Rehberlik Derneği üyeleri “alan dışı atamalarına karşı” Milli Eğitim Bakanlığı önü nde protesto eylemi düzenledi.
Bakanlık önünde toplanan dernek üyeleri, ellerinde “Çakma Rehber Öğretmen İstemiyorum”, “PDR Bir Emek, Alan Dışı Ne demek?” pankartları taşıyarak, “Kararlıyız, Haklıyız, Kazanacağız”, “Alan Dışı Atama İstemiyoruz” sloganları attı.
Daha sonra grup adına basın açıklaması yapan Tuncay Ergene, rehber öğretmen kadrosunun diğer öğretmen kadroları ile karşılaştırılmaması gerektiğini savunarak, yönetmelik gereği rehber öğretmen kadrosunda bulunan öğretmenlerin öğrencilere, velilere ve topluma psikolojik danışma hizmeti sunduğunu ifade etti.
Ergene, Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanı mezunlarının, dört yıl süren eğitimin ardından psikolojik danışman olarak mezun olup okullarda “Rehber Öğretmen” kadrolarına başvurma hakkı elde ettiğini belirterek, şöyle devam etti:
“Milli Eğitim Bakanlığı, 1 Haziran 2011 tarihinde yapacağı atamalarda, yaklaşık 1300 rehber öğretmen istihdam edeceğini ilan etmiştir. Ancak, ara dönemde açılan bu kadrolara atanacak yeterli sayıda rehberlik ve psikolojik danışmanlık lisans programı mezunu bulunmayacağı açıktır. Bundan dolayı, bu kadrolar felsefe ve sosyoloji mezunlarıyla doldurulacaktır. Haziran ayı sonunda, yaklaşık 2 bin rehberlik ve psikolojik danışmanlık lisans programı öğrencisi mezun olacaktır.
Haziran başında yapılacak atamada, alan dışı mezunlarla bu kadroların doldurulması, bu atamadan yaklaşık bir ay sonra mezun olacak 2000 rehberlik ve psikolojik danışmanlık lisans programı mezununun işini elinden almak demektir. Bu alan dışı atama uygulamasının mantıksal ve bilimsel hiçbir temeli yoktur. MEB’nin, rehberlik ve psikolojik danışma ve lisans programı mezunlarının atanması gereken rehber öğretmen kadrolarına, alan dışı atama yapma uygulamasına en kısa zamanda son verilmesini istiyoruz.”










olaya tamamen kendi açınızdan bakıyosunuz.ben pdr kazanmak için gece gündüz çalıştım.yata yata giderdim bi felsefeye böyle olcaksa
Yaptığınız gerçekten insanı karamsarlığa itiyor, hem yazımı hem üyeliğimi silmişsiniz! Ne var yazıda bir bakalım aşağıda: alâkasız bir konu ya da bir hakaret mi var!
Üstelik kaç arkadaşım bunun üstüne bana mesaj yazmış. Daha demokratik ve hümanist olmayı deneyelim, karşılığında fikir üretelim, mesleğin gerektirdiği iki temel ilke budur! Hatırlayalım.
Yazıyı silin tekrar, hakkınızda ilgili mercilere şikayette bulunacağım, ayrıca her yerde sizi teşhir edeceğim, beni izleyin! Yazı şuydu:
“Pdr mezunları yılda 2000 kişiyi geçmiyor, türkiye’de pdr açığı ne kadar? meb bakınanı 24 bin demiş, eğitim sendikaları ve hegem en az 36 bin diyor…
Öğretmen değiliz de, sadece eğitim sistemi içinde, sadece danışmanlık görevi yürütüyoruz, kendimizi tedavi eden psikolog psikiyatrist sanmayalım.
Bizlere en yakın alandır felsefe, ben pdr üstüne felsefe masterı yaptım, felsefe ile tanışmayan insan konulu hiçbir meslek, bilimsel aklî ve gerçekçi temeller ve rotalar edinemez. Felsefe tüm bilimlerin anasıdır, pdryi geçelim, psikoloji bile şurda kaç yıllık bir dal?
Okuduğum boğaziçi ünv. haricinde diğer okulların akademik kadrolarının okutman ve araştırma görevlileriyle “şişirildiğini” biliyoruz, bilmiyorsak bir araştırma yapalım birlikte.
Ayrıca kimseyi kandırmayalım, burada kimse kimsenin mesleğini almıyor hem. Açıkta kaç pdrci var? ve gerçek rehberlik açığına bakalım, açılan kadroya da önce “0 sıfır barajla” pdrciler doldurulacak, alanımızla ilgili “eğitim bilimleri” testinin bile yarısını yaparak, 40-50 puan alamayan, geçen yıl bile ancak 21 puanla atanan…
Ben utanıyorum, bu uygulamadan, bu bir aşağılamadır, normal zekalı herhangi bir kişi, kpssden en az 40-50 alırken…
Bir de bakıyorum da, hiç anlaşılır ve fikir temelli doğru dürüst kendini ifade eden de yok…
Şimdi de belki silersiniz yazdıklarımı, geçen sefer ki gibi!?
Ha bir de, kişilik testi yapılmalı bence bu mesleği yapmaya yeltenen herkese… Hümanist, evrensel ahlâktan, insan haklarından, düşünce özgürlüğünden yana insanî değerleri olan birileri olmalıdeğil mi, diplomanın hiçbir şey ifade etmediğini kabul edelim…”