Ara Tatil Nasıl Değerlendirilmeli?

Değerli öğrencilerim, meslektaşlarım ve velilerim ara tatil diğer bir deyiş ile 15 tatile girmiş bulunmaktayız..

Niçin bu yazı tatil başlangıcından 2-3 gün sonra yazıldı diye sorduğunuzu duyar gibiyim…

Adı ne olur ise olsun tatile girdik biraz zihin, bedenimi, duygularımı ve ruhumu dinlendirelim dedik. Ondan sonra okuyalım, yazalım, çalışalım diye düşündüm…

Şimdi ise yazma zamanı, www.aktuelegitim.com ‘da zaman buldukça yazmaya çalışıyorum. Bir yandan görüşmeler ve iş ortamı, bir yandan bol bol okumalar, bir yandan bitirmeye çalıştığım kitap yazımı, bir yandan eğitim, seminer ve koçluk görüşmeleri der iken oldukça bütün olarak yoruldum. 2-3 gün dinlenmenin çok faydasını gördüm kendimi zıpkın gibi ya da çifte su verilmiş ötüken çeliği gibi hissetmekteyim. Bu güç ve enerji ile hem masama kitabı, elime kalemi aldım. Biraz okuma ve dinlenmelerde ise yazım çalışmalarına başladım. Siz değerli www.aktüelegitim.com okurları ve takipçilerini özlediğim için ilk yazımı size yazmak istedim.

Bugünkü yazımda herkes 15 tatili nasıl değerlendirmeli onun üzerine yazacağım…

Öğrenci, tatili öğrenci gibi, öğretmen, öğretmen gibi, Veli de Veli gibi tatili değerlendirsin diyerek başlıyorum…

Sanki bu nasıl olacak diye sorduğunuzu duyar gibiyim…

Öğrencinin ilk yapacağı iş bugüne kadar olan sadece ilk dönem okuduğu sınıfın birinci dönemi değil geçmiş bilgi ve deneyimleri ile yüzleşerek geçmişteki eksiklikleri tamamlamak için çalışmalı… Sonrasında bol bol okumalı zihinsel güçlenmeyi sağlamalı, sağlıklı beslenme, düzenli uyku ve spor yapılarak bedensel güçlenme, arkadaş, eş -dost ziyareti ile sosyal gelişim sağlama, …vb. alanlarda gelişim sağlanarak bütünsel gelişim sağlanmalı…

Bütünsel gelişim sağlandıktan sonra akademik başarı gelecektir. Önemli olan sizin mutluluğunuz arkadaşlar… ileride olmak istediğiniz hedefinizi hayal edin ve bu hayale uygun şekilde yaşamınızı düzenleyin…. Önemli olan o hayalinize ulaştığınız anı sık sık canlandırmanız ve o ana ulaşmak için yapmanız gerekeni yapmanızdır. Sadece siz istediğiniz için yapmak istediklerinizi yapın ki; başarıdan ziyade süreçten haz alın, süreçten haz aldığınız zaman ders çalışma devamlılık arz edecektir. Başarıyı getirende zaten bir durumun devamlılık arz etme halidir.

Öğretmen arkadaşlarım için ise biraz dinlenme bütünsel (Fiziki, Ruhi, Zihni, Sosyal…vb) olarak sağlığı için tedbir almalı akademik bilgisinin yanında kişisel gelişimine yönelik okumalar, izlemeler ve eğitimler alarak kendilerini yenileme/gelişimlerini artırmaları gerektir. Görev yaptığı okuldaki öğrencilerin yaş grubunun gelişim ve öğrenme özelliklerine uygun araştırmalar ve okumalar yaparak kuşaklararası iletişim çatışması çözecek bilgileri içselleştirmeleri sağlamaları gerekmektedir. Aileleri ile zaman geçirerek ev ortamının huzur ve destek ortamına dönüştürmesi lazımdır. Bu gelişim/değişim ve dönüşüm çalışmaları okullar başladığı zaman ev ve okul dengesini kurmada katkı sağlayacaktır.

Anne-babalar siz ki; öğrenciyi başarılı kılacakların en başında gelenlersiniz. Lüften bu taşıdığınız gücü önemseyin ve harekete geçirin. Birilerinin zannettiği gibi keramet öğrencide ya da öğretmende değil sadece asıl güç sizde değerli aileler…

Yunus Emre, bir beyitin de “Söz var eğe başı, söz var kestire başı” der. Evet anne-baba olarak çocuklarımız iletişimde bulunur iken öyle bir söz söyleyelim ki çocuklarımızın başı eğilsin” yoksa iletişim çatışmaları yapıyoruz ve “Kaş yapar iken göz çıkarıyoruz” çocuklarımızı ders çalışmaya hayallerine ulaştırmak ister iken; derse, ders öğretmenlerine, arkadaşları/kardeşlerine ve en önemlisi kendinize düşman ediyorsunuz… Amaç üzüm yemek iken bağcıyı dövme konumunda buluyorsunuz kendinizi…

Bu ve benzeri problemlerin oluşumunu önlemek veya oluşmuş olan problemleri çözmek için iki konuyu iyi bilmek lazım…

Birincisi iletişim kurduğumuz kişinin gelişim özelliklerini, ikincisi ise Etkili İletişim bilgisi… Öncelikli olarak iletişim kurduğumuz kişinin yaşına uygun tüm gelişim özelliklerini iyi bilmeli, bunun içinde bol bol okumalı, seminer ve eğitimlere katılmalı, kısacası bir bilene danışarak eksik bilgilerini tamamlayarak ergen deyimi ile “kimle dans ettiği bilmeli”.

İkinci olarak kimle dans ettiğimizi biliyorsanız çıkın dansa ve çocuklarınız ile iletişim kurun… İletişimde başarılı olmak istiyor isek kim ile dans ettiğimiz kadar nasıl dans etmeni kurallarını da iyi öğrenmek gerektirir… Bu da genel ve genç ile iletişim bilgilerine sahip olmak ile mümkün hale gelir. Evet sağlıklı bir iletişim ve istenilen değişim için bilgi boyutundan çıkıp bilgelik boyutuna geçmek lazım bu ise öğrenilen bilgiyi uygulamak ile olur. Sizler çocuklarınız ile sağlıklı ve etkili iletişim kurdukça ve onların hayalleri/hedefleri üzerine düşünmelerini sağladıktan sonra buraya nasıl ulaşacağını sorduktan sonra emin olun onlar o hedeflerine ulaşmak için yapması gerekenleri yapacaklardır. Yaptıkları zaman eksik ve hataları olduğunda eleştirmek, rencide etmek yerine tekrar bu durumu nasıl düzelteceğini sorarak onların doğru yolu bulmasını sağlayabilirsiniz. Siz onların yerine bir şey yapmayın nasıl yapacaklarına rehberlik edin yeter onlar başarırlar… Hani yıllar önce emekler iken yürüyemiyorlardı. Ayağa kalktıklarında sık sık düşüyorlardı eğer düşüyorlar diye siz sürekli eleştirseniz ve kucağınızda taşısaydınız. Şuan yürüyemezlerdi sizde büyüdükleri için taşıyamazdınız. Rahat olun ve çocuklarınıza rehberlik ederek Rahat olmalarını sağlayın. Göreceksiniz mükemmel şeyleri başaracaklar… Siz onlar ile onlarda sizler ile ömür boyu gurur duyacaklar…

Herkes işini daha iyi yapmak için kendini geliştirecek, kendisi gelişince otomatikman iletişimde olduğu herkes değişecek ve gelişecektir.

Alpaslan YURTSEVER
Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uzmanı
Kişisel ve Sosyal Gelişim Uzmanı

 

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

Yorumunuzu ve sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz