuştu. Bugünden itibaren, diğer yazı tahtası türlerini de artık ikinci plana çekiyoruz. Öğretmenlerimizin adeta bir çilesi olan, sağlıklarını dahi etkileyen tebeşir ve tebeşir tozu, artık bir nostaljiden öteye geçemeyecek.&#8217;</p>
<p>Başbakan Erdoğan, öğrencilerin, elinde tablet bilgisayarı, bilgisayarın içindeki kitapları, sınıfında kablosuz interneti, karşısında en son teknoloji tahta ve içerikle, en modern şekilde eğitimlerini sürdüreceklerini ifade etti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8221;Eğitimde, çağ atlatacak, bir proje&#8221;</strong></p>
<p>Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Fatih Projesi&#8217;nin başlamasıyla eğitim ve öğretimde, yeni bir çağa geçildiğini belirterek, &#8221;Bugünden itibaren bilgi dünyasına yepyeni bir yolculuk başlıyor&#8221; dedi.</p>
<p>Bakan Dinçer, Fatih Projesi&#8217;nin başlaması dolayısıyla Sabahattin Zaim Anadolu Öğretmen Lisesinde düzenlenen törende yaptığı konuşmada, öğrencilerin yeniden başlayan eğitim öğretim döneminden dolayı heyecan duyduğunu belirtti. Öğrencilerin asıl heyecanı ise Fatih Projesi&#8217;nin başlaması dolayısıyla duyduğunu ifade eden Bakan Dinçer, projeyi &#8221;Eğitimde, çağ atlatacak, bir proje&#8221; olarak nitelendirdi. Proje kapsamında, sınıflara kurulan etkileşimli tahtalardan, öğrencilere verilecek tablet bilgisayar dağıtımı aşamalarına kadar çok büyük bir emeğin olduğunu dile getiren Bakan Dinçer, projenin başlangıcından itibaren emeği geçenlere teşekkür etti.</p>
<p>Bakan Dinçer, &#8221;Sayın Başbakanımızın, çocuklarımızın ihtiyaçlarını ve beklentilerini her türlü değerin üzerinde gören yüreklendirici ve destekleyici tutumu olmasaydı, bu proje ortaya çıkmazdı&#8221; dedi. Bilgi teknolojilerinin, yaklaşık 9-10 yıldır eğitimde kullanıldığını bildiren Bakan Dinçer, bu sürede 8 derslik ve üzeri tüm okullarda 29 bin 428 bilişim teknolojisi sınıfı kurulduğunu, tüm okullara 896 bin 521 bilgisayar gönderildiğini söyledi. ADSL kurulumu olan okul oranının ortaöğretimde yüzde 100&#8242;e, ilköğretimde ise yüzde 98&#8242;e çıkarıldığını vurgulayan Bakan Dinçer, bunun öğrencilerin merak etme, geniş bir ufuk kazanma, öğrenme gibi birçok özelliklerin üzerinde etkili olduğunu belirtti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8221;Eğitimde yeni safha&#8221;</strong></p>
<p>Eğitimde yeni bir safhaya girildiğine dikkati çeken Bakan Dinçer, &#8221;Bugünden itibaren bilgi dünyasına yepyeni bir yolculuk başlıyor&#8221; dedi. Projenin yurt geneline yayılmasıyla Türkiye&#8217;nin bilgi toplumuna dönüşmesinde büyük katkı sağlanacağını ifade eden Bakan Dinçer, bilgi toplumlarının sadece teknolojiyi çok iyi kullanan insanlardan değil, demokratik ve insani değerleri özümseyen insanlardan da oluştuğunu söyledi. Bakan Dinçer, şunları kaydetti: &#8221;Hata yaptığında özür dilemek, karşısındakine &#8216;haklısın&#8217; demek, teşekkür etmek, incelik ve nezaketle davranmak, birbirine saygı duymak, hoşgörülü olmak gibi değerler insanı insan kılar. İlk bakışta, basit gibi gözükse de sonuçları bakımından önemli olan bu değerleri öğrencilere kazandırmak için öğretmenlerimizin gösterdiği çaba, eğitim ve öğrenimin temelini oluşturuyor.&#8221;</p>
<p>Eğitimin artık geleneksel okul anlayışında olduğu gibi dört duvar arasında, durağan ve toplumdan kopuk olmadığını belirten Bakan Dinçer, şunları söyledi: &#8221;Aksine toplumla iç içe, toplumla bütünleşmiş olarak değişim ve gelişime açık dinamik bir süreç olma durumundadır. Daha önce başladığımız, &#8216;Okullar Hayat Olsun&#8217; projesi ile Fatih Projesi, bizlere bu süreci yönetmemizin ve geliştirmemizin imkanlarını sunuyor. Bu imkanları sizlerin bilgi ve iletişim teknolojilerini aktif olarak kullanılabilen bilgi çağı becerilerini kazanmış, yenilikçi, girişimci bireyler olarak yetişmeniz için seferber ediyoruz. 52 okulumuzda başlattığımız proje ile 17 ilimize öğrencilerimiz, akıllı tahta ile tablet bilgisayarlarla ve z-kitap ile buluşuyor. Fatih Projesi, donanım ve yazılımdan, eğitsel e-içeriğe, öğretmen kılavuzu kitaplarından, hizmet içi eğitime ve her şeyden önemlisi güvenli internet kullanımı bileşenlerinden oluşuyor.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8221;Sağlanan imkanlar sürekli geliştirilecek&#8221;</strong></p>
<p>Proje kapsamında, hazırlanan etkileşimli tahtaların Türkiye&#8217;ye özgü olduğuna dikkati çeken Bakan Dinçer, &#8221;Bu tahtalarla tüm dünyanın kullandığı teknolojilerin bir adım önüne geçiyoruz&#8221; diye konuştu. Öğretmenlere ve öğrencilere, proje kapsamında dağıtılacak tablet bilgisayarlarda, z-kitap içeriklerinin de bulanacağını bildiren Bakan Dinçer, bundan sonraki süreçte sağlanan bu imkanların sürekli olarak geliştirileceğini anlattı.</p>
<p>Bakan Dinçer, şöyle devam etti: &#8221;Bu eğitim öğretim yılının ikinci yarısı, sadece bir deneme ve değerlendirme dönemi değil, bir milat olarak da ülkemizin eğitim tarihinde yerini alacaktır. Fatih Projesi, ülke genelinde yaygınlaştırıldığı zaman ise bunun sadece eğitimde değil, hayatın her alanında, her sektöründe ortaya çıkaracağı değişime ve yansımalara tanıklık edeceğiz. Bugün artık bilgili insan olmanın, okur yazarlığın tanımı bile bilgisayar üzerinden yapılıyor hale geldi. Hayat boyu öğrenmenin en önemli araçlarından olan bilgisayar okur yazarlığı ise kendini sürekli olarak geliştirmeyi gerektiriyor. Bilim teknolojilerinin, öğrencilerimize bir kapı araladığı, fırsat sunduğu düşünülmelidir. Bu teknolojileri onların nasıl kullanacağı, bunlar vasıtasıyla onların ne yapacağı önemlidir. Önemli olan bu teknolojilerin bizzat kendisi değil, öğrencilerimizdir. Eğer bu araçları amaçlarımız doğrultusunda, doğru ve etkin kullanabilirsek, bizlere önemli katkılar sağlayacaktır. Bugün teknolojik ilerlemelerden en etkili şekilde yararlanan toplumlar, uygarlık yarışında en ön saflarda yer alıyor. Bilgisini sürekli yenileyenler ve sahip olduğu bilgiyi bu yönde kullananlar, dünya üzerinde kalıcı etkiler bırakabiliyor.&#8221;</p>
<p>Bakan Dinçer, öğrencilerden meraklarını, öğrenme arzularını ve yapabileceklerine yönelik inançlarını sürekli ayakta tutmalarını isteyerek, ileri teknoloji sayesinde, öğrencilerin öğrenim süreçlerinin çok daha zevkli hale geleceğini belirtti. Bakan Dinçer, ülkenin kaynaklarını öğrenciler için seferber ettiklerini de vurgulayarak, öğrencilerin başarılarına yönelik büyük umutlarının olduğunu, bu sayede geleceğe umutla baktıklarını kaydetti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8221;Bilgi Çağının Kapısını Aralayan Bir Proje&#8221;</strong></p>
<p>Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Fatih Projesi&#8217;nin, gerek öğrenci gerek sınıf sayısı, bedeli ve tüm içeriği açısından dünyada bir ilk olduğunu belirterek, &#8221;İlklerin yaşandığı ülkemizde bu projenin hayata geçiyor olması gençliğimiz açısından, ülkemizin geleceği açısından takdire şayan bir gelişmedir&#8221; dedi.</p>
<p>Bakan Yıldırım, törende yaptığı konuşmada, bugünün eğitim dünyası ve milli eğitim için çok önemli olduğunu söyledi. 22 Kasım 2010&#8242;da Milli Eğitim Bakanlığının protokolünü imzaladığı Fatih Projesi&#8217;nin bugün hayata geçmeye başlayacağını ifade eden Yıldırım, projenin eğitim camiası ve öğrencilere hayırlı uğurlu olması temennisinde bulundu. Projenin gerek öğrenci gerek sınıf sayısı, bedeli ve tüm içeriği açısından dünyada bir ilk olduğunu belirten Yıldırım, &#8221;İlklerin yaşandığı ülkemizde bu projenin hayata geçiyor olması gençliğimiz açısından, ülkemizin geleceği açısından takdire şayan bir gelişmedir&#8221; dedi.</p>
<p>Artık bilgi çağının yaşandığını ve en büyük gücün bilgi olduğunu dile getiren Bakan Yıldırım, şöyle konuştu: &#8221;Dünyada topu-tüfeği güçlü olan ülkeler değil, bilgiye sahip olan, bilgiyi kullanan ve bilgiyi paylaşan ülkeler öne çıkıyor. Bundan mahrum kalanlar ise geri kalmış ülkeler sınıfından kurtulma şansını bulamıyor. Bu nedenle gençlerimize ve geleceğimize yatırım yapmayı hükümet olarak öncelikli ele aldık. Bu projeden önce de son 9 yılda okullarımızın tamamında evrensel hizmet kaynaklarını da kullanarak bilgi ve teknoloji sınıfları, bilgisayar destekli fen laboratuarları, öğretim nesneleri gibi birçok projeyi hayata geçirdik. Gururla ifade etmek istiyorum ki bu projelerde evrensel hizmet kaynaklarının yüzde 75&#8242;ini Milli Eğitim Bakanlığı projelerine ayırdık. Çünkü gelecek bilişim, gelecek gençlerimizle gelecek.&#8221;</p>
<p>80 yıldır okuryazarlık seferberliği için çaba gösterildiğini anlatan Yıldırım, artık yeni bir döneme girildiğini söyledi. Bilgisayarın günlük hayatın her alanına girdiğini ifade eden Yıldırım, bilgisayar okuryazarlığının da en önemli konuların başında yer aldığını kaydetti. e-Devlet Projesinin de tüm hızıyla devam ettiğini hatırlatan Bakan Yıldırım, 11,5 milyon vatandaşın bu hizmetten faydalandığını söyledi. &#8221;Fatih Sultan Mehmet İstanbul&#8217;u fethederek Orta Çağ&#8217;ı kapatırken Fatih Projesi de bilgi çağının kapısını aralayan bir projedir&#8221; diyen Bakan Yıldırım, bu projenin sadece Milli Eğitim Bakanlığına ve öğrencilere yönelik bir proje olmadığını, aynı zamanda Türkiye&#8217;nin 2023 bilgi toplumu hedeflerinin gerçekleştirilmesine vesile olacak bir proje olduğunu kaydetti. Bu projeyle birlikte öğrencilerin anne babalarına, yetişkinlere hatta dedelerine bu işi öğretir hale geleceğini ifade eden Yıldırım, onların bilgi toplumunun bir parçaları olmalarını sağlayacağını kaydetti.</p>
<p>Bakan Yıldırım, projenin, bilgi teknolojileri, yazılım, donanım alanında yerli sanayinin gelişmesine çok büyük katkı sağlayacağını ifade etti. Gerek akıllı tahta, gerek tablet ve yazılımların yerli katkı oranının mümkün olduğunca artırılması için gerekli çalışmaları başlattıklarını anlatan Bakan Yıldırım, &#8221;Çok şükür ki bugün açılışını yapacağımız bu akıllı tahtalı sınıflardaki ürünler de yerli imalatçılarımızın geliştirdiği ürünlerden oluşmaktadır. Bundan sonraki dilimlerde yerli katkısını daha da artırmak için ilgili bütün bakanlıklar TÜBİTAK ve kurumlarla çalışıyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Törene, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, eski Milli Eğitim Bakanı Nimet Baş, çok sayıda milletvekili ve davetli de katıldı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/egitimde-fatih-projesi-basladi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tatil sonrası okul çekilir mi?</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/tatil-sonrasi-okul-cekilir-mi-2.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/tatil-sonrasi-okul-cekilir-mi-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 17:06:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Öğrenci Habeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Verimli Ders Çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[tatil sonrası rehavet]]></category>
		<category><![CDATA[tatil sonrası rehavet nasıl önlenir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2909</guid>
		<description><![CDATA[Kar-Kış Tatilleri Bitti. Şimdi Derslere Uyum Sağlama Zamanı Uzun süren bir yarıyıl tatili, hepinize ilaç... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/tatil-sonrasi-okul-cekilir-mi-2.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kar-Kış Tatilleri Bitti. Şimdi Derslere Uyum Sağlama Zamanı</strong></p>
<p><span>Uzun süren bir yarıyıl tatili, hepinize ilaç gibi gelmiştir. Bu sayede bol bol dinlenmiş, aile ve dost çevresiyle kaynaşmış, gezip tozmuşsunuzdur. Bazılarınız da eksiklerini tamamlamak için önemli bir fırsat olarak değerlendirmiştir tatili. Peki ya sonrası?</span></p>
<p>Tatillerden sonra öğrencilerin çoğu derslere uyum sağlamada zorlanıyor ve konsantrasyon problemi yaşıyor. Bununla birlikte depresyon, kızgınlık, sinirlilik, yorgunluk, bezginlik ve sosyal etkinliklere karşı istek kaybının ortaya çıktığını uzmanlar ifade ediyor. Tatil sonrası sendromu denen bu durumdan en çok, okulu ve dersleri sevmeyenler etkileniyor.</p>
<p>Tatilde planladıkları gibi önce dinlenip ardından sınava hazırlanmaya devam edenler, derslerden o kadar da uzak kalmamışlardır. Tatilin büyük bir kısmında dinlenmeyi ve eğlenmeyi tercih edenler ise okulların açılmasını istemezler.</p>
<p>Okula dönmek öyle kolay gelmiyor değil mi? Yorgunluk, bıkkınlık, ne kadar olumsuz düşünce varsa hepsi üstünüze çullanmış&#8230; Üstelik ayaklarınız da geri geri gidiyor. &#8220;Okula hiç gitmek istemiyorum!&#8221; cümlesini sık sık haykırmak istiyorsunuz. &#8220;Ne olur biraz daha kar yağsa da okullar bir hafta daha tatil olsa!&#8221; düşüncesi beyninizden bir an olsun çıkmıyor. Sizi bekleyen dersleri, testleri, sınavları düşündükçe de çıldıracak gibi oluyorsunuz.</p>
<p>Uzmanlara göre tatil sonrasında derslere yeniden uyum sağlamak, yaklaşık bir hafta sürüyor. Bu dönem içinde öğrencilerde ders çalışma verimi azalıyor. Bu durumun fazla uzun sürmemesi için yapılması gereken en akıllıca şey, hiç beklemeden bir an önce derslerin başına geçmek ve alıştıra alıştıra ders çalışma temposunu yükseltmektir.</p>
<p>Eğer tatilde ders çalışmadıysanız ve şimdi de ders çalışma iştahınız yoksa hiç zaman kaybetmeden, çalışmak için ilham gelmesini beklemeden dersin başına oturun. Tatil güzel, dinlenmek harika, ama sınava dört aydan daha az bir zaman kaldığını da unutmamalısınız.</p>
<p>Tatilden sonra, kısa bir süre kendinize çok fazla yüklenmeyin. Günde bir kaç saat ders çalışarak tatil havasından kurtulmaya gayret edin. Boş boş oturrmayın ama, derslere ısınmak için de kendinize fırsat tanıyın.</p>
<p>Derslerden uzak kaldığınız süre içinde unuttuğunuz şeyler olabilir. Tatil sonrasındaki ilk günlede testlerde ya da sınavlarda yaptığınız yanlışlar karşısında hemen paniğe kapılmayın. Yavaş yavaş konulara adapte olacağınızı unutmayın.</p>
<p>Tatil dönüşü, her zamanki saatinizde yatmaya özen gösterin. Böylelikle tatilde bozulan uyku düzeninizi yeniden sağlamış olursunuz.</p>
<p>Çalışma ortamının havasını yeniden teneffüs etmek ve ders çalışmaya adapte olmak için çalışma odanızda daha fazla zaman geçirmeye başlayın. Bir an önce çalışma odanızı düzenleyin. Kitaplığınızı, masanızı toparlayın ve dersin başına geçin.</p>
<p>Tatil uzun sürdüğünden henüz tam yerleşmemiş bilgileri unutmuş olabilirsiniz. Bu nedenle konu tekrarı yapmanızda büyük fayda var.</p>
<p>Tatil sonrası derslere tek başınıza uyum sağlayamıyorsanız arkadaşlarınızı evinize davet edebilir, grup çalışması yapabilirsiniz.</p>
<p>Yeni bir plan hazırlamak da yeni bir başlangıç yapmak için fırsat olabilir. Böylece bir türlü uyamadığınız, &#8220;Yeni bir plan yapsam da şundan kurtulsam.&#8221; dediğiniz eski ders programının yerine daha uygulanabilir bir plan hazırlamış olursunuz.</p>
<p>Ders çalışırken ara vererek çalışmayı ihmal etmeyin. 40-45 dakikalık bir çalışmanın ardından 10 dakikalık bir dinlenme payı bırakın. Çok geçmeden normal ders çalışma temponuza dönecek ve tatil öncesindeki havanızı yakalayabileceksiniz.</p>
<p>Her günümüz tatillerle ve bayramlarla geçseydi, dinlenmenin keyfini çıkaramayacaktık. Tatili iyi değerlendirdiğinize inanı-yorsanız, şimdi de çalışmanın keyfini çıkarmaya bakmalısınız. Üstelik, arkadaşlarınızı ve öğretmenlerinizi de çok özlemişsinizdir. Yeniden onlarla bir arada olmak, teneffüslerde tatil anılarını paylaşmak güzel olacaktır.</p>
<p>Veli Sosyal</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/tatil-sonrasi-okul-cekilir-mi-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternette var olmanın psikolojisi üzerine</title>
		<link>http://www.aktuelegitim.com/internette-var-olmanin-psikolojisi-uzerine.html</link>
		<comments>http://www.aktuelegitim.com/internette-var-olmanin-psikolojisi-uzerine.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 22:09:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özkan Emiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[internet bağımlılığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aktuelegitim.com/?p=2904</guid>
		<description><![CDATA[Zeynep Selvili 2005 yılında Miami Üniversitesi&#8217;nden Sinema ve Psikoloji çift ana bilim dalıyla mezun oldu. Mezuniyetinin... <a class="meta-more" href="http://www.aktuelegitim.com/internette-var-olmanin-psikolojisi-uzerine.html">more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zeynep Selvili 2005 yılında Miami Üniversitesi&#8217;nden Sinema ve Psikoloji çift ana bilim dalıyla mezun oldu. Mezuniyetinin ardından yüksek lisans için New York Üniversitesi&#8217;ne kabul edildi. Şu anda Ruh Sağlığı Danışmanlığı ve Sağlık Uzmanlığı dalında ikinci senesini tamamlamak üzere olan Zeynep ile siberpsikoloji üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.</p>
<p>Aynı zamanda bir blogger olan Zeynep, sosyal medyayı da kullanıyor ve internet üzerindeki psikolojiyi de takip ediyor. Blogu üzerinden uzmanlık alanları ile ilgili yararlı bilgiler ve tavsiyelerini paylaşıyor.</p>
<p><strong>Sami Eyidilli:</strong> Zeynep, öncelikle bloguna verdiğin isimden başlamak istiyorum; &#8220;Ben, siz ve onlar&#8221; demişsin. Bir sırrı var mı bu ismin? Sanki &#8220;biz&#8221; eksikmiş gibi geliyor bu isimde ama aslında bir &#8220;biz&#8221; oluşturuyorsun bu isimle.</p>
<p><strong>Zeynep Selvili:</strong> İnsana ilk bakışta eksik geliyor gerçekten. Genelleme yapmayı çok sevmediğimden, bir de Ben ve Siz, zaten Biz&#8217;i oluşturabileceğinden bunu ortaya çıkardım. Tam da söylediğin gibi, paylaşımlarla &#8220;biz&#8221; olalım istedim. Monologu andıran bir blog olmasın, okuyucular rahatça hem &#8220;haklısın&#8221; hem de &#8220;bu konuda sana katılmıyorum&#8221; veya &#8220;benim deneyimim daha farklı&#8221; diyebilsin istedim.</p>
<p><strong>S:</strong> Blog tutma fikri nasıl geldi aklına, nasıl başladın?</p>
<p><strong>Z:</strong> Uzun zamandır yazı yazıyorum. Esasında yazmaya çalışıyorum demek belki daha doğru olur bu aşamada. Şu zamana kadar teması, bütünlüğü hiçbir zaman olmamıştı yazılarımın. O gün ne hissediyorsam, başıma ne geldiyse, ne kalbimi kırdı ya da hoplattıysa kaleme almaya çalıştım, şiir aracılığıyla, deneme aracılığıyla, makale aracılığıyla. Geçen sene<strong> The Social Network</strong> filmini izledikten sonra iki yakın arkadaşımla, ne yalan söyleyeyim kendimizi bir karınca kadar küçük hissettik. Yüzyılımızın en önemli aracı olan internet acaba bize ne gibi bir fırsat verebilir, bunu düşünmeye başladık. Üç kız arkadaş oturduk ve birbirimize dedik ki, sen çiziyorsun, sen film çekiyorsun, sen de yazıyorsun, bunlar da bizim  ?yeteneklerimiz?. Paylaşmak için ne bekliyoruz? O gece herkes kendisine bir blog açtı. Benim blogum da yazılarımı bir tema altına toplamama vesile oldu. İyi ki de yapmışım. Müthiş bir zevk, müthiş bir besin kaynağı oldu benim için.</p>
<p><strong>S:</strong> The Social Network filmi gerçekten de pek çok insana girişimcilik ruhunu hissettirdi. İnsanların start-up&#8217;lara sarılmasına sebep oldu. Sen ve arkadaşlarında da değişik bir etki bırakmış gerçekten. Bu konuda bloggerlar için en önemli konu sanırım blogları ile ilgilenmek ve düzenli yazmak sanırım öyle değil mi? Tabii bunun için de iyi bir iş disiplinine ve psikolojiye ihtiyaç var desek sanırım yanlış olmaz.</p>
<p><strong>Z:</strong> Benim kendimi blogger olarak sınıflandırmam sanırım blogunu her gün güncelleyen bir çok gerçek blogger&#8217;a hakaret olur. Mesela arkadaşım Buse Terim gerçek bir blogger. Her gün güncellemek için averajın üstünde zaman ve emek harcadığı bir moda blogu var. Ben ise henüz bir blogger değilim. Bir blogum var, evet, ama onun beni blogger yapmak için yeterli olduğunu düşünmüyorum. Ek iş olarak blog yazarlığı yapıyorum desek sanki daha doğru olur. Sık sık güncelleyemiyorum blogumu maalesef, ki bu blogger dünyasında çok mühim bir vazife. Çünkü benim blog yazmam için tetikleyicilere ihtiyacım var, yeni bir teori öğrenmek, o gün eğitime gitmiş olmak, yeni bir kitaba başlamış olmak, atılan emaillerde ortak bir temanın gözüme çarpması gibi. Doğru söylüyorsun, başarılı bir blogger olmak aslında gerçekten müthiş bir disiplin gerektiriyor. Başarılının altını çiziyorum çünkü herkes blogger olabilir. Sonuçta bir blog açmak teknolojiyle bu kadar içli dışlı olan bizler için zor değil. Fakat başarılı bir blogger olmak disiplinin yanı sıra istek, motivasyon, ve başlı başına bir mesai gerektiriyor.</p>
<p><strong>S:</strong> Bazen kişisel, bazen de uzmanı olduğun psikoloji alanları ile ilgili paylaşımlarınla karşılaşıyorum. Neye göre belirliyorsun yazdıklarını ve bu periyodu nasıl ayarlıyorsun?</p>
<p><strong>Z:</strong> Sanırım hala bir tema sıkıntım var. Esasında daha çok &#8220;psikolojik&#8221; yazılar yazmak istiyorum. Çünkü blog üzerinden paylaşım yapmamın asıl nedeni farkındalığı arttırmak. &#8220;Bak, demek ben bunu bu nedenden yapıyormuşum&#8221; gibi bir reaksiyon alabilmek okuyucularımdan. Ya da yalnız olmadıklarını hissettirmek. Bazen elim sürçüyor ve kişisel şeyler de yazıyorum veya daha önceden yazdığım kişisel yazılarımı paylaşıyorum. Bunu yaparken dikkat ettiğim şeyler olmuyor değil tabii. Bir psikolog olarak &#8220;gereksiz&#8221; kişisel detayları paylaşmak kariyerimi uzun vadede baltalayabilir. Bu nedenle, kişisel olarak seçtiğim ya da yazdığım yazılarda kendi rahatlamamdan, içimi dökebileceğim bir alan olmasından daha çok &#8220;karşımdaki bu yazıdan ne alır?&#8221;ı düşünerek paylaşımda bulunuyorum. Kısacası, kişisel yazılarım da dolaylı yönden de olsa farkındalık arttırabiliyorsa, buna kapasitesi varsa koyuyorum. Ne tür bir yazı yazacağımı da okuyuculardan gelen paylaşımlara gore belirliyorum. Bazen Twitter&#8217;a yazıyorum &#8220;şu şu şu konu hakkında bir paylaşımda bulunsam ilginizi çeker mi?&#8221; diye. Bazen de bana gelen e-postalarda ortak bir tema gözüme çarptığında, onu yazıyorum. Ama hiçbiri hasbelkader seçilmiyor. Genellikle Pazartesi geceleri ilham geceleri oluyor benim için çünkü her Pazartesi bir eğitime giriyorum. Yeni şeyler öğreniyorum; yeni teoriler, yeni bakış açıları, yeni araştırmalar ve sonrasında bu öğrendiklerimi nasıl paylaşabilirim, hangi üslup &#8220;kaybetmek&#8221; temasına daha uyar, hangisi &#8220;aşk&#8221; temasına daha uyar diye duşünmem de yön veriyor paylaşım sürecine.</p>
<p><strong>S:</strong> Hem Sinema, hem de Psikoloji; çift anadal yapmışsın Miami Üniversitesinde. Ben biraz da ilgili olduğumdan biliyorum, bu alanlar aslında birbiri ile çok alakalı öyle değil mi? İnternet ortamında, sinemada, televizyonda, reklamlarda insan psikolojinin, bilinçaltının kullanılması mesela? Belki apayrı bir röportaj konusu ama, ana hatları ila bahseder misin?</p>
<p><strong>Z: </strong>Benim hala iyi bir şekilde yapmak istediğim şeyler arasında gelir senaryo yazmak. Her senaristin makul dozda bilmesi, anlaması gerekir insan davranışını, insan ruhunu. Yoksa nasıl gerçekçi ve senaryoların olmazsa olmazları &#8220;sıradışı&#8221; karakterleri oluşturabilir, öyle değil mi? Bu konuyla ilgilenenlere William Indick&#8217;in Senaryo Yazarları için Psikoloji kitabını tavsiye ederim. Indick diyor ki, ve ben de yüzde yüz katılıyorum, &#8220;bilinçaltı fonksiyonlarının rasyonel bir şekilde anlaşılması yaratıcı süreç için, sanıldığının aksine, çok gereklidir.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Sosyal medyada da olsa ait olmak bir ihtiyaçtır&#8221;</strong></p>
<p><strong>S:</strong> Gelelim internete ve sosyal medyaya. Psikolojimizi yansıtıyoruz değil mi?</p>
<p><strong>Z:</strong> Konuşma terapisinin babası Freud &#8220;Tesadüf diye bir şey yoktur&#8221; der.  Ruh halimizi yansıtmadığımız bir alan düşünemiyorum. Önemli veya önemsiz, bilinçli veya bilinçsiz, giymeyi seçtiğimiz kıyafetlerin renginden, partner seçimlerimize her sey psikolojimizin yansıması, psikolojimizin seçimi.</p>
<p><strong>S:</strong> Peki yansıtmamız doğru mu? Yani demek istediğim, bir şekilde hayatlarımızı artık internet ortamında da yaşıyoruz. Apayrı bir psikoloji ya da ruh hali diyebilir miyiz?</p>
<p><strong>Z:</strong> Ait olmak temel bir ihtiyaç. Psikoloji literatürüne geçmiş binlerce makale, binlerce araştırma, ve teori bulabilirsiniz ait olmanın insan için önemi ile ilgili. En önemlilerinden bir tanesi de Amerikali psikolog Abraham Maslow&#8217;un İhtiyaclar Hiyerarşisidir. Bu hiyerarşide Maslow, ait olmayı, fizyolojik ve güvenlik ihtiyaçlarından sonra 3. sıraya koyar. İkili ilişkilerden aileye, küçük topluluklardan toplumun bütününe, insan ait olduğunu, sevdiğini, sevildiğini hissetmelidir hayatta kalabilmek için. Yabancılaşma, soyutlanma birçok ruhsal hastalığa neden olabileceği gibi birçok ruhsal hastalığın da semptomudur. Sosyal medya da yüzyılımızın en onemli topluluklarından biri; bu devirde &#8220;başarılı&#8221; ve sağlıklı bir şekilde ait olmak, sosyal medyayı da kapsayan bir kavram. Bu gözle baktığım zaman ben, insanların internet üzerinden paylaşımlarda bulunmalarını, sanal iletişimden faydalanmalarını, düşüncelerini zaman zaman 140 harfe düşürmeye  çalışmalarını, kısacası zamanın getirdiklerine ayak uydurma çabalarını dozunda olduğu müddetçe sağlıklı buluyorum. Bu apayrı bir psikoloji mi? Apayrı belki doğru kelime olmaz fakat alışagelmişten farklı olduğu doğru. En basitinden, yüz yüze iletişimlerimizde yüzeye çıkarmaya çekindiğimiz, utandığımız, korktuğumuz taraflarını kişiliğimizin, özgürce ifade edebiliyoruz sanal ortamda.</p>
<p><strong>S:</strong> Aile terapisi ile ilgili de eğitim aldığını için özellikle sormak istiyorum, internet ve bilgisayar bağımlılığından dolayı biten evlilikler var mesela ya da birbirinden internet yüzünden kopmuş durumda aileler. Akşam herkes işten gelince, herkesin bilgisayarının başına çekildiği bir tablo. Açıkçası benim hoşuma gitmiyor. Var mı böyle şahit olduğun durumlar, neler önerirsin bu konuda ailelere? Bu durumun aileye yapısına zarar vermesi nasıl engellenebilir?</p>
<p><strong>Z:</strong> Sanal alem çok ironik bir &#8220;alem&#8221; esasında. İnsanlar interneti dünyayla daha fazla iletişim içinde olmak için kullandıkları halde, &#8220;asıl&#8221; dünyalarından kopuyorlar. Doğamız gereği yüz yüze iletişime, yani kanlı-canlı iletişime muhtacız, ve internet bunun önünü kesmeye başladığı an, yani başka bir şeyin yerini almaya başladığı an kötü bir bağımlılığa dönüşebiliyor. İnsanların zamanla kendi başlarına kalabildikleri zamanı (internet kullanım zamanlarını) sevdikleriyle geçirme zamanına tercih edebildikleri doğru. İnternetin aşırı dozlarda kullanılması sizi evdeki, ilişkinizdeki sorumluluklarınızdan uzaklaştırabilir ve partnerinizle ilişkinizi zedeleyebilir. Böyle bir durumda çift terapisini öneririm. Terapi esnasında, partnerler ilişkinin hangi yönünden tatmin olmadıklarını, kırgınlıklarını, kızgınlıklarını, iletişimi kolaylaştıran bir profesyonelin huzurunda dile getirebilirler. Daha da önemlisi terapi bu çiftlere doğru iletişim kurabilmeyi, birbirlerini dinlemeyi öğretir. Daha açık ve samimi bir şekilde iletişim kurabilen çiftlerin birbirlerinin beklentilerini, isteklerini ihmal etmelerinin olasılığı daha azdır.</p>
<p><strong>&#8220;Psikolojik bir rahatsızlığa dönüşebilir&#8221;</strong></p>
<p><strong>S:</strong> Bağımlılıklar&#8230; Belki senin uzmanlık alanın dışında olabilir ama internet bağımlılığı ile ilgili de bilgi sahibi olduğunu düşünüyorum. Farkında olan var mı yok mu emin değilim ancak Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde İnternet Bağımlılığı ile ilgili bir birim var. Avrupa&#8217;da, Amerika&#8217;da sadece internet bağımlılığı ile ilgili destek veren klinikler var. Bunlara nasıl bakıyorsun?</p>
<p><strong>Z:</strong> İnternet bağımlılığı henüz, psikiyatristlerin ve psikologlarin tanı koymak için kullandığı Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından oluşturulan sınıflandırma sistemi el kitabında (DSM-4) yer almıyor. Fakat biliyorum ki revize edilmiş seneye çıkacak baskısında olup olmaması gerektiğinin tartışması sürüyor. Güncel olarak, internet bağımlılığı henüz resmi bir hastalık olarak görülmemekte ve depresyonun, anksiyetenin, sosyal fobi vb. hastalıkların bir semptomu, bir manifestosu olarak ele alınmakta. Yalnız bu demek değil ki araştırmalar yapılmıyor. Örneğin kimi araştırmalar, internetin limitinin olmadığı için bağımlılığa çok yatkın olduğunu savunuyor. Ben de katılıyorum. Sınırsız bir dünya, sanal dünya. Mesela bir internet çağı çocuğu olmama rağmen, hayrete düşürüyor dünyanın bir ucunda olan biri ile sanki yanıbaşındaymış gibi konuşabilme imkanı&#8230; Kullanım kontrolünden acizsek, internet gibi masum gözuken bir iletişim ağı bile psikolojik bir rahatsızlığa dönüşebilir. Masum diyorum çünkü konvansiyonel anlamda bağımlılık yaratan maddeler gibi değil internet. Makul dozlarda yararları zararlarından bahsettirmeyecek kadar fazla. Dengeyi kaçırdık mı, komplikasyonlar başlıyor. Mesela en basitinden, internet bağımlılığı her ne kadar internette geçirilen saatle belirlenmese de, bağımlı bir birey haftada ortalama 40-80 saatini internette geçiriyor. Bu ne demek; bu uyku duzeninin bozulması demek. Uyku düzeni bozulması bir çok psikolojik rahatsızlığa zemin hazırlamaya birebir! Tedavi şekilleri de sanıyorum ki kullanımını kontrol altına alabilmeyi öğrenmek, internet bağımlılığının getirdiği &#8220;yan etkileri&#8221; azaltmak veya elimine etmek, sorunun daha derinine inip, bu bağımlılığa aslen neyin neden olduğunu anlayabilmek (depresyon, sosyal fobi, anksiyete vb.) sonrasında ise onu tedavi etmek bazında. İnternet bağımlılığı gün geçtikçe ciddileşen bir sorun, bu nedenle de internet bağımlılığı tedavisi uygulayan meslektaşlarıma ve kliniklere sıcak bakıyorum.</p>
<p><strong>S:</strong> Siberpsikoloji ile ilgili bir sorum olacak. Örneğin Facebook&#8217;un bizim mutsuz ve üzgün olmamıza sebep olduğu ile ilgili ciddi araştırmalar var. Bunlara nasıl yaklaşmak gerekiyor, ciddiye alıp kendimizi uzaklaştırmak çözüm mü yoksa bilinçli kullanımla bu tarz bir baskıdan kurtulabilir miyiz? Hani psikolojimizi güçlü tutmak diye bir şey vardır ya, bu siberpsikolojide de mümkün mü sence?</p>
<p><strong>Z:</strong> Kıyaslama çogu zaman mutsuzlukla sonuçlanabilecek bir eylem. Facebook kıyaslamayı tetikleyebildiği için bireyi mutsuz yapma ihtimali var. Facebook sayesinde insanlar, başkalarını gerçekte olduklarından daha mutlu zannebiliyorlar. Özellikle eğlenirken çekilmiş resimler, kalabalık arkadaş listeleri, duvarlara yazılan sevgi dolu mesajlar kendine döndürüyor insanı, kendi hayatının sayfasını diğerlerinki ile kıyaslamaya itiyor. Kendine dönen ve kıyaslama yapmaya başlayan insan kendinde var olanlardan çok başkalarında var olanları görmeye başlıyor. Facebook eksikliklerin gözler önüne serildiği bir yer olmadığı için, kişi kendi hayatındaki eksikliklerle başbaşa kalıyor bir sayfadan diğerine geçip mutlu insan portreleri gördükçe. İyisiyle kötüsüyle, tam anlamıyla bilebildiğimiz tek hayat kendimizinki değil midir ne de olsa? Dışarıdan bakılan hayatlar eksiklerini, acılarını, hayal kırıklıklarını, başarısızlıklarını saklayabilir. Bakanın perde indirebilir muhakemesinin önüne. &#8220;Canım çok sıkıldı&#8221; durum güncellemelerini, ya da ağlarken çekilmiş profil resimlerini çok nadir görmemiz de bundan; Facebook&#8217;un çoğu zaman bir ilüzyon olmasından. Sanki popüler, eğlenceli, güleç, hazır cevap olmak ön koşulu Facebook üyeliğinin&#8230; Sanal alemin bu kıyas yaptırmaya yatkın yapısının farkındalığında olmak ve bu farkındalıkla üyelik sürdürmek çok önemli bence. Bir kaç yüzeysel veriyle genelleme yapmamayı; uzaktan bakıldığı takdirde sanal alemde sürdürülen hayatların ideal hayata çok yakın gözükebileceğini kendine sık sık hatırlatmalı kendi hayatını başkalarınınkilerle kıyaslarken bulan insan.</p>
<p><strong>S:</strong> Son olarak eklemek istediklerin var mı Zeynep?</p>
<p><strong>Z:</strong> Bu keyifli röportaj için teşekkürler. Umarım ulaşabildiğimiz okurlarınıza bir yararı olur ve son olarak buradan tüm okurlara seslenerek psikolojik destek almanın utanılacak bir şey olmadığını hatırlatmak istiyorum. Hayat bazen çok zor olabiliyor. Ama ne mutludur ki yalnız baş etmelisiniz diye bir kaide yok. Gelin izin verin, birbirimize destek olalım.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.webrazzi.com/">http://www.webrazzi.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aktuelegitim.com/internette-var-olmanin-psikolojisi-uzerine.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

